tamamlandı 8s önce tamamlandı
DengeSizler
@rramazan.demir
Okuma
6
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
11
ÖNSÖZ
Her hikâye bir başlangıçla açılır ama bazı hikâyeler, sonlardan doğar.
Bu kitap; sadece Muzaffer’in değil, hiçbir zaman tam olarak ait olamayan, sustukça içinde büyüyen çığlıkları bastırmaya çalışan herkesin hikâyesidir. Bu, kaderi zincirlenmiş ruhların manifestosudur. Suçla tanışmak zorunda kalan çocukların, adaleti ararken vicdanını kaybedenlerin, sevdiklerini toprağa verip nefes almaya devam etmek zorunda bırakılanların, yani “dengesini yitirmiş” ama hâlâ yürümeye çalışanların romanıdır bu.
Dengesizler, bir sokak hikâyesi gibi görünse de altında çok daha derin bir çatışma yatar. Bu, iç dünyasında yerle bir olmuş bir adamın, dışarıdaki dünyanın enkazında hâlâ bir yol aramasıdır. Baş karakterimiz Muzaffer, ya da sokakların ona verdiği isimle Muzo, doğuştan suçlu değildir. Onu şekillendiren, bastığı toprağın sertliğidir ama kader, doğduğu coğrafyanın suskun dağlarında başlamış, şehirlerin kalabalığında yalnız kalmış, cezaevinde olgunlaşmış ve kaybettikleriyle bir cellada dönüşmüştür. Onun elleriyle tuttuğu silahlar değil; taşıdığı anılar, bastığı her kaldırım taşında yankılanan geçmişidir.
Bu roman, bir vicdan muhasebesidir aslında. Hesabı ödenmemiş ruhların çığlığıdır. Kanla değil, kararla yazılmış. Her satırı, geçmişin bir iziyle işaretlenmiş. İçinde sadece aksiyon değil; annesinin mezarında sustuğu, çocukluk arkadaşına sırt döndüğü, bir bakışta yılları hatırladığı anlar da var. Sevgiyi bilmeden büyüyen bir adamın, sadakati namus bellemesi var. Aşka temas etmeden önce parmaklarında barut izleri olan birinin, bir kadına yalnızca gözleriyle dokunması var.
Dengesizler, bir mafya romanı gibi okunabilir; çünkü arka planda baronlar, infazlar, ihanetler ve ölüm kol gezer. Gökyüzü kurşuni, sokaklar ise kanla çizilmiştir ama esasen bu kitap, herkesin kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesidir. Kimse doğuştan kötü değildir ama bazı insanlar, hayatta kalmak için iyi kalma hakkını kaybeder.
Bu romanı yazarken tek bir duyguya sığındım: Haklı olmak, güçlü olmaktan daha zor bir tercihtir. Muzaffer, gücün gölgesinde haklılık arayan bir adamdır ve onun hikâyesi, her yanlışın arkasındaki doğruyu arayanlara, her karanlıkta bir ışık bekleyenlere ithaf edilmiştir.
Burada okuyacaklarınız, sadece hayal gücümün ürünü değil. Okuyucu, bu sayfaları çevirirken, bu toprakların yarasının kabuğunu kaldıracaktır. Her biri bu toprağın bir gerçeğiyle yoğruldu. Her karakter, bu topraklarda bir yerde yaşamış, bir şekilde unutulmuş bir yüzün yansımasıdır ve bu yüzlerin çoğu, geçmişin karanlık sokaklarında kaybolmuşken, ben onları kelimelerde yaşatmak istedim.
Çünkü bazı insanlar susar, bazıları anlatır ama bazıları vardır ki, hikâyesi anlatılmadan ölemez.
İşte bu, onların hikâyesidir.
Bu, Dengesizler’in hikâyesidir.