devam ediyor 5s önce güncellendi
BOZUK TERAZİ
@dortyaprakliyonca1
Okuma
3
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
3
Kesit-
"Yürüyoruz," dedi, her zamanki o emredici, didişmeye hazır tonuyla. "Şuradaki sakin kafelerden birinde yemek yiyeceğiz. Biraz dinlenip sakinleşmen gerekiyor. Sonra adliyeye döner, gizli tanığın ifadesine gireriz."
Hızla başımı iki yana salladım. "Hayır," dedim, mesafemi korumaya çalışarak. "Yemek yiyecek vaktim yok. Hemen adliyeye dönüp o lüks aracın mobese kayıtlarını çıkarttırmamız lazım. Zaman daralıyor."
Tam arkamı dönüp yürüyecekken, Arel aniden kolumu kavradı. Canımı acıtmayan ama kaçmama da izin vermeyen o güçlü, sıcak parmakları tenime değdiği an içimde bir şeyler altüst oldu. Beni kendine doğru çekti. Aramızdaki mesafe bir kez daha yok olmuştu. Yağmur damlaları ikimizin saçlarına düşerken, o mavi gözlerdeki sertlik bu kez bir duvar gibi karşımda dikildi.
"Duygularınla hareket etmeyi kes artık, Avukat Vira!" diye kızdı bana. Sesi alçaktı ama bir o kadar da sarsıcıydı. "Dün geceden beri ayaktasın. Gözlerinin altı çökmüş, titriyorsun. Bu hayatta güçlü kalmak istiyorsan, adaleti bulmak istiyorsan önce ayakta kalmayı öğreneceksin. Aç karnına, uykusuz bir zihinle sadece hata yaparsın. Güçten düşüyorsun ve benim bu davada zayıf bir ortağa ihtiyacım yok!"
Sözleri bir şamar gibi yüzüme çarptı. Bana "zayıf" demesi, içimdeki o başkaldıran kadını kışkırtmaya yetmişti. Gözlerimi onun o dik kafalı, o mağrur yüzüne diktim.
"Ben zayıf değilim, Savcı Bey," diye tısladım, kolumu elinden hızla kurtararak. "Ben sekiz yaşından beri bu soğukla, bu yalnızlıkla dövüşüyorum. Beni hiçbir açlık, hiçbir uykusuzluk güçten düşüremez."