[ romantik ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 10dk önce güncellendi Bir Yazlık Yalanı
@youngladyy
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Yanlış yapılan bir rezervasyon, iki yabancı aileyi aynı Yazlık’ta yaşamaya mecbur bırakır. Sürekli atışan Banu ve Yağız, kahkaha dolu olayların ortasında birbirlerini hiç beklemedikleri şekilde tanımaya başlar. Acaba bu yaz, bir yalan gerçek aşka dönüşecek mi?
devam ediyor 1s önce güncellendi BEYAZ ZAMBAK
@voleyvaysl67
Okuma
102
Oy
26
Takip
5
Yorum
4
Bölüm
9
Aşk,öğretir.. İnanç, iyileştirir.. Ve bazı çiçekler... Beyaz zambaklar gibi, Kalpte açar. Bazı yollar, kalpten geçer. Bazı vedalar, sonsuza dek öğretir. Ayaz Barın Kordağlı Buğlem Ada Arslan Hikayesi nasıl devam edecek..??
devam ediyor 2s önce güncellendi MARTAVAL ETKISI
@thvrely
Okuma
15.05k
Oy
1.91k
Takip
376
Yorum
1.37k
Bölüm
17
Amerika`ya bebek bakıcılığı yapmaya giden Efsa, bebeklerin abisinden birinin dikkatini çeker.
devam ediyor 2s önce güncellendi Gül ve Kurşun
@queenizrs
Okuma
816
Oy
91
Takip
58
Yorum
38
Bölüm
6
Birimiz dosyalara aşık disiplinli bir savcı, diğeri operasyonlara doymayan egoist bir binbaşı. Aramızdaki tek ortak nokta, birbirlerini bir kaşık suda boğma isteği! "Sürekli karşıma çıkıp duruyorsunuz Savcı hanım. Bana aşık olduğunuzu düşünmeye başlayacağım." dedi egoist pislik! "Bende sizinle aynı düşüncedeyim binbaşım. Beni takip ettiğinizi çoktan düşünmeye başladım."
devam ediyor 2s önce güncellendi Unutama Beni (Anlaşmalı Evlilik)
@yzrsyw7
Okuma
93
Oy
33
Takip
4
Yorum
22
Bölüm
6
Anlaşmalı Evlilik temalı bir kitaptır. Aşiret,Bebekli Erkek ve Aksiyon doludur. Aylin monoton hayatı içinde yaşamını sürdüren kendi halinde bir doktordur. Fakat iş adamı olan babası pek tekin işler yapmaz bu yüzden Aylin tefecilerle yüzyüze gelmek zorunda kalır. Ta ki karşısına hayat güvencesini veren Alkan çıkana kadar.
devam ediyor 3s önce güncellendi Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
1.48k
Oy
597
Takip
16
Yorum
105
Bölüm
44
Şehir geceleri artık daha sessizdi. Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu. Bir tarafta… adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı. Karga. Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti. Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi. “Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece. Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu. “Ölüm…” Kısa bir sessizlik olmuştu. “…ve ben.” İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı. Sakinliği daha tehlikeliydi. Ama sonra… Şahin öldü. Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı. Kim olduğunu kimse bilmiyordu. Nereden geldiğini… kaç kişiyi gömdüğünü… neden omzunda bir karga taşıdığını… Hiç kimse bilmiyordu. Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını. Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti. Ama silahlar değil… kelimeler ateşlenmişti. “Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.” Kızın sesinde alay vardı. Karga ise sadece ona bakmıştı. Uzun süre. Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu. “Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda. Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti. “Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.” İşte o an… şehir değişmişti. Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü. Ve daha kötüsü… Karga onu öldürmemişti. Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı. “Kim bu kadın?” “Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?” “Gerçekten Şahin’in kızı mı?” Ama cevap yoktu. Çünkü o kadın bilinmezdi. Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı. Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi: “Efendim… o kadın tehlikeli.” Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu. Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü. “Biliyorum.” “Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?” Karga birkaç saniye sustu. Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı: “Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.” Ama anlamadığı bir şey vardı. Kadın da onu izliyordu. Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı. Ve fısıldamıştı: “Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…” Kuş hafifçe ses çıkarmıştı. Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı. “…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.” Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı. Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı. Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın. Ve en korkuncu… İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu. Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
devam ediyor 3s önce güncellendi UNUTULMUŞ KAN VE AŞK
@kireina
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
5
"Unutmak bir hediye değildir; bazen en acımasız cezadır." Şehrin neon ışıklarının ulaşamadığı, hatıraların birer para birimi gibi el değiştirdiği o karanlık sokaklarda, Mihra zihinlerin mimarıdır. İnsanların en utanç verici anılarını bir neşter gibi kesip atan, hafızaların derinliklerinde sessiz izler bırakan bir "Bellek Taciri" kendi elleriyle silip attığı bir geçmişin yükü, onu şehrin en gizemli ve en tekinsiz kapısına, Alaz’ın dünyasına sürükler. Bu malikanede sessizlik, bir emirden daha serttir. Alaz; gücün, soğukkanlılığın ve yalanın vücut bulmuş hali. Mihra ise bu sarayın duvarları arasında, zihinleri yeniden şekillendirmek için biçilmiş bir silah. Ancak bu evin temelleri, gün yüzüne çıkmamış anılarla ve saklanan gerçeklerle atılmış. Mihra, Alaz’ın zihnine her dokunduğunda, sarayın gölgeleri biraz daha derinleşir. Kimin avcı, kimin av olduğu, hangi anının gerçek, hangisinin inşa edilmiş bir illüzyon olduğu birbirine karışır. Gerçekler, sadece hatırlayanlar için değil, onları yok etmeye çalışanlar için de bir tehdittir. Unutulmuş kan ve aşk: Hiçbir şey göründüğü gibi değil, çünkü hiçbir anı masum değil.
devam ediyor 9s önce güncellendi NAZLI SEVDAM
@mutlusonlarinyazar
Okuma
7
Oy
3
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
1
Aşk neydi? Yaz ateşi mi? Bir anlık heves mi? Aşk ömürlük verilecek bir sözdü. Bu söze yüreğini adamaktır. Yüreğini ömürlük sözlere adayan aşkların hikayesine hoşgeldiniz...
devam ediyor 10s önce güncellendi Sislerin Ardinda
@laube.rose
Okuma
693
Oy
76
Takip
18
Yorum
17
Bölüm
12
Bazı şehirler insanı çağırmaz… insanı değiştirir. Bengü, İstanbul’da düzenli bir hayat kurmaya çalışan genç bir doktordu. Ta ki bir gün, Trabzon’un sisli dağlarında görev yapması için gelen teklif masasına bırakılana kadar. Bir yıl boyunca bu şehre alışmış olan en yakın arkadaşı Çiçek, onu kendi dünyasına çağırıyordu. “Burada hayat başka,” diyordu. “Gel, gör.” Bengü sonunda “evet” dediğinde, bunun sadece bir görev değişikliği olduğunu sanıyordu. Ama Trabzon’a vardığında her şey düşündüğünden çok daha farklıydı. Dağlar, köyler, ulaşılması zor yollar… Ve o yolların içinde sürekli karşısına çıkan bir adam: Hazar. Disiplinli, sert, susmayı bilen bir asker… ve bir timin komutanı. Bengü ile Hazar’ın yolları ilk başta sadece görevlerde kesişti. Ama zamanla, her karşılaşma bir şeyi değiştirdi. Bir bakışı anlamaya, bir sessizliği çözmeye, bir mesafeyi yok etmeye başladı. Çünkü bazen insan bir şehre gitmez… bir insana gider. Ve bazı hikâyeler, sislerin en yoğun olduğu yerde başlar.
devam ediyor 14s önce güncellendi Kara İs
@mer0608
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
"Ben sana inandım, ben sana güvendim ya ben sana-" gözümden süzülen yaşlar bulanık görmeme neden olurken aniden bağırmasıyla sözlerim boğazıma dizildi. "İnanmasaydın, güvenmeseydin ben sana en başta ne dedim" sesi boş sokakta yankılanıp tekrar kulaklarıma ulaşırken donup kalmıştım. Nefesim sıkışmaya başlarken elim kalbime ulaşmıştı. "Ben seni hiç bir şeye inandırmadım ben sana güven vermeye de çalışmadım" sinirle elini saçlarının arasından geçirirken öfkeli gözleri yeniden yaşlarla dolu gözlerimi buldu. "Ama sen o kadar zayıf bi haldeydin ki" kafasını eğip yüzüme yaklaştığında her cümlesi tokat etkisi yarattı zihnimde. "O kadar yalnızdın ki" yaşlar bir bir gözlerimden boşalırken kafamı sağa sola salladım yapma dercesine. "Merhametimi aşk mı sandın yoksa" alaylı ve küçümseyici sesi damlayı taşıran son damla olmuştu. Elim hızla sol yanağını bulduğunda kafası yan dönsede alaylı gülümsemesi yüzünden kaybolmadı. "O gün o evde keşke kimse olmasaydı" acıyla gülümsediğimde kafasını eğip salladı ne dediğimi anlayarak. Daha ilk günden onun yanında durmak yanlıştı zaten.
devam ediyor 16s önce güncellendi Gün ışığı
@birkitapbirhis
Okuma
22.95k
Oy
2k
Takip
131
Yorum
1.33k
Bölüm
42
Her sabah aynı rutinle geçen günlerim o kafemin kapısından girene kadar böyleydi.Ben Meira bu benim hikayem.. #yetişkiniçerik
tamamlandı 18s önce tamamlandı Camdan Kalpler/ texting
@lartdesentir
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Siz Falcı ismini verdi Kim bu seni çok seviyor dedi Gerçekten o kadar mı seviyorsun beni? Bir zamanlar camdan bir kalp yapmıştı ve elleriyle vermişti bana. Ben o camdan kalbi o kadar beğenmiştim ki kalbimin yerine koymuştum. Kalbin asıl sahibi oydu, unutmuştum. Efnan uzun zamandır geçmişindeki kişiden kaçıyordu. bu kişi lisedeki eski sevgilisi egemendi ama kaçtıkları sürekli karşısına çıkıyor, ihtimaller kafasında dönüyordu. O da kaçmayı bıraktı ve yazdı. Acaba egemenin tepkisi ne olacaktı?
devam ediyor 18s önce güncellendi Mülksüz Ruhlar Çöplüğü
@albayrakirem
Okuma
600
Oy
131
Takip
10
Yorum
75
Bölüm
32
Zihninin derinliklerine hapsolduğun bir labirentte, tek rehberin en büyük düşmanın olsaydı ne yapardın? ​ Nil Asena Tunç, hayatını "Krizalit" adını verdiği devrimsel bilinç akışı projesine adamış, sarsılmaz bir bilim lideridir. Başarısının doruğundayken, en yakınından gelen karanlık tehditler ve kimliğini bilmediği bir düşmanın gölgesi projeyi kuşatır. Bu kaosun ortasında yolları, tesise denetçi kimliğiyle sızan Kerem Ateş ile kesişir. Nil için Kerem, güvenilmemesi gereken tehlikeli bir figür; Kerem içinse Nil, sakladığı sırlar ifşa edilmesi gereken bir hedeftir. ​Ancak bir hesaplaşma anı, her ikisini de bilinci sıfırlayan deneysel bir makinenin kapsülüne hapseder. ​ Gözlerini açtıklarında dünya artık eskisi gibi değildir: Nil, özel rezonatör yüzüğü sayesinde tüm anılarını ve öfkesini korurken; Kerem, geçmişine dair her şeyi bir boşluğa kurban vermiştir. ​ Şimdi kurtulmalarının tek yolu, birbirine zıt bu iki yabancının mecburiyetle örülü iş birliğidir. Biri her şeyi bilen tehlikeli bir deha, diğeri ise zihni silinmiş bir "mülksüz." ​Kerem’in unuttuğu sırlar gün yüzüne çıktığında, aralarındaki bu zoraki çekim bir kurtuluş mu olacak, yoksa en büyük ihanetin başlangıcı mı?
devam ediyor 19s önce güncellendi Soğuk Nabız | Mahalle | DRAM | POLISIYE
@bozkurt.pencesi
Okuma
4.69k
Oy
545
Takip
65
Yorum
464
Bölüm
22
“Adalet mi önce gelir, aşk mı? Ya kalp ikisine de dayanmazsa?” Adaletin zulmüne teslim edilmiş bir kalp... Komiser Varkan Eren Erel, disiplinli, zeki ve görevine sadık bir polis. Onun için hiçbir dosya kişisel değildir, ta ki Beliz Türkmen’in adı bir suçun ortasında geçene dek… Beliz, kalp rahatsızlığıyla yaşamaya çalışan genç bir kadın. Sessizdir ama içine attığı çığlıklar büyüktür. Tek bir yanlış adım, onun sadece özgürlüğünü değil, canını da alabilir. Ve o adım, bir sabah sorgu odasında atılır. Yasa dışı örgütlere para aktarımıyla suçlanan Beliz, aslında masumdur. Ama gerçek ortaya çıkmadan kalbi durmak üzeredir. Varkan Eren için artık her şey değişmiştir. Bu bir görev değil; bir kurtarma savaşıdır. ____ Kitap Yazım Tarihi : 09.06.2025 Tüm Telif Hakları saklıdır. Soğuk Nabız adında yazılan ilk eserdir. Benzeri ve kopyalanması durumunda yasal işlem yapılacaktır.
devam ediyor 19s önce güncellendi BERCESTE (Askeri ) [ Düzenlemeye Alındı]
@bozkurt.pencesi
Okuma
27.95k
Oy
1.44k
Takip
317
Yorum
678
Bölüm
19
Karanlığın tam ortasında, bir çığlık yankılandı… Evin duvarları, çaresiz kadının feryatlarını içine hapsederken, onun için kaçış neredeyse imkânsızdı. Öfkeden gözü dönmüş bir adam, karşısındakini paramparça etmeye hazırdı. Ama o sadece kendisini değil, karnındaki masum hayatı da korumak zorundaydı. Tam her şeyin bittiği an sanılırken, kapı büyük bir gürültüyle kırıldı. İçeri giren adam, savaşın tam ortasından çıkıp gelmişti. O, sadece bir asker değildi. O, hayat kurtarmaya yeminli bir adamdı. Fakat karşısında durduğu tehlike, cephede karşılaştığı düşmanlardan bile acımasızdı. Zaman daralıyor, hayatlar tükeniyordu. Bu gece yalnızca bir kurtuluş hikâyesi değil, hayatta kalmak için verilen bir savaş yazılacaktı. Peki Kanla sulanan bir gül nasıl iyileşirdi ? Yayın: 25.01.2025
devam ediyor 19s önce güncellendi SON HASTAN BENİM
@karensi0
Okuma
22.88k
Oy
3.7k
Takip
412
Yorum
2.06k
Bölüm
22
Sekiz yıl boyunca aynı sıraları, aynı hayalleri ve aynı yorgunluğu paylaşan iki genç doktor adayı... Üniversitenin kalabalık amfilerinde başlayan bu sessiz aşk, yıllar içinde derinleşir, fedakârlıklarla büyür ve bir evlilik hayaline dönüşür. Azra, sevdiği adamla kuracağı gelecek uğruna mesleğinden vazgeçmeye bile hazırdır; çünkü ona göre bazı aşklar, her şeyden önce gelir. Ancak bir sabah, her şey tek bir notla altüst olur. Geride kalan cevaplanmamış sorular, yarım kalan hayaller ve söylenememiş gerçeklerdir. Azra için asıl yıkım, terk edilmekten çok, neden terk edildiğini asla bilememektir. Üstelik bu gidişin ardından hayat, ona sessiz ama sarsıcı bir gerçeği daha bırakır: Azra hamiledir. Sevdiği adamdan geriye kalan tek bağ, karnında büyüyen bir bebektir. Yıllar Azra`yı anneliğe, yalnızlığa ve mecburi bir olgunluğa taşır. Geçmişi kalbinde mühürlü tutarak yaşamayı öğrenir; bazı yaralar kapanmaz, sadece alışılır. Ta ki bir gün, tesadüf sandığı bir an, kaderin gecikmiş yüzleşmesine dönüşene kadar... Bir trafik kazasına ilk yardım eden Azra, yaralıyla birlikte hastaneye gittiğinde, onu karşılayan doktoru gördüğünde zaman yeniden durur. Karşısındaki adam, yıllar önce bir not bırakıp giden, hayatını yarım bırakan adamdır. Artık roller değişmiştir: Azra bir hasta yakını değil, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadındır; adam ise suskunluğunu beyaz önlüğünün arkasına saklayan bir doktordur. Bu kitap; yarım kalan bir aşkın, yıllar sonra beklenmedik bir karşılaşmayla yeniden açılan yaralarını, söylenememiş gerçekleri ve bir çocuğun varlığıyla daha da ağırlaşan sırları anlatıyor. Azra`nın hikâyesi, aşkın zamana yenilmeyen hâlini, kaçılan geçmişin bir gün mutlaka karşıya çıkacağını ve bazı hesapların asla kapanmadığını hatırlatıyor. Bu kitapta geçen karakterler, kurumlar ve olay örgüleri şahsıma, yani yazarın hayal gücüne aittir. Benzeri hiçbir yer de yoktur bilginize. Kitappadde SON HASTAN BENİM adında yazılan ilk kurgudur!!
devam ediyor 20s önce güncellendi ŞEYTAN'IN SOYU +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
1.35k
Oy
69
Takip
24
Yorum
106
Bölüm
7
Şeytan, soyunu devam ettirmek istedi ve kendine birkaç tane kurban buldu. Dyavolov ailesi, Bratva`nın bile adını söylemek istemediği bir lanetti. Ve Şeytan, kurbanlarından birini bu aile olarak seçti. Bu lanetin içinde, ona bir isim bile verilmemiş bir kız doğdu. Ona bir isim verilmedi çünkü isimler, basit insanlar içindi. O, Şeytan`ın Çırağıydı. Şeytan`ın Soy`unu devam ettirecek kişiydi o. Bazı insanlar onu Şeytan sandı. Ama o Şeytan`ın Soy`undan gelendi. Şeytan`ın en sevdiği çırağıydı o. İnsanlar onu hiç görmedi... Bazı aptallar ise onu gördüğünü sandı. Ama herkes bir şeyi biliyordu: Dyavolov ailesi, Şeytan için bir çırak dünyaya getirdi. * Yelena; doğduğundan beri, güçlü bir Rus ailesi Dyavolov`ların gizemli varisi olarak büyüdü. O sadece bir varis değildi. Bir kararın bedeliydi. Babasının gururuydu. Bir soyun karanlık devamıydı. Şeytan`ın Soy`unun karanlık devamıydı. * Yelena`nın babası hedef seçerdi, Yelena bu hedefi parçalardı. Çünkü o böyle büyütüldü. Yelena`nın babası yine bir hedef seçti: Polonya`nın yeraltı dünyasındaki en güçlü lider Nikodem Volski. Yelena`dan istenilen basitti: Nikodem Volski`yi ortadan kaldırmak. Yelena, bir kere daha Şeytan`a çıraklık yapmaya hazırlandı. Nikodem Volski, Polonya`nın yeraltı dünyasını kontrol ettiğini sandı. Ama Nikodem`in düzenine, Yelena Dyavolova`nın gölgesini saklayan bir kadın sızdı: Alicja Kowalska. Yelena, Şeytan`a tekrardan çıraklık yapmak için kimliğinden bir kere daha vazgeçti. Yelena Dyavolova, babasının seçtiği hedefi parçalamak için kimsenin bilmediği kimliğinden bir kez daha vazgeçerek Alicja Kowalska olarak Nikodem`in düzenine sızdı.
devam ediyor 20s önce güncellendi Dilerim Ki (Texting)
@slytheringirls
Okuma
19.28k
Oy
5.89k
Takip
111
Yorum
2.62k
Bölüm
49
Yeni texting türü kitabımla sizlerleyim.
devam ediyor 21s önce güncellendi Gözyaşı Şehri
@capellla
Okuma
111
Oy
45
Takip
12
Yorum
241
Bölüm
5
Büyük çöküşten yıllar, yıllar sonra bir kadın donmuş bedenlerin arasında yürüdü. Kendi elleriyle canlarını aldığı bedenler yerdeydi ama onların anılarından kaçamadı. Ve asla kaçamayacağı başka biri daha vardı. Kieran Vhalor. Onun adı ölümle birlikte anılırdı. Acımasızdı, unutulmuşların prensiydi. Ve gerçeği hatırlatmak için oradaydı. Ama Gözyaşı Şehri’nde yağmur hiç dinmedi. Sis hiç çözülmedi. Gökyüzü gürledi. Rüzgâr, gömülmemiş hatıraları sokaklara sürükledi.. Kuşlar çığlık attı ve Gözyaşı Şehri susmadı. Kadın durdu. Ve son kez sustu. Ne kadar da kutsaldı, Gözyaşı Şehri. Ne kadar da lanetliydi, Gözyaşı Şehri.
devam ediyor 21s önce güncellendi ÇOBAN YILDIZI ve YAKAMOZ
@melikemn
Okuma
181
Oy
40
Takip
23
Yorum
5
Bölüm
7
Ceylin Şahiner, yıllardır başka birinin hayatı uğruna kendi kimliğini kaybetmiş genç bir kadındır. Hazal Neva Kurter ise ölümün kıyısında geçen ömrünün yüküyle yorulmuş, kırılmış ve tüm bu duygularını öfkeye dönüştürmüştür. Bir cenaze nedeniyle Amerika`dan Türkiye`ye döndüklerinde, geçmişten gelen bir trajedi, onları yıllar sonra aynı kıyıya sürükler ve hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Tunç Karan Gökdemir, kendi vicdanıyla verdiği savaşın faturasını, sekiz yaşındayken yaşadıkları olayın bir diğer şahidine, Hazal`a kesmek ister. Ancak onun yerindeki kişi aslında Ceylin`dir. Ve Ceylin haberdar dahi olmadığı bir geçmişin yükünü taşırken, Tunç`un öfkesinin tam ortasında kalır. Hakketmediği bir nefretle, sahibi olmadığı bir vicdan azabıyla sınandığında bir yandan da kendine ait bir hayatı keşfetmeye başlayacaktır. Tunç, nefret etmesi gerektiğini düşündüğü birine çekilirken; Ceylin başkasına ait olan bir kimliği sahiplenir. İnsan bazen bir yalanın içinde bulur kendi gerçeğini ancak bir yalan üzerine kurulan aşk, gerçeğe dönüşebilir mi? "Kimim, nereye aitim, neden doğdum, ne zaman öleceğim bilmiyorum ama mesele nefes almaksa; ilk defa nefes aldığımın bu kadar farkındayım." ✨
devam ediyor 22s önce güncellendi Hilal ve Haç
@buse.ylmn
Okuma
2
Oy
2
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
İstanbul, 1522 Bazı insanlar günahın bir meyhanede başladığına inanırdı. Oysa günahın nerede başladığını kimse gerçekten bilmezdi. Belki de ilk yalan söylendiğinde… Belki ilk kez bir kalp, ait olmaması gereken birine çarptığında… Ya da bir kadın, kendisi için yazılmamış bir kaderi değiştirmeye cesaret ettiğinde.
devam ediyor 22s önce güncellendi Aynı Dosyada
@betwin
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Uzun yıllar boyu beraber yaşayan Baş Komiser Elif ve Avukat Buse yine bir cinayet dosyası ile karşı karşıya kalırlar. Bu dosyanın diğerlerinden farkılı olmasının sebebi cinayete kurban giden kişinin Buse`nin avukat olmasına destek olan bir iş insanı olmasıydı. Kadir Karabağ`ın ölümünden sonra bu dosyaya yoğunlaşan Elif ve Buse`nin yolu iki başarılı savcı ile kesişir. Cinayet sonucu gerçekleşen bu karşılaşma, onların hjayatında köklü değişikliklere sebep olacaktır.
devam ediyor 24s önce güncellendi Lâl Yürekten Bize Kalan
@marsell
Okuma
17
Oy
5
Takip
5
Yorum
93
Bölüm
3
Hayat iki seçenekten ibaret. Ya dayan... ya da yan...
devam ediyor 24s önce güncellendi Rütbeli Bela
@livane
Okuma
4.95k
Oy
561
Takip
162
Yorum
239
Bölüm
31
Mizgin Kalyoncu, şımarık ve prenses gibi yetiştirilmiş bir ressamdır. Gümüşhane`nin bir köyünde yaşamaktadır. Sıcak bir yaz gününde, festivalde horon teperken yanında oynamaya başlayıp kavga ettiği askerin, aslında küçükken evlenip Almanya`ya gitme sözü verdiği çocukluk arkadaşı olduğunu bilmemektedir. Ağır başlı Yüzbaşı Sadi Ilgaz ile patavatsız Mizgin`in atışmalı aşk hikayesini okumaya ne dersiniz?
Loading...