[ dram ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 23dk önce güncellendi Karanlığın Tutsağı(Artı On Sekiz)
@lyrdaas
Okuma
56.17k
Oy
1.94k
Takip
249
Yorum
3.01k
Bölüm
74
“Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın.” Alpay Aras Demirkıran “Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım… ve galiba ikincisi daha korkutucu.” Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran’ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü… Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. ~Kesit~ "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun için zaaf olmak, tüm o zırhının, tüm o kontrolünün tek çatlağı olmak demekti. O, hayatı boyunca düşmanlarının en ufak bir zayıflığını bile acımasızca kullanırdı. Ama şimdi, en büyük zaafını, tüm bu gücün merkezinde, bir kontrol odasında kucağına almıştı. ​Bu bir aşk değil, bu bir bağlılık yeminiydi. Beni, varoluşunun tek nedeni olarak görüyordu. O kadar saf, o kadar karanlık ve o kadar delice bir sevgi ki, beni boğuyordu. Nefesim daralıyordu ama bu boğulma, bana hayat veriyordu. ​Kendimi bildim bileli güven arıyordum. Ama Aras`ın sunduğu bu güven, normal bir liman değildi; bu, tüm dünyadan koparılmış, sensörlerle ve bir erkeğin yıkıcı aşkıyla korunmuş, yalıtılmış bir kaleydi. ​Onun laneti bendim... ​Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, o da benim son ve tek sığınağımdı. Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım.
devam ediyor 1s önce güncellendi Dalgalar Arasında
@meloooonuzzz
Okuma
491
Oy
155
Takip
38
Yorum
272
Bölüm
5
Alev Aytaç, yaşamın bir zehir, ailenin sahtekâr bir bütün olduğu algısına inanan bir kadındır. O ölümün kapısına gelmesini beklemedi, daha en uzaktayken ona doğru koştu ama... Birisi onu belinden kavrayıp kendine çekti. Onun acılarını, duygularını, göz yaşlarını anlayabileceğini söyledi. Etrafındaki gri bulutlar, bu dediğine inanmasını engelliyordu. Fakat bu sözcükleri kuran adam, bu bulutları yok etmeyi kafasına koymuştu. İntihar etmek için gittiği nehirde yaşadığı olayın, ona yaşam olacağını bir kere dâhi düşlememişti. Kitabımın bütün hakları bana aittir. Kopyalanması durumunda adlı yollara başvuracağım!!!
devam ediyor 2s önce güncellendi ŞAH ve MAT
@zeze_n_u
Okuma
3.42k
Oy
880
Takip
116
Yorum
3.8k
Bölüm
20
Her bedenin benliğinin altında başka bir hikaye yatar. Her hikayenin bir acısı, Her acının bir zaafı vardır. Peki ya zaaflar öldürür mü? Zaaflarını gizleyen, kapalı perdelerin ardına saklayan, hâlâ çocuk olan yetişkinlerin hikayesi. Bir ajan merkezi tarafından çocukluğundan beri ajan olarak yetiştirilen Filiz, bir gün görevi için bir cinayet işler. Her şey yolundadır. Görevinin tamamlandığını sanıyordur. Ta ki iki yıl sonra öldürdüğü adamın çok daha karanlık işleri olduğunu öğrenene dek. İnsanların üzerinde deney yaptıklarını ve bu şekilde bir çeşit ilaç ürettiklerini öğrenen Filiz, ekibiyle birlikte bu çeteyi çökertmek için harekete geçer. Ama bu görevde aşkı bulacağından ve geçmişiyle yüzleşeceğinden habersizdir. "Ya şah sandığımız aslında sadece bir piyonsa?" ŞAH ve MAT Birbirinin kimsesi olmuş, kimsesiz çocukların hikayesi...
devam ediyor 12s önce güncellendi Ay Işığı
@gokyuzumsonsuz
Okuma
8.2k
Oy
897
Takip
193
Yorum
438
Bölüm
15
İntikam uğruna kötü kalpli adam tarafından kaçırılan 2 çocuk biri 6 diğeri 8 yaşında ayliz ve barlas 2 yıl boyunca dağ evinde tutsak edilir kaçmaya çalışırlarsa ve sessiz olmazlarsa şiddet görürler. Ailelerin onları istemeyip bilerek bu adama verdiklerine inandırırlar. 2 yıl sonra kaçmaya çalışırlarken barlası yakalayan kötü kalpli adam onu döver barlasın öldüğünü sanıp kaçar. Aslında o gün barlas ölmemişti acıdan bayılmıştı ama ayliz o gün barlası öldü sandı onu istemeyen ailesi onu bulmasın diye kaçtı. "Barlascım gökyüzü ne kadarda büyük değil mi?" diye sordu ayliz odalarındaki gökyüzünü gösteren devasa cama bakarak. "Evet ay ışığım çok büyük." dedi barlas. "Peki sence bir sonu var mıdır yoksa sonsuz büyük müdür?" diye sordu ayliz. "Sonsuz büyüktür güzelim." dedi barlas. Ayliz heyecanla ona döndü "O zaman birini çook sevdiğimizde ona olan sevgimizi seni gökyüzü kadar sonsuz seviyorum diyer." dedi barlas onun saçlarına bir öpücük kondurdu. "Bende seni gökyüzü kadar çok seviyorum ay ışığım." dedi. Yıllar sonra tekrar evine dönen ayliz bunca acıdan sonra nasıl toparlanıcaktı? Barlasın aslında yaşayıp onu bırakmış oluşunu nasıl hazmedecekti?
devam ediyor 14s önce güncellendi KURTULUŞA ERDİK Mİ?-GERÇEK AİLEM
@liastraa
Okuma
558
Oy
110
Takip
29
Yorum
43
Bölüm
6
Bir karı koca düşünün kendi seçimleri yüzünden üçüz çocuklarının doğumda öldüğümü zannediyorlar. Ama aslında üçüz çocukları parla,Atilla ve dorukhan çok farklı hayatları yaşayan insanlar olmuşlar. 17 yaşanan kadar şüren bu yanlış,aslında sadece küvezdeki nöbetçi doktorun hatası yüzünden gerçekleşen bir sorun. Ve ben sizi davet ediyorum!!! Evet ,evet davet. Sizi Ailesi yüzünden panik atak hastası olan parla`nın, Kalp hastalığı yüzünden yaşıtları gibi doya doya gençliğini yaşayamayan dorukha`nın Ve Bir yıl önce ailesini trafik kazasında kaybedip ,tüm hayatı darma duman olmuş atillanın hayatına davet ediyorum.
devam ediyor 16s önce güncellendi YILDIZIN KORU
@merida_k_n
Okuma
974
Oy
295
Takip
30
Yorum
1.26k
Bölüm
10
“Bazen kendi ışığımızı ve karanlığımızı üretiriz. Bu karanlıksa parlak bir yıldızın ışığını bile söndürebilir." •───•☽⊹✩⊹☾•───• YILDIZINI KORU, geçmişin gölgelerinden kaçamayan cesur bir genç kadının, karanlık geçmiş ve tehlikeli sırlarla dolu yolculuğunu anlatıyor. Helin Yıldız, yalnızca bugünle değil, geçmişinde de taşıdığı ağır yüklerle de yüzleşmek zorundadır. Bir yangın vakasıyla başlayan olaylar, hem onu hem de okuru, düğüm düğüm olmuş bir geçmişe çekiyor. Her adımda yeni bir gerçek ortaya çıkıyor. Bir yangınla başlayan hikâye, derinlere gömülü acıların ve hiç kimsenin bilmediği gerçeklerin ortaya çıkışına uzanıyor. Peki, geçmişin gölgesi, en parlak yıldızın ışığını bile söndürebilir mi? Özellikle suç ve psikolojik gerilim unsurları içeriyor. Bu nedenle 13-14 yaş altındaki okurlar için uygun olmayabilir. Gizem, dram ve gerilim unsurlarını bir arada barındırıyor. Okuyucu hem merak içinde kalacak hem de karakterlerin duygusal yükünü hissedecek. Her yara bir güce,her karanlık bir ışığa dönüşebilir. “Per Aspera Ad Astra” (Zorluklar içinden yıldızlara) Not: Yazılanların hepsi kurgudur. Herhangi bir gerçek yanı yoktur.
devam ediyor 17s önce güncellendi Soğuk Nabız
@bozkurt.pencesi
Okuma
410
Oy
45
Takip
40
Yorum
40
Bölüm
3
“Adalet mi önce gelir, aşk mı? Ya kalp ikisine de dayanmazsa?” Komiser Varkan Eren Erel, disiplinli, zeki ve görevine sadık bir polis. Onun için hiçbir dosya kişisel değildir — ta ki Beliz Türkmen’in adı bir suçun ortasında geçene dek… Beliz, kalp rahatsızlığıyla yaşamaya çalışan genç bir kadın. Sessizdir ama içine attığı çığlıklar büyüktür. Tek bir yanlış adım, onun sadece özgürlüğünü değil, canını da alabilir. Ve o adım, bir sabah sorgu odasında atılır. Yasa dışı örgütlere para aktarımıyla suçlanan Beliz, aslında masumdur. Ama gerçek ortaya çıkmadan kalbi durmak üzeredir. Varkan Eren için artık her şey değişmiştir. Bu bir görev değil; bir kurtarma savaşıdır.
devam ediyor 18s önce güncellendi Satrançta Vatan
@yazarbeyfendi00
Okuma
1.18k
Oy
795
Takip
19
Yorum
1.16k
Bölüm
24
1918… Osmanlı İmparatorluğu kan kaybediyordu. Haritalar, kalemle değil kanla çiziliyor, milletler hayal olup yıkıntılar altına gömülüyordu. Geceleri top sesleri değil, halkın içten içe çürüyen umudu yankılanıyordu. Her şey, bir devrin sona erdiğini haykırıyor; ama kimse bunu yüksek sesle söyleyemiyordu. Saraylar sessiz, sokaklar tetikteydi. Sadakat bir yemin değil, bir yük olmuştu. Dostluklar kırılgan, ittifaklar rüşvetle örülüyordu. Herkes birbirini tartıyor, her bakışta bir hainlik, her susuşta bir sır gizleniyordu. Çünkü bu, bir savaşın değil — bir çözülüşün hikâyesiydi. Ve böyle zamanlarda, gerçek savaşlar cephelerde değil, zihinlerde kazanılırdı. Tetikten önce fikir, silahtan önce strateji konuşurdu. Taşlar tahtaya dizilirken aslında insanlar dizilirdi. Her piyon bir halktı. Her vezir, ya bir ihaneti temsil ederdi ya da suskun bir kahramanlığı. Bu, görünmeyen bir savaşın hikâyesidir. İçinden ihaneti, sadakati, sükûneti ve ihtilali aynı anda geçiren bir satranç tahtasında; akıl, cesaretle; vicdan, korkuyla yüzleşir. Taşlar yer değiştirdikçe, kader de yönünü değiştirir. Ve bazen… Bir ülke yeniden doğar.
devam ediyor 19s önce güncellendi Adı Sanı Yok
@kotyonok19
Okuma
11.28k
Oy
936
Takip
353
Yorum
154
Bölüm
10
Bir gece sokakta Ahmet tarafından bulunan Biricik o gece evlatlık edinilir. Yıllarca beraber yaşadığı aile bir ttafik kazasında ölünce abisiyle yalnız kalır ve hayatın acı darbelerini bir bir yemeye başlar.
devam ediyor 20s önce güncellendi DELİRMEK GUZELDİR
@yazarumsu
Okuma
0
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Her insanın kendine göre bir sırrı vardır. Ancak bazı sırlar seni akıl hastanesine kapatacak kadar ağır olabilir. Sırlarla dolu bir geçmiş, onlar yüzünden oluşan ağır travmalar. Hastanede yaşamaya çalışan bir genç kız. Yaşamak için ise yalnızca bir sebebi vardı: Öldürmek.
devam ediyor 1g önce güncellendi BEN KİMİM?
@gizemlikimlik28
Okuma
115
Oy
41
Takip
8
Yorum
39
Bölüm
6
İleride ki yapılan kendi cenaze törenime bakıyordum. Evet yanlış duymadınız kendi cenaze törenim. İşte böyle başlamıştı, 17 yaşında ki Hazal ölmüş, 25 yaşında yeni bir Clara gelmişti dünyaya...
devam ediyor 1g önce güncellendi GİZ BUĞUSU
@mrs.opiabooks
Okuma
744
Oy
62
Takip
15
Yorum
6
Bölüm
9
UNUTMAYA MECBUR BIRAKILMAYA İNAT, CESURCA YAŞAMAYA...🍷 GÜÇLÜ KADINLAR SERİSİ-2 ‹‘Kimi bebekler ninniyle büyürdü, kimileri çığlıklarla. Ninniler susar hayat olurdu, çığlıklarsa sustukça lâl-i lisan...’› ( Bazı noktalar da şiddet, işkence, pedofili gibi unsurlar bulunacaktır. Okuyacak olan hassas kişilere önermiyorum) "Gözlerin, içinde sakladığı acıları haykırır gibi bakıyor, dilinden düşemeyen sözcük dizeleri gözlerinden okunuyor gibi... Uzun süre bakınca hissettiğim sarsıntılar yüzünden kalbimde depremler oluyor sanki... Sanki o depremin altında kalmış bir enkaz gibi hissediyorum kendimi Bergüzar. Gözlerinin derinliği boyumu aşıyor..." Yanıma iyice yaklaşıp alnını alnıma yasladı. " Sana söz Bergüzar. Sana söz sana eksik kaldığın ne varsa öğreteceğim." " Konuşmayı unutan dilini, saatlerce susmayacak hale getireceğim." " Unuttuğun her bir bilgiyi sana bizzat ben öğreteceğim. Bilmediğin her ne varsa sana ben öğreteceğim Güzar`ım..." " Senin bütün eksikliklerini ben tamamlayacağım. Yarım kaldığın, boşluğa sarılı her bir yarını kendimle dolduracağım. Sana söz veriyorum ki bunları yapacağım" " Sadece bana inan, olur mu?" Bu cümleyle başladı, bittiğini düşündüğüm hayatım. Sonuna geldiğimi düşündüğüm hayatım bu cümleyle yeniden var olmuşa dönmüştü sanki. Ben Bergüzar. Sıradan bir Bergüzar... Beni sıradışı olduğuma inandırmaya çalışan bu adam sayesinde hayatın benliğime vurduğu prangalardan kurtulmuştum. Ailem tarafından küçük yaşta esir edilen benliğimden, karanlık mahzenin ıssız merdivenlerinden onun sayesinde çıkmıştım ve özgürlüğün ne olduğunu öğreniyordum... Beni sıradışı yapan bu hayat hikayeme siz de canlı şahit olacaksınız. Tıpkı beni tanıyan, tanıyacak olan herkes gibi... HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA UYARI YAPILMADAN GEREKLİ İŞLEMLER BAŞLATILACAKTIR!!!!
devam ediyor 1g önce güncellendi Viraha
@kalopsia
Okuma
27.41k
Oy
1.49k
Takip
478
Yorum
761
Bölüm
53
Karanlığın içinden bir ses yükseliyor…
“Gerçek bazen en tehlikeli yalandır.” Bir adım atılıyor.
 Bir silah doğruluyor.
 Bir isim fısıldanıyor. Ve bütün sırlar, tek bir kurşunla dağılmaya hazır. Aybüke’nin adımları, artık geri dönülmez bir yolun taşlarına vuruyor.
Dost bildikleri, düşmana dönüşüyor.
Gölgelerden çıkan her yüz, yeni bir ihanetin habercisi. Dost ile düşman arasındaki çizgi bulanıklaşırken, en yakınında duranların bile yüzleri maskelerle gizlenir. Bir karar, bir adım, bir söz… 
Her şeyin kaderi değişir. Bu defa sadece hayatlar değil; gerçekler de ölümle sınanacak.
Ve gerçeğe en çok yaklaşan, en çok kaybedecek. İhanetin gölgesinde, aşkın sınavında, ölümle yüzleşirken…
 Bir tek soru kalır:
 Kime güveneceksin? “Benim yolumdan gel, seni en büyük kralları bile yöneten bir soytarı yapayım. Tüm dünyayı da senin şaklabanın.” Zaman daralıyor…
Her şey yanıyor… Bir çığlık. Bir dua. Bir kahkaha…
 Ve gerçek, herkesin kanını akıtacak kadar keskin. “Burası başlangıç değil.
Burası sonun doğduğu yer.” Sonra yalnızca o cümle kalıyor: “Öldürsene beni, Elmas. Hadi, öldür.” Bu defa sadece bir timin değil, bir milletin kaderi yazılacak. Ve kaderin adı: Vazgeçtiklerimiz.
devam ediyor 1g önce güncellendi Zamansız Sevda
@tuba_hanalp
Okuma
876
Oy
117
Takip
23
Yorum
10
Bölüm
13
" bir savcı... Bir aşiret ağası... Urfa`nın kadim topraklarında, adalet ile aşk arasında sıkışıp kalan iki kalp. Hem geçmişten kaçıyorlar hemde kader onları tekrar tekrar birbirine bağlıyor. Birinin hukuk, diğerinin töresi var. Peki aşk hangisini yenecek ? "
devam ediyor 1g önce güncellendi Malkoçoğlu
@useeer55
Okuma
42.64k
Oy
3.68k
Takip
297
Yorum
1.32k
Bölüm
51
Kendi halinde yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Kayra bir gün fazla miktarda paraya ihtiyacı olduğu için ek iş aramaya başlar.Arkadaşı sayesinde bulduğu tekerlekli sandalyeye bağlı bir adamın bakımını üstlenme işini başta kabul etmez fakat sonra kararı değişir. Bakacağı adam yani Doğan önceki nişanlısı yüzünden kadınlara güveni olmayan ketum bir iş adamıdır. Kader yine de ağlarını örer ve onları bir araya getirir. Peki onlar bir arada kalmayı başarabilecekler midir? "Benimle hiç konuşmayacak mısınız?" Yüzünde herhangi bir duygu belirtisi yoktu."Pekâlâ bende kendi kendime konuşurum.Yapmadığım şey değil sonuçta" yine tepki vermedi.Hep yaptığı gibi sadece yüzüme baktı.
devam ediyor 2g önce güncellendi KENDİMİ ARARKEN SANA VARDIM
@incilune
Okuma
15
Oy
1
Takip
4
Yorum
0
Bölüm
8
ESENDERE`YE yeni bir başlangıç için gelmişti inci. ama daha ilk anda kendi yansıması gibi duran o adamla yolları kesişti Yüzbaşı Korhan.. İkisi de kendi sessizliğinde yaşayan birer kalpti ama aralarındaki çekim sanki herkesin duyabileceği kadar gürültülüydü. Bir sınır köyünde başlayan yakınlık...Birbirlerine yaklaşmaktan korkan iki yabancının aynı sessizlikte aynı ateşte yanmasıydı onlarınki.. İnci kendini ararken yüzbaşıyı bulmuştu. peki ya yüzbaşı ne yapacaktı?
devam ediyor 2g önce güncellendi Yarım Kalan Bakış
@rainwrites0
Okuma
78
Oy
10
Takip
8
Yorum
12
Bölüm
5
“​"Bazı vedalar söylenmez, bazı aşklar ise asla ölmez; sadece doğru zamanı bekler." ​İzel, çocukluğunun en masum hatırasını bir sanayi dükkanında, sarı bir gülün yaprakları arasında bırakmıştı. Atlas... Mavi gözlerinde fırtınalar saklayan o yetim çocuk, bir gün ardında tek bir kelime bile bırakmadan yok oldu. Yıllar sonra İzel, hayallerinin peşinden Berlin’e gittiğinde, geçmişin sadece bir anı olmadığını, aksine her köşede onu bekleyen bir gölge olduğunu fark eder. ​Ancak karşılaştığı kişi artık o sessiz çocuk değildir. O artık Atlas Soykan’dır; Almanya’nın karanlık sokaklarına hükmeden, gücüyle korku salan ama kalbindeki sızıyı dindiremeyen o adam...
devam ediyor 2g önce güncellendi Vatanaşk (Askerî Kurgu)
@yikim2024
Okuma
235.26k
Oy
12.94k
Takip
1.67k
Yorum
1.79k
Bölüm
117
Terörle Mücadele Savcısı Hazan Hilal Türkoğlu Yüzbaşı Fırat Demir Korkmaz "Mevzu bahis vatan olduğunda her Türk bir askerdir." "Kitaptaki olayların gerçek kurum ve kuruluşlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Herşey tamamen hayal ürünüdür."
tamamlandı 1g önce tamamlandı Son Görüldü (TEXTİNG)*ARA VERİLDİ*
@deross_04
Okuma
767
Oy
163
Takip
26
Yorum
158
Bölüm
11
Sınıfında geçmişi kötü olan Uraz`a bir şeyler hissetmeye başlayan İkra,ne yapacağını bilemez.Ve bir gün ona mesaj atar.
devam ediyor 2g önce güncellendi Vedaların Bittiği Yer
@adensakaa
Okuma
2.31k
Oy
271
Takip
123
Yorum
160
Bölüm
7
Yıllar sonra gerçek ailesini bulan bir kız... Bulduğu aile ile tüm acıların, gerçeklerin ve gözyaşların birer hiçten ibaret olduğunu öğrenirse ne olur? Huzurlu bir yaşamı hayal ettikçe karanlığın dibine daha da çekilen Asya, karanlığı ya aydınlıkla yok edecekti ya da karanlığa boyun eğecekti... Ona sunulan teklifleri reddeden Asya, karanlığın hükmü altına girmek yerine onun hakimi olmayı seçip herkese savaş açmıştı. Peki, istediği bu yeni karanlıkta huzuru bulabilecek miydi? Yoksa aydınlığa veda ettiği yerde, karanlığın ihanetiyle yüz yüze gelmesi an meselesi miydi? ✨ "Dudaklarının, tenimde nasıl duracağını merak ediyorum." Boğuk çıkan sesi ile bir an gözlerim dudaklarına kaydı ve o an dudaklarımın, tenindeki duruşu zihnimde canlandı. Derince yutkundum ve bakışlarımı tekrardan ona çevirdim. "Merakını gidermemiz gerek o zaman." Ve dudaklarım teninde en çok olmak istediği yere değdi. Dudaklarım dudaklarını buldu. ✨ Gerçek ailem İhanet Sırlar Gizem Örgüt Yaımlanma Tarihi: 21 Aralık 2025
devam ediyor 3g önce güncellendi Aysis
@sadens
Okuma
885
Oy
132
Takip
8
Yorum
77
Bölüm
23
Ateş Çağan hatırlayamadığı çocukluğundan kalan travmalarıyla boğuşan genç bir adamdır. Geçmişi zihnini parçalamakla kalmamış aynı zamanda ruhu ve bedeninde de kalıcı izler bırakmıştır. Öyle ki, Ateş Çağan kendi adını bile kendisi koymak zorunda kalmıştır. Aysis İlay, unutamadığı çocukluğundan kalan travmalarıyla boğuşan genç bir kadındır. Geçmişi anılarını kirletmekle kalmamış, aynı zamanda geleceğine dair umutlarını da yok etmiştir. Öyle ki, Aysis İlay aynaya bakmaktan bile nefret etmektedir. Ateş kızgın bir korken Aysis buzdur. Ateş yanarken Aysis donuyordur. Kavuşmak ölüm, ayrılık kurtuluştur. Aşkın çağrısı ise kaçınılmazdır.
devam ediyor 3g önce güncellendi KÜLLERİNDEN AYDINLIK
@velor_lamiaa
Okuma
177
Oy
17
Takip
3
Yorum
12
Bölüm
15
Hayat iki çizgi arasındaydı. Doğum ve ölüm. Başlangıç ve bitiş. Arada geçen süreye yaşam denirdi. Yaşamın hayat olması için iyi şeyler yaşamak gerekirdi. Geriye küllerin kalsa dahi küllerinden doğmak lazımdı. Küllerinden doğmak anka kuşuna özelse, anka kuşu olmak lazımdı… Ben küllerinden doğacaktım, küllerin karanlığına karşı aydınlık olacaktım. İçimdeki karanlık karadeliğe rağmen yaşayacaktım. Hayat buysa, ben seve seve göğüs gerecektim. Bu da benim karanlığımı aydınlığa çevirme hikayem…
devam ediyor 3g önce güncellendi Kıyısında Boğulan Alyeska
@lionect
Okuma
16
Oy
7
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
6
O kazınan kanla sarılır boynuna gece. Öyle bir gece ki sahipsiz ve kahramansız kalırsın. İşte o zaman parmağına bir yüzük takar, Geçmeyecek izlerini nefret ettiklerinle kapatırsın. "Günün sonunda dönüp dolaşıp geleceğimiz yer," derken parmağımdaki alyansa dokundu. "Evimiz." Ve evin sen olduğunu söyleyecek o dudaklar. Kelimeleri tanı ve kalbine kazı. Kurtulma. Bırak kendini. Yine de kaptırma. Adını üfle senden seni çalanlara. Günü geldiğinde fısıltını, her zerresine kadar onlara hatırlatacaksın. "Araf yok Alyeska." derken boynuma çıktı dudakları. "İhtimaller yok." bir daha fısıltı. "Sadece sen varsın." İlk acıyı sonra uğruna savaşılan aşkı tadacaksın.
devam ediyor 3g önce güncellendi Habitat
@nisauthor
Okuma
2
Oy
2
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
6
Ailesine ulaşamayan Nehir, okuduğu şehirden evine dönmeye çalışırken şarjı biterse. Küçük bir çocuğu sevindirmek bu dünyada yapılacak en güzel şeylerden biridir, değil mi? Ama ya o çocuk, göründüğü kadar masum değil de her şeyin bir maskesi olduğunu gösteriyorsa? Hayatta bıçaktan daha keskin şeyler vardır: bıçak canı; yaşam, amacını yakar. “Habitat” yaşam alanı arama çabası. Belki okurken kanınız donabilir ama, merhametiniz asla. Yeri geldiğinde şefkatli, yeri geldiğinde haşin olmayı bilin. Çünkü hayat ona taş atana çiçek atmaz, işin ironisi çiçek atana da buket yapmaz:) İşte her şey tam burada başlıyor. Keyifli okumalar dilerim.
devam ediyor 3g önce güncellendi GEÇMİŞE SAKLANAN AŞK
@gokyuzundebirkitap
Okuma
500
Oy
114
Takip
13
Yorum
128
Bölüm
15
Bir emanet sözü, bir baba vasiyeti, edinilen intikam yeminleri ve susulan bir aşk… Ali nefesini kendi elleriyle koparıp bir kenara attığı o yeminin içinde kavrulurken, tekrar bir yemin ile kavuştuğu nefesindeki devası ile ne yapacaktı? Efsun Ailesinin ölümünden sonra çıktığı intikam yolunda, yanında olan adamın kim olduğunu bilmediğini zannetse de yüreğinin en ücra köşelerinde onu haykıran gerçeklik ile ne yapacaktı? İntikam onları aynı yola koydu.
Gerçekler ise aynı ateşe. Bir aşk, bir yeminle ne kadar susturulabilir? 
Ve bir kalp, sevdiğini korumak için kendinden kaçabilir mi? Efsun ve Ali… Onların hikayeleri hasret çektikleri, gönül verdikleri sevdalarının ilk mısrasındaki ayrılıklarından başlıyordu. ALINTI; “Yeşillerine çekmişsin yine yağmurlu bulutlarını” Ali yorgunda olsa Efsun’da ki değişikliği anında fark etmişti. Bir elini tezgahın üstüne koyup başını hafifçe eğerek Efsun’un yüzünü inceledi. Efsun ise o an bakışlarını Ali’den çekip bulunduğu konumdan hareket ederek arkası Ali’ye dönük bir şekilde dolabın içinden bardak çıkardı. “Nezle oluyorum galiba. Gözlerim ondan böyle sulu duruyor” dedi bardağa su doldurarak. Ali nefesini hafifçe dışarı verip anlayışlı bir şekilde gülümsedi. Mutfak tezgahının önünde yan yana durduğu Efsun’a baktı suyunu bitirmesini bekleyerek. Efsun yoğunluktan ve koşturmadan hesabını veremediği o mahzen olayının geldiğini anlayarak dudaklarına dayadığı suyu sanki hiç bitmeyecekmiş gibi yudum yudum içmeye başladı. Bakışlarını mutfak dolabına odaklayarak özellikle Ali’den tarafa çevirmiyordu. Saniyelerin kovalandığı zamanın içinde yanındaki adamın tek bir ses dahi çıkartmadan durması Efsun’da merak hissi uyandırdığında bardak hala dudaklarına dayalıyken yan bakışla Ali’ye baktı. Ali Efsun’un bu çocuk gibi hareketi ile içinden dolup taşan tebessümünü dudaklarına kondurmuş başını iki yana sallamıştı. Efsun’a derin bir tonda bakmasının yanı sıra su gibi berrak olan anın atmosferinde takılıp kalmışlardı adeta. “Kaçarın yok” Ali yeterince yakın olduğu Efsun’a doğru hafifçe eğilip ona bir sır veriyormuş gibi fısıldadı. Bu yakınlığın etkisiyle Efsun’un dudaklarına hala dayalı olan bardaktaki suyun boğazına kaçmasına ve boğazının yırtılır gibi öksürmesine sebep oldu. Ali onun bu çocukça halleri ile ne yapacağını bilemez şekilde gülerek Efsun’un kolunu tutup elindeki bardağı alarak tezgahın üstüne koydu ve hala Efsun’un kolunu tutarken diğer eliyle onun sırtına hafifçe vurmaya başladı. “Bir su içirmedin insana Ali. Neyden kaçıyormuşum acaba ben? Kaçtığım hiçbir şey yok” Efsun kendinden emin bakışlarını ve başını Ali’ye doğru dikti. O an aralarındaki yakınlığın ikisi de farkına varmış gibi Ali yüzündeki gülümsemeyi silmiş ve geriye doğru çekilmişti Efsun’un kolunu tuttuğu elini de çekerek. “Sanma ki sözümü dinlemeyip o mahzene girdiğin günü unuttum. Bu yolda şu an birlikte ilerliyorsak gruptaki diğer kişilerin benim verdiğim emirleri yerine getirdiği gibi sende aynısını yapmak zorundasın. Diğerlerinden hiçbir farkın yok” dedi Ali ciddiyete kavuştuğu sesi ile. Bakışları az önceki durumun aksine bir yabancının kimliğine bürünmüştü. Bu kendine verdiği sözlerin takınması gerektiği ifadeydi. “Yanlışın var Ali. Diğer kişiler her zaman yan yana duracağın emrindeki kişiler olabilir ama ben sadece bu iş bitene kadar varım. O yüzden yapacağımız işleri ya da görevleri tehlikeye atmayacaksa bana doğru gelen şeyleri yapmakta kararlıyım. Ya kendi isteğinle kabullenirsin ya da zorla“ Efsun’da meydan okuyan bakışlarını Ali’den esirgemedi.Bir
Loading...