tamamlandı 1h önce tamamlandı
oluyor
@tayfunmektup
Okuma
40
Oy
8
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
125
ANLATI DİL ÖNCESİ - ANLAM SONRADAN GELİYOR
OLUYOR, din, bilinç, ölüm, dil, insanlık hafızası, varlık ve anlam üretimi çevresinde ilerleyen deneysel-felsefi bir düzyazı eseridir.
Romanın olay örgüsünü, klasik denemenin açıklayıcı yapısını ya da kişisel gelişim metinlerinin yöntem ve öğreti dilini kullanmaz. Bunun yerine tekrar, hitap, yaratılış, kıyamet, dua, ses ve ritüel gibi kadim anlatı biçimlerini çağdaş insanın bilinç, kimlik, ölüm, teknoloji, inanç ve hakikat sorunlarıyla karşı karşıya getirir.
Metnin temel meselelerinden biri dildir: Anlamın dile nasıl dönüştüğü, sözcüklerin insanın gerçeklikle kurduğu ilişkiyi nasıl biçimlendirdiği ve insanın ürettiği kavramların zamanla kimliklere, inançlara, sistemlere ve ayrımlara nasıl dönüştüğü kitap boyunca farklı katmanlarda yeniden ele alınır.
İnsanlığın ortak kültürel ve dinsel hafızası da metnin ana damarlarından biridir. Musa, İbrahim, İsa, Muhammed, Nuh ve Siddhartha gibi figürlerden kadim uygarlıklara; modern düşünceden teknolojiye, ölüm fikrinden bilince kadar farklı dönem ve kavramlar aynı anlatı alanında buluşur.
OLUYOR zaman zaman mezmurumsu, litürjik ve apokaliptik bir söyleyiş kullanır.
Ancak eser bir kutsal kitap, dini öğreti ya da yeni bir inanç sistemi iddiası taşımaz.
Aksine insanın rehber, otorite, kimlik ve mutlak hakikat üretme eğilimini de sorgular.
Biçimsel olarak tekrarlar, kelime kırılmaları, ses oyunları, tipografik kesintiler, işaretler ve doğrudan “İNSAN” hitabı metnin asli parçalarıdır. Bu unsurlar redaksiyon kusuru değil, metnin anlam ve ritim üretme yöntemidir.
Kitap okuru yalnızca doğrusal biçimde ilerlemeye değil; bazı sözcüklere ve bölümlere geri dönmeye, tekrar okumaya ve anlamın okuma sırasında nasıl değiştiğini izlemeye çağırır.
Bu nedenle “İzle”, metin boyunca hem bir sözcük hem de OLUYOR’un temel okuma hareketlerinden biri olarak yer alır.
Neden Okumalısın?
Kitabı Neden Okumalısın?
OLUYOR’un tekrarları, kelime kırılmaları, noktalama dışı işaretleri, ses oyunları ve tipografik kesintileri redaksiyon eksikliği değil; metnin bilinçli biçimsel yapısının parçalarıdır.
Metin, anlamı yalnız cümle düzeyinde değildir; tekrar, ritim, ses, kelime parçalanması ve görsel kesinti yoluyla da üretir. Bu nedenle bazı sözcükler bilinçli olarak ayrılır, yinelenir veya ses birimlerine kadar çözülür. “İNSAN”a yönelik doğrudan hitaplar, ardışık tekrarlar ve ritmik bloklar da metnin mezmurumsu ve litürjik söyleyişinin parçasıdır.
Dosya aynı zamanda doğrusal, tek okumalık bir yapı önermemektedir.
Metin kendi içinde okuru yeniden okumaya, bir sözcüğe veya bölüme geri dönmeye ve anlamın ikinci ya da üçüncü okumada değişmesini izlemeye çağırır.
“İzle” bu nedenle yalnızca bir kelime değil, kitabın temel okuma hareketlerinden biridir.