[ gizem ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 40dk önce güncellendi
Aşk ve Adalet
@zeysek4343
Okuma
21
Oy
1
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
8
Adalet mülkün temelidir dediler fakat temel kimin elindeydi?
Bunu düşündükçe insanın aklı daha da karışıyordu çünkü cevap sandığımız kadar net değildi.
Aşk ve Adalet arasında sıkışıp kalmış bir kız aşkına sahip çıkabilir miydi?
Bazen insan kalbinin dediğiyle dünyanın dayattığı arasında kalır ve hangi tarafı seçerse seçsin bir şey eksik kalır.
Beraber aynı davaya bakan iki yabancıydılar sonra araya Adalet girdi aşk bitti sandılar bir daha görüşmediler, sandılar ki görüşmezsek her şey daha iyi olur Ama unuttukları bir şey vardı umutsuz olmaz aşksız yaşanmaz`dı.
Çünkü bazı bağlar, uzaklaşınca kopmaz sadece daha sessiz hale gelir.
Kim haklı kim haksız, kimi haklı kimi haksız, haklının da vardır bir haksızlığı, haksızlığın da vardır bir haklılığı...
Ve belki de bu yüzden hiçbir karar tam anlamıyla iç rahatlatmazdı.
İyi olmak kolaydır zor olan adil olmaktır. en mükemmel Adalet ise vicdandır.
İnsan en çok da kendi vicdanıyla baş başa kaldığında zorlanırdı.
Soğukkanlı bir savcı, neşeli bir adli tıp uzmanı ile karşılaşır Kader onları pamuk ipliğine bağlayıp çekmişti birbirlerine, ama görmedikleri bir şey vardı pamuk ipliği görünmezdi onlar birbirlerini hissederek buldular ve yavaşça ipi çektiler sonra ise olanlar oldu...
Ve hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı.
devam ediyor 52dk önce güncellendi
Hüküm
@oyagmurozdemir
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
7
Adaletin terazisi bozulduğunda, hükmü mazi verir."
Bursa’nın gri gökyüzü altında, emniyetin soğuk koridorlarında yankılanan bir isim: İdil Irmak. On yıl önce, bir genç kızın hayatı adaletin yetersiz kaldığı bir mahkeme salonunda paramparça oldu. Bugün ise, o davanın hayaletleri karanlık ormanlardan sızarak şehre geri dönüyor. Başkomiser Pars Çevik, bir yandan babalık ve dedelik sorumluluklarının sıcaklığına sığınmaya çalışırken, diğer yandan geçmişin tozlu raflarından fırlayıp gelen kanlı bir dosyanın pençesinde kıvranıyor.
Bal rengi gözlerdeki korku, platin sarısı saçların ardındaki büyük yıkım ve zeytin tenli bir adamın vicdan azabı... Ekip üyeleri kendi içlerindeki uçurumlarla boğuşurken, orman bekçisinin ölümüyle düğüm daha da sıkılaşıyor.
İntikam soğuk yenen bir yemek midir, yoksa her şeyi küle çeviren bir yangın mı?
Yağmur Özdemir, HÜKÜM ile okuyucuyu polisiye bir gizemin içine sürüklerken; aile bağlarının, dostluğun ve bitmek bilmeyen adalet arayışının sınırlarını zorluyor.
Bir tarafta masumiyetin son çığlığı, diğer tarafta ise verilmiş en ağır hüküm...
devam ediyor 1s önce güncellendi
Hatırlama Zamanı
@derinneh
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Altay: Geçtin mi eve güzelim?
Tamam, netleştirdim. Bu adam beni sinir etmek için bunu yapıyordu. Gıcık işte, gıcık.
Tuna: Geçtim gıcık komutan.
Tuna: Hem de ne hikmetse geçeli bir dakika bile olmadı. Sen telefonumu mu takip ediyorsun?
Altay: Yok güzelim, canlı takip varken telefonla falan uğraşamam.
Tuna: Çüşş Altayyyyyy, neredesin?
Ayağa kalkıp sağa sola baktım ama bir şey göremedim.
Tuna: Neredesin yahu?
Altay: Senin göreceğin konumda olsaydım zaten bu takip olmazdı güzelim.
Tuna: Beni nereden takip ettiğinizi bilebilir miyim komutan?
Altay: Bu nasıl istek be güzelim? Bu bilgiyi takip ettiğim kişiyle paylaşamam. Ama başka sorun varsa yanıtlarım hemşire hanım.
Tuna: Ne gibi?
Altay: Rütbemi merak etmen gibi.
O adamın nereye kaybolduğunu bilmek istemen gibi.
Tuna: Yoo, niye merak edeyim?
Biliyorum zaten rütbeni. O adam da gitmiştir bir yere.
Altay: Neymiş rütbem?
Tuna: Marketteki adamı nasıl öyle korkuttuysan tuğgeneral falansındır herhalde.
Altay: 😎😁😂 Canım yanlış biliyorsun, ben cumhurbaşkanıyım. Beni bu kadar düşük bir seviyede görmene üzüldüm.
Tuna: Altay dalga geçme lütfen. Ne bileyim ben? Adam öyle korkunca general falan sanmıştım.
Altay: Ama tuğgenerali değil mi güzelim?
Tuna: Gıcıkkkkkkkk. Seninle konuşmayacağım bir daha habeş maymunu.
Altay: Tamam ya güzelim kızma, ilk tribi de yedim hadi hayırlısı.
Tuna: Güzelim demeeeeeeeeee 😠☠️ Trip falan da atmıyorum.
Altay: Tamamdır, demiyorum bir şey.
Tuna: Ben gidiyorum.
Altay: Nereye?
Tuna: Uyuyacağım, çok uykum var.
Altay: Tamam güzelim, iyi uykular. Rüyanda beni gör.
Tuna: İnşallah öyle bir şey olmaz, yoksa gulyabani görmüş gibi kalkarım yataktan.
Altay: Kalbimi kırıyorsunuz hemşire hanım. Bu kalbi iyileştirin diye geldik ama daha kötü ettiniz şimdi.
Tuna: Bir de bana der trip atıyor diye.
Altay: 😁 Trip atmıyorum. Nerede görülmüş komutanların trip attığı?
Tuna: Ben de hiç bilmiyordum da sende görmüş olduk komutan.
devam ediyor 3s önce güncellendi
KAÇINILMAZ SON (BİR MUCİZE)
@melusyne
Okuma
7.15k
Oy
2.23k
Takip
97
Yorum
437
Bölüm
19
- Gitmene izin vermeyeceğim! Benim seninle arama ancak ölüm girer. Başka hiç kimseye, hiç bir şeye izin vermem.
Yüzümde alaylı bir tebessümle ona döndüm ama gözlerimden ciddiyet akıyordu.
- Bizim aramızda zaten ölüm var sadece bedenleri bize ait değil.
İlk kez bakışları değişti bileğimi tutan eli titredi ve gözlerini yumdu duymamış olmayı dileyerek, ardından korkar gibi son çare tekrar bana baktı, baktı ve gördü, gördü ve anladı. Artık bana nefes olamazdı. Boğulurdum yanında o da gördü bunu bakışlarını kaçırdı görmeye tahammül edemeyerek ve bir adım geri gitti.
Arkamı döndüm dik durmaya çalışarak döndüğüm gibi tekrar bana baktığını hissettim ve o an son kez sesini duydum.
- Burada bitmedi! bunu sende biliyorsun...
***
"Kim olmak zorunda kaldın, kim sebep oldu bunlara, kim yıktı seni? Adın ne? Hayır, o değil; gerçek adın. Olmak istediğin kim, olmak istiyorsun? Haykır, izin vermeyenlere inat; bağır, susturanlara inat. Yak, yandığın kadar; yık, yıktıkları kadar; acı ver, çektiğin kadar; öldür, öldüğünden daha fazla. Aksın kanları, damarlarındaki son damlaya kadar; göz yaşların kuruyana kadar ağladın, kan ağlattılar sana. Bırakma, bir damla kanları bile kalmasın bedenlerinde. Unutma, hatırla: kimsin sen, adın ne?”
⚖️✨
devam ediyor 3s önce güncellendi
Lali || Yarı Texting ||
@udezsenlife
Okuma
69
Oy
28
Takip
4
Yorum
2
Bölüm
12
Yüzüme bakmıyor, gözlerini kaçırıyordu. Belinden silahını çıkardı.
Ne yapıyordu bu? Beni mi öldürecekti?
Bakışlarını silahtan çekti ve ilk defa gözlerime değdirdi.
"Ne o?! Beni mi öldüreceksin bu sefer?!" diyerek burnumdan soludum ve ekledim, "Sen planları tuzla buz etmeyi seversin nasıl olsa."
Hareleri hâlâ gözlerimde dolanıyordu. Elini uzatıp "Al." dedi. Önce silaha sonra ona baktım. Kafam karışmıştı.
🧭
Geçmişin hayaletleri aralarında birer kurşun gibi dolaşırken, silah bu kez el değiştiriyordu. Gözlerindeki nefret mi daha keskindi, yoksa o tanıdık hayal kırıklığı mı? Planlar tuzla buz olmuş, güven çoktan toprağa gömülmüştü. Şimdi elindeki metale bakarken tek bir soru vardı: İntikam mı, yoksa sadakat mi? Sence hangisi kazanır?
devam ediyor 3s önce güncellendi
Çilem
@maviay_63
Okuma
86.07k
Oy
4.03k
Takip
3.05k
Yorum
644
Bölüm
55
Berdel`e kurban gitmiştim. Hiç tanımadığım, bilmediğim bir adamla evlendiriliyordum...
"1 yıl, sadece 1 yıl sonra burdan herkesin seni bir ölü olarak sanması ile gideceksin."
Bunu diyen bir ağaya ne kadar güvenilir ki
Sevgiyi hiç tatmamış bir kız esir olduğu bir ağaya aşık olabilecek mi...
Kalbi kırıklarla dolu 22 yaşında genç bir kız ve Mardin`in aşiret ağası.
Berdele kurban gitmiş iki genç, iki deli yürek...
Her genç kızın hayaliydi beyaz atlı prens, peki ya bu sadece hayallerden ibaret ise.
Kuma kitabı değildir...
Savaş ağa adlı hikayem ÇİLEM olarak değiştirilmiştir haberiniz olsun.
İlk kitabı da Instagram hesabımda belirttiğim sitelerde vardır. Bakmak isteyen instagrama girebilir.
Her cumartesi yeni bir bölümle yayındadır.
6 Eylül 2021
Telif hakları kesinlikle saklıdır.
devam ediyor 4s önce güncellendi
GÖLGE SİLSİLESİ(GERÇEK AİLEM)
@mrs.opiabooks
Okuma
53.29k
Oy
3.23k
Takip
296
Yorum
372
Bölüm
42
HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA UYARI YAPILMADAN GEREKLİ İŞLEMLER BAŞLATILACAKTIR...
GÜÇLÜ KADINLAR SERİSİ-1
Her yüksek kahkahaların altında derin bir sessizlik yatar...
°°°°°
"Dikkat et"
Kulağımı teyit geçen mermiyle kafamı eğip koşmaya devam ederek, binaya yaklaştım.
"Dakika ver Gölge"
Kulağımda ki cihaza dokunup, cevap verdim.
"Üç dakika, on saniye" dedim sakin bir tonda.
"Dakika ver dedi-"
Kulaklıktan kesildiğini belli eden cızırtılı sesle, sırtımı yasladığım duvardan telaşla kaldırdım
İşte şimdi gerçekten bitmiştim.
_________________________
"Bugün buradan bir kişi sağ çıkacak" deyip karşımda pişkince sırıtan şerefsize baktım.
"Dua et ki ben sağ çıkmayayım, diğer türlü senin cehennemine kucak kucak odun taşıyacağım" dedikten sonra yerde yatan ölmemiş adamlardan biri gözüme çarparken, silahımdan çıkan kurşunla son nefesini verdi.
Tetiğin ucunu tekrar karşımdaki yaşayan tek şerefsize çevirirken, ortamda tek el silah sesi duyuldu.
°°′°°°°°°
"SEN DE KİMSİN BÖYLE?"
BEN GÖLGE`YDİM
Karanlığa mecbur bırakılmış, kaderin siyahlığına bulanmış bir geçmişe sahip, şu anın en sessiz ve en tehlikeli askerlerinden biriyim.
Ben Artemis Dora KIZILHİSAR namı diğer GÖLGE...
devam ediyor 4s önce güncellendi
Kiraz Çiceği
@zuzu.52
Okuma
92
Oy
30
Takip
3
Yorum
217
Bölüm
10
Geçmişin gölgesinde saklanan sırlar, kalbin en zayıf yerinden vurur…
Aşkın en saf haliyle korkunun en karanlık yüzü iç içe geçerken, hiçbir duygu masum kalmaz.Eylül… geçmişiyle savaşan, güçlü ama ateş gibi yakıp yakan kız.
Burak karanlığın içinden gelen, güvenilmesi en zor ama vazgeçilmesi imkânsız bir adam.
Yolları kesiştiğinde, bu sadece bir karşılaşma değildi…
Bu, sırların açığa çıkacağı, kalplerin sınanacağı bir savaştı.
Aşk ile tehlike arasındaki ince çizgide yürürken,
Eylül ve Burak ya birbirlerini kurtaracak…
ya da birlikte yok olacaklar.
devam ediyor 4s önce güncellendi
O Kız Benim +1&
@veylzv
Okuma
4.54k
Oy
185
Takip
44
Yorum
40
Bölüm
25
”İçimi yakan şey ne biliyor musun? Yaşadığım herşeyin boşuna olduğunu anlayıp, yok olacağım zamanı hatırlamak..”
Telefonum elimdeyken notlarıma yazdığım cümle buydu. Sağ elimdeki telefonu bırakıp sol elimdeki sigarayı ağzıma götürdüm. Çakmakla sigarayı yaktım. Dudaklarımla buluşan sigara, çektiğim duman ile hafifçe sıyrılıp gitti. Gözümle gördüğüm kirli nefesim havada süzülüp yok oldu. Soğuk kaldırım taşına oturmuş, yanan sokak lambasının altında izlendiğimi hissederek, sarı ışığın düşüncelerime karışmasına izin verdim. Karşımdaki bahçenin demir parmaklarının arkasında bir çift beyaz renk gözüme parladı.
Ülkede tanınan yer altı mafyasının oğlu Aslan Karahan, gece yarısı olan ring maçından sonra yıllar önce kıymetli bir gece geçirdiği Sura Efsunu gördüğünde ona olan duyguları tutkuya dönüşür.
Zengin iş adamının manevi kızı ve Mafyanın oğlu MMA dövüşçüsünün hikayesi..
devam ediyor 5s önce güncellendi
MASALLAR ŞEHRİ
@kayipsatirdiyari
Okuma
134
Oy
108
Takip
17
Yorum
541
Bölüm
4
Kraliyetin Prensesi olan Monara Alaska; güçlü duruşu, dillere destan güzelliği ve düşmanını bile cezbeden zekasıyla bilinirdi. Ailesinin onu küçük yaşında bir tahta sahip tutmasıyla binlerce halkı içinde barındıran bir kraliyete hükmetmeye başlamıştı. Muhafızlarına emirler yağdırdığı, halkına gereken tüm imkanları sağladığı o tahtında her daim var olacağına fazla emindi. Ancak bir gece, ‘yüz yılda bir’ meydana gelen olay ondan gösterişli tahtını almıştı. Tüm dünyası sarsıldığında kendini bir diyarda bulmuştu. Masalların hüküm sürdüğü bir büyü diyarında. Diyarın Akademisinde bir pamuk prenses olarak var olduğunda ne başında bir tacı vardı, ne de tahtı. Geriye kalan sadece kendi benliği olmuşken akademinin kuralları etrafını sinsice sarmıştı. İyiler ve kötülerden oluşan akademi de masalına sadık kalmakla başı büyük dertdeydi. Bir yanında yedi koruyucusu, bir yanında ise güzelliğini kafasına takmış bir cadısı bulunuyordu. Ancak asıl tehlike tam karşısında yer alıyordu. Draven Marvos. Kötülerin en cesur kahramanı Dravon’un tehlikeli cazibesinden kendini koruması gerekiyordu. Aksi takdirde kendi masalının işleyişi sarpa sarardı. Ve Masal Diyarının en önemli kuralı da şuydu; Her bir masal kahramanı masalına sadık kalmalıdır, masalına sadık kalmayan herkes zamanla diyardan silinir.
devam ediyor 6s önce güncellendi
Çelişki
@ecemlly_55
Okuma
87
Oy
32
Takip
5
Yorum
102
Bölüm
6
"Neden en başından beri bendim?"
"Çünkü intikamım için açılan tek kapı senden geçiyordu." Sözleri bir hançer gibi yüreğime saplanırken gözlerinde en ufak bir kıpırtının dahi olmayışı, gerçekleri yüzüme bir tokat gibi çarptı.
Omuzlarım düştü, ağlamamak için kendimi zorladığım halde sağ gözümden bir yaş aktı.
Atalay göz yaşımı gördü ve buruk bir tebessüm etti. "Annem de tıpkı böyle ağlardı."
----------------
Annesinin intikamını almak için Karavel ailesinin soyunu kurutmak isteyen Atalay Demirel ve esir tuttuğu ikizini Atalay Demirel`in elinden kurtarabilmek için onunla mücadele eden Ecem Karavel`in çelişkili bir hayatı.
Peki ya, bu iki mücadeleci düşman birbirine âşık olursa? 🎭
devam ediyor 7s önce güncellendi
AFET ÇAĞRISI
@b3rxny
Okuma
5
Oy
4
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
3
AFET ÇAĞRISI
Kaçırıldığı gece sadece özgürlüğünü değil, kim olduğunu da kaybetti.
Karanlık bir geçmişin içinde büyüyen genç kadın, yıllarca korkunun ve sessizliğin gölgesinde yaşamayı öğrendi. Ama bazı insanlar kırılmazdı… sadece daha tehlikeli hale gelirdi.
O artık kimseye güvenmeyen, yaralarıyla ayakta duran bir kadındı.
Ta ki onunla karşılaşana kadar.
Soğuk bakışlarıyla insanı susturan, gücüyle herkesi kontrol altında tutan o adam…
Herkes ondan korkuyordu. Çünkü kimse geçmişini bilmiyordu.
Ve kimse, içindeki karanlığın ne kadar derin olduğunu tahmin edemiyordu.
Birbirlerine düşman olmaları gerekiyordu.
Ama kader, en yaralı insanları aynı yangının içine attı.
Sırlar açığa çıktıkça güven yerini ihanete, tutku yerini savaşa bıraktı.
Çünkü bazı insanlar birbirini iyileştirmez…
Birlikte felakete dönüşür.
Ve onların hikâyesi bir aşk hikâyesi değildi.
Bu, iki karanlığın çarpışmasıydı.
“Bazı insanlar hayatına umut gibi girer.
Bazılarıysa bir afet gibi.”
devam ediyor 8s önce güncellendi
Mayısın Külleri
@geceninucundeyiz
Okuma
1000
Oy
86
Takip
44
Yorum
24
Bölüm
12
Mayısın Külleri, annesinin gidişi ve babasının kaybıyla çok erken yaşta büyümek zorunda kalan Elaya`nın; yasla, yalnızlıkla ve sessizlikle örülü iç dünyasını konu alır.
On üç yaşında ailesinin dağılmasıyla sarsılan Elaya, dört yıl sonra babasını kaybettiğinde hayata tutunduğu son dayanağını da yitirir. Babasının ölümünden sonra geride bıraktığı bir mektup, Elaya`nın hayatında yeni bir kapı aralar: varlığından habersiz olduğu bir abisi vardır. Bu beklenmedik gerçek, Elaya`nın parçalanmış dünyasında ilk kez bir bağ hissi yaratır. Abisiyle kurduğu ilişki, Elaya`nın yasla baş etmeye çalıştığı bu süreçte en büyük desteği olur.
Psikolojik destek alarak amcasının yanında yaşamaya başlayan Elaya, üniversite eğitimi için Ankara`ya gider. Yeni bir şehirde, geçmişinin ağırlığını omuzlarında taşıyarak ayakta kalmaya çalışırken, en yakın arkadaşı Ayza ve onun abisi Ahlas ile yolları kesişir. Kendinden dört yaş büyük Ahlas, Elaya için yalnızca bir aşk değil; yeniden tutunabileceği bir umut, sessizliğini anlayan bir sığınak olur.
Ancak her şey yoluna girmeye başlamışken Ahlas, hiçbir açıklama yapmadan ülkeyi terk eder. Elaya, bu ani gidişle birlikte bir kez daha yarım kalmışlıkla baş başa kalır. Dört yıl boyunca sevmenin bazen beklemek, bazen de susarak katlanmak olduğunu öğrenir.
Yıllar sonra Ahlas geri döndüğünde, zaman herkes gibi onları da değiştirmiştir. Geçmişin küllerinden yeniden bir bağ doğup doğmayacağı ise belirsizdir.
Mayısın Külleri, kayıpların ardından iyileşmenin ani değil zamana yayılan bir süreç olduğunu; sevmenin ise bazen yalnızca kalabilmekten ibaret olduğunu anlatan bir romandır.
Bazı yaralar kapanmaz, sadece sessizleşir.
Ve bazı aşklar, küllerin altında hâlâ sıcaktır.
devam ediyor 9s önce güncellendi
Ocevra
@sessizyazar_18
Okuma
29
Oy
16
Takip
2
Yorum
16
Bölüm
7
Arlo, sahil kasabasına taşındığında sıradan bir yaz geçireceğini düşünüyordu.
Deniz, rüzgâr ve sessiz sokaklar… hepsi normaldi.
Ta ki o geceye kadar.
Denizin ortasında beliren paslı bir kapı, kasabanın yıllardır sakladığı bir gerçeği ortaya çıkardı.
Ve herkesin görmezden geldiği bir kelime vardı: Ocevra.
Kimse ne olduğunu bilmiyordu.
Ama herkes ondan korkuyordu.
Arlo artık tek bir şeyin peşindeydi:
O kapının neden orada olduğunu ve Ocevra’nın ne anlama geldiğini öğrenmek.
Ama kasabada bazı sırlar vardır…
öğrenilmemesi gereken.
devam ediyor 11s önce güncellendi
AŞK RAUNDU
@kizil_yazar009
Okuma
186
Oy
17
Takip
4
Yorum
16
Bölüm
10
Aileniz için ne kadar büyük fedakarlıklar yaptınız?
Ben evlendim. Hemde hiç tanımadığım bir adamla. Şimdi ise önümde iki seçenek var. Ya çok mutlu olacağım ya da bu dünyaya geldiğime lanet edeceğim.
Ben Ala Defne Demir. Bu benim hikayem.
devam ediyor 16s önce güncellendi
Arkadaşımın Abisi +1&
@veylzv
Okuma
640
Oy
27
Takip
14
Yorum
4
Bölüm
9
“Çok güzelsin, ama bana yasaksın.”
Bu cümleyi yüzüne bakıp söyledim. Benim defterimde ihanetin yeri bile yoktu. Sıla ile arkadaş olduğum gün, bu hikâyenin basit bir “arkadaşımın abisi” hikâyesi olmayacağını anlamıştım. Çünkü her şey göründüğünden çok daha karmaşıktı.
Ersan, Sıla’nın üvey abisiydi. Sıla ise ona aşıktı.
Dostum bildiğim kızın sevdiği adama bakmak bana yakışmazdı. Bora ile karşılaştığım anda ise hikâye tamamen başka bir hâl aldı. Bu hikâyede yasaklar ve doğrular sürekli savaşıyordu. Benim defterimdeyse yasaklara yer yoktu.
Ama kader bana meydan okuyordu.
Önümde iki seçenek vardı: İhanet edip yasak olanı seçmek mi? Yoksa mücadele edip doğru olanı korumak mı?
Sınav başladı.
Şimdiden başarılar dileriz, Sarenur Yüce…
devam ediyor 21s önce güncellendi
KARANLIĞIN ÇOCUKLARI
@bahar_mavi
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Birbirine düşman iki gurup, Gölgeler ve Lanetliler...Yıllar sonra peşlerine düşen bir katil yüzünden aynı yerde yaşamak ve eğitim almak için birbirlerine katlanabilicekler mi?yoksa katile ragmen karşı karşıya mı durucaklar?
devam ediyor 22s önce güncellendi
TAHAYYÜL
@nazanates_
Okuma
1.03k
Oy
144
Takip
81
Yorum
47
Bölüm
9
"İyi insanlara zarar veren, hasta olmalarına sebep olan insanları cezalandırmak kötü bir şey mi?" Kalın sesiyle kurduğu cümle midemin ağrımasına yettiğinde yüzümü buruşturdum.
"Öyle söylediğinizde çok da kötü bir şey değilmiş gibi geliyor... Ama yinede birinin yaşayıp yaşamayacağına karar vermek Allah`ın bileceği şey, dünyada birden fazla Azrail`in olması kaosu getirir. Getirmez mi?" Güçlü sesimde merak duygusunun ağırlığı vardı.
"Sen karar ver, Burak`ın yokluğunu öğrendiğinde ne hissetmiştin?"
"Kayıp olduğunu duyduğumda içimi artık bana veya başkasına zarar veremeyeceğini bilmenin huzuru kaplamıştı." Ona döndüğümde yürümeyi bırakıp bana döndü.
"Ona sizin zarar verdiğinizi öğrendiğimde bana sıcacık hissettiren insanın başkasına nasıl buz dağı olduğunu gördüğümde gerçekliğini sorguladım. Tahayyül sandım."
"İnsanların bir tek yüzü yoktur. Herkes bir başkasının öyküsünde iyi ya da kötü rolünü üslenir."
"Ben hiç kötü rolünü üslenmedim." Umursamazca omuz silktiğimde kaşları havaya kalktı. Dudakları muzipçe yukarı kıvrıldığında "Emin misin?"
Bir kâinat; yedi varlık.
İkisi bilinmemekte...
Ancak gerçeği bilen yalnızca bir kişi var.
Geceleri kendi adaletini kendi kurallarıyla sağlayan bir katil.
Hedefindekiler yalnızca "kötüler."
İki varlıktan yardım alarak cinayetlerini kusursuz sayılabilecek şekilde işler.
Ama bir gün...
Biri, her şeyin farkına varmaya başlar.
Feride Saral.
"Hayal olmasını dileyeceksiniz..."
Feride, yaşadıklarının omuzlarına bıraktığı yükten kurtulmak ister ve yardım almaya karar verir.
Bilmediği, gittiği psikoloğun hayatını tamamiyle değiştireceğidir.
-FANTASTİK-
Kitap kapağını tasarlayan Sevgili: bataklikyakamozu` na teşekkürlerimi sunuyorum.
devam ediyor 22s önce güncellendi
CELLATIN GÖLGESİ (+21)
@meriias
Okuma
455
Oy
188
Takip
14
Yorum
182
Bölüm
8
-tavsiyem 15 yaş ve üstünün okumasıdır-
Şehirde bir isim fısıltı gibi dolaşıyordu:
Cellat.
Kim olduğu bilinmiyordu.
Ama bıraktığı notlar biliniyordu.
“Oyun başlıyor, Asi kız.”
Nera o notu ilk gördüğünde bunun bir tesadüf olduğunu düşündü.
Ama ertesi gün bir tane daha geldi.
Sonra bir tane daha…
Ve her not, onu biraz daha Cellat’a yaklaştırıyordu.
Korkutucu olan şey ise şuydu:
Cellat onu izlemiyordu…
onu yönlendiriyordu.
Nera artık kaçmıyordu.
Çünkü bu bir kaçış değil, bir oyundu.
Ve Cellat, oyunlarını asla yarım bırakmazdı.
🩶 Cellatın Gölgesi
Bazı oyunlar oynanmaz… yaşanır.