[ dram ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3dk önce güncellendi KAÇINILMAZ SON (BİR MUCİZE)
@melusyne
Okuma
2.06k
Oy
1.57k
Takip
30
Yorum
274
Bölüm
14
- Gitmene izin vermeyeceğim! Benim seninle arama ancak ölüm girer. Başka bir şeye ya da birine izin vermem. Yüzümde alaylı bir tebessümle ona döndüm ama gözlerimden ciddiyet akıyordu. - Bizim aramızda zaten ölüm var sadece bedenleri bize ait değil. İlk kez bakışları değişti bileğimi tutan eli titredi ve gözlerini yumdu duymamış olmayı dileyerek, ardından korkar gibi son çare tekrar bana baktı, baktı ve gördü, gördü ve anladı. Artık bana nefes olamazdı. Boğulurdum yanında o da gördü bunu bakışlarını kaçırdı görmeye tahammül edemeyerek ve bir adım geri gitti. Arkamı döndüm dik durmaya çalışarak döndüğüm gibi tekrar bana baktığını hissettim ve o an son kez sesini duydum. - Burada bitmedi! bunu sende biliyorsun... *** "Kim olmak zorunda kaldın, kim sebep oldu bunlara, kim yıktı seni? Adın ne? Hayır, o değil; gerçek adın. Olmak istediğin kim, olmak istiyorsun? Haykır, izin vermeyenlere inat; bağır, susturanlara inat. Yak, yandığın kadar; yık, yıktıkları kadar; acı ver, çektiğin kadar; öldür, öldüğünden daha fazla. Aksın kanları, damarlarındaki son damlaya kadar; göz yaşların kuruyana kadar ağladın, kan ağlattılar sana. Bırakma, bir damla kanları bile kalmasın bedenlerinde. Unutma, hatırla: kimsin sen, adın ne?” ⚖️✨
devam ediyor 14dk önce güncellendi Tam Vazgeçecekken
@perimasali.0
Okuma
3
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
8
İkisi de vazgeçmişti. Hayattan… kendilerinden… Ama kader onları son anda buluşturdu. Birbirlerine tutundular, iyileştiler… sevdiler. Ta ki araya giren duvarlara kadar. Bu, sadece bir aşk değil… vazgeçmemeyi öğrenen iki kalbin hikayesi.
devam ediyor 46dk önce güncellendi Sarhoşluğun Bedeli
@yazarmen
Okuma
11.32k
Oy
842
Takip
39
Yorum
72
Bölüm
82
"Balo gecesi" ve "Buse" kelimeleri yan yana gelince İnci’nin boğazı düğümlendi, güçlükle yutkundu. Çünkü o gece Cem Karatay ile öpüşen kişi Buse değildi; onun yerine geçen İnci’nin ta kendisiydi. "Sen o gece görüntülerde oldukça keyifli görünüyordun," dedi İnci, sesindeki titremeyi gizlemeye çalışarak. "Şimdiyse mutlu olmadığını, bunun zoraki olduğunu söylüyorsun." "İnci, mesele de bu zaten. Ben o geceki kızın Buse olduğunu düşünmüyorum," dedi Cem, gözlerini İnci’nin gözlerine dikerek. "Çünkü o geceki kız; etkilendiğim, hoşlandığım, mütevazı ve gerçekten tatlı biriydi. Ama Buse öyle değil. Buse sadece kendini önemseyen, kendi çıkarları için en yakınına bile acımayan biri. O geceki kızın o olmadığından eminim. Sadece bu evliliğe engel olabilmek için bir kanıta ihtiyacım var." Cem bu sözlerin ardından sustu. Bu sıradan bir sessizlik değildi; çaresizliğin ve pişmanlığın ağırlığıydı.
devam ediyor 51dk önce güncellendi Kırağın Çağrısı
@pinarsabanciii
Okuma
196
Oy
137
Takip
10
Yorum
32
Bölüm
12
Dünya bir kez yanmıştı. Ama insanlar bunu unutmuştu. Lena hatırlatmak zorundaydı. Ve aşk, ateşi yeniden yakacak kıvılcımdı. (Alacakaranlık serisini sevenlerin kendini yabancı hissetmeyeceği karanlık bir evren. Şiddetle tavsiye ediyorum.)
devam ediyor 1s önce güncellendi DÖNÜŞÜM
@b.wolf
Okuma
116
Oy
33
Takip
3
Yorum
6
Bölüm
13
Tırtılın siyah kelebeğe dönüşüm hikayesi.... * Sevdiği adamın kendisini sevmesi için kızın kendini bambaşka birine dönüştürmesini anlatan karanlık romantizm konulu hikayedir. * Yalnız kız bu dönüşümü tek başıma tamamlayamaz. Ona yardım etmesi için okulun en tehlikeli çocuğundan kendisine yardım etmesini ister. Bakalım neler olacak....
devam ediyor 2s önce güncellendi GEÇİT
@mgsuzen
Okuma
12
Oy
4
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
11
Bir bakışla başlayan bir bağ... İnançla akıl arasında sıkışmış bir adam... Kaybın ardından açılan görünmez bir geçit... Yusuf, dindar bir ailenin içinde büyümüş, sorgulamayı öğrenmemiş bir mühendis adayıdır. Zeynep ise seküler bir dünyada, duygularını anlamaya çalışan genç bir psikoloji öğrencisi. Aşk, kader ve paralel evrenler aynı çizgide buluştuğunda, geriye tek bir soru kalır: Ya sevdiğin insan başka bir gerçeklikte hâlâ yaşıyorsa? Geçit, inançla yüzleşen bir aşkın ve iki dünya arasına sıkışmış ruhların hikâyesi. 📌 TELİF HAKKI BİLDİRİMİ Telif Hakkı Uyarısı Bu eser, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Eserin tüm hakları yazara aittir. Bu kitabın tamamının veya herhangi bir bölümünün; izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, başka platformlarda paylaşılması, yayımlanması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır. İzinsiz kullanım tespit edildiği takdirde, gerekli hukuki ve cezai işlemler başlatılacaktır.
devam ediyor 4s önce güncellendi ARAF (+1&)
@balkiz01
Okuma
7.15k
Oy
897
Takip
62
Yorum
1.4k
Bölüm
33
Mutlu sonlara inanır mısın? Bu, aşkın bedelini anlatan bir hikâye. Çünkü bazı gerçekler geç ortaya çıkar… ve ortaya çıktığında geriye sadece kırık kalpler kalır. “Zoraki bir evlilik. Gizli bir nikah. Geçmişten gelen bir adam…” Eğer hazırsan, Araf’a hoş geldin.
devam ediyor 5s önce güncellendi Malkoçoğlu
@useeer55
Okuma
54.96k
Oy
4.25k
Takip
330
Yorum
1.39k
Bölüm
61
Kendi halinde yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Kayra bir gün fazla miktarda paraya ihtiyacı olduğu için ek iş aramaya başlar.Arkadaşı sayesinde bulduğu tekerlekli sandalyeye bağlı bir adamın bakımını üstlenme işini başta kabul etmez fakat sonra kararı değişir. Bakacağı adam yani Doğan önceki nişanlısı yüzünden kadınlara güveni olmayan ketum bir iş adamıdır. Kader yine de ağlarını örer ve onları bir araya getirir. Peki onlar bir arada kalmayı başarabilecekler midir? "Benimle hiç konuşmayacak mısınız?" Yüzünde herhangi bir duygu belirtisi yoktu."Pekâlâ bende kendi kendime konuşurum.Yapmadığım şey değil sonuçta" yine tepki vermedi.Hep yaptığı gibi sadece yüzüme baktı.
devam ediyor 7s önce güncellendi Viraha
@kalopsia
Okuma
33k
Oy
1.74k
Takip
503
Yorum
887
Bölüm
53
Karanlığın içinden bir ses yükseliyor…
“Gerçek bazen en tehlikeli yalandır.” Bir adım atılıyor.
 Bir silah doğruluyor.
 Bir isim fısıldanıyor. Ve bütün sırlar, tek bir kurşunla dağılmaya hazır. Aybüke’nin adımları, artık geri dönülmez bir yolun taşlarına vuruyor.
Dost bildikleri, düşmana dönüşüyor.
Gölgelerden çıkan her yüz, yeni bir ihanetin habercisi. Dost ile düşman arasındaki çizgi bulanıklaşırken, en yakınında duranların bile yüzleri maskelerle gizlenir. Bir karar, bir adım, bir söz… 
Her şeyin kaderi değişir. Bu defa sadece hayatlar değil; gerçekler de ölümle sınanacak.
Ve gerçeğe en çok yaklaşan, en çok kaybedecek. İhanetin gölgesinde, aşkın sınavında, ölümle yüzleşirken…
 Bir tek soru kalır:
 Kime güveneceksin? “Benim yolumdan gel, seni en büyük kralları bile yöneten bir soytarı yapayım. Tüm dünyayı da senin şaklabanın.” Zaman daralıyor…
Her şey yanıyor… Bir çığlık. Bir dua. Bir kahkaha…
 Ve gerçek, herkesin kanını akıtacak kadar keskin. “Burası başlangıç değil.
Burası sonun doğduğu yer.” Sonra yalnızca o cümle kalıyor: “Öldürsene beni, Elmas. Hadi, öldür.” Bu defa sadece bir timin değil, bir milletin kaderi yazılacak. Ve kaderin adı: Vazgeçtiklerimiz.
devam ediyor 7s önce güncellendi Rüzgara Bırak
@kalopsia
Okuma
459
Oy
79
Takip
18
Yorum
80
Bölüm
13
“İmkanım olsaydı, seni sonsuza dek severdim.” Yalnızca masallarda kalacak bir aşkın hikâyesi. 🌊🐚🌁 ⚓️🛥️🪢 *** Tek kitaplık bir romandır. Bölümler haftalık gelmektedir. 🌊⚓️🦋🌺 Romantik/ Dram **Bu kitabın hiçbir kurum kuruluş ve/veya kişi ya da yer ile alakası yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. Herhangi bir benzerlik veya aynı olma durumu yalnızca tesadüften ibarettir. **KİTABIN HAKLARI TARAFIMA AİTTİR.
devam ediyor 8s önce güncellendi Karanlığın Tutsağı(Artı On Sekiz)
@lyrdaas
Okuma
87.07k
Oy
3.13k
Takip
327
Yorum
3.51k
Bölüm
90
“Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın.” Alpay Aras Demirkıran “Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım… ve galiba ikincisi daha korkutucu.” Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran’ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü… Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. ~Kesit~ "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun için zaaf olmak, tüm o zırhının, tüm o kontrolünün tek çatlağı olmak demekti. O, hayatı boyunca düşmanlarının en ufak bir zayıflığını bile acımasızca kullanırdı. Ama şimdi, en büyük zaafını, tüm bu gücün merkezinde, bir kontrol odasında kucağına almıştı. ​Bu bir aşk değil, bu bir bağlılık yeminiydi. Beni, varoluşunun tek nedeni olarak görüyordu. O kadar saf, o kadar karanlık ve o kadar delice bir sevgi ki, beni boğuyordu. Nefesim daralıyordu ama bu boğulma, bana hayat veriyordu. ​Kendimi bildim bileli güven arıyordum. Ama Aras`ın sunduğu bu güven, normal bir liman değildi; bu, tüm dünyadan koparılmış, sensörlerle ve bir erkeğin yıkıcı aşkıyla korunmuş, yalıtılmış bir kaleydi. ​Onun laneti bendim... ​Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, o da benim son ve tek sığınağımdı. Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım.
devam ediyor 8s önce güncellendi ÇAKO
@benzeze
Okuma
6.82k
Oy
741
Takip
41
Yorum
613
Bölüm
85
Asuman gözlerini devirip gömleği onun giyebileceği şekilde havada tuttu. "Giy ve git yeter ki." diye mırıldandı. Çako sırtını dönüp kollarını tam geçirecekti ki Asuman öylece kala kaldı... Karşısındaki çocuğun sırtındaki bu yara izleri, onun kaskatı kesilmesine sebep olmuştu. Boğazına bir yumru oturdu. Bu manzarayı görmek bile onun canını acıtmaya yetmişti. "Sırtın." diyerek zar zor fısıldadı. Çako, o an fark etti... Sırtındaki o izler aklından tamamen çıkmıştı. Dişlerini sıktı. Kıpırdayamadı. Gömlek, Asuman`ın elinden kayıp yere düştü. Bütün yara izlerine tek tek göz gezdirdi. Kim yapmıştı bunu ona? Gözleri doldu. Kendi bacakları geldi aklına. Karşısındaki çocuğun bütün yaralarını öpüp iyileştirmek geldi içinden. Ama o da biliyordu bu görünen kısım, yaraların en küçüğüydü aslında. Ruhlarında açılan yaraların yanında oldukça ufak kalırdı. Neler çekmişti? Neler yaşamıştı? Asuman bu düşünceleri bir kenara bırakıp, Çako`nun sırtına yanaştı ve dudaklarını herhangi bir yaranın üstüne örttü. İstemsizce yapmıştı. Engel olamadı bu tepkiye. İçindeki acıma duygusu muydu? Dudaklarını sırtından ayırdığında, tekrar bir öpücük kondurdu başka bir yara izine. Gözleri yanıyordu. Dudaklarını geri çekip alnını çocuğun geniş sırtına dayadı ve gözyaşlarını artık tutamaz halde saldı. Çako, sırtında hissettiği öpücükle beyninden vurulmuşa döndü. Hissettiği nasıl bir çileydi. Bütün hücreleri ürperdi. Bu temas, bu öpücük, kanının deli gibi akmasına sebep oluyordu. Dudaklarını ısırdı. Bu kız, ona ne yapıyordu. Ece gibi neden sormamıştı ne olduğunu? Asuman, yaraların sebebini sormadan, bu yaraları sarmaya, iyileştirmeye çalışıyordu. Bir hamleyle arkasını döndüğünde, onun ağladığını gördü. Şaşırdı. Bu kız kendisine mi akıtıyordu bu gözyaşlarını? Bu nasıl değerli bir şeydi... Elleriyle yanaklarını sildi karşısındaki kızın. Eğildi. O an tek yapmak istediği şeyi yaptı. Kızın dudaklarını öpmeye başladı. Çileden çıkıyormuş gibi delicesine öptü. Sanki ona yaşattığı şu kısa süreli güzel an için teşekkür ediyor gibiydi. Kızın akıttığı bu gözyaşları bu zamana kadar ona verilen en güzel hediyeydi. Ve de en değerlisi. Bu zamana kadar kimse onun için gözyaşı dökmemişti belki de... Dudakların temasıyla, kalbi kulaklarında büyük bir gürültüyle atıyordu. Bu heyecan o kadar kuvvetliydi ki, teni alev alev yanmaya başladı. Dudaklarını kızdan ayırdığı zaman ikisi de nefes nefese kalmıştı. Birbirlerinin gözlerinin içine baktılar. Deli gibi atan kalplerinin sesinden başka hiçbir şey duymuyorlardı.
devam ediyor 10s önce güncellendi SARYA
@esiyygul
Okuma
246
Oy
62
Takip
8
Yorum
34
Bölüm
10
Mardin`in taş duvarları arasında çırpınan iki yürek; Sencer ve Sarya.
devam ediyor 10s önce güncellendi Kusursuz Değil Samimi
@huseyincanok
Okuma
9
Oy
6
Takip
1
Yorum
10
Bölüm
2
Bu kitap, kusursuz görünmek için samimiyetini feda edenlerin, kalabalık sofralarda yalnızlığı yutanların ve her gece içindeki çığlığı `boş ver` diyerek susturanların hikâyesidir. Hüseyin Can Ok, vitrinlerin arkasındaki gerçek `seni` bulmaya davet ediyor. Eğer ruhun bir grevdeyse ve artık taşımaktan yorulduğun maskeleri yere bırakmak istiyorsan; bu sayfalar senin için bir sığınak olacak. Unutma, Allah senden kusursuz olmanı değil, samimi olmanı istiyor.
devam ediyor 15s önce güncellendi HASRET
@eyalvdzss._
Okuma
3
Oy
3
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
İnsan ne için yaşamalıydı? Kendisi için mi yoksa Kendi yarattığı dünyası için mi? Küçük yaştan hayatının sonuna kadar devam edecek bir hayatın , kısır döngüsü içerisinde ki o kızın hayatı , hoşgeldiniz
tamamlandı 17s önce tamamlandı Dünyadan Uzak
@ozgeoloji
Okuma
350
Oy
21
Takip
4
Yorum
43
Bölüm
15
"Dünyadan uzak, başka bir dünyadaydım adeta. Bütün bunların başka bir açıklaması olamazdı."
devam ediyor 18s önce güncellendi Karanlık Podyum
@me__defne
Okuma
4
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
Sezin Alvarez Arman… Dünyanın tanıdığı bir model. Ege Karahan… Arman Holding’in en tehlikeli adamı. Bir gece gelen gizli telefon, bir kurşun sesi ve saklanan bir soyadı… Sezin İstanbul’a gerçeği öğrenmek için geldi. Ama öğrendiği şey sadece babasının kimliği değildi. Bazı soyadları taşınmaz. Bazı adamlar sevilmez. Ve bazı aşklar… iki tarafı da yakar. Buz erir mi? Yoksa ateş mi söner?
devam ediyor 18s önce güncellendi Derinlerdeki Düşünce
@nehirr
Okuma
2
Oy
1
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
1
Ayliz AK Mervan Araf Deniz adamına aşık küçük bir balık. İçindeki çöküşü gizlemek için güçlenmiş ve herkesi ezen bir deniz adamı. Balığı yansıtan bir kız. Deniz adamını yansıtan bir adam. Geçmişin sırları. Düşüncelerin kirliliği. Kalbin güzelliği. Satırların çığlığı. Bu kitapta bölümlerden önce balık ve deniz adamının hikayesini okuyacağız. Asıl bölümlerde ise kitabın kendisini yani Ayliz ve Mervan Araf`ı okuyacağız. Şuanlık en açık bu kadar yazabilirim sanırım. Bu benim paylaştığım ilk hikaye yanlışlarımı görüp uyarırsanız ve yorum yaparsanız benim için güzel olur.
devam ediyor 20s önce güncellendi 14 BAHAR
@lokinintesseracti
Okuma
12.16k
Oy
1.36k
Takip
92
Yorum
447
Bölüm
40
Nazlı, yıllar önce ailesini karşısına alarak evlenmiş ve bu evlilikten doğan kızını tek başına büyütmek zorunda kalmış bir annedir. Kızı Aybüke ise doğuştan gelen kalp hastalığıyla yaşamakta ve bu hastalık, her geçen gün hayatını biraz daha zorlaştırmaktadır. Doktorların artık yapabileceği bir şey kalmadığında, Nazlı kızının kalan zamanını aile sevgisiyle geçirebilmesi için yıllar sonra baba evine geri döner. Bu dönüş, yalnızca bir çaresizlik değil aynı zamanda geçmişle, kırgınlıklarla ve yıllardır taşınan yüklerle yüzleşmesini sağlamıştır. Fakat nikah günü yaşanan ani kriz, Aybüke`nin hayatını tek bir ihtimale bağlar: kalp nakli. 14 Bahar, bir annenin çaresizliğiyle başlayan; sevgi, fedakârlık ve kaderin iç içe geçtiği, kalpten kalbe dokunan bir hikâye...
devam ediyor 21s önce güncellendi Soğuk Nabız
@bozkurt.pencesi
Okuma
1.2k
Oy
135
Takip
38
Yorum
178
Bölüm
6
“Adalet mi önce gelir, aşk mı? Ya kalp ikisine de dayanmazsa?” Komiser Varkan Eren Erel, disiplinli, zeki ve görevine sadık bir polis. Onun için hiçbir dosya kişisel değildir — ta ki Beliz Türkmen’in adı bir suçun ortasında geçene dek… Beliz, kalp rahatsızlığıyla yaşamaya çalışan genç bir kadın. Sessizdir ama içine attığı çığlıklar büyüktür. Tek bir yanlış adım, onun sadece özgürlüğünü değil, canını da alabilir. Ve o adım, bir sabah sorgu odasında atılır. Yasa dışı örgütlere para aktarımıyla suçlanan Beliz, aslında masumdur. Ama gerçek ortaya çıkmadan kalbi durmak üzeredir. Varkan Eren için artık her şey değişmiştir. Bu bir görev değil; bir kurtarma savaşıdır.
devam ediyor 22s önce güncellendi AYNI EVREN
@incilune
Okuma
438
Oy
40
Takip
9
Yorum
36
Bölüm
12
Arslan kapının önünde durduğunda onun adımlarıyla birlikte içimde bir şeyler de durmaya hazırlandı. Sanki dükkânın içindeki bütün sesler aynı anda sustu da, geriye sadece kalbimin atışı kaldı. Başımı kaldırdığımda ona baktım her zamanki gibiydi sakin mesafeli olması gerektiği kadar yakın... “Hoş geldin Arslan abi,” dedim. Sesim bana ait değilmiş gibi çıktı. “Bir şey isteyeceğim senden,” dedi. İşte o an…her şeyin değişeceğini anladım. Gözlerimi kaçırdım. Bir şey olacak, dedim içimden. Ve ben buna hazır değilim. “Söz çiçeğini sen yapar mısın?” dedi. “İnce işlerden anlamam ben.” Kalbim, göğsümün içinde yanlış bir yerde atmaya başladı. Sanki yerinden kaymış gibiydi. Bir an yüzüne baktım. Belki başka bir şey söyler diye. Belki şaka yapıyordur diye. Belki yanlış duymuşumdur diye. Ama o sadece bana bakıyordu. Hiçbir şey yoktu yüzünde. Ne heyecan, ne mahcubiyet, ne fark ediş. Benim içimde kopan fırtınadan haberi yoktu. “Tamam,” diye fısıldadım. Arkamı döndüm. Tezgâhın üzerindeki çiçeklere uzandım ama ellerim titriyordu. Gözlerimden süzülen damlalar yanaklarıma ulaştığında, onları durdurmaya çalışmadım bile. Çünkü bazı acılar gizlenmez. Sadece yaşanır. Gülleri seçtim. Her birini elime alırken içimden bir şey daha eksiliyordu. Bu çiçek, onun mutluluğuna gidecekti. Ve ben… onu ilk kez gerçekten kaybediyordum. O arkamda sessizce bekledi. Ben ise onun için, hayatımda yaptığım en zor çiçeği hazırlamaya başladım. O an anladım ki, bazen bir insanın kalbi kırılmaz; sadece yavaş yavaş söner. Ama o gün henüz bilmiyordum… insanın kalbi sönerken bile, başka bir yerde yeniden yanmaya başlayabilirmiş.
devam ediyor 22s önce güncellendi Savaşın İçinde Bir Aşk
@nrusena
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
5
Savaşın ortasında, aşkın kıyısında kalanlar. Fırtınayla başlayan bir savaş, güneşli bir günle biter mi peki? O güneşli gün gelene kadar insan aynı kalır mı? Bu savaşta bazıları canından bir parça olanları kaybedecek belki. Bazıları ise savaşı durdurmak için geldiği yerden, yanına birini de alıp evine, yurduna dönecek belki.
devam ediyor 23s önce güncellendi KIRIK KANATLAR
@username9162819
Okuma
22
Oy
7
Takip
1
Yorum
9
Bölüm
3
Lara on yedi yıldır aynı yerde yaşıyordu. Soğuk koridorlar, demir kapılar ve bir türlü bitmeyen yalnızlık. Onu o kapının önüne kimin bıraktığını kimse bilmiyordu. Ta ki bir gün iki yabancı çıkıp gelene kadar. “Bizim kızımızsın.” DNA testi, yıllardır saklanan bir geçmiş ve bir anda değişen bir hayat… Lara artık yetimhanede değil. Gerçek ailesinin evinde. Ama bazı sorular hâlâ cevap bekliyor. Eğer gerçekten onların kızıysa… Neden yıllarca onu aramadılar? Ve daha önemlisi… Neden onu o yetimhanenin kapısına bıraktılar? Geçmişin karanlık sırları yavaş yavaş ortaya çıkarken Lara bir şeyi fark eder: Bazı kanatlar kırılır. Ama bazıları… Gerçekten hiç iyileşmez. Peki ya Lara iyileşebilecek miydi ?
devam ediyor 23s önce güncellendi Kayıp izler
@alessira
Okuma
2.95k
Oy
387
Takip
61
Yorum
355
Bölüm
18
Her hikâye bir suskunluktan doğar; söylenmeyen, saklanan ya da ertelenen şeylerden… Benim hikâyem de işte orada başladı: küçük bir kızın kalbinde, dile gelmeyen kelimelerin gölgesinde. Bazen bir bakış ömür boyu hatırlanır, bazen de bir kayıtsızlık… Benim payıma düşen, hiç fark edilmeyen bakışlar ve sessizce atıp duran kalp çarpıntılarıydı. O, başkasının hayatına koşarken ben sustum. Sustukça içimde büyüyen yangını kimse bilmedi. Ve ben, o yangınla büyüdüm.”
devam ediyor 23s önce güncellendi Aysis
@sadens
Okuma
2.33k
Oy
292
Takip
16
Yorum
222
Bölüm
33
Ateş Çağan hatırlayamadığı çocukluğundan kalan travmalarıyla boğuşan genç bir adamdır. Geçmişi zihnini parçalamakla kalmamış aynı zamanda ruhu ve bedeninde de kalıcı izler bırakmıştır. Öyle ki, Ateş Çağan kendi adını bile kendisi koymak zorunda kalmıştır. Aysis İlay, unutamadığı çocukluğundan kalan travmalarıyla boğuşan genç bir kadındır. Geçmişi anılarını kirletmekle kalmamış, aynı zamanda geleceğine dair umutlarını da yok etmiştir. Öyle ki, Aysis İlay aynaya bakmaktan bile nefret etmektedir. Ateş kızgın bir korken Aysis buzdur. Ateş yanarken Aysis donuyordur. Kavuşmak ölüm, ayrılık kurtuluştur. Aşkın çağrısı ise kaçınılmazdır.
Loading...