[ onsekizartı ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1g önce güncellendi Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
141
Oy
77
Takip
4
Yorum
18
Bölüm
23
Şehir geceleri artık daha sessizdi. Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu. Bir tarafta… adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı. Karga. Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti. Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi. “Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece. Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu. “Ölüm…” Kısa bir sessizlik olmuştu. “…ve ben.” İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı. Sakinliği daha tehlikeliydi. Ama sonra… Şahin öldü. Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı. Kim olduğunu kimse bilmiyordu. Nereden geldiğini… kaç kişiyi gömdüğünü… neden omzunda bir karga taşıdığını… Hiç kimse bilmiyordu. Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını. Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti. Ama silahlar değil… kelimeler ateşlenmişti. “Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.” Kızın sesinde alay vardı. Karga ise sadece ona bakmıştı. Uzun süre. Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu. “Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda. Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti. “Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.” İşte o an… şehir değişmişti. Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü. Ve daha kötüsü… Karga onu öldürmemişti. Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı. “Kim bu kadın?” “Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?” “Gerçekten Şahin’in kızı mı?” Ama cevap yoktu. Çünkü o kadın bilinmezdi. Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı. Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi: “Efendim… o kadın tehlikeli.” Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu. Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü. “Biliyorum.” “Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?” Karga birkaç saniye sustu. Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı: “Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.” Ama anlamadığı bir şey vardı. Kadın da onu izliyordu. Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı. Ve fısıldamıştı: “Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…” Kuş hafifçe ses çıkarmıştı. Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı. “…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.” Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı. Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı. Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın. Ve en korkuncu… İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu. Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
tamamlandı 3a önce tamamlandı Küllerin dansı
@mirsann
Okuma
3.64k
Oy
265
Takip
15
Yorum
53
Bölüm
51
Bazı kadınlar kaçar. Bazıları savaşır. Yıldız, tahtı devraldı. Mafya dünyasının en karanlık adamlarından biriyle evli olan Yıldız, ihanetin ortasında sadece bir evliliği değil, hayatını da kaybettiğini sandığı bir gecede gerçeği öğrendi: Kendisini seven bir adam değil, sahiplenmek isteyen bir cellat vardı karşısında. Boşanmak istedi. Ama mafyada boşanmak yoktur. Sadece ölüm ya da teslimiyet vardır. Alihan’ın takıntısı, Yıldız’ın inşa ettiği imparatorluğu yerle bir etmeye çalışırken; tüm yeraltı dünyasının başındaki isim, Alaz Soykan sahneye çıkar. Güçlü, acımasız ve tehlikeli… ama Yıldız’a baktığında gördüğü şey bir kurban değil, doğuştan bir kraliçedir. Bir teklif yapılır. Bir evlilik. Bir koruma. Ve geri dönüşü olmayan bir kader. Yıldız, çocuğunu kurtarmak için bir canavarın karanlığına girer. Ama bilmediği şey şudur: Bazen karanlık, ışığı yutmaz… ona taç takar. Bu kitap; aşk sanılan takıntıyı, koruma sanılan esareti ve gücün gerçek bedelini anlatan bir hikâye. İhanetin küllerinden doğan bir kadının, mafya dünyasında kendi adını kanla yazmasının öyküsü. Çünkü bazı kadınlar kurtarılmaz. Tahta çıkar.
Loading...