[ Genel Kurgu ] - Kitap Listesi
devam ediyor 1s önce güncellendi
Sevdalı Ağa
@adess_ss
Okuma
8.46k
Oy
839
Takip
68
Yorum
267
Bölüm
28
Seren, kalabalıklardan uzaklaşıp Diyarbakır`ın bir köyüne atanarak öğretmen olarak gelir.
Yeni bir başlangıç, yeni hayatlar ve dokunacağı umutlar vardır.
Karan Ağa ise bu toprakların gücü kadar merhametini de taşıyan bir adamdır.
Sessizdir, ağırdır ama kalbi sandığından çok daha iyidir.
Aynı gökyüzü altında, iki yabancı kalp yavaş yavaş birbirine alışır.
Bu hikâye; bağırmadan sevmenin, sabırla yaklaşmanın ve kalpten gelen bir aşkın hikâyesidir.🎀❤️
Karan Soysalan & Seren Aydar♾️💍
~Alev saçlı melek
KADINA ŞİDDET, KUMA OLAYLARI YOKTUR!.
devam ediyor 6s önce güncellendi
SEN BENİ SEVMEDİN
@karenn
Okuma
7.08k
Oy
1.02k
Takip
53
Yorum
1.48k
Bölüm
43
"Sen beni sevmedin, sen beni kendine yara bandı yaptın, bende aptal gibi inandım sana" diye haykırdı genç kadın.
Cevap vermeyen kocasına baktı gözyaşlarıyla. Susuyordu adam, çünkü haklıydı karısı. Titreyen sesiyle "Seni asla affetmeyeceğim" dedi.
Üç yaralı yürek, Kenan, Gökçe ve Efsun`un hikayesini çok seveceksiniz.
Kitap kapağı için @lavixy çok teşekkür ederim 💓🌺🌹
devam ediyor 7s önce güncellendi
Geçmişin çağrısı
@gulcicegi_
Okuma
3
Oy
2
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
3
Sahra, dedesinden kalan eski bir pusulayla geçmişe gider. Kimsenin bilmediği bir yerde bulur kendini...
"Kayıp bir dünya, unutulmuş sırlar ve gizli bir çağrı... Valtoria`da geçmişin derinliklerine yolculuk zamanı.."
devam ediyor 7s önce güncellendi
Maysa
@papatyahikayeleri
Okuma
1.32k
Oy
229
Takip
75
Yorum
69
Bölüm
12
Yaş farkı içerikli kurgudur.
"Yani dün gece, uyumuşum ya ben, şey işte odama..." diyerek gerisini getiremediğimde dilimi ısırdım sertçe. Utanç ısısı tüm yüzüme büyük bir hızla yayılmaya başladığında niye onunla bunu konuyu konuşmak için çalışma odasına kadar geldiğimi sorguluyordum. Ah merakına yenik düşen salak kafam.
"Evet, pamuk prenses bir türlü uykudan uyanamayınca ben de çareyi yatağa taşımakta buldum." Tane tane vurgular gibi söyledikleriyle transa girmiş gibi onu dinliyordum.
"Ama prens pamuk prensesi öperek uyandırıyordu, yatağa taşımıyordu ki." Dediklerimi idrak ettiğimde gözlerimi şaşkınca açarak kalakalmıştım.
Düşündüğüm şey benden bağımsız dudaklarımın arasından uçup gittiğinde kendime küfr ettim. Sesli düşünmem utanç yüzünden domatese dönüşmeme neden olmuştu. Dilinin ayarını sevsinler senin Maysa...
Karşımdaki adamsa dudaklarını kıvırarak tepki vermişti söylediğim şeye. Gözlerimi kaçırdım. Off, nasıl bakacaktım şimdi ben onun yüzüne?
"Bir dahaki sefere prensin yolundan ilerleyeceğimden emin olabilirsin." Alaylı sesiyle dedikleriyle iyice şaşkına dönerek gözlerimi gözlerine çıkardım.
Maysa❤Esat
devam ediyor 8s önce güncellendi
Sevdam Ege'de
@petekayla
Okuma
248
Oy
67
Takip
5
Yorum
41
Bölüm
16
İhanete uğramış bir yürek inanır mıydı aşka?
Aşksızlığa yemin etmiş bir kalp yeniden sever miydi?
Hayatın en büyük acılarını yaşamış bir kız kalbine dokunan ilk kişiye izin verir miydi?
Haylaz bir kalbi aşk durdurur muydu?
Peki ya geçmiş? Geçmişte olanlar gerçekten mazinin tozlu sayfalarına mı gömülmüştü?
Bilinmezdi
Lakin geçmiş geleceğe gölge gibi düştüğünde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
devam ediyor 10s önce güncellendi
AHRAZ
@adilearslan
Okuma
10.47k
Oy
958
Takip
70
Yorum
57
Bölüm
29
Sessizliğime ses olan, feryatlarıma merhem olan bir adam vardı.
Benimse...
Çığlıklarımı susturan sessizliğim ve o sessizliği kirleten yalanlarım vardı.
O; hem dilsiz, hem sağır.
Bu hikâye; Umutlarına tutunan bir kızın değil, umudun bile sırt çevirdiği bir kalbin hikâyesi...
Sessizliğiyle haykıran,
Gerçeklerden saklanıp
Yalanlara sığınan bir kızın hikâyesi.
Bu...
Zeliş`in suskun çığlığı.
Tamamen hayal ürünüdür, gerçek kişi ve kurumlarla alakası yoktur.
devam ediyor 13s önce güncellendi
TOPRAK ÇİÇEĞE DURDUĞUNDA
@ceylan_kralice
Okuma
1.34k
Oy
179
Takip
41
Yorum
64
Bölüm
11
Gerçek ailem kurgusudur.
Çiçek ve Toprak. Birbirine kökten bağlı iki kardeş. Başaranların sahte dünyasında abilerine ve birbirine tutunan o iki çocuk, gerçek ailelerinin yüreğinde on yedi yıllık dinmeyen bir sızıydı. Şimdiyse kum saati doldu; sahte hayatlar son buluyor, gerçek kimlikler açığa çıkıyor.
Toprak, Çiçek’in narin yaprakları incinmesin diye ördüğü dikenli duvarlarını bu yeni aile için yıkabilecek mi?
O beş devasa muhafız, Çiçek`in yaralı kalbine sığınak olup gölgelerinin altında onu çiçek açtırabilecekler mi?
İkizler yabancılıktan aile olmaya giden o zorlu yolu yürüyüp huzura ulaşabilecekler mi?
Bu sadece bir kavuşma değil; "biz" olmanın sancılı yolu.
Sekiz kalp, tek bir sığınak: Aile.
Çünkü toprak bir kez çiçeğe durduğunda, artık hiçbir güç onları ayıramaz.
"Çatısı altında bulunduğu eve kendini ait hissedemeyen, ait olduğu yuvayı aramaktan vazgeçmeyenlere..."
— Ceylan Kraliçe
Instagram adresi: toprak_cicege_durdugunda
devam ediyor 13s önce güncellendi
Acı mıknatısı
@haticebook
Okuma
892
Oy
186
Takip
18
Yorum
74
Bölüm
12
Gerçek ailem erkek versiyon...
Aybars demirbaş on beş yıl boyunca şiddet gördüğü ailenin aslında gerçek ailesi olmadığını öğrendiğinde neler olacaktı?
Peki gerçek aileside onu sevmezse o zaman ne olacaktı?
"Ben bu hayatta en yakınıma bile güvenemiyordum.Kime güvenecektim ki?
Annemden tonlarca hakaret işitmiştim,babamdan şiddet görmüştüm,kardeşimde beni sırtımdan vurmuştu.
Bu hayat bana acı dışında hiçbir şey vermemişti.
Hayatım aynı ACI MIKNATISI gibiydi..."
devam ediyor 15s önce güncellendi
Habis -Gecenin Sisleri-
@rinn01
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
9
"Ya senin elin Afak?"
"Ne varmış benim elimde?"
"Ne mi var?" güldü, "Kulaklarında mı çınlamıyor?" diye tekrar sordu. Ben gerçekten anlamıyordum.
"Niye çınlayacak?"
"Eline sinmiş kokuyu, kulağına kadar getirme zahmetine girmiş rüzgarın çağrısını duymuyor musun? Toprak aç Afak. Toprak seni çağırıyor Afak. Seni istiyor Afak. İncir ağaçları hızla büyüyüp hızla soluyor Afak, sulamadın mı onları? Unuttun mu incir ağaçlarının sevdiği şeyi?"
İncir ağacı, masum çocuk yemeyi severdi. Ben Habis`in mezarını o yapmıştım. Beni mi çağırıyordu? Hangi toprak kabul edecek ki bizi? Onlar yalan fısıltılar Habis, inanma onlara. Bizi hiçbir toprak saklamak istemeyecek.
--
Yeryüzüne inmiş şeytan, kapılarını benim için de aç. Beni de kabul et o sofrana, yediğim tatsız. İçtiğim su yosun tutmuş. Beklediğim yağmur fırtınalara dönüşmüş. Rüzgar mı çağırmış? Hangi rüzgar seni bana taşımış, ben aç kalmışım. Duyduğum ninni ağıt olmuş, yankılarını taşımış. Ey taş duvarlar yıkılın, yolumda dönen çarkın durma vakti gelmiş. İpliğin incesi kalmış kumaşlarla da ben sarmışım. Solumdan yükselen isyan sesi sürüklemiş, kapılarını aç. Aç kapılarını fırtınaların öfkesini getirdim sana. Çarkı durdurdum, çivilerini getirdim sana. Topladığım kumaşları, kestiğim ipleri getirdim. Aç kapılarını, soframdaki sessizliğin bülbülünü getirdim.
devam ediyor 15s önce güncellendi
VEDA SENFONİSİ
@adonia
Okuma
4
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Efsun ve Yaman’ın hikayesi; birinin masumiyetle örülü dünyasının, diğerinin sanayi isine ve ring tozuna bulanmış karanlığıyla çarpışmasını anlatan sarsıcı bir dram. Mahalle kültürü ve "düşmanlıktan aşka" uzanan bu yolculukta, her bölüm bir adım daha ateşe yaklaşırken, kızımızı bir fedakarlık bekliyor.
devam ediyor 1g önce güncellendi
ALIN YAZIM
@duserulkesi
Okuma
14
Oy
5
Takip
4
Yorum
0
Bölüm
5
Bazı hikayeler beyaz sayfalara değil, tozlu topraklara ve mühürlenmiş kaderlere yazılır. Alın Yazım, sadece iki gencin aşkını değil; yüzyıllık bir öfkenin, kan davasının ve imkansızlığın ortasında yeşermeye çalışan kırılgan bir umudun hikayesidir.
Berfin, iki ateş arasında kalan bir yürek... Bir yanda sadakatle bağlı olduğu ailesi, diğer yanda düşman aşiretin oğlu Poyraz’a duyduğu, dile getiremediği o derin sızı. Onların birleşmesi, aslında iki tarafın da silahlarını gömme bedeliydi. Ancak Berfin için bu evlilik, bir barış köprüsü müydü yoksa ruhunun hapsolacağı altın bir kafes mi?
Bu kitapta; aşkın gururla, törenin sevdayla ve kalbin mantıkla girdiği o amansız kavgaya şahitlik edeceksiniz. Her satırda şu sorunun yankısını duyacaksınız:
"Kader bizi bir araya getirdiyse, neden kalplerimiz hala bu kadar uzak?"
Keyifli okumalar dilerim.
devam ediyor 1g önce güncellendi
MİHRALİ
@bozkirinkizi
Okuma
1.57k
Oy
342
Takip
50
Yorum
1.06k
Bölüm
9
Eski dönem Anadolu hikayesidir 🌷
"Oyun mu oynadın bana?! Ben zaten yaralıydım... Bana bunu neden yaptın?!"
"Yapmadım! Evet. Başta öyledi... Sonra..."
"Can yakmak mıydı amacın?
Mahir`in canı yandı mı bilmem ama benim canım yandı benim canımı yaktın! Kalbimi kırdın. Beyoğlu..."
Hayatı acılarla, zorluklarla geçen gencecik bir annedir Mihriban. Hayat ona ne kadar acı yüzünü gösterse de bir gün mutlu olacağının hayalinden vazgeçmemiştir. Yeni sayfalar açacağını umarken hayat onu bir intikam oyununun içine dahil eder.
O oyun yüreği intikam ateşiyle harlanan bir Beyoğlu tarafından oynanır.
Bilinmeyen birşey vardır ki o oyun ikisininde kaderi olacaktır...
Ateşlerin ortasında kalmış kuru toprağa sıkıca tutunan bir ayçiçeğinin hikayesi 🌻
devam ediyor 1g önce güncellendi
Yarmagül
@matmazelayla
Okuma
4.06k
Oy
392
Takip
42
Yorum
947
Bölüm
19
Senden büyüğüm kızım! Abin sayılırım ben senin!" demişti küçük çocuk sinirle.
"Değilsin lan! Değilsin işte?" diye cırladı küçük kız.
"Lan mı?" gözlerini kocaman açarak şaşkınlıkla kıza bakıyordu çocuk. Ne kadar değişik bir kızdı bu böyle! Daha sonra kaşları hızla çatıldı. Boyundan büyük lafları vardı bu bücürün. Tam konuşacakken;
"Kızım ayıp! Lan denir mi?" diye çıkıştı annesi, karşısındaki çocuğun annesine mahcubiyet dolu bir bakış fırlatırken.
Emre abisi "Anne bir de kızına yarmagül diyoruz diye kızıyorsun" deyip bir kahkaha savurdu.
Bunu duyan küçük çocuk da gülmeye başlamıştı!
Küçük kız kaşlarını çattı usulca, sinirlenmişti onlara. Hemen bir şeyler düşündü ve basit planını o an uygulamaya koydu: hem abisi hem de o gıcık çocuk alınlarına birer taş yemiş ve kahkahaları, yerini tüm mahalleye yayılan, acı bir feryada bırakmıştı...
🖤Leyla Gül & Ömer 🖤
Yarmagül adında yayınlanan ilk ve tek kitappad kitabıdır...
Tamamen şahsıma aittir!