[ Kısa Hikaye ] - Kitap Listesi
devam ediyor 1y önce güncellendi
Desperato
@halefkayaa
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
İhanetin önceleri bahanesi olur Sonrada bedeli
Olur herkes kendi penceresinde gördüğü kadar haklı görmediği kadar haksız bugün beni eleştirebilirsiniz lakin düşündüklerimi düşlediklerimi bilemezsiniz içinizde biriken kin kibir nefreti bana yüklemeniz sizin eğitiminiz ve gördüğünüz kadardır hissettiğiniz kadar olmuş olsaydı kin ve kibirinizi kendinize saklardınız Mevlanın bir sözü hem bu satırda yerini alsın hemde kualğınıza küpe
Herkesin anlayış derecesi Farklıdır benim size anlatacaklarım ancak sizin anlıyabildiğiniz kadardır ötesi yok
6 rakamını işinize gelince 6 olarak işinize gelmeyince 9 olarak algılarsınız bu bir anlayış derecesi bu derece vicdanınız ile alakalı bir eylem, ve semboldür belki’de yoktur belkide vicdanınız Sizin kararmış olan kalbinizden geçeli çok olmuştur
Zaten insanlar sizin anlatıklarınız kadar değil anladıkları kadar hakkınızda söylemlerde başlar bugün suyun üstünde yürüsem yüzme bilmediğimi söylemek için sıraya girersiniz hiç önemli değil
Bana yapılan bana hak gördüğünüz bütün söylemleri ben Allah’a havale etmekten büyük keyif alacam unutmayın ip inceldiği yerden insan kalınlaştığı yerden koparmış
Kul plan yaparken kader’de Güler’miş etme bulma dünyası bugün hakkımda hakkınızda şikayet ettiğiniz kim varsa bugün mutlaka kapınızı çalacaktır “Gülme komşuna gelir başına “
O kadar aciz insanlarsınız ki yaşınızdan çok kininiz ve kibiriniz büyümüş bugün gün içinde kullandığınız cümleleri bir araya toplasanız sadece çevrenizdeki insanları kınamak ayıplarını sergilemek dışında bir eylem içerisinde değilsiniz
Sizin Dünya’ya evrene Bakan pencereniz kin kibir oldukça Herkes size kusurlu gelir “
“Ben sustum kainatın sahibi muhakkak hatırlatacaktır beni Size “
devam ediyor 8a önce güncellendi
SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ DUYULMAYAN ÇIĞLIKLAR
@iremnida77
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
“Sizlere mutluluğun tanımını yapar mısınız?” desem cümleye hangi duygunun vermiş olduğu heyecanla hangi güzel kelimeyle başlardınız?
Mutluluk size göre ne demek?
Mutluluk bana göre ne demek?
Küçükken baba veya annemizden dinlediğimiz o masal saatinin gelmesini beklemek miydi mutluluk?
Hevesle almak istediğimiz bir eşyanın ansızın bize sunulması mıydı mutluluk?
Çok sevdiğimiz, kokusu burnumda tütüyor dediğimiz bir kişiyi aniden karşımızda görmek miydi mutluluk?
Sevdiklerinden bir çift güzel kelime duymak mıdır mutluluk?
İçinde bin bir kötülüğün bulunduğu fakat sonunda iyiler kazanıyor zaten diye sevinçle dinleyip , seyrettiğimiz bir çizgi film midir mutluluk?
Kötü bir gün geçirdiğimizin akşamı annemizin bizlere güvenle verdiği huzur muydu mutluluk ?
Bana o güne denk sorulsaydı mutluluk, belki mısralara dökemeyecek kadar madde sayabilirdim mutluluk adına ....
06.03.2025......
Bu tarih bendeki mutluluk kavramının tarifini değiştirdi. İnsanın acı içinde de gülebileceğini öğretti. Bin bir kötülüğe dahi sade bir tebessüm ettirmeyi öğretti. Asıl mutluluğun sayılabilecek kadar çok olmasından ziyade küçük şeyler olabileceğini öğretti.
Huzur kelimesini okur okumaz dahası düşünür düşünmez , içimizden geçirir geçirmez heyecanlı bir tebessümü bahşeder ya hani bize, huzur kelimesinin anlatamayacak kadar acıya tanıklık ettiğini öğretti.
Mutluluk anlık bu maddelerin hiçbiri değildi. Mutluluk tanımadığın onlarca kişinin seni ziyarete geldiğini düşünmekti.
Yanlış duymadınız !
Mutluluk acı gerçeğiyle tanımadığın birilerinin yolunu gözlemekti.
Küçük şeylerden mutlu olunması gerektiğini annelerimiz o halde bizlere niye öğretmişti?
Almak için belki gün saydığın o eşyayı almak değildi mutluluk.
Özlem duyduğun o kişinin ansızın yanınızda belirmesi hiç değildi.
Sonunun mutlu biteceğini öncesinde bizlere üzülmeyelim diye söyledikleri iyi sonla biten masallar veyahut filmin sonunda kötünün cezasını çekmiş olacağı bir çizgi film değildi mutluluk.
Mutluluk bir canlının tebessümündeydi. Onda görmüş olacağımız belki de sadece bir kaç saniyelik o gülümsemeydi.
Acılar içindeki o bakışa gizlenmiş heyecanla bizlere sunduğu o gülücükteydi.
Hiç ummadığımız o kötülüğün bizim başımıza geldiği anda dahi yaşanmışlıklara tutunup gülebilmeyi bilip mutluluğu yaşamaktaydı.
Mutluluk belki de unutmaktı. İyi olan şeyleri birden fazla duymak adına unutmaktı. Binlercesinin gerçekleştiremediği onlarca hatta tonlarca hayallerdi mutluluk. O hayallere tutunabilmekti mutluluk.
Kangren olan o kolu hiç acımdan kesip atmaktı belki de mutluluk.
Yazıya dökemediğin binlerce kelimeyi düşleyip tanımadığın biri ile de olsa bunu onunla paylaşabilmekti mutluluk.
Size falanca sizi ziyarete geldi desem ne düşünürsünüz ?
Ya da o falanca beni ziyarete gelmiş olsa ?
O kişi kimdi?
Tanıdığım ve tanımadığınız birinin ansızın gelip beni veyahut sizi belki mutlu edip belki de ‘ Onun burada ne işi var ki ? Neden gelmiş? ‘ tavrını bizlere sunan o tanıdıklardan değilse o kişi ?
Ya da şöyle sorayım !
Hiç tanımadığınız birinin sizi görmeye gelmiş olması size ne denli mutluluk verir ?
Bu hikaye binlerce acıyla dahi mutlu olabilenlerin hikayesi.
‘Acıyla dahi mutluluk mu ?’ Dediğinizi duyar gibiyim. Fakat ne yazık ki yanlış duymadınız!
Bu hikaye tam olarak ‘Acıyla dahi mutlu olup gülebilmeyi başarabilenlerin hikayesi....
Acı ve mutluluğu sizlere sunmakla kalmayıp sizleri derin bir düşünmeye itip kendinizi olduğunca fazla sorgulamanızı sağlatacak hikayemizi artık sizlerle buluşturma vakti.
Bu soruların cevabı yeri geldiğinde bizleri tebessüm ettirirken yeri geldiği zaman da içimizi fazlasıyla sızım sızım sızlatacak.
Acı olan o gerçeklerle yüzleşmeye yeterince hazırsak artık hikayemiz sizlerle baş başa kalabilir.
Bu soruların cevapları için......
Mutluluklar ve hüznün içindeki o acı tebessümler bir süre sizlere emanet!
devam ediyor 1y önce güncellendi
Mar'a Mektuplar
@lavinpars
Okuma
0
Oy
0
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
0
Verilen bir söz ile başladı her şey.
Tutulmaya çalışılan bir sözün hikayesi bu.
***《》《》《》***
Biliyorum ki sen beni tanıyorsun. Ama ben de seni tanıyorum. Bu yüzden eminim ki şu an göz bana devirmektesin. Tamam, tamam söylüyorum. Siyah defter aldım üç tane. Şimdi düşünüyorsundur, "Neden üç tane?" diye. Hangisinin kapağını daha çok seversin bilemedim ne yapayım? O yüzden de üç tane defter aldım sana doğum günü hediyesi olarak.
***《》《》《》***
Duydum onun kahkahalarını çünkü öylesine mutlu öylesine gür bir kahkahaydı ki yankı yaptı. Ona ne söylediğini daha çok merak ettim bunun üzerine. "Sen ona ne söyledin de böylesine kahkahalarla güldü?"
***《》《》《》***
Başta çocuktuk şimdi büyüğüz. Ruhumuz kırık, ellerimiz kesilse de kırıkları toplamaya çalışıyoruz. Ardı arkası kesilmeyen olay üstü olaylar birbirini kovalarken biz yazdığımız satırlarla var oluyoruz.
***《》《》《》***
Mar`a Mektuplar`a hoş geldiniz...🍁
devam ediyor 1y önce güncellendi
MESAFELERİN ARDINDAN YALANLAR
@ela.456
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
~1.bölüm~:
Eylül gökyüzünün griye döndüğü bir kasım sabahı telefonundaki mesajlara dalmıştı bir isim bir fotoğraf bir anı hepsi ona yüzlerce kilometre ötedeki bir adamı hatırlatıyordu kerem onu sosyal medyada tanımış birkaç kelimelik bir sohbetle başlayan ilişki zamanda hayatının merkezi olmuştu kerem.
Başka bir şehirde yaşıyordu mesafeler aralarında bir engel gibi görünsede Eylül için bu durum hiç önemli degildi çünkü onun için kerem hayalini kurduğu sevgiyi bağlılığı ve sıcaklığı temsil ediyordu
İlk günlerde keremin nazik sözleri bitmeyen ilgisi ve vaatleri eylülün hayatında hiç hissetmediği bir huzur yaratmıştı ama zamanla bu masalın altındaki gerçekler Yavaşça yüzeye çıkacaktı
Eylül keremle ilk konuştuğu günü hatırlıyordu sosyal medyada tamamen tesadüfen karşılaşmışlardı keremin bir gönderisine yaptığı yorum kısa bir sohbetin başlamasına vesile olmuştu.
İlk başta bu kadar derinleşeceğinu düşünmemişti
Ama keremin sıcak ve etkileyici konuşmaları onun içine işleyen melodi gibi yankılanmıştı.
"Seninle konuşmak uzun zamandır hissetmediğim bir şey hissettiriyordu."demişti
Kerem bir gün."sanki yıllardır seni tanıyor mu şun gibi" Eylül o anda içindeki yalnızlığını Yavaş yavaş dağıldığını hissetmişti.
Yıllardır kimseyle böylesine rahat konuşmamıştı keremin kelimeleri ona bir güven hissi veriyordu belkide tamda bu yüzden mesafeler önemini yitirmişti.
Onun sesini duyduğu onlarda şehirler arası uzaklıklar bir anda kayboluyor gibiydi kerem hayatındaki boşluğu dolduran bir ışik gibi görünüyordu. Ona çocukluğunu anlatmıştı annesini ne kadar özlediginden kasabanın ıssızlığın dan büyümenin verdiği yalnızlıktan bahsetmişti.
Keremde kendi hayatını paylaşmıştı büyük bir şehirde çalıştığını yoğun iş temposundan ve bazan kaçıp uzaklaşmak istediğinden söz etmişti. Fakat Eylül`ün fark etmediği bir şey vardı.
Keremin sözlerinin ardından anlatılmamış hikâyeler ve gizlenmiş gerçekler saklıydı.bir gece kerem ona bir mesaj attı.
"Seninle konuştuğum her gün hayatımdaki en güzel an oluyor."
Eylül`ün kalbi bu cümleyle doldu taştı ama aynı gece keremden bir saat buyunca ses seda çıkmazdı .
Bu Eylül`ün içinde küçük bir huzursuzluk uyandırdı ancak bu huzursuzluk bastırmaya çalıştı "belkide işleri var" diye düşündü. kerem zamanla bu sessizlik anları daha sıklaşmaya başladı kerem bazı günler ortadan kayboluyor ardından yoğun bir bahaneyle geri dönüyordu yinede Eylül`ün içindeki hisler okadar güçlüydü ki keremin her şeyi unutuyordu sevgi ona körlüğün bir çeşidini sunmuştu.
O ilk zamanlarin heyecanıyla dolu günler yavaş yavaş yerini bir meraka ve huzursuzluğa bırakıyordu ama Eylül bunu henüz açıkça kabul edemiyordu çünkü kerem`in varlığı onun yalnızlığını öyle derin bir şekilde doldurmuştu ki bu boşluğu geri dönmekten korkuyordu bir sabah Eylül telefon ekranına bakarken içten içe bir soru sordu.
"BENİ BU KADAR SEVDİĞİNİ SÖYLÜYOR AMA NEDEN HER ZAMAN BİR EKSİKLİK HİSSEDİYORUM?"
devam ediyor 1y önce güncellendi
DENİZ KIZININ HİKAYESİ
@aleynaaa_benn
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Ariana diye bir kız varmış 25 yaşındaymış bu kız deniz Kızıymış ingiltere okyanusunda,ama nefret edermiş deniz kızı olmaktan karaya çıkınca insana dönüşürmüş ama sadece 24 saat insan kalabiliyormuş ama Ariana hep insan olmak istiyormuş, ailesi o daha 10 yaşındayken deniz avcıları tarafından katledildi,Ariana hep tek kaldı ama asla vazgeçmedi,insanlardan korkmuyordu.
Alex Williams ingilterede 26 yaşında polis olan Alex Williams babası özel kuvvetlerde askerken hayatını kaybetmiştir,annesi ve ablasıyla yaşıyordur,babasına bir sözü varmış polis olma sözü ve Alex polis olmuştur babasına verdiği sözü tutmuştur,hep iyilik adalet için savaşmıştır.
devam ediyor 1y önce güncellendi
MÜZİK GECESİ
@nisa809
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Tek bir dilek hakkın olsa ne dilerdin ?" diye sordum.
"Seninle sonsuz dek mutlu olmayı dilerdim." dediğinden kalbim hızla atmaya başladı.
O herkesten farklıydı, bana göreydi, bana özeldi...
devam ediyor 8a önce güncellendi
Limon Çekirdeği
@sevilemeyenbirisi
Okuma
0
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
0
Onu en son, sokak lambalarının sarı ışığında gözlerini kaçırırken görmüştüm.
Elinde bir limon vardı.
Hep limon yerdi.
Suratı buruşurdu, ama hiç şikâyet etmezdi.
“Hayat da biraz limon gibi olmalı,” derdi, “acı, ama ayıltıcı.”
Ben ise şekeri fazla çaya alışkındım.
Bir gün elimden tuttu, “Bu yaz gitme,” dedi.
“Yazlar gittiğinde insanlar değişir.”
Gittim.
O kaldı.
Ben döndüm, o yoktu.
Bir kavanozun içinde bir limon çekirdeği bıraktı bana.
Üzerinde:
“Bir daha büyürsem, senden başka bir şey olmam.”
devam ediyor 8a önce güncellendi
Pinokyo
@eymen_cio
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Gepetto usta,ormanda bulduğu gizemli bir kütük parçasından yaptığı kuklaya Pinokyo adını verir. Bir gün gerçek bir çocuk olma hayaliyle yanıp tutuşan Pinokyo,sonunda hep pişman olduğu yaramazlıklar yapar. Burnunun dikine gidip başına bin türlü dert açan bu kuklanın aslında tek bir amacı vardır:iyi bir çocuk olmak