[ romantizm ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 24dk önce güncellendi
Sushi/Texting
@lanejudgement
Okuma
278
Oy
36
Takip
24
Yorum
57
Bölüm
3
Ahsarilarvahsarilar: Selam.
Sanrisal: Selam?
Ahsarilarvahsarilar: Videolarını gördüm de...
Sanrisal: Eee?
Ahsarilarvahsarilar: Acaba bicepsinden sushi yiyebilir miyim?
Sansiral: Ne?
Kitabın telif hakları, bütünüyle Judgement Lane`ye aittir. Çalınması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 24dk önce güncellendi
ŞEYTAN'IN İKİ YÜZÜ (KOİ NO YOKAN) +1
@judgementlane
Okuma
15.77k
Oy
1k
Takip
176
Yorum
604
Bölüm
57
"Bunları sen benim için ağla diye değil, benim gözümde kendi değerini anla diye anlattım birtanem. Bir şey başarmadığını düşündüğün her an, bana bak. Senin en büyük eserin, benim."
Bu sözleri onun dudaklarından; her dinleyişimde kalbimin var olduğundan bile habersiz olduğum noktalarında birer kıvılcım alevlendiren sesinden duymak, kaç yıl geçerse geçsin hala gerçekmiş, sahiciymiş gibi hissettiriyor.
Sanki ellerine hiç ailemin kanı bulaşmamış ve bu kanı içinde gizlediği Şeytan`ın İki Yüzü`nün ardına saklamamış gibi.
Kitabın bütün hakları tamamiyle şahsıma aittir. Ve herhangi bir çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 2s önce güncellendi
Karanın zaafı
@edayimmm
Okuma
178
Oy
36
Takip
7
Yorum
4
Bölüm
6
İstanbul geceleri güzeldi.
Ama bazı geceler vardı ki şehir, güzelliğini saklar ve yalnızca karanlık yüzünü gösterirdi.
O gece de onlardan biriydi.
Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Şehrin büyük bir kısmı uyuyordu. Sokaklarda birkaç araba dışında kimse yoktu. Yağmur, saatlerdir aralıksız yağıyor; kaldırımlarda biriken su, sokak lambalarının sarı ışığını parçalıyordu.
Şehrin dışında, yüksek duvarların arkasına gizlenmiş eski bir konak vardı.
devam ediyor 4s önce güncellendi
ATEŞBAR
@hazenvila
Okuma
38.66k
Oy
4.69k
Takip
266
Yorum
1.8k
Bölüm
56
"Korkuyor musun benden?" diye sordu. Dürüst davranıp başımı salladım. Önce sessizlik oldu. Sonra çenemde elini hissettim. Yüzümü kendisine çevirip gözlerimi yeşilleriyle buluşturdu.
Adem elması hareket etti. "Neden?" sessiz kaldım.
"Cevap ver." yutkundum ve yeşillerini işaret ettim. "Siz kızınca çok korkunç bakıyorlar."
"Söküp verirsem eline, geçer mi korkun?" dedi ciddi sesiyle. Başımı hızla iki yana salladım. "Hayır!" sonra gözlerimi kaçırıp utanarak devam ettim. "Gördüğüm en güzel gözler onlar."
"Karar ver kız çocuğu, korkunç mu, güzel mi?" dedi sanki vereceğim cevap onun için önemliymiş gibi.
Utansamda bakışlarımı yeşillerine çevirdim ve aklımdan geçeni dilimle kavuşturdum.
"Korkunç güzel."
Önce baktı sonra dudaklarını yavaşça kıvırdı. Cevabıma tepkisi daha da utandırdı beni.
DİKKAT! Bu kitap; şiddet, argo, travma vb. unsurları içermektedir. Küçük okuyucu kitlesine uygun değildir.
BU PLATFORMDA "ATEŞBAR" İSİMLİ İLK KİTAPTIR. TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. KOPYALANAMAZ VE ÇALINAMAZ!
• Bu hikâyedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayâl ürünüdür.
devam ediyor 4s önce güncellendi
KÜL MEVSİMİ
@yazarbirkizz
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
" Bazı aşklar çiçek açarak değil, yanarak başlar. "
Bazı yangınlar söndüğünde geriye yalnızca kül kalmaz; unutulmuş sırlar da yeniden gün yüzüne çıkar.
Meyra, geçmişinden kaçtığını sanırken kendisini yıllardır susturulmuş bir hikâyenin ortasında bulur. Karşısına çıkan Alaz ise onun unuttuğu bir gerçeğin izlerini taşımaktadır.
Biri küllerin içinden çıkmaya, diğeri geçmişin hesabını kapatmaya çalışırken ikisi de aynı soruyla yüzleşir:
Bazı şeyler gerçekten geride bırakılabilir mi? Ve en önemlisi bir aşk küllerinden doğabilir mi?
Çünkü bazı mevsimler geçer.
Bazı küller insanın içinde kalır..
© 2026 – Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 8s önce güncellendi
KRİSTAL
@diamondstallion
Okuma
15.06k
Oy
1.69k
Takip
152
Yorum
3.92k
Bölüm
37
Karadeniz’de yaşayan genç bir kadın, kimyanın kurallarını ezberden bilen, düzenle nefes alan bir zihne sahiptir. Hayatı; ailesi, küçük bir lokanta ve her sabah denize açılan bir tekne kadar sade görünür. Ta ki zaman, bir çocuğun nefesiyle yarışmaya başlayana kadar.
Bir hastalık.
Bir ameliyat.
Ve yetişmeyen bir para.
Yıllar önce kaybolduğu sanılan bir formül, gizlice yeniden üretilmeye başladığında bu yalnızca bir suç değildir; geçmişin kapısını açan bir hatadır. “Kristal” adıyla Rusya’ya ulaşan bu madde, orada tek bir adamın dengesini bozar.
O adam, karanlığı düzen hâline getirmiş bir mafya lideridir. Ve düzeni bozan unsuru ortadan kaldırmak için Türkiye’ye gelir.
Başta sorun olarak gördüğü o kadın, kısa sürede başka bir bağımlılığa dönüşür. Onun sessizliği, dikkati, soğukkanlılığı… Adamın dünyasında ilk kez bir şey tehdit edilerek çözülemez hâle gelir. Zorlama ile başlayan bağ, tehlikeli bir yakınlığa; korku, geri dönülemez bir tutkuya evrilir.
Kadın için bu, ailesini kurtarmak adına girilmiş bir karanlıktır. Adam içinse, kontrol edemediği tek şey.
Kristal, suçla başlayan, tutkuyla derinleşen,
aşkın en tehlikeli hâlini anlatan bir roman.
Çünkü bazı aşklar vardır; insanı kurtarmaz. Ama kaçmasına da izin vermez.
devam ediyor 9s önce güncellendi
The Foxy Reborn
@enesdim
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
3
Unutulmuş bir kehanet, yüzyıllardır uykuda olan saklı bir güç ve kaderin tam ortasına düşen Foxy... Dünya büyük bir değişimin eşiğindeyken, tüm dengeleri değiştirecek anahtar onun ellerinde."
devam ediyor 13s önce güncellendi
Sen Ve Ben Biz Olamadık
@killlll9
Okuma
189
Oy
84
Takip
4
Yorum
4
Bölüm
22
"
Duygusal boşluğunla ilk yüzleştiğin zamanı hatırlıyorum o kadar boşluktaydın ki kendi kafanda "Önceden bir aptal kız vardı bana artık bakmıyor bari ondan acısını çıkarayım istediğim tamamlanmışlığı bulamamanın"dedin ve sürekli bana bakarak peşimde pervane gibi görünerek bunu başardın.Ama hesaba katmadığın bir şey vardı ben saf değildim.Oynadığın her oyunu gördüm sadece bir anlık da olsa sadece bakarak beni kendime özel hissettirişini kabul ettim...
...
"Bir yudum kahve gibi gözlerin değmeye kıyamıyor gözlerim"
...
*Bir lise kurgusu*
devam ediyor 13s önce güncellendi
Koral'?n Vonas?
@nispetemimar
Okuma
26
Oy
8
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
5
"Gndzn ????? kimli?imi korur, gecenin karanl??? ise vatan?.
Benim dnyamda bir hata, binlerce insan?n hayat?na mal olurdu. Bu yzden kimseye gvenmedim, kimseyi ieri almad?m. Bir asker, benim gizemimi zmeye ant iene kadar...
O, emirlere ve disipline sad?kt?; ben ise glgelere ve kodlara. ?ki farkl? hayat, tek bir tehlikeli grev ve kaamad???m?z o ekim.
Benden ne sakl?yorsun? diye sordu.
Glmsedim. Bilmek istemeyece?in kadar ok ?ey."
devam ediyor 16s önce güncellendi
Pandora'nın Ruhu
@mrtsln
Okuma
2
Oy
1
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
6
"Beni öldüren adama dokunduğum gün, dünyanın sonu başladı."
Sıradan bir sahne tasarımcısı olan Flora’nın hayatı, acımasız bir tanrının ellerinde son bulduğunda her şeyin bittiğini sanıyordu. Oysa ölüm, sadece karanlık bir uyanışın başlangıcıydı.
Gözlerini başka bir bedende; on iki Olymposlu tanrının gücü, öfkesi ve baştan çıkarıcı şehvetiyle yoğrulmuş kusursuz bir kabukta açar. Zeus bu bedeni, isyankâr oğlu Prometheus’u yok etmek için tasarlamıştır. Flora artık mitlerin en büyük felaketi, tanrıların en ölümcül silahıdır. O artık Pandora’dır.
Tek bir görevi vardır: Kendisini öldüren adamdan intikam almak. Fakat Prometheus’la yolları kesiştiğinde, içindeki nefret yerini dizginlenemez, zehirli bir arzuya bırakır. Aralarındaki bu tehlikeli çekim, tanrıların bile öngöremediği bir yıkımın fitilini ateşlemek üzeredir.
Çünkü kutu tahtadan bir sandık değil, bir kadının ta kendisidir. Ve o mühür, ancak günahkâr bir dokunuşla kırılacaktır.
devam ediyor 16s önce güncellendi
SERSERİ (Texting)
@_beruu
Okuma
240
Oy
52
Takip
11
Yorum
0
Bölüm
12
Karmen Asena Alsay arkadaşlarıyla oynadığı doğruluk cesaretlik oyununda cesareti seçer. Arkadaşları görev olarak bir numara tuşlayıp ona yazmasını ister.
Karmen Karşı da ki kişiyi amca veya dede sanar ve bir iki mesaj atıp onu siler ancak Buraz Alpay Karalar`ın namıdeğer Serserinin onu bırakmaya pek niyeti yoktur.
devam ediyor 20s önce güncellendi
Hezeyan (Shinkirō) +1
@judgementlane
Okuma
2.36k
Oy
210
Takip
43
Yorum
551
Bölüm
20
En büyük sırları, ölü adamlar saklar.
"Bu ev… İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak."
"Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum."
Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam… Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal… Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek.
Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla.
Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı.
İçeri girmeye cesaretin var mı?
Uyarı! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir.
Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 20s önce güncellendi
KENDİME YABANCI
@quernca
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bazı anılar vardır.
Ne kadar zaman geçerse geçsin insanın içinde yaşamaya devam ederler.
Daren Arın’ın hayatı da arkadaşları, ailesi, yarım kalmış bir aşk ve henüz farkında olmadığı bazı kırgınlıklarla ilerliyordu. Ta ki sıradan başlaması gereken bir gün, hayatını ikiye bölen o ana kadar…
Sonrasında zaman onun için durdu.
Ama dünya durmadı.
İnsanlar değişti.
Bazı bağlar koptu.
Bazı insanlar bekledi.
Bazılarıysa çoktan gitmişti.
Daren geri döndüğünde ise geçmiş hâlâ onunlaydı.
Ya da öyle olduğunu sanıyordu.
Çünkü hatırladığı her şey doğru olmak zorunda değildi.
Sevdiğini sandığı insanlar, nefret ettiğini düşündüğü anılar ve hiç yaşanmamış gibi görünen bazı acılar arasında Daren’in zihni ona kendi gerçeğini anlatmaya başlamıştı.
Peki insan, kendi hatıralarına güvenemiyorsa gerçeği nereden bulabilirdi?
Belki de bazı hikâyelerde asıl mesele geçmişi hatırlamak değil…
Hangisinin gerçekten yaşandığını bulmaktır.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Kurt'un Kalbi (The Smell Of Clove) Öğretmen-Öğrenci +1
@judgementlane
Okuma
1.08k
Oy
70
Takip
26
Yorum
175
Bölüm
7
Masallar...
Ah... Hani şu ölü çocukların bile sevimli hayaletler kılığına sokularak tatlılaştırıldığı, yazarların zihninde dolaşan; anı bahçelerinden bir üzümmüşçesine tane tane dudaklarına bulaşan zehirli aroma tadındaki vahşeti, ruh hapishanesinin içindeki karanlık bir hücreye kapatmayı başaramayıp kalemlerine bulaşan kanla kâğıda döktükleri şu dandik öyküler mi?
Tanrım... Hâlâ onları okuyan kaldı mı?
Bence artık çocuklarımızı uyutmak için daha yaratıcı yöntemler denemeliyiz. Ya da daha gerçekçi hikayeler uydurmalıyız.
Mesela...
Ya Kırmızı Başlıklı Kız, kurtla bir olup büyükannesini yeseydi? O zaman ne olurdu?
Yaşlı bir kadının birkaç gün fazla yaşaması, gerçekten Kırmızı Başlıklı Kız`ın açlığını dindirmesinden daha mı önemli?
Ben... Pek sanmıyorum.
Eğer Kırmızı Başlıklı Kız ben olsaydım; muhtemelen sivri bir bıçak alır ve büyükannemin kalbini sökerdim. Sonra da etiyle güzel bir ziyafet çeker ve hayatıma hiçbir şey olmamış gibi devam ederdim. Ta ki açlık yeniden bastırana kadar.
Peki... Ya sen? Sen ne yapardın?
Karanlığın Prensi, AshLupin Katili yıllar sonra tekrar sahada. Ancak bu sefer kurallar, alışılmışın dışında.
Günah çemberine eklenen yeni bir halka, her şeyi değiştirdi.
Bu kitapta çeşitli rahatsız edici öğeler bulunmaktadır. Yaşınız küçükse, lütfen es geçiniz.
Öykünün tamamı yazar Judgement Lane tarafından kaleme alınmıştır. İzinsiz herhangi bir alıntı veya kopyalamada yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Kasnağa İşlenmiş Hüzün
@judgementlane
Okuma
424
Oy
64
Takip
21
Yorum
375
Bölüm
6
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya...
Peki ya aşık?
O kalbinde açılan yaraları sarabilir mi?
Yoksa illa sıcak bir kucak mı gerekir, unutmak için?
Ama... Unutamıyorum.
Dalına uzandığım her çiçeğin kokusunda ben...
Seni arıyorum.
Gözlerim uzaklara dalıyor, bir şiir gibi.
Ankara`nın ayazı, hiç olmadığı kadar yakıyor canımı bu gece.
Bekliyorum, sessizce.
Yokluğunun yarattığı küskünlüğün dinmesini,
Bekliyorum öyle, bitkince.
Elimde bir ip ve iğne.
İşliyorum, ince ince
Kasnağım hüzün doluyken ben,
Yine bekliyorum seni, çaresizce.
Kitabın bütün hakları tamamiyle yazar Judgement Lane`e aittir. Çalınması, kopyalanması veya izinsiz herhangi bir alıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 7s önce güncellendi
KAN ve ZÜMRÜT
@kisgecesi
Okuma
1.06k
Oy
192
Takip
12
Yorum
237
Bölüm
24
“Ben bir doktordum,amacım kimseyi yaralamak olamazdı ama hak ederlerse delik deşik ederdim”
Karaca Ada Demir
“Herkes bilirdiki ben boş atmazdım,vurduğumu öldürürdüm”
Karan Alp Tunahan
Karan Alp’in onun yerine geçmek isteyen kardeşinin adamları tarafından vurulduğu gün saklanmak için düşman ailenin eski malikanesine gidip ölmeyi bekler ancak beklemediği bir şekilde kardeşinden yediği kurşun ona ölümü değil hayatının dönüm noktasını getirir.
Karan Alp’in buzdan olduğuna inandığı kalbi bir kadına tutulmuştur.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Yabancıdan Aşla
@yazaryaziyor
Okuma
41
Oy
25
Takip
3
Yorum
3
Bölüm
5
Biz birbirimizi seçmedik.
Ailelerimiz bizi aynı hayata mecbur bıraktı.O, benim tanımadığım bir adamdı.Ben de onun istemediği bir kadındım.
Ama bazen aşk, seçimle değil; iki yabancının kaçamadığı bir kaderle başlardı...
İkimiz de bu evliliği istemiyorduk.
Ama kader, iki yabancıyı aynı soyadında birleştirmeye kararlıydı.
devam ediyor 2g önce güncellendi
YALAN DÜĞÜMÜ
@ruhumunbedeni
Okuma
36
Oy
10
Takip
1
Yorum
7
Bölüm
5
"Sırılsıklam oldum, Yasemin. Adını dilimde gezdirmedim kirlenmesin diye ama gelirken sevdiğin çiçeklerden aldım. Yasemin, aç kapıyı beni sevdiğim çiçekten esirgeme."
***
Şehre yeni biri geldi, sınırı küçülttü. Evimin içinde ayak seslerini duyabileceğim kadar yakınıma girdi. Önce bir yalan dinledi sonra kalbini saran damarlardan birini ellerime verip "Al." dedi. "Düğüm at."
***
Özgürlüğü uğruna her şeyi göğüsleyebilecek tüm kadınlara...
devam ediyor 2g önce güncellendi
MAT
@missyazarr
Okuma
18.44k
Oy
989
Takip
72
Yorum
76
Bölüm
66
"Üç haftalık kayboluşun ardından Defne Aydın`ın nasıl, ne şekilde Türkiye`ye döndüğü ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Genç şarkıcının kaçırıldığı mı, yoksa kendi isteğiyle mi ortadan kaybolduğu soruları sosyal medyada gündem oldu. Ünlü ismin, Devran Arıkan ile ne tür bir ilişki yaşadığı ise henüz netlik kazanmış değil..."
.
.
.
Defne Aydın, hayallerini sahne ışıklarıyla büyüten genç bir şarkıcıydı. Hayatında yalnızca iki arkadaşı ve onu seven dinleyicileri vardı. Bir gecede alkışlardan kelepçelere, özgürlükten karanlığa sürüklendi.
Defne Aydın, yabancı bir ülkede alıkonuldu, öldürülmek istendi.
Devran Arıkan. Güçlü, tehlikeli, kaçışı olmayan bir adam. Defne`yi kurtardı ama aynı zamanda onu kendine bağladı. O bir kurtarıcı mıydı, yoksa hayatına giren en büyük felaket mi?
Bu, minnetle başlayan bir yakınlık. Korkuyla büyüyen bir tutku. Ve gitmek istedikçe daha çok çekildiği bir aşktı.
Devran onun kalkanıydı. Ama aynı zamanda kafesiydi.
Ve aralarında, her nefeste hissedilen bir gölge vardı: Akdeniz belası.
Bu hikâyede aşk, güven kadar tehlikeli.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Taşra Gelini
@nurrunuuz
Okuma
739
Oy
102
Takip
39
Yorum
51
Bölüm
6
KÖY~DÖNEM
Her köyün bir hikâyesi vardır.
Kimi gülerek anlatılır, kimi ise yıllar geçse de unutulmaz.
Bu hikâye ne masal kadar güzel, ne de anlatıldığı kadar kötüdür.
Bazen insan, kendi hayatının yönünü seçemez.
Doğduğu ev...
Büyüdüğü sokak...
Ve bir gün hiç tanımadığı bir insanla aynı sofraya oturmak zorunda kalır.
2000`li yılların başında, dağların arasına saklanmış küçük bir köyde...
Kimisi sevdiğine kavuşmayı bekliyordu.
Kimisi ailesinin tek sözüyle kaderini kabul ediyordu.
Kimisi ise daha neyi kaybedeceğini bile bilmiyordu.
Oysa hiçbirinin haberi yoktu.
Bir gün atılacak tek bir adım, sadece bir evi değil, birçok hayatı değiştirecekti.
Ve bazen...
İnsan, en uzun yolculuğuna hiç bilmediği bir kapının eşiğinden başlardı.
*
"Ben senin rızanı boşuna almadım taşra gelini" diye dibimde sesizce konuşan adamla irkildim. Hızlıca etrafıma baktım. Yavaşça dönüp ona baktım bakmasın da o kadar dibimdeydi ki utançtan tek kelam edemedim. Ne oldu sana dik kafalı Zehra kendine gel.
Bakışlarımı kaçırdım tekrardan. Hemen uzaklaşmam gerekiyordu biri görse rezil olurdum. "Şimdilik benden kaç utan ama o gece bu utancının hesabını o yatakta sorarım senden" diyince kulaklarım alev aldı. Daha büyük bir korkuyla etrafıma bakarken o sözlerini söyler söylemez milletin ortasında bunları söyleyen o değilmiş gibi gidip Celal ağabeyimin yanına oturdu.
*
Başlama tarihi; 04.08.2026