[ tutku ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 16dk önce güncellendi AVUKAT 1: AMBER
@hayalrafya
Okuma
50.47k
Oy
2.3k
Takip
261
Yorum
139
Bölüm
77
Bu bir peri masalı. Kitabı tersten okumalı.
devam ediyor 16dk önce güncellendi URUNGU
@hareketliruh
Okuma
286
Oy
25
Takip
38
Yorum
8
Bölüm
19
Bazen devlet, en sessiz anında bile tetiktedir. Sokaklar sıradan görünür; insanlar hayatın telaşında kaybolmuş gibidir. Ama perde arkasında nefesler kısılır, haritalar yeniden açılır ve ülkenin kaderi tek bir karara bağlı hâle gelir. Haftalardır yükselen uyarı sinyalleri, küçük saldırılar ve belirsiz patlamalar birikerek tek bir gerçeği işaret ediyordu: Bu kez karşılarında sıradan bir örgüt yoktu. Eylemlerinin satır aralarında çok daha büyük, çok daha hesaplı bir planın izi vardı. Devlet biliyordu. Onların hedefi bir şehri yakmak değil, bir geleceği kesmekti. Bu defa hata payı yoktu. Bu yüzden yıllardır gölgede çalışan iki tim devreye alındı: Turan ve Kurt. Çalışma biçimleri, karar yapıları, yaklaşım tarzları farklıydı. Biri strateji ve zeka ile ilerlerken, diğeri saldırı gücü ve sahadaki refleksiyle düşmanı çökertecek yapıdaydı. Birlikte hareket ettiklerinde ortaya çıkan tek gerçek vardı: Hiçbir güç, Türk milletinin dayanıklılığını küçümseyemez. Bu hikâye, o dayanıklılığın izini sürüyor. Gölgelerden yükselen bir düşmanı, karanlıkta büyüyen hesapları ve vatan için atılan her adımın arkasındaki bedeli anlatıyor. Her operasyon bir başlangıçtır. Her başlangıç yeni bir bedeli beraberinde getirir. Ve bu kez ödenecek bedel, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar ağırdı. İki tim. Tek hedef. Kurt Timi düşmanı sarıp çökertirken, Turan Timi satranç tahtasının hamlelerini yöneten akıldı. Şimdi tarihlerinin en büyük tehdidine karşı birleşmek zorundalar. Not: Bu eserde geçen askerî unsurlar, operasyonlar, örgütler, mekânlar ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. Gerçek kurum veya yapılarla ilişkilendirilemez.
devam ediyor 32dk önce güncellendi ÇAKIR RENGİNDEKİ MEKTUP
@umudun_rengi00
Okuma
325
Oy
47
Takip
20
Yorum
12
Bölüm
13
❝Ait olmadığın bir yerle savaşın bittiğinde, sonucu ne olursa olsun her zaman gitmen gerekir.❞ ~ "Gerçek özgürlük senin için hiçbir zaman bu taştan konak olmadı," dedi fısıltıyla. "Çünkü bu duvarların içinde sevgi dışında her şey var." Kulağıma değen saçlarımı geriye çekti. Nefesi bu kez boynuma çöktü. Sıcaklığı tenimde iz bırakır gibiydi. "Ve sen buraya özgür olmak için gelmedin. Esir olacağını bile bile geldin. Yine de özgürlük diye yanıp tutuşuyorsun." dedi, bu uğurda kendimi bile yakacağımdan habersiz. Sözleri kadar yakınlığı da kaçacak yer bırakmıyordu. Gözlerim kendiliğinden kapandı. Vücudumdan geçen ürperti korkudan çok tanıdık bir teslimiyet gibiydi. "Bir gün," diye mırıldandı, sesi umut kadar yumuşaktı, "sana özgürlüğün gerçekten ne olduğunu göstereceğim, komşu kızı." Sırtım tamamen göğsüne yaslanmıştı artık. Nefes almak bile zor geldi. "O gün geldiğinde, sana ‘özgürsün’ diyerek zincir takan herkes arkamızda kalacak. İntikamın için kinin en büyük silahın,” Bir an durdu. Nefesi kulağımın dibinde ağırlaştı. "Ben ise," dedi alçak bir sesle. Gözlerimi daha sıkı kapattım, açmaya korktum "o karanlıkta yürürken elini bırakamayacak kadar sana adanmış, sadece sana ait olan yoldaşınım." ~~ Onu tanıdım... Ya da en azından tanıdığımı sandım. Karanlığın içinde büyüyen bazı insanlar vardır; kim olduklarını anlatmaya gerek kalmaz, gözlerindeki boşluk her şeyi söyler. O da öyleydi. Bir bakışında terk edilişin izleri, bir gülüşünde işkencenin soğukluğu saklıydı. Hangi yüzüyle karşılaşacağını kimse bilemezdi. Bazen sessiz, ürkek, gözleri dolmuş küçük bir kız gibi konuşurdu. Sonra birden değişirdi; ses tonu sertleşir, bakışları buz keserdi. O an yanındaki insanın içini donduracak kadar soğuk olurdu. Sonra bir kahkaha atar, sanki az önceki hâli hiç olmamış gibi davranırdı. Kim olduğunu sormayın. Çünkü bir cevabı yok. Ya da belki çok fazla cevabı var... ~
devam ediyor 2s önce güncellendi ÇAKO
@benzeze
Okuma
8.32k
Oy
759
Takip
48
Yorum
654
Bölüm
90
Asuman gözlerini devirip gömleği onun giyebileceği şekilde havada tuttu. "Giy ve git yeter ki." diye mırıldandı. Çako sırtını dönüp kollarını tam geçirecekti ki Asuman öylece kala kaldı... Karşısındaki çocuğun sırtındaki bu yara izleri, onun kaskatı kesilmesine sebep olmuştu. Boğazına bir yumru oturdu. Bu manzarayı görmek bile onun canını acıtmaya yetmişti. "Sırtın." diyerek zar zor fısıldadı. Çako, o an fark etti... Sırtındaki o izler aklından tamamen çıkmıştı. Dişlerini sıktı. Kıpırdayamadı. Gömlek, Asuman`ın elinden kayıp yere düştü. Bütün yara izlerine tek tek göz gezdirdi. Kim yapmıştı bunu ona? Gözleri doldu. Kendi bacakları geldi aklına. Karşısındaki çocuğun bütün yaralarını öpüp iyileştirmek geldi içinden. Ama o da biliyordu bu görünen kısım, yaraların en küçüğüydü aslında. Ruhlarında açılan yaraların yanında oldukça ufak kalırdı. Neler çekmişti? Neler yaşamıştı? Asuman bu düşünceleri bir kenara bırakıp, Çako`nun sırtına yanaştı ve dudaklarını herhangi bir yaranın üstüne örttü. İstemsizce yapmıştı. Engel olamadı bu tepkiye. İçindeki acıma duygusu muydu? Dudaklarını sırtından ayırdığında, tekrar bir öpücük kondurdu başka bir yara izine. Gözleri yanıyordu. Dudaklarını geri çekip alnını çocuğun geniş sırtına dayadı ve gözyaşlarını artık tutamaz halde saldı. Çako, sırtında hissettiği öpücükle beyninden vurulmuşa döndü. Hissettiği nasıl bir çileydi. Bütün hücreleri ürperdi. Bu temas, bu öpücük, kanının deli gibi akmasına sebep oluyordu. Dudaklarını ısırdı. Bu kız, ona ne yapıyordu. Ece gibi neden sormamıştı ne olduğunu? Asuman, yaraların sebebini sormadan, bu yaraları sarmaya, iyileştirmeye çalışıyordu. Bir hamleyle arkasını döndüğünde, onun ağladığını gördü. Şaşırdı. Bu kız kendisine mi akıtıyordu bu gözyaşlarını? Bu nasıl değerli bir şeydi... Elleriyle yanaklarını sildi karşısındaki kızın. Eğildi. O an tek yapmak istediği şeyi yaptı. Kızın dudaklarını öpmeye başladı. Çileden çıkıyormuş gibi delicesine öptü. Sanki ona yaşattığı şu kısa süreli güzel an için teşekkür ediyor gibiydi. Kızın akıttığı bu gözyaşları bu zamana kadar ona verilen en güzel hediyeydi. Ve de en değerlisi. Bu zamana kadar kimse onun için gözyaşı dökmemişti belki de... Dudakların temasıyla, kalbi kulaklarında büyük bir gürültüyle atıyordu. Bu heyecan o kadar kuvvetliydi ki, teni alev alev yanmaya başladı. Dudaklarını kızdan ayırdığı zaman ikisi de nefes nefese kalmıştı. Birbirlerinin gözlerinin içine baktılar. Deli gibi atan kalplerinin sesinden başka hiçbir şey duymuyorlardı.
devam ediyor 2s önce güncellendi sürücü kursu | texting
@salwent
Okuma
2.32k
Oy
287
Takip
24
Yorum
65
Bölüm
30
sürücü kursuna yazılmak isteyen eslem, bir dolandırıcıya denk gelirse neler olur? alp: bu inat ve hırs hoşuma gitmedi değil umarım sadece bana karşı böyle değilsindir eslem: neyse ne adresi veriyor musun alp: vermiyorum çünkü güzelsin ve ben güzel kızları dolandırmıyorum not: kitabın tüm hakları şahsıma aittir. herhangi bir kopyalama, çalma, alıntılama durumunda yasal işlem başlatılacaktır. bilginize.
devam ediyor 5s önce güncellendi Bataklık Gülleri
@balveca
Okuma
592
Oy
55
Takip
24
Yorum
9
Bölüm
18
İncelikle rivayet edilmiş kutsal kitaptan bir adam cümleler okurdu. Kadın adamı dinler ve iman ederdi. Adamın sözcüklerinin kıyısına köşesine kıvrılır, uyuklardı. "Biraz daha dinlemek istiyorum." Kadın, mahmur sesiyle mırıldandı. Adamın gözlerinden inci taneleri gibi dökülen merhamet, kadının yanaklarındaki çukurda birikmeye başladı; ona kıyamıyordu. "Uykun geliyor, Eslem." Kadın, küçük bir kız çocuğu gibi dudaklarını büktü. Adam, o dudaklara buse kondurdu. Kaderleri, pembe bir alın yazısı gibi gözüküyordu. Fakat kaderlerini yazan kalem tükenmişti. Yarım kalan kaderlerini adam ısrarla yazma çalıştı. "Bu evren ve hayat sen varsın diye var. Eğer yoksan yok." Kadın bir aynayla anlaştı; ruhunu sattı. Adam, açık artırmaya çıkmış bu ruhun peşine düştü. İşte bu noktada kaleme mürekkep doldurdu. Yazdı... Yazdı... Ve kadını sevdi.
devam ediyor 9s önce güncellendi VEDA BUSESİ
@mutlusonlarinyazar
Okuma
47
Oy
22
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
13
Aşk zirveye oynar... Ortalama aşk yoktur! Ya kal ya da git... Arada bırakma bizi... Ya sev ya terk et... Kalbimi bulandırma benim... Ya güven tut elimi, İnanmıyorsan kapıları kapat çık git... Böyle arafta sallandırma kalbimi... Güvenle yıkım arasında kalan bir aşk... Tutku ile aşkın arasında yaşanan savaş... Ve iki güzel masal gibi sevda...
tamamlandı 17s önce tamamlandı Kül Çiçeği
@litvibes353
Okuma
4
Oy
2
Takip
1
Yorum
5
Bölüm
1
Hayat bazen tek bir gecede, tek bir yalanla darmadağın olur... Açelya’nın tüm dünyası, sevdiği adam tarafından terk edilmesi ve aynı gece annesini kaybetmesiyle kül olur. Ancak bu acının içinde, bir mucizeye dönüşmeye aday, ama karanlık bir sırrı da beraberinde taşıyan bir bebek yeşermeye başlar. Korhan’ın geçmişindeki hataları telafi etme çabası ve Açelya’ya karşı duyduğu o tanıdık ama bir o kadar da yabancı "sahip çıkma" isteği, ikisini de uçurumun kenarına sürükleyecek. Bu hikaye, küllerinden doğan bir çiçek mi yoksa yeni bir yıkım mı getirecek? "Açelya, o gün o odada sadece annesini değil, kendi ruhunu da o soğuk yatağın üzerinde bıraktı... Ta ki Korhan’ın karanlığına çarpan o ilk bebeğin sesine kadar."
devam ediyor 20s önce güncellendi Karanlıkta Çekilen
@eyciste
Okuma
8.6k
Oy
760
Takip
115
Yorum
623
Bölüm
36
Defile salonu, büyüleyici bir ışıltı içinde kaybolmuştu. Podyumun başında, yüksek sesle çalan müzikle birlikte modellerin adımları yankılanıyordu. Ama bir anda ışıklar Tamar`a odaklandı. O an, bir nefeslik sessizlik oldu ve hemen ardından flaşlar patlamaya başladı. Tamar, podyuma ilk adımını attığında, salon bir anda çılgınca heyecanlandı. Kameralar ardı ardına çekim yaparken, herkesin gözleri onun üzerindeydi. Altın rengindeki elbisesi, ışıklarla adeta parlıyordu. Her adımında zarafetiyle bütün salonu büyüleyen Tamar, topuklarının şık sesiyle her adımda gücünü ve özgüvenini sergiliyordu. Flaşlar, salonu aydınlatan bir ışık seline dönüşürken, Tamar’ın içi biraz karıştı. Bu kalabalık, bu gözler, hep ona bakıyordu ama o, gözlerini sadece podyumun sonuna odaklamıştı. Kapanışa yaklaşırken, bir an bir şey hissetti. Bir bakış, bir duruş… Gözleri podyumun sonundaki adamla kesişti. Vasil, ışıkların arasında, tüm kalabalığın içinden Tamar’a odaklanmıştı. Gözleri ona kilitlenmişti, bir şeyler vardı, bir çekim… Tamar’ın her hareketi, her zarif adımı, onun içindeki gizli merakı uyandırıyordu. Ama Tamar, sadece podyumu tamamlamaya odaklanmıştı. Defilenin sonunda, Tamar podyumu terk ederken, hala arkasında kalan bakışları hissediyordu. Her adımda, o bakışların ona olan etkisi, Tamar’ı huzursuz etti. O an, yalnızca bir model değildi; o, geçmişin ve geleceğin kesişim noktasıydı.
devam ediyor 1g önce güncellendi YANLIŞ KOMUTAN(+1&)
@golgeprenses._
Okuma
1.37k
Oy
224
Takip
48
Yorum
177
Bölüm
7
Evlendirilmek istenilen komutan yerine başka bir komutana yazarsa ne olur?
devam ediyor 1g önce güncellendi PATRONUM
@elcinkaraatli2024
Okuma
11.91k
Oy
762
Takip
119
Yorum
81
Bölüm
24
Solen, bir yayınevinde editörlük yapan genç ve güzel bir kadındır. Bir gün şirketin genç, yakışıklı ve bir o kadar da gizemli Türk asıllı yabancı bir adam tarafından satın alındığını öğrenir. İşte her şey o zaman değişmeye başlar. Chris ve Solen arasında filizlenen aşkın sonuçlarını merak ediyorsanız kitaba göz atmanızı öneririm.
devam ediyor 1g önce güncellendi ADELVEN-KARANLIĞA DOĞAN
@orendaninatesi
Okuma
8
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
6
Salona girdiğimde tüm yüzler bana döndü.Bazıları şaşkın hareleri ile bu kadar önemli bir toplantıyı neden bozduğumu düşünüyor,bazıları ise zaten böyle birşeyin olacağından haberdar oldukları için sessizce yapacağım hamleleri bekliyordu.Kimse ses çıkarmaya cüret etmiyordu. Masada oturan yüzlere teker teker bakarken bir yandan da baş köşesinde oturmuş ve arkası bana dönük Genel Başkan Vekil Hazarden`e doğru yürümeye başladım.Arkasını dönüp bir kere bile bakmamıştı.Aramızdaki mesafe sıfırlandığında,yavaşca eğilerek kulağına fısıldadım. "Ops, sei stato beccato!"İ İrkilmiş,bir kaç saniye yakalanma`nın verdiği korkuyu tatmış, yavaş yavaş titrmeye başlamıştı.Bunu ben hariç kimse göremiyor ve hissedemiyordu.İnsanların üzerinde bıraktığım etkiyi görmek oldukça hoşuma gidiyordu.Kuyumu kazmak ne demek birazdan öğrenecekti.Dudaklarım bu görüntü karşısında yavaşça iki yana kıvrıldı. Dudağımdaki sırıtış ile birlikte irislerimi diğer baş köşede oturmuş beni izleyen boş harlere çevirdim. Baransel Ferhunzade,kaşları belli belirsiz çatılmıştı.Kemikli yüzü kasılmıştı.Koyu kahverengi gözleri ne kadar boş bakıyor olsa da bu yaptıklarım onu bir hayli şaşırtmıştı.Gözleri önce kırmızı ruj ile boyanmış dudaklarıma kaydı,yüzümün her zerresini dikkatle izledi.Bakışlarımı ifadesiz,boş bakan harelerden çekip,gözlerimi titreyen bedene çevirdim.Kimse`den çıt çıkmıyordu.Ölüm sessizliği bu olsa gerekti.Parmaklarım yavaşça önümdeki korkak bedenin şah damarına dokundu.Orada akan kanı hissetti,bu his çok hoştu.Hamlem karşısında elimin altında ki beden transa girmiş gibi dondu kaldı.Alt dudağımı dişlerimin arasına aldım ve uzun manikürlü tırnaklarımı titreyen damara bastırdım.Ve bombanın pimini çekmiş bulundum. Kurgu bana aittir.Herhangi bir kopyalama durumunda yasal işleme başvurulacaktır.
devam ediyor 1g önce güncellendi ROSALIND
@puregolddes
Okuma
231
Oy
103
Takip
7
Yorum
77
Bölüm
11
Bir gül kadar zarif… Bir diken kadar ölümcül. ~~ Rosalind Draeven, yaşadığı acı dolu hayata rağmen babasının ihanetiyle asılarak ölüme terk edildi. Ancak bir bilinmezlik vardı ki; nefretin toprağı onu öldürmek için savaşırken, kehanetin altın yazısı kalbini tekrar uyandırmıştı. Kanının lanetiyle hikâyesini baştan yazmak için küllerinden doğan Rosalind artık eskisi gibi değildi. Geçmişe dönen bu genç kadın, aynı hataları tekrar etmeyecek; karanlığın bizzat kendisi olacaktı. Ablasını kendi zindanına kilitleyecek, düşmanının gelini olarak hanedanının mezarını kendi elleriyle kazıyacaktı. Ama beklemediği tek şey, evlendiği düşmanının kalbinde kendi kırık parçalarını bulmasıydı. Aralarındaki nefret zamanla tutkuya, kin yavaşça aşka dönüşecekti. Ve bu aşk, her şeye rağmen yeniden kurduğu kaderin en kanlı savaşı olacaktı. Rosalind; yalnızca intikamını değil, kalbini de fethedecekti. ~~ “Geçmiş, kalbin yaralarıyla anıldığında… O topraklarda artık sadece nefret yeşerir.”
devam ediyor 1g önce güncellendi 90+3'te Sen
@dlnrrrr
Okuma
216
Oy
32
Takip
5
Yorum
4
Bölüm
12
Aras Demir için hayat doksan dakikalık maçlardan ibaretti. Kazandıkça alkışlanan, kaybettikçe yalnızlaşan bir yıldızdı. Lina Yalçın için futbol; gürültü, kalabalık ve yarım kalan cümleler demekti. Geçmişiyle arasına kalın duvarlar örmüş, mesafeyi güven sanmıştı. Bir kulüp koridorunda yolları kesiştiğinde, ikisi de bunun sadece geçici bir karşılaşma olduğunu sandı. Oysa bazı duygular, kurallara sığmazdı. Bazı aşklar, tam bitti denilen anda başlardı. Basın, yasaklar ve suskunluk arasında sıkışan bu hikâyede, kalpler uzatma dakikalarına kaldı. 90+3’te Sen, kaybettiğini sandığın anda gelen bir aşkın, son düdükten sonra bile devam eden hikâyesi.
devam ediyor 2g önce güncellendi Mavi Vatan’nın Gölgeleri
@iremzz
Okuma
5
Oy
1
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Zeynep Kartal İzmir`de babasının baskısından kaçıp öğretmenlik yapmak için atandığı bu şehirde hayatı gayet sakindi. Ta ki o komutanla Yavuz Akalp`le tanışıp hayatı altüst olana kadar... Kendini bir anda silahların, çatışmaların ortasında bulur. Onu korumayı kendine görev edinen kişi ise sert mizacı, keskin dili ve sarsılmaz disipliniyle tanınan bir SAT komandosu: Üsteğmen Yavuz Akalp. Başta sadece bir görev gibi görünen bu yakınlık, zamanla ikisi için de daha karmaşık bir hâl alır. Tehlike her adımda peşlerindeyken, güven ve mesafe arasında kurdukları o ince denge giderek kırılmaya başlar. Bir yanda ülkeyi hedef alan büyük bir plan, diğer yanda inkâr edilen duygular... Kuralların, sınırların ve gururun ortasında sorulması gereken tek bir soru kalır: Bazen kalbi korumak mı daha zordur, yoksa birini gerçekten sevmek mi?
devam ediyor 2g önce güncellendi ANLAŞMALI EVLİLİK
@perimia
Okuma
63.87k
Oy
3.8k
Takip
341
Yorum
1.13k
Bölüm
63
Bir imza, iki ayrı yabancıyı tek bir çatı altında birleştirdi. Bir anlaşma ile başlayan evlilikleri, zamanla en büyük sınavlarına dönüştü. Çünkü yatak odasının duvarları, hiçbir anlaşmayı tanımadı. Bir bakış ve bir dokunuş bütün sınırları yok etti. Leyla Öztay`ın ve Rüzgar Sancaktar`ın hikayesine hoşgeldiniz.
devam ediyor 2g önce güncellendi Gecenin Kaderi
@242_outhere
Okuma
2
Oy
1
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
5
Liora Whitely yalnız yaşamaya alışmıştı. Buzun üzerinde kusursuz, hayatında ise sessiz ve dikkatliydi. Ama bazı geceler, kader insanı bulur. Şehrin karanlık sokaklarında gizlenen varlıklar vardır. Unutulmuş güçler. Liora’nın sahip olduğu güç ise sandığından çok daha tehlikelidir. Çünkü bazı sırlar yüzyıllarca gömülü kalır. Ve bazı kaderler… geceyle yazılır. Ilya Trusova bunu herkesten iyi biliyordu. Ama bir şeyi bilmiyordu. Liora’nın hayatına girdiği anda hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını.
devam ediyor 2g önce güncellendi Mafyanın aşkı
@handan12345
Okuma
976
Oy
64
Takip
21
Yorum
29
Bölüm
10
Baban yüzünden bir mafyaya nasılmı Tutsak olabilirsin...
devam ediyor 2g önce güncellendi DÖNÜŞÜM
@b.wolf
Okuma
160
Oy
35
Takip
3
Yorum
6
Bölüm
14
Tırtılın siyah kelebeğe dönüşüm hikayesi.... * Sevdiği adamın kendisini sevmesi için kızın kendini bambaşka birine dönüştürmesini anlatan karanlık romantizm konulu hikayedir. * Yalnız kız bu dönüşümü tek başıma tamamlayamaz. Ona yardım etmesi için okulun en tehlikeli çocuğundan kendisine yardım etmesini ister. Bakalım neler olacak....
devam ediyor 3g önce güncellendi Cezai Aşk
@savci777
Okuma
56
Oy
29
Takip
4
Yorum
14
Bölüm
8
İki katilin aşkı
devam ediyor 3g önce güncellendi İhanetin Oyunları
@meisimsiii
Okuma
1.98k
Oy
1.54k
Takip
9
Yorum
1.58k
Bölüm
32
"Geçmişin kanı geleceği kirletir " Lüks ve ihtişamın ardında saklanan karanlık sırlar, aşk ve ihanetin harmanladığı bir oyun
devam ediyor 3g önce güncellendi YİTİRİLMİŞ
@sonsuzluksb
Okuma
4.57k
Oy
397
Takip
51
Yorum
505
Bölüm
30
Hafızasını kaybetmiş bir kadın gözlerini ormanda açar. Yabancı bir adamın özel mülkünün sınırları içerisindedir. Onu buraya getiren kaybettiği zihni midir yoksa yabancı adam aslında yabancı değil midir? "Her insan, onu tanıdığın zamandaki senden ibarettir."
devam ediyor 3g önce güncellendi Aşkın Mavi Hareleri
@nese_kaynagibiri
Okuma
96
Oy
24
Takip
6
Yorum
34
Bölüm
4
ESKİ ZORBAM PATRONUM MU kitabıdır!!!! Düzenlerek yayınlanıyor, en baştan başlamanız önerilir. 1. Kişi anlatımından yazılmıştır, lise bölümleri artmıştır, mizah bulunur ve sonlara doğru biraz texting vardır. Kötü sonlu olmadığı için korkusuz okunabilir. Ters köşe çokk fazla var ona göre he. (Çok resmi konuştum) Lisenin bir günü çantasından telefon çıkaracak diye dağ ayısının biriyle çarpışan Deniz, o günden sonra adam gibi okula gidip gelemez. Yağız Efe Önder ise ona âşık olmuştur. Ama beklenmeyecek bir hata, aralarına 5 senelik büyük bir mesafe koyar. 5 sene geçip gittiğinde, Deniz İstanbul`a tekrar gelir ve Yağız`ı patronu olarak bulur.
devam ediyor 3g önce güncellendi Malkoçoğlu
@useeer55
Okuma
55.65k
Oy
4.29k
Takip
331
Yorum
1.39k
Bölüm
61
Kendi halinde yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Kayra bir gün fazla miktarda paraya ihtiyacı olduğu için ek iş aramaya başlar.Arkadaşı sayesinde bulduğu tekerlekli sandalyeye bağlı bir adamın bakımını üstlenme işini başta kabul etmez fakat sonra kararı değişir. Bakacağı adam yani Doğan önceki nişanlısı yüzünden kadınlara güveni olmayan ketum bir iş adamıdır. Kader yine de ağlarını örer ve onları bir araya getirir. Peki onlar bir arada kalmayı başarabilecekler midir? "Benimle hiç konuşmayacak mısınız?" Yüzünde herhangi bir duygu belirtisi yoktu."Pekâlâ bende kendi kendime konuşurum.Yapmadığım şey değil sonuçta" yine tepki vermedi.Hep yaptığı gibi sadece yüzüme baktı.
devam ediyor 2g önce güncellendi LAVİNİA
@thellotus
Okuma
6
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Patroniçe Serisi III. Kitap ⚜️ İçeceğini içerken, "Bunu tatmalısın," dedi, benimle sohbet etmeyi amaçlayarak. Pamir Alp, "Bu dünyada cehennemle tanıştıracağım o iti." dediğinde, içtiğim limonlu soda neredeyse boğazımda kalacaktı. Hamza, beklemediğim bir ilgiyle, "Helal helal, iyi misin Yenge?" diye sorduğunda, girdiğim öksürük krizine bir yenisi daha eklendi. Yenge mi? Öksürmekten yaşaran gözlerime elimle hava yaparken ona döndüm ve hayret içinde, "Benimle mi konuşuyorsun?" diye sordum, hitap şeklinden dolayı onu sorgulayarak. Pamir Alp sırtıma hafifçe (!) birkaç kez vurdu ve saçlarımın arasına fısıltıyla, "Heyecandan boğuluyordun az kalsın, karıcığım." dediğinde, kaskatı kesildim. Karıcığım? Yapay bir kahkahayla, "Heyecandan dilimi yutacaktım az kalsın." dedim, son sözlerimi bastırarak söyleyerek. Tuğçe ikimize şüpheyle bakarken Hamza`ya döndüm. "Hamza?" "Evet, Yenge?" "Yengen kadar başına taş düşsün, Hamza." dedim sinirle. Hâlâ bana yenge diyordu. Tuğçe bu söylediğime çekinmeden gülerken başımı bıkkınlıkla iki yana salladım ve, "Hâlâ susuyorsun!" deyip, öfkeyle Pamir Alp`e döndüm. Evden çıkmadan önce de böyle yapmıştı. Konu biz olunca susup sadece dinliyordu. Şaşkınca, "Ben ne dedim şimdi?" dediğinde, sertçe soludum. "Bana Yenge diyor ve sen ağzını açıp ona hiçbir şey söylemiyorsun!" dedim, homurdanarak. Bana gelince `bak kızım biz düşmanız` bla bla demeyi biliyordu ama! Hamza`ya kısa bir bakış atıp tekrardan bana döndü ve sinsice kıvrılan dudaklarıyla, "Çocuk, bizi yakıştırmış ne diyeyim şimdi?" deyip, rahat bir tavırla konuştu. Ağzım neredeyse bir karış açılırken öfkeden deliye dönmek üzereydim. Yakıştırmışmış! Tembihledim demiyor da yakıştırmış diyor. Benimle dalga mı geçiyordu? "Sa-" diyordum ki, içeceğimi önümden alıp -benim içtiğim tarafından- dudaklarına yaslayıp yudumlamasıyla beni zahmetsizce susturmayı başardı. • Devam kitabıdır.
Loading...