[ intikam ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3dk önce güncellendi
MEYRA
@a_lotus_1
Okuma
403
Oy
48
Takip
5
Yorum
21
Bölüm
12
Adım Meyra okuma hevesi kursağında kalan genç bir kızım. Babam ve annem beni para için hiç tanımadıkları birine kuma verdi. Üniversiteye gideceğim yerde kuma gitmiştim.
[Yorum ve Voteleriniz Benim İçin Çok Değerli]
devam ediyor 3s önce güncellendi
Geceye Saklanan Aşk
@zeynep.keskin
Okuma
6
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
GECEYE SAKLANAN AŞK
"Coğrafya bir kaderse, bazı aşklar o kadere kafa tutmak için doğar."
Biri Doğu’nun ağır, sessiz ve sarsılmaz topraklarından gelen Meyra; diğeri Karadeniz’in hırçın, dur durak bilmeyen hırçın dalgalarını ruhunda taşıyan Ilgaz... Cihan Aksel ve Yılmaz Arslan’ın yıllardır ilmek ilmek işlediği o sessiz güç savaşı, çocuklarının göz göze geldiği o ilk saniyede yön değiştiriyor.
Geçmişin ağır bedelleriyle mühürlenmiş iki aile aynı masaya oturduğunda, sadece bir ortaklık değil; geri dönüşü olmayan bir fırtına başlıyor. Bu hikaye; kuralların, namlunun ucundaki gururun ve geceye gizlenen en tehlikeli sırrın, yani aşkın hikayesi.
“Sen benim hayatımda karşılaştığım en dik, en aşılmaz uçurumsun Meyra. Ama bilmiyorsun; Karadenizli bir adam, önünde uçurum gördü mü geri dönmez, kendini boşluğa bırakır." — Ilgaz Arslan
"Benim doğduğum topraklarda öfke kanla, aşk sessizlikle ölçülür Ilgaz. Sana susuyorsam, bu seni reddettiğimden değil; içimdeki yangın seni de kül etmesin diyedir." — Meyra Aksel
Gururla örülmüş duvarlar, aidiyetle sınanan kalpler...
Karanlık çöktüğünde ve herkes sustuğunda, fırtınaya karşı durabilecek misin?
Çünkü bazı aşklar, itiraf edilmek için gecenin en koyu anını bekler.
devam ediyor 7s önce güncellendi
Midnight Memories
@excaltan
Okuma
94
Oy
43
Takip
3
Yorum
3
Bölüm
37
Karanlığın ve ışığın arasında ince bir çizgi vardır. Genç birinin kendi gücünü, sınırlarını ve kimliğini keşfettiği bu yolculukta, geçmişin gölgeleri ve geleceğin umutları iç içe geçer. Zamanın ritmiyle şekillenen anılar, unutulmaz dostluklar ve kalbin fısıldadığı sırlar, her sayfada yeni bir gizemi ortaya çıkarır. Her seçim, her adım bir yolun kapısını aralar ve bu yolculuk, sizi sadece bir hikâyenin içine değil, kendi içsel keşfinize de davet eder.
Midnight Memories – Gece yarısında saklanan anılar, gün ışığında çözülmeyi bekliyor.
devam ediyor 7s önce güncellendi
Koroleva Petrova (Kraliçe Petrova) +1&
@mericirem
Okuma
41
Oy
9
Takip
1
Yorum
6
Bölüm
7
"Seninle gürüItü yapmayı seviyorum, Kan Kraliçesi. Buna eklenecek her gürültüden de zevk alacağıma eminim." Onu tüm gücümle itekledim. "Yine puştluk peşindesin demi?" Kahkaha atarak "Ne kadar pis bir ağzın var Nadia... Ama olsun, O ağızdan dökülen her küfür bende onları susturma isteği uyandırıyor ve inan bana, benim yöntemlerim senin kelimelerinden çok daha etkili"
Nicholas`ın gözlerinin içine sanki bu cüretkârlığını deşmek ister gibi baktım. Bu bakışıma tek kaşını kaldırıp gözlerimin içine bakmakla karşılık verdi. Dudaklarımda alaycı bir tebessüm belirdi. Nicholas`ın omzuna elimi hafifçe koydum, ona doğru bir adım yaklaştım - öyle ki nefesim Nicholas`ın çene hattına değdi - ve fısıldadım.
"Ne o Nicholas? Kelimelerinle beni susturamayacağını anlayınca dudaklarınla mı susturacağını düşündün. Dikkat et o pis ağzım, seninkini de kirletmesin. Yoksa sonun olur. "
Bratva`nın Pakhan`ının kızı yeni yönetici olmak için hazırlanıyordur. Tüm Bratvadaki adamlar onun gücünü hafife alsada onun adı, yeraltı dünyasının karanlık sularında sadece ölümle ve sarsılmaz bir otoriteyle yankılanıyor; Nadia Petrova, "Kan Kraliçesi" Geçmişin cehennemini bir zırh gibi kuşanıp duygularını buzdan bir kaleye hapseden Nadia, annesinin katiline ulaşmak için her şeyi yakmaya hazırken, karşısına en az kendisi kadar karanlık ve yaralı bir adam çıkıyor: Nicholas Russo. İtalya’nın "Karanlığın Çocuğu" ile masaya oturduğunda, bu sadece iki mafya devinin stratejik ortaklığı değil; iki vahşi ruhun birbirinin yaralarını tanıma ve kendi felaketlerine doğru sürüklenme hikayesine dönüşüyor. Zaafların ölümle eşdeğer olduğu bu dünyada, intikam ateşi mi daha yakıcı olacak, yoksa nefretin gölgesinde filizlenen o tehlikeli yakınlık mı?
devam ediyor 8s önce güncellendi
Mutsuz bir son &gerçek ailem
@baskabirevrende47
Okuma
3.54k
Oy
335
Takip
36
Yorum
35
Bölüm
30
Gerçek ailem kurgusu
GELECEK BÖLÜMDEN ALINTI
Hızlanan yağmurların altında ateşle ikimiz karşı karşıyadık üzerimdeki bügün davet için giydiğim elbise sırılsıklam olmuş makyajım akmış bir şekilde ateşin karşısındaydım
Bu yüzleşme elbet olacak dı ama bügün elinde farklı bir kadının yüzügünü takmisken geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyordu
Başını yenilmişligin verdiği galbietle eğdi gözunden akan yaşlarla bana bakıyordu
“Mahşere mi kaldık şimdi “ diye sordu titreyen sesiyle
Kafamı salladım dilimi damağıma vurarak “tch” dedim
“Şen bizi öyle bir bitirdin ki mahşere bile kalmadık “ dedim dolu gözlerle yüzgünü göstererek
“Seninle ne bu dünyada ne de öbür dünyada karşılaşmak istiyorum “dedim gururumun son kalan kırıntılarıyla
“ sen beni bitirdin allah da seni bitirsin evin olsun damın olmasın çocuğun olsun ama bir kez bile sana sarılmasın” diyerek arkamı dönüp gittim
Son gördüğüm yağmurun altında diz çökmüş halde bana bakıp ağlayan ateşidi
Ben gittim o kaldı
Ben öldüm o yaşadı
devam ediyor 8s önce güncellendi
Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
104
Oy
76
Takip
4
Yorum
18
Bölüm
21
Şehir geceleri artık daha sessizdi.
Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu.
Bir tarafta…
adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı.
Karga.
Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti.
Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi.
“Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece.
Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu.
“Ölüm…”
Kısa bir sessizlik olmuştu.
“…ve ben.”
İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı.
Sakinliği daha tehlikeliydi.
Ama sonra…
Şahin öldü.
Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı.
Kim olduğunu kimse bilmiyordu.
Nereden geldiğini…
kaç kişiyi gömdüğünü…
neden omzunda bir karga taşıdığını…
Hiç kimse bilmiyordu.
Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını.
Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti.
Ama silahlar değil…
kelimeler ateşlenmişti.
“Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.”
Kızın sesinde alay vardı.
Karga ise sadece ona bakmıştı.
Uzun süre.
Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu.
“Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda.
Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti.
“Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.”
İşte o an…
şehir değişmişti.
Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü.
Ve daha kötüsü…
Karga onu öldürmemişti.
Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı.
“Kim bu kadın?”
“Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?”
“Gerçekten Şahin’in kızı mı?”
Ama cevap yoktu.
Çünkü o kadın bilinmezdi.
Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı.
Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi:
“Efendim… o kadın tehlikeli.”
Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu.
Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü.
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?”
Karga birkaç saniye sustu.
Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı:
“Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.”
Ama anlamadığı bir şey vardı.
Kadın da onu izliyordu.
Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı.
Ve fısıldamıştı:
“Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…”
Kuş hafifçe ses çıkarmıştı.
Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı.
“…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.”
Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı.
Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı.
Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın.
Ve en korkuncu…
İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu.
Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
devam ediyor 13s önce güncellendi
Kaderin Planı
@mightyres7
Okuma
9
Oy
6
Takip
1
Yorum
5
Bölüm
3
Annesiyle normal bir hayat süren Ares. Uzun zaman sonra yeniden teyzesini görecek olmanın heyecanını yaşıyordu. Teyzesiyle birlikte hayatlarına dahil olan adam hayatlarını tamamen değiştirecekti. Ares her şeyden kurtulduğunu sanıyordu ancak kaderin başka planları vardı.
devam ediyor 15s önce güncellendi
Çilay
@zdy_857
Okuma
176
Oy
66
Takip
4
Yorum
118
Bölüm
11
Geçmişinden kaçan Çilay, bir gün yine o geçmişle yüzleşmek zorunda kalır ama bu sefer yanlız değildir yanında nişanlısı ve abileride vardı. Aslında bu geçmiş hepsinin hayatını değiştiren bir defterdi ve o defter artık tahta değilde masadaydı.
Herşeyin başladığı yere Mardin`e dönerler ama onlar artık korkak çocuklar değildi onlar geçmişin hesabını sormak isteyen kardeşlerdi
Avukat olarak memleketine gelirken yanında canından çok sevdiği nişanlısı da onunla birlikte savcı olarak gelir
devam ediyor 17s önce güncellendi
DİRENİŞ
@_reagan_
Okuma
195
Oy
114
Takip
9
Yorum
159
Bölüm
4
" Bana diğerleri gibi bakmıyorsun..."
" Sana nasıl bakıyorlar ki?"
" Acıma duygusuyla... ama sen bana acımıyorsun..."
" Ben sana neden acıyayım ki? Sana bakınca gurur duyuyorum ben, sen onca şeye rağmen bir direniş sergileyerek bugüne geldin ve artık mutlusun..."
Her başarının ardında acı bir geçmiş vardır.
Bir başarılı kadının arkasında kendisi vardır...
Bu kitap her şeye direnen bir kadının hayatını ele almaktadır.
Kadınları bu kadar ezen erkekleri ezen bir kadın...
tamamlandı 1g önce tamamlandı
KUSURSUZ VİTRİN: ÇATLAKLAR [DEVAM EDİYOR]
@yazar.metinbey
Okuma
297
Oy
212
Takip
13
Yorum
16
Bölüm
11
Westwood Lisesi’nin parıltılı koridorlarında hayatta kalmanın tek bir altın kuralı vardır: Asla maskeni düşürme.
On sekiz yaşındaki Merve için bu kural, vintage elbiseleri ve kan kırmızı ruju kadar katlanılmazdır. Lisenin sahte gülücükler ve yalanlar üzerine kurulu hiyerarşisinde o, pimi çekilmiş bir dürüstlük bombasıdır. Ancak doğruyu söylemek, etrafındaki herkesin sağır olmayı seçtiği bir dünyada en büyük suçtur.
Karşısında, okulun kusursuz ponpon kızı, abisinin sevgilisi ve kendi kibrinin esiri olan Avery vardır. Avery`nin inşa ettiği o mükemmel camdan şatoyu tek bir sırrıyla sarsan Merve, kendini acımasız bir savaşın tam ortasında bulur. Korumacı abisi Gökhan, aşkın kör edici ışığında kaybolmuşken; Merve`nin karanlık gölgelerdeki en yakın arkadaşı Diana, sessiz çığlıklarıyla kendi kalbini kanatmaktadır.
Ve sonra... Eric vardır.
Okulun Amerikan futbol takımı kaptanı, Avery’nin abisi ve Merve`nin en sinir bozucu baş belası. Alaycı gülümsemesi ve koyu yeşil gözlerinin ardında sakladığı sırlar, Merve için hem bir kurtuluş hem de geri dönüşü olmayan bir yıkım olacaktır.
Kusursuz görünen hayatların ardındaki o iğrenç yalanlar gün yüzüne çıktığında, dökülen sadece bir kadeh kırmızı punch olmayacaktır.
Herkesin bir rol oynadığı bu sahnede, maskeler düştüğünde geriye kim kalacak?
devam ediyor 1g önce güncellendi
CARİYE
@rumeysa.kkc
Okuma
84
Oy
13
Takip
2
Yorum
8
Bölüm
9
Bir zamanlar özgür bir genç kız olan Alara, ailesinin yok edilmesinden sonra esir alınarak Kızıl Saray’a cariye olarak satılır. Sarayın sahibi, korku ve kanla hükmeden zalim kral Ateş’tir. Alara dışarıdan sessiz, itaatkâr ve kırılmış görünse de içinde tek bir ateş vardır: intikam.
Sarayda hayatta kalmak bile zorken Alara, entrikalar, ihanetler ve ölüm oyunlarının ortasında adım adım güç kazanmayı öğrenir. Ancak karşısında kralın gözdesi, güzelliği kadar zehriyle de ünlü sinsi cariye Asya vardır. Asya, Alara’nın saraydaki yükselişini ilk fark eden kişi olur ve onu yok etmek için her yolu dener.
Sarayın en güçlü savaşçısı, kralın sağ kolu ve krallığın koruyucusu Kağan ise herkese sadık görünür… fakat içinde yıllardır büyüttüğü gizli bir nefret vardır. O da bu çürümüş krallığın yıkılmasını istemektedir.
Alara, cariyelikten başlayıp sarayın en tehlikeli oyunlarını oynayarak önce kralın güvenini, sonra halkın desteğini, en sonunda da tahtı hedefler. Fakat tahta giden yol; aşk, ihanet, kan ve ölümle doludur. Çünkü bazen kraliçe olmak için önce bir kralın ölmesi gerekir.
tamamlandı 1g önce tamamlandı
KANLI KAPTAN NEFRETİN TERİ [DEVAM EDİYOR]
@yazar.metinbey
Okuma
5
Oy
3
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
"Bazı nefretler öldürmez, sadece sizi daha çok kanatır."
Saint Jude Akademisi’nin görkemli taş duvarları arasında iki şey asla gizli kalmaz: Kan ve Ter.
Axel Sterling; parkelerin soğuk celladı, basketbol sahasının ulaşılamaz kaptanı. Bir maçta Nova Rossi’nin tek bir hamlesiyle sadece geleceğini değil, babasının dünyasındaki yerini de kaybetme eşiğine geldi.
Nova Rossi; okulun ritmini belirleyen ponpon kız lideri. Onun her gülüşü bir maske, her dansı ise ailesinin karanlık suçlarını örtmek için bir illüzyon. Axel’in, Nova’nın ruhunu döktüğü o gizli şarkıları tüm okula sızdırmasıyla başlayan savaş, planlanan yıkımın aksine Nova’yı Saint Jude’un yeni ikonu haline getirdi.
Artık bu kavga sadece babalarının yönettiği kirli mafya dünyasının bir mirası değil; iki genç ruhun birbirini yok etmek için ant içtiği kişisel bir cehennem.
Okul koridorlarında sessiz sevkiyatların planlandığı, her adımın bir infaza çıktığı bu oyunda tek bir kural var: Asla aşık olma. Çünkü bu dünyada aşk, bir kurtuluş değil, sadece daha şık bir idam fermanıdır.
tamamlandı 1g önce tamamlandı
GERÇEK AİLEM / SILA [DEVAM EDİYOR]
@yazar.metinbey
Okuma
29
Oy
13
Takip
2
Yorum
6
Bölüm
3
"Bana on sekiz yıl boyunca bir yalanı yaşattılar."
Yedi nüfuslu, rutubet kokan, her köşesine sefaletin sindiği o evin istenmeyen kızıydım ben. Üzerime giydirilen başkalarının eskileri, sofrada bana düşen o en küçük pay ve ne yaparsam yapayım o gözlerdeki `yabancı` bakış... Hepsi benim gerçeğimdi. Ben Sıla`ydım; İstanbul`un arka sokaklarında unutulmuş, o yoksul ailenin sığıntı kızı.
Ta ki o rüyalar başlayana kadar.
Zihnimin duvarlarını yıkan, gözlerimi kan ve intikam hırsıyla açmama sebep olan o fısıltılar bana kim olduğumu haykırıyordu. Ben o döküntü evin kızı değildim. Ben benden çalınan bir hayatın, arkamdan çevrilen karanlık oyunların ve kanla yıkanmış bir tahtın tek varisiydim.
Beni bir çöplükte büyümeye mahkum eden gerçek ailem... Yıllarca bana `kızımız` diyerek o iğrenç yalanı sürdüren sahte ailem...
İçimde uyanan bu karanlık gücü artık durduramam. Gölgelerin ardındaki o geçidi bulacağım. Oraya, ait olduğum yere gideceğim. Ve benden çalınan her bir saniye için, hepsinden hesap soracağım.
Merhamet yok. Sadece intikam var.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Okyanus'un Kül'ü
@lily_lily
Okuma
233.38k
Oy
20.33k
Takip
1.82k
Yorum
6.82k
Bölüm
59
Ben Okyanus, büyük bir Yangın’dan çıkmayı başarmış ama Kül’e dönmüş bir İstihbarat Ajanı.
Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya...
Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus’tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum?
Okyanus’un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi?
Okyanus’ta boğulacak mıdır?
Yangın’da Kül’e mi dönüşecektir?
Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır?
Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi?
Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus’un bilinmeyen geçmişi...
Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı...
Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus’un Kül`ü müydü?
“Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!”
“Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!”
devam ediyor 1g önce güncellendi
ÇAKIR RENGİNDEKİ MEKTUP
@umudun_rengi00
Okuma
875
Oy
99
Takip
34
Yorum
23
Bölüm
18
❝Ait olmadığın bir yerle savaşın bittiğinde, sonucu ne olursa olsun her zaman gitmen gerekir.❞
~
"Gerçek özgürlük senin için hiçbir zaman bu taştan konak olmadı," dedi fısıltıyla. "Çünkü bu duvarların içinde sevgi dışında her şey var." Kulağıma değen saçlarımı geriye çekti. Nefesi bu kez boynuma çöktü. Sıcaklığı tenimde iz bırakır gibiydi.
"Ve sen buraya özgür olmak için gelmedin. Esir olacağını bile bile geldin. Yine de özgürlük diye yanıp tutuşuyorsun." dedi, bu uğurda kendimi bile yakacağımdan habersiz.
Sözleri kadar yakınlığı da kaçacak yer bırakmıyordu. Gözlerim kendiliğinden kapandı. Vücudumdan geçen ürperti korkudan çok tanıdık bir teslimiyet gibiydi. "Bir gün," diye mırıldandı, sesi umut kadar yumuşaktı, "sana özgürlüğün gerçekten ne olduğunu göstereceğim, komşu kızı."
Sırtım tamamen göğsüne yaslanmıştı artık. Nefes almak bile zor geldi. "O gün geldiğinde, sana ‘özgürsün’ diyerek zincir takan herkes arkamızda kalacak. İntikamın için kinin en büyük silahın,”
Bir an durdu. Nefesi kulağımın dibinde ağırlaştı. "Ben ise," dedi alçak bir sesle. Gözlerimi daha sıkı kapattım, açmaya korktum "o karanlıkta yürürken elini bırakamayacak kadar sana adanmış, sadece sana ait olan yoldaşınım."
~~
Onu tanıdım... Ya da en azından tanıdığımı sandım. Karanlığın içinde büyüyen bazı insanlar vardır; kim olduklarını anlatmaya gerek kalmaz, gözlerindeki boşluk her şeyi söyler. O da öyleydi. Bir bakışında terk edilişin izleri, bir gülüşünde işkencenin soğukluğu saklıydı.
Hangi yüzüyle karşılaşacağını kimse bilemezdi. Bazen sessiz, ürkek, gözleri dolmuş küçük bir kız gibi konuşurdu. Sonra birden değişirdi; ses tonu sertleşir, bakışları buz keserdi. O an yanındaki insanın içini donduracak kadar soğuk olurdu. Sonra bir kahkaha atar, sanki az önceki hâli hiç olmamış gibi davranırdı.
Kim olduğunu sormayın. Çünkü bir cevabı yok. Ya da belki çok fazla cevabı var...
~
devam ediyor 1g önce güncellendi
Lali || Yarı Texting ||
@udezsenlife
Okuma
85
Oy
32
Takip
4
Yorum
2
Bölüm
12
Yüzüme bakmıyor, gözlerini kaçırıyordu. Belinden silahını çıkardı.
Ne yapıyordu bu? Beni mi öldürecekti?
Bakışlarını silahtan çekti ve ilk defa gözlerime değdirdi.
"Ne o?! Beni mi öldüreceksin bu sefer?!" diyerek burnumdan soludum ve ekledim, "Sen planları tuzla buz etmeyi seversin nasıl olsa."
Hareleri hâlâ gözlerimde dolanıyordu. Elini uzatıp "Al." dedi. Önce silaha sonra ona baktım. Kafam karışmıştı.
🧭
Geçmişin hayaletleri aralarında birer kurşun gibi dolaşırken, silah bu kez el değiştiriyordu. Gözlerindeki nefret mi daha keskindi, yoksa o tanıdık hayal kırıklığı mı? Planlar tuzla buz olmuş, güven çoktan toprağa gömülmüştü. Şimdi elindeki metale bakarken tek bir soru vardı: İntikam mı, yoksa sadakat mi? Sence hangisi kazanır?
devam ediyor 1g önce güncellendi
Aşk ve intikam
@zeynepssl
Okuma
50
Oy
35
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
5
Okul koridorunda yürürken onu gördüm.
Yıllardır unutmaya çalıştığım yüz tam karşımdaydı.
Aras Demir.
Bana baktığında sanki hiçbir şey olmamış gibi gülümsedi.
O an tek bir şey düşündüm:
“Bu sefer acıyı yaşayan ben olmayacağım.”