devam ediyor 8s önce güncellendi
VEYRA
@lunessaa
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
“Yaklaşma bana, Arslan! Sakın… Yoksa, yemin ederim, kendimi öldürürüm! ".dedi.
Arslan’ın yüzünde aniden beliren o gülüş… Gülmek denilirse. Deliliğin kıyısında, ruhunun içindeki bir kırığın dışarı sızmasıydı bu. Sesi buz gibi, keskin, kontrol eden bir karanlık taşıyordu:
“Silahı indir, Veyra. Artık kaçışın yok. Kaçamayacağını sende bende iyi biliyoruz. Ya benimle evleneceksin… ya da burada her şey bitecek.”
Genç kızın boğazından acı dolu bir inilti döküldü. Yaraları sızlıyor, nefesi titriyordu.
“Asla… Seni seçmektense kafama sıkarım daha iyi” diye fısıldadı.
Tetiğe bastığı anda, Arslan şimşek gibi atıldı. Silahı tutan bileğini kavradı, namluyu yukarı savurdu. Patlayan kurşun tavana saplandı. Barut kokusu odanın havasını aynı anda hem ısıtıyor hem donduruyordu. Arslan öfkeyle silahı elinden söküp attı.
Veyra’nın yüzünü avuçlarının arasına alıp acıtırcasına sıktı, gözlerini kendi karanlığına kilitledi.
“Buradan kaçışın yok. Bu oyun bugün bitecek,” diye fısıldadı. “Kimse—ne amcan, ne o seni koruduğunu sanan adam—seni benden alamaz.”
Kızın titremesi, Arslan’ın öfkesini değil, içindeki saplantıyı besliyordu. Bir anda onu geriye itti; yatak sertçe Veyra’nın sırtını karşıladı. Ne olduğunu anlayamadan Arslan üzerine çöktü, bedenini bir kafes gibi kuşatıp kaçabileceği tüm yolları kapattı.
Yüzünü kızın yüzüne yaklaştırdı; nefesi, soğuk bir gece gibi dokundu yanağına. Kulağına eğildiğinde sesi artık bir tehdit değil, karanlıktan doğmuş bir hüküm gibiydi:
“Bitti, Veyra. Artık kaçamayacaksın. Benim olacaksın… ve bunu ikimiz de çok iyi biliyoruz.”
VEYRA...
Pişmanlığın ve acının gölgesinde yaşamaya çalışan bir kızın hikayesi..