[ romantizm ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 27dk önce güncellendi O Benim Kadınım Zorbam
@yazarmen13
Okuma
73.69k
Oy
3.17k
Takip
247
Yorum
455
Bölüm
202
"Hazar, zorbalık yapıyorsun! Beni düğünümden kaçırıp aleme `O benim kadınım` diyemezsin." "Bana bak Asiye! Sen benim kadınımsın. Zorbalıksa, evet, zorbayım."
devam ediyor 56dk önce güncellendi ATEŞBAR
@hazenvila
Okuma
41.6k
Oy
4.9k
Takip
285
Yorum
1.81k
Bölüm
56
"Korkuyor musun benden?" diye sordu. Dürüst davranıp başımı salladım. Önce sessizlik oldu. Sonra çenemde elini hissettim. Yüzümü kendisine çevirip gözlerimi yeşilleriyle buluşturdu. Adem elması hareket etti. "Neden?" sessiz kaldım. "Cevap ver." yutkundum ve yeşillerini işaret ettim. "Siz kızınca çok korkunç bakıyorlar." "Söküp verirsem eline, geçer mi korkun?" dedi ciddi sesiyle. Başımı hızla iki yana salladım. "Hayır!" sonra gözlerimi kaçırıp utanarak devam ettim. "Gördüğüm en güzel gözler onlar." "Karar ver kız çocuğu, korkunç mu, güzel mi?" dedi sanki vereceğim cevap onun için önemliymiş gibi. Utansamda bakışlarımı yeşillerine çevirdim ve aklımdan geçeni dilimle kavuşturdum. "Korkunç güzel." Önce baktı sonra dudaklarını yavaşça kıvırdı. Cevabıma tepkisi daha da utandırdı beni. DİKKAT! Bu kitap; şiddet, argo, travma vb. unsurları içermektedir. Küçük okuyucu kitlesine uygun değildir. BU PLATFORMDA "ATEŞBAR" İSİMLİ İLK KİTAPTIR. TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. KOPYALANAMAZ VE ÇALINAMAZ! • Bu hikâyedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayâl ürünüdür.
devam ediyor 1s önce güncellendi ŞEYTAN'IN İKİ YÜZÜ (KOİ NO YOKAN) +1
@judgementlane
Okuma
16.76k
Oy
1.07k
Takip
178
Yorum
910
Bölüm
58
"Bunları sen benim için ağla diye değil, benim gözümde kendi değerini anla diye anlattım birtanem. Bir şey başarmadığını düşündüğün her an, bana bak. Senin en büyük eserin, benim." Bu sözleri onun dudaklarından; her dinleyişimde kalbimin var olduğundan bile habersiz olduğum noktalarında birer kıvılcım alevlendiren sesinden duymak, kaç yıl geçerse geçsin hala gerçekmiş, sahiciymiş gibi hissettiriyor. Sanki ellerine hiç ailemin kanı bulaşmamış ve bu kanı içinde gizlediği Şeytan`ın İki Yüzü`nün ardına saklamamış gibi. Kitabın bütün hakları tamamiyle şahsıma aittir. Ve herhangi bir çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 2s önce güncellendi Pandora'nın Ruhu
@mrtsln
Okuma
2
Oy
1
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
7
"Beni öldüren adama dokunduğum gün, dünyanın sonu başladı." Sıradan bir sahne tasarımcısı olan Flora’nın hayatı, acımasız bir tanrının ellerinde son bulduğunda her şeyin bittiğini sanıyordu. Oysa ölüm, sadece karanlık bir uyanışın başlangıcıydı. Gözlerini başka bir bedende; on iki Olymposlu tanrının gücü, öfkesi ve baştan çıkarıcı şehvetiyle yoğrulmuş kusursuz bir kabukta açar. Zeus bu bedeni, isyankâr oğlu Prometheus’u yok etmek için tasarlamıştır. Flora artık mitlerin en büyük felaketi, tanrıların en ölümcül silahıdır. O artık Pandora’dır. Tek bir görevi vardır: Kendisini öldüren adamdan intikam almak. Fakat Prometheus’la yolları kesiştiğinde, içindeki nefret yerini dizginlenemez, zehirli bir arzuya bırakır. Aralarındaki bu tehlikeli çekim, tanrıların bile öngöremediği bir yıkımın fitilini ateşlemek üzeredir. Çünkü kutu tahtadan bir sandık değil, bir kadının ta kendisidir. Ve o mühür, ancak günahkâr bir dokunuşla kırılacaktır.
devam ediyor 4s önce güncellendi Sushi/Texting
@lanejudgement
Okuma
368
Oy
40
Takip
26
Yorum
61
Bölüm
3
Ahsarilarvahsarilar: Selam. Sanrisal: Selam? Ahsarilarvahsarilar: Videolarını gördüm de... Sanrisal: Eee? Ahsarilarvahsarilar: Acaba bicepsinden sushi yiyebilir miyim? Sansiral: Ne? Kitabın telif hakları, bütünüyle Judgement Lane`ye aittir. Çalınması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 4s önce güncellendi Kasnağa İşlenmiş Hüzün
@judgementlane
Okuma
448
Oy
64
Takip
21
Yorum
375
Bölüm
6
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya... Peki ya aşık? O kalbinde açılan yaraları sarabilir mi? Yoksa illa sıcak bir kucak mı gerekir, unutmak için? Ama... Unutamıyorum. Dalına uzandığım her çiçeğin kokusunda ben... Seni arıyorum. Gözlerim uzaklara dalıyor, bir şiir gibi. Ankara`nın ayazı, hiç olmadığı kadar yakıyor canımı bu gece. Bekliyorum, sessizce. Yokluğunun yarattığı küskünlüğün dinmesini, Bekliyorum öyle, bitkince. Elimde bir ip ve iğne. İşliyorum, ince ince Kasnağım hüzün doluyken ben, Yine bekliyorum seni, çaresizce. Kitabın bütün hakları tamamiyle yazar Judgement Lane`e aittir. Çalınması, kopyalanması veya izinsiz herhangi bir alıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 6s önce güncellendi Hezeyan (Shinkirō) +1
@judgementlane
Okuma
2.45k
Oy
219
Takip
44
Yorum
555
Bölüm
20
En büyük sırları, ölü adamlar saklar. "Bu ev… İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak." "Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum." Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam… Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal… Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek. Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla. Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı. İçeri girmeye cesaretin var mı? Uyarı! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir. Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 12s önce güncellendi MAT
@missyazarr
Okuma
18.71k
Oy
999
Takip
76
Yorum
77
Bölüm
68
"Üç haftalık kayboluşun ardından Defne Aydın`ın nasıl, ne şekilde Türkiye`ye döndüğü ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Genç şarkıcının kaçırıldığı mı, yoksa kendi isteğiyle mi ortadan kaybolduğu soruları sosyal medyada gündem oldu. Ünlü ismin, Devran Arıkan ile ne tür bir ilişki yaşadığı ise henüz netlik kazanmış değil..." . . . Defne Aydın, hayallerini sahne ışıklarıyla büyüten genç bir şarkıcıydı. Hayatında yalnızca iki arkadaşı ve onu seven dinleyicileri vardı. Bir gecede alkışlardan kelepçelere, özgürlükten karanlığa sürüklendi. Defne Aydın, yabancı bir ülkede alıkonuldu, öldürülmek istendi. Devran Arıkan. Güçlü, tehlikeli, kaçışı olmayan bir adam. Defne`yi kurtardı ama aynı zamanda onu kendine bağladı. O bir kurtarıcı mıydı, yoksa hayatına giren en büyük felaket mi? Bu, minnetle başlayan bir yakınlık. Korkuyla büyüyen bir tutku. Ve gitmek istedikçe daha çok çekildiği bir aşktı. Devran onun kalkanıydı. Ama aynı zamanda kafesiydi. Ve aralarında, her nefeste hissedilen bir gölge vardı: Akdeniz belası. Bu hikâyede aşk, güven kadar tehlikeli.
devam ediyor 13s önce güncellendi Gölge Ortak (+¹⁸)
@artemisssss
Okuma
120
Oy
4
Takip
5
Yorum
3
Bölüm
3
Gecenin üçünde, otelin en üst katındaki o zifiri karanlık, aynalı havuz odasına sızmıştım. Amacım Sarp`ın gizli lüks harcamalarının dijital dökümünü tuttuğu şifreli diski ceketinin cebinden çalmaktı. Havuzun neon yeşili dip ışıkları suyu hafifçe aydınlatırken, arkamdaki cam kapının kilitlenme sesiyle irkilerek döndüm. Sarp, darmadağın siyah saçları, sırılsıklam gövdesi ve beline doladığı o tek beyaz havluyla sudan yeni çıkmış bir heykel gibi tam karşımda dikiliyordu. "Gizlice odaları dikizlemek, sarışın..." dedi, o boğuk ve pürüzlü sesi havuzun nemli havasında yankılanırken. Adımlarını sakince bana doğru attı, aramızdaki mesafeyi tamamen sıfırladı.Üzerindeki o sırılsıklam havlunun ucunu arsızca elimle kavradım. Parmaklarımın arasındaki ıslak kumaşa inat, gözlerimi onun o tehlikeli, çekik koyu kahve gözlerine diktim. İçimdeki o vahşi şehvete ve hırsa teslim olmamaya kararlıydım. "Cebindeki o şifreli diski almadan buradan çıkmıyorum Karadağ," dedim, sesimdeki iddialı tınıyı doğrudan yüzüne çarparak. "Beni bu karanlıkta korkutabileceğini sanıyorsan yanılıyorsun. Senin bu ucuz tuzaklarına düşmeyecek kadar yüksek bir iradem var benim." Sarp arsızca güldü, çekik gözlerinde katıksız bir kışkırtıcılık ve açlık peydah oldu. Elini uzatıp ıslık çalar gibi pürüzlü parmak uçlarını yavaşça saten elbisemin açıkta bıraktığı çıplak sırtıma yerleştirdi. Parmaklarının ıslak sıcaklığı omurgamı bir kor gibi yakarken, o baştan çıkarıcı Rus aksanıyla doğrudan ruhumu eriten o ilk imasını yaptı: "Я пришел не для того, чтобы прятать диск, Куколка. Я пришел посмотреть, как твоя хваленая иррациональная воля растает под моими руками. И поверь мне, в этой воде твои ледяные стены не продержатся и минуты." (Ben buraya diski saklamaya gelmedim, Kukolka. Ben senin o çok övündüğün iradenin benim ellerimin altında nasıl eriyeceğini görmeye geldim. Ve inan bana, bu suyun içinde senin o buzdan duvarların bir dakika bile dayanamaz.) "O duvarları yıkabilecek kadar güçlü bir ateşin yok senin Sarp," diye fısıldadım, parmağımdaki antika safir yüzüğü onun çıplak, kaslı göğsüne sertçe bastırıp tenini ezerek. Gözlerinin içine baka baka beni köşeye sıkıştırabileceğini sanıyordu. "Benim üzerimde hiçbir hakkın yok ve hiçbir zaman da olmayacak. Beni asla elde edemezsin Karadağ." Sarp bu cevabımla tamamen utanmaz, kuralsız bir tavırla sırıttı. Göğsündeki elimi bileğinden nazikçe ama sıkıca kavradı, parmaklarımızı birbirine kenetleyip beni havuzun kenarındaki o sıcak mermer duvara sertçe yasladı. Devasa, ıslak gövdesiyle üzerime çöktüğünde dudaklarımız arasındaki mesafe neredeyse tamamen sıfıra inmişti. Sıcak nefesi doğrudan dudaklarıma sızarken, o en arsız, en utanmaz tonda Rusçasıyla son darbeyi vurdu: "Ты боишься меня, Куколка? Хорошо, дрожи. Потому что прямо сейчас между твоими ногами, на этой горячей мраморной коже, единственное лекарство от этой боли — это я. Я сорву с тебя и эту гордую маску, и твои правила. Сегодня ночью я так истощу тебя у этой стены, мне будет так наплевать на твои запреты, что завтра, когда ты войдешь в холдинг, твои шаги будут дрожать из-за меня. А теперь приоткрой свои прекрасные губы и отдай мне ту женщину, которая жаждет внутри тебя. Потому что пока я не закончу, ты не сможешь остановиться." (Benden korkuyorsun değil mi, Куколка? Güzel, tir tir titre. Çünkü şu an bacaklarının arasında, o sıcak mermere yaslanan teninde hissettiğin o sızının tek çaresi benim. O gururlu maskeni de kurallarını da tek bir hamlede söküp alacağım senden. Bu gece seni bu duvarda öyle bir tüketeceğim, canını öyle bir yakacağım ki; yarın o holdinge girdiğinde bile adımların benim yüzümden titreyecek. Şimdi o güzel dudaklarını arala ve içindeki o aç kadını bana teslim et. Çünkü ben durana kadar duramayacaksın.)
devam ediyor 13s önce güncellendi İPEK YÜKLÜ GEMİ
@syavus
Okuma
95
Oy
58
Takip
3
Yorum
1
Bölüm
25
Karın hiç durmadığı Kuzey Buz Diyarı`nda, Kral Solomon karısının hamile olduğu haberini alır. Ama karısı göklerdeki haritalara olan düşkünlüğü ile bilinirdi ve bir gün dehşetli bir rüya gördü. O rüyada doğacak evladının bu dünyaya kral olarak geleceği haber edilmiştir. Kral Solomon korksa da göklerin dediğini yapmaya kararlıdır. Yalnız ilk eşi Astra ve en büyük oğlu Vincan öyle düşünmemektedir. Bebek doğmuş adına da Ragnar demişlerdi. Ama annesi onun adını hiç bilememiştir çünkü Vincan annesinin ona anlattığı hikayelerle küçük yaşında büyük düşmanlığın fitilini ateşlemiştir. Ragnar’ı annesiyle birlikte öldürmek istemiş ama Ragnar kurtulmuştur. İki kardeşin ölümcül düşmanlığı ve buz diyarına hakim ailelerin çatışmaları huzuru kökünden yok etmektedir. Diğer yandansa Kızıl Kum’un yakıcı topraklarında kör bir veliaht vardı. Güzeller güzeli Bengü Şah, kalbindeki iyiliği gülüşüyle tüm dünyaya yaymak isteyen henüz on yedi yaşında bir genç kızdı. Seslerden yolunu bulur, insanların nefeslerinden yalanları ayırırdı. Kader Bengü ve Ragnar’ı bir araya getirdiğinde ikili aralarındaki çekimi hisseder ve tam alıştıkları o anda on yıl sürecek bir kopma yaşayacaklardır. Bir tarafta karla mühürlenmiş limanlar, kanlı hanedan savaşları ve kutup ışıkları altında büyüyen bir kral… Diğer tarafta kum fırtınaları, deniz kehanetleri ve ihtişamın ortasında bir yalnızlık… Onları birbirine bağlayan tek şey imkânsızlığın ta kendisi: İpek Yüklü Gemi. Çünkü Kuzey’e ipek gitmezdi. Kızıl Kum’a da oradan gemi gelmezdi. Ve bazı aşklar, doğanın bile istemediği kadar tehlikeliydi. Tahtlar bölünecek. Limanlar yanacak. Denizin dibindeki kemikler kıyıya vuracak. Bazıları aşk için yaşayacak, bazıları aşk yüzünden canavarlaşacak. Ama her masalın bir bedeli vardı. 🦂 Bir akrep varmış. Bir çanta yokmuş. Bir akbaba varmış, Bir insan yokmuş.
devam ediyor 14s önce güncellendi Bir Kurşun İki Vurgun
@simaara
Okuma
13.01k
Oy
1.09k
Takip
168
Yorum
136
Bölüm
28
❝Sanrılardan ibaretti sanki bütün yaşananlar... Boğazıma oturan o koca yumru, elimden kayıp giden, bir daha da sahip olamayacağım hayallerim, hayatımdı sanki... Ağlayamadım. Bağıramadım. Durduramadım. 26 yıllık yaşamımın, 7 yılında adım atmadığım şehirde, onun tarafından bir başıma bırakılmıştım. Son umudumda da dalından acımasızca koparılıp alınmış gibi hissediyordum... Varlığımdan nefret eden insanlarla doluydu etrafım. Kaçmak isteyip, kaçamadığım bir labirentin içimdeydim sadece. Karanlık yolumu aydınlatan tek bir mumum vardı. Cılız ateşi bir sağa, bir sola savrulurken, koşmam için umut olmuştu bana... Yoktu. Artık o da yoktu. Karanlığın ortasında bir başımaydım. "Sözler hiçbir zaman tutulmaz anne... tutulmaz. Dedim sana. Ben ne sevmeyi hak ediyorum, ne de sevilmeyi. O gün... o gün ölmesi gereken bendim. Bendim." Ucunda oturduğum kayalara içindeki nefreti döküyormuş gibi çarpan o hırçın dalgalar, sanki sesim olmaya çalışıyordu. Gök gürledi. Bulutlar ağladı... Göğsüme ince bir sızı yayıldı. "Beni sevdiğine inanmamıştım zaten..." Titreyen dudaklarımı zapt etmeye çalışırken, gözlerimi karşımdaki hırçın denize çevirdim. "...şayet sen bile sevmekten vazgeçtin." Karadeniz acımasızdı. Aldığını vermez, verdiğini de acımadan ellerinin arasından alırdı... sonra elinde avucunda bir şey kalmazdı. Almıştı. Hepsini ellerimin arasından çekip almıştı. Ben Güneş. Kolu kanadı acımadan koparılan, omuzlarına tonlarca yük konulan kadın.❞ 🌑 0 4 /0 3 /2 0 2 4 ALINMASI, KOPYALANMASI VE ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR 🖇 Written by: simaara 🪶
devam ediyor 14s önce güncellendi Karanın zaafı
@edayimmm
Okuma
259
Oy
45
Takip
8
Yorum
8
Bölüm
7
İstanbul geceleri güzeldi. Ama bazı geceler vardı ki şehir, güzelliğini saklar ve yalnızca karanlık yüzünü gösterirdi. O gece de onlardan biriydi. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Şehrin büyük bir kısmı uyuyordu. Sokaklarda birkaç araba dışında kimse yoktu. Yağmur, saatlerdir aralıksız yağıyor; kaldırımlarda biriken su, sokak lambalarının sarı ışığını parçalıyordu. Şehrin dışında, yüksek duvarların arkasına gizlenmiş eski bir konak vardı.
devam ediyor 15s önce güncellendi Son Tur
@eriismedea
Okuma
22
Oy
8
Takip
2
Yorum
21
Bölüm
4
İzmarit: Iy iyice bu sohbet ergen sohbetine döndü sen kaçıncı sınıfsın çocuğum Yıldırım: Çocuğum? Ne bu yeni tavlama taktikleri mi İzmarit: Yok ciddi soruyom kaç yaşında bir veletsin
devam ediyor 16s önce güncellendi ORENDA
@medusaindusk
Okuma
19.64k
Oy
1.43k
Takip
324
Yorum
305
Bölüm
45
Kuzgun uçtu, evini aradı. Kuzgun uçtu, tuzağa düştü. Kar yağdı, bir ev tüm ihtişamına rağmen yok oldu. Sesleri içine çekti, içindekileri kovdu. Deva gelene kadar. Deva Kuzgun, hayatın kıyısında tutunmaya çalışan genç bir kadındır. Umutsuzca bir sığınak ararken, karşısına çıkan şüpheli derecede ucuz lüks bir villa, ona hem umut hem de huzursuzluk getirir. Seçeneksiz kalan Deva, bu fırsatı kaçırmaz… İzan Karavezir’in parmakları masaya vurdu kendini. Tak. Deva’yı gördü. Tak. Evi karşısına çıkardı. Tak. Kuzgun tuzağa düştü. Tak. Onunla tanışma zamanı gelmişti. İzan Karavezir, bir planını daha başarıyla sonuçlandırmıştı. Sırada kendini tanıtmak ve Kuzgun’un sınırlarını keşfetmek vardı. ** ÇALINTI VE KOPYALAMA DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR. Kapak tasarımı atesemiliter`e aittir. Kendisine emekleri için teşekkür ediyorum.
devam ediyor 19s önce güncellendi AŞKTAN MESAJ VAR
@veloraa
Okuma
102
Oy
49
Takip
12
Yorum
559
Bölüm
3
Alina Arel Karahan ve Özgür Çağlar Keskin`in hikayesi
devam ediyor 20s önce güncellendi Sen Ve Ben Biz Olamadık
@killlll9
Okuma
349
Oy
130
Takip
5
Yorum
4
Bölüm
28
Direkt konuya girip cevabını bildiğim o soruyu sordum ben inkâr edemiyorum bari sen inkâr et diye. "Benden bugüne kadar hiç mi hoşlanmadın?"yazdım ... "Bir yudum kahve gibi gözlerin değmeye kıyamıyor gözlerim" ... *Bir lise kurgusu*
devam ediyor 20s önce güncellendi Koral'?n Vonas?
@nispetemimar
Okuma
34
Oy
8
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
6
"Gndzn ????? kimli?imi korur, gecenin karanl??? ise vatan?.

Benim dnyamda bir hata, binlerce insan?n hayat?na mal olurdu. Bu yzden kimseye gvenmedim, kimseyi ieri almad?m. Bir asker, benim gizemimi zmeye ant iene kadar...

O, emirlere ve disipline sad?kt?; ben ise glgelere ve kodlara. ?ki farkl? hayat, tek bir tehlikeli grev ve kaamad???m?z o ekim.

Benden ne sakl?yorsun? diye sordu.

Glmsedim. Bilmek istemeyece?in kadar ok ?ey."
devam ediyor 24s önce güncellendi Közde Kahve
@melcakoz
Okuma
981
Oy
173
Takip
7
Yorum
0
Bölüm
49
*Dini bir hikâye değildir... KÖZDE KAHVE Bir trafik kazası... Yarım kalan hayaller... Ve geride kalan tek bir hayat. Dilara, en büyük kaybının ardından yalnızca acısıyla yaşamayı değil; yeniden nefes almayı, yeniden umut etmeyi ve en önemlisi kendini yeniden tanımayı öğrenmek zorundadır. Ege`nin küçük ve sakin bir kasabasından başlayan bu yolculuk, onu Endülüs`ün taş sokaklarına, El Hamra Sarayı`nın asırlık avlularına kadar götürür. Attığı her adımda geçmişiyle yüzleşirken, hayatın bazen en büyük cevapları, hiç beklenmeyen yolculuklarda verdiğini keşfeder. Közde Kahve, kaybın ardından yeniden ayağa kalkmanın, insanın kendi kalbine yaptığı en uzun yolculuğun ve umudun en beklenmedik anda filizlenişinin hikâyesidir. Çünkü bazen insan, çıktığı yolculukta yeni bir hayat aramaz. Yolun sonunda yeniden kendisini bulur. Tüm Hakları Saklıdır. Kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, değiştirilemez. Bu tür durumlarda gerekli hukuki yollara başvurulacaktır.
devam ediyor 1g önce güncellendi Kurt'un Kalbi (The Smell Of Clove) Öğretmen-Öğrenci +1
@judgementlane
Okuma
1.35k
Oy
73
Takip
29
Yorum
247
Bölüm
7
Masallar... Ah... Hani şu ölü çocukların bile sevimli hayaletler kılığına sokularak tatlılaştırıldığı, yazarların zihninde dolaşan; anı bahçelerinden bir üzümmüşçesine tane tane dudaklarına bulaşan zehirli aroma tadındaki vahşeti, ruh hapishanesinin içindeki karanlık bir hücreye kapatmayı başaramayıp kalemlerine bulaşan kanla kâğıda döktükleri şu dandik öyküler mi? Tanrım... Hâlâ onları okuyan kaldı mı? Bence artık çocuklarımızı uyutmak için daha yaratıcı yöntemler denemeliyiz. Ya da daha gerçekçi hikayeler uydurmalıyız. Mesela... Ya Kırmızı Başlıklı Kız, kurtla bir olup büyükannesini yeseydi? O zaman ne olurdu? Yaşlı bir kadının birkaç gün fazla yaşaması, gerçekten Kırmızı Başlıklı Kız`ın açlığını dindirmesinden daha mı önemli? Ben... Pek sanmıyorum. Eğer Kırmızı Başlıklı Kız ben olsaydım; muhtemelen sivri bir bıçak alır ve büyükannemin kalbini sökerdim. Sonra da etiyle güzel bir ziyafet çeker ve hayatıma hiçbir şey olmamış gibi devam ederdim. Ta ki açlık yeniden bastırana kadar. Peki... Ya sen? Sen ne yapardın? Karanlığın Prensi, AshLupin Katili yıllar sonra tekrar sahada. Ancak bu sefer kurallar, alışılmışın dışında. Günah çemberine eklenen yeni bir halka, her şeyi değiştirdi. Bu kitapta çeşitli rahatsız edici öğeler bulunmaktadır. Yaşınız küçükse, lütfen es geçiniz. Öykünün tamamı yazar Judgement Lane tarafından kaleme alınmıştır. İzinsiz herhangi bir alıntı veya kopyalamada yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 1g önce güncellendi canımı yaktığınla kal
@sarisinjisung
Okuma
7
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
birbirlerinden nefret eden Jisun ve Minho bir evlilikte hapsolurlarsa ne olurdu
devam ediyor 1g önce güncellendi Numaranız Cebimde kalmış |Texting
@yakamozruzgari
Okuma
101
Oy
7
Takip
3
Yorum
7
Bölüm
4
Aleda: Numaranız nasıl olduysa cebinde kalmış? 053**: O nasıl olmuş ki?
devam ediyor 17s önce güncellendi KAN ve ZÜMRÜT
@kisgecesi
Okuma
1.19k
Oy
192
Takip
12
Yorum
248
Bölüm
25
“Ben bir doktordum,amacım kimseyi yaralamak olamazdı ama hak ederlerse delik deşik ederdim” Karaca Ada Demir “Herkes bilirdiki ben boş atmazdım,vurduğumu öldürürdüm” Karan Alp Tunahan Karan Alp’in onun yerine geçmek isteyen kardeşinin adamları tarafından vurulduğu gün saklanmak için düşman ailenin eski malikanesine gidip ölmeyi bekler ancak beklemediği bir şekilde kardeşinden yediği kurşun ona ölümü değil hayatının dönüm noktasını getirir. Karan Alp’in buzdan olduğuna inandığı kalbi bir kadına tutulmuştur.
devam ediyor 2g önce güncellendi Çapkın Kaptan
@meisimsiii
Okuma
1.02k
Oy
237
Takip
22
Yorum
221
Bölüm
14
Ediz Ege Şimşek. Fenerbahçe`nin yıldız basketbolcusu. Milli takım oyuncusu. Ve magazinin gözdesi. Namıdiğer: Çapkın Kaptan. Delfin Akyıldız. Besyo öğrencisi. Eski voleybolcu. Ve çocukluğundan beri aynı adama âşık olan dünyanın en şanssız kızı. Sorun şu ki... Ediz Ege`nin bundan haberi yok. Ya da henüz yok. Peki ya bütün ülke onları sevgili sanmaya başlarsa? İşte o zaman işler biraz karışabilir.
devam ediyor 2g önce güncellendi Öldüğüm Gün Nişanlandım
@v.skral
Okuma
14
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Kendi cenazeme on yedi dakika geç kaldım. Bir insan öldüğünde kimin ağladığını, kimin sustuğunu ve kimin daha toprağı kurumadan yerini almaya hazırlandığını öğreniyor. Hepsini gördüm. Şehir beni gömdü. Şimdilik onları düzeltmeye niyetli değilim. Planım basitti: Görünme. Kimseye güvenme. Neden ölmem gerektiğini öğren. Sonra o çıktı karşıma. Benden korkması gereken bu kadın benden korkmadı. Üstelik beni, güvenmemem gereken insanların arasına soktu. Orada, ilk kez kendime bir yer buldum. Tek bir yanlış anlaşılma, ölüm haberimden bile hızlı yayıldı. Şimdi herkes beni başka biri sanıyor. O hariç. Ben katilimi arıyorum. O ise gerçeği. Hangimizin önce bulacağını bilmiyorum.
devam ediyor 2g önce güncellendi O Yazdan Sonra
@elmaslar_da_parlar
Okuma
8
Oy
3
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
2
Gece kendini ailesinin zoruyla gittiği, tüm zenginlerin uslanmaz çocuklarını gönderdiği yatılı bir yaz okulunun girişinde bulur. Gece bu lisede kalabalık bir arkadaş grubuna girer, kaos ve eğlenceli günler geçirir. Bilmedigi sey ise Gece`nin ailesinin asla sevmediği Demir ailesinin tek oğlu ve mirasın sahibi Karan da bu okuldadır.
Loading...