[ tutku ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 16dk önce güncellendi REDLİNE(+1&)
@nyxhadee_
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Kurallar mı? Onlar çoktan çiğnendi. Hız mı? O zaten bir bağımlılık. Güven mi? Chicago sokaklarında kimse buna sahip değil. Altı kişi... Tek bir gece... Ve geri dönüşü olmayan kararlar... Çünkü her motorun bir sınırı vardır. Peki ya insanlar? REDLINE, işte o sınırın adıdır. Bazıları sınırlarını bilir. Biz ise onları geçmek için yaşarız. Welcome to REDLINE. 🏍️🔥 --Küçük bir alıntı-- -Bana güvenme. +Zaten güvenmiyorum. -Peki neden hâlâ yanımdasın? -...Çünkü gitmek daha zor.
devam ediyor 30dk önce güncellendi AZE
@kelebekleroldu1
Okuma
39.48k
Oy
2.51k
Takip
230
Yorum
299
Bölüm
53
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı`nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
devam ediyor 6s önce güncellendi Közde Kahve
@melcakoz
Okuma
63
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
36
KÖZDE KAHVE "Bazı hayatlar, ateş söndükten sonra yeniden demlenir." Dilara`nın hayatı tek bir gecede değişir. Bir trafik kazası, yarım kalan cümleler ve bir daha hiç doldurulamayacak bir sandalye... Herkes onun yeniden ayağa kalkmasını beklerken, Dilara yalnızca yürümeyi değil; yeniden yaşamayı, affetmeyi ve kendini bulmayı öğrenmek zorundadır. Küçük bir kasabanın sıcak sokaklarında, ortancalarla çevrili arka bahçesinde, közde pişen bir fincan Türk kahvesinin kokusu bazen bir anıyı, bazen de yeni bir başlangıcı fısıldar. Közde Kahve, kaybettikten sonra yeniden umut etmeyi, sevmenin yalnızca kavuşmak olmadığını ve insanın en uzun yolculuğunun kendi kalbine çıktığını anlatan sıcacık bir roman. Çünkü bazı hikâyeler, ateş yanarken değil; geriye yalnızca köz kaldığında başlar.
devam ediyor 7s önce güncellendi SIĞINTI YÜREK
@kls_dry
Okuma
15.12k
Oy
919
Takip
94
Yorum
168
Bölüm
33
Bir ağıt ne kadar acı olabilirdi? Bir yürek kaç darbeyle başedebilirdi? Bir beden hangi yangına körükle gidebilirdi? Bir kadın kaç farklı yerden kanatılabilirdi? Yüreği acıyla harmanlanmış bir kadın Midyat`ın tozlanmış sokaklarında büyüyüp kaderin kirli oyunuyla karşı karşıya kalırken, yanında kendi doğurduğu bir evladı ve içinde büyütüğü onlarca umudu vardı. Heja, diline vurulan prangalar eşliğinde ona gelecek darbeyi beklemeye başladı. Suskundu evet ancak bir gün elbet dilindeki anahtarın kilidini bulup çözülen kelimler özgürlüğünü ilan edecekti. Bu sefer yanan değil yakan olacaktı. İşte bu da Heja Akcan`ın kanlı yeminiydi...
devam ediyor 11s önce güncellendi MASKELER DÜŞÜNCE...
@alp.bey
Okuma
1.03k
Oy
193
Takip
21
Yorum
0
Bölüm
11
​Başlangıcı gizemli bir çekim, sonu ise darmadağın iki yatak… ​Barlas ile Lila’nın arasındaki o karanlık seks bağı, yerini çiğ bir öfkeye ve hırçın bir intikama bırakıyor. Sadece tenlerin konuştuğu, sınırları zorlayan sert ve saplantılı bir kopuş hikayesi...
tamamlandı 11s önce tamamlandı D A V E T
@alp.bey
Okuma
20.31k
Oy
619
Takip
32
Yorum
7
Bölüm
76
Saplantı, teslim edilen haz ve masum olmayan mesajlar!
tamamlandı 11s önce tamamlandı H A R
@alp.bey
Okuma
20.9k
Oy
674
Takip
41
Yorum
34
Bölüm
33
Yüksek Ateşli bir arzu fırtınası 🔥
devam ediyor 14s önce güncellendi BİR ÖMRE BEDEL
@em_ineee
Okuma
362
Oy
76
Takip
28
Yorum
14
Bölüm
6
Bir kurşun... İki aşiret... Ve uğruna ömür boyu feda edilecek bir aşk. Yıllar önce sıkılan tek bir kurşun, Şahinbeyler ve Doğanbeyler arasında oluşacak düşmanlığı ateşler. O günden sonra iki aşiret arasında büyük bir kan davası ortaya çıkar. Fakat yıllar sonra kan davasını bitirecek bir tohum serpilir toprağa. Bu tohumun adı da; Aşktır. İki genç birbirine deli gibi aşık olmuştur. Ne var ki, iki aşiret arasında olan kan davası yüzünden birbirine kavuşmaz sevdalılar. Aşiretler toplanır, umutlar tekrar toprağa ekilir. Lakin alınan tek karar düşmanlığın devam etmesidir. Herkes düşmanlığın tekrar devam edeceğini zannederken aralarında bir kişi bu zinciri kırar; Hicran Doğanbey. Bir insan iki aşiretin arasında ki düşmanlığı bitirebilecek mi? Bir insan iki aşiretin arasında ki kaderi değiştirebilecek mi? Peki ya bunun bedeli kendi hayatı olursa? Kan mı kazanacak, yoksa aşk mı?
devam ediyor 14s önce güncellendi Gecenin Kalıntısı
@ennur
Okuma
193
Oy
30
Takip
9
Yorum
253
Bölüm
14
" Sahte sevgiler gerçeklere tutulan bir aynadır. " " Toz bulutu gibiydi insanın içi. Işıltılı ve bir yörünge içerisinde. Ama her toz bulutu görünmez değildir. Bazıları için siyah bir nesneyi beyaza çevirecek kadar göz çarpıcıdır. " Kaybolmak istiyor insan, her şeyi geride bırakmak istiyor. Tüm bu zorlukların arasında yaslanabileceği bir omuz, bağlanabileceği bir kişi arıyor. Gerçekten sevilmek istiyorum. Oyunlar olmadan, yalanlar olmadan, sahtelikten uzak bir yaşam istiyorum. Güvenmek zor geliyor bazen. Yıllardır uyutulup gerçeklerle yüzleştiğin an en çok kırılıyormuş insan. Geçmişi unutmak istersin hatta geleceğine odaklanmak en büyük amacın olur. Ama bazı insanlar vardır ki, sen ne kadar geleceğine baksan da onlardan gelen geçmişin izleri geleceğine kalıntılar bırakır. " Bu gece birileri anlatacak birileri ise susacak altın ayaz kızı. Bil ki eğer susarsan araya bıraktığın boşluklardan ışık illaki dışarı sızar. İçinden taşacak onca şey varken kusurlarını gizlemen imkânsız. " Altın ayaz demişti bana. Nedendi? ... " Kusur gibi gördüklerin diyorum. Kafanda açtığın bir başkaları için savaşların sonucunda ortaya çıkan o leken. Hikâyen nasıldır bilemiyorum. Ama şunu unutma ki; her iz bir dokunuş, her dokunuş ise bir yeniden doğuştur. " ... " Seni burada kalıcı tutan nedir? " bir süre dövmesine baktıktan sonra bana başını kaldırırken hiç beklemediğim bir cevapla elini cebine atıp bir kolye çıkarmıştı. Ardından sol elimi kaldırarak kolyeyi avucumun içine bırakmıştı. Ve o sözleri kurmuştu bana. " Belki bir gün yine karşılaşırsak kendi içimdeki tutsaklığımı sana kırmak isterim. O yüzden bu kolyeyi o güne kadar boynunda sakla. Kolyeyi hiç çıkarma ki o gün geldiğinde seni kolyeden tanıyabileyim. " " Şimdilik kendine iyi bak ve kimseye bağlı kalma. " demişti...
devam ediyor 1g önce güncellendi Son Hüküm
@gece6699
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Bir liderlik meselesi ile başlayan aşk. Bu yeni duygular nelere yol açıcak...
devam ediyor 2g önce güncellendi KIRILMA NOKTASI
@demiryumruklukrali
Okuma
93
Oy
37
Takip
7
Yorum
28
Bölüm
11
Babalarının kanlı tahtlarına oturan iki genç mafya lideri. İkisi de kendi bölgelerinin acımasız hakimi, ikisi de boyun eğmez.Hazal Karahan... Yeraltı dünyasının "Demir Yumruk" lakaplı kraliçesi. Merhameti, yanından ayırmadığı gümüş saplı bıçağının ucunda saklı. Dokunduğu her şeyi yıkan bir fırtına.Araf Kozcuoğlu... Namıdiğer "Gölge". Sessiz, tehlikeli ve nereye sızacağı asla tahmin edilemeyen bir karanlık.Gölge’nin, Demir Yumruk`un liman transferini tek bir hamleyle durdurması, yeraltında büyük bir yıkımın fitilini ateşledi. Sınırlar ihlal edildi, silahlar çekildi. Onlar birbirlerini yok etmek için her hamle yaptıklarında, birbirlerinin canını her yaktıklarında, ruhlarının nasıl kaçınılmaz bir bütüne doğru sürüklendiğinden tamamen habersizler.Gölge fırtınayı saracak, Demir Yumruk o gölgeyi parçalamak isteyecek. Ancak her nefret dolu bakışta nefret aşka, intikam tutkuya dönüşecek.📌 "Gümüş bir bıçağın keskinliği mi, yoksa karanlıkta kaybolan bir gölgenin tekinsizliği mi? Bu savaşta kimse masum kalmayacak."Eğer dişli karakterlerin savaşına, entrikaya ve soluksuz okuyacağınız bir düşmandan aşka hikayesine hazırsanız, hikayeme davetlisiniz! 🔔 Kütüphanelerinize eklemeyi ve oy vermeyi unutmayın!
devam ediyor 16s önce güncellendi İNHİLAL
@lillbabee0
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Zamanın iyileştirici bir tarafı olduğuna dair anlatılan o büyük cümlelerin hiçbiri, bu odanın kapısından içeri girememişti. Takvimler, o kapkara gecenin üzerinden tam üç yıl geçtiğini söylüyordu ama benim için her şey her yılın bu zamanlarında hâlâ hastane odasında uyandığım ilk sabah kadar taze ve donuktu. Bu üç yıl içinde halamın evine, bu yeni odama, sabahları uyanıp mutfaktan gelen sesleri dinlemeye bir şekilde alışmıştım. İlk zamanlardaki o tamamen boşalmış, içi boşaltılmış nesne gibi duran halim geride kalmıştı. Kendime küçük, sakin bir rutin kurmuştum. Haftanın birkaç günü gittiğim kütüphane, yürüyüş yaptığım sessiz sokaklar, odamdaki kitaplar... Hayatımı bir şekilde toparlamıştım, kenardan da olsa akıp giden dünyaya ayak uydurabiliyordum artık. Ama Mart ayı geldiğinde, o toparlanan ne varsa yerini görünmez bir ağırlığa bırakıyordu. Havaya sızan o bildik Mart ayazı, caddelerin gri rengi içimdeki o her zamanki durgunluğu sarsıyor, altından hiç geçmeyen bir sızıyı yüzeye çıkarıyordu. Yılın diğer günlerinde saklamayı, rafa kaldırmayı başardığım o ezici üzüntü, tam da bugünlerde göğsümün tam ortasına bir taş gibi oturuyordu.
devam ediyor 2g önce güncellendi DİSAPPEARED
@lillbabee0
Okuma
4
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Bedenimi tamamen ona dönmüş, zar zor nefes alırken yüzümü süzüyordu tepeden. Pervazdaki elini çekip yüzüme koydu, baş parmağı dudaklarımı okşuyordu. Elini yavaşça kaldırıp ensemden süzülen parmaklarını saçlarımın arasına daldırdı. Parmak uçları boynuma değdiğinde ürperdim. Bana doğru eğildiğinde, boynuna sürdüğü o losyonun kokusu rüzgarla birleşip tüm algılarımı ele geçirdi. "Burada kalıcı değilim ve bu... bunu sana yapmak istemiyorum." Tam o sırada dolan gözlerimden yanağıma damlayan yaşı hissettim. Gözlerindeki o anlık parıltı yerini karanlık bir durgunluğa bıraktı. Ama elini çekmedi. Belimdeki eli sıkılaşırken "Gitmeme az kaldı." diye mırıldandı. Cevap vermeme fırsat tanımadan aradaki o son birkaç santimi de yok etti.
devam ediyor 3g önce güncellendi SESSİZ ESARET
@insomniaa1
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Ona verdiğim her umut, bugün boynuma dolanan bir ilmek oldu. Geçmişin hesabını sormak için hafızamı bir mürekkep gibi silip yerine kendi senaryosunu yazdı.
devam ediyor 3g önce güncellendi Mafya’nın ki
@bysenaa_4664
Okuma
6.94k
Oy
459
Takip
75
Yorum
836
Bölüm
29
Ana karakterimiz Asel Ekinci, ona takıntılı derecede aşık olan mafya liderimiz tarafından kaçırılır ve kayıp annesini bulma bahanesiyle anlaşmalı evlilik yaparlar. Ve Asel`in hayatı bu macerada alt üst olur...
devam ediyor 3g önce güncellendi KIRIK KALPLER DURAĞI
@iremzz
Okuma
3.28k
Oy
459
Takip
35
Yorum
568
Bölüm
35
Her kalbin kırıldığı bir durak, her yaranın sığındığı bir liman vardır. İstanbul`un kalabalık ara sokaklarında, zamanın durduğu, tozlu plakların ve yaşanmışlıkların koktuğu , insanların eski mektuplarını, yarım kalmış hikâyelerini, unutamadıkları anıları bıraktığı o küçük yer… Kırık Kalpler Durağı Ben oraya kaçmak için gidiyordum. O ise sessiz kalmak için. Ben başkalarının hikâyelerine dokunuyordum. O, kendi hikâyesini herkesten saklıyordu. Bir gün yine dükkânın arka tarafındaki rafların arasında onu gördüm. Her zamanki gibi sessizdi. Her zamanki gibi ulaşılmaz. Ve ben hayatımın en mantıksız cümlesini kurdum. “Benimle sevgili olur musun?” Yiğithan’ın başı yavaşça bana döndü. Yüzündeki ifade birkaç saniye tamamen boş kaldı. “…Ne?” “Sevgili olalım.” Kaşları çatıldı. “Kayra, saçmalama.” “Ciddiyim.” “Ben değilim.” Sesi sertti. Kızmıştı. Hem de gerçekten. “Ne dediğinin farkında mısın sen?” Farkındaydım. Peşimden ayrılmayan Furkan vardı. Kaçacak yerim kalmamıştı. Bunu yapmak zorundaydım. Çünkü Furkan beni onunla sevgili sanıyordu. Ve karşımda kardeşimin komutanı duruyordu. Soğuk. Mesafeli. Güven veren. “Yardım et bana,” dedim yavaşça. “Sadece bir süre.” Yiğithan uzun uzun yüzüme baktı. Sanki evet derse her şey değişecekmiş gibi. Belki de değişecekti. “Bu kötü bir fikir.” “Biliyorum.” “Sonu iyi bitmez.” “Muhtemelen.” Bir sessizlik oldu. Sonra gözlerini kapatıp derin bir nefes verdi. “…Tamam.” Kalbim bir an durdu. Başımı kaldırdım. “Sadece şu çocuk senden uzak dursun diye,” dedi sertçe. “Başka anlam çıkarma.” Çıkarmadım. Çıkarmamaya çalıştım. Belki de çıkarmalıydım. Ama kimse bana aynı hatıra dükkânına tekrar tekrar gelen iki insanın, bir gün birbirinin anısına dönüşebileceğini söylememişti. Ben Kayra. Ve bu… Kırık kalplerin arasında başlayan, sahte bir sevgililiğin gerçek olmaya cesaret ettiği hikâyeydi.
devam ediyor 4g önce güncellendi KADERİN SİLLESİ (BERDEL +1&)
@_bendeniz_
Okuma
20.17k
Oy
2.08k
Takip
289
Yorum
1.16k
Bölüm
16
Kapının önünde sessizce bekleyen Aypare, zaman geçtikçe huzursuzlanmaya başlamıştı. Dewran Ağa içeride hâlâ çıkmamıştı. İçini kemiren belirsizlikle baş edemeyince, elini temkinli bir şekilde kaldırıp kapıya iki kez hafifçe vurdu. Kapının ardında, sessizce bekleyen Aypare, içeriden gelen tok ve net "Gel," sesiyle irkildi. Nefesi kesilir gibi oldu. Kalbi, kaburgalarına sığmayacakmış gibi atmaya başladı. Mağaza artık neredeyse boştu. Ne Nurcan ne de Emin görünürdeydi. Sessizlik neredeyse elle tutulur hale gelmişti. El mahkûm, kapıyı yavaşça araladı. İçeri adımını attığında, bir ayağı hâlâ dışarıda gibiydi. Tüm temkinini üstüne giymişti adeta. Gözleri çevresini tarıyor, zihninde olası senaryolar dönüp duruyordu. Yakışıklı olmak, iyi niyetin garantisi değildi. Onu da hayat öğretmişti Aypare`ye. Dewran Ağa ise hâlâ gömleğinin ön kısmını iki eliyle tutuyor, bakışlarını kaçırıyordu." Düğmeleri kapatamıyorum. Yuvası kapalı," dedi. Bu sözler Aypare`nin içini bir nebze rahatlattı. En azından derdi başka şeydi." Makas alıp geliyorum hemen," deyip hızla dışarı çıktı. Az sonra elinde küçük, sivri uçlu bir makasla yeniden içeri girdiğinde içten içe bir çatışma yaşıyordu. O anın gerektirdiği yakınlık, içinde bir huzursuzluk yaratıyordu. Ama başka bir yolu yoktu. Düğmeler gömleğin üst kısmındaydı, Dewran Ağa`nın eliyle açması mümkün değildi. Aypare yaklaşırken gözleri gömleğin düğmelerine takılmıştı ama elini uzattığında, parmak uçları kazara adamın tenine değdi. Sıcaktı... Teni, yaz güneşine tutulmuş bir taş gibi sıcak ve diri. Bu sıcaklık Aypare`nin soğuk ellerine yayıldı. Parmakları ürperdi ama titremedi. Dewran Ağa, Aypare`nin her hareketini göz ucuyla takip ediyordu. Ama gözü en çok onun dudaklarında takılı kaldı. Yüzünü ilk defa bu kadar yakından görüyordu. O anda Aypare`nin güzelliğini inkâr edemedi. Sade ama etkileyici bir güzelliği vardı. Yüzündeki duruluğun altında derinlik, gözlerinde susturulmuş kelimeler vardı. Ama bu büyülü anın içinde başka bir isim geldi aklına: Bade. Gözlerini sıkıca kapattı bir an. İçinden kendine ağır küfürler savurdu. Sevdiği bir kadın varken, karşısındaki başka bir kadına böyle bakması... Onu kendi içinde öfkelendirdi. Aypare, görevini tamamladı. Düğme yuvalarını tek tek açtı, sonra birkaç adım geriye çekildi. Dewran Ağa da içten içe bu yakınlıktan rahatsız olmuştu. Elini hızlıca gömleğin düğmelerine götürüp ilikledi. Ama bakmadı Aypare`ye. Bir kez olsun gözlerini kaldırmadı.
devam ediyor 4g önce güncellendi KALBİMDEKİ HANÇER
@contextlove8
Okuma
53.91k
Oy
5.9k
Takip
460
Yorum
875
Bölüm
29
Sibel mesleğinde tecrübe kazanmak istediği için bakıcılık yapmak ister. Babasının önerisiyle geldiği ailenin oğlu bekâr bir babadır. Kızına bakıcı bulunduğundan habersiz olduğu için görüşmeye gelen kadını, ailesinin seçtiği anne adaylarından biri sanar. Yanlış anlaşılmalarla tanışan ikili, içine kapanık bir kız çocuğu sayesinde günden güne birbirlerine alışırlar. "Hap kullanıyor musunuz?" "Anlamadım?" "Buraya evlilik görüşmesine gelmediniz mi?" diye sordu Hazar gergince. "Siz yanlış anladınız." dedi aceleyle. "Buraya sizin için gelmedim." "Ne için geldiniz o zaman?" "Kızınız için." diye hızla cevap verdi Sibel. "Bakıcı olarak geldim."
devam ediyor 4g önce güncellendi ÇAKIR RENGİNDEKİ MEKTUP
@umudun_rengi00
Okuma
1.09k
Oy
107
Takip
37
Yorum
26
Bölüm
21
❝Ait olmadığın bir yerle savaşın bittiğinde, sonucu ne olursa olsun her zaman gitmen gerekir.❞ ~ "Gerçek özgürlük senin için hiçbir zaman bu taştan konak olmadı," dedi fısıltıyla. "Çünkü bu duvarların içinde sevgi dışında her şey var." Kulağıma değen saçlarımı geriye çekti. Nefesi bu kez boynuma çöktü. Sıcaklığı tenimde iz bırakır gibiydi. "Ve sen buraya özgür olmak için gelmedin. Esir olacağını bile bile geldin. Yine de özgürlük diye yanıp tutuşuyorsun." dedi, bu uğurda kendimi bile yakacağımdan habersiz. Sözleri kadar yakınlığı da kaçacak yer bırakmıyordu. Gözlerim kendiliğinden kapandı. Vücudumdan geçen ürperti korkudan çok tanıdık bir teslimiyet gibiydi. "Bir gün," diye mırıldandı, sesi umut kadar yumuşaktı, "sana özgürlüğün gerçekten ne olduğunu göstereceğim, komşu kızı." Sırtım tamamen göğsüne yaslanmıştı artık. Nefes almak bile zor geldi. "O gün geldiğinde, sana ‘özgürsün’ diyerek zincir takan herkes arkamızda kalacak. İntikamın için kinin en büyük silahın,” Bir an durdu. Nefesi kulağımın dibinde ağırlaştı. "Ben ise," dedi alçak bir sesle. Gözlerimi daha sıkı kapattım, açmaya korktum "o karanlıkta yürürken elini bırakamayacak kadar sana adanmış, sadece sana ait olan yoldaşınım." ~~ Onu tanıdım... Ya da en azından tanıdığımı sandım. Karanlığın içinde büyüyen bazı insanlar vardır; kim olduklarını anlatmaya gerek kalmaz, gözlerindeki boşluk her şeyi söyler. O da öyleydi. Bir bakışında terk edilişin izleri, bir gülüşünde işkencenin soğukluğu saklıydı. Hangi yüzüyle karşılaşacağını kimse bilemezdi. Bazen sessiz, ürkek, gözleri dolmuş küçük bir kız gibi konuşurdu. Sonra birden değişirdi; ses tonu sertleşir, bakışları buz keserdi. O an yanındaki insanın içini donduracak kadar soğuk olurdu. Sonra bir kahkaha atar, sanki az önceki hâli hiç olmamış gibi davranırdı. Kim olduğunu sormayın. Çünkü bir cevabı yok. Ya da belki çok fazla cevabı var... ~
devam ediyor 5g önce güncellendi PORTAKAL REÇELİ
@pile16
Okuma
5.81k
Oy
2.23k
Takip
36
Yorum
6.19k
Bölüm
42
Çocukluklarından beri sürekli didişen 2 genç,yıllar sonra yeniden karşılaşır ve birbirlerine aşık olurlarsa sizce neler olur 😉Kapak için @leydiasteria arkadaşımıza çok teşekkürler ❤️
devam ediyor 5g önce güncellendi SEVİLAY
@asdfghj_1
Okuma
755
Oy
5
Takip
6
Yorum
0
Bölüm
5
Fazlasıyla detaylı sahneler bulunduracak bir kitap okumak istemeyen geçsin. Bizim fındık kızımız bakalım neler yaşayacak? Mahalle kurgusu bir kitapla başlamak istiyorum, ilk kitabım destek olmayı unutmayın. Bir heves başladım inşallah kafama esince de silmem .
devam ediyor 5g önce güncellendi TOPÇU
@hikyeavcisi
Okuma
47
Oy
17
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
8
Siz siz olun daha önce adından bile bihaber olduğunuz, sırf kafeyi keyfi uğruna kapattığı için kavga ettiğiniz ünlü futbolcuya aşık olmayacağınıza dair yemin etmeyin. Sonradan yemini bozmak, insanın kendisini de bozuyor çünkü. ⚽ "Topçu!" Yine, yapıyordu. Bu lakaptan nefret etmeme rağmen, bana Topçu diyenlere yapmadığımı bırakmadığım halde onun o güzel dudaklarından çıktığı an elim kolum bağlanıyordu sanki. İster sinirimi bozmak için söylesin, ister flört etmek için, bunu diyen Lavin Gaye Soral olduğu sürece ne için, ne durumda ya da nerede söylediğinin bir önemi yoktu.
devam ediyor 5g önce güncellendi YARALI KALPLER
@justcolourblack
Okuma
677
Oy
65
Takip
19
Yorum
393
Bölüm
9
Eylül, etrafını saran o muazzam sevgi çemberinin içinde güvende olduğunu sanıyordu. Ta ki bir gecede tüm hayatı, kendi iradesi dışında bir pazarlık masasına meze edilene kadar… Bir yanda sevdiklerini korumak için kendi ipini boynuna geçirmeye hazır bir genç kız, diğer yanda onun için dünyayı yakmayı göze almış beş farklı irade… Eylül, o çemberi korumak adına tek başına ateşe yürümeye kararlıdır. Fakat hesaba katmadığı bir şey vardır: Fısıldanan tehlikeli bir teklif tüm dengeleri altüst edecek ve o beş adamın, onun tek bir saç teli için neleri yakabileceğini herkes acı bir şekilde öğrenecektir. Çünkü bazen kurtuluş, en çok korktuğun karanlığa teslim olmaktan geçer.
devam ediyor 5g önce güncellendi BEN SANA MECBURUM
@pusulaa
Okuma
1
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
"Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum..."
devam ediyor 4g önce güncellendi Çevrimdışı
@odkatun
Okuma
5
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
6
Takıntılı bir takipçi kurgusudur. Koray, Mina’yı ilk kez kapısını açtığında görmedi. Onu çoktan tanıyordu. Nelerden korktuğunu, geceleri ne yazdığını, perdelerini ne zaman kapattığını… Mina gerçeği öğrendiğinde polise gitmesi gerektiğini biliyordu. Ama bazı tehlikelerden kaçılmaz. Bazıları arzulanır.
Loading...