[ polis ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 16dk önce güncellendi
BOZ-KIR: BOKSÖR KADIN- ÖZEL KUVVETLER ERKEĞİ
@syavus
Okuma
14
Oy
7
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
4
“Zorlanıyorsan dene, düzelmiyorsa git. Gidişler, dönüşlere sebep olur. Sende en büyük dönüşü gidişinle taçlandır.”
Horasan Sipehsalar Türkiye`den İran’a büyük bir operasyon için görevlendirilir. Ama itibar suikastı sonucu hem çocuğunu hem de eski gücünü kaybeder.
Düşmanları peşini bırakmamıştır ve bebeğini kaçıranlar bir anda kızının yaşadığını söyleyerek onu yıllar sürecek bir kovalamayacaya çeker.
Karısının da işin içinde olduğunu öğrenince intikam hırsı bürür tüm benliğini.
Şimdi bu kimin hayat memat meselesi olmuştur? Horasan karısını affedecek miydi? Kızına kavuşacak mıydı?
Kader bu defa Horasan’ın yüzüne gülecek midir yoksa kaderine tutsak mı olacaktır?
devam ediyor 2s önce güncellendi
MAHREZ
@tezorez
Okuma
7
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Bir zamanlar lise yıllarında birbirlerine aşık olan Eslem ve Şahin son derece cesur kararlar alırlar.Eslem`in ailesi bu duruma şiddetle karşı çıkar ve Şahin`in ailevi durumlarıda ilişkilerini bitirir.Yıllar sonra amansız bir mücadelenin içinde buluşan ikili, bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkındadır.Fakat ikisinin kavuşması zamanla imkansız hale gelen aşıklar; Şahin`in mücadelesi ve Eslem`in acıları arasında sıkışıp kalacaktır.
devam ediyor 8s önce güncellendi
02.17
@begumsuiyy
Okuma
12
Oy
12
Takip
0
Yorum
13
Bölüm
3
"Adalet bazen gecikirdi, ama 02.17 asla sekmezdi."
Zaman, herkes için aynı hızda akmazdı. Bizim için her şey, o puslu karakol odasında, saatin yelkovanı son bir gayretle yerinden oynadığında durdu: 02.17.
Önümde duran ceset bir son değil, yıllar önce üzerine "Kapatıldı" damgası vurulmuş bir geçmişin kanlı bir davetiydi. Mutfak tezgahında bulduğum ve üzerine kendi baş harflerimin kazındığı o not, beni sadece bir katilin peşine düşürmedi; kendi vicdanımın karanlık dehlizlerine geri itti.
Beş kişilik ekibimiz dağılmanın eşiğinde, güven ise en büyük lüksümüzdü. Bu kaosta tutunabildiğim tek el, liderimiz Soykan’ın sarsılmaz güveniydi. O yanımdayken adaletin yerini bulacağına inanıyordum. Ama bilmediğim bir şey vardı: Bazı kapıları açmak için anahtar yetmezdi; bazen o kapının ardındaki karanlığın bizzat kendisine dönüşmeniz gerekirdi.
Ben Serra Aksoy. Ve bu, 02.17’de donmuş bir hayatın, küllerinden yeniden doğma ya da tamamen yanma hikayesi.
devam ediyor 1g önce güncellendi
BORDOYA KARIŞAN AŞK
@pekbiafiliyalnizli
Okuma
23.56k
Oy
2.94k
Takip
278
Yorum
2.1k
Bölüm
38
Şarjörü doldurup atış kulaklığımı taktım. Karşımdaki hedefin kırmızı alanını delik deşik ederken rahatladığımı hissediyordum. Şarjördeki mermi bittiğinde atış kulaklığımı enseme indirip masanın üzerindeki mermilere uzandım.
O sırada kulağıma dolan tok postal sesleri bana kimin geldiğini müjdeliyordu. Bir adamı yürüyüşünden tanıyor olmak garipti.
Üsteğmen hala yanıma gelmemişti, merakla başımı geriye çevirdim. Arkamdaki masaya yaslanmış anlamlandıramadığım bakışlarla beni izliyordu. Bir eli yaslandığı masada, diğer eli de palaskasındaydı. Genelde omzuna asmaktan hoşlanmadığı bordo beresi ise tıpkı benimki gibi omzundaydı.
Başımla kısa bir selam verip önüme döndüm. Tekrar pozisyon alıp hedefime odaklandım. Ben atış yaparken üsteğmen de yanımdaki alana girip atışa başlamıştı. Kavga eder gibiydik o an, kurşun seslerimiz ise sustuğumuz kelimelerimizi ifade ediyordu.
İkimizin de kurşunları bitmişti, bakışlarımız birbirini bulduğunda yine o gizemli karaları karşıladı beni. Ben savaşmaya devam etmek ister gibi mermilere uzattım elimi, ama susmayı da beceremedim işte.
``Yurdunuzu arıyor gibisiniz üsteğmenim, gözleriniz sürekli bir arayışta sanki.``
Ona bir cevap hakkı tanımadan atış yapmaya başladım, silahımın tetiğine basmaya devam ederken yanımdaki adamın da pür dikkat beni izlediğini biliyordum. Son mermime de veda etmiştim.
Başımı çevirdiğimde yine o bakışlara mahkum edildim. Aramızdaki birkaç adımlık mesafeyi sonlandırıp yanıma geldi, elini uzatıp atış kulaklığımı çıkardı. Aramızdaki tek engel o kulaklıkmış gibi biraz daha yaklaştı bana, gözlerime daha yakından baktı.
``Belki de yurdumu bulduğum için sürekli gözlerine bakıyorumdur teğmenim.``
Bordoya boyanırken aşka karışan iki yürekli askerin hikâyesi...
devam ediyor 2g önce güncellendi
YA TUTARSA !
@hayalperestanka
Okuma
9.39k
Oy
1.16k
Takip
121
Yorum
422
Bölüm
23
Eskişehir`den gelen bir Tarih Öğretmeni…
Beste Suerdem.. Hayatındaki tek ciddi ilişki annesinin bastırdığı çeyiz takımıyla sınırlı. Evlilik baskısından kaçarak geldiği İstanbul’da, iki yakın arkadaşıyla birlikte kurduğu bekar evinde hayata sıfırdan başlıyor. Sadece çamaşır makinesini değil, kendi hayatını da yeniden kuruyor.
Ama hayat bu ya, tam “Kendi çağımı başlatıyorum” dediği anda, üst daireye çevik kuvvet kadar çevik ama duygular konusunda yavaş çalışan bir komşu taşınıyor.
“Ya Tutarsa” dediği şey evlilik değil aslında. Bir kadının hem kendini bulma, hem de kahkahalarla kaybolma hikâyesi.
Nasreddin hocanın `ya tutarsa` sözünü hayat felsefesi yapan Beste`nin hikayesine sizlerde hoşgeldiniz❣️
devam ediyor 2g önce güncellendi
KÜLLERİNDEN AYDINLIK
@velor_lamiaa
Okuma
249
Oy
21
Takip
4
Yorum
12
Bölüm
20
Hayat iki çizgi arasındaydı. Doğum ve ölüm. Başlangıç ve bitiş. Arada geçen süreye yaşam denirdi.
Yaşamın hayat olması için iyi şeyler yaşamak gerekirdi. Geriye küllerin kalsa dahi küllerinden doğmak lazımdı.
Küllerinden doğmak anka kuşuna özelse, anka kuşu olmak lazımdı…
Ben küllerinden doğacaktım, küllerin karanlığına karşı aydınlık olacaktım. İçimdeki karanlık karadeliğe rağmen yaşayacaktım.
Hayat buysa, ben seve seve göğüs gerecektim.
Bu da benim karanlığımı aydınlığa çevirme hikayem…
devam ediyor 2g önce güncellendi
İNTİKAMIN SOĞUK YEMEĞİ
@deryanurdem
Okuma
12
Oy
3
Takip
1
Yorum
5
Bölüm
3
---
İntikam Kokusu
Derya Nur Kürkçü
Her şey bir ağlama sesiyle başladı...
Fulya, henüz 12 yaşındayken babasının şehit olduğu haberini aldı. O an kendine bir söz verdi:
"Babamı öldürenleri bulacağım."
Yıllar sonra Fulya, polis olmak için yola çıkar. Bu yol onu, birbirinden farklı ama karanlık sırlarla dolu üç kişiyle tanıştırır:
Defne, korkularının gölgesinde saklanırken...
Deniz, babasından intikam almaya yemin etmiş genç bir savcıdır.
Ve Eren... Fulya`nın hiç tanımadığı ama geçmişin karanlık sayfalarında adı gizlenmiş biri.
Fulya ile Eren`in yolları kesişir, ama ikisi de birbirinin düşmanı olduklarını bilmez.
Ol
Dostluk, sırlar ve intikamın birbirine karıştığı bu hikâyede...
Hiç kimse göründüğü gibi değil.
Ve bazı kokular...
Zamandan silinmez.
devam ediyor 3g önce güncellendi
Bir Güz Mevsimi Geldin
@birharfbekcisi
Okuma
13.31k
Oy
2.14k
Takip
381
Yorum
1000
Bölüm
27
Kaçmak istiyordu. Kendisine yaklaşan kişinin tehlikeli biri olma ihtimaline az önce duyduğu gök gürültüsünden daha fazla korkuyor ve bir an önce kaçmak istiyordu. Ama ellerini yere bastırıp kalkmaya çalıştığında son derece güçsüzleşen bedeninin koşmaya takati kalmadığını anladı.
"Hanımefendi?"
Kulaklarına ulaşan sesin ardından görüş alanına kocaman siyah botlar girdi. Güçlükle ayağa kalkıp başını ağır ağır kaldırdı. Genç bir adam, yağmurda ıslanıp ıslanmadığına aldırmadan endişeli sayılabilecek bir yüz ifadesiyle kendisine bakıyordu. Çatık kaşların altındaki ela gözler, araba farının ışığı altında parlarken; hayatına kabus gibi çöken başka bir adamın mavi gözlerini anımsayıp yeniden yırtıcı bir korkuyla bağırmak istedi. Fakat sanki sesini bile yitirmişti.
Önce genç adamın montundan akıp giden su damlalarına ardından da kendisine tereddütlü adımlarla yaklaşan iri botlarına baktı. Sadece tek bir adım geriye gidebildi. Vücudundaki uyuşukluk artıyor, başında nabız atması gibi zonklayıp duran o ağrı şiddetleniyordu. O, bir adım geriye gider gitmez adamın botları son kez çamura batmış, başka bir adım atmaktan çekinmişti. Duraksayan adımlara bakıp bu adamın kötü biri olmadığına hükmetmek istedi. Ama karşısındaki bir yabancıydı ve ona ne kadar güvenebileceğini; doğrusu güvenip güvenmemesi gerektiğini kestiremiyordu.
devam ediyor 3g önce güncellendi
CANHIRAŞ
@yazar_beratmd
Okuma
10
Oy
2
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Aşk Dediğin Nedirki ?
Gerçekmi , Yalanmı ?
Yoksa , Sevmekmi , İktidarmı ?
Kalbine Mahkum Olanların Hikayesi .
Antep`ten İstanbul`a Uzanan Bir Töre Hikayesi .
Komiser Kız İle Aşiret Ağasının Hikayesi .
devam ediyor 5g önce güncellendi
KANDELEN
@handsimy
Okuma
5.2k
Oy
388
Takip
76
Yorum
596
Bölüm
50
Azat Deniz Erdemir, Türkiye`nin en ünlü deniz katili olarak bilinirken bir anda bilinmeyen bir nedenle teslim olur. Teslim olması Türkiye içerisinde çok ses getirir ve Azat Deniz Erdemir hakkında halk tarafından idam kararı istenir. Konu meclise gider ve meclis idam yerine Azat Deniz Erdemir`e dünyanın en tehlikeli hapishanesi olan Alcatraz Hapishanesi`nde müebbet cezası verir. Halk onun gidişiyle her gün işlenen cinayetlerin durduğunu sanar ama o tam olarak 5 yıl sonra kaldığı hapishaneden kaçmayı başararak Türkiye`ye geri gelir. Bu sırada Türkiye`nin en ünlü deniz katilinin peşinde olan Kardelen Sahra Aktaş, gündüzleri polis olarak görev yaparken geceleri ise deniz katilinin peşine düşer.
Peşindeki interpolle birlikte köşeye sıkışan Azat, Sahra`nın gelişiyle ne yapacak bakalım?
Sen Sahra`da açan bir kardelen;
Ben denizlere ölümü getiren bir kandelen
Sen söyle şimdi olur mu bizden?
KARŞILIKLI OY, YORUM, TAKİP YAPILMAYACAKTIR!!! haberiniz olsun.
devam ediyor 5g önce güncellendi
MAT
@missyazarr
Okuma
8.12k
Oy
440
Takip
47
Yorum
24
Bölüm
39
"Üç haftalık kayboluşun ardından Defne Aydın`ın nasıl, ne şekilde Türkiye`ye döndüğü ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Genç şarkıcının kaçırıldığı mı, yoksa kendi isteğiyle mi ortadan kaybolduğu soruları sosyal medyada gündem oldu. Ünlü ismin, Devran Arıkan ile ne tür bir ilişki yaşadığı ise henüz netlik kazanmış değil..."
.
.
.
Defne Aydın, hayallerini sahne ışıklarıyla büyüten genç bir şarkıcıydı. Hayatında yalnızca iki arkadaşı ve onu seven dinleyicileri vardı. Bir gecede alkışlardan kelepçelere, özgürlükten karanlığa sürüklendi.
Defne Aydın, yabancı bir ülkede alıkonuldu, öldürülmek istendi.
Devran Arıkan. Güçlü, tehlikeli, kaçışı olmayan bir adam. Defne`yi kurtardı ama aynı zamanda onu kendine bağladı. O bir kurtarıcı mıydı, yoksa hayatına giren en büyük felaket mi?
Bu, minnetle başlayan bir yakınlık. Korkuyla büyüyen bir tutku. Ve gitmek istedikçe daha çok çekildiği bir aşktı.
Devran onun kalkanıydı. Ama aynı zamanda kafesiydi.
Ve aralarında, her nefeste hissedilen bir gölge vardı: Akdeniz belası.
Bu hikâyede aşk, güven kadar tehlikeli.
devam ediyor 6g önce güncellendi
Katilimi Tanıyorum
@sarsfarah_
Okuma
137
Oy
20
Takip
17
Yorum
3
Bölüm
8
"Birbirimizi kurtaramadığımız her anda biraz daha öldürdük."
Psikiyatrist Mihra Aksa Erguvan, mesleğine tutkuyla bağlı, sakin ve kontrollü bir kadındır. Ancak üç aydır seanslarına düzenli olarak gelen genç danışanı Kübra Yılmaz, bir sabah ormanın derinliklerinde cansız bulunur. Bu ölüm, sadece bir vakayı değil, Mihra`nın hayatındaki en kırılgan dengeleri de paramparça eder.
Olayın başına atanan Savcı Vural Sipahi, doğruların peşinde inatla yürüyen bir adamdır. Adalet onun için bir inançtır. Fakat bu dava, onu geçmişin tozlu sayfalarına, çocukluğunun karanlık sokaklarına sürükleyecektir. Çünkü kader, yıllar önce yolları ayrılan iki insanı; Mihra ve Vural`ı yeniden karşı karşıya getirir.
devam ediyor 1h önce güncellendi
GEÇMİŞİN İZLERİ
@iklimows
Okuma
6
Oy
4
Takip
0
Yorum
31
Bölüm
1
Kardeşinden hatıra kalan tek şey bir dilek olduğu için polis olan Sonay Duman, yalnızlığın derinlerindeki o kadındı. Ne bir mutluluk ne bir sevinç... Bütün olumsuz duygulara sahipti. Ancak tek bir günle bütün hayatı değişti. Hayat sadece hayatta kalmak için olan bir yer değildi. Hayat mutlu olmak içindi.
tamamlandı 1h önce tamamlandı
Ayrılsak Ölürüz Biz Texting
@sevipgidenbirisiii
Okuma
27.87k
Oy
1.13k
Takip
228
Yorum
201
Bölüm
39
Yaren, Komutan Akın`ı mesleği yüzünden bırakır. Yaren bu duruma daha sonradan pişman olsa da geri dönmek ister. Ve Akın` a mesaj atar.
Devamını hadi gelin birlikte okuyalım.
Siz: Ayrılsak ölürüz biz.
Siz: Bir bedende bütünüz biz.
Siz: Ellerde ölürüz biz.
Siz: Yok dokunduğun her yerim acıyor şimdi.
Siz: Gidemezsin ki, gidemezsin ki.
Siz: Biliyorum deli gibi sevdin.
Siz: Ayrılalım artık diyemezsin ki, diyemezsin ki.
053**: Sen kendin gitmeyi tercih ettin.
053**: Ben her şeye rağmen sana kal dedim.
Siz: Hatırlar mısın?
Siz: Bu şarkı bizim şarkımızdı.
Siz: Senden sonra bir daha bu şarkıyı dinleyemedim.
Siz: Dinlemeyi geç.
Siz: Şarkıyı duyduğumda seni hatırlamamak için kuytu köşe bir yere geçip ağlıyordum.
053**: Sahi, söylesene.
053**: Ağlamak unutmak için çözüm niteliğinde mi?
053**: Eğer öyleyse gittiğinde benim senin için döktüğüm gözyaşları neydi?
devam ediyor 2h önce güncellendi
KALBİM ATTIĞI SÜRECE
@ozlemyildiz100
Okuma
2.07k
Oy
288
Takip
13
Yorum
9
Bölüm
46
Aşka inanmayan bir adamı inandırmak kolay mıydı?
Peki ya aşktan korkan bir kadını cesaretlendirmek…
Defne ve Levent’in aşkı yanlış anlaşılmalar arasında sıkışmış, kıskançlık ve öfkenin ördüğü duvarlarla sarılmıştı.
Yine de gerçek bir aşk için her zaman çıkış vardı…
Levent geçmişinden yaralı kalbini, çelik zırhların arkasına saklamıştı, ama Defne’nin zarif ruhunun çatlaklarından içeri sızmasını engelleyememişti.
Defne ise Levent’in ateşinden köşe bucak kaçmış, ama saklanamamıştı.
Bu bir adamın masumiyeti bulması, bir kadınınsa gerçek aşkı tanımasının hikayesi…
Bu sıradan bir aşk hikayesi değil kitabın sonuna geldiğinizde kalbiniz Defne ve Levent’in aşkında kalacak...
devam ediyor 2h önce güncellendi
DOLUNAYIN VECHİ
@bayanclara
Okuma
4.37k
Oy
538
Takip
108
Yorum
113
Bölüm
62
Geçmişinde büyük bir sırrın olduğuna inanan ama hatırlayamadığı için bunu ispatlayamayan genç bir kadın...
Yaşadığı ihanetten sonra ailesinden başka herkese gönlünün kapılarını kapatan, kendini yalnızca işine adayan genç bir adam...
Ve DOLUNAY...
Her şey dolunaylı bir gecede başlamıştı.
Dolunaylı bir gecede devam etmişti.
Ama dolunaylı bir gecede son bulmayacaktı.
Çünkü kader buna izin vermeyecekti.
Genç kadın, var olduğuna inandığı sırrı açığa çıkarmak için çok fazla beklemişti. Ancak ansızın masasında bulduğu not, daha fazla beklemeyeceğinin kanıtıydı.
Artık yola çıkma zamanıydı. Hem de hiç tanımadığı genç bir adamla beraber.
devam ediyor 2h önce güncellendi
GİRİFT (Gerçek ailem)
@kafadenizz
Okuma
12k
Oy
870
Takip
272
Yorum
82
Bölüm
27
"Bekle ! " dedi yüksek sesiyle arkamdan.
Odadan çıkmış ve nereye gittiğimi bilmeden koşuyordum.
Koridor boyunca, bir sürü Odalar vardı ama odalardan birine girersem, beni orada kolayca bulacağını bildiğimden dolayı, kendimi hiç riske atmadan direkt merdivenlere doğru yöneldim.
Bir ara merakıma yenik düşerek Arkama baktığımda onun çatık kaşları ve sinirli gözleriyle karşılaştım.
Ben telaş içinde hareket ederken, o ise benim aksime `Seri katil` edası ile yavaş ve emin adımlarıyla hareket ediyordu.
Ne yalan söyleyeyim! Bu hareketleri benim daha da gerilmemi sağlıyordu...
Aramızdaki mesafeyi arttırmak amaçlı daha da Hızlınarak bir hışımla merdivenleri indim. Önüme kocaman bir salon çıkınca etrafımı incelemeye başlamıştım. Ben sağa sola bakarak, Nereye gideceğimi düşünürken. O ise Merdivenlerin başına gelmiş ve hiç eksilmeyen öfkesiyle bana bakıyordu...
İleriye doğru bir adım atmıştım ki gür sesiyle adımım öylece havada kalmıştı.
"Sakın! Bir adım daha atayım deme! Bekle orada !" Dedi sinirle.
Emir vermesi sinirlerimi bozmuştu ama onu dinleyerek yerimde kaldım. O ise sözünü dinlemiş olduğumu görünce, yüzündeki sinir biraz olsun azalmıştı. Gözlerini benden ayırmadan Merdivenleri inmeye başlayınca, hızlıca onun tersine doğru koşmaya başladım. O arkamdan bağırsa da onu umursamadan Önüme gelen ilk yere girince olduğum yerde kalmıştım. Şansıma...
Geldiğim yer mutfaktı... Sıkıntı mutfak olması değildi! sıkıntı yemek masasında oturanlardı! yağmurdan kaçarken doluya tutulmak bu olsa gerek.
Arkamdan birisi yakamı sertçe yakalayınca yerimde hoplamıştım.
"Nereye kaçıyordun minik fare ?"