devam ediyor 5s önce güncellendi
Sar zamanımızı geriye
@luxbrum
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Bazı vedalar, sadece bir şehrin değişimi değil; bir çocukluğun sonudur.
İstanbul’un kalabalık sokaklarında, aynı apartman boşluğuna yankılanan iki küçük çocuk sesiyle başladı her şey. Serhat on yaşındayken o kapıdan içeri girdiğinde, Zeynep’in dünyasına sadece bir komşu olarak değil, bir ağabey, bir koruyucu ve bir çocukluk anısı olarak yerleşmişti. Aralarındaki dört yaş, o zamanlar aşılması gereken büyük bir uçurum gibi görünse de; paylaşılan bayram şekerleri, okul dönüşü koşturmacaları ve annelerin demli çaylar eşliğindeki sohbetleri o uçurumu bir köprüye dönüştürmüştü.
Ancak hayat, planlarını bizden bağımsız yapar.
Serhat, on altı yaşının omuzlarındaki taze yükle Ankara’nın yolunu tuttuğunda; arkasında sadece gözü yaşlı bir aile değil, büyümesini henüz tamamlamamış bir çocukluk bıraktı.
Tam on iki yıl.
Zaman, en mahir heykeltıraştır; insanı yontar, değiştirir ve bazen en tanıdık gelen yüzü bile bir yabancıya dönüştürür. Şimdi, yıllar sonra aynı apartman dairesinin önünde, aynı mermer basamaklarda karşı karşıya gelen bu iki yabancı; aslında birbirlerinin hikayesinin en önemli başrol oyuncuları.
Anneler hala aynı masada çaylarını yudumlarken, koridorda birbirine değen iki bakışın birbirini tanımaması, kalbin mi yoksa hafızanın mı bir oyunudur?
Bu hikaye; büyümenin, değişmenin ve aslında hiç gitmemiş olan o çocukluk bağının, tozlu raflardan inme masalıdır.
Bakalım zaman, unutturduğu bu iki yüzü yeniden birbirine hatırlatacak kadar cömert davranacak mı?