[ tutku ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2s önce güncellendi
SEVİLAY
@asdfghj_1
Okuma
1.57k
Oy
15
Takip
9
Yorum
0
Bölüm
10
Fazlasıyla detaylı sahneler bulunduracak bir kitap okumak istemeyen geçsin.
Bizim fındık kızımız bakalım neler yaşayacak?
Mahalle kurgusu bir kitapla başlamak istiyorum, ilk kitabım destek olmayı unutmayın.
Bir heves başladım inşallah kafama esince de silmem .
devam ediyor 3s önce güncellendi
DİSAPPEARED
@lillbabee0
Okuma
7
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Bedenimi tamamen ona dönmüş, zar zor nefes alırken yüzümü süzüyordu tepeden. Pervazdaki elini çekip yüzüme koydu, baş parmağı dudaklarımı okşuyordu.
Elini yavaşça kaldırıp ensemden süzülen parmaklarını saçlarımın arasına daldırdı. Parmak uçları boynuma değdiğinde ürperdim. Bana doğru eğildiğinde, boynuna sürdüğü o losyonun kokusu rüzgarla birleşip tüm algılarımı ele geçirdi.
"Burada kalıcı değilim ve bu... bunu sana yapmak istemiyorum."
Tam o sırada dolan gözlerimden yanağıma damlayan yaşı hissettim.
Gözlerindeki o anlık parıltı yerini karanlık bir durgunluğa bıraktı. Ama elini çekmedi.
Belimdeki eli sıkılaşırken "Gitmeme az kaldı." diye mırıldandı.
Cevap vermeme fırsat tanımadan aradaki o son birkaç santimi de yok etti.
devam ediyor 8s önce güncellendi
KAYIP İZ
@melcakoz
Okuma
36
Oy
0
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
8
KAYIP İZ
Yüzyıllar geçer.
İnsanlar değişir.
Şehirler büyür.
Ama verilen bazı sözlerin zamanı hiç geçmez.
Hiç kimse, sıradan bir hafta sonunun yüzyıllardır süren bir arayışın şahidi olacağını bilemezdi.
Bir hafta sonu kampı…
Ve hiçbirinden haberi olmayan iki kardeş.
Mina, hayatını küçük kardeşi Arin`le birlikte ayakta tutmaya çalışan sıradan bir genç kadındı.
Onun için bu yolculuk, sadece birkaç günlüğüne şehirden uzaklaşmaktan ibaretti.
Oysa bazen insan, kendi hikâyesini yaşamaya devam ettiğini sanırken, yüzyıllardır süren başka bir hikâyenin içine yürür.
devam ediyor 10s önce güncellendi
KALP ÖLÜMÜM
@tugcemyy
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Kalbin gerçekten kaç kez ölebilir?
Derin, hayatındaki en büyük acıyı geride bıraktığını sanıyordu. Geçmişini unutmaya çalışırken kurduğu sessiz düzen, karşısına çıkan gizemli bir adamla altüst olur.
Ege… Onun gözlerinde sakladığı sırlar, kelimelerden daha ağırdır. Birbirlerine yabancı olmaları gerekirken, kader onları her geçen gün biraz daha birbirine yaklaştırır. Fakat bazı karşılaşmalar tesadüf değildir. Bazı insanlar hayatına seni iyileştirmek için girmez; seni değiştirir, seni sınar ve en çok korktuğun gerçekle yüzleştirir.
Aşk bazen bir başlangıç değildir.
Kalbinin ölüm tarihidir.
tamamlandı 15s önce tamamlandı
KIRIK KALPLER DURAĞI
@iremzz
Okuma
3.86k
Oy
495
Takip
36
Yorum
589
Bölüm
38
Her kalbin kırıldığı bir durak, her yaranın sığındığı bir liman vardır. İstanbul`un kalabalık ara sokaklarında, zamanın durduğu, tozlu plakların ve yaşanmışlıkların koktuğu , insanların eski mektuplarını, yarım kalmış hikâyelerini, unutamadıkları anıları bıraktığı o küçük yer…
Kırık Kalpler Durağı
Ben oraya kaçmak için gidiyordum.
O ise sessiz kalmak için.
Ben başkalarının hikâyelerine dokunuyordum.
O, kendi hikâyesini herkesten saklıyordu.
Bir gün yine dükkânın arka tarafındaki rafların arasında onu gördüm. Her zamanki gibi sessizdi.
Her zamanki gibi ulaşılmaz. Ve ben hayatımın en mantıksız cümlesini kurdum.
“Benimle sevgili olur musun?”
Yiğithan’ın başı yavaşça bana döndü. Yüzündeki ifade birkaç saniye tamamen boş kaldı.
“…Ne?”
“Sevgili olalım.”
Kaşları çatıldı. “Kayra, saçmalama.”
“Ciddiyim.”
“Ben değilim.” Sesi sertti. Kızmıştı. Hem de gerçekten. “Ne dediğinin farkında mısın sen?”
Farkındaydım. Peşimden ayrılmayan Furkan vardı.
Kaçacak yerim kalmamıştı. Bunu yapmak zorundaydım. Çünkü Furkan beni onunla sevgili sanıyordu.
Ve karşımda kardeşimin komutanı duruyordu.
Soğuk. Mesafeli. Güven veren.
“Yardım et bana,” dedim yavaşça. “Sadece bir süre.”
Yiğithan uzun uzun yüzüme baktı. Sanki evet derse her şey değişecekmiş gibi. Belki de değişecekti.
“Bu kötü bir fikir.”
“Biliyorum.”
“Sonu iyi bitmez.”
“Muhtemelen.”
Bir sessizlik oldu. Sonra gözlerini kapatıp derin bir nefes verdi.
“…Tamam.”
Kalbim bir an durdu. Başımı kaldırdım.
“Sadece şu çocuk senden uzak dursun diye,” dedi sertçe. “Başka anlam çıkarma.”
Çıkarmadım. Çıkarmamaya çalıştım. Belki de çıkarmalıydım. Ama kimse bana aynı hatıra dükkânına tekrar tekrar gelen iki insanın, bir gün birbirinin anısına dönüşebileceğini söylememişti.
Ben Kayra.
Ve bu…
Kırık kalplerin arasında başlayan, sahte bir sevgililiğin gerçek olmaya cesaret ettiği hikâyeydi.
devam ediyor 18s önce güncellendi
Sınıra Gel
@morzamiku
Okuma
79.13k
Oy
3.71k
Takip
4.21k
Yorum
1.47k
Bölüm
59
Taş gibi adam
Taş gibi adamdı
az konuşandı
Çok enteresandı
yandı, yandı...
sonunda kafayı sıyırmıştım gülerek şiiri söylemeye devam ettiğimde karşımdaki adamın sabrını sınıyordum resmen
- güzelim sakinleşmeye çalışıyorum ama sen sürekli sınırlarımda dolaşıyorsun
- işaret parmağımla kendimi göstererek ben mi dedim
- evet sen güzelim
sinirlenmiştim bir tek senin sınırların mı var korkusavar benim de sınırlarım , kırmızı çizgilerim var sen onları ihlal edebiliyorsun ben artık sınırlarında olmak istemiyorum senin kalbinde olma... cümlenin devamını getirmeye cesaretim yoktu her neyse saçmaladım işte. yüzümde saklayamdığım kırgınlıkla baktım gözlerine
keşke ikimizinde ortak sınırları olsa kesişim kümesi gibi..
korkut yüzüme uzun uzun bakıp iç geçirdi
yanıma yaklaştı kulağıma fısıldadığı cümleler yüzünden vücudum sanki yaşam fonkiyonlarını yitirmişti
- sınırlarımı yavaş yavaş yok ettiğinin farkında bile değilsin beni kendi sınırlarının içine aldın kardelen çiçeğim.
belki de sana sınırsızım .
not
-
-
devam ediyor 1g önce güncellendi
KADER ÇİZGİSİ
@haticebariss
Okuma
4.68k
Oy
166
Takip
42
Yorum
58
Bölüm
19
Yasla örülmüş bir hayatın içinde, kader iki yabancıyı buluşturur.
Yavuz geçmişinin yüküyle, Neslihan ise çaresizliğin ve yalnızlığın içinde sıkışmıştır.
Bir kurtuluş gibi başlayan yakınlık, zamanla ateşli ama imkânsız bir aşka dönüşür.
Minnet, ihanet, takıntı ve yasak arzular…
Geçmişin karanlığıyla bugünün tutkusunun çarpıştığı, her satırında “kader”in izlerini taşıyan sarsıcı bir aşk hikâyesi.
Kayıp, yas, minnetle karışık evlilik, tutkuyla başlayan yasak bir aşk, sosyal sınıf farkları, aile baskısı, geçmişin hesaplaşması, kaderin insan hayatındaki etkisi…
Kader Çizgisi, dramatik, tutkulu ve karanlık tonlar taşıyan unutulmaz bir aşk ve kader anlatısıdır.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Ruhumun Asıl Bedeni (2)
@yagmursadece_
Okuma
6
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
4
"Aşk insanı parçalara ayıran her şeyini en saf haliyle yaşatan o kudretli duygu. Ah evlat senin o bataklığa batmanı hiç istemezdim."
İstemezdin ama engelleyemezdinde çoktan aşk denilen o silahın namusu kalbime vurulmuş ve bilinmez bir karanlığa gömmüştü beni ben vurulmak ve ruhumun ölmesini istememiştim korkmuştum ama şuan canım yanmıyordu beni yakan, öldüren kişiden razıydım.
" Neyse ben gidiyorum soran olursa kendisi bile bilmiyor nerede kaybolduğunu de" dedim ve nereye gideceğimi bilmeden çıktım.
devam ediyor 2g önce güncellendi
KOD: SILVER
@bubu_nur
Okuma
255
Oy
37
Takip
5
Yorum
23
Bölüm
16
Bir bakış...
Bir an...
Ve o andan sonra verilen emir.
"O kızı bulun."
Yanlış olan bir şeyler vardı. Doğru olmayan ve can yakıcak olan şeyler.
O gün bir kız sessizliğin içinden çekilip alındı. Ama hesaplanan, planlanan gerçekleşmedi.
▪️Tüm hakları tarafıma aittir.
devam ediyor 2g önce güncellendi
LUNABELLA: İlk Resital
@t_beyzz
Okuma
20
Oy
7
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
16
Lunabella...
Ay gibi güzel... Ama onun için daha çok `ulaşılmaz` demek.
Kendine bu ismi verdiğinde doğduğu dünyanın karanlığını düşünmüştü. Kendi yolunu kendi aydınlatmalıydı. Yanmayı bile göze alırdı. Kendi için gerçekten bir şey istemişti ve yanmayı dahi göze aldı.
Her aydınlığa sebep olan bir karanlık vardı. İşte başta, en çok da bu yüzden Lunabella`ydı.
Lunabella daha güçlüydü, daha soğuk görünürdü ve ulaşılmayacak kadar uzaktaydı. Tüm bakışlar onun üzerindeydi. Sahne ışıklarının altında kusursuz bir soprano, ulaşılmaz bir ses, dokunulmaz bir hayaldi. O bir ay gibi parlarken sahnede herkes ne kadar büyüleyici olduğunu konuşurdu. Kimse daha ilerisine gidemezdi.
İşte en sonunda da bu yüzden Lunabella`ydı. Çünkü o ulaşılamazdı.
Ancak o ışıkların ardında gölgelerin arasına saklanan gerçekler, karanlık bir dünyanın ve silinmeyen bir geçmişin emarelerini taşıyordu.
Tüm bunlara sebep olan o karanlık, bir başkasının doldurduğu varlığıyla artık daha az yalnız hissettiriyordu. Daha az korkunç, daha katlanılabilir. Daha cesur, daha özgür. Gerçek sen, sen olduğunda bir insanın yanında; kim bu güveni hissetmezdi ki? Kim buna tutunmazdı?
Bir ilk yaşanıyordu.
Valerio ona yaklaşırken, Isabella ilk kez kendini güvende hissetti.
Isabella ona güvenirken, Valerio ilk kez tereddüt etti.
Ne var ki bazı ilkler, sonu getirir;
Sonuçta... ay bile ışığını ödünç alırdı, değil mi?
-
devam ediyor 2g önce güncellendi
Tanrıçanın Mirası
@b.bayrakk
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
KADİM TANRIÇALAR SERİSİ I : TANRIÇANIN MİRASI
Valerius Sarayı’nda her soylu kız, on sekiz yaşına bastığında hayatını ona adayacak bir koruyucu melek seçer. Asteria Valerius için bu seçim bir zorunluluk değil, yalanlarla örülü bir düzeni yıkmanın ilk adımıdır.
Kralın ilk kızı ve meşru veliahtı olarak doğan Asteria, kardeşi Selith’in hırslı entrikalarına ve saraydaki tüm dışlanmışlıklara rağmen, krallığın dizginlerini elinde tutan sarsılmaz bir iradeye sahiptir. Saray duvarları krallığı sarsan isyanların ateşiyle titrerken, Asteria kardeşinin taht hırsına ve kendi koruyucu meleğinin ihanetine karşı tek başına durur.
Sarayın dışında ise tek bir gerçek güç yükselir: Valerius ordusunun en kudretli ve korkusuz komutanı Aster Nightmare. Aster’in emrindeki sarsılmaz ordu, isyanın gürültüsü içinde tahtın gerçek sahibini korumak için saf tutarken; Asteria, rüyalarına sızan o kadim yankının ne anlama geldiğini anlamaya başlar.
Kimsenin konuşmaya cesaret edemediği, gökyüzünün bile sakladığı o "büyük sır" yavaş yavaş gün yüzüne çıkar. Asteria, damarlarında taşıdığı gücün kökeninin beklediğinden çok daha eski olduğunu henüz tam olarak kavrayamamıştır; ancak çok yakında tüm krallık ile birlikte bu gerçeği öğrenecektir.
Sarayın kuralları yıkılırken, melekler yeminlerinden vazgeçerken; Asteria Valerius, ordusunun başında krallığı yeniden inşa etmeye hazırdır. Peki ya kendi kanında taşıdığı o dehşet verici mirasla yüzleştiğinde, tahtın asıl sahibi olarak tüm bu yalanların üzerini tamamen karalayabilecek midir?
devam ediyor 2g önce güncellendi
MASKELER DÜŞÜNCE...
@alp.bey
Okuma
1.85k
Oy
235
Takip
22
Yorum
0
Bölüm
14
Başlangıcı gizemli bir çekim, sonu ise darmadağın iki yatak…
Barlas ile Lila’nın arasındaki o karanlık seks bağı, yerini çiğ bir öfkeye ve hırçın bir intikama bırakıyor. Sadece tenlerin konuştuğu, sınırları zorlayan sert ve saplantılı bir kopuş hikayesi...
devam ediyor 2g önce güncellendi
KALBİMDEKİ HANÇER
@contextlove8
Okuma
57.54k
Oy
6.22k
Takip
535
Yorum
979
Bölüm
30
Sibel mesleğinde tecrübe kazanmak istediği için bakıcılık yapmak ister. Babasının önerisiyle geldiği ailenin oğlu bekâr bir babadır. Kızına bakıcı bulunduğundan habersiz olduğu için görüşmeye gelen kadını, ailesinin seçtiği anne adaylarından biri sanar.
Yanlış anlaşılmalarla tanışan ikili, içine kapanık bir kız çocuğu sayesinde günden güne birbirlerine alışırlar.
"Hap kullanıyor musunuz?"
"Anlamadım?"
"Buraya evlilik görüşmesine gelmediniz mi?" diye sordu Hazar gergince.
"Siz yanlış anladınız." dedi aceleyle. "Buraya sizin için gelmedim."
"Ne için geldiniz o zaman?"
"Kızınız için." diye hızla cevap verdi Sibel. "Bakıcı olarak geldim."
devam ediyor 3g önce güncellendi
BİR ÖMRE BEDEL
@em_ineee
Okuma
687
Oy
135
Takip
33
Yorum
27
Bölüm
8
Bir kurşun... İki aşiret... Ve uğruna ömür boyu feda edilecek bir aşk.
Yıllar önce sıkılan tek bir kurşun, Şahinbeyler ve Doğanbeyler arasında oluşacak düşmanlığı ateşler. O günden sonra iki aşiret arasında büyük bir kan davası ortaya çıkar.
Fakat yıllar sonra kan davasını bitirecek bir tohum serpilir toprağa.
Bu tohumun adı da; Aşktır.
İki genç birbirine deli gibi aşık olmuştur. Ne var ki, iki aşiret arasında olan kan davası yüzünden birbirine kavuşmaz sevdalılar. Aşiretler toplanır, umutlar tekrar toprağa ekilir.
Lakin alınan tek karar düşmanlığın devam etmesidir.
Herkes düşmanlığın tekrar devam edeceğini zannederken aralarında bir kişi bu zinciri kırar; Hicran Doğanbey.
Bir insan iki aşiretin arasında ki düşmanlığı bitirebilecek mi?
Bir insan iki aşiretin arasında ki kaderi değiştirebilecek mi?
Peki ya bunun bedeli kendi hayatı olursa?
Kan mı kazanacak, yoksa aşk mı?
devam ediyor 3g önce güncellendi
Meriç Mayını
@ak_ayy
Okuma
671
Oy
304
Takip
28
Yorum
402
Bölüm
13
İmkânsız neydi?
Belki de imkânsız olan bizdik.
Asıl imkânsız olan ise, onun gözlerinde saklı duran o büyülü aşktı.
Biz, farklı dünyaların insanlarıydık…
Birimiz Yunanistan’ın saygın bir bakanı, diğerimiz Türkiye’nin üniformasıyla sınırları bekleyen bir asker.
Ve aramızda duran tek şey, sessizce akan Meriç’ti.
Ama o nehir…
Onun mavilikleri, gözlerine benzeyen o derin sular…
Her şey beni ona biraz daha çekiyordu.
Gözlerinin benim olmasını istedim;
yalnız bana bakmasını, yalnız beni sevmesini…
Geçmişim peşimi bırakmazken, tek dayanağım olan dedemin gölgesi her adımımda üzerimdeyken bile, kalbimi ona teslim ettiğimi nihayet kabul etmiştim.
Çünkü ne olursa olsun, ben onun kalbinde bir mülteciydim.
Ve biliyordum…
Bu aşk ya beni o nehirde boğacak,
ya da adını bilmediğim bir özgürlüğe taşıyacaktı.
*****
Kalbimde kabaran hislere inat konuştum. Dilimden dökülenlerin kalbime batacağını bile bile.
"Bir Rum`a aşık olmak mı? Asla! imkansız hayallere kapılma!" Meriç turkuazı olan gözlerinden bir kılıç darbesi geçti, hedefini şaşmadan koyu yeşil gözlerime mıhlandı.
"İmkansız mı? İşte o korkakların uydurduğu küçük bir sözcük... Zira benim lügatımda öyle sözcük yok!"
devam ediyor 3g önce güncellendi
KUZEYİN KARASI
@elifcelik0
Okuma
3
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Karadeniz`de filizlenen, İstanbul`da bir daha hayat bulan bir sevdanın hikayesi.
Karanlığın adamı Zifir Han Yaman ve kuzeyin kızı Şimal Alaz`in dillere destan aşkı masumca filizlenir ancak yaşanan bazı olaylardan ötürü iki aşık birbirlerine ağır yeminler ederek yollarını ayırır. Aradan aylar, yıllar, mevsimler geçer. Kader ağını yeniden örür. Kuzeyin kızı ve karanlığın adamının yolları bu kez İstanbul`da kesişir. Üstelik hiç beklenmeyen bir süprizle.
devam ediyor 3g önce güncellendi
Közde Kahve
@melcakoz
Okuma
232
Oy
37
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
42
*Dini bir hikâye değildir...
KÖZDE KAHVE
Bir trafik kazası...
Yarım kalan hayaller...
Ve geride kalan tek bir hayat.
Dilara, en büyük kaybının ardından yalnızca acısıyla yaşamayı değil; yeniden nefes almayı, yeniden umut etmeyi ve en önemlisi kendini yeniden tanımayı öğrenmek zorundadır.
Ege`nin küçük ve sakin bir kasabasında başlayan bu yolculuk, onu Endülüs`ün taş sokaklarına, El Hamra Sarayı`nın asırlık avlularına kadar götürür. Attığı her adımda geçmişiyle yüzleşirken, hayatın bazen en büyük cevapları hiç beklenmeyen yolculuklarda saklı olduğunu keşfeder.
Közde Kahve, kaybın ardından yeniden ayağa kalkmanın, insanın kendi kalbine yaptığı en uzun yolculuğun ve umudun en beklenmedik anda filizlenişinin hikâyesidir.
Çünkü bazen insan, çıktığı yolculukta yeni bir hayat aramaz. Yolun sonunda yeniden kendisini bulur.
devam ediyor 4g önce güncellendi
Bataklık Gülleri
@balveca
Okuma
1.19k
Oy
75
Takip
26
Yorum
12
Bölüm
32
İncelikle rivayet edilmiş kutsal kitaptan bir adam cümleler okurdu. Kadın adamı dinler ve iman ederdi. Adamın sözcüklerinin kıyısına köşesine kıvrılır, uyuklardı.
"Biraz daha dinlemek istiyorum." Kadın, mahmur sesiyle mırıldandı.
Adamın gözlerinden inci taneleri gibi dökülen merhamet, kadının yanaklarındaki çukurda birikmeye başladı; ona kıyamıyordu. "Uykun geliyor, Eslem." Kadın, küçük bir kız çocuğu gibi dudaklarını büktü. Adam, o dudaklara buse kondurdu.
Kaderleri, pembe bir alın yazısı gibi gözüküyordu. Fakat kaderlerini yazan kalem tükenmişti. Yarım kalan kaderlerini adam ısrarla yazma çalıştı. "Bu evren ve hayat sen varsın diye var. Eğer yoksan yok."
Kadın bir aynayla anlaştı; ruhunu sattı.
Adam, açık artırmaya çıkmış bu ruhun peşine düştü.
İşte bu noktada kaleme mürekkep doldurdu.
Yazdı... Yazdı... Ve kadını sevdi.
devam ediyor 4g önce güncellendi
DEMİRLİMAN (Her Pazar Yeni Bölümleriyle)
@abbymoonrise
Okuma
5.55k
Oy
586
Takip
67
Yorum
133
Bölüm
37
Yeni gelen Alman teknik direktörden sonra yaşadığı sakatlık üzerine Yavuz için artık altyapısından çıktığı Trabzonspor defteri acı bir şekilde kapanmıştır.
Yeni başlangıçlar için geldiği Demirliman Spor Kulübü’nde “Alabora” taraftar topluluğunun hedefi haline gelir. Gece Mavisi ve Çelik Grisi formanın ağırlığı tüm bedenini sarmışken Demirliman Kadın Futbol Takımının kaptanı Asiye de dertleri arasına eklenir.
Liman Kızı, kulübün rekor para vererek kadrosuna kattığı Yavuz’u boğmamak için kendini zor tutarken, ikinci şansını iyi değerlendirmek isteyen Yavuz tüm bu zorluklara göğüs gerebilecek midir?
Kuzeyin Oğlu ile Limanın Kızı... Bu gri şehrin gördüğü en tutkulu fırtına.
UYARI: Kitap ilerleyen bölümlerde cinsel içerik barındıracaktır. Eser miktarda da olsa argo ve küfür kullanımı vardır.(gerçekten eser miktarda) Rahatsız olacak olan okuyucuların bunları bilerek kitaba başlamalarını tavsiye ederim.
İzinsiz olarak kopyalayan, çalan, intihal yapanlar hakkında yasal yollara başvuracağımı peşinen bildiririm.
Keyifli okumalar dilerim...
devam ediyor 4g önce güncellendi
KAN YAZGISI
@rozamsiii
Okuma
73.63k
Oy
5.62k
Takip
663
Yorum
3.92k
Bölüm
52
Aşk, bazen bir silahın gölgesinde doğar. Ve bazı yazgılar, kınayla değil kanla mühürlenir.
Heja, Mardin`in taş avlularında narinliğiyle büyümüş bir genç kadındır.
Ancak bir sabah, abisinin düşman aşiretin kızını kaçırdığı haberiyle dünyası yerle bir olur.
Uçurum kenarında alınan bir kararla, iki düşman ailenin kanı durdurulur-ama bir bedelle: berdel.
Heja, sevmediği bir adamla; Baran ise adını bile duymadığı bir kızla evlenmeye zorlanır.
Bir taraf için fedakârlık, diğer taraf için mecburiyettir bu evlilik.
Ama içten içe, kırgın bakışlar, susturulmuş hayaller ve geçmişin kanlı gölgeleri arasında bir kıvılcım belirir.
Baran`ın kalbinde bir şeyler kıpırdamaya başlar.
Heja`nın sessizliği, içindeki fırtınaya dönüşür.
Kimi kaderini seçemez, ama bazıları o yazgıyı yeniden yazmaya cesaret eder...
devam ediyor 4g önce güncellendi
ÇAKIR RENGİNDEKİ MEKTUP
@umudun_rengi00
Okuma
1.12k
Oy
109
Takip
38
Yorum
26
Bölüm
22
❝Ait olmadığın bir yerle savaşın bittiğinde, sonucu ne olursa olsun her zaman gitmen gerekir.❞
~
"Gerçek özgürlük senin için hiçbir zaman bu taştan konak olmadı," dedi fısıltıyla. "Çünkü bu duvarların içinde sevgi dışında her şey var." Kulağıma değen saçlarımı geriye çekti. Nefesi bu kez boynuma çöktü. Sıcaklığı tenimde iz bırakır gibiydi.
"Ve sen buraya özgür olmak için gelmedin. Esir olacağını bile bile geldin. Yine de özgürlük diye yanıp tutuşuyorsun." dedi, bu uğurda kendimi bile yakacağımdan habersiz.
Sözleri kadar yakınlığı da kaçacak yer bırakmıyordu. Gözlerim kendiliğinden kapandı. Vücudumdan geçen ürperti korkudan çok tanıdık bir teslimiyet gibiydi. "Bir gün," diye mırıldandı, sesi umut kadar yumuşaktı, "sana özgürlüğün gerçekten ne olduğunu göstereceğim, komşu kızı."
Sırtım tamamen göğsüne yaslanmıştı artık. Nefes almak bile zor geldi. "O gün geldiğinde, sana ‘özgürsün’ diyerek zincir takan herkes arkamızda kalacak. İntikamın için kinin en büyük silahın,”
Bir an durdu. Nefesi kulağımın dibinde ağırlaştı. "Ben ise," dedi alçak bir sesle. Gözlerimi daha sıkı kapattım, açmaya korktum "o karanlıkta yürürken elini bırakamayacak kadar sana adanmış, sadece sana ait olan yoldaşınım."
~~
Onu tanıdım... Ya da en azından tanıdığımı sandım. Karanlığın içinde büyüyen bazı insanlar vardır; kim olduklarını anlatmaya gerek kalmaz, gözlerindeki boşluk her şeyi söyler. O da öyleydi. Bir bakışında terk edilişin izleri, bir gülüşünde işkencenin soğukluğu saklıydı.
Hangi yüzüyle karşılaşacağını kimse bilemezdi. Bazen sessiz, ürkek, gözleri dolmuş küçük bir kız gibi konuşurdu. Sonra birden değişirdi; ses tonu sertleşir, bakışları buz keserdi. O an yanındaki insanın içini donduracak kadar soğuk olurdu. Sonra bir kahkaha atar, sanki az önceki hâli hiç olmamış gibi davranırdı.
Kim olduğunu sormayın. Çünkü bir cevabı yok. Ya da belki çok fazla cevabı var...
~