[ dram ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 27dk önce güncellendi ÇAKO
@benzeze
Okuma
5.13k
Oy
513
Takip
38
Yorum
519
Bölüm
80
Asuman gözlerini devirip gömleği onun giyebileceği şekilde havada tuttu. "Giy ve git yeter ki." diye mırıldandı. Çako sırtını dönüp kollarını tam geçirecekti ki Asuman öylece kala kaldı... Karşısındaki çocuğun sırtındaki bu yara izleri, onun kaskatı kesilmesine sebep olmuştu. Boğazına bir yumru oturdu. Bu manzarayı görmek bile onun canını acıtmaya yetmişti. "Sırtın." diyerek zar zor fısıldadı. Çako, o an fark etti... Sırtındaki o izler aklından tamamen çıkmıştı. Dişlerini sıktı. Kıpırdayamadı. Gömlek, Asuman`ın elinden kayıp yere düştü. Bütün yara izlerine tek tek göz gezdirdi. Kim yapmıştı bunu ona? Gözleri doldu. Kendi bacakları geldi aklına. Karşısındaki çocuğun bütün yaralarını öpüp iyileştirmek geldi içinden. Ama o da biliyordu bu görünen kısım, yaraların en küçüğüydü aslında. Ruhlarında açılan yaraların yanında oldukça ufak kalırdı. Neler çekmişti? Neler yaşamıştı? Asuman bu düşünceleri bir kenara bırakıp, Çako`nun sırtına yanaştı ve dudaklarını herhangi bir yaranın üstüne örttü. İstemsizce yapmıştı. Engel olamadı bu tepkiye. İçindeki acıma duygusu muydu? Dudaklarını sırtından ayırdığında, tekrar bir öpücük kondurdu başka bir yara izine. Gözleri yanıyordu. Dudaklarını geri çekip alnını çocuğun geniş sırtına dayadı ve gözyaşlarını artık tutamaz halde saldı. Çako, sırtında hissettiği öpücükle beyninden vurulmuşa döndü. Hissettiği nasıl bir çileydi. Bütün hücreleri ürperdi. Bu temas, bu öpücük, kanının deli gibi akmasına sebep oluyordu. Dudaklarını ısırdı. Bu kız, ona ne yapıyordu. Ece gibi neden sormamıştı ne olduğunu? Asuman, yaraların sebebini sormadan, bu yaraları sarmaya, iyileştirmeye çalışıyordu. Bir hamleyle arkasını döndüğünde, onun ağladığını gördü. Şaşırdı. Bu kız kendisine mi akıtıyordu bu gözyaşlarını? Bu nasıl değerli bir şeydi... Elleriyle yanaklarını sildi karşısındaki kızın. Eğildi. O an tek yapmak istediği şeyi yaptı. Kızın dudaklarını öpmeye başladı. Çileden çıkıyormuş gibi delicesine öptü. Sanki ona yaşattığı şu kısa süreli güzel an için teşekkür ediyor gibiydi. Kızın akıttığı bu gözyaşları bu zamana kadar ona verilen en güzel hediyeydi. Ve de en değerlisi. Bu zamana kadar kimse onun için gözyaşı dökmemişti belki de... Dudakların temasıyla, kalbi kulaklarında büyük bir gürültüyle atıyordu. Bu heyecan o kadar kuvvetliydi ki, teni alev alev yanmaya başladı. Dudaklarını kızdan ayırdığı zaman ikisi de nefes nefese kalmıştı. Birbirlerinin gözlerinin içine baktılar. Deli gibi atan kalplerinin sesinden başka hiçbir şey duymuyorlardı.
devam ediyor 2s önce güncellendi Kuzey Limanı (Artı on sekiz)
@lyrdaas
Okuma
6.42k
Oy
309
Takip
58
Yorum
718
Bölüm
21
Soğuk bakışlı bir adam… Fırtınaların ortasında savrulan genç bir kadın… Ve kaderin onları aynı kıyıya sürüklemesi. Liman Savar, hukuk fakültesinde okuyan sıradan bir öğrenciydi. Ta ki babasının karanlık bir mafya babasına borçlandığını öğrenene kadar. Borcun bedeli, imzalanmış bir senet değil; kızının hayatıydı. Tam da o anda karşısına çıktı Kuzey Arvas. Küllü buz mavisi gözleri, buz gibi duruşu ve kimseye yaklaşmayan tavrıyla soğuk bir CEO. Ama Kuzey sadece iş dünyasının güçlü bir ismi değildi; karanlık sırları, geçmişin gölgeleri ve tehlikeli bağları vardı. Bir yanda onu borcun karşılığı olarak isteyen mafya… Bir yanda istemeden de olsa Liman’ı koruyan, ama aynı zamanda en çok korkması gereken adam Kuzey. Okyanusun ortasında bir fırtına gibi, iki yabancının yolu aynı limanda kesişti. Ama her liman güvenli değildir… Bazen en tehlikeli yer, kalbin sığındığı yerdir.
devam ediyor 3s önce güncellendi Rakı ve Şarap
@geceninhanimii
Okuma
75
Oy
17
Takip
2
Yorum
5
Bölüm
4
O rakı gibi bir adamdı ben ise şarap gibi bir kadındım. Ve rakı gibi bir adama şarap gibi bir kadın yakışırdı. 🍷 Dudakları hafifçe yanlara kıvrılarak bana tatminkar bir bakış atarken arka tarafta duran içki bölümüne ilerlemiş ve sol tarafta duran şaraplardan birini almıştı. Hemen yan rafta duran bardakların içinden aldığı kadehe şarabı koyarak kadehi önüme iktirdiğinde kaşları çatma sırası bana gelmişti. Gözlerini bana dikmiş adama bakarak beni duyması için biraz yüksek sesle konuştum. "Ben şarap sevmem." Kurduğum cümleden sonra tek kaşını kaldıran barmen, tezgaha biraz yaslanarak yüzünü yüzüme yaklaştırdığında yutkunmadan edemedim. Elini uzatarak tezgahın altından çıkardığı rakı bardağı dikkatimi çekerken şaşırmadan edemedim. Daha önce bir barda rakı içen kimseyi görmemiştim.Elindeki rakı bardağını önümde içi şarap dolu kadehe vurarak dudaklarına götürürken tek bir cümle kurmuştu. "Şarap gibi kadınlara şarap içmek yakışır." Gülümsedim ve o gözlerimin içine bakarak rakısından bir yudum alırken cevap verdim. "Rakı gibi adamlara rakı içmenin yakıştığı gibi mi?" Öylece bana bakmaya başladığında bu sefer tezgaha doğru eğilen ben olmuştum. Şimdi rakı kokan nefesi yüzüme vuracak kadar yakındı yüzlerimiz. "Ben bir de şöyle bir rivayet duydum barmen bey, ne kadar doğru bilmem ama. Demişler ki; rakı gibi adamlara şarap gibi kadınlar yakışırmış. Söyle bakalım var mı bu cümlenin aslı astarı." "Cümle güzelmiş şarap, ama cevabı bende yok."
devam ediyor 3s önce güncellendi DÖNÜŞÜM
@b.wolf
Okuma
85
Oy
32
Takip
2
Yorum
6
Bölüm
11
Tırtılın siyah kelebeğe dönüşüm hikayesi.... * Sevdiği adamın kendisini sevmesi için kızın kendini bambaşka birine dönüştürmesini anlatan karanlık romantizm konulu hikayedir. * Yalnız kız bu dönüşümü tek başıma tamamlayamaz. Ona yardım etmesi için okulun en tehlikeli çocuğundan kendisine yardım etmesini ister. Bakalım neler olacak....
devam ediyor 3s önce güncellendi ARAF (+1&)
@balkiz01
Okuma
5.67k
Oy
815
Takip
58
Yorum
1.32k
Bölüm
29
Mutlu sonlara inanır mısın? Bu, aşkın bedelini anlatan bir hikâye. Çünkü bazı gerçekler geç ortaya çıkar… ve ortaya çıktığında geriye sadece kırık kalpler kalır. “Zoraki bir evlilik. Gizli bir nikah. Geçmişten gelen bir adam…” Eğer hazırsan, Araf’a hoş geldin.
devam ediyor 9s önce güncellendi ZEMHERİ
@senayyls
Okuma
138.52k
Oy
9.36k
Takip
1.75k
Yorum
2.7k
Bölüm
33
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... • ÇOCUKLUK AŞKI •YAŞ FARKI •POLİS/HUKUKÇU •ABİMİN ARKADAŞI •YAŞ FARKI (6) Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara`ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara`da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza`nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara`ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
devam ediyor 10s önce güncellendi RUHUN BARUT İZİ
@hafnur34
Okuma
42
Oy
19
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
5
"Bazı yaralar kurşunla değil, kelimelerle açılır; bazı şifalar ise sadece bir bakışta saklıdır." ​Yüzbaşı Aras Karahanlı, cephelerin sert rüzgarıyla yoğrulmuş, ruhunu bir zırh gibi kuşandığı üniformasının ardına gizlemiş bir askerdir. Onun dünyasında sadece emirler, operasyonlar ve vatanı için göze aldığı karanlıklar vardır. Ancak son görevinden döndüğünde, karşısında aşması gereken en zorlu engeli bulur: Kendi zihni. ​Üsteğmen Psikolog Menesa Öztürk , insanların ruhundaki en derin çatlakları iyileştirmeye adanmış, zekası ve sükunetiyle tanınan genç bir subaydır. Görevi, Aras’ın o aşılmaz duvarlarını yıkmak ve barut kokulu anılarının altına gizlediği sessiz çığlığı bulup çıkarmaktır.
devam ediyor 2s önce güncellendi Sarhoşluğun Bedeli
@yazarmen
Okuma
10.22k
Oy
773
Takip
37
Yorum
72
Bölüm
76
"Balo gecesi" ve "Buse" kelimeleri yan yana gelince İnci’nin boğazı düğümlendi, güçlükle yutkundu. Çünkü o gece Cem Karatay ile öpüşen kişi Buse değildi; onun yerine geçen İnci’nin ta kendisiydi. "Sen o gece görüntülerde oldukça keyifli görünüyordun," dedi İnci, sesindeki titremeyi gizlemeye çalışarak. "Şimdiyse mutlu olmadığını, bunun zoraki olduğunu söylüyorsun." "İnci, mesele de bu zaten. Ben o geceki kızın Buse olduğunu düşünmüyorum," dedi Cem, gözlerini İnci’nin gözlerine dikerek. "Çünkü o geceki kız; etkilendiğim, hoşlandığım, mütevazı ve gerçekten tatlı biriydi. Ama Buse öyle değil. Buse sadece kendini önemseyen, kendi çıkarları için en yakınına bile acımayan biri. O geceki kızın o olmadığından eminim. Sadece bu evliliğe engel olabilmek için bir kanıta ihtiyacım var." Cem bu sözlerin ardından sustu. Bu sıradan bir sessizlik değildi; çaresizliğin ve pişmanlığın ağırlığıydı.
devam ediyor 14s önce güncellendi Haziran Rüzgarı
@geceninhanimii
Okuma
1.33k
Oy
161
Takip
36
Yorum
72
Bölüm
6
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır. Haziran&Agah Rüzgar Ağa . Balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran`ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa. Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı. 6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti
devam ediyor 15s önce güncellendi Hüsrana Karşı (Y. İçerik)
@larasu
Okuma
537
Oy
68
Takip
9
Yorum
1
Bölüm
17
Bir yıkılış, bin diriliş demekti. Ben kendimi İstanbul`da tek başıma ararken bir anda sessizce gelip yanan umut ışığım beni bulmama neden olmuştu. "Sen benim sessiz umut ışığımsın."
devam ediyor 16s önce güncellendi 05:45
@hazalsd
Okuma
59
Oy
48
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
4
Gerçek, en çok “biz asla yapmayız” diyenlerin içinde saklanır. O gece kimse katil değildi. En azından gece başlarken.
devam ediyor 17s önce güncellendi KENDİMİ ARARKEN SANA VARDIM
@incilune
Okuma
2.7k
Oy
187
Takip
28
Yorum
144
Bölüm
38
ESENDERE`YE yeni bir başlangıç için gelmişti inci. ama daha ilk anda kendi yansıması gibi duran o adamla yolları kesişti Yüzbaşı Korhan.. İkisi de kendi sessizliğinde yaşayan birer kalpti ama aralarındaki çekim sanki herkesin duyabileceği kadar gürültülüydü. Bir sınır köyünde başlayan yakınlık...Birbirlerine yaklaşmaktan korkan iki yabancının aynı sessizlikte aynı ateşte yanmasıydı onlarınki.. İnci kendini ararken yüzbaşıyı bulmuştu. peki ya yüzbaşı ne yapacaktı?
devam ediyor 19s önce güncellendi Kurtun İki Yüzü
@saklisayfalarimm7
Okuma
3.78k
Oy
364
Takip
56
Yorum
135
Bölüm
17
"Yine emirlere uymadın." Soğuk sesi, gecenin sessizliğini bıçak gibi kesti. Gözlerinde öfke yoktu. Daha beteri vardı: Hayal kırıklığı. "Yine bir hayat kurtardım," dedi diğeri. Sırtına dayadığı kayanın soğukluğuna rağmen başını dik tutuyordu. "Kendi hayatını hiçe sayarak." "Sana ne benim hayatımdan?" demek istedi. Diyemedi. Onun yerine: "Senin gibi sadece emirleri uygulamıyorum." Kısa bir sessizlik oldu. Sonra tokat gibi gelen kelimeler: "Senin özgürlüğün, başkalarının mezarı olabilir." Gözlerini kaçırmadı. Dudakları acı bir gülümsemeyle kıvrıldı. "Senin disiplinin de bir çocuğun mezarı olacak bir gün." Olmuştuda. Aralarında yalnızca bir adım mesafe vardı ama bu, bin kilometrelik bir suskunluk gibiydi. Aynı safta savaşıyorlardı. Aynı timin parçasıydılar. Ama farklıydılar. Biri görev için yaşıyordu. Disiplinliydi, sertti ve asla geri adım atmazdı. Duygularını güçle bastırır, zayıflığa yer vermezdi. Diğeri de öyleydi. Sert, soğuk ve kararlı. Kalbindeki ateşi kimse görmezdi ama o ateş, onu daha da dayanıklı kılıyordu. İnatçıydı; sınırlarını zorlar, kimseye boyun eğmezdi. İkisinin de kendi doğrusu vardı. Ve her doğrusu, diğerinin sınırlarını zorluyordu. Aynı bedenin iki ruhu gibiydiler. Aynı gökyüzüne bakıyordular. Ama o bedendeki kurtlar farklı yönlere yürüyordu. İkisi de kendi yolunda savaşçıydı. Kurtun iki yüzüydüler. Ve biri mutlaka diğerini ısıracaktı. Tüm kurgu hayal ürünüme aittir! Küfür ve argo kelimeler içerir.
devam ediyor 19s önce güncellendi KARANLIK ÇARK
@mujdeaklanoglu
Okuma
593
Oy
140
Takip
118
Yorum
68
Bölüm
3
Jandarma İstihbarat kökenli Binbaşı Metehan Alp, Ege de babasından kalan mirası geri almak için Kıbrıs Harbinden sonra, köklerinin olduğu kadim topraklara dönmek için yola çıkar. Yıllar süren savaş ve kayıplardan sonra, şeref madalyasını kazanmış ancak gazi olarak dönmektedir. Üç ailenin tek erkek evladıdır. Mirası devraldığında, çiftliğin güvenini kazmak için yola çıkmıştır ancak, kuzenleri ile yaklaşan büyük hesaplaşmaya hazırlanırken, geçmişin gölgeleri de onlarla birlikte eve dönmektedir. Uzun yıllar boyunca ailesinden ve yurdundan uzakta savaşan Binbaşı, ailesinin tehdit altında olduğunu öğrendiğinde, geri dönmeye karar verir. Ancak bu dönüş, bir kurtuluş değil; yarım kalmış günahların, bastırılmış arzuların ve babadan oğula geçen bir lanetin başlangıcıdır. Oysa savaş bitmesine rağmen, o topraklarda gerçekleştirmesi gereken çok fazla stratejik görevi varken, aile kökleri dönmeye mecbur etmiştir. Babası, gençliğinde sevdiği kadını düşmanına kaptırmıştır. Bu kayıp, onun hayatını ikiye bölmüş; aşkı nefrete, özlemi takıntıya dönüştürmüştür. Yıllar sonra kader acımasız bir oyun oynar: Sevdiği kadının kızı Laçin, iki aile arasındaki barışı sağlamak için Tekin Bey evlenmek ister. Aile eli mahkum buna rıza gösterir. Aslında bu evlilik, bir barış anlaşmasından çok, geçmişin intikamıdır. Ancak, babasının henüz on yedi yaşında bir kızla evlenmeyi düşündüğü duyan Metehan, düğün günü kızı kaçırır ve kendi nikahına alır. Babası bunu duyunca küplere biner, ancak tek evladı olan Metehan’a kıyamaz. Metehan, göreve gitmeden evvel kızı amcasına ve halalarına emanet eder. Ve tek şartı vardır, geldiğinde, kızı bıraktığı gibi bulmazsa, tüm aile mirasını Türk ordusuna feda edecektir. Henüz çok genç yaşta gelin olan Laçin, kalbiyle değil, zorunlulukla bu evliliğe adım atmıştır. Metehan, onun gözünde sadece zırhı parlayan bir kahraman, bir koruyucudur. Oysa Metehan için bu evlilik, babasının gölgesinde alınmış bir karardır; istemediği bir bağ, kaçtığı bir kaderdir. Laçin’in onurunu korumak adına evlenmiş, ardından onu geride bırakıp savaşa gitmiştir. On yıl sonra Metehan evine döndüğünde, geride bıraktığı ürkek kız artık yoktur Karşısında; büyümüş, güçlenmiş, güzelliği kadar sessiz direnişiyle de dikkat çeken bir kadın vardır. Laçin, hem kırık kalbiyle hem de gururuyla ayakta durmayı öğrenmiştir. Ve Metehan, en tehlikeli gerçeği fark eder: Artık ondan kaçamamaktadır. Ancak kader, bu aşka bile merhametli davranmaz. Resmi nikah için kurulan törende, geçmişin karanlığı tekrar sahneye çıkar. Metehan babası, yıllar önce kaybettiği kadının izini bu kez kızında bulur. Çünkü Laçin annesine çok benziyordur. Takıntısı aklını ele geçirmiştir. Oğlunun düğün gecesinde kızı kaçırır. Ama bu bir düşman baskını değildir. Bu, babanın oğlundan aldığı gelindir. Metehan, yıllar sonra dahi kendi babasının ihanetine uğrar. Laçin ise, istemediği bir evlilikten kaçarken, çok daha korkunç bir yazgının içine çekilir. Adam, kızı nikâhına almak için; evliliklerinin gayri resmi olduğunu, kızın oğluna kadın olmadığını iddia eder. Çünkü bu evlilik bir birliktelik değil, bir sahiplenme ve intikam ilanıdır. Şimdi Metehan önünde yalnızca bir seçenek vardır: Ya babasının miras bıraktığı karanlığı kabul edecek, ya da nikahına aldığı karısını ve kendi onurunu kurtarmak için, onunla dişe diş yüzleşecektir. KARANLIK ÇARK aşkın, takıntının ve kan bağının birbirine karıştığı; babanın düşmana dönüşebildiği, oğlun kendi soyuna karşı savaşmak zorunda kaldığı, karanlık bir destanıdır. Kaçmak isteyen herkesin yeniden içine çekildiği bir mekanizma, yani bu bir kader çarkı. Kim döndürürse döndürsün sonuca kader karar verecek… Bakalım bu çarkın döngüsündeyken, karanlıktan aydınlığa ilk kim çıkacak. Bazen onur düşmandan geri alınır. Bazıları ise… kendi kanından boğulur…
devam ediyor 19s önce güncellendi EFSUNKÂR
@didido
Okuma
631
Oy
210
Takip
43
Yorum
443
Bölüm
5
Biri hemşire diğeri ise yüzbaşıydı . Ama onların hikayesi bir hemşire ve yüzbaşıdan daha fazlaydı . Her şeyden önce biri teyze diğeri ise amcaydı . Biri canından çok sevdiği ablasını diğeri ise abisini kaybetmişti . Ve geriye onlara dünyalar güzeli bir emanet kalmıştı . `Eylül ` Biri yetimhanede büyümüş diğeri de kimsesizdi . Ama artık onlara emanet edilen cocuk vardı . Bir çocuk nasıl büyütülür bilmezlerdi . Ama mecburlardı . Ve en iyi şekilde emanetlerine sahip çıkacaklardı ...
devam ediyor 19s önce güncellendi KIRIK KANATLAR
@username9162819
Okuma
7
Oy
2
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
1
Lara on yedi yıldır aynı yerde yaşıyordu. Soğuk koridorlar, demir kapılar ve bir türlü bitmeyen yalnızlık. Onu o kapının önüne kimin bıraktığını kimse bilmiyordu. Ta ki bir gün iki yabancı çıkıp gelene kadar. “Bizim kızımızsın.” DNA testi, yıllardır saklanan bir geçmiş ve bir anda değişen bir hayat… Lara artık yetimhanede değil. Gerçek ailesinin evinde. Ama bazı sorular hâlâ cevap bekliyor. Eğer gerçekten onların kızıysa… Neden yıllarca onu aramadılar? Ve daha önemlisi… Neden onu o yetimhanenin kapısına bıraktılar? Geçmişin karanlık sırları yavaş yavaş ortaya çıkarken Lara bir şeyi fark eder: Bazı kanatlar kırılır. Ama bazıları… Gerçekten hiç iyileşmez. Peki ya Lara iyileşebilecek miydi ?
devam ediyor 19s önce güncellendi Ateş Böceği
@seevvggiiiss
Okuma
6.53k
Oy
587
Takip
69
Yorum
505
Bölüm
23
Gökyüzünü tanıyamamış masum bir kız düşünün. Bir üsteğmenin onu bulduğunu düşünün. Öyle ya sırlarla dolu romantizm, mizah, dram ve mutluluk. Hepsi bir arada. Gelecek bölümlerden alıntı. `o güçlü değildi. Sadece kendini korumak için dövüşen masum bir kızdı.` DİKKAT! COK AZ DA OLSA KÜFÜR VE ARGO İCERİR! RAHATSIZ OLANLAR OKUMASIN
devam ediyor 20s önce güncellendi ZİRVE KARA
@emresx
Okuma
1.08k
Oy
418
Takip
69
Yorum
379
Bölüm
9
​12 yaş. O yaştan geriye kalan tek şey, göğsüne mühürlenen bir kurşun iziydi. ​Babası, karanlık bir gecenin tam kalbinde katledildiğinde, Ada Çelik`in hayatı küle döndü. Ancak o küllerin arasından bir intikam ateşi doğdu; zehirli bir yemin. O, yalnızca bir hedeften ibaretti: Yıkım. ​Şimdi geri döndü. ​Hedefinde, babasının ölümünün üzerindeki perdeyi tutan, yalan üzerine kurulu bir imparatorluk var: Zirve Holding. Ve o imparatorluğun tepesinde, Ada`nın kalbine giden tüm yolları kapatan, buz gibi bir varis duruyor: ​Sarp Kara. ​Soğukkanlı, karizmatik ve tehlikeli. O, Kara`nın en parlak ve en keskin gölgesi; babasının acımasız yöntemlerini modernleştiren, zeki bir lider. ​Ada, attığı her adımı ezberlediği bu oyunda, Sarp`ın giderek artan merakı ve delici bakışlarıyla karşı karşıya. Nefret, hesaplaşmanın tek yakıtıyken; arzu, beklenmedik bir mayın tarlası oluyor. O, öfke ve çekimin kesiştiği o tehlikeli, ince çizgide yürüyor. Güvenmek, yeniden ihanet etmektir, ama bu yolda yalnız kalmak, yıkıma davetiyedir. Kendi geçmişinin gölgeleriyle de yüzleşmek zorundadır. ​İhanet. Tutku. İntikam. ​Bu kez sadece bir kalp kırılmayacak. Bu kez, Ada`nın ateşi, Kara ailesinin Zirve diye adlandırdığı o imparatorluğu, temelinden sarsacak. ​Çalınan hayatların bedeli, ne kadar Kara olabilir? ​“Bu eserin tüm telif hakları yazara aittir. İzinsiz kullanılması hâlinde hukuki takip yapılacaktır.”
devam ediyor 20s önce güncellendi KIRIK ANAHTAR
@yusraa.0
Okuma
160
Oy
35
Takip
36
Yorum
50
Bölüm
5
"Ya seni ne ilgilendiriyor? Bu durum seni alakadar ediyor mu? Sanane ya kimsin sen?" dudaklarında acı ve buruk bir tebessüm oluştu. Başını saniyelik yere eğdi ve alt dudağını sertçe ısırıp derin bir nefes aldı. Gözleri doldu. Ağlıyordu. "Sen kimsin ha?" dedi ve sağa sola bakmaya başladı. "Ben sevdiğin adam değil miyim? Uğruna tüm Dünyayı karşıma alırım dediğin zamanları niye hatırlamıyorsun be zümrüt gözlüm." şimdi acıyla bakma sırası bendeydi. Bizim hayatımızı bitirenler hep uğruna tüm dünyayı karşımıza alacaklarımızdı zaten. "Savaş... sana yıllar önce uğruna dünyayı karşıma alacağım adamın söylediği bir kaç cümleyi söyleyeyim mi ben?" dediğimde `yapma` der gibi baktı yüzüme pişmandı farkındaydım ama yapacaktım. Canım o kadar yanıyordu ki kendimle beraber en masum olanları bile yakmak istiyordum. "Dur dur bekle söyleyeyim neydi? ha hatırladım! `Yapamıyorum. Olmuyor Allah kahretsin ki olmuyor. Senin sevgine karşılık veremiyorum. Deniyorum Savaş diyorum bu kız seni bu kadar seviyor sende dene belki seversin ama kalbimde bir kilit var sanki senin anahtarın açamıyor be kızım. Zorlama başkasıyla dene ama benim kalbimin kapısını zorlama açılmıyor.` " Tek tek bana zamanında söylediği her kelimeyi, her cümleyi eksiksiz hatırlattım. Bu zehirli kelimeleri aklıma değil kalbime kazımıştım. "Evlendin..." dedi. "Başkasıyla denedim." dedim. "Çocuğun var." dedi. "Beni hayata bağlayan son dal." dedim. Sabrının sonuna gelmişti ve kendini tutmadan bağırmaya başladı. "Neden geldin lan o zaman neden? ne hale geldiğimi görmüyor musun Yeşim neden bunu yapıyorsun kurbanın olayım yapma." "Yaptığın şeyleri bedelini başkasını ödetemezsin Savaş Özdemir bu hayatta herkes yaptığı şeyin karşılığını fitil fitil verir. Bu saatten senin adın benim dilime, benim adım senin diline yasaklı. Beni hayata bağlayan tek şey kızım ve bu ömrümün sonuna kadar da böyle olacak. Bu seninle son konuşmamız son hesaplaşmamızdı." Bitmişti. Bitirmiştim ve o da farkındaydı. Hiç başlamayan bir şeyi nasıl bitirebilirsin ki? "Yeşim biliyor musun kalbimin kapısında ki kilit kırıldı." dediğinde cevap vermeden arkamı döndüm ve bir adım attım. Başımı çevirmeden sakince konuştum. "Savaş biliyor musun kilidi kırmaya çalışırken anahtar da kırıldı..." ** Yeşim Vural artık saf duygularla Savaş Özdemir`e aşık olan bir kız değildi. Büyümüştü... Artık bekar bir anneydi ve onu hayatta tutan tek şey küçük kızıydı. Savaş Özdemir ise... Siz onu okuyun daha iyi anlarsınız.
devam ediyor 21s önce güncellendi HANIM KÖLE
@benim12
Okuma
33
Oy
13
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
5
yaldızlı çerçeveye sığmaya çalışanlar...
devam ediyor 21s önce güncellendi Kayıp Ruh
@y.b_demir
Okuma
50
Oy
26
Takip
1
Yorum
9
Bölüm
10
Henüz hayatını yaşamamış biri nasıl ölebilir?
devam ediyor 22s önce güncellendi Vazgeçiş
@sar_aaa
Okuma
10
Oy
3
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
2
Evlilik hayalleri kurduğun askerin şehit haberini aldıktan 2 yıl sonra karşına çıkarsa ne olur “Ben seni kaybettim sandım… Sen ise sadece benden uzak bir hayata saklanmışsın.”
devam ediyor 22s önce güncellendi Dursun Zaman
@bozkurt.pencesi
Okuma
984
Oy
323
Takip
36
Yorum
203
Bölüm
15
Yarım Kalan Sigara isimli kitabın devam kitabıdır. Leyla Duman’ın cinayetinde sessiz kalan adalete ses olan Emir Kaan, şimdi aynı düzenin içinde bir rahatsızlık kaynağı hâline gelmişti. Yaşarken susturamadıkları o sesi, ölümünden sonra itibarsızlaştırmaya çalışıyorlardı. Ulaştığı makamı, verdiği mücadeleyi ve adalet uğruna ödediği bedeli suistimal edecek kadar çoğalmışlardı. Gelen o mahkeme tebligatıyla yıkılan tek kişi İklim olmamıştı. Kardeşleri de, timi de bu adaletsizlikle ikinci kez yıkılmıştı. Her biri, Emir Kaan’ın ardından bir kez daha kaybetmiş gibi hissetmişti. Ancak o vicdansızların unuttuğu bir şey vardı. Onların bozuk düzenine karşı, Emir Kaan yalnızca bir isim bırakmamıştı. İsmini lekeletmeyecek, hatırasını kirletmeyecek, anılmasına bile gölge düşürmeye izin vermeyecek kadar sağlam bir insan zinciri biriktirmişti ardında. Emir Kaan, yaşarken olduğu gibi öldükten sonra da yalnız değildi. Onu sevenler, adaletin suskunluğuna karşı hâlâ dimdik ayaktaydı. Bir zamanlar Uzman Çavuş Yılmaz’ın dediği gibi; Adalet Yılmaz`dı. Adalet yılmamalıydı! Kitabın Yayın Tarihi : 15.01.2026 Tüm telif hakkı saklıdır. Çalınması ve kopyalanması durumunda adli işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 24s önce güncellendi Viraha
@kalopsia
Okuma
32.86k
Oy
1.74k
Takip
502
Yorum
887
Bölüm
53
Karanlığın içinden bir ses yükseliyor…
“Gerçek bazen en tehlikeli yalandır.” Bir adım atılıyor.
 Bir silah doğruluyor.
 Bir isim fısıldanıyor. Ve bütün sırlar, tek bir kurşunla dağılmaya hazır. Aybüke’nin adımları, artık geri dönülmez bir yolun taşlarına vuruyor.
Dost bildikleri, düşmana dönüşüyor.
Gölgelerden çıkan her yüz, yeni bir ihanetin habercisi. Dost ile düşman arasındaki çizgi bulanıklaşırken, en yakınında duranların bile yüzleri maskelerle gizlenir. Bir karar, bir adım, bir söz… 
Her şeyin kaderi değişir. Bu defa sadece hayatlar değil; gerçekler de ölümle sınanacak.
Ve gerçeğe en çok yaklaşan, en çok kaybedecek. İhanetin gölgesinde, aşkın sınavında, ölümle yüzleşirken…
 Bir tek soru kalır:
 Kime güveneceksin? “Benim yolumdan gel, seni en büyük kralları bile yöneten bir soytarı yapayım. Tüm dünyayı da senin şaklabanın.” Zaman daralıyor…
Her şey yanıyor… Bir çığlık. Bir dua. Bir kahkaha…
 Ve gerçek, herkesin kanını akıtacak kadar keskin. “Burası başlangıç değil.
Burası sonun doğduğu yer.” Sonra yalnızca o cümle kalıyor: “Öldürsene beni, Elmas. Hadi, öldür.” Bu defa sadece bir timin değil, bir milletin kaderi yazılacak. Ve kaderin adı: Vazgeçtiklerimiz.
devam ediyor 24s önce güncellendi Rüzgara Bırak
@kalopsia
Okuma
443
Oy
79
Takip
17
Yorum
80
Bölüm
13
“İmkanım olsaydı, seni sonsuza dek severdim.” Yalnızca masallarda kalacak bir aşkın hikâyesi. 🌊🐚🌁 ⚓️🛥️🪢 *** Tek kitaplık bir romandır. Bölümler haftalık gelmektedir. 🌊⚓️🦋🌺 Romantik/ Dram **Bu kitabın hiçbir kurum kuruluş ve/veya kişi ya da yer ile alakası yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. Herhangi bir benzerlik veya aynı olma durumu yalnızca tesadüften ibarettir. **KİTABIN HAKLARI TARAFIMA AİTTİR.
Loading...