devam ediyor 11s önce güncellendi
YARIM YARAN (Lise Kurgusu)
@mybettywithbangs
Okuma
25
Oy
2
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
7
“Öğrendiğim o şey, hayatımı bitirirdi sandım. Dedim ki buraya kadar.
Öğrenmem gerekeni öğrendim ve şimdi gideceğim.
Annem beni alacak, hobi odasına çevirdiği odamı bana geri verecek: Ben de yeni tutkum olan siyaha gömecektim her yeri.
Babamla aram yine bok gibi olacak, aile yemeklerine “diyetteyim” diye gelmeyerek babamı sinirlendireceğim, annemi mutlu edecektim.
Okulu da parayla hallederdik; lise biterdi.
Hepsine bir çözüm bulmuşken, tam buradan kurtulacağım derken; rahat nefesi ciğerlerime çekecekken biri kolumdan tuttu.
Böyle, saçları koyu kahve, hafif dalgalı bir erkek. Gözleri benim gözlerimden daha açık bir kahverengiye sahip ama bakarken insanın içini ürpertir. Burnu kemerli değil gibiydi, lakin kaydırak gibi de değil: dudakları bir kiraz gibi renkli, erkek standartlarına göre bir tık kalın…
Yine de onu tanımak için yüzüne bakmama gerek yoktu; kalbime hançer saplayan bir kokusu vardı. Kış gibi hissettirirdi; en nefret ettiğim meyveyi, bağımlısı olduğum koku yapardı. Birkaç metre ötemde olsa dahi kokusundan tanırdım onu.
Ben de sırf yüzünü tekrar görmek için kokusunun beni boğmasına müsaade ettim.
Beni kendine çevirdi, elime, üzerinde “Nim’in Kaderi” yazan ince bir defter verdi ve kalan son boş sayfayı açtı.
“Buzun etrafını siyah boyayla kaplasan bile buz, erir.”
Yazdı.
Son sayfamı harcadı.
Kalbinin üzerindeki ipi kalan yarayı yardı, kanını kader defterime akıttı.
Mühürünü bastı.
Sonra fısıldadı:
“Sırlar saygılıdır, acın büyükse; saracağız elbet yaranı yarın kefene.”
𓃦 𓃥
Nim, geleceğini birlikte kurduğunu sandığı insanları tek bir kazada kaybeder. Ardından gelen iki yıl, hayattan silinmiş bir boşluktan ibarettir.
Yeni bir şehir, yeni bir okul, yeni yüzler…
Ama bazı kayıplar insanı nereye giderse gitsin bulur. Nim’in karşılaştığı herkes, geçmişindeki felaketle aynı yerden yaralıdır. Tesadüfler artar, sessizlikler ağırlaşır ve bazı insanların onu izlediği hissi gitgide belirginleşir.
Bu şehir, unutmak için değil; hatırlamak, yüzleşmek ve sorgulamak içindir.
Çünkü zaman geçtikçe onların kafalarına sızan tek soru şudur:
Başımıza gelenler bir kaza mıydı, yoksa çok önceden yazılmış bir plan mı?
Yarım Yaran, kaybın ardından kalan boşluğun, insanı nasıl bir oyunun içine çekebileceğini anlatır.
LİSE KURGUSU