[ aksiyon ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1s önce güncellendi SUÇ ORTAĞI - TWISTED FATE & GRAVES
@vladscar
Okuma
53
Oy
35
Takip
6
Yorum
119
Bölüm
11
KADER VE YAZGI... Bilgewater`ın karanlık sularında, devasa bir deniz canavarının gölgesinden sağ çıkmak sadece başlangıçtı. Biri kartların efendisi, her zaman bir hilesi olan Tobias Felix, nâm-ı diğer Twisted Fate. Diğeri ise barut kokulu geçmişi ve devasa tüfeğiyle ölümü hiçe sayan Malcolm Graves. İhanetin, sadakatin ve patlayan fenerlerin ortasında kalan bu iki eski dost, hayatta kalmak için tek bir kumar oynadı: Bilinmezliğe atlamak. Şans, gerçekten hazırlıklı olanın yanında mıdır, yoksa kader çoktan kartlarını dağıtmış mıdır? ​Barutun büyüyle, geçmişin gelecekle çarpıştığı bir Runeterra hikâyesi.
devam ediyor 1s önce güncellendi KAÇINILMAZ SON (BİR MUCİZE)
@melusyne
Okuma
7.5k
Oy
2.24k
Takip
100
Yorum
437
Bölüm
19
- Gitmene izin vermeyeceğim! Benim seninle arama ancak ölüm girer. Başka hiç kimseye, hiç bir şeye izin vermem. Yüzümde alaylı bir tebessümle ona döndüm ama gözlerimden ciddiyet akıyordu. - Bizim aramızda zaten ölüm var sadece bedenleri bize ait değil. İlk kez bakışları değişti bileğimi tutan eli titredi ve gözlerini yumdu duymamış olmayı dileyerek, ardından korkar gibi son çare tekrar bana baktı, baktı ve gördü, gördü ve anladı. Artık bana nefes olamazdı. Boğulurdum yanında o da gördü bunu bakışlarını kaçırdı görmeye tahammül edemeyerek ve bir adım geri gitti. Arkamı döndüm dik durmaya çalışarak döndüğüm gibi tekrar bana baktığını hissettim ve o an son kez sesini duydum. - Burada bitmedi! bunu sende biliyorsun... *** "Kim olmak zorunda kaldın, kim sebep oldu bunlara, kim yıktı seni? Adın ne? Hayır, o değil; gerçek adın. Olmak istediğin kim, olmak istiyorsun? Haykır, izin vermeyenlere inat; bağır, susturanlara inat. Yak, yandığın kadar; yık, yıktıkları kadar; acı ver, çektiğin kadar; öldür, öldüğünden daha fazla. Aksın kanları, damarlarındaki son damlaya kadar; göz yaşların kuruyana kadar ağladın, kan ağlattılar sana. Bırakma, bir damla kanları bile kalmasın bedenlerinde. Unutma, hatırla: kimsin sen, adın ne?” ⚖️✨
devam ediyor 2s önce güncellendi GÖLGE HİÇLİĞİN ORTASINDA
@golget
Okuma
208
Oy
161
Takip
3
Yorum
1
Bölüm
60
EPİLOG: ENKAZIN ALTINDAKİ SIR Alevler dindiğinde, X Firması’nın o devasa kulesinden geriye sadece simsiyah bir beton yığını kalmıştı. Ada ve Karabasan, o toz bulutunun içinden son bir umutla baktılar ama yaşayan hiçbir canlının o cehennemden çıkması mümkün değildi. Gölge, düşmanlarıyla birlikte tarihe gömülmüştü. Aylar sonra... Ada, Karabasan ile birlikte şehrin uzağında, Gölge’nin ona her zaman anlattığı o sakin sahil kasabasında küçük bir evde kalıyordu. Karabasan’ın yaraları iyileşmişti ama gözlerindeki o boşluk hiç dolmamıştı. Bir sabah, Ada’nın kapısının altına isimsiz bir zarf bırakıldı. Ada titreyen elleriyle zarfı açtı. İçinden ne bir mektup ne de bir isim çıktı. Sadece eski, paslı bir asansör anahtarı ve üzerinde kan lekesi olan bir not kağıdı vardı. Notta sadece tek bir kelime yazılıydı: "Henüz randevumuz bitmedi." Ada’nın kalbi duracak gibi oldu. Bu yazı, Gölge’nin el yazısı değildi. Ama bu cümle... Karabasan’ın 32. katta söylediği o sözü hatırlattı: "Azrail bile benden randevu almadan gelemez." Tam o sırada, evin uzağındaki tepede, siyahlar içinde uzun boylu bir figür belirdi. Şapkasının altından görünen yüzü seçilemiyordu ama duruşu, omuzlarındaki o ağır yük ve bakışlarındaki o tanıdık karanlık Ada’nın nefesini kesti. Figür, Ada`nın kendisine baktığını fark edince yavaşça arkasını döndü ve ormanın derinliklerinde kayboldu. Gölge ölmemiş miydi? Yoksa Gözcü mü hayatta kalmıştı? Ya da Patron X`in daha büyük bir oyunu mu başlıyordu? Ada, anahtarı sımsıkı avucuna bastırdı. Gözlerinde aylar sonra ilk kez bir ışık yandı.
devam ediyor 4s önce güncellendi KAN AĞLAMAK
@maviiiggg
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
"Burada duramazsın," diye fısıldadım, ama sesim arkamdaki soğuk duvara inat onun sıcaklığıyla alev alıyordu. Aramızdaki mesafeyi tek bir hamlede sıfırladığında, gövdesinin ağırlığı altında nefesimin kesildiğini hissettim. Gözlerimi gözlerine diktim; kaçmıyordum, aksine bu tehlikeli yakınlığı ben de çağırıyordum. "Benim dünyamda, bana bu kadar yakın... İstediğin her an hayatıma böyle yön veremezsin." Dudaklarında o insanı eriten, tehlikeli gülümsemesi belirdi. Elini belimin hemen yanına, duvara yaslayarak beni tamamen kendi gölgesinin altına hapsetti. Baskın kokusu saniyeler içinde ciğerlerimi ele geçirirken, bakışları yüzümde değil, doğrudan dudaklarımda asılı kaldı. "Yanılıyorsan," dedi, sesi o kadar derinden geliyordu ki tenimin ürperdiğini hissettiğine emindim. "Ben senin dünyandan hiç çıkmadım ki... Geçmişte o inatçı kalbine öyle bir dokundum, ruhunu ruhuma öyle bir bağladım ki... Bunun geri dönüşü yok, biliyorsun." Duvarlarım vardı ama onun bu yakınlığı karşısında o duvarların nasıl çatladığını, içimdeki hırçın okyanusun ona doğru nasıl taştığını saklama gereği duymadım. Başımı hafifçe kaldırıp ona daha çok yaklaştım. "O geçmişte kaldı," dedim, sesimdeki tutku meydan okumamı gölgelerken. "Şimdi her şey farklı." Yüzünü yüzüme biraz daha yaklaştırdı; dudaklarımızın birbirine değmesine sadece milimler kalmıştı. Sıcak nefesi dudaklarımı yakıp geçerken gözleri iyice koyulaştı. "Hiçbir şey farklı değil," dedi, sesi adeta içimi eriten bir meydan okumaydı. "Geçmişte o duvarlarının üstesinden nasıl tutkuyla geldiysem, seni kendime nasıl mahkum ettiysem... Şimdi de gelirim." "O kadar emin olma," diye fısıldadım, parmaklarım istemsizce gömleğinin yakasına tutunurken. Onu kendime daha çok çekmemek için zor duruyordum, içimdeki yangın onun yangınına karışmıştı bile. "Belki de bu sefer o duvarların altında kalan sen olursun." Elini duvardan çekip yavaşça çeneme doğru kaydırdı, parmak uçlarının sıcaklığı tenimi yaktı. Başparmağıyla alt dudağımın kenarını hafifçe okşadı. Soluğum kesilmişti. Gitmesini istemiyordum. Aksine, o milimlik mesafenin tamamen kapanması için içimde bir yerler feryat ediyordu. "Bile bile yanmak bu," dedim sessizce. "Seninle yanacaksam," dedi dudakları dudaklarıma hafifçe sürünürken, "cenneti isteyen kim?"
devam ediyor 5s önce güncellendi O Kız Benim +1&
@veylzv
Okuma
5.79k
Oy
307
Takip
51
Yorum
40
Bölüm
26
”İçimi yakan şey ne biliyor musun? Yaşadığım herşeyin boşuna olduğunu anlayıp, yok olacağım zamanı hatırlamak..” Telefonum elimdeyken notlarıma yazdığım cümle buydu. Sağ elimdeki telefonu bırakıp sol elimdeki sigarayı ağzıma götürdüm. Çakmakla sigarayı yaktım. Dudaklarımla buluşan sigara, çektiğim duman ile hafifçe sıyrılıp gitti. Gözümle gördüğüm kirli nefesim havada süzülüp yok oldu. Soğuk kaldırım taşına oturmuş, yanan sokak lambasının altında izlendiğimi hissederek, sarı ışığın düşüncelerime karışmasına izin verdim. Karşımdaki bahçenin demir parmaklarının arkasında bir çift beyaz renk gözüme parladı. Ülkede tanınan yer altı mafyasının oğlu Aslan Karahan, gece yarısı olan ring maçından sonra yıllar önce kıymetli bir gece geçirdiği Sura Efsunu gördüğünde ona olan duyguları tutkuya dönüşür. Zengin iş adamının manevi kızı ve Mafyanın oğlu MMA dövüşçüsünün hikayesi..
devam ediyor 5s önce güncellendi Mafyanın Pençesinde +1&
@veylzv
Okuma
19
Oy
7
Takip
3
Yorum
3
Bölüm
2
Bir doğum günü kutlaması... Sadece eğlenmek istediği bir gece... Ve hayatını sonsuza dek değiştiren tek bir hata. Valeria Andovic, yanlış rezervasyon yüzünden kendisini mafya liderlerinin toplandığı bir mekânda bulduğunda bunun bedelinin ağır olacağını bilmiyordu. Silah sesleri arasında yaralandığı gece, yalnızca bir kurşun değil, karanlık bir dünyanın da hedefi hâline geldi. Vladimir Alberto... Yeraltı dünyasının korkulan ismi. Herkes onu tek bir lakapla tanıyordu: Leon. Onu sınamaya çalışırsan pençesine düşersin. Ya ölürsün... Ya da ölüm için dua edersin.
devam ediyor 5s önce güncellendi BOLKA
@okyanuss_s
Okuma
1.81k
Oy
170
Takip
48
Yorum
22
Bölüm
7
"Bir daha karşıma çıkmadığından emin ol, Sofinka. Yoksa yemin ederim gördüğün son gözler benimkiler olur.” Hayatımda gördüğüm en soğuk grilere sahipti. Sanki gözlerinin içinde buzla kaplı bir gece saklıydı. Her bakışı, her dokunuşu bana meydan okuyor; beni karanlığından uzak durmam için uyarıyordu. Ama sözlerinin tam tersine, her seferinde beni kendi dipsizliğine çekmekten asla vazgeçmiyordu. Onun söyledikleri yıllarca zihnimde dolanıp durdu.Ve bir gün, karanlık sırlarını sakladığı o kuleye gittiğimde kendimi uçurumun kenarında bulmuştum. O canavardan kurtarmaya çalıştığım o can, hiç tereddüt etmeden beni sırtımdan bıçaklamıştı. Bir el beni karanlığa ittiğinde gördüğüm son şey onun gri gözleriydi. Belki de haklıydı; onun yoluna çıkarsam göreceğim en son şey onun soğuk grileri olacaktı. Öyle de olmuştu. Ama bu kez beni öldüren değil, kurtaran taraf gibiydi. Bu kurtuluşun onun sonunu da beraberinde getireceğindense habersizdi. Gözlerimi tekrar açtığımda ise hafızam susmuştu. Geçmişin tüm izleri, tüm çığlıkları, tüm kanı… hepsi kaybolmuştu. Ve şimdi… Zamanında düşmanım olan o adam, karşıma geçip nişanlım olduğunu söylüyordu. Sanki beni ölümle tehdit eden kendisi değilmiş gibi. Sanki onu vuran ben değilmişim gibi. Sanki bu hikâyenin bir sonu yokmuş gibi.
devam ediyor 6s önce güncellendi Arazi
@may350
Okuma
1.28k
Oy
471
Takip
29
Yorum
118
Bölüm
34
Uzun yıllardır içinde birçok cadının , büyücünün yaşadığı bir kasaba. Arazi. Yıllar önce bir cadı tarafından yapılmış bir büyü sonucu , bir takım güçler kazanmış olan altı kişi. Onlar kendilerini keşfetmeye başlamışken , bir yandan da onları bekleyen tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Ölüm tehlikesi.
devam ediyor 6s önce güncellendi ROMAN'ın KADINI
@lunessaa
Okuma
67
Oy
17
Takip
8
Yorum
13
Bölüm
4
Safir Palaslı, adını taşıdığı taş gibi soğuktu. Parlıyordu... ama dokunanı keserdi. Roman Alphan ise alışkındı sahip olmaya. Ama ilk kez, karşısında sahip olunamayan bir şey vardı. Safir, geçmişinin ağırlığını susarak taşıyan, travmaları olan genç bir kadındı. Güvenmeyi unutmuş, sevilmeyi ise çoktan kendine yasaklamıştı. Onun dünyasında kimseye yer yoktu; ne bir bakışa, ne bir söze... ne de bir adama. Roman içinse bu sadece bir karşılaşma değildi. Bu, kazanılması gereken bir savaştı. Ama bazı kadınlar kazanılmazdı. Bazıları sadece... insanın içinde kaybolmasına sebep olurdu.Ve bazı aşklar vardı ki, ne sevgiye benzerdi ne de nefrete.Sadece yakardı. Kadın ve Erkeğin de karanlık bir geçmişe sahip olduğu, süpriz bebekli sırlı bir hikaye. Peki kadın bu kadar inatken bu iki insanı sadece bir bebek ve sırlar bir arada tutmaya sebep olabilirmiydi? Hikaye şahsıma aittir. Çalınması durumunda yasal yollara bizzat baş vurulacaktır..
devam ediyor 7s önce güncellendi ÇOBAN YILDIZI ve YAKAMOZ
@melikemn
Okuma
7
Oy
4
Takip
4
Yorum
4
Bölüm
2
**Küfür, şiddet ve cinsel öğeler içerir. ** ✨ Ceylin Şahiner, yıllardır başka birinin hayatı uğruna kendi kimliğini kaybetmiş genç bir kadındır. Hazal Neva Kurter ise ölümün kıyısında geçen ömrünün yüküyle yorulmuş, kırılmış ve tüm bu duygularını öfkeye dönüştürmüştür. Bir cenaze nedeniyle Amerika`dan Türkiye`ye döndüklerinde, geçmişten gelen bir trajedi, onları yıllar sonra aynı kıyıya sürükler ve hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Tunç Karan Gökdemir, kendi vicdanıyla verdiği savaşın faturasını, sekiz yaşındayken yaşadıkları olayın bir diğer şahidine, Hazal`a kesmek ister. Ancak onun yerindeki kişi aslında Ceylin`dir. Ve Ceylin haberdar dahi olmadığı bir geçmişin yükünü taşırken, Tunç`un öfkesinin tam ortasında kalır. Hakketmediği bir nefretle, sahibi olmadığı bir vicdan azabıyla sınandığında bir yandan da kendine ait bir hayatı keşfetmeye başlayacaktır. Tunç, nefret etmesi gerektiğini düşündüğü birine çekilirken; Ceylin başkasına ait olan bir kimliği sahiplenir. İnsan bazen bir yalanın içinde bulur kendi gerçeğini ancak bir yalan üzerine kurulan aşk, gerçeğe dönüşebilir mi? "Kimim, nereye aitim, neden doğdum, ne zaman öleceğim bilmiyorum ama mesele nefes almaksa; ilk defa nefes aldığımın bu kadar farkındayım." ✨
devam ediyor 7s önce güncellendi SONDURAK
@gecenin_sevdalisi
Okuma
45
Oy
11
Takip
1
Yorum
9
Bölüm
10
Bu kitap geçmişinden kurulamayanlara... Hayat beni çok garip yerlere sürüklüyordu ben ise kaçamıyordum
devam ediyor 7s önce güncellendi Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
192
Oy
79
Takip
4
Yorum
18
Bölüm
25
Şehir geceleri artık daha sessizdi. Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu. Bir tarafta… adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı. Karga. Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti. Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi. “Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece. Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu. “Ölüm…” Kısa bir sessizlik olmuştu. “…ve ben.” İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı. Sakinliği daha tehlikeliydi. Ama sonra… Şahin öldü. Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı. Kim olduğunu kimse bilmiyordu. Nereden geldiğini… kaç kişiyi gömdüğünü… neden omzunda bir karga taşıdığını… Hiç kimse bilmiyordu. Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını. Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti. Ama silahlar değil… kelimeler ateşlenmişti. “Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.” Kızın sesinde alay vardı. Karga ise sadece ona bakmıştı. Uzun süre. Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu. “Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda. Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti. “Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.” İşte o an… şehir değişmişti. Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü. Ve daha kötüsü… Karga onu öldürmemişti. Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı. “Kim bu kadın?” “Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?” “Gerçekten Şahin’in kızı mı?” Ama cevap yoktu. Çünkü o kadın bilinmezdi. Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı. Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi: “Efendim… o kadın tehlikeli.” Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu. Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü. “Biliyorum.” “Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?” Karga birkaç saniye sustu. Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı: “Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.” Ama anlamadığı bir şey vardı. Kadın da onu izliyordu. Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı. Ve fısıldamıştı: “Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…” Kuş hafifçe ses çıkarmıştı. Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı. “…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.” Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı. Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı. Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın. Ve en korkuncu… İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu. Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
devam ediyor 7s önce güncellendi Işıkları Söndürseler Bile (+1&)
@herturden.kitaplar
Okuma
227
Oy
143
Takip
7
Yorum
309
Bölüm
7
Dilek otobüs kazasında kendisini kurtaran gamzeli çocuğu arar fakat onunla karşılaştığında ise işler hiç iyi gitmez -"İki günlük yabancı için niye canımızı verelim ki? Mesela sana." +"Haklısın bedel ödeme sırası yine bende. Hakikaten Dilek, iki günlük yabancı acı nedir bilmez ki." Gruptakilerr: Yasir Vardan Dilek Belkıs Akel Kaan Akel İsmet Akel Berkay Eren Soylu Lidya Azelya "Ayın ışığı altında birbirini bulanlar"
devam ediyor 8s önce güncellendi AVCININ GÖLGESİNDE
@dortyaprakliyonca1
Okuma
24
Oy
18
Takip
6
Yorum
2
Bölüm
8
... ​"İsyanları bastırmak benim görevim, Haşmetmeap," dedi Valerius. Sesinde en ufak bir tereddüt ya da korku kırıntısı yoktu. "Sınır boylarında kılıcımla kazandığım zaferler ortada. Ancak haklısınız; askeri güç sadece bir yere kadar korur. Bu krallığın acilen taze bir kana, sarsılmaz bir ittifaka ve dışarıdan gelecek büyük bir mali ve askeri desteğe ihtiyacı var." ​"İşte bu yüzden buradasın," dedi babam. Derin bir nefes aldığını, ardından muhtemelen çalışma masasının üzerindeki ağır harita parşömenlerini açtığını duydum. Ahşabın üzerindeki o sürtünme sesi kulaklarıma kadar geldi. "Bu krallığı ayakta tutmanın tek bir yolu var. Komşu krallığın askeri gücünü ve hazinesini tamamen arkamıza almak. Ve bunun yolu da yüzyıllardır değişmedi: Bir evlilik ittifakı." ​Duyduğum kelime, kulaklarımda bir bomba gibi patladı. Evlilik... Nefesim boğazımda düğümlendi. Göğüs kafesim öyle bir sıkıştı ki, korsemin bağcıkları etime gömülüyordu. Ellerimle kapının ahşap pervazına tutunmasam, dizlerimin bağı çözülecek ve oracıkta yere yığılacaktım. Alnımdan aşağı soğuk bir ter damlasının süzüldüğünü hissettim. ​"Kızım Victoria," diye devam etti babam, sanki pazarda satılık bir attan bahsediyormuş gibi ruhsuz bir sesle. "Farkındasın, hırçın ve zapt edilmesi zor bir kadın. Saray kurallarına, protokollere her fırsatta baş kaldırıyor. Bu gece salona o saçlarla, o tavırla girişi bile onun ne kadar tehlikeli bir firari ruh olduğunu kanıtlıyor. Onu buralarda tutamam. Bu krallığın geleceği için, onun bu asi ruhunu dizginleyecek, onu tamamen kontrolü altına alacak güçlü bir hükümdara ihtiyacım var." ​"Ve o hükümdarın ben olmamı istiyorsunuz," dedi Valerius. Ses tonunda ne bir şaşkınlık vardı ne de coşku. Sadece buz gibi bir kabulleniş ve analiz etme çabası. ...
devam ediyor 8s önce güncellendi BEYAZA NEFRET
@kitapseverim53
Okuma
7
Oy
7
Takip
4
Yorum
6
Bölüm
1
Babasıyla ilgili çok az şey bilen Meva, babasının geçmişte yaptığı hatadan dolayı hayatının yokuşa sürüleceğinden habersiz annesiyle bir akşam tehlikeden kaçmak için hazırlanırlar. O geceden sonra Meva`nın hayatında herşey talan olmaya başlar.
devam ediyor 8s önce güncellendi Cehennemin Haritası
@whisperwind
Okuma
13
Oy
2
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
5
O cehenneme tek yön bilet demekti ve ben ateşten korkmuyordum. Biraz bile.
devam ediyor 9s önce güncellendi SANSAR
@zerya.kaplan
Okuma
3.03k
Oy
319
Takip
50
Yorum
40
Bölüm
25
"Düşmanını baştan çıkarmaya mı çalışıyorsun?" *** "Beni eğlendirmek için hazır ol. Çünkü ödülüm sensin." *** "Sansarın inine girmemeliydin bal" *** Tiyatroda başrol olarak sergilediği gösteride başını ağır şekilde yere vurmasıyla gösteri bittikten sonra eve gitme kararı verir. Yoldayken ağır bir yağmur bastırır ve başının o an acı bir şekilde ağrımasıyla yoldan geçen arabayı görmez ve kaza geçirir. Uyandığı hastanede ona bakan doktorun aslında ona takıntılı olan bir mafya lideri olduğundan habersizdir. Bir gece ansızın o adam tarafından Rusyaya kaçırılır.
devam ediyor 10s önce güncellendi İKİ ATEŞ ARASINDA
@dr.mert
Okuma
172
Oy
98
Takip
9
Yorum
64
Bölüm
7
Mafyada aşk başkadır... Bir hoca, bir polis amiri, bir mafya, mafya liderinin sevgilisi bir kız.... Onların hikayesi bir şekilde kesişiyor. Bir üniversite hocası, eski öğrencisi bir polis amirine aşıkken; sonra, mafyanın sevgilisine aşık oluyor. İki aşk arasında; iki ateş arasında kalıp ..... Bakalım ne, nasıl olacak? :)
devam ediyor 11s önce güncellendi İNANILMAZ AİLEM ~Gercek Ailem~
@okyanusumm
Okuma
435
Oy
62
Takip
14
Yorum
19
Bölüm
8
Doğumda karıştırlılan Deniz. 5 abisini ve ikizini bir çok kez karşılaşmış. DNA testi için hastenden çağrılıp. Hastabe odasina girdiğinde hiç görmeyi beklemediği kişiler ise Babasının ortağının ailesi ve yeni tanıştığı arkadaşı olan Defne`dir.
devam ediyor 11s önce güncellendi Futbolun Çocukları
@aristokr4ts
Okuma
904
Oy
304
Takip
10
Yorum
10
Bölüm
60
Ülkesini temsil etmek için Brezilya liginden ayrıldı ve şimdi Türkiye U-20 ligini domine etmek için sahaya adım atıyor. Azap Kangülü dünyanın en iyi oyuncusu olmak için dünyanın tüm oyuncularına meydan okuyarak kendini gösterecek mi yoksa gösteremeyecek mi?
devam ediyor 16s önce güncellendi BERCESTE (+17) [ Düzenlemeye Alındı]
@bozkurt.pencesi
Okuma
24.44k
Oy
1.2k
Takip
309
Yorum
525
Bölüm
17
Karanlığın tam ortasında, bir çığlık yankılandı… Evin duvarları, çaresiz kadının feryatlarını içine hapsederken, onun için kaçış neredeyse imkânsızdı. Öfkeden gözü dönmüş bir adam, karşısındakini paramparça etmeye hazırdı. Ama o sadece kendisini değil, karnındaki masum hayatı da korumak zorundaydı. Tam her şeyin bittiği an sanılırken, kapı büyük bir gürültüyle kırıldı. İçeri giren adam, savaşın tam ortasından çıkıp gelmişti. O, sadece bir asker değildi. O, hayat kurtarmaya yeminli bir adamdı. Fakat karşısında durduğu tehlike, cephede karşılaştığı düşmanlardan bile acımasızdı. Zaman daralıyor, hayatlar tükeniyordu. Bu gece yalnızca bir kurtuluş hikâyesi değil, hayatta kalmak için verilen bir savaş yazılacaktı. Peki Kanla sulanan bir gül nasıl iyileşirdi ?
devam ediyor 20s önce güncellendi Ayrık Köken
@pigami
Okuma
1.15k
Oy
367
Takip
18
Yorum
90
Bölüm
75
Kael, Sessiz bir köyde sıradan bir hayat sürerken, yasaklanmış Kara Elflerin kızı Ashael ile karşılaşmasıyla her şey değişir. 14 yaşında sıradan bir çocuk gibi görünse de damarlarında iki farklı gücün kanını taşıyor İnsan soyundan gelen ateş büyüsü ve iblis soyundan gelen karanlık büyü. Ancak bu güçler onun için bir armağandan ziyade günden güne ağırlaşan bir lanete dönüşmekte Yarı insan, yarı iblis olan Kael, özellikle karanlık büyüyle bağ kurmakta büyük acılar çeker. İblis ırkına özgü olan bu güç, Kael`in yarı insan bedeniyle uyum sağlamayı reddetmektedir. O, bir yandan bu kontrol edilemez güçleri dizginlemeye çalışırken, diğer yandan kaçmaya çalıştığı geçmişinin adım adım peşinden geldiğini fark etmeye başlar. Beş büyük krallığın tamamında iblislere karşı köklü bir korku ve nefret hakim. Kael, ise bu nefretin hedefinde kalan ve hayatta kalmaya çalışan bir melezdir. bu süreçte ise dostluk, ihanet ve karanlık sırlarla dolu bir dünyanın kapıları birer birer açılır.
devam ediyor 24s önce güncellendi Eksik Kalan
@wildlilyy
Okuma
28
Oy
8
Takip
1
Yorum
73
Bölüm
8
Kurtuluş gerçekten mümkün müydü, yoksa sadece ertelenmiş bir yıkılış mıydı?
devam ediyor 9s önce güncellendi Kül Ve Sis
@sevimnurkrts
Okuma
127
Oy
29
Takip
4
Yorum
10
Bölüm
15
"Bazı yaralar görünmez bazı bağlar kopmaz" Askerî operasyonların gölgesinde, geçmişinin yükünü sessizce taşıyan Tuna Ulu ve timinin hikâyesi... Her görev yeni bir tehlike, her dönüş yeni bir sınavdır. Sadakat, kayıp, dostluk ve kardeşlikle ayakta duran bu ekip, yalnızca karşılarındaki düşmanla değil, geçmişlerinin bıraktığı izlerle de mücadele etmek zorundadır. Tuna, yıllardır kaçtığı gerçeklerle yüzleşirken yanında onu anlamaya çalışan insanlar vardır. Özellikle Defne`nin varlığı, zamanla ikisinin de beklemediği bir bağa dönüşmeye başlar. Ancak bazı duvarları yıkmak, en zorlu operasyondan bile daha zordur. Bazı sırlar yıllarca saklanır. Bazı kayıplar hiç unutulmaz. Ve bazen en büyük savaş, insanın kendi içinde verdiği savaştır.
devam ediyor 1g önce güncellendi Gecenin Ucunda
@my_lore
Okuma
10.09k
Oy
626
Takip
114
Yorum
59
Bölüm
139
Siz hiç taksiye yolcu olarak binip şoföre aşık olarak indiniz mi?
Loading...