[ Roman ] - Kitap Listesi
devam ediyor 2g önce güncellendi ~▪︎ D.E.D ▪︎~
@cakmakaradagg
Okuma
168
Oy
65
Takip
7
Yorum
6
Bölüm
10
Bir şifre nelere sebep olabilir? Bir alarmı devreye sokar mı mesela? Ya da karanlık bir odada bütün ışıkları bir insanın üzerine çeker mi? Belki evet,belki de hayır. Fakat eğer bu şifrenin kader ile bir ahbaplığı varsa, Geçmişten iki insanı bambaşka rollerle karşı karşıya getirebilir. Belki dost,belki düşman,belki de öylesine biri olarak.. Peki ya bir satranç 3 kişiyle oynanır mı?
devam ediyor 1a önce güncellendi Fırça ve Gölge
@handelendin
Okuma
3
Oy
3
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Hazen Karaca, ilhamını renklerde arayan genç bir ressamdır. Londra`ya yalnızca çizmek için gelir. Fakat her gün aynı sokakta karşısına çıkan sessiz bir yabancı, fırçasının istemeden de olsa aynı silüeti tekrar tekrar çizmesine neden olur. Cassian Ashwyn ise herkesin yolunu değiştirdiği bir adamdır. Güçlüdür, tehlikelidir ve kurduğu düzeni kimsenin bozmasına izin vermez. Biri ışığın peşinde yürür. Diğeri gölgelerin içinde yaşamayı seçmiştir. Aynı şehir, aynı yağmur ve tek bir karşılaşma... Bazen kader, en beklenmedik tuvali seçer.
devam ediyor 3h önce güncellendi MAVERA
@mahrehan
Okuma
15
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Bir çift gamzeye gömülür en derin yaralar

Ev gitti?in yer midir yoksa ait oldu?un mu? O küçük kaplumba?ayd? kafam? kar??t?ran evi s?rt?ndaysa nereye gidiyordu o minik ayaklar?yla? Asla bir yere ait olmam?? bir kaplumba?a nereyi memleket bilirdi? S?rt?nda ta??d??? bir yuva m?d?r ona? Yoksa ömür boyu ta??yaca?? bir yük mü?
devam ediyor 2a önce güncellendi SON ANONS
@ceylunerabia_cey
Okuma
60
Oy
56
Takip
4
Yorum
49
Bölüm
2
Bir ceset. Bir salgın. Ve güvenecek kimsenin kalmadığı bir okul... Selis, okulun lavabosundabir ceset bulduğunda hayatı değişir. O sırada karşısına çıkan, okul müdürünün oğlu Karan ise tek bir şey söyler: ``Ben yapmadım.`` Virüs hızla yayılırken Selis, en çok şüphelendiği kişiye güvenmek zorunda kalır. Çünkü bu okulda herkesin bir sırrı vardır. Ve hayatta kalmak için bazen yanlış kişiye güvenmek gerekir.
devam ediyor 2a önce güncellendi HÜKÜM
@elanunurun_hikayel
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Abisi yüzünden hukumun karariyla boraya berdel giden havin
devam ediyor 2h önce güncellendi GECE YARISI S?RK?
@sahra_milaa
Okuma
19
Oy
6
Takip
1
Yorum
113
Bölüm
6
Duvarda Kanl? Gece Yar?s? Sirkine Ho?geldiniz yaz?s? belirdi. Buradan ç?k?? yoktu. Kuzu kendini kurda kurban etti. ?eytanlar kurdun arkas?na s?raland? bir bir. Melekler öylece uzaktan izledi, günü gelince ilahi adalet yerini bulurdu, er ya da geç.
devam ediyor 2a önce güncellendi Benim korumam
@zehraafatmaa
Okuma
69
Oy
23
Takip
0
Yorum
56
Bölüm
5
Ben Aysima başbuğ, Babam Adananın ileri gelen adamlarından tabi böyle olunca da şımarık bir kız olduğum düşünülüyor hayatım çok normel bir şekilde devam ederken bir araba kullanma benim hayatımı nasıl değiştirdiğini beraber göreceğiz
devam ediyor 2a önce güncellendi İlk Aşk Son Ders
@lavivahayatidoludo
Okuma
17
Oy
1
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
3. Okulunda 2. Kez uzaklaştırma Alan Fadime Bu sefer Yeğeni Aleynanın okuluna başlayacaktır Düşmanlığın daim olduğu bu şehirde Düşmanı İso ile içten içe bir bağlılık yaşayacaktır
devam ediyor 2a önce güncellendi KIZIL LEYDİ
@glzsenabkts
Okuma
5
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bölge liderlerinin toplandığı bu masada tek kadın bölge lideri olan Selen Soyder, babasının ilk göz ağrı ve liderlik vârisiydi. Bir erkek kardeşi olmadığı için zamanı geldiğinde soyunun liderliğinin başına geçecek olan Selen, düşmanları ile baş edecekti. Yakarların lideri olan Koran Yakar, Soyderler ile büyük bir düşmanlık içindeydi. Yıllardır süren bu düşmanlık, Selen ve Koran ile devam edecekti. Yeraltının ve üstünün sahibi olan bu liderler arasında bir kadın lider vardı. Peki ya şimdi ne olacaktı? İlk kadın bölge lideri olan Selen Soyder, kendi bildiklerini yapacaktı.
devam ediyor 2a önce güncellendi Tesadüf Değildin
@ada.mic6
Okuma
53
Oy
32
Takip
4
Yorum
18
Bölüm
3
Bazen hayatınızı değiştiren şey, yanlışlıkla attığınız tek bir takip isteğidir. İstanbul`da yoğun bir hastanede görev yapan genç doktor, bir gece sosyal medyada gezinirken yanlışlıkla tanımadığı bir askere takip isteği gönderir. İsteği geri çekmeye fırsat bulamadan kabul edilir. "Yanlışlıkla oldu." diye başlayan konuşma, her geçen gün biraz daha hayatlarının bir parçası olur. Biri İstanbul`un koşuşturmacasında insanların hayatını kurtarmaya çalışırken, diğeri Trabzon`da vatan nöbetindedir. Aralarında yüzlerce kilometre, sayısız özlem ve belirsizlik vardır. Ama bazen mesafeler, iki kalbin birbirini bulmasına engel olamaz. Peki, bir yanlışlıkla başlayan hikâye, ömür boyu sürecek bir aşka dönüşebilir mi?
devam ediyor 2a önce güncellendi SON YAZ
@kelebek.etkisi_
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
“İnsan, güvenini kaybettiğinde herkesten uzaklaşır sanır. Oysa bazen yalnızca tek bir kişiye yaklaşır...Ve bütün savunmaları, tam da onun yanında yıkılır.” Güvenmek...Kulağa ne kadar basit geliyor, değil mi? Birine inanmak, kelimelerini tartmamak, yanında nefes alırken omuzlarındaki yükü düşürebilmek... Ama güven dediğimiz şey, insanın karşısındakine verdiği küçük bir hediye değildir. Kendinden koparıp kendi etiyle birlikte sunduğu bir parçadır. Ve o parça yanlış bir avuca düştüğünde, geri aldığında asla aynı yere ait olmaz. Boşluk kalır. Soğuk kalır.Kırıklık kalır.Bazı insanlar bunu erkenden öğrenir. Hayatın adaletini, kuralını, acımasızlığını o küçük yaşlarda ezberlerler.Bazılarıysa tekrardan öğrenmemek için ruhlarına zırhlar kuşanır. Duvarlar örer. Mesafe koyar. Kimseyi, ama hiç kimseyi o tehlikeli çizginin içeriğine sokmaz. Çünkü bir kere kırılan kalp, ikinci kez kırılmaktan korkmaz; ikinci kez aynı adrese güvenmekten korkar. Arya da o zırhın içindeydi. Kimseye güvenmiyordu.Özellikle karşı cinse.Onların o her şeyi bilen, her şeyi kontrol etmeye çalışan o kibirli edalarına zerre inancı yoktu. Bunun için kimseye bir açıklama borçlu olduğunu da düşünmüyordu. Kendi gerçeği buydu ve dışarıdan nasıl göründüğü umurunda bile değildi. Ailesinin içinde büyüdüğü o sert, keskin dinamikler, korumacı görünürken insanı boğan o zehirli gölgeler, yıllar içinde zihnine kazınan hayal kırıklıkları...ve şahit olduğu gerçekler.Hepsi ona yeterince şey öğretmişti. İnsanları tanımadan yargılamıyordu belki ama tanımayada çalışmıyordu.Kapıları sımsıkı kapatmış, o demir sürgüyü çekip anahtarı okyanusun en karanlık dibine fırlatmıştı sanki. Ta ki o yaz, o inatçı ve nefes kesen sıcağın ortasında, hayatına hiç istemediği kadar gürültülü bir kalabalık doluşana kadar... Kuzenler, yeni yüzler, her köşeden fırlayan sesler, bilmediği ritimler ve bütün o korunaklı, buzdan dengelerini tek bir bakışla yerle bir edecek o adam: Ateş Akkaya. İlk başta ondan hoşlanmadı. Belki de daha dürüst bir ifade şuydu: Ondan hoşlanmamak, ona karşı içindeki o asi dikkati bastırmak için ruhundaki bütün barikatları ayağa kaldırdı.Çünkü bazı insanlardan uzak durmak kolaydır; sırtınızı dönersiniz,biter.Ama bazıları...Siz onlardan kaçtıkça hayatınızın daha fazla yerine dokunur.Bir bakışın ağırlığıyla, zekice kurulmuş kışkırtıcı bir cümleyle, inat kokan o çarpık gülümsemeyle... Bazen de hiçbir şey söylemeden, sadece yakınınızda durarak ruhunuzdaki bütün dengeli tahtaları yerinden oynatırlar.Ateş öyle bir adamdı. Karşısındaki kadının zırhını görüp uzaklaşmak yerine, o zırhı inceleyip, kendi elleriyle parçalamaktan zevk alan türdendi. Peki, insan yıllardır kendisine öğretilen bütün hayatta kalma reflekslerinin, o demir duvarların karşısında, tek bir adama karşı erimeye başladığını fark ederse ne olur?Ya nefret ettiğini, her kelimesiyle inatlaştığını sandığı o adamın yanında ilk kez gerçekten nefes alabildiğini hissederse? Ya içindeki o “asla” kelimeleri, Ateş’in o keskin, karanlık bakışlarında anlam bulmaya başlarsa? Veya insan, kalbinin kapısını sımsıkı kilitleyip mührü bastığını sanırken, o kapıyı çalan o cüretkâr parmakların içeri sızmasına engel olamayacağını anlarsa? Belki de aşk, tam olarak buydu. Birini hayatına almak değildi mesele... Onu hayatından çekip çıkardığında bile göğüs kafesinde yaşamaya devam etmesiydi. Çünkü bazı insanlarla yollar ayrılır; yanınızda kalmazlar, ama sizden de gitmezler. Bir yaz başlar. Kahkahalarla, gece yarısı fısıltılarıyla, küçük sırlarla, büyüyen ama bir o kadar da sağlam dostluklarla ve kimsenin sonunu kestiremeyeceği olaylarla dolu bir yaz... Her şey dışarıdan olması gerektiği gibi, güneşli ve kusursuz görünürken; aslında herkesin kendi iç dünyasında, en çok da Arya ile Ateş’in o görünmez savaş alanında taşlar yerinden oynamaktadır.Kimi insanları tanımaya başlar, kimi kendi karanlık yüzünü. Kimi ise ruhunun en derin köşesinde, o brikenlerin altına sakladığı gerçeklerle ilk kez göz göze gelir.Ve bazen bir insanın dünyasını altüst etmek için büyük bir kıyamete gerek yoktur.Küçük bir kare yeter. Bir fotoğraf. Bir cümle. Kulaktan kulağa yayılan zehirli bir yalan. Yanlış zamanda güvenilmiş bir kişi, belki de yalnızca yanlış anlaşılsın diye kurgulanmış tek bir iftira.Bütün bunların ortasında korkulardan ortaya çıkmış o suskunluk...Çünkü insanın kalbini paramparça eden şey her zaman o acı gerçeğin kendisi değildir; bazen gerçeğin yerine konulan o sessiz, inandırıcı yalandır. Peki ya bir gün, gözünün içine bakarak güvendiğin kadın susarak seni paramparça ettiyse.Yıllar sonra sana anlattığı hikâyenin tamamının koca bir illüzyondan ibaret olduğunu öğrenirsen? O zaman affeder misin? Gözlerinin ortasında parlayan o kadına mı inanırsın, yoksa karanlıkta kulaklarına fısıldanan o zehirli seslere mi? Yoksa kalbin, grurunun "bitti" dediği o saniyelerde bile hâlâ inadına onun adını sayıklamasına boyun mu eğer? Bazı seçimlerin doğru cevabı yoktur. Bazı ayrılıkların faturası tek bir insana kesilemez.Bazı hikâyeler ise iki insan birbirini yeterince sevmediği için değil; hayatın, o kırık aynaların ve geçmişin gölgelerinin onlara aynı yolda yürüme şansı tanıması yüzünden yarım kalır.Ve belki de en acı gerçeğin ta kendisi şudur: Bir insanı hayatının en unutulmaz anısına dönüştüren şey, onunla yaşadığın o deli dolu günler değil... O günlerin, o kahkahaların ve o dokunuşların bu evrende bir daha asla geri gelmeyeceğini fark ettiğin o ağır, nefessiz andır. O yaz herkes bir şey bırakacaktı geride. Kimi sarsılmaz olduğunu sandığı güvenini, kimi ömrü boyunca taşıdığı bir dostluğu, kimi de kendi ruhundan bile sakladığı o büyük sırrı... Kimi ise hayatının en gerçek, en büyük aşkını...Ve birisi belkide hepsini birden kaybeden bir kişi olacaktı.Ama henüz kimse bilmiyordu.Çünkü bazı hikâyelerin sonu, defterin kapandığı yerde değil; daha ilk sayfadaki o inatçı, meydan okuyan bakışta gizlidir. Ve bazı yazlar, takvimden silindiği gün değil... insanın kalbinde kanamaya devam ettiği sürece **“SON YAZ”**dır.
devam ediyor 3h önce güncellendi SON ADIM
@atlantis04
Okuma
4
Oy
2
Takip
0
Yorum
9
Bölüm
2
Karanlıkta kalmış bir kız…İstanbul’da ilk defa bu kadar şimşekler gökyüzünü aydınlatıyordu.Son Adım, son bir adımda her şey biticek sandı…
devam ediyor 2a önce güncellendi Saklandığın Son Gün
@sesee.1
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Seni bulamadığım son gün seni kaybettim.
devam ediyor 2a önce güncellendi Gizli Duygular (Mafya/Avukat)
@elinur_000
Okuma
5.89k
Oy
278
Takip
56
Yorum
47
Bölüm
21
Mafya Lideri Tarafından Kaçırılan Umay ve yeni başlangıçlar… (Kitap bazı kitap karakterlerinin isimleri vb şeyleri değişmiştir ve 2. Bölüm de değişmiştir iyi okumalar)
devam ediyor 2a önce güncellendi KAYIP BİR İHTİMAL
@darkredl0ver2018
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Bu kitap canim instagram grubundaki biricik arkadaslarimdan esinlenerek yazılmıştır olaylar genelde Lara nin gözünden anlatılacaktır lakin bazı olaylarda diğer karakterlerde anlatacaktir(parantezin icinde kimin anlatacagi yazmaktadir)kitapta smt sahneler vardir hassasiyeti olan okumasin🙏🏿🙏🏿 IYI OKUMALARRRRR
devam ediyor 2a önce güncellendi DOĞUNUN GÜNEŞİ
@silinen543753
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Birinin geçmişi yarım kalmıştı. Diğeri ise geçmişini geride bırakmıştı. Ama hayat, Ayaz ve Gökçe`yi aynı hikâyede buluşturdu. Çünkü bazı güneşler doğudan doğar, bazıları ise karanlığın tam ortasında...
devam ediyor 2a önce güncellendi Aşk Savaşı
@aminekitaplar
Okuma
154
Oy
99
Takip
9
Yorum
124
Bölüm
4
Savcı Hazel Karahan`ın önüne ünlü bir mafya olan Korkut Karadağ`nın suç dosyası bırakıldığı zaman başlamıştı herşey. Hazel Karahan adaleti seçip gerekeni yapmıştı ancak kimse bilmiyorduki Korkut Karadağ`nın hapishaneden ölü bedeninin çıkacağını ve kardeşi Melikşah Karadağ`nın intikam için baş koyduğu yolda abisini içeri tıkan savcıya aşık olacağını. Kimse bilmiyorduki, Melikşah`ın intikamının ve sevdasının arasında kalacağını Hazel`in ise mesleğinin, adaletinin ve aşkının arasında kalacağını. Peki hangisi kazanacaktı? Aşk mı, adalet mi, intikam mı?
devam ediyor 1a önce güncellendi Geçmişin Gölgesinde
@zymera
Okuma
7
Oy
7
Takip
0
Yorum
7
Bölüm
2
Her gölgenin altında bir travma vardır.
devam ediyor 2a önce güncellendi Rütbeli Bela
@livane
Okuma
6.28k
Oy
613
Takip
179
Yorum
240
Bölüm
35
Mizgin Kalyoncu, şımarık ve prenses gibi yetiştirilmiş bir ressamdır. Gümüşhane`nin bir köyünde yaşamaktadır. Sıcak bir yaz gününde, festivalde horon teperken yanında oynamaya başlayıp kavga ettiği askerin, aslında küçükken evlenip Almanya`ya gitme sözü verdiği çocukluk arkadaşı olduğunu bilmemektedir. Ağır başlı Yüzbaşı Sadi Ilgaz ile patavatsız Mizgin`in atışmalı aşk hikayesini okumaya ne dersiniz?
devam ediyor 2a önce güncellendi Seçim
@tekinfeyza973
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bir zamanlar küçük bir kız çocuğuydum, şimdi o çocuktan eser yok.
devam ediyor 1a önce güncellendi LABİRENT
@yamanha
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
​"Kendi zihnimizin ve dış dünyanın ördüğü duvarlar arasında, çıkışı olmayan sokaklarda kaybolmuşuz gibi... Dijital ekranların yaydığı soğuk ışık altında, kalabalıkların gürültüsüne sığınan ama aslında en derin köşesinde yapayalnız olan ruhlar..."
devam ediyor 2a önce güncellendi KÖLELEŞTİRİLMİŞ HAYATLAR
@diskyesma111
Okuma
4
Oy
3
Takip
1
Yorum
9
Bölüm
1
Şehre ölümcül bir virüsün yayıldığı söylenir. Ancak bu, insanları kontrol altında tutmak için kurulmuş sistemin büyük bir yalanıdır. Sistem, insanları virüsten koruduğunu söyleyerek her ay zorunlu olarak "aşı" yapar. Fakat bu aşılar aslında insanları zehirleyen ve zamanla onları sistemin kuklasına dönüştüren bir zehirdir. Zehirli iplerle kuklalaştırılan insanların ellerinden yalnızca bedenleri değil; aileleri, geçmişleri ve hatta benlikleri de alınır. Alin Erizli bu sistemin kurbanlarından biridir. Şehiri zehirlemeden önce Alin bu sistemin büyük bir yanılgı olduğunu öğrendiğinde artık çok geçti çünkü ailesi çoktan sistemin esiri olmuştu. Erkek Ana karakter ve Alın Erizlinin geçmişi ortak bir noktada bağlanır. Ve bu ortak nokta sistemin zayıf noktası haline gelecektir. Bu iki karakterin birleşimi yönetimi korkutacak. Bu zehirli sarmaşıklarla dolu olan evrene girme cesaretin varsa HOŞGELDİN!!!
Önceki
160/10
Sonraki
Loading...