[ Askeri ] - Kitap Listesi
devam ediyor 2h önce güncellendi GÖKYILDIZ
@ilknur.galatasaray
Okuma
495
Oy
49
Takip
16
Yorum
2
Bölüm
13
Üsteğmen Umay Çukurca yıllar önce aynı mahallede yaşadığı birlikte oynağı zayıf çocuk şimdi Pilot Yüzbaşı Batuhan Yıldırım olmuştur. İlk tanışmaları eskiye dayanan bu ikili birbirlerini hatırlamıyordur. Ama Batuhanın kaçırılmasıyla işler değişir. Ve birbirlerine zamanla aşık olurlar.
devam ediyor 5g önce güncellendi Adaletin mavi gölgesi
@pelooosskoo
Okuma
4
Oy
2
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
3
Avukat Ada Atasoy babasının ölümünün peşini bırakmaz. Cinayet davasını üstlenir. Bu tehlikeli görevi bitirmek için ona bir ortak gereklidir. Bu sebeple yanına bir asker tayin edilir. Bu asker Adanın çocukluk arkadaşı ALAZ`dır.
devam ediyor 2h önce güncellendi 15 Temmuz: İntikam Mührü
@duygu_1313
Okuma
423
Oy
248
Takip
23
Yorum
620
Bölüm
14
Bu kitap, bir kadının küllerinden doğuşunun ve bir adamın buz tutmuş kalbinin vatan aşkıyla nasıl eridiğinin hikayesidir. İzem Asena, mühendislik hayallerini ve masumiyetini Suriye’deki karanlık bir mahzende bırakırken, amcası Hazar Başkan’ın ellerinde devletin en keskin kılıcına dönüşür. Beş yıl sonra Ankara’nın Özel Harekat timinde Aybars ile karşı karşıya geldiğinde, aralarındaki çekim sadece bir aşk değil, aynı zamanda geçmişin kanlı bir hesaplaşmasıdır. Hikaye, karakterlerin kişisel intikamlarından sıyrılıp 15 Temmuz gecesinin karanlığında devletin beka mücadelesine evrilirken; okuyucuyu operasyonlardan, devletin en mahrem sırlarının saklandığı arşiv odalarına kadar uzanan soluk soluğa bir serüvene davet ediyor. Her satırında "sadakat nedir?" sorusunu soran bu roman, ihanetin en ağır yüzüyle yüzleşmeye hazır olanlar için kaleme alındı. 15 temmuz darbesi öncesi, darbe gecesi ve sonrasını konu alıyor!!!
devam ediyor 2h önce güncellendi Kara Alev
@ayisigininkizi
Okuma
527
Oy
161
Takip
12
Yorum
60
Bölüm
14
İlk kitabımm Umarım beğenirsiniz **
devam ediyor 2h önce güncellendi Sensiz Ben
@watty_sever_emos
Okuma
15
Oy
9
Takip
2
Yorum
8
Bölüm
1
Delfin`in tek umut ışığı Pusat olmuştu. Pusat Yaman Şafak...
devam ediyor 2h önce güncellendi OPERASYON:NAVEL
@adakepez
Okuma
1.5k
Oy
104
Takip
22
Yorum
14
Bölüm
17
Navel oldukça başarılı bir askerdir. Yine bir gün askeriyedeyken yeni bir operasyon bilgisi alır. Bir tim tutsak düşmüştür. Navel tek başına timi kurtarmaya gider. Timi başarı ile tutsak oldukları yerden kurtarır. Ama bilmediği şey , kurtardığı timin abisinin timi olmasıdır. Ulu timi. Ve sonrasında olaylar iyice karışır…
devam ediyor 2h önce güncellendi B.
@jisngxty
Okuma
6
Oy
3
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
2
1950 yılında Güney Kore ve Kuzey Kore arasında gerçekleşen soğuk savaşın kurbanı olan iki genç: 4.kolordu komutanı Yüzbaşı Lee Minho Doktor Onbaşı Han Jisung.
devam ediyor 2h önce güncellendi Askeri--Aşk
@hafaza
Okuma
250
Oy
16
Takip
11
Yorum
5
Bölüm
8
Time yeni atanan Kıdemli Üsteğmen Elif Kurt ve tim komutanı olan Yüzbaşı Alp Boz
devam ediyor 2h önce güncellendi Aslancık ve Kuzusu
@bakkaldakicocuk
Okuma
36
Oy
9
Takip
3
Yorum
12
Bölüm
5
"Nasılmış aslancığın kuzusu? Artık iyiymiş kuzucuk" Üç kurşun üç kardeş. Uluhan Kardeşleri zor bir yol bekliyordur,bu yol uğruna nelerden vazgeçeceklerdir yada ne kadar ileri gidebileceklerdir?Geçmiş ve şimdi bu üç kardeşi kapana kıstırmışken geleceklerini kurtarmaya çalışacaklardır... Bu kitapta yer alan kurum,kuruluş,olay ve kişilerin herhangi gerçek bir olay veya durum ile alakası yoktur.Her şey kurgudur. Türk ordusu,şehitlerimiz,gazilerimiz ve ailelerine ithaf edilmiştir.
devam ediyor 2h önce güncellendi DÖNENCE
@safirsayfa
Okuma
48
Oy
12
Takip
5
Yorum
3
Bölüm
3
Deliriyo muydum? yoksa çoktan tertemiz delirmişmiydim acaba diye düşünüyordum. Karşımda gördüğüm yüzle olduğum yere mıhlanıp kalmıştım.
devam ediyor 2h önce güncellendi SON KURŞUN
@fatma_14
Okuma
7
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
    1. BÖLÜM Şans Diye Birşey Yoktur!  “ Oğulcay !" diye bağırdı Tugay  sondaki ‘y`harfini uzatarak gözümü açasım hiç yoktu , olucakları zaten tahmin ediyordum. “ Aaaa vallahi şakaydı, Timur Selçuk yardım etsenize lannn ." diye bağıran aptal da Oğulcay`dı  .“Valla hakettin adama yapmadığın kalmadı ,kuklaya çevirdin. "diyen Timur `du . “ Bu sefer gebertirim lan seni  " diye bağırıyordu Tugay  “ uykumu siktiniz şurda rahat uyuyamayacak mıyım? " diyerek  yataktan doğruldum ,karşımda  savaş alanı gibi bir alan vardı .Her  yer birbirine girmiş Tugay  Oğulcay`ın boğazına yapışmış  Timur `da   benim yattığım ranzanın altında oturmuş gülerek  Oğulcay`la Tugay`ı izliyordu  ranzadan atladım  . Timur bu anı inişimden korkmuş olacak ki  kalbini tutarak bana bakıyordu  hayırdır  der gibi kafamı salladım .Timur “ ruhumu teslim ettim abicim." dedi. Oğulcay`ın “ lan geberiyorum, asıl ruhu giden benim. Ruhumu tavada biber ve tuzla kavurup yiyecek bu. " gelen boğuk sesle başımı arkaya çevirdim  Oğulcay`ın yüzü morarıyordu Tugay `ın sırtı bana dönüktü ve yaklaştığımı görmemişti  omzuna elimi  koydum ve hafifçe sıkmamla irkildi . Bana döndü ve  siyah kalemle burnunun altına bıyık ve çenesinede sakal çizilmişti .Gülmemek için kendini sıktım  “yakışmış" dedim . Omzuna iki kere vurdum ve “hadi git yıka 12.27 de  binbaşı bizi  toplantıya çağırdı " dedim .Tugay kafasını iki yana olumsuz hava salıyarak“Çıkmıyor." dedi nerdeyse duyulmıyacak bir sesle .Oğulcay`a döndüm pis pis sırıtıyordu   ona baktığımı bile farketmemişti “Kaç gün sonra geçicek bu ." dedim Oğulcay  da kalbini tutarak  yerinden sıçradı  “b- be- beş " dedi çok  korkmuş gibi ama o benden bile korkmıyacak bir aklı var,  saatte baktım ve  12.13 `dü    dolaba ilerledim içinden yeşil tişörtümü aldım “ hadi,  127 tur koşmak istiyorsunuz sanırım " dedim,   üzerimdeki buluzu çıkartırken  kapı açıldı  .Tabiki kapıyı çalmadan içeri giren benim avanak kardeşim  “hadi sizi bekliyorum iki saattir  " dedi Eylül  .Tişörtümü  giymem bitince  “kapıyı çal Eylül , hadi diğerleri üzerlerini deyiştiriyor olsa "dedim  Oğulcay arkadan  “merhaba eylülümmm benim " diyen sesi çok heycanlı çıkmıştı.Ben ona omzumun üzerinden bakmamla “ yani şey öyle azımdan kaçtı ." dedi ,bana yavru köpek bakışlarıyla  “ çok çirkin oluyorsun yapma  ve eyer o çeneni kapatmışsın ben kapatıcam"  dedim. “Tamam ben bekliyorum kapının önünde o zaman  "dedi Eylül ve kapıyı kapattı .  Diğerleri daha yeni giyinmeye başlarken ben siyah botlarımı giyiyordum bile  . Lojmandan çıkınça  Eylül hemen yanıma geldi  “abi bu tim çok iyi ya iyiki asker olmuşum" dedi “ abicim askerlik kolay değil bakma sen bizimkilere  onlar her şeyi eğlenceye çevirir hele Oğulcay" dedim. Eylül bana yetişmek için koşar gibi yürüyordu   “ bence Oğulcay çok komik  ve yakışıklı " demesiyle durdum  Eylül`de durunca   ona baktım  kafamı omzuma yatırdım kaşlarımı  çattım “ komik ve yakışıklı  " dedim  sakin bir sesle “ abi çatma kaşlarını zaten çatık erkenden kırışacaksın bak.   " dedi konuyu değiştirmek için “ konuyu değiştirme!"   dedim  ama beni duymamış gibi  yürümeye devam etti.  Toplantı başlamıştı. Tugah hala gelmemişti umarım ceza almazdı .binbaşının açtığı görselde arşımızda kocaman bir harita vardı . Haritanın bir noktasında  kırmızı noktalar artmıştı  Ahmet binbaşı  sonunda konuştu “ Bu gördüğünüz harita Teretüstlerin  kaldıkları yerler , gördüğünüz kırmızı noktaların artığı yer ise kaldıkları yer olarak düşünüyoruz .15 gün önce bir askerimizi o bölgeyi gözetleme için göndermiştik ama   son 24 saattir haber alamıyoruz  bize verdiği son bilgi birsürü sivil getiriyorlarmış maraya  teröristler baya bir kalabalık  . " dedi harita da ki kırmızı noktaların birleştiği yerlere bakarak  Tugay gelmemişti daha  yüzündeki boyayı çıkarmakla uğraşıyordu . Kapı çaldı binbaşı “gir" demesiyle içeri girdi bu Tugay `dı  . Binbaşı Tugay`ın yüzüne baktı çizil bıyık ve sakalı  çıkaramamıştı Oğulcay  gülmemek için kendini zor tutuyordu “ kim yaptı bu aptalca şakayı " dedi binbaşından beklenmeyecek bir sakinlikle  Oğulcay  elini teredütle havaya kaldırdı. “ tabi Oğulcay yapar başka aptal yok zaten " dedi binbaşı  Timur   gülmemek için büyük bir çaba gösteriyordu  bunu kızaran yüzünden anlamak elbette kolaydı  .  Tugay yerine oturdu Eylül de Timur gibi gülmemeye çalışıyordu   . Binbaşı başka bir görsel açtı bu fotoğrafta sarışın bir kadın vardı  mavi gözlü “ Bu Rüya  az önce bahsettiğim asker   bize bayağı bir bilgi verdi ama sanırım yakalandı  onu ve sivilleri kurtaracaksınız  bu askeriyede en eğitimli ve başarılı tim bu tim  bu yüzden sizi seçtik     bu gün akşam oraya baskın yapılacak. İlk siz  gideceksiniz destek ekip arkadan gelicek  destek ekip gelene kadar bir çılgınlık yapıp sivillerin ve askerin hayatını tehlikeye atmayın  " dedi kapıya ilerledi “ Selçuk gel buraya" dedi  . Yerimden kalkıp binbaşı ile dışarı çıktım  “ Selçuk  bu operasyonu sen yöneticeksin   sana güvenebilir miyim? " dedi   “ Herzaman komutanım " dedim   hafif yüksek bir tonda    . Yüzünü bana döndü  “ aferin asker baban gibi yiğit bir asker olucağından şüphem yok  " dedi. Babam son çıktığı görevde bir bomba  nedeniyle hafızasını ve aklı dengesini kaybetmişti  şuan kesin  hastane odasında mışıl mışıl uyuyordu  o çok başarılı bir askerdi herkez beni ona benzetir onun gibi başarılı bir asker olucağımdan bahsederlerdi. Binbaşı yürümeye devam edince peşinden gittim  “ bu görevi  hiç kayıp vermeden bitirmeye çalış asker. İyi geceler. " dedi ve uzaklaşmaya başladı bense “ Sağolun binbaşım " dedim hazır olda. Toplantı odasına geri döndüğümde ortalık birbirine girmişti   etrafta koşturan Oğulcay onu kovalayan Tugay gülme kırizine giren Timur ve Eylül.  Oğulcay masanın etrafında bir o yana bir bu yana koşuyordu en sonki durak noktası ben olmuştum . Oğulcay kafasını benim gögsüme çarptı  ve geri sendelenerek Tugay ın üzerine düştü  “ Lan ayı yavaş   " diye bağırdı Tugay Oğulcay ise  bana bakıyordu gözlerindeki parıltıdan koymuştum aşık gibi bakıyordu adam resmen . “ Ne bakıyorsun lan " dedim. Oğulcay aya kalktı ve bana sarıldı “kahramanım" dedi büyük bir sevinçle  . Timur “ooo abicim namus gidiyo " dedi gülerek  Tugay da hayretle  bakıyordu  “ hayatımı kurtardın bikerecik öpiyim" dedi   ayağının üzerinde yükseldi uzundu ama ben daha uzun olduğum için anca  ulaştığı yanağıma  tam öpecekken Oğulcay` ı  ittim “ Höst lan ! "dedim . Oğulcay yine Tugay`ın üzerine düştü   “ ya abicim ne istiyorsun  bikerecik ölseydim hayatımı kurtardın " dedi Oğulcay çok alınmış gibi. “Bak hala  öpiyim diyor alın şunu işimiz başımızdan aşkın  zaten  Geberticek kendini bana " dedim  masaya ilerlerken  az önce binbaşının baktığı dosyaya baktım    baya zorlu bir görev olucaktı .     Saat baya bir geç olmuştu ama sonunda marayı bulmuş ve gözetliyorduk destek ekip sabaha yakın gelecekti. Şu an sadece beş kişiydik ben, Eylül, Oğulcay, Tugay ve Timur  vardık. Eylül`e gelme tehlikeli desemde inat etmiş ve gelmişti bu kız beni çıldırtacaktı kesinlikle  . Yarım saattir marayı izliyorduk   giren çıkan beli olmuyordu çok kalabalıklardı  destek ekip gelmeden saldırırsak hayatta kalmamız imkansızdı  bunu düşünmek bana acı verdi    imkansız kelimesini babam asla kullanmazdı  , hafızasını kaybetmeden önce  bana ‘ imkansız diye birşey yoktur  oğlum  ` derdi  onu düşünmek içimde büyük bir acıyı ve ateşi harladıki  beni içten içten bitiriyordu bu his  . “ Abi,abiiii" Kardeşimin sesi ile ona döndüm anneme çok benziyordu  annemi yıllar önce teröristler tarafından kaçırılmıştı çeşitli işkencelere öldürmüşlerdi  .          “ Ooooo bu yine dalıp gitti hu hu  Selçuk  " dedi Oğulcay  ona döndüğümde  bakışlarım sertleşmişti  “ sanırım hala kızgın  aaa olmuyor  öpiyim dedim sadece sense beni itin ben orda kafamı masaya vursam  da kan kaybından gebersem ‘ kardeşim ` diye üzülürdün .  asıl benim sana sinirli olmam lazım da kıyamıyorum sana koca ayı " dedi   son cümlesine kadar yüzüne buş boş bakıyordum ama koca ayı lafını duyunca  şalterler attı . “ ben sana göstereceğim koca ayıyı"  dedim tehditkar bir sesle.  “ abicim vallahi şakaydı   hani bi tane çizgi film var ya  maşa ile koca ayı diye ordakinden bahsettim ben . " dedi. “ seni o çizgi film in içine sokmamı istemiyorsan kapa o kırık çeneni   yoksa ben bi kapatırım birdaha asla açılmaz " dedim ve maraya baktım hareketlilik vardı . Operasyonu farketmişlerdi     aramızda hain vardı  bu benim timimden  değildi  kesin toplantı odasına ses kayıt cihazı yerleştirilmişti. Şimdi saldırmazsak  teretüstler sivilleri ve askeri alıp gidecekti    “ salsırıyoruz , plan  sızdırılmış destek ekip gelesiye kadar çatışmamız lazım . " dedim bizimkilere onlar bunu nasıl anladığımı sorgularken  ben telsizimi çıkarmış binbaşına  bağlanıyordum. “  Binbaşım  plan sızdırılmış destek ekip gelesiye kadar  siviller ve asker kaçırırlar  . Saldırı için izin veriyor musunuz ? "  dedim  . Bir süre sesizlik oldu “ Ölürseniz    sizi Şehit diye andırmam  birer aptal olarak anarız " dedi bu  saldırın ama ölmeyin demekti. Hafif bir sırıtışla “baş üstüne  " dedim ve  telsizi yerine koydum . Hepsi hazır olda benim komutu beklerken  “ başlıyoruz. Timur sen  arka taraftan dolaş  ikinci bir çıkış olabilir "  dedim   tamam dercesine başını salladı ve  hızla dediğim yere koşmaya  başladı   .Tugay`a   döndüm “ Tugay sen sağ taraftaki yamaçtan  bana destek vericeksin . " Oda onayladı ve belirttiğim yere doğru koştu.Oğulcaya döndüm “ Oğulcay ve  Eylül siz sol  taraftaki yamaçtan bana destek olucaksınız " dedim Eylül ve Oğulcay dediğim yere gidecekken Oğulcay`ın omzunu tutum ve durdurdum “ kardeşim sana emanet " dedim  normalde ne kadar şakacı olsada  aslında çok ciddi  olduğu zamanlar vardı  kardeşime aşık olduğunu biliyordum . Tamam dercesine başını salladı ve sol yamaca doğru Eylül ` le koşmaya başladı bende silahı  elime mühürledikten sonra    maranın yakınına  ilerledim Tugay , Eylül ve Oğulcay`ı gördüm benim ateş etmemi bekliyorlardı. Mağranın önündeki kayaya geçtim ve dışardaki ilk tererüstte sıktım .                                  💣💣💣     Mağranın önündeki ilk terörist yere yığıldığı an ortalık cehenneme döndü. Silah sesleri dağlarda yankılandı. Tugay sağ yamacın üzerinden seri atışlarla destek veriyor, Eylül ve Oğulcay sol taraftan kontrollü ilerliyordu. Timur’dan henüz ses yoktu ama arka çıkışı kontrol ettiğini biliyordum. “Sol temiz!” diye bağırdı Oğulcay. “Temiz deme lan daha!” diye homurdandı Tugay, bir kayanın arkasına siper alırken. Maranın içinden üç kişi daha çıktı. İkisini indirdim, üçüncüsü geri kaçtı. İçeri giriyorlardı. Bu iyi değildi. Siviller içerideyse canlı kalkan yapabilirlerdi. Telsizi kulağıma götürdüm. “Timur, durum?” “Arka tarafta iki nöbetçi vardı, indirdim. Küçük bir çıkış var Selçuk, ama içeriden hareket var. Kaçış hazırlığındalar.” Demek ki gerçekten plan sızmıştı. Biz gelmeden toparlanmaya başlamışlardı. “Kimse içeri dalmıyor!” dedim sertçe. “Kontrollü ilerliyoruz.” Eylül’ün sesi titrek ama kararlı geldi: “Abi içeriden kadın sesi geliyor.” Kalbim bir an durur gibi oldu. Rüya. Derin bir nefes aldım. Babamın sesi kulaklarımda yankılandı: “İmkansız diye bir şey yoktur oğlum.” El işaretiyle Tugay’a yaklaşmasını söyledim. Oğulcay ve Eylül de kayaların arasından sürünerek yanımıza geldi. “Plan değişti,” dedim alçak sesle. “Ben önden giriyorum. Tugay sağ koridoru tutacak. Oğulcay sol tarafa kayacak. Eylül arkamda kalacak. Timur arka çıkışı kapatsın. Sivilleri görmeden el tetikte ama ateş yok.” Oğulcay ciddi bir ifadeyle başını salladı. “Tamam komutanım,” dedi bu kez şakasız. Mağaranın ağzına yaklaştık. İçerisi karanlıktı, sadece derinden gelen loş bir ışık vardı. Duvarlara yaslanarak ilerledim. Kalbim göğsümü kıracak gibiydi ama ellerim sabitti. Bir dönemeçten sonra gördük. Beş sivil diz çökmüş, elleri bağlı. Başlarında iki silahlı adam. Biraz ileride, elleri arkadan bağlı, başı kanlı ama dimdik duran bir kadın… Rüya. Göz göze geldik. Beni tanımadı belki ama asker olduğumu anlamıştı. Bakışlarında korkudan çok öfke vardı. Tam o anda içeriden biri bağırdı: “Arka çıkış kapalı! Baskın var!” İşler saniyeler içinde karıştı. “Şimdi!” diye fısıldadım. Tugay sağdakini indirdi. Ben soldakine ateş ettim. Oğulcay hızla ileri atılıp sivillerin önüne geçti. Eylül bağları çözmeye başladı. Ama derinlerden ağır adım sesleri geliyordu. “Selçuk!” diye bağırdı Timur telsizden. “Kalabalık geliyor, en az sekiz kişi!” Sekiz kişi. Destek ekip henüz gelmemişti. Geri çekilemezdik. “Eylül sivilleri çıkışa götür!” dedim. “Oğulcay sen eşlik et!” “Ya sen?” dedi Eylül. “Ben geliyorum.” Yalan söyledim. Tugay yanıma geçti. “Yine kahramanlık yapma lan,” dedi dişlerinin arasından. Hafifçe sırıttım. “Çıkmayan boyayı düşün sen.” Bir patlama sesi mağarayı sarstı. Taşlar üzerimize döküldü. İçeriden ağır silah sesi gelmeye başladı. Bu artık küçük bir baskın değildi. Bu savaşın ta kendisiydi. Silahımı kavradım. “Timur,” dedim sakin bir sesle, “arka çıkışı bırakma. Kimse kaçmayacak.” Derin bir nefes aldım. “Hazır mısın Tugay?” “Doğduğumdan beri.” Ayak sesleri yaklaştı. Ve karanlığın içinden gölgeler belirmeye başladıAyak sesleri yaklaştıkça mağaranın içi uğultuyla doldu. Timur’un sesi telsizden sert ve net geldi: “Selçuk! Sayı sandığımızdan fazla. En az elli kişi var. Ağır silahları var!” Elli mi? Bu bir baskın değil, bildiğin yuva olmuştu burası. “Pozisyon al!” dedim Tugay’a. İlk dalga köşeden döndü. Kurşunlar kayalara çarparken kıvılcımlar saçıldı. Tugay sağdan bastırıyor, ben önden gelenleri indiriyordum. Ama arkası kesilmiyordu. Sanki mağaranın içi insan kaynıyordu. Tam o sırada Timur arka geçitten içeri daldı. Üzerine taş tozu sinmişti, nefes nefeseydi ama gözleri netti. “Arka çıkışta da yirmiden fazla var. Çevirmişler bizi!” Eylül sivilleri dışarı çıkarmaya çalışıyordu. Oğulcay onlara siper olmuştu. Bir patlama daha oldu. Tavan sarsıldı. Taşlar kopmaya başladı. “Çöküyor burası!” diye bağırdı Tugay. Rüya dizlerinin üzerinde sendeledi. Başı dönüyordu. Ayağa kalkmaya çalıştı ama düşecekti. Timur hiç düşünmeden koştu. Silahını omzuna astı, Rüya’yı kucağına aldı. “Çıkışa gidiyorum!” dedi. Rüya bayılacak gibiydi ama gözleri yarı açıktı. Timur’un omzuna tutundu. “Koş!” dedim. Oğulcay ve Eylül sivillerle birlikte çıkışa yöneldi. Timur onların arkasından, Rüya kucağında, mermilerin arasından geçti. Tam o sırada dev bir kaya parçası tavanın ortasından kopup düştü. GÜM! Yer sarsıldı. Tugay refleksle geri sıçradı. Ben öndeydim. Aramıza taşlar düştü. “SELÇUK!” diye bağırdı Tugay. Toz bulutu yükseldi. Önümü zar zor görüyordum. Aramızda dev kaya blokları vardı artık. Geçiş kapanmıştı. “Geri çekil!” dedim ona. “Saçmalama lan! Gel buraya!” Arkamdan bağırışlar geliyordu. Teröristler yeniden toparlanmıştı. En az kırk kişi önümdeydi şimdi. Çıkış Tugay’ın olduğu taraftaydı. Ben ise onların arasında kalmıştım. Bir an göz göze geldik. Tugay çıkış tarafında, ben içeride. Yüzünde ilk defa gerçek korku gördüm. “Çık!” dedim sertçe. “Siviller dışarı çıktı mı kontrol et!” “Sen ne olacaksın?!” diye bağırdı. Arkamdan kurşunlar kayaya çarptı. Şarjörümü değiştirdim. “Komutan benim,” dedim. “Emir veriyorum. Çık!” Tugay dişlerini sıktı.  Geri çekildi. Tam o sırada  tekrar kayalar düştü ve artık çıkış tamamen kapanmıştı. Ben ise karanlığın içinde yalnız kalmıştım. Elli kişiden fazlaydılar. Mağara daralıyordu. Toz, barut kokusu, bağırışlar… Birini indirdim. Sonra birini daha. Ama bitmiyorlardı. Babamın sesi yine kulaklarımdaydı: “İmkansız diye bir şey yoktur oğlum.” Kan omzumdan süzülüyordu. Ne zaman isabet aldığımı bile fark etmemiştim.                                      💣💣💣     Yorumlarınızı ve fikirlerinizi okumaktan zevk duyarım . Kitabın ismini ve içeriğini umarım seversiniz .
devam ediyor 2h önce güncellendi Küllerden Kalan
@zerooss
Okuma
128
Oy
14
Takip
5
Yorum
2
Bölüm
9
Küllerden Kalan, susturulmuş bir çocukluktan hayata tutunmaya çalışan bir kadının hikâyesi. Berra için tıp okumak bir meslek değil, hayatta kalma biçimidir. Mecburi görevle yolu Doğu’nun sert coğrafyasına düştüğünde, dağların sessizliği geçmişiyle yüzleşmesini kaçınılmaz kılar. Bir askerle kesişen hayatlar, ona iyileşmenin sadece bedenle değil, güvenle mümkün olduğunu hatırlatır. Bu kitap, yanıp küle dönen bir hayattan geriye ne kaldığını sorar. Ve bazen hayatta kalmak, yeniden doğmak değil; yandıktan sonra ayakta kalabilmektir.
devam ediyor 2h önce güncellendi Alev
@hayaletyazarimiz
Okuma
2.51k
Oy
226
Takip
107
Yorum
393
Bölüm
19
Savaşın ortasında
devam ediyor 2h önce güncellendi Sol Yanım
@tekbasinayizferide
Okuma
147
Oy
24
Takip
8
Yorum
12
Bölüm
7
Karadenizden ayrılmak zorunda olan, yağmur yaşadıkları zorluklardan dolayı. Tekrar memleketine geri dönmesi ile kitap başlıyor
devam ediyor 2h önce güncellendi LEKE~Ateşin İçinde
@arryy4w
Okuma
7
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
"Buz ve Barut" ismini verdiğimiz bu hikaye; geçmişin karanlık lekeleriyle mühürlenmiş bir kadının, askeri disiplinin çelikten kalbi olan bir adamın sert duvarlarına çarpışını anlatıyor. Aralarındaki çekim bir aşk masalı değil, her nefeste barut kokan ve güvenin ihanetle sınandığı amansız bir irade savaşı olarak şekilleniyor. Alaz’ın sarsılmaz otoritesi Efsun’un gizemli zekasıyla her çatıştığında, sadece düşman hatları değil, kendi ruhlarındaki enkazlar da bir bir havaya uçuyor. Sonunda ise bu karlı dağlarda sadece hayatta kalanlar değil, birbirinin yarasına rağmen "biz" kalmayı seçenler gerçek zaferi kazanacak.
devam ediyor 2h önce güncellendi DAĞDAKİ ALACA
@haticeokumus
Okuma
2.05k
Oy
334
Takip
64
Yorum
390
Bölüm
16
Jeolog Feyza, Hakkâri`nin sarp dağlarında nadir bulunan zeolit taşlarını araştırırken, bir mağaranın içinde hiç ummadığı bir gerçekle karşılaşır: yıllar önce bir gece vakti aniden hayatından çıkan çocukluk arkadaşı Murat, şimdi karşısındadır. Ama artık sadece Murat değildir; o artık bir asker, bir tim lideridir. Kod adı Alaca olan bu adam, şimdi Feyza`nın hayatını kurtarmakla görevlidir — hem düşmandan, hem de geçmişten. Zamanında ona verdiği yeşil, mavi ve kahverengi dünyayı simgeleyen makrome bileklik, Feyza için geçmişin sessiz bir hatırasıdır. Şimdi o hatıra, patlayan çatışmaların, kanın ve suskun bakışların ortasında yeniden canlanır. Peki ya yıllar sonra karşılaştığın tek kişi, seni ölümden kurtaran asker olsaydı? Peki ya çocukluk aşkının gözlerinde tanıdığın renkler artık bambaşka bir karanlığı yansıtıyorsa? Ve geçmişle hesaplaşman, silah seslerinin içinde, mağara karanlığında başlıyorsa? Dağdaki Alaca, görevle vicdan arasında sıkışan yüreklerin, suskun dağlarda yankılanan geçmişin ve bir bilekliğe sığan sevdanın romanı. Her kararda ölüm, her adımda geçmiş ve her bakışta hesaplaşma var. Çünkü bazen bir taşın peşinden gidersin… ama bulduğun, çok daha derindir. “Her dağın bir sırrı, her askerin bir yemini, her bilekliğin bir hikâyesi vardır.”
devam ediyor 2h önce güncellendi İhanet Sınırları
@esoeslo
Okuma
323
Oy
46
Takip
7
Yorum
50
Bölüm
10
İhanet Sınırları, Kızıl Hilal Timi adlı özel bir askeri birliğin hem görevlerde verdiği mücadeleyi hem de geçmişten gelen ihanetlerin yarattığı duygusal çatışmaları anlatır. Hikâye, Üsteğmen Asena Demir (Panter)’in yıllar sonra tekrar karargâha dönmesiyle başlar. Bu dönüş onun için sadece yeni bir görev değildir; çünkü burada çocukluk arkadaşı ve tim komutanı Yüzbaşı Aras Korkmaz (Kartal) ve geçmişte büyük bir kırgınlık yaşadığı eski sevgilisi Baran Aksoy (Akkurt) da bulunmaktadır. Altı yıl önce yaşanan bir olay her şeyi değiştirmiştir. Asena, Baran’ın kendisini aldattığını düşünerek karargahtan ayrılmıştır. Aynı dönemde bir asker kaçırılmış, Baran ise bu olay sırasında birini öldürdüğü için cezalandırılmıştır. O gece gerçekte ne olduğu hâlâ tam olarak bilinmemektedir ve herkesin içinde sakladığı sırlar vardır. Karargâhta yeniden bir araya gelen tim üyeleri arasında hem eski bağlar hem de yeni ilişkiler vardır. Tim kısa süre sonra ilk görevine çıkar. Sınır hattında askerlerin kaybolduğu ve “Gölge” adlı gizemli bir örgütün faaliyet gösterdiği ortaya çıkar. Kızıl Hilal Timi bu örgütün izini sürmek için keşif operasyonlarına başlar. İlk operasyon sırasında çatışma çıkar ve Baran bir kez daha Asena’nın hayatını kurtarır. Bu olay Asena’nın kafasını karıştırır; çünkü nefret ettiği adam hâlâ onu korumaktadır. Zaman ilerledikçe tim üyeleri şunu fark eder: Altı yıl önce yaşanan olay, yeni ortaya çıkan Gölge örgütü ile bağlantılı olabilir. @asker @askerikurgu @karargah’adönüş
devam ediyor 2h önce güncellendi Beni bırakma (askeri mafya kızı)
@m.eervisss
Okuma
71
Oy
5
Takip
9
Yorum
1
Bölüm
3
Tehlikeli bir mafyanın kızı ve o mafyayı tutuklamak için gelen bir üst teğmen
tamamlandı 2h önce tamamlandı Kurt tim
@canfeza12
Okuma
8.12k
Oy
472
Takip
43
Yorum
415
Bölüm
81
Asena ailenin en sinirli insanıydı abileri bile bazen onu durduramıyor önünden çekiliyorlardı
devam ediyor 2h önce güncellendi ÖZKUT: GÖLGEDE KALAN EMİR
@yazareda
Okuma
1.49k
Oy
117
Takip
40
Yorum
3
Bölüm
23
İntikamın, ihanetin ve aşkın kesiştiği yollarda insanı bekleyen tehlikeler nelerdir? Asena, acıların kadınıydı. Ama hiçbir zaman yenilmezmiş gibi davranmadı. O gün, gözlerinin önünde ailesini kaybettiği an, hayatı ikiye bölündü: öncesi ve sonrası. O günden sonra her şeyini ortaya koydu. Yıllarca eğitim aldı. Yıllarca emek verdi. Yıllarca aynı yoldan dönmeyi aklından bile geçirmedi. Çünkü vazgeçerse, kaybettiklerinin gerçekten yok olacağını biliyordu. Vatanı korumak… İstihbaratçı olmak… Sessiz kalmayı öğrenmek… Ve sonra… Altay ve ekiple tanıştığı gün geldi. ÖZKUT’a adım attığı anda, her şeyin değişeceğini hissetti. Henüz nedenini bilmiyordu. Ama bazı kaderler, daha başlamadan insanın içine çökerdi.
devam ediyor 2h önce güncellendi KRAKEN KAPANI
@sultanakr
Okuma
835
Oy
175
Takip
18
Yorum
13
Bölüm
40
Su Altı Taarruz askerlerini anlatan bir kitaptır, kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür. Derinliklerin büyüsü, denizin en karanlık yüzünde saklıdır. Yüzeyin sakinliği, aldatıcıdır; sanki su, sonsuz bir sessizlik içinde duruyormuş gibi görünür. Oysa derinlere indikçe, soğukluk ve karanlık yavaş yavaş dokunuşlarını hissettirir. Her dalga, hafifçe titreyen bir fısıltı gibi; bilinmezliğin çağrısıdır. Bir grup seçkin Su Altı Taarruz ekibi, suyun altında var olan bu karanlıkla yüzleşmek üzere görevlendirildiğinde, henüz neyle karşı karşıya olduklarının farkında değillerdi. İlk adımlarını attıkları bu bilinmezlikte hem düşmanlarla hem de kendi içlerindeki korkularla hesaplaşacaklar. Fırtına yaklaşıyor ve Kraken Kapanı oluşuyor. “Derinliklerin sessizliğinde, en karanlık korkularımızla yüzleşmek zorundayız; çünkü burada, suyun altında sadece düşman değil, kendi içimizdeki canavar da uyandırılıyor.” "Tüm Hakları Saklıdır." YAZIM TARİHİ: 18.05.2025
devam ediyor 2h önce güncellendi Efeler timi
@gul.bydl
Okuma
42
Oy
4
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
5
İlk defa yazıcam umarım beğenirsiniz
tamamlandı 2h önce tamamlandı Bozkurtlar
@ozgeoloji
Okuma
57
Oy
5
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
4
Çatışmanın ortasında duran aptal adama bağırarak geri çekilmesini söylesem de bir şeyin üzerine çökmüş, onu koruyordu. Tüfeğimin dürbünüyle dikkatlice baktığımda bir bebek pusetinin üzerine yattığını görmüştüm.
devam ediyor 2g önce güncellendi Can borcu (gerçek ailem)
@geceisigiymiss
Okuma
1.25k
Oy
137
Takip
21
Yorum
103
Bölüm
18
Asker ve vampirmiymiş e nasıl asker olmuş?Üstüne birde doğumda bebekler mi karıştırılmış? İmkansız (yazar bensem imkanı var Ada’cım)
devam ediyor 2h önce güncellendi Mavi Gül İmkansız
@ecrin3553
Okuma
189
Oy
49
Takip
19
Yorum
3
Bölüm
8
Yıllar önce bir kolye sayesinde karşılaşan Karadeniz`in Uslanmaz Koçarisi ve laz kızı akıl almaz bir intikamın içinde buldu kendini ama hiç biri bunun ne kadar büyük bir intikam olduğunu bilmiyordu. Yıllar sonra Laz kızının çalıştığı hastanede karşılaşır ve bu karşılaşmanın sonucunda ikisinin başına tahlihsiz olaylar gelir. ama hayat onları birbirlerine nakış nakış işlemiştir. Fakat onlar malesef ki Mavi güller gibi İMKANSIZLARDIR...
Önceki
193/12
Sonraki
Loading...