devam ediyor 21s önce güncellendi
GECENİN UNUTTUĞU IŞIK
@s.takar
Okuma
5
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Bu hikâye bir aşkla başlamadı; bir kararla başladı.
Bir kadını hayatta tutmak için alınmış, geri dönüşü olmayan bir kararla. O karar verildiği anda dünya artık eskisi gibi kalmadı; krallıklar çatlamaya, yeminler anlamını yitirmeye, iyilik ile suç arasındaki çizgi silinmeye başladı. Bir hayat kurtuldu ama karşılığında sayısız hayat sustu. Çünkü bazı seçimler, yalnızca tek bir kalbi yaşatırken geri kalan her şeyi felaketine kurban bildi.
Bir zamanlar adı fısıltıyla anılan bir kadın vardı. Adı önce yasaklandı, sonra tarihten kazındı, en sonunda da kendi zihninden sökülüp atıldı. Unutmak ona bir merhamet gibi sunuldu; oysa bu, onu hayatta tutmanın en acımasız yoluydu. Hafızasından silinen yalnızca bir isim değildi. Bir aşk, bir suç, bir krallığın kanla yazılmış kaderi de onunla birlikte gömüldü.
Zaman geçti. Taçlar el değiştirdi, hanedanlar çöktü, eski günahların üzeri yeni düzenlerle örtüldü. Ama bazı şeyler gömüldüğü yerde çürüyüp yok olmadı. Zaman bazıları için hiç akmadı.
Geçmiş, uygun anı bekledi. Döndüğünde de şefkat değil; hakikat getirdi. İhanetiyle, kanıyla, yarım bırakılmış yeminleriyle geri döndü ve herkesi kendi payına düşen gerçekle baş başa bıraktı.
Bu hikâyede yeniden doğmak ikinci bir şans değildir. Hatırlamak bir kurtuluş hiç değildir. Bu, ertelenmiş bir hesaplaşmanın hikayesidir. Çünkü hatıralar geri geldiğinde, insan yalnızca başına gelenleri değil, başkalarına yaptıklarını da hatırlar. Ve bazı gerçekler, insanın kendisiyle yaşamaya devam etmesini imkânsız kılar.
Aşk burada bir sığınak değildir. Ne yaraları sarar ne de günahları siler. Aşk bu hikâyede bir kehanettir; gerçekleşmesi kaçınılmaz, sonucu ise yıkıcı. Çünkü bazı aşklar yaşatmak için seçilir, ama bedeli her şeyden vazgeçmektir. Ve bazı bedeller vardır ki…
ödedikten sonra hayatta kalanlar bile affedilmemelidir..