devam ediyor 52dk önce güncellendi
KIRK BEŞ DAKİKA
@l_lady
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Bazen bir insanın içinde, dışarıya hiç yansımayan bir dünya vardır.
O dünyada sessizlikler konuşur, çığlıklar duyulmaz, gözyaşları kurumadan yanaklarda donar. O dünyada herkes gitmiştir, her şey bitmiştir, her umut sönmüştür. Ama sen yine de nefes alırsın. Çünkü nefes almak, ölmekten kolaydır.
Ben yirmi yaşındayken, kendi dünyamda kaybolmuştum.
Siyah saçlarımın arkasına saklanır, mavi gözlerimi toprağa diker, pembe çillerimi kimse görmesin isterdim. Çünkü çiller masumiyetti, masumiyet ise kaybedecek bir şeydi. Ve ben çoktan kaybetmiştim.
Ta ki bir gün, bej duvarlı bir odada, kumral saçlı, kirli sakallı, uzun boylu bir adamın karşısına oturana kadar.
O adam bana "Nasılsın?" demedi önce. Bana "Konuş" da demedi. Sadece oturdu ve bekledi. Sabırla. Sessizce. Sanki bütün zaman dünyanın sadece bize aitmiş gibi.
Ve ben sustum. Günlerce, haftalarca sustum.
Ama bir gün, hiç beklemediğim bir anda, içimdeki set yıkıldı. Bir kediden bahsettim. Pamuk`tan. Sonra başka şeylerden. Sonra daha başkalarından.
Ve anladım ki, bazen iyileşmek, birine görünmeyi göze almaktır. Bütün çillerinle, bütün kırıklarınla, bütün gerçeğinle...
Bu hikaye, 45 dakikalık seansların içinde kaybolup kendini bulan bir kızın hikayesidir.
Ve belki de, duvarları yıkılan bir adamın...