[ romantik ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2s önce güncellendi
SAHTE EŞLEŞME | Düşmandan Aşka
@kambersizyazar
Okuma
31.31k
Oy
3.27k
Takip
281
Yorum
3.13k
Bölüm
54
"Dostunu uzağında tut, düşmanın ile evlen."
Tek taraflı, ölümcül bir anlaşma.
Sahte iki imza.
Ve asla çiğnenmeyecek kurallar...
Vera için aşk, hayatta kalması gereken bir başka tehlikeydi. İnanç içinse Vera, çöllerine yağacak o kusursuz fırtınaydı. Adam, kadına arkasını dönecek kadar güveniyordu; kadın ise adamı tek hamlede yok edecek kadar kurallarına bağlı.
Kusursuz bir plan.
Kusursuz bir yalan.
Ve ikisini de yakacak ölümcül bir bağ.
Gülmeye başladıysanız dikkat edin; bu hikaye önce kalbinizi titretecek, sonra nefesinizi kesecek.
İz bırakacak bir günah için risk almaya var mısın?
NOT: İçeride bolca kara mizah ve namlunun ucundan dökülen sözler barındırır. Akıl sağlığına güvenmeyenler kapının önünde kalabilir.
devam ediyor 8s önce güncellendi
KÖR NOKTA +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
16.04k
Oy
1.26k
Takip
171
Yorum
815
Bölüm
39
Kör Nokta`nı bulduklarında, artık kaçacak yerin kalmaz. Çünkü Kör Nokta`n, ölümündür...
Annesinin ölümüne karşılık İspanya`nın en büyük mafya ailesi olan Morozov`ların en büyük erkek çocuğunu öldüren Valeska Arsen, asla tek bir intikam ile yetinmez.
Öldürdüğü adamın erkek kardeşi Adrian Morozov, onun yeni avıdır.
Ama Valeska avlayacak mı? Yoksa ava giderken avlanacak mı?
devam ediyor 9s önce güncellendi
KADER DİLENCİLERİ
@simal.tan
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
"Ölüler artık isteselerde ağlayamazlar Kabalcı`nın Kızı... Cesetlerinin saçları çürürken , etleri larvalanırken , göz oyuntularına böcekler yuva yaparken ve beden toprağa karışıp erirken canları yanmıyor mudur dersin?"
Yüzünde ki gülümsemede kalmaya devam ettim. Yaşadığı tüm o kanı , vahşeti , acı dolu çığlıkları , acımasızlıkları , kötü kokuları... Ve aşkı , tutkuyu , hülyaları... Her birini aynı anda taşıyordu onun gülümseyişi.
Gülümsüyordu , her şeye rağmen. Sabrediyordu , o yine de günü kurtarmaya çalışıyordu.
Fısıldadı. "Fikrimce canları yanıyor..." Ve yüzünde ki gülümseme bir anda kayboldu. Kan toplayan irislerine ve tuhaf , büyülü yüzüne tepeden bir şey damladı. Bir kan damlası... Sol gözünün altından çenesine , doğrudan akarken ben birşeyleri anlamaya başladım.
Biz rol gereği değil , gerçekten de bize vaadedilen bu kaderin dilencisiydik.
Biz Kader Dilencileri`ydik...
Kimi kaderinden kaçar , kimi kaderine lanet okur ama "Kader Dilencileri"... Onlar savaşırlar.
Bir banka düşünün... Kurulduğu günden itibaren cehennemden bir haber olan insanlığa cehennemi yaşatan , nice hayat bitirip nice hayatı da dirilten... Kendi kaderlerini beğenmeyip isyanda bulunan insanlar , bir gün onlara ; sadece bir adamın parası ile tüm ülkeye hükmedeceği gerçeği söylenseydi inanırlar mıydı buna?
Kendikilerini beğenmeyip hâlâ başkalarından kader dinlenmeye devam ederler miydi?
Bankalar... Bir banka ne kadar güvenilirdir?
devam ediyor 9s önce güncellendi
ANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ
@bitterpikachu
Okuma
2.82k
Oy
462
Takip
58
Yorum
346
Bölüm
12
Birbirinden tamamen farklı hayatlara sahip olan Elif ve Aras, kendilerini istemeden bir anlaşmalı evliliğin içinde bulur. Başta her şey basit görünüyordur: kurallar olacak, duygular olmayacaktır. Fakat aynı evin içinde geçen her gün, ikisinin de hayatını beklenmedik bir şekilde değiştirmeye başlar. Geçmiş sırlar, bitmeyen kavgalar ve karışan duygular arasında hiçbir şey planlandığı gibi gitmez...
devam ediyor 11s önce güncellendi
ŞEYTAN'IN SOYU +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
204
Oy
20
Takip
8
Yorum
12
Bölüm
4
Şeytan, soyunu devam ettirmek istedi ve kendine birkaç tane kurban buldu.
Dyavolov ailesi, Bratva`nın bile adını söylemek istemediği bir lanetti.
Ve Şeytan, kurbanlarından birini bu aile olarak seçti.
Bu lanetin içinde, ona bir isim bile verilmemiş bir kız doğdu. Ona bir isim verilmedi çünkü isimler, basit insanlar içindi.
O, Şeytan`ın Çırağıydı.
Şeytan`ın Soy`unu devam ettirecek kişiydi o.
Bazı insanlar onu Şeytan sandı. Ama o Şeytan`ın Soy`undan gelendi.
Şeytan`ın en sevdiği çırağıydı o.
İnsanlar onu hiç görmedi... Bazı aptallar ise onu gördüğünü sandı. Ama herkes bir şeyi biliyordu:
Dyavolov ailesi, Şeytan için bir çırak dünyaya getirdi.
*
Yelena; doğduğundan beri, güçlü bir Rus ailesi Dyavolov`ların gizemli varisi olarak büyüdü.
O sadece bir varis değildi.
Bir kararın bedeliydi.
Babasının gururuydu.
Bir soyun karanlık devamıydı.
Şeytan`ın Soy`unun karanlık devamıydı.
*
Yelena`nın babası hedef seçerdi, Yelena bu hedefi parçalardı. Çünkü o böyle büyütüldü.
Yelena`nın babası yine bir hedef seçti: Polonya`nın yeraltı dünyasındaki en güçlü lider Nikodem Volski.
Yelena`dan istenilen basitti:
Nikodem Volski`yi ortadan kaldırmak.
Yelena, bir kere daha Şeytan`a çıraklık yapmaya hazırlandı.
Nikodem Volski, Polonya`nın yeraltı dünyasını kontrol ettiğini sandı.
Ama Nikodem`in düzenine, Yelena Dyavolova`nın gölgesini saklayan bir kadın sızdı: Alicja Kowalska.
Yelena, Şeytan`a tekrardan çıraklık yapmak için kimliğinden bir kere daha vazgeçti.
Yelena Dyavolova, babasının seçtiği hedefi parçalamak için kimsenin bilmediği kimliğinden bir kez daha vazgeçerek Alicja Kowalska olarak Nikodem`in düzenine sızdı.
devam ediyor 11s önce güncellendi
Alkandan korkmaz'a: Tek Kurşun
@geceeninbiriindee
Okuma
28.46k
Oy
2.25k
Takip
190
Yorum
216
Bölüm
44
Benim adım Güneş Alkan. Bazılarının "anasız babasız yetim" dediği, fakat düşmanının bile saygı duyduğu Kıdemli Üsteğmen Güneş Alkan. Hayatım, yağmurlu bir 12 Ekim sabahı, yetimhane kapısına bırakıldığım o gün başladı. Doğduğum an tereddüt etmeden terk edilmiştim. O günden sonra kimseyi kaybetme lüksüm olmadı, çünkü kaybedecek kimsem yoktu. Ta ki hayatımın temelinin bir yalan üzerine kurulduğunu öğrenene kadar.
Yirmi dokuz yıl önce, masumiyetim bir teröristin intikam oyununa kurban gitti. Bir babanın kararlılığı, bir annenin sevgisi ve bir ailenin hayatı o oyunun enkazında kaldı. Benim gerçek ailem de o enkazın içindeydi.
Ama o enkazda bir şey daha kaybolmuştu: Güneş`in kalbindeki o küçücük neşe kırıntısı ve yumuşacık gerçek benlik. Yıllardır görmezden geldiği, sert kabuğunun altında sakladığı o kırılgan Güneş.
Bu yol, onu yeniden tamamlayacak, sert duvarlarını kıracak ve hayatında eksik olan o tek parçayı, o küçücük neşe kırıntısını bulmakla ilgili.
Güneş, ailesinin sevgisinde kaybolan benliğini bulmak ve o kırık güneşi yeniden yakacak olan ışığa ulaşmak zorundadır.
devam ediyor 12s önce güncellendi
Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
399
Oy
138
Takip
6
Yorum
51
Bölüm
30
Şehir geceleri artık daha sessizdi.
Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu.
Bir tarafta…
adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı.
Karga.
Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti.
Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi.
“Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece.
Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu.
“Ölüm…”
Kısa bir sessizlik olmuştu.
“…ve ben.”
İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı.
Sakinliği daha tehlikeliydi.
Ama sonra…
Şahin öldü.
Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı.
Kim olduğunu kimse bilmiyordu.
Nereden geldiğini…
kaç kişiyi gömdüğünü…
neden omzunda bir karga taşıdığını…
Hiç kimse bilmiyordu.
Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını.
Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti.
Ama silahlar değil…
kelimeler ateşlenmişti.
“Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.”
Kızın sesinde alay vardı.
Karga ise sadece ona bakmıştı.
Uzun süre.
Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu.
“Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda.
Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti.
“Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.”
İşte o an…
şehir değişmişti.
Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü.
Ve daha kötüsü…
Karga onu öldürmemişti.
Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı.
“Kim bu kadın?”
“Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?”
“Gerçekten Şahin’in kızı mı?”
Ama cevap yoktu.
Çünkü o kadın bilinmezdi.
Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı.
Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi:
“Efendim… o kadın tehlikeli.”
Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu.
Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü.
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?”
Karga birkaç saniye sustu.
Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı:
“Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.”
Ama anlamadığı bir şey vardı.
Kadın da onu izliyordu.
Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı.
Ve fısıldamıştı:
“Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…”
Kuş hafifçe ses çıkarmıştı.
Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı.
“…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.”
Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı.
Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı.
Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın.
Ve en korkuncu…
İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu.
Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
devam ediyor 12s önce güncellendi
AZAP
@seyma.demir
Okuma
4.32k
Oy
932
Takip
235
Yorum
723
Bölüm
10
Hava Harp okulundan mezun olduğu an Gökdoğan Timine katılması için emir alan nam-ı değer Azap, düşmanın kalbine azap olmak için kendisi gibi çaylak ekip arkadaşlarını toplar. Hepsi çok becerikli pilotlar olsa da, karakter olarak en sorunlu adamlardır.
Onları hizaya getirmek, herkesin korkuyla kaçındığı bu adamları disipline etmek, Azap`ın en büyük emelidir.
devam ediyor 12s önce güncellendi
BERCESTE (+17) [ Düzenlemeye Alındı]
@bozkurt.pencesi
Okuma
25.85k
Oy
1.28k
Takip
310
Yorum
545
Bölüm
18
Karanlığın tam ortasında, bir çığlık yankılandı…
Evin duvarları, çaresiz kadının feryatlarını içine hapsederken, onun için kaçış neredeyse imkânsızdı. Öfkeden gözü dönmüş bir adam, karşısındakini paramparça etmeye hazırdı. Ama o sadece kendisini değil, karnındaki masum hayatı da korumak zorundaydı.
Tam her şeyin bittiği an sanılırken, kapı büyük bir gürültüyle kırıldı. İçeri giren adam, savaşın tam ortasından çıkıp gelmişti. O, sadece bir asker değildi. O, hayat kurtarmaya yeminli bir adamdı. Fakat karşısında durduğu tehlike, cephede karşılaştığı düşmanlardan bile acımasızdı.
Zaman daralıyor, hayatlar tükeniyordu.
Bu gece yalnızca bir kurtuluş hikâyesi değil, hayatta kalmak için verilen bir savaş yazılacaktı.
Peki Kanla sulanan bir gül nasıl iyileşirdi ?
devam ediyor 13s önce güncellendi
Sana Varana Dek
@_kubraakyol
Okuma
71
Oy
65
Takip
14
Yorum
4
Bölüm
6
Zorunlu yakınlık, sahte aşk rolü ve gerçek bir tehlikeyle tanışmaya hazır mısınız?
***
Akasya Leona Green.
26 yaşında kararlı, gözü kara, cesur bir FBI ajanı.
Babası CIA tarafından öldürüldüğünden beri intikam ateşiyle yanıyor.
10 yıldır aklında tek bir soru var. CIA babamı neden öldürdü?
Babasının katillerini bulmak için yapabileceği tek bir şey var. CIA`ya sızmak. Ama bunun için önce FBI`ın verdiği görevi yerine getirmek zorunda.
Tek motivasyonu babasının neden öldürüldüğünü bulmak ve katillerden hesap sormak olan Akasya, bu görevi kabul ettikten sonra kendini bir anda Washington`ın soğuk caddelerinden Antalya`nın sıcak sokaklarına uzanan bir yolculukta buluyor. O yolculukta yolunun kesiştiği Kutay Aslan Karasu, Akasya`nın hayatını değiştirmek üzere.
Kutay Arslan Karasu Harvard mezunu, 29 yaşında başarılı, ailesinin kurduğu kozmetik imparatorluğunun varisi ve kimya dehası bir iş insanı. Ama aynı zamanda babasının geçmişindeki karanlık sırların mirasçısı.
Kutay`ın ailesi, uyuşturucu kaçakçılığı, cinayetler ve uluslararası entrikalarla dolu karanlık bir geçmiş taşıyor. Kutay, babasının eski formülünün yıllar sonra Amerika sokaklarına yeniden yayıldığını bilmeden, kendini Leona`yla birlikte aynı zehirli ağın içinde buluyor.
Bu zehirli ağın içinde CIA, Orta Doğu`daki petrol takasları, aile cinayetleri ve örtbas edilen kazalar var.
İki genç, aile sırlarının kesiştiği noktada birbirlerine çekilirken bu zehirli ağdan kurtulabilecekler mi?
Beraber keşfetmeye var mısınız?
devam ediyor 14s önce güncellendi
Sislerin Ardinda
@laube.rose
Okuma
246
Oy
45
Takip
9
Yorum
14
Bölüm
10
Bazı şehirler insanı çağırmaz… insanı değiştirir.
Bengü, İstanbul’da düzenli bir hayat kurmaya çalışan genç bir doktordu. Ta ki bir gün, Trabzon’un sisli dağlarında görev yapması için gelen teklif masasına bırakılana kadar.
Bir yıl boyunca bu şehre alışmış olan en yakın arkadaşı Çiçek, onu kendi dünyasına çağırıyordu. “Burada hayat başka,” diyordu. “Gel, gör.”
Bengü sonunda “evet” dediğinde, bunun sadece bir görev değişikliği olduğunu sanıyordu.
Ama Trabzon’a vardığında her şey düşündüğünden çok daha farklıydı.
Dağlar, köyler, ulaşılması zor yollar…
Ve o yolların içinde sürekli karşısına çıkan bir adam: Hazar.
Disiplinli, sert, susmayı bilen bir asker… ve bir timin komutanı.
Bengü ile Hazar’ın yolları ilk başta sadece görevlerde kesişti.
Ama zamanla, her karşılaşma bir şeyi değiştirdi.
Bir bakışı anlamaya, bir sessizliği çözmeye, bir mesafeyi yok etmeye başladı.
Çünkü bazen insan bir şehre gitmez…
bir insana gider.
Ve bazı hikâyeler, sislerin en yoğun olduğu yerde başlar.
devam ediyor 14s önce güncellendi
Baron
@buketg09
Okuma
33.84k
Oy
6.53k
Takip
174
Yorum
577
Bölüm
70
❝ Baron örgütü liderliğinde olan Kamer çetesi İtalya’ya da büyük bir vurgun yaptı.
İtalya’da dün sabaha karşı, uyuşturucu kaçakçılığı ve silah ticareti yapılan bir depoda yangın çıktı.
FBI ve polis ekiplerinden aldığımız bilgiye göre vurgunu yapan Baron örgütü liderliğinde olan Kamer çetesi olarak bilinmektedir.
Kamer çetesi, yapmış olduğu kaçakçılık sonrası depoyu yakmışlardır! Çok sayıda ölü ve yaralı vardır!
Kırmızı bültenle aranan Baron kod adlı örgüt ve çete kurucusu, tüm dünya tarafından aranmaktadır.
Yaklaşık yedi yıldır aranan Baron’un henüz kimliği tespit edilememiştir. ❞
Bu kurguda geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünüdür! Gerçekle hiçbir alakası yoktur.
Bu kurguda geçen karakter ve kelimeler bir başka kurgudan alınmamıştır. Benzerlikle çalıntıyı karıştırmayın!
Fikir şahsıma aittir! Başka kurgulara benzememektedir. Okudukça anlayacaksınız ne demek istediğimi, bunun bilincinde yorum yapmanız rica olunur!
devam ediyor 15s önce güncellendi
Yanlış Adres| Yarı Texting
@mutlusonsuz222
Okuma
13
Oy
6
Takip
6
Yorum
102
Bölüm
1
"Yanlış bir çiçek, doğru insanın kapısını çalabilir miydi?"
Selin için o sıcak yaz gününün tek derdi, odasında bir türlü düzgün üflemeyen sarı vantilatörü ve bitmek bilmeyen sınavlarıydı. Tabii bir de geçmişte bıraktığını sandığı eski sevgilisi Emir’in dırdırı...
Ancak kapısı çalan kuryenin elindeki devasa kırmızı gül buketini ve üzerindeki o iddialı notu gördüğünde, sakin hayatı bir anda tepetaklak oldu.
Çünkü bazen hayat, en doğru hikayeyi en yanlış adrese gönderirdi.
devam ediyor 17s önce güncellendi
Derinliklerin Gölgeleri - Uyanış
@titrojen
Okuma
13
Oy
10
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
7
Dikili’de başlayan zombi salgını, Mert`in hayatını sonsuza dek değiştirir. Mert, arkadaşları ve ailesiyle birlikte hayatta kalmaya çalışırken büyük bir savaşın içine çekilir. Antik dünya dışı varlıklar, mor damarlı mutant zombiler ve kadim mühürler arasında geçen mücadelede Mert, ihanetlere, kayıplara ve kendi içindeki karanlığa karşı savaşır.
devam ediyor 19s önce güncellendi
Gözyaşı Şehri
@capellla
Okuma
46
Oy
14
Takip
11
Yorum
135
Bölüm
3
Büyük çöküşten yıllar, yıllar sonra bir kadın donmuş bedenlerin arasında yürüdü.
Kendi elleriyle canlarını aldığı bedenler yerdeydi ama onların anılarından kaçamadı. Ve asla kaçamayacağı başka biri daha vardı.
Kieran Vhalor.
Onun adı ölümle birlikte anılırdı. Acımasızdı, unutulmuşların prensiydi. Ve gerçeği hatırlatmak için oradaydı.
Ama Gözyaşı Şehri’nde yağmur hiç dinmedi. Sis hiç çözülmedi.
Gökyüzü gürledi.
Rüzgâr, gömülmemiş hatıraları sokaklara sürükledi..
Kuşlar çığlık attı ve Gözyaşı Şehri susmadı.
Kadın durdu.
Ve son kez sustu.
Ne kadar da kutsaldı, Gözyaşı Şehri.
Ne kadar da lanetliydi, Gözyaşı Şehri.
devam ediyor 21s önce güncellendi
Göl Kıyısında Saklı Kalan
@hafnur34
Okuma
2.56k
Oy
360
Takip
39
Yorum
43
Bölüm
25
Abisinin kaçırma hatası yüzünden acımasız Boran Akdağ ile berdel evliliği yapmak zorunda kalan Asya Demir için hayat bir zindana dönüşür. Boran ise bu zoraki evliliği kalbine bir ihanet olarak görmektedir; çünkü o, henüz 11 yaşındayken göl kıyısında ölümden kurtardığı ve adını "Asiye" olarak bildiği çocukluk aşkına yıllardır sadıktır. Karşısındaki kadının aslında canından çok sevdiği o küçük kız olduğunu bilmeyen Boran, geçmişinin intikamını ve öfkesini Asya’dan çıkararak ona dünyayı dar eder.
Boran, nefret ettiği karısının aslında yıllardır aradığı "göl kızı" olduğunu öğrendiğinde her şey için çok mu geç olacaktır?
Mardin’in sert töre duvarları arasında sıkışıp kalan gizemli bir çocukluk aşkının ve büyük bir yüzleşmenin hikayesi.
Kitabımın tüm hakları saklıdır. Eserimin iznim olmaksızın paylaşılması veya yayımlanması halinde yasal haklarım kullanılacaktır.
devam ediyor 1g önce güncellendi
ÇAMUR
@znptugrul
Okuma
24
Oy
10
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
5
"Sence ne yapıyorum?"
Sesi boğuklaşmış topraklarının rengi koyulaşmıştı. Kafasını bana daha çok eğdiğinde artık gidecek yerim yoktu ve burunlarımız birbirine değiyordu. "Sevgilimi öpüyorum.."
Dudaklarımız arasında santimler kala durup tekrar konuştu. "Sevgilimi seviyorum.." Ardından dudaklarını dudaklarıma doğru sürttü. "Sevgilime dokunuyorum.."
Bu sefer dudaklarını tam olarak dudaklarıma bastırdığında gözlerim kendiliğinden kapanmıştı. Sanki şuan dünyadaki tek ses hızla çarpan kalplerimizin sesiydi. O an dünyada sanki sadece ikimiz vardık. Soluduğum oksijen yetmiyordu. Dudakları her dudaklarımın üzerinde hareket ettiğinde aldığım yaralar iyileşiyor gibiydi. O öptükçe kalbimde açılan her yara kabuk bağlayıp kaybolmuştu o an.
devam ediyor 1g önce güncellendi
AYNI EVREN
@incilune
Okuma
5.16k
Oy
371
Takip
41
Yorum
108
Bölüm
30
Aysima, bir adamı yıllarca sessizce sevdi.
Kalbinin en kırılgan yerini Arslan’a sakladı; büyüdü, sustu, bekledi ama bazı insanlar insanın içinde yara gibi kalıyordu. Deniz ise hayatına hiç beklemediği bir anda giren adamdı. Önce arkadaşı oldu. En karışık zamanlarında yanında duran, onu herkesten iyi tanıyan, sustuğunda bile ne hissettiğini anlayan kişi sonra fark etmeden sığındığı yere dönüştü. Aysima bir gün, en güvenli hissettiği yerin Deniz’in yanı olduğunu anladığında artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Çünkü Deniz ona ilk kez gerçekten sevilmenin nasıl bir şey olduğunu öğretti. Yorulduğunda yaslanacak bir omuzun varlığını korkmadan bir çift gözün içine bakabilmeyi aşkın can yakmak değil, insanı iyileştirmek olduğunu.
Ama hayat, insanı en mutlu olduğu yerden sınardı.
Geçmiş peşlerini bırakmadığında, sırlar birer birer ortaya döküldüğünde ve Aysima hiç beklemediği bir gerçekle yüzleştiğinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Çünkü bazı hikâyeler yalnızca bir aşkı anlatmazdı. Bazı hikâyeler; kaybetme korkusunu, yarım kalmayı, kırılan yerlerinden yeniden sevilmeyi anlatırdı.
Ve Aysima, sevdiği adamın gözlerinde korkunun rengini gördüğü gün anlayacaktı. Bazı aşklar insanın sadece kalbini değil bütün hayatını değiştirirdi.