tamamlandı 5s önce tamamlandı
sevdam
@okur_f2712dd17760
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
?nsan bazen hayat?n?n en önemli insan?yla, onu aramad??? bir anda kar??la??r. Elif de Mert’le ya?murlu bir sonbahar sabah?nda, eski bir kitapç?n?n kap?s?nda kar??la?m??t?.
Elif, y?llard?r içinde ta??d??? yazma hayalini gerçekle?tirmek için küçük bir sahil kasabas?na ta??nm??t?. Yan?nda yaln?zca birkaç bavul, annesinden kalan mavi kapakl? bir defter ve yar?m b?rak?lm?? cümleleri vard?.
Mert ise kasaban?n en eski saat tamircisiydi. Babas?ndan kalan dükkânda çal???yor, bozulan saatleri onar?rken kendi hayat?n?n neden durdu?unu anlamaya çal???yordu.
O sabah Elif, ya?murdan kaçarken kitapç?ya s???nd?. Elindeki defter yere dü?tü. Mert e?ilip defteri ondan önce ald?.
“Yaz?yor musunuz?” diye sordu.
Elif gülümsedi.
“Yazmaya çal???yorum.”
“Bence insan yazmaya çal??maz,” dedi Mert. “?çinde birikenleri ba?ka türlü anlatamad???nda yazar.”
Bu cümle Elif’in akl?nda kald?.
O günden sonra her sabah ayn? saatte kitapç?ya gitmeye ba?lad?. Mert de saat tamirhanesinin önünden geçerken onu görmeden edemiyordu.
Ba?ta yaln?zca göz göze geldiler. Sonra k?sa selamla?malar ba?lad?. Ard?ndan uzun sohbetler…
Elif, Mert’e yazd??? hikâyelerden söz etti. Mert, çocuklu?unda deniz kenar?nda geçirdi?i günleri anlatt?. Birbirlerinin yaralar?n? hemen sormad?lar; fakat sessizliklerinden tan?maya ba?lad?lar.
2. Mavi Defter
Elif’in mavi defterinde tek bir cümle vard?:
“Baz? insanlar hayat?m?za tesadüf gibi girer, kader gibi kal?r.”
Mert bu cümleyi gördü?ünde uzun süre sustu.
“Bunu kimin için yazd?n?” diye sordu.
“Henüz bilmiyorum,” dedi Elif.
Mert ba??n? e?di.
“Belki de baz? hikâyelerin kahraman?, hikâye yaz?lmadan önce gelir.”
Elif o gece uyuyamad?. Penceresinden denize bakt?. Kasaban?n ???klar? suyun üzerinde titriyordu. ?çinde uzun zamand?r hissetmedi?i bir s?cakl?k vard?.
Ertesi gün Mert, Elif’e küçük bir cep saati verdi.
“Bu çal??m?yor,” dedi.
“Elimde tamir edecek bir ?ey yok.”
“Biliyorum. Ama belki senin yan?nda yeniden çal???r.”
Elif saati avucuna ald?. Üzerinde küçük bir yaz? vard?:
“Bekleyen zaman, sevdayla yeniden ba?lar.”
O günden sonra birlikte yürümeye ba?lad?lar. Sahilde bal?kç? teknelerini izlediler, eski ta? evlerin önünde durdular, ya?mur ya?d???nda ayn? ?emsiyenin alt?na s???nd?lar.
A?klar? büyük sözlerle ba?lamad?. Bir fincan çay?n so?umas?n? beklemekle, kar??s?ndakinin suskunlu?unu anlamakla, “Eve vard???nda haber ver,” cümlesini önemsemekle büyüdü.
3. Ayr?l?k Haberi
Bir k?? ak?am? Mert, Elif’e önemli bir ?ey söylemesi gerekti?ini anlatt?.
“?stanbul’a gitmem gerekiyor,” dedi.
Elif’in yüzündeki gülümseme yava?ça kayboldu.
“Neden?”
“Babam?n eski bir borcu varm??. Dükkân? kaybetmemek için birkaç ay orada çal??mam gerekiyor.”
“Ne kadar kalacaks?n?”
“Bilmiyorum.”
Elif, “Bilmiyorum,” kelimesinden nefret ederdi. Çünkü bu kelime, insan?n umutla korku aras?nda as?l? kalmas?na neden olurdu.
Mert onun ellerini tuttu.
“Dönece?im.”
“Ya dönemezsen?”
“Dönmemek için bir sebep bulamam.”
Fakat hayat, insanlara verdi?i sözlerden daha ac?mas?zd?.
Mert gittikten sonra Elif her gün mektup yazd?. Mert de her hafta cevap gönderdi. Mektuplar?nda ?stanbul’un kalabal???n?, eski dükkân?n?, yaln?zl???n? anlat?yordu.
Elif ise kasabay?, denizi ve onsuz geçen günleri yaz?yordu.
Bir süre sonra mektuplar seyrekle?ti.
Önce üç günde bir geldi. Sonra haftada bir. Ard?ndan ayda bir…
Elif, Mert’in de?i?ti?ini dü?ünmeye ba?lad?. Mert ise babas?n?n hastal???n?, artan borçlar? ve kaybetti?i umutlar? mektuplar?nda anlatmaya cesaret edemiyordu.
?ki insan birbirini severken bile bazen sessizlikleriyle birbirinden uzakla?abilir.
4. Bekleyi?
Aradan iki y?l geçti.
Elif, kasabada küçük bir ev kiralad? ve ilk kitab?n? yazmaya ba?lad?. Kitab?n ad? “Sevdam”d?.
Mert’in verdi?i cep saati, masas?n?n üzerinde duruyordu. Hâlâ çal??m?yordu.
Elif, kitab?n?n her sayfas?na Mert’ten bir parça koydu. Onun gülü?ünü, ellerini, konu?madan önce ba??n? e?i?ini, denize bakarken uzaklara dal???n? yazd?.
Fakat kitab?n sonunu bir türlü yazam?yordu.
Çünkü hikâyenin bitmesini istemiyordu.
Bir gün postac? ona eski bir zarf getirdi. Zarf?n üzerinde Mert’in ad? vard?. ?çinden yaln?zca bir mektup ç?kt?:
“Elif,
Bazen insan sevdi?i ki?iye dönmek için önce kendini bulmak zorunda kal?r. Sana söylemedi?im çok ?ey oldu. Babam? kaybettim. Dükkân? borçlardan kurtaramad?m. Uzun süre senden uzak durdum çünkü sana yük olmak istemedim.
Ama bilmeni isterim ki senden uzak geçirdi?im hiçbir gün, seni dü?ünmeden geçmedi.
E?er hâlâ beni hat?rl?yorsan, bu hafta sonu sahilde olaca??m.