[ intikam ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1s önce güncellendi
KIRIK TAÇ +1&
@kitapasigibirisi
Okuma
14k
Oy
1.06k
Takip
133
Yorum
2.05k
Bölüm
23
Kitap Şarkısı - Coraline ~ Måneskin
“Buyurun?” dedim soğuk bir sesle.
“Size de günaydın, küçük hanım.”
Kaşlarım hızla çatıldı.
Kimdi bu?
“Ne için gelmiştiniz, beyefendi?” dedim sertçe.
Dudağının kenarı yavaşça kıvrıldı.
“Karımı almaya geldim, hanımefendi.”
Tanımadığınız bir adamla evli olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız?
devam ediyor 4s önce güncellendi
Altın Diş
@cakmakaradagg
Okuma
4.34k
Oy
1.3k
Takip
43
Yorum
3.36k
Bölüm
47
Bazı anlaşmalar vardır,asla unutulmaz. Bazı borçlar ise yalnızca kanla ödenir.
Kimi neye imza attığını bilir,kimi ise her şey bitene kadar hiçbir şeyin farkına varmaz.
Bu hikaye ise son ana kadar hiçbir şeyi göremeyenlerin hikayesi.
Eğlencenin,aşkın ve kaosun içinde kaybolanların hikayesi.
Belki de o son,en başından beri ortadadır ama kimse bakmayı akıl edememiştir.
Sen fark eder miydin?
devam ediyor 5s önce güncellendi
Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
563
Oy
225
Takip
8
Yorum
56
Bölüm
31
Şehir geceleri artık daha sessizdi.
Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu.
Bir tarafta…
adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı.
Karga.
Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti.
Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi.
“Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece.
Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu.
“Ölüm…”
Kısa bir sessizlik olmuştu.
“…ve ben.”
İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı.
Sakinliği daha tehlikeliydi.
Ama sonra…
Şahin öldü.
Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı.
Kim olduğunu kimse bilmiyordu.
Nereden geldiğini…
kaç kişiyi gömdüğünü…
neden omzunda bir karga taşıdığını…
Hiç kimse bilmiyordu.
Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını.
Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti.
Ama silahlar değil…
kelimeler ateşlenmişti.
“Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.”
Kızın sesinde alay vardı.
Karga ise sadece ona bakmıştı.
Uzun süre.
Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu.
“Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda.
Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti.
“Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.”
İşte o an…
şehir değişmişti.
Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü.
Ve daha kötüsü…
Karga onu öldürmemişti.
Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı.
“Kim bu kadın?”
“Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?”
“Gerçekten Şahin’in kızı mı?”
Ama cevap yoktu.
Çünkü o kadın bilinmezdi.
Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı.
Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi:
“Efendim… o kadın tehlikeli.”
Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu.
Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü.
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?”
Karga birkaç saniye sustu.
Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı:
“Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.”
Ama anlamadığı bir şey vardı.
Kadın da onu izliyordu.
Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı.
Ve fısıldamıştı:
“Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…”
Kuş hafifçe ses çıkarmıştı.
Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı.
“…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.”
Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı.
Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı.
Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın.
Ve en korkuncu…
İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu.
Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
devam ediyor 8s önce güncellendi
Miras:Kan bağı
@_asena
Okuma
64
Oy
17
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
30
"Her ailenin bir sırrı vardır. Bizimkilerin ise mezarlığı."
22 yaşındaki Enes Korkmaz, babası Haluk’un sağındaki sandalyede, annesinin hayaletiyle ve babasının beklentilerinin ağırlığıyla oturuyor. Masada soğuyan yemek, kulaklarında ise onu çocukluğunda öldüren o kahkahanın yankısı var: kuzenleri Alaz`ın sesi.
Enes, altı yaşında annesini, dokuz yaşında ise kuzenlerinin kurduğu tuzakla kendi güvenini kaybetti. Şimdi, Korkmaz ailesinin kalbinde, soğuk ve sessiz bir savaşın tam ortasında. Bir yanda, onu "zayıf" gören ve tahtını ele geçirmek için pusuda bekleyen amcası Levent ile oğulları Alaz ve Yiğit. Diğer yanda, acısını öfkeye dönüştürmüş, sevgisini kaybetmiş ve oğlundan yalnızca güç bekleyen babası Haluk.
Ancak Enes artık o korkan çocuk değil. Annesinin sandalyesinin altında bıraktığı son mesaj, onun için bir talimata dönüştü: "Güçlü ol küçük aslanım. Ama kalbini asla taşlaştırma."
Bu, bir iktidar savaşından çok daha fazlası. Bu, bir insanın küllerinden doğuş hikayesi.
Karanlık aile sırları, ihanetlerle örülü bir iktidar mücadelesi ve kalbini korumaya çalışan bir adamın içsel yolculuğu... MİRAS, sevginin ve nefretin, zayıflığın ve gücün, geçmişin ve intikamın kesiştiği bir psikolojik seri gerilimin ilk perdesi.
devam ediyor 11s önce güncellendi
KRALİYET TACI (ASKIDA)
@zeze_n_u
Okuma
5
Oy
2
Takip
67
Yorum
1
Bölüm
1
İntikam bir insanın gözünü kör ettiğinde onu ne duyguları, ne de mantığı durdurabilirdi. Çünkü söz konusu yaşadığını yaşatmaksa kimse gözünü kan bürümüş birinin önüne geçemezdi.
Ve söz konusu intikamsa, masumların canının yanması kaçınılmazdı.
Perdosteria.
Yıllar önce dokuz krallığın birleşip kurdukları o krallık.
Ve bu krallığın başına geçecek bir prenses.
Aura Crowded.
Bir prenses için gayet normal bir yaşam süren Aura`nın hayatında her şey yolundaydı. Arkadaşları, ailesi ve gelecekte çıkacağı tahtı... Her şey alıştığı gibiydi.
Lakin tüm bu monoton hayatın tek gecede alt üst olacağından habersizdi.
Anka Kuşu ve Davetsiz misafirin ziyaretiyle tüm hayatı değişecek ve kendini bir anda acımasız bir savaşın ortasında bulacaktı.
Kayıplar verecek, canı yanacak, bu uğurda öldürecek ve hatta belki de ölecekti.
Bu, bir prensesin hak ettiği taht için verdiği bir savaşın hikayesi.
Bu, o prensesin savaşın ortasında aşkı bulma hikayesi.
Bu, hayatını çalanların hayatına davetsiz misafir olan bir çocuğun hikayesi.
Bu, intikamın yaktığı canların hikayesi.
Bu, yapılan hataların harladığı bir yangının hikayesi.
Aura kendini tam ortasında bulduğu bu yangından sağ çıkabilecek miydi?
devam ediyor 20s önce güncellendi
Zalim ve Mazlum
@vinnes_sa
Okuma
1.65k
Oy
1.42k
Takip
42
Yorum
198
Bölüm
17
Bir zamanlar sadece bir kızdı...
Şimdi ise herkesin korktuğu bir gölge.
Adalet bazen mahkemelerde değil, kırılmış bir kalbin içinde doğar.
İhanetle büyüyen bir ruh, merhameti unutmayı öğrenir.
Geçmişi kanla lekelenmiş bir gecede yok edilen hayatı, onu iki seçeneğin ortasında bıraktı: Zalim olmak... ya da sonsuza kadar mazlum kalmak.
Güç, korku ve yalnızlık arasında sıkışan genç bir kadın; gerçeğin peşine düştükçe en büyük düşmanının yabancılar değil, kendi geçmişi olduğunu fark eder.
Her sır açığa çıktığında bir hayat söner, her adım onu geri dönüşü olmayan bir karanlığa sürükler.
Bazı hikâyeler... mutlu sonla bitmez.
Bazıları ise... kanla yazılır.
Zalim ve Mazlum, adalet ile intikam arasındaki ince çizgide yürüyen bir ruhun hikayesi. İntikamın ağırlığını taşırken, aşk kalbine dokunmaya cesaret edebilecek mi?
devam ediyor 24s önce güncellendi
ŞAH-I ŞURA
@olvideovetea
Okuma
5
Oy
5
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
8
Bozkırda hiçbir sır sonsuza dek toprağın altında kalmaz. Bir gün gelir, rüzgâr en derine gömülen hakikati bile otağların arasına taşır. İşte o vakit dost düşmana, sevda ise savaşa dönüşür.
Şah-ı Şura; törenin hüküm sürdüğü, insanların kaderlerini çoğu zaman kendi elleriyle değil, obanın buyruğuyla yaşadığı bir dünyanın hikâyesidir. Burada sevmenin de nefret etmenin de bir bedeli vardır. Çünkü bozkırda insan yalnızca düşmanıyla değil; kaderiyle, geçmişiyle ve kendi yüreğiyle savaşır.
"Şah"; baş olan, hükmeden demektir.
"Şura" ise beylerin toplandığı, törenin ve aklın söz sahibi olduğu kutlu divandır. Bir araya geldiğinde ise Şah-ı Şura, yalnızca bir makamı değil; gücün ağırlığını, hüküm vermenin bedelini ve insanın omzuna çöken kaderi anlatır.
Toy günü pusuya düşüp öldürülen Batur Alp`in ardından oba derinden sarsılır. Karaca, evleneceği adamın yasını tutamadan kendini onun kardeşi Kurdoğlu ile kurulmuş zoraki bir evliliğin içinde bulur. Amma bu evlilik yaraları sarmak yerine daha da derinleştirir. Kurdoğlu ağabeyinin katillerini ararken ilk şüpheyi Karaca`nın üzerine düşürür. Artık aynı otağı paylaşan iki insan arasında yalnızca öfke değil; sırlar, şüpheler ve bastırılmaya çalışılan duygular da vardır.
Bir yanda kan davası gibi büyüyen hesaplar, bir yanda törenin zinciri...Ve tam ortasında, istemeden aynı yazgıya bağlanan iki yaralı insan...
Bu hikâyede herkesin sakladığı bir sır, sustuğu bir acı vardır.Çünkü bazı savaşlar kılıçla değil, insanın gönlünde kopar.
Şimdi otağın kapısı aralanıyor.
Toy ateşi yanıyor, kurtlar uzaklarda uluyor, gök sessizce yaklaşan fırtınayı seyrediyor... Şah-ı Şura`nın hikâyesi başlıyor.
Keyifli Okumalar... 17 Mayıs 2026
devam ediyor 1g önce güncellendi
AŞKIN YANINDAN (ABİMİN ARKADAŞI)
@eylull_sutolukk
Okuma
1.86k
Oy
659
Takip
52
Yorum
393
Bölüm
14
Bazen tesadüfler bir karşılaşma için değil, dengeni bozmak için gelirdi.
Aden için kontrol her şeydi. Mesafesini korumayı, kimseye güvenmemeyi ve geçmişin izlerini kimseye göstermemeyi öğrenmişti. Hayatını planlı, duygularını kilitli yaşamaya kararlıydı, ta ki karşısına Karan çıkana kadar...
Karan, tehlikeyi sessiz taşıyan adamlardandı. Soğukkanlı, sınır tanımayan ve kimseye hesap vermeyen biri. Onun olduğu yerde kurallar değişir, dengeler kayardı. Ve Aden, ne kadar kaçmaya çalışsa da kendini hep onun karşısında buluyordu.
İlk başta sadece çatışmaydı bu.
Sözler sertti, bakışlar daha sert.
İkisi de geri adım atmıyordu.
Ama bu çatışma, yerini açıklanamayan bir çekime bıraktığında işler değişti. Çünkü bazı insanlar seni en çok yaralayabilecek olanlardır… en çok yakışanlar da.
Şimdi aralarında sadece rekabet yoktu.
Güven, ihanet ve inkâr edilen bir aşk vardı.
Ve bazen kalp, en yanlış zamanlarda atardı.
Abimin Arkadaşı
Savcı -Suçlu (savcı da suçlu aynı zamanda)
Hasta kız- Doktorluğu bırakmış adam
Rekabet
devam ediyor 1g önce güncellendi
Tek Kitap, Yedi Soy
@96krgl
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
4
7 katman`dan oluşan ayrı ayrı soylar,
0. Soydan atılanlar bir aile.
6. Katmana kalkın arasına karışmış küçük bir kız bi anda kendini 0. Soy`da bulursa ne olur?
Hayatım.. aslında benim hayatım değilmiş bu bu nasıl olmuştu?
Soydan atılmak ne demekti? Karşımdaki adam.. Arel Volkov neler diyordu öyle? Yalandı değil mi? Arel yalan söylüyordu.
"Sana inanmıyorum, böyle bişey mümkün olamaz 7 soy diyorsun o da ne? Bu bi kamera şakası falan mı? Tamam çok komik hadi ortaya çıkın."
Kafasını salladı sen iflah olmazsın dercesine, ne yani yalan değil miydi? Benim biyolojik ailem başkaları mıydı?
"Kanıtla." Dedim başka ne denirdi ki ne diyebilirdim?
Kalın, tüylerimi diken diken eden sert sesini duymak bi o kadar yatıştırıcı bi yandan da daha fazla tedirgin ediyordu tamam biraz değil de baya baya korkunçtu. Yalana gerek yok, adam resmen 2 metre, iriydi, çok iriydi, yakışıklıydı hemde baya
Ne saçmalıyorum ben???
"Kanıtlarım"
Ensemde hissettiğim acı, gözlerim bi anda karardı..
devam ediyor 1g önce güncellendi
Ölü Kralın Laneti
@ladyrebel
Okuma
10.89k
Oy
1.16k
Takip
77
Yorum
367
Bölüm
59
4 Genç okudukları bir kurgu ile dalga geçer ve kendi aralarında teoriler üretirler. Bu ilginç kurguyu bir tablo olarak çizen Öykü bir anda tablonun içerisine düşer ve aslında kurgudaki Kral`ın lanetinin bir parçası haline gelir.
Geri dönmek için elinden geleni yapmak ister ama Öykü`nün ufak bir rahatsızlığı vardır. Şoka girdiğinde konuşamaz ve bu ufak sebep yüzünden çok büyük olaylara sebebiyet verir. Bir evliliğe, bir topluma ve yabancı bir sevdaya.
İçerisinde bolca romantizmin geçtiği bu hikayemizde size bir Öykü anlatacağım...
"Bir LadyRebel Klasiğidir."
devam ediyor 1g önce güncellendi
Kehribar Çiçeği
@sevvnuraydn
Okuma
747
Oy
165
Takip
17
Yorum
28
Bölüm
21
“Tek bir göreviniz var. Ne olursa olsun savcının kızını alıp bana getireceksiniz.”
Marin Mila Soykan babasının ısrarı sonucu katıldığı oteldeki bir düğünde Storonniki lideri Alihan Sancaktar tarafından kaçırılacağını öğrenir. Önünde iki seçenek vardır: Ya kaçacak ya da savaşacak.
Marin savaşmayı seçer. Alihan Sancaktar’ın peşine taktığı diğer üç yandaşın elinden kaçıp hiç kimsenin beklemediği bir şeyi yapar: Kendisini kaçırmak isteyen adamı bizzat alıkoyar.
Eskinin dişli avukatı ile Rus mafyasının lideri arasında başlayan restleşmenin sonucu ağır olur. Esaret ile örülen bir kader, karanlık sırlar, kanlı bir savaş ve çok daha fazlası…
devam ediyor 1g önce güncellendi
MEYRA
@a_lotus_1
Okuma
2.46k
Oy
192
Takip
15
Yorum
151
Bölüm
20
Adım Meyra okuma hevesi kursağında kalan genç bir kızım. Babam ve annem beni para için hiç tanımadıkları birine kuma verdi. Üniversiteye gideceğim yerde kuma gitmiştim.
[Yorum ve Voteleriniz Benim İçin Çok Değerli]
devam ediyor 2g önce güncellendi
VALEN PROTOKOLÜ
@elizbiryazar
Okuma
13
Oy
4
Takip
1
Yorum
21
Bölüm
6
İhanetlere uğradım, sırtımda ki bıçakların sayısını bile unuttum... Ama aklımda olan tek bir şey vardı.
İntikam Hem benim hemde ihanete ve haksızlığa uğrayanların intikam alma zamanı gelmişti.. biz sustukça aynı şeyleri yapmaya devam edeceklerdi ama bu sefer susmak yoktu, kan, göz yaşı, kayıplar, ve en önemlisi intikam vardı..
devam ediyor 2g önce güncellendi
Mutsuz bir son &gerçek ailem
@baskabirevrende47
Okuma
5.06k
Oy
460
Takip
44
Yorum
55
Bölüm
36
Gerçek ailem kurgusu
GELECEK BÖLÜMDEN ALINTI
Hızlanan yağmurların altında ateşle ikimiz karşı karşıyadık üzerimdeki bügün davet için giydiğim elbise sırılsıklam olmuş makyajım akmış bir şekilde ateşin karşısındaydım
Bu yüzleşme elbet olacak dı ama bügün elinde farklı bir kadının yüzügünü takmisken geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyordu
Başını yenilmişligin verdiği galbietle eğdi gözunden akan yaşlarla bana bakıyordu
“Mahşere mi kaldık şimdi “ diye sordu titreyen sesiyle
Kafamı salladım dilimi damağıma vurarak “tch” dedim
“Şen bizi öyle bir bitirdin ki mahşere bile kalmadık “ dedim dolu gözlerle yüzgünü göstererek
“Seninle ne bu dünyada ne de öbür dünyada karşılaşmak istiyorum “dedim gururumun son kalan kırıntılarıyla
“ sen beni bitirdin allah da seni bitirsin evin olsun damın olmasın çocuğun olsun ama bir kez bile sana sarılmasın” diyerek arkamı dönüp gittim
Son gördüğüm yağmurun altında diz çökmüş halde bana bakıp ağlayan ateşidi
Ben gittim o kaldı
Ben öldüm o yaşadı
devam ediyor 2g önce güncellendi
Kayıp Pusula:Safir ve Gölge
@ayse_erezlis
Okuma
129
Oy
89
Takip
7
Yorum
149
Bölüm
11
"Geçmişin kanla yazıldığı bir dünyada, masumiyet bizim için yok olsada masumiyetini kaybetmeyenleri korumak asli görevimdir."
Yedi yaşında bir ara sokakta, babasının kollarında can verişiyle çocukluğu çalınan Heja, küllerinden bir kuruluş lideri ve adalet savaşçısı olarak doğdu. İnandığı değerler uğruna gözünü kırpmadan ölüme yürüyen bu genç kadın için hayat, dost ve düşmanın net olduğu bir operasyondan ibaretti. Ta ki o karanlık mafya yapılanmasının tam kalbindeki o adamla, Aral ile karşı karşıya gelene kadar.
Aral... Geçmişin gölgeleri arasından sıyrılıp siyah takım elbisesiyle Heja’nın namlusunun ucunda duran, acımasız ve gizemli bir lider. Heja’nın çocukluk anılarında kalan o masum çocuk, şimdi yeraltı dünyasının en tehlikeli, en iradesiz görünen ama en güçlü piyonuna dönüşmüştü.
İki eski dost, şimdi iki azılı düşman olarak karşı karşıya. Bir tarafta intikam ateşiyle yanan bir ajan, diğer tarafta geçmişini karanlığa gömmüş bir gölge.
Heja, namlusunu Aral’a doğrulttuğunda sadece düşmanını değil, kendi kayıp çocukluğunu da vuracağını biliyordu. Ama bilmediği, bu tehlikeli zihin oyununun arkasında, ikisinin de hayatını kökten değiştirecek çok daha büyük ve karanlık bir sırrın saklandığıydı.
Namlunun iki ucu da aynı geçmişe çıkarken, kanla kirlenmiş bir dünyada masumiyet yeniden kazanılabilir mi?
"Buraya adım attığımda üstümde kırmızı bir elbise vardı, çıkışımın da kırmızılar içinde olmasını dilerim..."
devam ediyor 3g önce güncellendi
D.İ.P
@hazalsd
Okuma
334
Oy
169
Takip
3
Yorum
24
Bölüm
11
Defne…
Ülkenin en güçlü iş insanlarından birinin kızı. Güvenlikli sitelerde büyümüş, korumalarla çevrili bir hayatın içinde yaşamış.
Ama bir gece, şehrin en ışıksız mahallesinde arabası bozulur.
Ve korumasız kalır.
Aras…
Ailesiz büyümüş, sokakların büyüttüğü bir genç. Hayatta kalmayı öğrenmiş, kimseye borçlu olmadan ayakta durmayı seçmiş biri.
O gece Defne’nin çığlığını duyar.
Ve müdahale etmemeyi seçebilecekken… seçemez.
Bir kavga.
Bir kurtarılış.
Ve iki farklı dünyanın çarpışması
devam ediyor 3g önce güncellendi
DERİN SIYRIK
@hazalsd
Okuma
1.15k
Oy
615
Takip
10
Yorum
2
Bölüm
17
Bazı yaralar kanamaz .
Bazılarıysa kapanmış gibi görünür ama her nefeste biraz daha derinleşir.
Yüzümdeki bıçak izi..
Ama asıl sıyırık , kimsenin dokunamadığı yerderdir.
Ben NARE AYDEMİR .
Yaşadığım o kabus dolu geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
devam ediyor 3g önce güncellendi
CARİYE
@rumeysa.kkc
Okuma
338
Oy
53
Takip
4
Yorum
9
Bölüm
18
Bir zamanlar özgür bir genç kız olan Alara, ailesinin yok edilmesinden sonra esir alınarak Kızıl Saray’a cariye olarak satılır. Sarayın sahibi, korku ve kanla hükmeden zalim kral Ateş’tir. Alara dışarıdan sessiz, itaatkâr ve kırılmış görünse de içinde tek bir ateş vardır: intikam.
Sarayda hayatta kalmak bile zorken Alara, entrikalar, ihanetler ve ölüm oyunlarının ortasında adım adım güç kazanmayı öğrenir. Ancak karşısında kralın gözdesi, güzelliği kadar zehriyle de ünlü sinsi cariye Asya vardır. Asya, Alara’nın saraydaki yükselişini ilk fark eden kişi olur ve onu yok etmek için her yolu dener.
Sarayın en güçlü savaşçısı, kralın sağ kolu ve krallığın koruyucusu Kağan ise herkese sadık görünür… fakat içinde yıllardır büyüttüğü gizli bir nefret vardır. O da bu çürümüş krallığın yıkılmasını istemektedir.
Alara, cariyelikten başlayıp sarayın en tehlikeli oyunlarını oynayarak önce kralın güvenini, sonra halkın desteğini, en sonunda da tahtı hedefler. Fakat tahta giden yol; aşk, ihanet, kan ve ölümle doludur. Çünkü bazen kraliçe olmak için önce bir kralın ölmesi gerekir.