[ gerilim ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 10s önce güncellendi
Rossel Akademisi
@matacoope
Okuma
1.11k
Oy
619
Takip
16
Yorum
429
Bölüm
21
Taş duvarlar, yasaklı büyüler ve suskun koridorlarla çevrili bir akademi.
Bilginin güç, hatıraların ise tehlike olduğu bir dünya.
Linda Waldwin, akademinin sadece teori derslerinden ibaret olmadığını, diyarın ne kadar karanlık sırlar barındırdığını öğrenemk üzeredir.
Büyü, psikolojik gerilim ve dark academia atmosferiyle örülü bir hikaye sizi bekliyor.
devam ediyor 11s önce güncellendi
KÜF YEŞİLİ
@diamondstallion
Okuma
12.62k
Oy
1.22k
Takip
150
Yorum
1.24k
Bölüm
28
Bir yüzbaşı ve bir aşiret ağasının yolları Şırnak’ın topraklarında kesişti.
Biri görevle, diğeri suskunluğuyla savaşıyordu.
İki ayrı dünya, iki ayrı yemin…
Ve aralarında, adı konmamış bir bağ vardı.
Devletin sert gölgesiyle aşiretin susmayan sesi çatışırken, bir bakış her şeyi değiştirdi.
“Meftun olduğum gözleri, küf yeşiliydi,” dedi adam.
O an, ne emir kaldı ne kural.
Bir dosya açıldı, geçmişle hesap kesildi, sadakat yeniden tanımlandı.
Kimi zaman bir sorgu odasında, kimi zaman dağ yollarında yürüdüler.
Ama asıl mücadele, kalplerinin sessizliğindeydi.
Küf Yeşili, yasak bir yakınlığın, çözülmemiş sırların ve susarak anlatılan bir aşkın hikâyesi.
Sınır çizgilerinin ötesinde, duyguların tam ortasında…
devam ediyor 11s önce güncellendi
BOLKA (Mafya)
@okyanuss_s
Okuma
862
Oy
93
Takip
31
Yorum
13
Bölüm
5
"Bir daha karşıma çıkmadığından emin ol, Sofinka. Yoksa yemin ederim gördüğün son gözler benimkiler olur.”
Hayatımda gördüğüm en soğuk grilere sahipti. Sanki gözlerinin içinde buzla kaplı bir gece saklıydı. Her bakışı, her dokunuşu bana meydan okuyor; beni karanlığından uzak durmam için uyarıyordu. Ama sözlerinin tam tersine, her seferinde beni kendi dipsizliğine çekmekten asla vazgeçmiyordu.
Onun söyledikleri yıllarca zihnimde dolanıp durdu.Ve bir gün, karanlık sırlarını sakladığı o kuleye gittiğimde kendimi uçurumun kenarında bulmuştum.
O canavardan kurtarmaya çalıştığım o can, hiç tereddüt etmeden beni sırtımdan bıçaklamıştı.
Bir el beni karanlığa ittiğinde gördüğüm son şey onun gri gözleriydi. Belki de haklıydı; onun yoluna çıkarsam göreceğim en son şey onun soğuk grileri olacaktı. Öyle de olmuştu.
Ama bu kez beni öldüren değil, kurtaran taraf gibiydi. Bu kurtuluşun onun sonunu da beraberinde getireceğindense habersizdi.
Gözlerimi tekrar açtığımda ise hafızam susmuştu. Geçmişin tüm izleri, tüm çığlıkları, tüm kanı… hepsi kaybolmuştu.
Ve şimdi…
Zamanında düşmanım olan o adam, karşıma geçip nişanlım olduğunu söylüyordu.
Sanki beni ölümle tehdit eden kendisi değilmiş gibi.
Sanki onu vuran ben değilmişim gibi.
Sanki bu hikâyenin bir sonu yokmuş gibi.
devam ediyor 12s önce güncellendi
AHRAZ ADİEU (+)
@rabiayazars
Okuma
8.91k
Oy
3.01k
Takip
214
Yorum
3.34k
Bölüm
33
Karanlığın Kalbinde Bir mezarlık, bir genç ve bir sır... Kadir, hayatının en korkunç kabusunu yaşıyor. Elleri ve ayakları bağlı, gözleri kapalı bir şekilde mezarların arasında yalnız bırakılıyor. Kimliği belirsiz bir adamın intikam planının ortasında kalan Kadir, hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlu bir mücadeleye girişiyor. Geçmişin sırları ve babasının karanlık yüzü, Kadir`in hayatını sonsuza dek değiştirecek bir yolculuğa çıkarıyor. Korku, gerilim ve sürprizlerle dolu bu hikayede, Kadir hayatta kalabilecek mi? Yoksa mezarların ebedi sessizliğine mi karışacak? "Ben senin rakı masasındaki meze değilim Baba."
devam ediyor 12s önce güncellendi
Aysis
@sadens
Okuma
1.46k
Oy
190
Takip
10
Yorum
197
Bölüm
28
Ateş Çağan hatırlayamadığı çocukluğundan kalan travmalarıyla boğuşan genç bir adamdır. Geçmişi zihnini parçalamakla kalmamış aynı zamanda ruhu ve bedeninde de kalıcı izler bırakmıştır. Öyle ki, Ateş Çağan kendi adını bile kendisi koymak zorunda kalmıştır.
Aysis İlay, unutamadığı çocukluğundan kalan travmalarıyla boğuşan genç bir kadındır. Geçmişi anılarını kirletmekle kalmamış, aynı zamanda geleceğine dair umutlarını da yok etmiştir. Öyle ki, Aysis İlay aynaya bakmaktan bile nefret etmektedir.
Ateş kızgın bir korken Aysis buzdur.
Ateş yanarken Aysis donuyordur.
Kavuşmak ölüm, ayrılık kurtuluştur.
Aşkın çağrısı ise kaçınılmazdır.
devam ediyor 13s önce güncellendi
11. Koğuş
@kayipsatirdiyari
Okuma
6
Oy
5
Takip
5
Yorum
27
Bölüm
1
Başkomiser Efsun, çözülemeyen bir dosyanın içine çekildiğinde, adaletin sandığı kadar net olmadığını anlar.Suçlu bellidir.Deliller tamdır.Ama bir şey eksiktir: hafıza.
Gerçeğe dışarıdan bakmak yetmez.
Bu yüzden Efsun, kendi hayatını kilitler.
Yeni yüzü,parmaklıkların ardında.Yeni dünyası, kimsenin masum olmadığı bir koğuş.
Burada insanlar suçlarını saklamaz.Kendilerinden saklar.Her gece aynı rüyalar.Her sabah aynı sayım.
Ve her gün, biraz daha silinen bir gerçek.
Çünkü bazı koğuşlar insanları değil,
hatıraları hapseder.
devam ediyor 14s önce güncellendi
ATEŞBAR
@hazenvila
Okuma
2.92k
Oy
363
Takip
33
Yorum
291
Bölüm
26
"Korkuyor musun benden?" diye sordu. Dürüst davranıp başımı salladım. Önce sessizlik oldu. Sonra çenemde elini hissettim. Yüzümü kendisine çevirip gözlerimi yeşilleriyle buluşturdu.
Adem elması hareket etti. "Neden?" sessiz kaldım.
"Cevap ver." yutkundum ve yeşillerini işaret ettim. "Siz kızınca çok korkunç bakıyorlar."
"Söküp verirsem eline, geçer mi korkun?" dedi ciddi sesiyle. Başımı hızla iki yana salladım. "Hayır!" sonra gözlerimi kaçırıp utanarak devam ettim. "Gördüğüm en güzel gözler onlar."
"Karar ver kız çocuğu, korkunç mu, güzel mi?" dedi sanki vereceğim cevap onun için önemliymiş gibi.
Utansamda bakışlarımı yeşillerine çevirdim ve aklımdan geçeni dilimle kavuşturdum.
"Korkunç güzel."
Önce baktı sonra dudaklarını yavaşça kıvırdı. Cevabıma tepkisi daha da utandırdı beni.
DİKKAT! Bu kitap; şiddet, argo, travma vb. unsurları içermektedir. Küçük okuyucu kitlesine uygun değildir.
BU PLATFORMDA "ATEŞBAR" İSİMLİ İLK KİTAPTIR. TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. KOPYALANAMAZ VE ÇALINAMAZ!
• Bu hikâyedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayâl ürünüdür.
devam ediyor 14s önce güncellendi
Gecenin Son Sesi
@kedimisa876
Okuma
41
Oy
38
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
22
Lina, kimsesizliğin ve mutsuz bir hayatın içinden çıkıp kendi cafesine sahip olmayı başarmış genç bir kızdır. Sessiz bir ara sokakta, lanetli olduğunu bilmediği bir dükkânda yeni bir başlangıç yapar.
Ancak geceler uzadıkça, karanlık derinleştikçe Lina yalnız olmadığını fark eder.
devam ediyor 16s önce güncellendi
Kurtun İki Yüzü
@saklisayfalarimm7
Okuma
2.86k
Oy
306
Takip
50
Yorum
116
Bölüm
16
"Yine emirlere uymadın."
Soğuk sesi, gecenin sessizliğini bıçak gibi kesti. Gözlerinde öfke yoktu. Daha beteri vardı: Hayal kırıklığı.
"Yine bir hayat kurtardım," dedi diğeri. Sırtına dayadığı kayanın soğukluğuna rağmen başını dik tutuyordu.
"Kendi hayatını hiçe sayarak."
"Sana ne benim hayatımdan?" demek istedi. Diyemedi. Onun yerine:
"Senin gibi sadece emirleri uygulamıyorum."
Kısa bir sessizlik oldu. Sonra tokat gibi gelen kelimeler:
"Senin özgürlüğün, başkalarının mezarı olabilir."
Gözlerini kaçırmadı. Dudakları acı bir gülümsemeyle kıvrıldı.
"Senin disiplinin de bir çocuğun mezarı olacak bir gün."
Olmuştuda.
Aralarında yalnızca bir adım mesafe vardı ama bu, bin kilometrelik bir suskunluk gibiydi. Aynı safta savaşıyorlardı. Aynı timin parçasıydılar. Ama farklıydılar.
Biri görev için yaşıyordu. Disiplinliydi, sertti ve asla geri adım atmazdı. Duygularını güçle bastırır, zayıflığa yer vermezdi.
Diğeri de öyleydi. Sert, soğuk ve kararlı. Kalbindeki ateşi kimse görmezdi ama o ateş, onu daha da dayanıklı kılıyordu. İnatçıydı; sınırlarını zorlar, kimseye boyun eğmezdi.
İkisinin de kendi doğrusu vardı. Ve her doğrusu, diğerinin sınırlarını zorluyordu.
Aynı bedenin iki ruhu gibiydiler. Aynı gökyüzüne bakıyordular. Ama o bedendeki kurtlar farklı yönlere yürüyordu. İkisi de kendi yolunda savaşçıydı.
Kurtun iki yüzüydüler.
Ve biri mutlaka diğerini ısıracaktı.
Tüm kurgu hayal ürünüme aittir!
Küfür ve argo kelimeler içerir.
devam ediyor 19s önce güncellendi
Beyaz Ateş
@tugceria
Okuma
537
Oy
351
Takip
9
Yorum
802
Bölüm
12
Ravnoy…
Karın hiç dinmediği, korkunun soydan soya aktarıldığı bir ülke.
Burada kehanetler fısıltıyla konuşulur, gerçekler ise kanla yazılır.
Anya Morozova, kim olduğunu bilmeden bu topraklara adım attığında, çoktan bir ölüm hükmü verilmiştir. Adı, asırlık bir kehanetin merkezinde yer alır: Morbus Borrealis, diğer adıyla Beyaz Ateş.
Bir mucize mi, yoksa herkesin korktuğu bir son mu?
Anya ile Magnus’un yolları kesiştiğinde, kehanet artık sadece bir yazgı değil, bir tehdittir.
Aşk, ihanet ve kan arasında sıkışan bu iki ruh için tek bir soru vardır:
Kehaneti yok mu edecekler…
yoksa kehanetin kendisi mi olacaklar?
“Öleceksin Anya.
Öldürecekler seni.”
Magnus’un sesi sakindi ama kelimeleri bir idam fermanı gibiydi.
“Ya öleceğim…
ya da bu topraklar benim olacak.”
— Anya Morozova
devam ediyor 20s önce güncellendi
Gölgeler Yasası
@candeelan2555
Okuma
17
Oy
9
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
5
Boran Karven, adaleti kendi kurallarıyla uygulayan bir suç makinesi… En güvenli hapishaneye hapsedildiğinde, canlı yayında kendisini kurtaracak kişiye trilyonluk bir ödül vereceğini ilan eder. Kaos başlar; herkes kendi çıkarı için harekete geçerken, zekâ ve sırlarla dolu bir kovalamaca ortaya çıkar.
“Gölgeler Yasası”, adaletin ve dehanın gölgesinde, sınırların silikleştiği bir oyun.”
devam ediyor 1g önce güncellendi
Bana Hikayeni Anlat
@kimya00
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
4
Zamanı gelince her parça yerine oturacak ve herkes ait olduğu yerde olacak.Ama şimdilik bir bütün olarak yaşayacaklar...
6 kişi...Türkiye`nin en zengin kişileri...Kimlikleri ,yaşadıkları yer,aileleri bilinmiyor...Onlara bu imkanı veren kişi iyilik mi yapmıştı kötülük mü?
devam ediyor 2g önce güncellendi
Hafızamdaki Boşluk
@killlll9
Okuma
6
Oy
5
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
3
Kâbûs gördüm yine her zamanki gibi. Yataktan kalkar kalmaz banyoya koşup elimi yüzümü yıkayıp aynaya baktım. Aynada ki kişi bensem o anıları yaşayan kimdi? Neden rüyam da nefret ettiğim o çocuğa aşık gibi bakıyordum tıpkı anılarımda ki ben gibi?
Ne yaparsam yapayım anlam veremiyordum.Kahvaltı edip okula gitmeye hazırlandım hava soğuk diye şişme montumu giyip fermuarları çekerken hafızamda canlanan o görüntülerle duraksadım ellerim üşüyor diye deniz ellerimi kendi ceplerine koyuyor ben de gülümseyerek ona bakıyorum ve bir anda yanağıma bir buse kondurunca başımı sağa sola sallayıp irkilerek kendime geliyorum"Bu neydi ya?","Ben ne yaşadım önce "
Denizden öyle böyle değil çok nefret ediyordum 11.sınıftayken ilk dönem onu tanımadan sadece dış görünüşünü beğenmiştim onun dışında onu ve çevresini görüp istemeden tanıyınca ondan nefret etmiştim.
Şimdi ise 12ydim 11.sınıfı nedense hâyâl meyal hatırlıyorum her gün kâbûslar ve denizle yaşadığımız anılar beliriyor kafamda.
Galiba deliriyorum ama kimseye bundan bahsedemiyorum.
...
Gizem ve gerilim dolu anlar sizi bekliyor:)
devam ediyor 2g önce güncellendi
Ulaşılamayacak Bedenlere
@cilayleyal
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
4
Bölüm
1
İnsanı insan yapan en önemli şey, içindeki duygulardır.
Peki ya bu duygular tamamen yok olur ve geriye yalnızca vahşet kalırsa?
Son üç yılın en vahşi cinayetleriyle adını duyuran Toka, yeni kurbanlarının peşindedir.
Masumiyetin yok oluşunu kaderin bir lütfu olarak gören Toka, yirmi iki gencin daha hayatını hedef alan entrikalarla dolu bir oyun hazırlar.
Ancak bu kez oyun, öncekilerden çok daha farklıdır.
Başarılı görevleriyle tanınan Altay Dinçer ve ekibi, Toka’nın hedef aldığı masum insanları korumak ve onu yakalamakla görevlendirilir. Fakat ekibe sonradan katılan yeni bir birim, tüm dengeleri altüst eder.
Bu kaosu fırsata çeviren Toka, ilk hamlesini yapar ve ajanların ölümcül bir hata yapmasına neden olur.
Yirmi iki yaşındaki Doğa Altun, arkadaşı Ela ile birlikte açtığı anaokulunda sakin bir hayat sürerken, diğer yirmi gençle birlikte Toka’nın gazabına uğrar. Böylece huzurlu yaşamları, ölüm kokan bir oyunun parçası hâline gelir.
Bu bir ölüm değildi...
Bu bir son da değil…
Bu, ölüm kokan hayatların yalnızca ön fragmanıdır.
Tüm Hakları saklıdır.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Oyunun Külleri
@srrttrink
Okuma
8
Oy
8
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Bir gece.
Bir okul.
Ve kızlar tuvaletinde yatan bir ceset.
Seda, hayatında ilk kez korkunun bu kadar yakından baktığını fark ettiğinde artık çok geçti. Yanında, adını bile bilmediği bir çocuk vardı. O, masum olduğunu söylüyordu. Ama bu gece kim masumdu ki?
Hayatının sonunu getirebilecek bir ihanetin ortasında kaldığını nasıl bilebilirdi ki.
Susmak zorundaydı.
Güvenmek zorundaydı.
Ve hiç istemediği bir suçun tam ortasında kalmıştı.
Umut, Barış, Kerem ve Seda bu yola nasıl olduğunu bilmeyerek de olsa bilerek çıkmışlardı ve sonunun ne olduklarına bile emin değillerdi.
Cinayet, sırlar ve zorunlu bir ortaklık…
Bu hikâyede asıl soru “kim öldürdü?” değil,
“kime güvenebilirsin?”
devam ediyor 2g önce güncellendi
Beyaz Gece ll
@valekizi
Okuma
833
Oy
188
Takip
9
Yorum
520
Bölüm
21
Aşkı soluksuz, ihaneti sarsıcı bir serüven...
Katre Vladimir`in esaretinden kaçıp Türkiye`ye gelmiştir. Ona yardım eden yabancı ise geçmişin beklenmedik ismidir.
Katre bir yandan Kerem`in mirasını yönetirken bir yandanda Sergei ile dövmesindeki şifreyi çözmeye çalışıyordur.
Derken bir gün asansör kapılırı açılır ve havayı dolduran o tanıdık kehribar kokusu kalbine keskin bir sızı gönderir.
Dmitri buradadır ve onu bulmuştur. Peki Katre o gözlerde ne görecektir?
Aşk mı? Nefret mi? Özlem mi? Pişmanlık mı?
devam ediyor 2g önce güncellendi
Karanlığa Yolculuk
@gunaybahadir
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Ailemi kaybettikten sonra, beni hayatta tutan tek şey intikam oldu. Bir tarikatın zoruyla, kimliğimi geride bırakıp bir kasabaya doktor olarak geldim. Görünürde iyileştirmek için…
Gerçekte ise Alper Tunga’yı öldürmek için.
Bu yolculuğun yalnızca karanlıktan ibaret olacağını sanıyordum. Oysa kader, planlarımı paramparça edecek sürprizler hazırlamıştı. Gerçekler, yalanlar ve kalbimin hiç hesaba katmadığım sesiyle yüzleşmek zorunda kaldım.
Ben Selis Alver.
Karanlığın içindeki ateşin sesiyim.
Beni bu yoldan kimse çeviremez.
Çünkü intikam, susturulamayan bir ateşin fısıltısıdır.
devam ediyor 2g önce güncellendi
YENİDEN ÖLDÜĞÜM GÜN
@sonsuzluksb
Okuma
13.94k
Oy
1.51k
Takip
96
Yorum
1.75k
Bölüm
69
“Bu delilikse ben zaten deliyim. Onun için bir hiç olmaktansa cehennemi olmayı yeğlerim.”
***
Liora Teniz, bir gece hayatında hiç görmediği bir adam tarafından kaçırılır. İlk ve ikinci hayatı onun ellerinde son bulur fakat yine kaçırılacağı o geceye geri dönmekten kurtulamaz.
Üçüncü hayatında ise yaşayabilmek için yeraltı dünyasının frenkıranı ile sözleşmeli bir evlilik yapmak zorunda kalır. Bu kez ölmemek için öldürmeyi göze almalıdır.
devam ediyor 2g önce güncellendi
İÇİMDEKİ YABANCI
@lunessaa
Okuma
221
Oy
61
Takip
18
Yorum
16
Bölüm
6
Bazı hayatlar seçilerek başlar.
Bazıları ise bir başkasının kararıyla.
Yetimhanede büyümüş, hayata tutunmaya çalışan travması olan bir genç kadın…
Evlenmeye, bağlanmaya, baba olmaya mesafeli bir adam…
Ve ikisinin rızası olmadan, bedenle soy arasında kurulmuş bir bağ.
Ona hamile olduğunu söylediklerinde, bedeninin kendisinden gizlediği bir sırrı öğrenmiş olur.
Ona baba olacağını söylediklerinde, soyunun bir silah gibi kullanıldığını fark eder.
Bu hikâye bir aşkın değil,
bir dayatmanın içinden doğan yakınlığın hikâyesi.
Sevgi burada bir vaat değil, bir sorudur:
İçimde taşıdığım bu yabancıyı…
ve seni…
sever misin beni?
Mecburi bir evlilik yapmak isteyen bir adam buna yanaşmayan genç bir kadın, işgüzar bir anne ve planda olmayan bir bebek, bu iki insanın hayatını nekadar değiştirebilir
Hikaye şahsıma aittir. Çalınması gibi bir durumda yasal işlem başlatılacsktır.
tamamlandı 2g önce tamamlandı
CAM FANUS +1&
@belladeniz09
Okuma
174
Oy
28
Takip
7
Yorum
15
Bölüm
4
Normal şartlarda yapmam gereken şey belliydi: Her zamanki gibi sadece okuluma odaklanacak, o kusursuz lise son sınıf öğrencisi maskesini takınacak ve sessizce mezun olacaktım. Ama ruhumdaki o sağır edici çığlık dinmiyordu. Kendi kendime sordum: "Bir gece kaçamak yapsam, sadece bir geceliğine kendi ruhumun karanlık labirentlerinde kaybolsam ne olurdu ki?" En fazla ne olabilirdi?
Hayat, en ağır cevabını en sona saklamıştı: En kötüsü oldu.
Kendimi, o süslü hayatımın tam zıttı olan bir dünyada, sokakların ve loş ışıkların arasında buldum. F@h!şelik yapmaya başladım. Garip olan şuydu ki; bu yıkım beni ilk kez özgür hissettiriyordu. O cam fanusun içinde başkalarının belirlediği bir süs eşyası olmaktansa, dışarıdaki kirli havada kendi kontrolümü elimde tutuyordum. Artık kimin dokunacağına, kiminle o buz gibi sessizliği paylaşacağıma ben karar veriyordum. Karşılığında aldığım o kağıt parçaları, aslında bir bedel değil, özgürlüğümün makbuzu gibiydi.
Aslında paraya ihtiyacım yoktu; varlıklı bir ailenin, her istediği önüne gümüş tepside sunulan o "şanslı" kızıydım. Ama o banknotlara dokunmak, ailemin kirli mirasından arınmış, sadece bana ait olan tek somut şeydi.
Yine de her gece yastığa başımı koyduğumda, o cam fanus hissi peşimi bırakmıyordu. Sadece artık fanusun içinde değil, hemen dışındaydım; cam kırıkları her yanıma batıyor, canımı yakıyordu ama en azından artık nefes alabiliyordum.
Yine de biliyordum; bu tehlikeli oyun bir gün son bulacaktı. Peki, perde kapandığında geriye ne kalacaktı? Özgürlük mü, yoksa tamamen parçalanmış bir ruh mu?
devam ediyor 2g önce güncellendi
GECE KUŞU
@imsevvald
Okuma
2.57k
Oy
663
Takip
43
Yorum
315
Bölüm
32
|SERİ KATİL KURGUSU| Yükselen ay kendini sana verince karanlığın ışık kaynaklı olmadığını anlayacaksın.
Erdem, ailesine bakabilmek için üniversitesini dondurmuş bir kızdır. Hayatını kazanmak için, bir marketin gece vardiyasında çalışmaya başlar. Ancak her şey, devamlı müşterilerinden birisinin alışverişlerine kayıtsız kalmasıyla, farklı bir yönde ilerler.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Geniş Aile Liseye Dönüş
@kimya00
Okuma
7
Oy
6
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
7
Bir lisede ortaya çıkan “Dedikodu Kazanı” adlı gizemli bir blog, kısa sürede okulun huzurunu altüst eder. Blogda yayımlanan asılsız iddialar ve ağır iftiralar, öğrencileri birbirine düşürürken masum hayatlar da tehlikeye girer. Üstelik bu iftiraların hedeflerinden biri, İlkgün’ün kardeşidir.
Durumun ciddiyetini fark eden Levent, Roman ve Halim, gerçeği ortaya çıkarmak için radikal bir karar alır. Üniversiteyi bırakıp liseli gibi davranarak okulun içine sızarlar. Hem dedikoduların kaynağını bulmak hem de masumları korumak için gizli bir “lise devriyesi” kurarlar. Ancak okul koridorlarında dolaşan sırlar sandıklarından çok daha karanlıktır. Gerçeğe yaklaştıkça, herkesin sakladığı bir şey olduğu ortaya çıkar.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Güzel bi an
@nurly7.7
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
Asel ailesindeki karmaşık durumları halletmeye çalışırken başındaki belaları ve başına düşen yıldırım gibi anlayamadığı hisleri arasında sıkışıp kalır ve düzeltmek için binbir yola girer
Sence asel halledebilecek miydi?
devam ediyor 2g önce güncellendi
𝒀𝑨𝑩𝑨𝑵𝑪𝑰
@rowenax_
Okuma
5
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
"Karanlığın içinde, tek bir ışık sizi kurtarmaya yetmez. Bazen o ışığı söndürmeniz gerekir."
İstanbul’un en seçkin ailelerinin çocuklarını ağırlayan Işık Koleji, sadece bir eğitim kurumu değil; hiyerarşinin, paranın ve gücün konuştuğu kapalı bir kutudur. Bu kutunun en tepesinde ise tek bir isim vardır: Karan Soykan. Onun kurallarının geçtiği bu krallıkta, kimse başını kaldırmaya cesaret edemezdi.
Ta ki o gelene kadar.
Lavinia Nila Bernardi. İtalya’nın köklü ve karanlık geçmişinden sıyrılıp gelen bu genç kız, Işık Koleji’nin kapısından içeri girdiği an dengeler altüst oldu. Aksanıyla dalga geçenlere buz gibi bakışlarıyla, ona diz çöktürmeye çalışanlara ise İtalyan asaletinin sarsılmaz dik başlılığıyla cevap verdi.
Karan için Lavinia, ehlileştirilmesi gereken bir **"Straniera"**ydı. Lavinia içinse Karan, sadece aşılması gereken bir engel.
Ancak Işık Koleji’nin parıltılı duvarlarının ardında, her iki ailenin de sakladığı kanlı bir sır vardı. Bernardi ve Soykan ailelerinin ortaklığı, bu iki düşman gencin kaderini çoktan mühürlemişti.
Nefretin tutkuyla, sessizliğin çığlıkla karıştığı bu savaşta; ilk kim diz çökecekti?
"Bana yabancı diyorsun Karan Soykan, ama asıl yabancı sensin. Kendi krallığında, tacını çalacak olan kıza bakarken bile bunu fark edemeyecek kadar yabancısın."
devam ediyor 2g önce güncellendi
KANUNSUZ TEMAS
@uzgunyazar
Okuma
41
Oy
10
Takip
2
Yorum
139
Bölüm
5
Ateş’in adı anılınca şehir nefesini tutar.
Sokaklar susar, adamlar bakışlarını kaçırır.
Çünkü o gölgesiyle bile yakar.
Aşkın Ateş.
Mafyanın tek kraliçesi.
Kırmızı tırnaklarıyla imzaladığı her karar,
kaderleri küle çevirir.
Gözlerine bakan yanar –
o gözlerde merhamet yoktur, sadece ateş.
Düşmanları geceleri plan yapar,
gündüzleri korkar.
“Kurşun mu, zehir mi, ihanet mi?”
Hepsi boş.
Ateş ihaneti koklar, zehri tadar,
kurşunu gülümseyerek karşılar.
Bir gece köşeye sıkıştırdılar onu.
Üç tabanca göğsüne dayalı.
Sigarasından bir nefes çekti, tek kaşını kaldırdı ve dedi:
“Beni vurursanız ben ölürüm.
Ama siz yaşarsanız…
her sabah uyanınca beni hatırlayacaksınız.
Her nefeste boğazınıza adım takılacak.
Her gölgede beni göreceksiniz.
Ve bir gün kendi ellerinizle kalbinizi söker atacaksınız,
sadece adımı unutmak için.
Hâlâ ateş etmek istiyor musunuz?”
Silahlar indi.
Dizler yere çöktü.
Çünkü Ateş’i öldürmek kolaydı.
Ama onun intikamını yaşamak… cehennemdi.
Şehir bilir:
Ateş düşerse,
o düşüş son değil,
yeni bir yangının başlangıcıdır.
Ve o yangın herkesi yakar.
Hatta kendini bile.
Ama o küllerinden doğar.
Her seferinde daha parlak,
daha acımasız,
daha güzel.
Çünkü Ateş sönmek için yaratılmadı.
Yakmak için var.
Ve en çok da…
sevmek için.
Ama sevdiği zaman,
o sevgi bile yangın olur.
Ve kimse ondan sağ çıkamaz.
Kimse.
Hatta kendisi bile.