[ Fantastik ] - Kitap Listesi
devam ediyor 8a önce güncellendi
Kör Kuzgun
@sylph
Okuma
9.45k
Oy
1.6k
Takip
770
Yorum
555
Bölüm
37
Soluksuz kalmış, kesik nefesleri arasında ellerine baktı. Kızıla boyanmış ellerindeki kaygan his ona yabancı değildi.
Yetim bir kız çocuğuyken nasıl bu hale gelebilmişti? Bir tesadüf mü, yoksa kurgulanmış bir oyun mu?
devam ediyor 8a önce güncellendi
Kayıp Mührün Varisi
@kelebek2834
Okuma
8
Oy
0
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
3
Manolya çiçek yaprakları yanaklarımı ıslatan damlalar gibi düşüyordu. Çiçek yaprağı damlaların düştüğü zaman tek başıma ağlıyordum. Ne baharın sıcak güneşi, ne ağaçların arasından süzülen yaz güneş ışığı, ne sonbahar bulutların arasından sızan güneş ışığı, ne de karda yansıyan o güneş ışığı... beni aydınlatabiliyordu. Mutluluğun ne olduğunu bile bilmiyordum. Çünkü... ne zaman bir umut ışığı görsem hemen soğuyordu. Bu lanet dünyada varlığıma ihtiyaç olmadığımı düşünerek yaşadım hep. Ta ki onunla tanıştığım zamana kadar.
devam ediyor 8a önce güncellendi
SEÇİLMİŞLER
@emrullah
Okuma
74
Oy
57
Takip
8
Yorum
9
Bölüm
4
Sıradan görünen şeyler yanıltıcı olabilir.
Kendilerini bir anda "Yeni Dünya Düzenine" hizmet etmekle görevli bulan gençlerin hikayesidir bu. Amerika da başlayan ve tüm dünyaya yayılan "The Eye- Tek Göz`ün Hermetik Tarikatı" dünya üzerinde başarılı gördükleri gençlere bir şekilde ulaşıp onları tarikata davet eder. Yeni düzenin temsilcileri olmaları için onları egitirler.
En iyi futbolcular , şarkıcılar , yazarlar , oyuncular , bilim insanlar , devlet adamları , okültistler ve büyücüler özenle seçilir yıllarca süren eğitimlere tabi tutulur. Görevleri tek gözün dünya üzerinde ki hakimiyetini sağlamaktır.
Medyayı , modayı , bilimi ve büyüyü elinde tutan Tek Göz`ün Hermetik Tarikatı başta masum gibi gözükse de kitleleri kontrol altına almak , onları yönetmek gibi delicesine amaçları vardır.
Kendilerini bir anda karanlığa hizmet etmekte bulan gençler daha ne olduğunu anlayamadan kendilerini şöhretin , ünün , paranın cazibesine kaptıracak ve yeni dünyaya yön verirken bulacaklardır kendisini.
Mafyatik , karanlık , büyüsel ve sonsuz olasılıklarla dolu bu dünyada hayatta kalabilecek misin ? Eğer cevabı merak ediyorsan okumaya başla !
devam ediyor 8a önce güncellendi
EŞİK TAŞININ VARİSLERİ
@medine.krtkn
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
TARİH: Gölgeler Barışı’ndan 412 yıl önce
Vampirler kuzey şehirlerini işgal etmişti.
Kurt sürüleri her dolunayda şehirleri yakıyordu.
Cadılar ise Ley Hatlarını kapatmış, büyüyü çekmişti.
Dünya tamamen çökmek üzereydi.
Üç krallık çaresiz kalınca görüşmeyi kabul etmek zorunda kaldı.
Ama kimse kimseye güvenmiyordu.
Sislerin arasından yürüdü, yanında rünle donatılmış bir baston. İlk gelen cadılar kraliçesi Lunara Evermyst’di. Hava anında aydınlandı. Taş onun enerjisini kabul etti.
Ayağını yere vurdukça taşlar titredi. Arenaya girer girmez dönüşmeye hazırdı. Eşik Taşı hafif mavi ışık yayarak Ragnar Fenrheim’in içindeki vahşiliği bastırdı.
Son gelen ise Valefor Draven’di. Kara rüzgârla göründü. Geldikten birkaç saniye sonra arena tamamen soğudu. Eşik Taşı, kırmızı bir ışıkla onun güçlerini nötrledi.
Üç imparator taşın etrafındaki masaya oturdu. Birden taşın içinden üç renkli ışık belirginleşti.
Saf beyaz cadıları, koyu mavi kurtları, kızıl gri ise vampirleri simgeliyordu.
devam ediyor 6a önce güncellendi
KIZIL MELODİ
@esmanur5._
Okuma
13
Oy
4
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
3
Ben Rivera Rushell. Bir Avcı/Koen Loncası üyesi olan üvey babam Zyran`ın haberi olmadan yaşadığım krallığı terk etmeye ve Renilda Okuluna kaydolarak bir savaşçı olmaya karar verdim. Planımı gerçekleştireceğim gün Zyran bana bir görev verdi ve bu görev benim için son görevdi. Tabii Zyran`ın bundan haberi yoktu...
devam ediyor 8a önce güncellendi
ORION'UN KEDİSİ
@melantha_viella
Okuma
153
Oy
27
Takip
2
Yorum
11
Bölüm
8
Ruby, artık bir insan değil, bembeyaz tüyleriyle, hipnotik okyanus mavisi gözleriyle bir kedidir. Reenkarnasyonun ona sunduğu bu yeni beden, eski hayatının izlerini taşısa da bambaşka bir kaderin kapısını aralar.
Kraliyet sarayında geçen bu hikâyede, bir kedinin gözünden izlenen entrikalar, kıskançlıklar, sırlar ve duygular; Ruby’nin içsel yolculuğuyla birleşir. Saraya gelen kadınlar, taht oyunları, güç gösteileri ve gizli belgeler arasında Ruby, sadece bir kedi değil: Bir koruyucu, bir tanık ve belki de kaderin ta kendisidir.
“Ruby ve Orion”, reenkarnasyonun gizemini, duyguların derinliğini ve bir kedinin gözünden anlatılan kraliyet entrikalarını bir araya getiriyor.
devam ediyor 8a önce güncellendi
ASTERYON AKADEMISI
@ebrarz3
Okuma
23
Oy
12
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Liora Ormanda yaptığı bir deneme sırasında Kael adında alaycı ve kendinden emin bir genç tarafından görülür. Kael’in gelişiyle Liora’nın hayatı bir anda değişir; çünkü o, Asteryon Akademisi’nin özel görevlisidir.
Liora’nın içindeki büyük cevheri fark eden Kael, onu akademiye davet eder. Artık Liora hem gücünü öğrenmek hem de yeni ve tehlikeli bir dünyanın içine adım atmak zorundadır.
Asteryon’da güçler, sırlar ve kaçınılmaz bir çekim onu beklemektedir.
devam ediyor 8a önce güncellendi
Hatırlanmak
@uyanisineli16
Okuma
9
Oy
8
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
10
Bir gençlik kampı.
Denize bakan bungalovlar, orman yolları ve birlikte geçirilen birkaç gün.
Her şey planlandığı gibi başlar.
Ama bazı yolculuklar, bittiği yerde değil; durduğu yerde anlam kazanır.
Melek ve dört arkadaşı, okul arkadaşlarıyla birlikte geldikleri bu kampta zamanla fark ederler ki bazı mekânlar sadece barınmak için değildir. Bazı yerler, insanlardan hatırlamalarını ister.
Küçük detaylar önem kazanmaya başlar.
Sessizlikler uzar.
Eksik olan bir kişi, kelimelerden daha çok konuşur.
Hatırlanmak; kayıp, dostluk ve dayanışma üzerine kurulu, psikolojik derinliği olan bir gençlik romanı.
Okuru yüksek sesli olaylarla değil, yavaşça ilerleyen bir fark edişle içine çeker.
Bu hikâyede asıl soru şudur:
İnsan gerçekten neyi hatırlar…
ve neyi hatırlamamak için çaba harcar?
devam ediyor 9a önce güncellendi
UMBRA
@fatmatoraman
Okuma
7
Oy
3
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Bir gece ormanda öldürüldü.
Ama ölümü… tamamlanmadı.
Güneş, bir darbenin ardından kendini bembeyaz bir boşlukta bulduğunda, artık nefes almaya bile ihtiyaç duymadığını anladı. Bir kalbi yoktu belki ama ona söylenen tek gerçek her şeyi değiştirdi:
“Ölümün eksik.”
Eşik denen o sonsuz beyazlıkta Güneş`e iki seçenek sunuldu:
Ya sonsuza kadar hiçliğe hapsolacaktı…
Ya da eksik ölümünü tamamlamak için dünyaya bir ‘iz’ olarak geri dönecekti.
Artık ne tamamen ölü, ne de tamamen diri.
Bir nefes gibi hissedilen, bir ürperti gibi fark edilen, bir gölge gibi görülen bir varlık…
Güneş`in tek şansı var:
Onu öldüren kişiyi bulmak.
Katilini bulursa hayatı geri kazanabilir. Bulamazsa… ebediyen Eşik’te kaybolacak.
Ama dünyaya döndüğünde fark eder ki yalnızca o katilini görmez…
Katil de onu görebilir.
Ve bazı sırlar, bir kez geri dönüldüğünde çok daha karanlık görünür.
Ölümden dönmek bir başlangıçtır.
Ama intikam… bambaşka bir hikâye.
devam ediyor 9a önce güncellendi
Işık ve Gölge: Yarım Ruhların Kıvılcımı
@elfmi_
Okuma
3
Oy
2
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
1
Vyra, gün ışığının sıcaklığında büyümüş; sarayın güvenli duvarları arasında bile içindeki merak kıvılcımını saklayamayan aydınlık bir kız.
Nytherin ise gecenin gölgesine ait, sessizliğin içinde yürüyen, dokunuşu bile karanlık yankılar taşıyan bir genç.
Aydınlık ve Karanlık…
Yüzyıllardır birbirinden uzak tutulan iki dünya.
Ve birbirine yaklaşması bile yasaklanan iki ruh.
Ancak bir gece, Hayat Ağacı’nın altında kader çizgileri değişir.
Vyra’nın Nytherin’e çarpmasıyla, saçında beliren tek bir siyah tutam tüm dengeleri bozar.
Çünkü bu iz…
Aydınlığın tarihinde yalnızca bir anlama gelir:
Karanlıkla bağlanmış bir eş.
Vyra ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, sarayın gizli raflarında saklanan yanmış ve yırtılmış bir günlüğü bulur:
Aydınlık Prenses Lavin’in Günlüğü.
Sayfalardaki sözler, onun kaderini yıllar önce yaşamış birinin itirafları gibidir.
“Işık ve karanlık birbirinden nefret etmez…
Sadece birbirinden korkar.”
Nytherin ise ona yaklaştıkça hem mühürlü gücünün hem de kalbinin uyandığını hisseder.
Vyra’nın aydınlığı, onun karanlığında bir gedik açar.
Ve Hayat Ağacı, her buluşmalarında kökleriyle titrer…
Sanki bu bağı ya uyarır, ya kutsar.
İki dünyanın yasakladığı bir bağ yeniden doğarken,
hiçbir kural geçerli kalmayacak.
Hiçbir sır gömülü kalmayacak.
Ve iki zıt ruh bir araya geldiğinde,
yalnızca kendi kaderleri değil—
tüm diyarların dengesi yeniden yazılacak.
Işık ve gölge, umut ve sır, kehanet ve yasak aşk…
Hepsi tek bir soruda birleşiyor:
Bir Aydınlık ile bir Karanlık gerçekten birbirine kavuşabilir mi?
Yoksa bu aşk, tıpkı Lavin’in hikâyesi gibi, gölgelerde kaybolmaya mahkûm mu?
tamamlandı 9a önce tamamlandı
Kendime Yazdığım Mektuplar
@iremdemir
Okuma
66
Oy
51
Takip
3
Yorum
4
Bölüm
8
Bir gün 15 yaşındaki Burçin tarlada bir zaman makinesi bulması sonucunda 5 yil önceye yani 10 yaşındaki haline gider. Orada olayın şokunu atlattıktan sonra babasının henüz trafik kazası geçirip vefat etmediğinin farkına varır. Bunun üzerine babasının trafik kazasını geçirmesini önlemek için plan yapar lakin kaderin planı farklıdır. Bu süreçte 10 yaşındaki hali ise bu süreçte kazayla o zaman makinesini tekrar bukur ve o da 5 yıl sonraya gider.
Yani her iki Burçin de tarihte kendi zamanlarında yer değiştirmişlerdir.
Ama bu 10 yaşındaki Burçin babasının henüz trafik kazası geçirdiğinden haberi yoktur.
Lakin 15 yaşındaki Burçin in geçmişteki kendisine yazdığı mektuplarla iş biraz daha karmaşıklaşır
devam ediyor 9a önce güncellendi
DİLEK SUİKASTÇININ YÜZÜ
@anksiyeteliyazar
Okuma
43.68k
Oy
5.48k
Takip
968
Yorum
2.27k
Bölüm
58
Hayatına son vermek isteyen bir kadın ve ölümün tanrısı.
Silva intihar etmek üzere bir uçurumdan atladığında kendini beş tanrının hükmettiği Wienor`da bulur. Ölüm Krallığı`nda Ölüm Sarayında kendini bulan Silva yaşama son bir şans vermek isterken büyük bir tehlike sinsice diyara sızmaktadır.
Ölüme ardından da Ölüm Tanrısına çekilen Silva kendinin de normal bir insan olmadığını öğrendikten sonra tehliklerle ve aşkıyla karşı karşıya kalacaktır.
En korkunç sonun, ölümün tanrısıyla mutlu bir son düşlemek mümkün mü, üstelik kıyamet bu kadar yakınken?
"Dile Ay Işığı, iste, emret. Ben de senin için her şeyi mümkün kılayım."
Başlangıç Tarihi: 31.08.2024
devam ediyor 9a önce güncellendi
Ayın ölümü
@stay_birr_okurr
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Sıradan bir sabah okula yetişmeye çalışan jisung, gizemli bir evrene çekmesiyle kendi kaderinin sandığından çok daha büyük olduğunu keşfeder,eve dönmesi için ayın ruhunun kimde olduğunu bulup öldürmesi gerekir
devam ediyor 9a önce güncellendi
Kaderin Kızı
@alyw_17
Okuma
14
Oy
4
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
4
Ne güneş doğdu,ne de ay…
Luivara halkı ya tehlikedeydi, ya da güvende.Bu çelişkilerini ancak o kız gün yüzüne çıkınca anlayacaklardı.
Peki kimdi bu kız?Kimdi elementlerin bozulmasına sebep olan kişi…
devam ediyor 9a önce güncellendi
Sessizliğe Akan İlk Kan
@soriiuuofbook
Okuma
8
Oy
1
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Nare Volven, Clarnian korsanlarının lideri ve denizin gizli ruhu...
Oscar Reever, Clarnian korsanlarının tutsağı ve Rosven krallığının tek varisi...
Nare Volven daha küçük yaşlardayken bir lanetin esiri olur. Ailesi, Krallıktan laneti elinden geldiğince gizlemeye çalışır. Fakat muhtemel son yaşanır ve lanet krallığa kendini bizzat gösterir.
Bunun sonucunda Nare`nin ailesi, arkadaşları ve diğer yakınları teker teker canice katledilir.
Lanetin onu karada rahat bırakmayacağını anlayan Nare genç yaşlarında denize yelken açar. Bir süre sonra kendi topluluğunu oluşturan Nare Volven on bir kişilik mürettebat ile denizlerin hakimi olur.
Bu olaylar yaşanırken krallık Volven`i durdurmak için tek varisleri olan Oscar`ın denizlere açılmasını sağlarlar. Fakat daha hiçbir tecrübesi olmayan Oscar kısa bir süre içinde Nare tarafından esir alınır.
KURALLAR BASİTTİR! ESARETE KARŞILIK ESARET. KANA KARŞILIK KAN. UNUTMAKIYIN Kİ NARE VOLVEN HİÇBİR ZAMAN GÜNAHSIZ VE ÖZGÜR OLMADI! VE OLAMAYACAK!
tamamlandı 4a önce tamamlandı
BEIVA: Ebediyetten Fâniliğe
@beiva.universe
Okuma
1.96k
Oy
712
Takip
42
Yorum
1.31k
Bölüm
24
Birisi adını, hatta ne olduğunu dahi hatırlamıyorsa… Gerçekten var olabilir mi?
Genç bir kız(?), sonsuza uzanan bir ormanın ortasında gözlerini açtığında, ne geçmişini ne ismini hatırlar. Yalnızlık, ilk anda eksik sayılmaz, ta ki görünmeyen bir ses ona geçici bir kimlik fısıldayana, narin bir çiçek göğsüne nefes olana ve adımlarının yanına sessiz birkaç yürüyüş ekleyenene kadar. Fakat uzatılan her el şefkat taşımaz. Bedenlerin dili, merhametin mi yoksa vahşetin mi ağır bastığını acımasızca hatırlatır.
Bu dünya gerçekten yaşaması gereken bir yer midir, yoksa çoktan ölmüş olması gereken birinin sığınağı mıdır? O, bu dünyaya tesadüfen mi düşmüştür, yoksa biri onu bilerek mi çağırmıştır? Verdiği kararlar, karşılaştığı canlılarla kurduğu bağlar… Gerçekten “doğru” mudur, yoksa bir yerlerde geri dönülmez bir çizgiyi çoktan aşmış mıdır?
“BEIVA: Ebediyetten Fâniliğe”, hafızasını kaybetmiş bir yabancının adım adım kendine, çevresindekilere ve bilinmeyen bir düzene dair en ağır sorularla yüzleştiği, felsefi ve duygusal bir yolculuğun ilk halkasıdır.
Bu dünyaya adım attığınızda, belki de asıl soruyu kendinize soracaksınız: Korkmanız gereken asıl şey onlar mı, yoksa içinizde saklanan siz misiniz?
devam ediyor 9a önce güncellendi
Ölüm İle Yaşam Arasında
@setayesh
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
Dünya artık çok değişmişti artık insanlar yönetmiyor nerden geldikleri bilmezken hakkında bildiğimiz tek şey bizden güçlü oldukları
Bu ortamda doğan gaye ise 20 yaşında direniş grubuna katılmış bir yanda geçmişle uğraşırken diğer yanda hükümetin kara listesinde peşindeki suikastçılarken kaçmaya çalıştı sırada karşısına yol ayrımı çıkıyor peki gaye aşk mi yoksa özgürlük mu seçecek
devam ediyor 9a önce güncellendi
KADİFEDEN LEKELER [❤️🔥]
@laiasal
Okuma
60
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
İnsanlar artık yere dokunmaz oldu.
Toprak, unutuşun ta kendisiydi.
Gökyüzü ise artık hayallerin kurulduğu değil anıların yakıldığı bir yerdi, duman içinde yüzen evlerle dolu.
Her balonun içinde, birinin geçmişi vardı.
Uçmak için, yanıyordu.
Kimi annesini yakmıştı, kimi ilk öpücüğünü, kimi de sadece "keşke" dediği bir anı parçasını.
Ne kadar çok yakarsan, evin o kadar yükselirdi.
Ne kadar yükseğe çıkarsan, o kadar az hatırlardın kendini.
Benim evim de bir zamanlar yükselirdi. Karanfil kokulu dumanın içinde, onun sesini unuttukça daha da hafiflerdim.
Aşağıda kalan her şey, ağırdı.
Yukarıda kalanlar, suskun.
Derler ki, dumanın ilk formülünü Pompei`nin Gökyüzü Çığlığı fısıldamış.
Yanarken bile güzel görünmek isteyen bir uygarlığın son nefesiymiş o.
Ve biz o nefesi, asırlardır balonlara doldurup gökyüzünde taşıyoruz.
Karanfilli Duman Krallığı her sabah sinyali gönderdiğinde, bacalar aynı anda öksürüyor.
Kırmızı bir sessizlik yayılıyor göklere, sonra birileri düşüyor.
Eviyle birlikte.
Kalbiyle birlikte.
Yaşarken unutmaya, hatırladıkça ölmeye hazırlanıyoruz doğduğumuz andan beri.
Anıları, yakmak için yaşıyoruz biz.
"Birini seviyorsan, dumanını paylaş." derler.
Ama kimse söylemez: Paylaştığımız duman, bir gün ikimizi de cehenneme indirecek.
♤