[ intikam ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1s önce güncellendi
KIRIK TAÇ +1&
@kitapasigibirisi
Okuma
16.33k
Oy
1.16k
Takip
157
Yorum
2.19k
Bölüm
24
Kitap Şarkısı - Coraline ~ Måneskin
“Buyurun?” dedim soğuk bir sesle.
“Size de günaydın, küçük hanım.”
Kaşlarım hızla çatıldı.
Kimdi bu?
“Ne için gelmiştiniz, beyefendi?” dedim sertçe.
Dudağının kenarı yavaşça kıvrıldı.
“Karımı almaya geldim, hanımefendi.”
Tanımadığınız bir adamla evli olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız?
devam ediyor 7s önce güncellendi
Son Başlangıç: İlk Adım
@daylightt_7
Okuma
7
Oy
2
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
5
Ejderhalar yıkım getirenlerdi.
Azuritler yok olanlar.
Cadılar yalnızca kendi çıkarlarını düşünenlerdi.
Orklar hilekârlıkta ustalaşmıştı.
Elfler yarım bırakanlardı.
Kalsenler dışlananlardı.
Ve büyücüler…
Dengeyi korumaya çalışanlardı.
En azından…
Yüzyıllardır anlatılan hikâyeler böyle söylüyordu.
Peki ya gerçekler anlatılanlardan farklıysa?
Peki ya geçmiş, huzurun değil; yalanların üzerine kurulduysa?
Bilinmeyenler, kadim sırlar, dostluklar, ihanetler, savaşlar ve unutulmuş gerçekler…
Herkes zirveye ulaşmak isterken, kimse kartları kimin dağıttığını sorgulamıyordu.
Çünkü bazı sırlar gün yüzüne çıkmamalıydı.
Ve bazı yanlışlar…
Ancak bedeli ödendiğinde telafi edilebilirdi.
Her son yeni bir başlangıçtır.
Ve ilk adım…
Çoktan atılmıştı.
devam ediyor 9s önce güncellendi
ÇAKIR RENGİNDEKİ MEKTUP
@umudun_rengi00
Okuma
993
Oy
101
Takip
37
Yorum
24
Bölüm
19
❝Ait olmadığın bir yerle savaşın bittiğinde, sonucu ne olursa olsun her zaman gitmen gerekir.❞
~
"Gerçek özgürlük senin için hiçbir zaman bu taştan konak olmadı," dedi fısıltıyla. "Çünkü bu duvarların içinde sevgi dışında her şey var." Kulağıma değen saçlarımı geriye çekti. Nefesi bu kez boynuma çöktü. Sıcaklığı tenimde iz bırakır gibiydi.
"Ve sen buraya özgür olmak için gelmedin. Esir olacağını bile bile geldin. Yine de özgürlük diye yanıp tutuşuyorsun." dedi, bu uğurda kendimi bile yakacağımdan habersiz.
Sözleri kadar yakınlığı da kaçacak yer bırakmıyordu. Gözlerim kendiliğinden kapandı. Vücudumdan geçen ürperti korkudan çok tanıdık bir teslimiyet gibiydi. "Bir gün," diye mırıldandı, sesi umut kadar yumuşaktı, "sana özgürlüğün gerçekten ne olduğunu göstereceğim, komşu kızı."
Sırtım tamamen göğsüne yaslanmıştı artık. Nefes almak bile zor geldi. "O gün geldiğinde, sana ‘özgürsün’ diyerek zincir takan herkes arkamızda kalacak. İntikamın için kinin en büyük silahın,”
Bir an durdu. Nefesi kulağımın dibinde ağırlaştı. "Ben ise," dedi alçak bir sesle. Gözlerimi daha sıkı kapattım, açmaya korktum "o karanlıkta yürürken elini bırakamayacak kadar sana adanmış, sadece sana ait olan yoldaşınım."
~~
Onu tanıdım... Ya da en azından tanıdığımı sandım. Karanlığın içinde büyüyen bazı insanlar vardır; kim olduklarını anlatmaya gerek kalmaz, gözlerindeki boşluk her şeyi söyler. O da öyleydi. Bir bakışında terk edilişin izleri, bir gülüşünde işkencenin soğukluğu saklıydı.
Hangi yüzüyle karşılaşacağını kimse bilemezdi. Bazen sessiz, ürkek, gözleri dolmuş küçük bir kız gibi konuşurdu. Sonra birden değişirdi; ses tonu sertleşir, bakışları buz keserdi. O an yanındaki insanın içini donduracak kadar soğuk olurdu. Sonra bir kahkaha atar, sanki az önceki hâli hiç olmamış gibi davranırdı.
Kim olduğunu sormayın. Çünkü bir cevabı yok. Ya da belki çok fazla cevabı var...
~
devam ediyor 9s önce güncellendi
Mutsuz bir son &gerçek ailem
@baskabirevrende47
Okuma
5.21k
Oy
465
Takip
45
Yorum
56
Bölüm
37
Gerçek ailem kurgusu
GELECEK BÖLÜMDEN ALINTI
Hızlanan yağmurların altında ateşle ikimiz karşı karşıyadık üzerimdeki bügün davet için giydiğim elbise sırılsıklam olmuş makyajım akmış bir şekilde ateşin karşısındaydım
Bu yüzleşme elbet olacak dı ama bügün elinde farklı bir kadının yüzügünü takmisken geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyordu
Başını yenilmişligin verdiği galbietle eğdi gözunden akan yaşlarla bana bakıyordu
“Mahşere mi kaldık şimdi “ diye sordu titreyen sesiyle
Kafamı salladım dilimi damağıma vurarak “tch” dedim
“Şen bizi öyle bir bitirdin ki mahşere bile kalmadık “ dedim dolu gözlerle yüzgünü göstererek
“Seninle ne bu dünyada ne de öbür dünyada karşılaşmak istiyorum “dedim gururumun son kalan kırıntılarıyla
“ sen beni bitirdin allah da seni bitirsin evin olsun damın olmasın çocuğun olsun ama bir kez bile sana sarılmasın” diyerek arkamı dönüp gittim
Son gördüğüm yağmurun altında diz çökmüş halde bana bakıp ağlayan ateşidi
Ben gittim o kaldı
Ben öldüm o yaşadı
devam ediyor 13s önce güncellendi
Ölümün Ardındaki Hükümdar
@shaku13244
Okuma
33
Oy
19
Takip
2
Yorum
7
Bölüm
17
"Canavarlarla savaşan kişi,bu süreçte kendisinin de bir canavara dönüşmemesine dikkat etmelidir.Uçuruma uzun süre bakarsan,uçurum da sana bakar"
-Friedrich Nietzsche
Her şey elinden alındığında ona bir fırsat sunuldu,dişleriyle ailesini elinden alanın boynunu kopartma fırsatı.Krude Litas bunun için yaşadı,her gece bunun hayaliyle uyudu.Rüyasında ise hep aynı görüntü vardı,havada uçan bir baş ve palyaço maskeli bir şeytan.
"Madem ölüm peşimi bırakmıyor bende onu kullanırım"
Dünyanın anlam veremediği bir nefret onda bir Kral`ın gücünü uyandırdı.Adaletin olmadığı bu dünyada rakiplerinin bağırsaklarını sökerek adaleti sağlayacaktı.Bu Krude Litas`ın hikayesi
"Dünya,iyi kalpliler için bir cehennemdir"
devam ediyor 21s önce güncellendi
Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
718
Oy
230
Takip
8
Yorum
63
Bölüm
32
Şehir geceleri artık daha sessizdi.
Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu.
Bir tarafta…
adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı.
Karga.
Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti.
Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi.
“Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece.
Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu.
“Ölüm…”
Kısa bir sessizlik olmuştu.
“…ve ben.”
İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı.
Sakinliği daha tehlikeliydi.
Ama sonra…
Şahin öldü.
Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı.
Kim olduğunu kimse bilmiyordu.
Nereden geldiğini…
kaç kişiyi gömdüğünü…
neden omzunda bir karga taşıdığını…
Hiç kimse bilmiyordu.
Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını.
Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti.
Ama silahlar değil…
kelimeler ateşlenmişti.
“Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.”
Kızın sesinde alay vardı.
Karga ise sadece ona bakmıştı.
Uzun süre.
Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu.
“Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda.
Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti.
“Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.”
İşte o an…
şehir değişmişti.
Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü.
Ve daha kötüsü…
Karga onu öldürmemişti.
Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı.
“Kim bu kadın?”
“Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?”
“Gerçekten Şahin’in kızı mı?”
Ama cevap yoktu.
Çünkü o kadın bilinmezdi.
Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı.
Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi:
“Efendim… o kadın tehlikeli.”
Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu.
Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü.
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?”
Karga birkaç saniye sustu.
Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı:
“Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.”
Ama anlamadığı bir şey vardı.
Kadın da onu izliyordu.
Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı.
Ve fısıldamıştı:
“Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…”
Kuş hafifçe ses çıkarmıştı.
Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı.
“…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.”
Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı.
Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı.
Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın.
Ve en korkuncu…
İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu.
Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
devam ediyor 22s önce güncellendi
Yalnız Değil Sensiz
@nila_2025
Okuma
1.56k
Oy
776
Takip
21
Yorum
854
Bölüm
21
Bazı yaralar dua ile kapanır, bazı yollar ise sadece nasiple yürünür."
Hayatı bir başkasının feda ettiği nefesle başlayan Ecre Akdağ; mahalle fırınından yükselen o sıcak ekmek kokusunu, dualarına karışan gözyaşlarıyla birleştirip kendine hüzünden ama mağrur bir dünya kurmuştu. Annesinden miras kalan o sessiz sızıyı kalbinde bir inci gibi taşıyan bu genç kız, hayatının en çetin imtihanına doğru sürüklendiğinden habersizdi. Mübarek günlerin eşiğinde başlayan o meşum fırtına, sadece mahremiyetini değil, sığındığı tüm güven limanlarını da sarsmak üzere...
Aynı gökyüzünün altında, aynı dualarda buluşan; Ecre’nin sessizliğini bir bakışıyla anlayan gözü kara Ela, pişmanlığıyla olgunlaşan Emir ve her fırtınada bir ayetin ferahlığına tutunan Eda... Bu sıcacık mahallede, şimdi hepsi bir imtihanın eşiğinde.
Fakat bu hikâyede şer sadece dışarıdan gelmiyor. Dost maskesi takmış bir elin haset dolu sinsi planları, Ecre’nin yoluna mayınlar döşerken; karanlık bir numaranın ardındaki meşum gölge, genç kızı bir uçurumun kenarına sürüklüyor. En yakınındakinin kalbinde büyüttüğü o gizli düşmanlık mı, yoksa dışarıdaki bilinmezlik mi daha tehlikeli? İşte tam o karanlığın kalbinde, sessiz bir feryada cevap gibi doğuyor Ali. Ali; sevgisini kelimelere değil, Ecre’yi her türlü kötülükten sakınan o vakur korumasına sığdıran, sessizce yanan bir kandil. O, Ecre’nin en zayıf düştüğü anlarda hem bir kalkan hem de bir sığınak oluyor.
İhanetin soğuk nefesiyle, Ali’nin sarsılmaz korumasının çarpıştığı bu meydanda; silah sesleri dualara karışıyor. Mahalle kültürünün o samimi dokusundan, ıssız yolların tehlikeli gizemine uzanan bu yolculukta; Ecre asıl sığınağının neresi olduğunu keşfedecek.
Sevginin en temiz ve en güçlü halini, dostluğun en kara gününü ve imanın o her şeyi kuşatan iyileştirici gücünü hissetmeye hazır mısınız?
"Çünkü sevgi; sevdiğinin yoluna gül dökmek değil, o yolun dikenlerini yalın ayak toplayabilmektir."
Not:İlk kitabım yazım hataları varsa kusura bakmayın.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Sesiz Çığlıklar
@lillyy_
Okuma
7
Oy
5
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
2
Doğdu ülkeleri olan Almanya’ya sadece yaz tatili için giden Alara ve ablası Lara, yeni bir evde yeni insanlarla tanışacaklarını düşünüyordu.
Ama hiçbir şey göründüğü kadar basit değildi.
O evde kahkahalar vardı… ama aynı zamanda saklanan geçmişler de.
Sessizliğin içinde gizlenen bir plan, yıllar öncesinden gelen bir intikam ve adı söylenmeyen bir kırılma noktası…
Alara, kendini hiç bilmediği bir hikâyenin ortasında bulduğunda, artık hiçbir şey geri alınabilir değildi.
devam ediyor 1g önce güncellendi
MİHRALİ
@bozkirinkizi
Okuma
7.78k
Oy
1.2k
Takip
110
Yorum
2.19k
Bölüm
19
Eski dönem Anadolu hikayesidir 🌷
"Oyun mu oynadın bana?! Ben zaten yaralıydım... Bana bunu neden yaptın?!"
"Yapmadım! Evet. Başta öyledi... Sonra..."
"Can yakmak mıydı amacın?
Mahir`in canı yandı mı bilmem ama benim canım yandı benim canımı yaktın! Kalbimi kırdın. Beyoğlu..."
Hayatı acılarla, zorluklarla geçen gencecik bir annedir Mihriban. Hayat ona ne kadar acı yüzünü gösterse de bir gün mutlu olacağının hayalinden vazgeçmemiştir. Yeni sayfalar açacağını umarken hayat onu bir intikam oyununun içine dahil eder.
O oyun yüreği intikam ateşiyle harlanan bir Beyoğlu tarafından oynanır.
Bilinmeyen birşey vardır ki o oyun ikisininde kaderi olacaktır...
Ateşlerin ortasında kalmış kuru toprağa sıkıca tutunan bir ayçiçeğinin hikayesi 🌻
devam ediyor 1g önce güncellendi
Kayıp Pusula:Safir ve Gölge
@ayse_erezli
Okuma
168
Oy
122
Takip
8
Yorum
243
Bölüm
15
"Geçmişin kanla yazıldığı bir dünyada, masumiyet bizim için yok olsada masumiyetini kaybetmeyenleri korumak asli görevimdir."
Yedi yaşında bir ara sokakta, babasının kollarında can verişiyle çocukluğu çalınan Heja, küllerinden bir kuruluş lideri ve adalet savaşçısı olarak doğdu. İnandığı değerler uğruna gözünü kırpmadan ölüme yürüyen bu genç kadın için hayat, dost ve düşmanın net olduğu bir operasyondan ibaretti. Ta ki o karanlık mafya yapılanmasının tam kalbindeki o adamla, Aral ile karşı karşıya gelene kadar.
Aral... Geçmişin gölgeleri arasından sıyrılıp siyah takım elbisesiyle Heja’nın namlusunun ucunda duran, acımasız ve gizemli bir lider. Heja’nın çocukluk anılarında kalan o masum çocuk, şimdi yeraltı dünyasının en tehlikeli, en iradesiz görünen ama en güçlü piyonuna dönüşmüştü.
İki eski dost, şimdi iki azılı düşman olarak karşı karşıya. Bir tarafta intikam ateşiyle yanan bir ajan, diğer tarafta geçmişini karanlığa gömmüş bir gölge.
Heja, namlusunu Aral’a doğrulttuğunda sadece düşmanını değil, kendi kayıp çocukluğunu da vuracağını biliyordu. Ama bilmediği, bu tehlikeli zihin oyununun arkasında, ikisinin de hayatını kökten değiştirecek çok daha büyük ve karanlık bir sırrın saklandığıydı.
Namlunun iki ucu da aynı geçmişe çıkarken, kanla kirlenmiş bir dünyada masumiyet yeniden kazanılabilir mi?
"Buraya adım attığımda üstümde kırmızı bir elbise vardı, çıkışımın da kırmızılar içinde olmasını dilerim..."
devam ediyor 1g önce güncellendi
AHVAL
@melikesers
Okuma
609
Oy
49
Takip
17
Yorum
95
Bölüm
15
Türkiye`nin en köklü ve en zengin ailesi Uluzadeler`in büyük oğlu Atilla, ailesinin başına geçmek zorunda kaldığı andan sonra Türkiye`deki güç dengeleri aynı kalmaz.
Türkiye`nin en büyük kabadayılarından biri olarak anılmaya başlar. Ünü hızla yayılır ve bu durumu kullanmak isteyen gizli, tehlikeli güçlerin hedefi haline gelir. Zamanla o gücün ardındandakiler saklandıkları yerden çıkar ve ona istediğini verirler. Amacına ulaşan Atilla Uluzade, Dünya`daki en kritik bölgeleri bile elinin altına alacak kadar güçlenir. O gücün ardındakilerden biri olur.
Sonra kader yolunu Süheyla ile kesiştirir.
Süheyla, aitlik duygusunu kaybetmiş, güveni parçalanmış ve sürekli tetikte yaşamayı öğrenmiş bir genç kadındır. Üzerine kurulan baskılardan kurtulmak için bir güç arayışına girer ve bu gücü Atilla`nın dünyasında bulacağına kendini inandırır. Onun dünyasına aşktan çok, var olmak için adım atar.
devam ediyor 2g önce güncellendi
İNFİLAK
@hirosima_4
Okuma
5.97k
Oy
623
Takip
92
Yorum
395
Bölüm
16
"Nesin sen, Azrail`im mi?" Derken sesi melodi gibi çıkıyordu. Fısıltıyla konuşması beni her geçen saniye daha da geriyordu.
"Kıyametin olacağım senin." Dedim sanki çok normal birşey söylüyormuş gibi. Buz mavisi gözleri beni hipnotize ederken başını onaylarcasına salladı.
Yüzüme düşen perçem tutamını yavaşça kulağımın arkasına sıkıştırdı. Ardından gözleri yine beni buldu.
"Kıyametimde açan çiçek olamaz mısın Aden?" Kulaklarım dediği şeyle tek odaklandığım kelimeyi zihnimde tekrar tekrar geri sarıp oynatıyordu sanki.
Beynimde yankılanan sesle bakışlarım tereddüt ile doldu. Geriye doğru adımlarken geçmiş gözlerimin önünden kayıp geçti.
Ağzımdan ise tek bir kelime döküldü.
"S-sen... Sen o musun?"
Bildiğim ise tek birşey vardı:
Kaçış yoktu; ne geçmişten ne de ondan. Ancak bazı kalpler iyileşmez, daha büyük bir infilakı peşinden sürüklerdi.
Mafya • Anlaşmalı Evlilik • Aksiyon
Kitabımın hakları tamamen bana aittir. Çalınması ya da kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılır‼️
devam ediyor 2g önce güncellendi
YANAN ÖLÜLER
@zeyysey2
Okuma
55
Oy
11
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
12
Bazı ölüler yanarak susmazdı. Küllerinin arasından gerçeği fısıldamaya devam ederdi. Ve ben, bu kelimelerin arasında gizli olan umuda inanarak yaşamaya çalışmıştım.
Yıllar önce verilen bir söz.
Sebebi açıklanmayan bir yasak.
Ve kimsenin yüksek sesle dile getirmeye cesaret edemediği bir gerçek.
Ya da bir çok gerçek mi demeliyim?
Babam, neyin peşinde olduğunu söylemeden beni herkesten uzak tutmak istemişti. Ben ise nedenini bilmeden susmayı öğrenmiştim.
Bazı yaşananlar, fark etmeden kaderime karışmıştı ve buna engel olamamıştım.
Günler gelip geçmiş, sırları teker teker gün yüzüne çıkarmaya başlamıştı.
Artık bildiğim tek bir şey vardı.
Zaman, gerçeklerden kaçmak değil, öğrendiğim her gerçekle bir bir savaşmaktı.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Kırık Yazgı: Sessiz Kül
@nisann_yagmurumm
Okuma
12
Oy
5
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
3
Ölmek, her şeyin bittiği anlamına gelmez. Bazen asıl hesap, o andan sonra başlar.
Aurora, Okdoll Krallığının varisiyken bir gecede her şeyini kaybetti. Tahtını, bedenini, hatta ölümünü bile. Ve en kötüsü, kendi kaderi üzerindeki söz hakkını...
Artık kimse onu göremiyor. Ama o her şeyi hissediyor.
Akademinin soğuk duvarları arasında gizlenen sırlar, saray entrikaları, yarım kalan büyüler, gizlenen gerçekler ve geri dönmemesi gereken ruhlar arasında Aurora`nın tek amacı kardeşini korumaktı.
Fakat zamanla her şey değişti.
Geçmiş sandığından daha karanlıktı. Ihanetler tesadüf değildi. Ve bazı ölümler, asla olması gerektiği gibi yaşanmamıştı.
Aurora bilmediği gerçekleri öğrendikçe amacını da kaybeder. Yerine daha tehlikeli bir arzu gelir: intikam.
Artık mesele geri dönmek ve hayatta kalmak değildir. Mesele, ona bunu yaşatanlardan hesap sormaktır.
Çünkü bazı ruhlar ölmez, bekler.
Peki, bir ruh hâlâ acı çekiyorsa gerçekten ölü sayılır mı?
Kitabımı bastırmak istiyorum. Bundan önce okunup okumadığını ve dışarıdan nasıl göründüğünü merak ediyorum. Yorum yaparsanız çok mutlu olurum.
Kitap kapağı daha yoo tabii ki ama o da olur zamanlaaaa
devam ediyor 2g önce güncellendi
Okyanus'un Kül'ü
@lily_lily
Okuma
252.56k
Oy
21.74k
Takip
1.92k
Yorum
7.13k
Bölüm
63
Ben Okyanus, büyük bir Yangın’dan çıkmayı başarmış ama Kül’e dönmüş bir İstihbarat Ajanı.
Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya...
Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus’tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum?
Okyanus’un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi?
Okyanus’ta boğulacak mıdır?
Yangın’da Kül’e mi dönüşecektir?
Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır?
Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi?
Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus’un bilinmeyen geçmişi...
Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı...
Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus’un Kül`ü müydü?
“Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!”
“Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!”
devam ediyor 2g önce güncellendi
Okyanus ve Güneşi
@selenofilim
Okuma
40
Oy
7
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
"Bu evlilik... Gerçek bir evlilik mi olacak?"
Sesim kısık çıkmıştı.
Sorunun bu olduğunu anlayınca sırıtmaya başladı.
"Sen nasıl olsun istersin?"
Gözlerimi kırpıştırarak baktım ona.
"Ciddi misin?"
"Ciddiyim."
"Bana bırakıyorsun her şeyi yani?"
"Sana bırakıyorum her şeyi yani."
devam ediyor 2g önce güncellendi
KÜL
Ateşten Sonra
@intikamci
Okuma
164
Oy
58
Takip
7
Yorum
23
Bölüm
5
Yüzbaşı Ay Bozkurt ve Yüzbaşı Efe Karaaslan ın hikayesidir. Aslında hikayemiz bir operasyonda başlar. 6 yıl boyunca gizli gizli seven erkek karakterimiz Efe Karaaslan ve kendini sadece askerliğe adamış kadınımız Ay Bozkurt un hikayesidir buyurun okuyun.