[ Romantik Gerilim ] - Kitap Listesi
devam ediyor 1g önce güncellendi Bir Kurşun İki Vurgun
@simaara
Okuma
7.37k
Oy
716
Takip
125
Yorum
109
Bölüm
22
❝Sanrılardan ibaretti sanki bütün yaşananlar... Boğazıma oturan o koca yumru, elimden kayıp giden, bir daha da sahip olamayacağım hayallerim, hayatımdı sanki... Ağlayamadım. Bağıramadım. Durduramadım. 26 yıllık yaşamımın, 7 yılında adım atmadığım şehirde, onun tarafından bir başıma bırakılmıştım. Son umudumda da dalından acımasızca koparılıp alınmış gibi hissediyordum... Varlığımdan nefret eden insanlarla doluydu etrafım. Kaçmak isteyip, kaçamadığım bir labirentin içimdeydim sadece. Karanlık yolumu aydınlatan tek bir mumum vardı. Cılız ateşi bir sağa, bir sola savrulurken, koşmam için umut olmuştu bana... Yoktu. Artık o da yoktu. Karanlığın ortasında bir başımaydım. "Sözler hiçbir zaman tutulmaz anne... tutulmaz. Dedim sana. Ben ne sevmeyi hak ediyorum, ne de sevilmeyi. O gün... o gün ölmesi gereken bendim. Bendim." Ucunda oturduğum kayalara içindeki nefreti döküyormuş gibi çarpan o hırçın dalgalar, sanki sesim olmaya çalışıyordu. Gök gürledi. Bulutlar ağladı... Göğsüme ince bir sızı yayıldı. "Beni sevdiğine inanmamıştım zaten..." Titreyen dudaklarımı zapt etmeye çalışırken, gözlerimi karşımdaki hırçın denize çevirdim. "...şayet sen bile sevmekten vazgeçtin." Karadeniz acımasızdı. Aldığını vermez, verdiğini de acımadan ellerinin arasından alırdı... sonra elinde avucunda bir şey kalmazdı. Almıştı. Hepsini ellerimin arasından çekip almıştı. Ben Güneş. Kolu kanadı acımadan koparılan, omuzlarına tonlarca yük konulan kadın.❞ 🌑 0 4 /0 3 /2 0 2 4 ALINMASI, KOPYALANMASI VE ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR 🖇 Written by: simaara 🪶
devam ediyor 1g önce güncellendi Kuzey Limanı (Artı on sekiz)
@lyrdaas
Okuma
6.6k
Oy
315
Takip
59
Yorum
739
Bölüm
21
Soğuk bakışlı bir adam… Fırtınaların ortasında savrulan genç bir kadın… Ve kaderin onları aynı kıyıya sürüklemesi. Liman Savar, hukuk fakültesinde okuyan sıradan bir öğrenciydi. Ta ki babasının karanlık bir mafya babasına borçlandığını öğrenene kadar. Borcun bedeli, imzalanmış bir senet değil; kızının hayatıydı. Tam da o anda karşısına çıktı Kuzey Arvas. Küllü buz mavisi gözleri, buz gibi duruşu ve kimseye yaklaşmayan tavrıyla soğuk bir CEO. Ama Kuzey sadece iş dünyasının güçlü bir ismi değildi; karanlık sırları, geçmişin gölgeleri ve tehlikeli bağları vardı. Bir yanda onu borcun karşılığı olarak isteyen mafya… Bir yanda istemeden de olsa Liman’ı koruyan, ama aynı zamanda en çok korkması gereken adam Kuzey. Okyanusun ortasında bir fırtına gibi, iki yabancının yolu aynı limanda kesişti. Ama her liman güvenli değildir… Bazen en tehlikeli yer, kalbin sığındığı yerdir.
devam ediyor 1g önce güncellendi İsim bulamadım. Yardımcı olursanız sevinirim.
@lisa04
Okuma
61
Oy
8
Takip
1
Yorum
6
Bölüm
8
İlk kitabım ve pek tecrübem yok. Eğer okunursa her gün bölüm gelecek. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.
devam ediyor 1g önce güncellendi Günlük Sayfası
@elffwxq
Okuma
41
Oy
23
Takip
5
Yorum
11
Bölüm
5
"Günlükler yalan söylemez.. insanlar söyler. Sadece kitaplara ağlarım, insanlara değil..." Alt tarafı, restoranda birini gördüm. Ne olabilir ki? -Kesit- "Bana neden hiç bir şeyini anlatmıyorsun da, bu eski deftere yazıyorsun?" Defteri göğsüme bastırdım " Gözler gördüklerini yansıtır, defterler ise gizlediklerini. Ben insanlara değil, sadece sayfalara teslim olurum"
devam ediyor 1g önce güncellendi Toprağın kanunu
@betulberra
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Biri şehirden hayalleriyle geldi, diğeri köyünde hayallerine veda etti. Töre onlara tek bir seçenek sundu: Ya ölüm, ya düğün. Baran ve Zilan’ın hikayesi, bir aşk masalı değil; köhnemiş kurallara karşı verilen onurlu bir savaşın öyküsüdür. Adaleti arayan bir adam ve boyun eğmeyen bir kadının, kaderi yeniden yazma çabasına tanık olacaksınız.
devam ediyor 2g önce güncellendi İNTİKAMIN ATEŞ'İ
@panzehirinizz
Okuma
980
Oy
353
Takip
30
Yorum
1.33k
Bölüm
22
İntikama bürünmüş gözler, yeniden aşka açılabilir mi? Aşk sandığımız bir gerçeğin ardında, hangi yalanlar saklıdır? Ateş sadece yakar mı, yoksa bir gün kendisi de yanar mı? Peki bir deniz ne zaman dalgalanır? Sessiz kaldığında mı, yoksa artık susamadığında mı? Bu hikâyede tarafsız kalamazsın. Bir seçim yapmak zorundasın. Ya ateş gibi yakıp, sonra kendi alevlerinde kül olacaksın… Ya da deniz gibi sönüp, ardından dalgalarınla her şeyi yerle bir edeceksin. Ama şunu unutma: Seçtiğin taraf ne olursa olsun, gerçekler seni mutlaka bulur. Ateşin yaktığı her yeri deniz söndürür. Ama denizin dalgasını, ateş hiçbir zaman dindiremez. Peki sen bu hikayede nesin Ateş mi Deniz mi?
tamamlandı 2g önce tamamlandı TAKINTILI MAFYA
@yazzargirls
Okuma
134.92k
Oy
4.93k
Takip
587
Yorum
1.67k
Bölüm
54
Mirzan Hilale takıntılı bir mafyadır.Bakalım Hilal de Mirzanı,Mirzanın sevdiği gibi sevebilecek mi ?
devam ediyor 2g önce güncellendi EVVEL AŞK MASALLARI
@leydiasteria
Okuma
5.1k
Oy
459
Takip
31
Yorum
10.08k
Bölüm
54
Tutku yakar. Ateş kül ederdi. Bir Karadeniz Masalı Alev Turalı 🕯 Rüzgâr Arçil Bu hikayedeki kahramanlar ve olaylar kurgudan ibarettir.
devam ediyor 2g önce güncellendi KAÇIŞ
@siyahlayalnizligim
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Lâl bir geceliğine bir kıza bakıcılık yapmak için gittiği geceden sonra tüm hayatı değişir...
devam ediyor 2g önce güncellendi Aşk-ı Esir
@ada.49
Okuma
2
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Çalıştığı meyhaneden patronu tarfından satılan Aşkın KARA ve onu görür görmez ona aşık olan Esir GÜMÜŞHAN`ın hikyesi
devam ediyor 2g önce güncellendi ZİRVE KARA
@emresx
Okuma
1.08k
Oy
421
Takip
70
Yorum
379
Bölüm
9
​12 yaş. O yaştan geriye kalan tek şey, göğsüne mühürlenen bir kurşun iziydi. ​Babası, karanlık bir gecenin tam kalbinde katledildiğinde, Ada Çelik`in hayatı küle döndü. Ancak o küllerin arasından bir intikam ateşi doğdu; zehirli bir yemin. O, yalnızca bir hedeften ibaretti: Yıkım. ​Şimdi geri döndü. ​Hedefinde, babasının ölümünün üzerindeki perdeyi tutan, yalan üzerine kurulu bir imparatorluk var: Zirve Holding. Ve o imparatorluğun tepesinde, Ada`nın kalbine giden tüm yolları kapatan, buz gibi bir varis duruyor: ​Sarp Kara. ​Soğukkanlı, karizmatik ve tehlikeli. O, Kara`nın en parlak ve en keskin gölgesi; babasının acımasız yöntemlerini modernleştiren, zeki bir lider. ​Ada, attığı her adımı ezberlediği bu oyunda, Sarp`ın giderek artan merakı ve delici bakışlarıyla karşı karşıya. Nefret, hesaplaşmanın tek yakıtıyken; arzu, beklenmedik bir mayın tarlası oluyor. O, öfke ve çekimin kesiştiği o tehlikeli, ince çizgide yürüyor. Güvenmek, yeniden ihanet etmektir, ama bu yolda yalnız kalmak, yıkıma davetiyedir. Kendi geçmişinin gölgeleriyle de yüzleşmek zorundadır. ​İhanet. Tutku. İntikam. ​Bu kez sadece bir kalp kırılmayacak. Bu kez, Ada`nın ateşi, Kara ailesinin Zirve diye adlandırdığı o imparatorluğu, temelinden sarsacak. ​Çalınan hayatların bedeli, ne kadar Kara olabilir? ​“Bu eserin tüm telif hakları yazara aittir. İzinsiz kullanılması hâlinde hukuki takip yapılacaktır.”
tamamlandı 2g önce tamamlandı Takıntılı öğretmen
@berinn
Okuma
11.66k
Oy
592
Takip
57
Yorum
56
Bölüm
35
Kim bilebilir ki Öğretmen dediğim kişi bana takıntılı olucağını
devam ediyor 2g önce güncellendi Takıntılı Mafyam +1&
@gelmeyegiden
Okuma
977
Oy
77
Takip
13
Yorum
12
Bölüm
7
(Kitabıma destek veren herkese teşekkürler)
devam ediyor 1g önce güncellendi Kaderin Kanadı
@elosbelos
Okuma
4
Oy
4
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Derin Erel yeraltında ki en iyi mafyalardan birisidir. Bir akşam düşmanı olan Serhat Karayel` in deposunda yaptığı baskın sonucunda hiç istemediği birisiyle düşman olmuştur. Yağız Alp Kıran. Çünkü o akşam Yağız` da o depoya baskın yapıcaktır, fakat işler hiç planlandığı gibi gitmez ve Derin istemeden Yağız` ın işini baltalar
devam ediyor 2g önce güncellendi ŞAFAK AYAZ'I (𝘛𝘦𝘹𝘵𝘪𝘯𝘨/𝘠𝘢𝘻 𝘝𝘪𝘣𝘦)
@adesonuzzz
Okuma
176
Oy
127
Takip
8
Yorum
82
Bölüm
6
ŞAFAK AYAZ’I “Biri güneşin doğuşu kadar aydınlık, diğeri kışın en keskin soğuğu kadar sert... Antalya bu yaz, mevsimleri birbirine karıştıracak bir aşka ev sahipliği yapıyor!” Şafak Güneş, yirmi bir yaşında, neşesi cebinde, ukulelesi omzunda, adımlarıyla geçtiği her sokağa yazı getiren bir öğretmen adayıdır. Onun dünyasında her sorunun çözümü bir top dondurma, her hüznün ilacı ise yüksek sesle söylenen bir şarkıdır. Antalya’nın kavurucu sıcağında bile erimeyen tek şey, Şafak’ın bitmek bilmeyen yaşam enerjisidir. Ayaz Demir ise isminin hakkını veren, kuralları demirden, bakışları buzdan bir adamdır. Yirmi yedi yaşında, sessizliği bir sığınak, ciddiyeti ise bir zırh olarak kullanan Ayaz için hayat; sadece planlar, projeler ve kusursuz bir düzenden ibarettir. Onun dünyasında tesadüflere yer, gürültülü kahkahalara ise tahammül yoktur. Ancak güneşin doğuşuyla buzun erimesi kaçınılmazdır. Şafak, tüm sakarlığı ve cıvıl cıvıl ruhuyla Ayaz’ın o aşılmaz duvarlarına çarptığında, ortaya sadece bir aşk değil; tüm kuralları altüst eden bir fırtına çıkar. Ayaz’ın sessiz dünyası, Şafak’ın ukulelesinden çıkan notalarla sarsılırken; Şafak, hayatın sadece oyunlardan ibaret olmadığını Ayaz’ın derin bakışlarında keşfedecektir. Peki, en sert "Ayaz", bir "Şafak" vaktinin sıcaklığına ne kadar direnebilir? Begonvil kokulu sokaklarda, dondurma tadında, kalbinizi eritecek cıvıl cıvıl bir yaz masalına davetlisiniz. *** Kitabın tüm hakları bana aittir, çalınması veya kopyalanması dahilinde yasal işlem başlatılır. Keyifli okumalar...
devam ediyor 2g önce güncellendi Sabah olmadan
@bensenelif
Okuma
4
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Sabah olmadan çok sevdiği birinin ölümünü gören Ahsen o günden sonra bir daha sabah olmadan uyanmamaya karar vermişti. Yıllar sonra intikam sürecinin başındayken Ahsen ile Asaf karşılaşır. Ve birlikte herkesin felaketi olmaya karar verirler…
devam ediyor 2g önce güncellendi Kuytu Şafağı
@kakasyaameyra
Okuma
13
Oy
6
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
6
Ben Havza, ismimi duyan 14 yaşında ki küçük çocukların aklına hemen tarih dersi gelirken Havza dendiğinde benim aklıma sadece ağlayan bir kız çocuğu geliyordu. Yalnız kalan bir Havza geliyordu. Ben Havza, yalnızlıktan gelip yalnızlığa giden Havza...
devam ediyor 2g önce güncellendi Adını Kanla Yazdım
@_bloodinscript_
Okuma
2.69k
Oy
233
Takip
32
Yorum
918
Bölüm
43
Adını Kanla Yazdım... Küçük yaşlarda annesini kaybeden Işık, yıllar sonra hayatını değiştiren bir şey yapmıştır: Babasının ameliyatını yaparak ölmesine sebep olmuştur. Ancak kaderin bir oyunudur ki Altan Solman o ameliyat masasından sağ çıkmış ve Amerika`da dünyaca ünlü bir silah tasarımcısının ailesini yok etmiştir. Kayzer, ailesini kaybettikten sonra, Solman soyadına sahip herkesten intikam almaya yemin etmiştir. Bir gecede hayatı altüst olan Işık, şimdi bir caninin hedefidir... Ama Kayzer, ona yakınlaşmak, onu kontrol etmek için her yolu deneyecek ve zorla onu hayatına dahil edecektir. İntikam, aşk ve nefret arasında sıkışan iki ruh... Bir yanda Işık`ın geçmişle mücadelesi, diğer yanda Kayzer`in kanla yazdığı kehaneti. "Silahlar çekildiğinde ben ortada kaldım. Bir yanda ailem, diğer yanda hiç tanımadığım bir adam vardı ve iki tarafında silahlarının hedefinde ben vardım."
devam ediyor 2g önce güncellendi KAÇARKEN TANIDIM SENİ
@ilkayisko
Okuma
23
Oy
5
Takip
5
Yorum
1
Bölüm
2
“Bazı geceler insanı yakalamak için yıllarca bekler." Yıllardır pistte olan kadın, maskeli adamın geri döndüğü o gece orada değildi;maskeli yarışa yapılan baskında kaçmak zorunda kaldığında, geçmişten gelen bu adam kadınla hızın ve nefretin içinde kaçınılmaz bir bağ kuruldu.🏍
devam ediyor 3g önce güncellendi KAYIP ROTA
@aysudbooks
Okuma
5
Oy
3
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
8
Ezgi İdil`in kardeşi ile birlikte hiç tanımadığı 4 kişiyle Bir Ormanda mahsur kalıp yollarını kaybetmesiyle başlar her şey
tamamlandı 3g önce tamamlandı Hükmün Gölgesinde
@rainyazar
Okuma
1.94k
Oy
190
Takip
31
Yorum
6
Bölüm
15
Bazı hükümdarlar taç taşır, bazıları da kaderini. Yüzünü örten maske, bir gizleniş değil; zamanın çizdiği bir huduttur. Onun ardında duran, hükmü sesinde değil suskunluğunda taşıyan bir iradedir. Taht, ona verilmiş bir yükseliş değildir. Her gün yeniden omuzlanan bir yüktür. Ama o, yükü taşırken eğilmez; çünkü eğilen sırt, hükmü kaybeder. Zaman bedenine dokunur, iradesine değil. Sessizlik içinde büyüyen bir kudret vardır onda; gürültüye ihtiyaç duymayan, tanıklıkla yetinen bir güç. Yazgısını hep bildiğini sanan kral kaderin ona asla sunamayacağı bir armağanla tanışır Ama o bu armağanı bir keder olarak görür Bu gerçekten bir keder mi ? Yoksa armağan mı ? (Bu hikayede geçenler tamamen hayal ürünüdür benzerlikler tamamen tesadüfidir !!)
devam ediyor 3g önce güncellendi Ateş'ten Çember (+13)
@funda77
Okuma
4.65k
Oy
262
Takip
41
Yorum
156
Bölüm
36
“Kalbin çok hızlı atıyor bayım. Bir mermiden bile daha hızlı…” “Bende mermi etkisi yaratıyorsun demek ki…” ———————————— "Sen benim sadece bir parçam değil, sen benim her zerremsin. Her hücrem sensin. Ben tamamen senden ibaretim. Seninleyken adım gibiyim, yanıyorum. İçimde bir sen var... beni ısıtıyor hatta yakıyor. Ama seni de yakıyor." ———————————— Yalanların yaşadığı doğruların ölmeye yüz tuttuğu bir hikaye... Her şey ortaya çıkacak! Ateş`ten bu çember hepimizi yakıp yıkacak. Bizler küllerimizden doğacak olanlarız!🔥 ———————————— Hayatım bir korku filminden farksızdı zaten. Ruhum cinayete kurban gitmişti. Ama bir cinayete katilin en yakınıyla beraber tanık olmak! İşte bu her şeyin tamamen bittiği noktaydı o anda. Ama ne derler bilirsiniz `Her son bir başlangıçtır` ———————————— "Bir insan daha kaç yerden kırılabilir? Bir ruh daha ne kadar parçalanabilir? Ölü bir ruhu bile nasıl hala öldürmeye çalışabilirler!? Daha ne kadar sürecek bu eziyet, daha ne kadar çekeceğim ben bu hayatı. Dönüyor, durmuyor. Sanki beni her defasında daha da sert düşürmek için çabalıyor" diyebildim gözyaşlarımın arasında. "Düşmek bir yana dursun, ben olduğum sürece bir daha asla üzemeyecekler seni. İzin vermem buna. Parçalanmış kalbini iyileştiremem ama senin için kendi kalbimi söker takarım sana. Sen benim hem gündüzüm hem gecemsin. Ancak kalbim sende atarken ben nefes alabilirim. Sen benim her şeyimsin lan" diyerek kendine çekti beni. Sıkı sıkı sarıldı sanki bir daha hiç bırakmayacak gibi. Ona tutundum sadece. Yaşamak için aşık olduğum adama tutundum sadece. Nefes alabilmek için ona tutundum... ———————————— Tüm hakları saklıdır, bana aittir. En ufak bir parçasının, detayının (ç)alınması durumunda dava açarım, bilginize :)🪐
devam ediyor 3g önce güncellendi Namlunun Ucunda
@masallardankorkuyo
Okuma
8
Oy
6
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
1
İstanbul’un kalabalığından ve alışmış olduğu düzeninden gelen genç doktor Asya, tayin olduğu Mardin’e henüz alışmaya çalışmaktadır. Mardin`in taş sokakları ve sessizliği onu hem korkutmakta hem de heyecanlandırmaktadır. Asya, hastanedeki ilk iş gününde daha ne olduğunu anlamadan büyük bir kaosun ortasında kalır.
devam ediyor 3g önce güncellendi MAFYA AŞKI
@havvakocarslan
Okuma
4
Oy
1
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
1
ECE ÇELİK VE EREN DEMİR
devam ediyor 3g önce güncellendi Boynumda Asılı Geçmiş
@lav.nya
Okuma
680
Oy
63
Takip
18
Yorum
15
Bölüm
19
GEÇMİŞ Küçük Efsun hiçbir şey bilmiyordu. Bu hayatta ona hiçbir şey öğretilmemişti; hayat nasıl yaşanır, nasıl yürünür, nasıl koşulur… Ailesi tarafından önemsenmez, sevilmezdi. Zaten doğduktan sonra annesiyle çocuğunu bırakıp terk etmişti babası… Ailesi ya da “ailesi” denmezdi buna; bırakmak istedikleri denirdi. Ya da sebebi… O, küçük yaşında hayatın ne olduğunu daha hiç anlayamamış, gözleri hâlâ puslu gören o minik bebekti. Çünkü duyduğuna göre babası o yüzden bırakmıştı o masumu. Bunu Efsun normalde anlamazdı ama annesi… Ah, o kendi canından çok sevdiği annesinin dediği o laflar… Her gün el kadar bebeğe ettiği sitemler ne yedisinde ne yetmişinde yenilir yutulur şeyler değildi. Annesi ona çok yüklenirdi; o yaşında bir sürü sorumluluk yüklemeye çalışırdı. “Senin yüzünden her şey,” derdi. “Senin yüzünden!” deyip suratına haykırırdı küçük Efsun’un. “Ben seni istememiştim. O da istememişti. Dile getirmedi ama söyledi bana, belli etmeye çalıştı. Benim salak kafam seni sevdi. Senden bir umut bekledi; belki sever seni dedim ama senin neyini sevsin?” Bu lafları, küçük yaşında babası onları terk ettiği günden sonra daha da artırarak Efsun’a çok zarar verirdi. Vururdu, döverdi. Annesi ona iğrenerek bakardı; hatta suratına bile bakmazdı. Eşinin onu pısırık bir kız çocuğu yüzünden bırakıp gitmesini kabullenemiyordu. Geceleri çalışırdı, sabah evde olurdu. Bu işi Efsun için yapmıyordu; kendi istediklerini alabilmek için yapıyordu. Annesi Efsun’u hiç sevmezdi. Dışarı çıksa Efsun’u yanına almazdı. Bazı zamanlar alırdı; o zamanlarda da o kadar iğrenerek bakardı ki Efsun’a, dışarıdan bakan arabada şeker gibi bir kız çocuğu değil de bir böcek olduğunu sanırdı. Oysaki Efsun, o bebek hâliyle çoğu kişiyi kendine hayran bırakırdı. Görenler bir daha görmek, bakanlar bir daha bakmak isterdi. Bunu anlayan annesi, ilk başlarda fark ettiğinde kapatırdı bebek arabasının üstünü ve Efsun’un görünmesini istemezdi. Daha sonrasında da hiç açmadı o üstü. Annesi çok, çok, çok nefret ederdi Efsun’dan. Yemek yesin, su içsin, ışık görsün istemezdi… Efsun dışarının nasıl olduğu unutmuştu artık. Evde de annesi, odasının perdesini siyah bir perdeyle kapatır, perde yapıştırıcısıyla yapıştırırdı; karanlıkta bırakırdı Efsun’u. O karanlıkta yaşadığını, o evde annesiyle tek kaldığında yaşadıklarını ne birilerine anlatabilecekti büyüyünce ne de bu günler onu bırakacaktı. En ummadık zamanında “atlattım ben” dediğinde boğazına yapışacaktı geçmişi. İnsanın geçmişi silmesi mümkün müdür? Bunu hep öğrenmek isteyecek kadar kötüydü yaşadıkları. Dedesi onlara bazen uğradığında Efsun biraz nefes alabilirdi. Çünkü annesi bir tek o zaman ona bir şey yapmaz, bir şey söylemezdi ama eline bile yine almazdı. Dedesi bunu bir süre sonra sorgulamaya başladığında annesi: “Baba, sen az görüyorsun. Hasret gider, özlersin onu görmediğinde,” derdi. Babası minnetle bakan gözlerini kendisine çevirdiğinde büyük bir nefrete dönüşmesi, Efsun’un henüz dört yaşında taşıdığı o minicik kalbine anlamını bilmediği cümleler olarak ağırlık yapıyordu. Bu ağırlık gelecekte Efsun’un hayatını mahvedecekti. Panik atak sahibi olacaktı o güzel, narin kız. Ama bundan henüz ne o masum çocuğun ne de dedesinin haberi vardı. Annesi zaten umursamıyordu…
Loading...