[ dram ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 17dk önce güncellendi KAÇINILMAZ SON (BİR MUCİZE)
@melusyne
Okuma
4.69k
Oy
2.02k
Takip
68
Yorum
396
Bölüm
17
- Gitmene izin vermeyeceğim! Benim seninle arama ancak ölüm girer. Başka hiç kimseye, hiç bir şeye izin vermem. Yüzümde alaylı bir tebessümle ona döndüm ama gözlerimden ciddiyet akıyordu. - Bizim aramızda zaten ölüm var sadece bedenleri bize ait değil. İlk kez bakışları değişti bileğimi tutan eli titredi ve gözlerini yumdu duymamış olmayı dileyerek, ardından korkar gibi son çare tekrar bana baktı, baktı ve gördü, gördü ve anladı. Artık bana nefes olamazdı. Boğulurdum yanında o da gördü bunu bakışlarını kaçırdı görmeye tahammül edemeyerek ve bir adım geri gitti. Arkamı döndüm dik durmaya çalışarak döndüğüm gibi tekrar bana baktığını hissettim ve o an son kez sesini duydum. - Burada bitmedi! bunu sende biliyorsun... *** "Kim olmak zorunda kaldın, kim sebep oldu bunlara, kim yıktı seni? Adın ne? Hayır, o değil; gerçek adın. Olmak istediğin kim, olmak istiyorsun? Haykır, izin vermeyenlere inat; bağır, susturanlara inat. Yak, yandığın kadar; yık, yıktıkları kadar; acı ver, çektiğin kadar; öldür, öldüğünden daha fazla. Aksın kanları, damarlarındaki son damlaya kadar; göz yaşların kuruyana kadar ağladın, kan ağlattılar sana. Bırakma, bir damla kanları bile kalmasın bedenlerinde. Unutma, hatırla: kimsin sen, adın ne?” ⚖️✨
devam ediyor 18dk önce güncellendi Selen ve Ailesi (Gerçek Ailem)
@rabianinkitabiii
Okuma
695
Oy
61
Takip
18
Yorum
10
Bölüm
10
17 yaşında olan Selen abileri tarafından üvey babasından kaçarken bulunur Maalesef 4 Abisi 1 İkizi 1 Kardeşi ve Selen Yalnızdır Çünkü Anneleri doğumlarında vefat etmiştir Babaları ise karısının vefatına dayanamayıp intihar etmiştir
devam ediyor 46dk önce güncellendi "Fayın Fısıldadıkları"(Whispers of the Fault)
@black_011
Okuma
21
Oy
9
Takip
1
Yorum
5
Bölüm
8
Dünyayı sarsacak büyük bir deprem...Peki ya her şey bir anda dümdüz olduğunda gerçek manada kurtulabilecek miydin?
devam ediyor 54dk önce güncellendi Sessiz Nöbet
@melek1718192625
Okuma
11
Oy
3
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
3
Bazı savaşlar cephede kazanılır… bazıları kalpte kaybedilir. Elif, hayatını insanları kurtarmaya adamış bir doktordur. Her gün ölümle yaşam arasında ince bir çizgide yürürken, en büyük savaşı aslında kendi içinde verir. Çünkü sevdiği adam, her an ölümle burun buruna olan bir askerdir. O ise sadece bekler. Bir mesajı. Bir sesi. Ya da kötü bir haberi… Görev onun için bir onur, Elif için ise her gün biraz daha büyüyen bir korkudur. Aralarındaki mesafe kilometrelerle değil, söylenemeyen cümlelerle ölçülür. “İyiyim” diyen kısa mesajların ardında saklanan gerçekler, suskunluklar ve yarım kalan duygular… Peki aşk, her gün yeniden kaybetme ihtimaliyle yaşanabilir mi? “Sessiz Nöbet”, görev ve sevgi arasında sıkışmış iki insanın, görünmeyen yaralarını ve en zor bekleyişleri anlatan çarpıcı bir hikâye. Çünkü bazen en ağır yük… Omzunda taşıdığın silah değil, kalbinde taşıdığın özlemdir.
devam ediyor 60dk önce güncellendi ÖZGÜRLÜĞE TUTSAK
@viahayal
Okuma
4.3k
Oy
2.32k
Takip
83
Yorum
363
Bölüm
25
"Rüzgarın iyileştiren şefkati ile Özgür`ün ruhunu ateşe veren tutkusu arasında sıkışan hayal, bedeninde beliren açıklanamayan kanamalarla kendi savaşını veriyor bu bir özgürlük hikayesi mi, yoksa kendi yarattığı bir hapis mi?"
devam ediyor 4s önce güncellendi EMANET HAYAT
@irem17
Okuma
6
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
O başkasının bıraktığı hayatı taşıyordu
devam ediyor 4s önce güncellendi Kiraz Çiceği
@zuzu.52
Okuma
22
Oy
10
Takip
2
Yorum
56
Bölüm
4
Geçmişin gölgesinde saklanan sırlar, kalbin en zayıf yerinden vurur… Aşkın en saf haliyle korkunun en karanlık yüzü iç içe geçerken, hiçbir duygu masum kalmaz.Eylül… geçmişiyle savaşan, güçlü ama ateş gibi yakıp yakan kız. Burak karanlığın içinden gelen, güvenilmesi en zor ama vazgeçilmesi imkânsız bir adam. Yolları kesiştiğinde, bu sadece bir karşılaşma değildi… Bu, sırların açığa çıkacağı, kalplerin sınanacağı bir savaştı. Aşk ile tehlike arasındaki ince çizgide yürürken, Eylül ve Burak ya birbirlerini kurtaracak… ya da birlikte yok olacaklar.
devam ediyor 4s önce güncellendi TOPRAK ÇİÇEĞE DURDUĞUNDA
@ceylan_kralice
Okuma
4.79k
Oy
621
Takip
73
Yorum
117
Bölüm
16
Gerçek ailem kurgusudur. Çiçek ve Toprak. Birbirine kökten bağlı iki kardeş. Başaranların sahte dünyasında abilerine ve birbirine tutunan o iki çocuk, gerçek ailelerinin yüreğinde on yedi yıllık dinmeyen bir sızıydı. Şimdiyse kum saati doldu; sahte hayatlar son buluyor, gerçek kimlikler açığa çıkıyor. Toprak, Çiçek’in narin yaprakları incinmesin diye ördüğü dikenli duvarlarını bu yeni aile için yıkabilecek mi? O beş devasa muhafız, Çiçek`in yaralı kalbine sığınak olup gölgelerinin altında onu çiçek açtırabilecekler mi? İkizler yabancılıktan aile olmaya giden o zorlu yolu yürüyüp huzura ulaşabilecekler mi? Bu sadece bir kavuşma değil; "biz" olmanın sancılı yolu. Sekiz kalp, tek bir sığınak: Aile. Çünkü toprak bir kez çiçeğe durduğunda, artık hiçbir güç onları ayıramaz. "Çatısı altında bulunduğu eve kendini ait hissedemeyen, ait olduğu yuvayı aramaktan vazgeçmeyenlere..." — Ceylan Kraliçe Instagram adresi: toprak_cicege_durdugunda •Mümkün olduğunca gerçeğe uygun yazılmaya çalışılmıştır. •En azından ilk birkaç bölümden sonra kesin bir yargıya varmanız önerilir.
devam ediyor 5s önce güncellendi RUHUN BARUT İZİ
@hafnur34
Okuma
791
Oy
287
Takip
15
Yorum
54
Bölüm
17
"Bazı yaralar kurşunla değil, kelimelerle açılır; bazı şifalar ise sadece bir bakışta saklıdır." ​Yüzbaşı Aras Karahanlı, cephelerin sert rüzgarıyla yoğrulmuş, ruhunu bir zırh gibi kuşandığı üniformasının ardına gizlemiş bir askerdir. Onun dünyasında sadece emirler, operasyonlar ve vatanı için göze aldığı karanlıklar vardır. Ancak son görevinden döndüğünde, karşısında aşması gereken en zorlu engeli bulur: Kendi zihni. ​Üsteğmen Psikolog Menesa Öztürk , insanların ruhundaki en derin çatlakları iyileştirmeye adanmış, zekası ve sükunetiyle tanınan genç bir subaydır. Görevi, Aras’ın o aşılmaz duvarlarını yıkmak ve barut kokulu anılarının altına gizlediği sessiz çığlığı bulup çıkarmaktır. Kitabımın tüm hakları saklıdır. Eserimin iznim olmaksızın paylaşılması veya yayımlanması halinde yasal haklarım kullanılacaktır.
devam ediyor 6s önce güncellendi SON ŞANS
@gotten_bacakli
Okuma
178
Oy
62
Takip
20
Yorum
419
Bölüm
6
Duyguları olduğu için gezegeninden Dünya`ya sürgün edilen Numara 396`nın elinde yaşamak için son bir şans vardır. 396`nın yolu intihar etmeye karar veren Özgür`le kesişir.
devam ediyor 6s önce güncellendi Son Berdel
@enevalia
Okuma
78
Oy
13
Takip
6
Yorum
2
Bölüm
5
Kadın bir mum gibidir... Bir mum yakıldığında, her dakika o mum biraz daha erir ve sonunda tamamen yok olur. Tıpkı bir kadın gibi. Çünkü insanlar bir kadının yüreğini yaktığında, o kadın her gün biraz daha tükenir. Ve onu yakanlar... O kadının her dakika biraz daha yok olduğunu bile bile sadece izlerler. Tıpkı bir mum gibi... Ben, Mihra Çetiner. Biraz asi, biraz da hırçın bir kadınım. On iki yıl önce Allah`a bir söz verdim. Ve o sözü tutmak için avukat oldum. Şimdi her şeyi değiştirme vakti geldi. Artık kadınların her gün biraz daha yok olmasına göz yummayacağım. Çünkü ben, onların sessizce bir köşede erimesini izleyenlerden olmayacağım...
devam ediyor 8s önce güncellendi Kuzey Limanı (Artı on sekiz)
@lyrdaas
Okuma
8.04k
Oy
351
Takip
78
Yorum
749
Bölüm
25
Soğuk bakışlı bir adam… Fırtınaların ortasında savrulan genç bir kadın… Ve kaderin onları aynı kıyıya sürüklemesi. Liman Savar, hukuk fakültesinde okuyan sıradan bir öğrenciydi. Ta ki babasının karanlık bir mafya babasına borçlandığını öğrenene kadar. Borcun bedeli, imzalanmış bir senet değil; kızının hayatıydı. Tam da o anda karşısına çıktı Kuzey Arvas. Küllü buz mavisi gözleri, buz gibi duruşu ve kimseye yaklaşmayan tavrıyla soğuk bir CEO. Ama Kuzey sadece iş dünyasının güçlü bir ismi değildi; karanlık sırları, geçmişin gölgeleri ve tehlikeli bağları vardı. Bir yanda onu borcun karşılığı olarak isteyen mafya… Bir yanda istemeden de olsa Liman’ı koruyan, ama aynı zamanda en çok korkması gereken adam Kuzey. Okyanusun ortasında bir fırtına gibi, iki yabancının yolu aynı limanda kesişti. Ama her liman güvenli değildir… Bazen en tehlikeli yer, kalbin sığındığı yerdir.
devam ediyor 9s önce güncellendi SARYA
@esiyygul
Okuma
1.81k
Oy
235
Takip
21
Yorum
92
Bölüm
26
Mardin`in taş duvarları arasında çırpınan iki yürek; Sencer ve Sarya.
devam ediyor 12s önce güncellendi Rüzgara Bırak
@kalopsia
Okuma
808
Oy
171
Takip
20
Yorum
98
Bölüm
18
“İmkanım olsaydı, seni sonsuza dek severdim.” Yalnızca masallarda kalacak bir aşkın hikâyesi. 🌊🐚🌁 ⚓️🛥️🪢 *** Tek kitaplık bir romandır. Bölümler haftalık gelmektedir. 🌊⚓️🦋🌺 Romantik/ Dram **Bu kitabın hiçbir kurum kuruluş ve/veya kişi ya da yer ile alakası yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. Herhangi bir benzerlik veya aynı olma durumu yalnızca tesadüften ibarettir. **KİTABIN HAKLARI TARAFIMA AİTTİR.
devam ediyor 5s önce güncellendi YALNIZLIĞA GİDEN YOL
@gecenin_sevdalisi
Okuma
156
Oy
40
Takip
4
Yorum
4
Bölüm
13
14 yaşında annemi kaybetmem en fazla neyi değiştire bilir ki
devam ediyor 22s önce güncellendi SİYAH ZİFİR
@mingsar
Okuma
5
Oy
2
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
Feryal Karza, tam on üç yıl önce gece yarısı Diyarbakır’dan kaçmıştı. Arkasında töre baskısını, kan davalarını ve kendi kanından insanların soğuk nefesini bırakarak. O gece abisi Tayfun’un yardımıyla sınırdan geçti, önce İstanbul’a, oradan Zürih’e uzandı. Yeni bir kimlik değil belki ama yeni bir hayat kurdu. Okudu. Avukat oldu. Sonra yazmaya başladı. Kitaplarında hep o coğrafyayı, karanlık odaları, sessizliğe mahkûm edilmiş kadınların çığlıklarını anlattı. Kimse bilmedi ama onun ilk romanı “Zifir”, kendi hikâyesinin perdelere bölünmüş haliydi. Feryal artık Avrupa’nın dingin sokaklarında yürüyor, töre cinayetleri üzerine makaleler yazıyor, kadın derneklerine danışmanlık yapıyordu. Geçmiş onun için bir dosyaydı – ara sıra açıp baktığı, sonra kilitlediği. Ta ki bir sabah telefon çalana kadar. “Tayfun abin trafik kazasında öldü.” Cenazeye gitmek zorundaydı. Çünkü Tayfun, onun kaçmasına yardım eden tek kişiydi. Ona bir şey olduğunda yanında olacağına dair söz vermişti. Sözünü tutacaktı. Uçağa bindiğinde henüz bilmiyordu: Diyarbakır’a ineceği an, hayatının ikinci kez çalınacağını. Konak. Töre. Zifir. Diyarbakır Havaalanı’ndan çıkar çıkmaz, siyah bir araç yanaştı yanına. İçinden dört adam indi. Feryal ne bağırabildi ne kaçabildi. Bir el ağzını kapadı, bir başka kol beline dolandı. Onu tanıyorlardı. Adını biliyorlardı. “Feryal Karza, hoş geldin. Çelik Demir Bey seni bekliyor.” Çelik Demir Soykırımlı. Diyarbakır’ın en güçlü aşiretlerinden birinin varisi. Sert, acımasız ve törenin demirden yumruğu. Onunla bir kan davası vardı Karza ailesiyle. Tayfun’un ölümü bu davayı bitirmemiş, aksine kanı tazelemişti. Şimdi sıra borcu kapatmaya gelmişti. Ve borç, Feryal’ın bedeniyle ödenecekti. Zorla imam nikahı kıyıldı. Mürekkep parmaklarına sürüldü, imza attırıldı. Feryal’ın “hayır”ı, taş duvarlarda yankılanıp söndü. Birkaç saat içinde avukat, yazar, özgür kadın – hepsi silinip yerine “Çelik Demir’in karısı” yazıldı. Kapatıldığı yer bir malikane değildi. Daha eski, daha karanlık, daha ağırdı. Bir konak. Diyarbakır taşının soğukluğu, avlularındaki ölü ağaçlar, koridorlarına sinmiş yüz yıllık zulmün kokusu. Burası Soykırımlı ailesinin konağıydı. Her taşı, her oyması, her kilidi bir kadının feryadını saklıyordu. Feryal, bu konağın en yeni mahkûmu oldu. Konak, sadece taştan değil, kemikten ve dişten de örülmüştü. Feryal’ın etrafı, düşmanlarla dolu bir orkestra gibiydi. Asude Soykırımlı, Çelik Demir’in annesi. Ellerinde tesbih, dilinde dua, gözlerinde taş kesilmiş bir merhametsizlik. Oğlunun namusunu korumak için kadını ezecek, söndürecek, yok edecek. Feryal’ın saçlarını kendi elleriyle kesecek, suratına tükürecek, “Bu evin gelini susar” diye fısıldayacak. Neslihan Soykırımlı, elti. Yani Çelik Demir’in abisi Cebrail’in karısı. Konağın en sinsisi. Güleryüzlü, tatlı dilli, ama arkasından hançeri çeken. Feryal’a ilk gün yardım edecek gibi görünecek, sonra onu ele verecek. Alaz, Ferah, Lâl – üç yeğen. Alaz, Çelik Demir’in öz yeğeni, babasının izinden giden küçük bir kurt. Ferah, daha genç, daha korkak, içindeki iyiliği bastırmaya çalışan bir kız. Ve Lâl – dilsiz. Konuşamıyor. Ama gözleri her şeyi anlatıyor. Lâl, Feryal’ın konaktaki tek ışığı olacak. Notlar yazıp fırlatacak. “Tayfun öldürüldü” diye fısıldayacak. “Katil evin içinde.” Feryal’ın kendi ailesinden de kimseler konaktan uzak değildi. Mercan Karza, annesi, konağın hemen dışında yaşıyor ama sesini çıkaramıyor. Derya Karza, kuzeni – kıskanç, zehirli. Feryal’ın Avrupa’da okumasını, özgür olmasını hiç affetmemiş. Şimdi intikam vakti. Suat Amca ise farklı: Gözlerinde eski bir suçluluk, belki de kurtuluşun anahtarı. Ve Çetin Karza. Tayfun’un ikizi. Aynı yüz, aynı ses, ama bambaşka bir ruh. Çetin, Feryal’ın kaçmasına engel olan, belki de Tayfun’un ölümüne sessiz kalan o kardeş. Onun konağa gelişi, Feryal’ın kanını donduracak. Feryal konağın karanlık odalarında çürürken, dışarıda üç kadın nefesini tutmuş bekliyordu. Define Yıldırım, Feryal’ın avukatı. Aynı zamanda onun en yakın arkadaşı. İstanbul’da ofisi var, parası var, gücü var. Ama töreyle baş etmek, avukatlık diplomasından daha büyük bir savaş. Define, Feryal’ın kaçırıldığını öğrendiğinde soluğu Diyarbakır’da alacak, kapıları zorlayacak, mahkemelere koşacak. Ama Soykırımlıların avukatı Koray Sondemir karşısına dikilecek – taş gibi, duygusuz, sadece parayı ve gücü tanıyan biri. Ela Karahan, Feryal’ın çocukluk arkadaşı. Diyarbakır’da yaşıyor, konağın nabzını tutabiliyor. Define ile Melek arasında köprü olacak, karanlık sokaklarda not taşıyacak, konağın bahçe duvarına ip bırakacak. Melek Vuslat, gazeteci. Kadın cinayetlerini, töre baskınlarını, zorla evlendirmeleri yıllardır yazan yürekli bir kalem. Feryal’ın haber ağı. Onun sayesinde konağın kapılarına basın çullanacak, televizyonlar konuşacak, belki bir umut doğacak. Ama dışarıdaki en büyük umut, Serhat Akgün adında bir aşiret ağası. Tarafsız mı, kendi çıkarına mı, yoksa gerçekten adaleti mi istiyor? Feryal’ın kaderi onun bir telefonuna bağlı. Feryal konağa kapatıldığı ilk günlerde sadece hayatta kalmaya çalışıyordu. Ama Lâl’in attığı notlar, Tayfun’un ölümünün bir kaza olmadığını fısıldıyordu. Bir gece, Lâl ona Tayfun’un yazdığı bir mektubu ulaştırdı. Mektup, konağın taşları arasına sıkıştırılmış, yıllardır orada bekliyormuş. Tayfun, mektubunda şöyle diyordu: “Feryal, eğer bu mektubu okuyorsan, ben artık yokum demektir. Beni öldüren kazaymış gibi gösterecekler. Ama bil ki, ölümümün tek sorumlusu Çetin’dir. İkizim olabilir ama o bir cani. Feryal’ı geri getirmek için töre kurbanı istiyor. Ben engel oldum. Bedelini canımla ödedim.” Çetin. Kendi ikizi. Kendi kanı. Feryal, mektubu okurken elleri titredi. Çetin, Tayfun’u öldürtmüştü. Sırf Feryal’ın kaçmasına yardım ettiği için. Töre, bir kardeşi diğerine kıydırmıştı. Artık Feryal’ın mücadelesi sadece kurtulmak değildi. Aynı zamanda abisinin katilini adalete teslim etmekti. Feryal, Lâl ve Ferah’la birlikte bir kaçış planı yaptı. Konağın altındaki gizli tünel – Lâl’in çocukluğunda keşfettiği, kimsenin bilmediği bir yol – özgürlüğe çıkıyordu. Gece yarısı yürüyeceklerdi. Ama ihanet her köşedeydi. Derya Karza, kıskanç kuzen, planı Çelik Demir’e sattı. Kaçış gecesi, tünelin ağzında Çelik Demir ve adamları bekliyordu. Feryal’ı dövdüler, sürüklediler, konağın en karanlık odasına kapattılar. Ve ceza olarak – töre usulü – sağ elinin serçe parmağını kestiler. “Bir daha kaçmaya kalkarsan, dilini keseriz. Sonra gözlerini. Töre böyle, Feryal. Sen bunu unutmuşsun.” Feryal’ın çığlığı konağın taşlarında yankılandı. Ama o çığlık, bir uyanışın da habercisiydi. O gece Feryal’ın içindeki “Siyah Zifir” uyandı. Zifir, onun kitaplarında hep karanlığın adıydı. Ama aslında Zifir, bir kadının içindeki hesap soran, yıkmaya hazır, intikam ateşiydi. Artık Feryal kaçmayacaktı. O, konağı yıkacaktı. Konağın içinde Feryal, sessizce yeni bir plan kurmaya başladı. Bu kez tek başına değildi. Ferah, korkusunu yendi. Lâl, konuşamasa da her şeyi anlatıyordu. Hatta yaşlı Suat Amca, yıllar sonra ilk kez konuştu: “Ben tanıklık ederim. Tayfun’u Çetin öldürttü.” Dışarıda Define, Ela ve Melek basını ayağa kaldırdı. “Töre evliliği” haberi ulusal kanallara düştü. Serhat Akgün, aşiret ağası, köşeye sıkıştı. Ya Feryal’ı kurtaracaktı ya da itibarını kaybedecekti. Ve sonunda o gece geldi. Polis baskını, konağın avlusunda Çelik Demir’i kelepçeledi. Asude, Neslihan, Alaz – hepsi gözaltına alındı. Feryal, hastaneye kaldırıldı. Parmağının kesik yerine bakarken ilk kez gülümsedi. Ama en büyük hesaplaşma mahkemede olacaktı.
devam ediyor 22s önce güncellendi BAŞKAN
@salwent
Okuma
93
Oy
16
Takip
7
Yorum
23
Bölüm
5
Dark Romance severlere; Başkan ve Meran`ın hikâyesi. "O kadını yaşatabilecek tek kişi sensin, Başkan." Gidecekleri yere varana kadar bu adamı ikna etmesi gerekiyordu, zaten başka şansı da yoktu. Sessizlik oldu. Sonra daha alçak bir sesle konuştu. "Ve işimiz bittiğinde... öldürebilecek tek kişi de sensin."
devam ediyor 22s önce güncellendi KENDİMİ ARARKEN SANA VARDIM
@incilune
Okuma
5.04k
Oy
288
Takip
44
Yorum
146
Bölüm
47
ESENDERE`YE yeni bir başlangıç için gelmişti inci. ama daha ilk anda kendi yansıması gibi duran o adamla yolları kesişti Yüzbaşı Korhan.. İkisi de kendi sessizliğinde yaşayan birer kalpti ama aralarındaki çekim sanki herkesin duyabileceği kadar gürültülüydü. Bir sınır köyünde başlayan yakınlık...Birbirlerine yaklaşmaktan korkan iki yabancının aynı sessizlikte aynı ateşte yanmasıydı onlarınki.. İnci kendini ararken yüzbaşıyı bulmuştu. peki ya yüzbaşı ne yapacaktı?
devam ediyor 23s önce güncellendi Midnight Memories
@excaltan
Okuma
13
Oy
7
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
5
Karanlığın ve ışığın arasında ince bir çizgi vardır. Genç birinin kendi gücünü, sınırlarını ve kimliğini keşfettiği bu yolculukta, geçmişin gölgeleri ve geleceğin umutları iç içe geçer. Zamanın ritmiyle şekillenen anılar, unutulmaz dostluklar ve kalbin fısıldadığı sırlar, her sayfada yeni bir gizemi ortaya çıkarır. Her seçim, her adım bir yolun kapısını aralar ve bu yolculuk, sizi sadece bir hikâyenin içine değil, kendi içsel keşfinize de davet eder. Midnight Memories – Gece yarısında saklanan anılar, gün ışığında çözülmeyi bekliyor.
devam ediyor 1g önce güncellendi Karanlıkta Kalan İsim
@alisaude
Okuma
5
Oy
2
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
Onu unutmak zorunda kaldı. O ise onu unutmamak için her şeyini kaybetti. Bir suikastçı… Bir mafya lideri… Ve aralarında yarım kalmış bir çocukluk. Kader onları tekrar karşı karşıya getirdiğinde, sadece biri hatırlayacaktı. Ama hatırlamak… kurtarmaya yetmeyecekti.
devam ediyor 1g önce güncellendi Yağmurun Yıkadığı Gülüşler
@yildiz_sena
Okuma
1.5k
Oy
221
Takip
13
Yorum
757
Bölüm
46
Geride bırakılan sadece bir şehir değil. ... "Çünkü ben... Babam gibi olmak istiyorum." "Baban gibi? İyi de baban sevmiş ya anneni. Yoksa sen olmazdın akıllım." Gözlerim fırtınalandı, onun da gözleri büyüdü. "Ne diyorsun sen kızım!" "Onun gibi asker olup yanına gideceğim." yüzü gerildi. "Yapma." "Söz verdim." "Asya Allah aşkına! Delirtme beni!"
devam ediyor 1g önce güncellendi DÜZENEĞİN DÖRT YÜZÜ
@seyma_ozkul
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Aysal Çetin için hayat, on yıllık ağır bir depresyonun ardından bir imza ile değişti. İyileşme umuduyla girdiği `Düzenek`, ona huzur yerine ensesine takılan bir çip ve vahşi bir av simülasyonu sundu. Kurallar basit: İtaat et ya da zemin altındaki ızgaralara düşerek parçalan. Ancak "Dört Yüz" lakabıyla uyanan Aysal, sadece bir av olmayı reddediyor. Sis`in tekinsiz varlığı, geçmişten gelen kanlı mektuplar ve bir geri sayımla açılan o ahşap kutu... Oyun başladı. Peki, senin yüzün hangisi?
devam ediyor 1g önce güncellendi Nisyan İzi
@divasal
Okuma
200
Oy
153
Takip
8
Yorum
96
Bölüm
6
NİSYAN İZİ ​"Bazı izler tenin altında değil, ruhun en derin kuytusunda saklanır." ​Vatan sevdasıyla çarpan kalbinin ardında, bir depremin enkazını ve vebalini taşıyan bir kadın: Komiser Yardımcısı Defne Demirkan. O, hayatın neşeli koşturmacasıyla kendi içindeki karanlık sessizliği bastırmaya çalışan hırçın bir idealist. ​Yıllar sonra İspanya’nın tozlu sokaklarından, heybesinde çözülmemiş kördüğümler ve sarsılmaz bir otoriteyle dönen bir lider: Bora Karahanlı. Teşkilatın soğuk koridorlarına adım attığı an, sadece bir timin başına geçmekle kalmayacak; Defne’nin özenle ördüğü savunma duvarlarını da sarsacak bir fırtına estirecek. ​Vatan aşkının çatısı altında kesişen bu iki zıt ruh; sadece suçun karanlığıyla değil, geçmişin tozlu raflarından sızan o ağır bedellerle de yüzleşmek zorunda. ​Biri unutmaya çalıştıkça hatırlayan, diğeri hatırladıkça buz tutan iki yabancı... Çünkü nisyanın (unutuşun) üzerine çekilen her perde, altında daha derin ve sızlayan bir iz bırakır. ​İz silinmez; sadece üzerine yeni ve daha ağır kaderler yazılır. Not: Bu kurgu bazı hassas okuyucular için tetikleyici ve vahşet ögeleri içerebilir. Bunu göz önünde bulundurarak okuyun.
devam ediyor 1g önce güncellendi BERDEL: BARIŞIN KURBANI
@ulvyris0
Okuma
50
Oy
8
Takip
4
Yorum
1
Bölüm
4
"HERKİMSE GEÇMİŞİNİ BIRAKABİLİR AMA GEÇMİŞİ ONUN ARDINDAN GELECEK" Azad Zinar, yıllar önce Mardin`in tozlu sokaklarını ve törenin nefes aldırmayan kurallarını arkasında bırakıp İstanbul`a sığınmış bir adamdır. Kendi tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu imparatorluk, bugün Türkiye`nin dört bir yanına yayılan şirketler zinciriyle ona büyük bir güç ve özgürlük kazandırmıştır. O artık Mezopotamya`nın bir aşiret varisi değil, modern iş dünyasının parmakla gösterilen, sert ve kararlı iş adamıdır. Geçmişin gölgesinden kaçtığını sanırken, hayatın ona en büyük oyununu oynaması uzun sürmez. Kız kardeşinin bir başka aşiretin oğluyla kaçtığı haberi, Azad`ın İstanbul`daki lüks hayatına bir yıldırım gibi düşer. Töresi, kanı ve aşireti onu geri çağırır. Mardin`e döndüğünde, namlunun ucunda sadece bir hayat değil, sarsılan bir onur ve durdurulması gereken bir kan davası vardır. Silahların susması, toprağın kanla sulanmaması için tek bir yol kalmıştır: Berdel. Rojîn, hayatı boyunca o topraklardan kaçmanın hayaliyle yaşamış, gecesini gündüzüne katarak tıp fakültesini kazanmış genç bir kızdır. Beyaz önlüğünü giyip insanlara şifa dağıtacağı günün hayaliyle yaşarken, bir sabah kendini o meşhur berdel masasında bulur. Kardeşinin hatasının bedeli, Rojîn`in hayallerinden vazgeçmesi ve hiç tanımadığı, kalbi buz tutmuş bir adama gelin olmasıdır. İstanbul`un gökdelenlerinden Mardin`in taş konaklarına dönen Azad ile hayalleri elinden alınan müstakbel doktor Rojîn... Bir yanda törenin yıkılmaz duvarları, diğer yanda yarım kalmış bir gençlik. Azad, bu evliliği sadece bir borç olarak görürken; Rojîn, o konakta kendi sesini ve özgürlüğünü arayacaktır. Bu sadece bir evliliğin değil; pişmanlığın, küllerinden doğan bir aşkın ve bir kadının onur mücadelesinin hikayesidir.
devam ediyor 1g önce güncellendi YILDIZIN KORU
@merida_k_n
Okuma
1.5k
Oy
391
Takip
33
Yorum
1.84k
Bölüm
14
“Bazen kendi ışığımızı ve karanlığımızı üretiriz. Bu karanlıksa parlak bir yıldızın ışığını bile söndürebilir." •───•☽⊹✩⊹☾•───• YILDIZINI KORU, geçmişin gölgelerinden kaçamayan cesur bir genç kadının, karanlık geçmiş ve tehlikeli sırlarla dolu yolculuğunu anlatıyor. Helin Yıldız, yalnızca bugünle değil, geçmişinde de taşıdığı ağır yüklerle de yüzleşmek zorundadır. Bir yangın vakasıyla başlayan olaylar, hem onu hem de okuru, düğüm düğüm olmuş bir geçmişe çekiyor. Her adımda yeni bir gerçek ortaya çıkıyor. Bir yangınla başlayan hikâye, derinlere gömülü acıların ve hiç kimsenin bilmediği gerçeklerin ortaya çıkışına uzanıyor. Peki, geçmişin gölgesi, en parlak yıldızın ışığını bile söndürebilir mi? Özellikle suç ve psikolojik gerilim unsurları içeriyor. Bu nedenle 13-14 yaş altındaki okurlar için uygun olmayabilir. Gizem, dram ve gerilim unsurlarını bir arada barındırıyor. Okuyucu hem merak içinde kalacak hem de karakterlerin duygusal yükünü hissedecek. Her yara bir güce,her karanlık bir ışığa dönüşebilir. “Per Aspera Ad Astra” (Zorluklar içinden yıldızlara) Not: Yazılanların hepsi kurgudur. Herhangi bir gerçek yanı yoktur.
Loading...