devam ediyor 5s önce güncellendi
ÇAKIR RENGİNDEKİ MEKTUP
@umudun_rengi00
Okuma
16
Oy
7
Takip
4
Yorum
3
Bölüm
2
"Birbirine düzgünce veda edememiş her insan günün birinde mutlaka tekrar karşılaşır. Veda eder, ve yoluna bakar"
~
"Gerçek özgürlük senin için hiçbir zaman bu taştan konak olmadı," dedi fısıltıyla. "Çünkü bu duvarların içinde sevgi dışında her şey var." Kulağıma değen saçlarımı geriye çekti. Nefesi bu kez boynuma çöktü. Sıcaklığı tenimde iz bırakır gibiydi.
"Ve sen buraya özgür olmak için gelmedin. Esir olacağını bile bile geldin. Yine de özgürlük diye yanıp tutuşuyorsun." dedi, bu uğurda kendimi bile yakacağımdan habersiz.
Sözleri kadar yakınlığı da kaçacak yer bırakmıyordu. Gözlerim kendiliğinden kapandı. Vücudumdan geçen ürperti korkudan çok tanıdık bir teslimiyet gibiydi. "Bir gün," diye mırıldandı, sesi umut kadar yumuşaktı, "sana özgürlüğün gerçekten ne olduğunu göstereceğim, komşu kızı."
Sırtım tamamen göğsüne yaslanmıştı artık. Nefes almak bile zor geldi. "O gün geldiğinde, sana ‘özgürsün’ diyerek zincir takan herkes arkamızda kalacak. İntikamın için kinin en büyük silahın,”
Bir an durdu. Nefesi kulağımın dibinde ağırlaştı. "Ben ise," dedi alçak bir sesle. Gözlerimi daha sıkı kapattım, açmaya korktum "o karanlıkta yürürken elini bırakamayacak kadar sana adanmış, sadece sana ait olan yoldaşınım."
~~
Onu tanıdım... Ya da en azından tanıdığımı sandım. Karanlığın içinde büyüyen bazı insanlar vardır; kim olduklarını anlatmaya gerek kalmaz, gözlerindeki boşluk her şeyi söyler. O da öyleydi. Bir bakışında terk edilişin izleri, bir gülüşünde işkencenin soğukluğu saklıydı.
Hangi yüzüyle karşılaşacağını kimse bilemezdi. Bazen sessiz, ürkek, gözleri dolmuş küçük bir kız gibi konuşurdu. Sonra birden değişirdi; ses tonu sertleşir, bakışları buz keserdi. O an yanındaki insanın içini donduracak kadar soğuk olurdu. Sonra bir kahkaha atar, sanki az önceki hâli hiç olmamış gibi davranırdı.
Kim olduğunu sormayın. Çünkü bir cevabı yok. Ya da belki çok fazla cevabı var...
~