[ Romantik Gerilim ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3dk önce güncellendi Son Viraj
@midnight10
Okuma
17
Oy
11
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
7
Bir okul. İki rakip. Tek bir kalp. Mizgin için lise sadece derslerden ve arkadaşlıktan ibaretti... ta ki okulun en iyi iki sokak yarışçısı olan Asır ve Karan hayatına girene kadar. Asır, sessiz ama kararlı. Karan, cesur ve hırslı. Pistte birbirlerine rakip olan bu iki genç, zamanla kalplerinde de aynı kişi için savaşmaya başlar. En yakın dostu Selin her zaman yanında olsa da, Eylül`ün beklenmedik hamleleri dostlukları sarsacaktır. Burak ise kuzeni Karan`ın en büyük destekçisi olarak olayların tam ortasında kalacaktır. Motor sesleri yükseldikçe sırlar ortaya çıkacak, dostluklar sınanacak ve herkes bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Çünkü bazı yarışlar kupa için değil, kalp için kazanılır. Peki sen olsan... Asır`ı mı seçerdin, Karan`ı mı?
devam ediyor 5dk önce güncellendi Touch me|Minsung
@minsung_jis.lee
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
`Tenini bana biraz daha yaklaştırıp nefesimi kesmeyi mi tercih ediyorsun, yoksa beni ısıtmayı mı, sevgilim..?`
devam ediyor 9dk önce güncellendi YARALI KURT
@marvel1903
Okuma
7
Oy
1
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
2
Savaş, uğradığı hain bir saldırı sonrası geçici olarak tekerlekli sandalyeye mahkum kalmış, öfke dolu bir mafya lideridir. Etrafındaki hainleri bulana kadar ona bakacak, yeraltı dünyasından uzak, saf ve bilgisiz bir bakıcı aranmaktadır. Paraya sıkışan ve hayatta kalma mücadelesi veren Sevgi ise bu iş için biçilmiş kaftandır tabii aşırı sakarlığı hesaba katılmazsa! ​Sevgi, Savaş`ı korumaya ve ona bakmaya çalışırken yaptığı inanılmaz sakarlıklarla adamı düşmanlarından daha çok tehlikeye atmaya başlar. Tekerlekli sandalyeyi merdivenlerden uçurmak, ilacı yerine yanlış şeyler içirmek onun için sıradan bir gündür. ​Savaş, başta bu çenesi düşük ve sakar kızdan nefret etse de zamanla tuhaf bir gerçeği fark eder: Herkes ondan korkup bir canavar gibi kaçarken, Sevgi onu sadece bir insan olarak görüyordur. Bu durum Savaş`ta tehlikeli ve hastalıklı bir bağımlılığa, geri dönüşü olmayan bir takıntıya dönüşür, artık onu yanında tutmak için çabalar ve her şeyi yapmaya çalışır kalmasi için....
devam ediyor 53dk önce güncellendi Fantazi( +?)
@fafeela
Okuma
287
Oy
24
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
6
.Ben engelli bir kızım ...kulaklarım duymuyor ....ama yinede sesleri duymak isterdim özellikle de çığlıkları
devam ediyor 2s önce güncellendi KIRIK TAÇ +1&
@kitapasigibirisi
Okuma
17.29k
Oy
1.2k
Takip
158
Yorum
2.2k
Bölüm
24
Kitap Şarkısı - Coraline ~ Måneskin “Buyurun?” dedim soğuk bir sesle. “Size de günaydın, küçük hanım.” Kaşlarım hızla çatıldı. Kimdi bu? “Ne için gelmiştiniz, beyefendi?” dedim sertçe. Dudağının kenarı yavaşça kıvrıldı. “Karımı almaya geldim, hanımefendi.” Tanımadığınız bir adamla evli olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız?
devam ediyor 2s önce güncellendi AİLE BEDELİ
@assasinnn
Okuma
50
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
10
"Koşun, ağlıyor! Tepki veryor! Ağlıyor!" Günün ağarmasıyla, şiddeti yükselen bebek ağlaması yurdun her yanındaydı. Doğduğu günden bu yana ağlaması bir kez duyulmayan bu bebeğin, ilk kez böyle bir anıyla karşılaşılıyordu. Yurdun müdiresi dahil herkes başında dikilmişti, minik oğlanın. Küçüğün bakışları bütün hepsinin üzerinde gezinirken bir kadın endişeyle konuştu. "Canı yanıyor olmasın? Normalde asla ağlamazdı." Diğer kadınların tercümanı olmuşcasına herkesin başını aşağı yukarı salladığını gördü. Onunla en çok ilgilenen kadın konuştu bu sefer de. Ellerini karnında toplamasından gergin olduğu anlaşılıyordu. "Dört ayda, bir ilk. Belki de kötüye değil iyiye işarettir." Haklı olabilirdi. Müdire, olaydan bağımsız bir soru yöneltti. "Çocuğu evlat edinmek isteyen adamların dosyalarını getirir misin, Juliet?" Yanındaki genç kız anında önüne eğilip doğruldu. "Hemen, Müdire Hanım." Kız koşar adım büyük salondan çıkarken diğerleri bir süre daha bebeğe bakınmaya devam ettiler. Hafif kilolu müdire, ellerini eteğinde gezdirdikten sonra "Hepiniz işinizin başına dönün," diyerek emir verdi. Salondaki bütün kadınlar dışarı çıktığında beşiğin içindeki bebeğe daha da yaklaştı. Tam üstünde durduğunda ağlak ve kızarmış gözlerle bakıyor çocuk ona. Çıkan sesleri az da olsa kesilmişken müdirenin ağzından tek bir cümle çıktı: "Hayata hoş geldin oğlum." Kendi oğlunun bu durumlara düşeceği aklının ucundan geçmezdi. Gözleri dolduğunda, bir damla yaş düştü bebeğin yanağına. Garip bir şey olmuştu o sırada. Küçüğün ağlaması kesilmiş, gülmeye başlamıştı. Müdire gözlerini usulca açtığında gördüğü manzarayla tebessüm etti. Çok pişmandı. Yaptığı şey için çok pişmandı ancak çaresizdi. Sonuç ne olursa olsun tek bir şey değişmiyordu. O, suçsuz bebeğini değil; kendi mutluluğunu seçmişti.
devam ediyor 2s önce güncellendi Zıt servisler
@karadeniz_nisa
Okuma
2
Oy
0
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
2
Melis 11. Sınıfa geçen ve tenis de defalarca başarıları olan başarılı bir tenisçi olma yolunda ilerliyordu ve bu yaz tatilinde tamamen dinlenip hemde mahallesindeki olan mahalle arası maçlara katılan bir kızdır. Fakat mahallesindeki sert huysuz sadece müzik dinlemeyi seven biri ile rakip olacağını nerden bilebilirdi ki
devam ediyor 2s önce güncellendi ŞEYTAN'IN SOYU +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
1.43k
Oy
69
Takip
25
Yorum
106
Bölüm
8
Şeytan, soyunu devam ettirmek istedi ve kendine birkaç tane kurban buldu. Dyavolov ailesi, Bratva`nın bile adını söylemek istemediği bir lanetti. Ve Şeytan, kurbanlarından birini bu aile olarak seçti. Bu lanetin içinde, ona bir isim bile verilmemiş bir kız doğdu. Ona bir isim verilmedi çünkü isimler, basit insanlar içindi. O, Şeytan`ın Çırağıydı. Şeytan`ın Soy`unu devam ettirecek kişiydi o. Bazı insanlar onu Şeytan sandı. Ama o Şeytan`ın Soy`undan gelendi. Şeytan`ın en sevdiği çırağıydı o. İnsanlar onu hiç görmedi... Bazı aptallar ise onu gördüğünü sandı. Ama herkes bir şeyi biliyordu: Dyavolov ailesi, Şeytan için bir çırak dünyaya getirdi. * Yelena; doğduğundan beri, güçlü bir Rus ailesi Dyavolov`ların gizemli varisi olarak büyüdü. O sadece bir varis değildi. Bir kararın bedeliydi. Babasının gururuydu. Bir soyun karanlık devamıydı. Şeytan`ın Soy`unun karanlık devamıydı. * Yelena`nın babası hedef seçerdi, Yelena bu hedefi parçalardı. Çünkü o böyle büyütüldü. Yelena`nın babası yine bir hedef seçti: Polonya`nın yeraltı dünyasındaki en güçlü lider Nikodem Volski. Yelena`dan istenilen basitti: Nikodem Volski`yi ortadan kaldırmak. Yelena, bir kere daha Şeytan`a çıraklık yapmaya hazırlandı. Nikodem Volski, Polonya`nın yeraltı dünyasını kontrol ettiğini sandı. Ama Nikodem`in düzenine, Yelena Dyavolova`nın gölgesini saklayan bir kadın sızdı: Alicja Kowalska. Yelena, Şeytan`a tekrardan çıraklık yapmak için kimliğinden bir kere daha vazgeçti. Yelena Dyavolova, babasının seçtiği hedefi parçalamak için kimsenin bilmediği kimliğinden bir kez daha vazgeçerek Alicja Kowalska olarak Nikodem`in düzenine sızdı.
devam ediyor 2s önce güncellendi KÖR NOKTA +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
24.4k
Oy
1.5k
Takip
243
Yorum
921
Bölüm
45
Kör Nokta`nı bulduklarında, artık kaçacak yerin kalmaz. Çünkü Kör Nokta`n, ölümündür... Annesinin ölümüne karşılık İspanya`nın en büyük mafya ailesi olan Morozov`ların en büyük erkek çocuğunu öldüren Valeska Arsen, asla tek bir intikam ile yetinmez. Öldürdüğü adamın erkek kardeşi Adrian Morozov, onun yeni avıdır. Ama Valeska avlayacak mı? Yoksa ava giderken avlanacak mı?
devam ediyor 7s önce güncellendi Boynumda Asılı Geçmiş
@lav.nya
Okuma
1.88k
Oy
173
Takip
31
Yorum
30
Bölüm
37
GEÇMİŞ Küçük Efsun hiçbir şey bilmiyordu. Bu hayatta ona hiçbir şey öğretilmemişti; hayat nasıl yaşanır, nasıl yürünür, nasıl koşulur… Ailesi tarafından önemsenmez, sevilmezdi. Zaten doğduktan sonra annesiyle çocuğunu bırakıp terk etmişti babası… Ailesi ya da “ailesi” denmezdi buna; bırakmak istedikleri denirdi. Ya da sebebi… O, küçük yaşında hayatın ne olduğunu daha hiç anlayamamış, gözleri hâlâ puslu gören o minik bebekti. Çünkü duyduğuna göre babası o yüzden bırakmıştı o masumu. Bunu Efsun normalde anlamazdı ama annesi… Ah, o kendi canından çok sevdiği annesinin dediği o laflar… Her gün el kadar bebeğe ettiği sitemler ne yedisinde ne yetmişinde yenilir yutulur şeyler değildi. Annesi ona çok yüklenirdi; o yaşında bir sürü sorumluluk yüklemeye çalışırdı. “Senin yüzünden her şey,” derdi. “Senin yüzünden!” deyip suratına haykırırdı küçük Efsun’un. “Ben seni istememiştim. O da istememişti. Dile getirmedi ama söyledi bana, belli etmeye çalıştı. Benim salak kafam seni sevdi. Senden bir umut bekledi; belki sever seni dedim ama senin neyini sevsin?” Bu lafları, küçük yaşında babası onları terk ettiği günden sonra daha da artırarak Efsun’a çok zarar verirdi. Vururdu, döverdi. Annesi ona iğrenerek bakardı; hatta suratına bile bakmazdı. Eşinin onu pısırık bir kız çocuğu yüzünden bırakıp gitmesini kabullenemiyordu. Geceleri çalışırdı, sabah evde olurdu. Bu işi Efsun için yapmıyordu; kendi istediklerini alabilmek için yapıyordu. Annesi Efsun’u hiç sevmezdi. Dışarı çıksa Efsun’u yanına almazdı. Bazı zamanlar alırdı; o zamanlarda da o kadar iğrenerek bakardı ki Efsun’a, dışarıdan bakan arabada şeker gibi bir kız çocuğu değil de bir böcek olduğunu sanırdı. Oysaki Efsun, o bebek hâliyle çoğu kişiyi kendine hayran bırakırdı. Görenler bir daha görmek, bakanlar bir daha bakmak isterdi. Bunu anlayan annesi, ilk başlarda fark ettiğinde kapatırdı bebek arabasının üstünü ve Efsun’un görünmesini istemezdi. Daha sonrasında da hiç açmadı o üstü. Annesi çok, çok, çok nefret ederdi Efsun’dan. Yemek yesin, su içsin, ışık görsün istemezdi… Efsun dışarının nasıl olduğu unutmuştu artık. Evde de annesi, odasının perdesini siyah bir perdeyle kapatır, perde yapıştırıcısıyla yapıştırırdı; karanlıkta bırakırdı Efsun’u. O karanlıkta yaşadığını, o evde annesiyle tek kaldığında yaşadıklarını ne birilerine anlatabilecekti büyüyünce ne de bu günler onu bırakacaktı. En ummadık zamanında “atlattım ben” dediğinde boğazına yapışacaktı geçmişi. İnsanın geçmişi silmesi mümkün müdür? Bunu hep öğrenmek isteyecek kadar kötüydü yaşadıkları. Dedesi onlara bazen uğradığında Efsun biraz nefes alabilirdi. Çünkü annesi bir tek o zaman ona bir şey yapmaz, bir şey söylemezdi ama eline bile yine almazdı. Dedesi bunu bir süre sonra sorgulamaya başladığında annesi: “Baba, sen az görüyorsun. Hasret gider, özlersin onu görmediğinde,” derdi. Babası minnetle bakan gözlerini kendisine çevirdiğinde büyük bir nefrete dönüşmesi, Efsun’un henüz dört yaşında taşıdığı o minicik kalbine anlamını bilmediği cümleler olarak ağırlık yapıyordu. Bu ağırlık gelecekte Efsun’un hayatını mahvedecekti. Panik atak sahibi olacaktı o güzel, narin kız. Ama bundan henüz ne o masum çocuğun ne de dedesinin haberi vardı. Annesi zaten umursamıyordu…
devam ediyor 7s önce güncellendi Hezeyan (Shinkirō) +1
@judgementlane
Okuma
1.88k
Oy
117
Takip
30
Yorum
221
Bölüm
18
En büyük sırları, ölü adamlar saklar. --- "Bu ev… İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak." "Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum." Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam… Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal… Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek. Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla. Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı. İçeri girmeye cesaretin var mı ? Uyarı ! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir. Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 9s önce güncellendi Kurt'un Kalbi (The Smell Of Clove) Öğretmen-Öğrenci
@judgementlane
Okuma
217
Oy
25
Takip
15
Yorum
32
Bölüm
4
Masallar... Ah... Hani şu ölü çocukların bile sevimli hayaletler kılığına sokularak tatlılaştırıldığı, yazarların zihninde dolaşan; anı bahçelerinden bir üzümmüşçesine tane tane dudaklarına bulaşan zehirli aroma tadındaki vahşeti, ruh hapishanesinin içindeki karanlık bir hücreye kapatmayı başaramayıp kalemlerine bulaşan kanla kâğıda döktükleri şu dandik öyküler mi? Tanrım... Hâlâ onları okuyan kaldı mı? Bence artık çocuklarımızı uyutmak için daha yaratıcı yöntemler denemeliyiz. Ya da daha gerçekçi hikayeler uydurmalıyız. Mesela... Ya Kırmızı Başlıklı Kız, kurtla bir olup büyükannesini yeseydi? O zaman ne olurdu? Yaşlı bir kadının birkaç gün fazla yaşaması, gerçekten Kırmızı Başlıklı Kız`ın açlığını dindirmesinden daha mı önemli? Ben... Pek sanmıyorum. Eğer Kırmızı Başlıklı Kız ben olsaydım; muhtemelen sivri bir bıçak alır ve büyükannemin kalbini sökerdim. Sonra da etiyle güzel bir ziyafet çeker ve hayatıma hiçbir şey olmamış gibi devam ederdim. Ta ki açlık yeniden bastırana kadar. Peki... Ya sen? Sen ne yapardın? Karanlığın Prensi, AshLupin Katili yıllar sonra tekrar sahada. Ancak bu sefer kurallar, alışılmışın dışında. Günah çemberine eklenen yeni bir halka, her şeyi değiştirdi. Bu kitapta çeşitli rahatsız edici öğeler bulunmaktadır. Yaşınız küçükse, lütfen es geçiniz. Öykünün tamamı yazar Judgement Lane tarafından kaleme alınmıştır. İzinsiz herhangi bir alıntı veya kopyalamada yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 10s önce güncellendi ARZU +1& (TEXTING)
@ayazefe.g
Okuma
1.56k
Oy
107
Takip
15
Yorum
12
Bölüm
6
Bu eser tamamen hayal ürünüdür. Karakterler ve olaylar gerçek kişi ya da kurumlarla bağlantılı değildir. Hikâye; gizem, gerilim, aksiyon ve duygusal olay örgüsü içermektedir. Keyifli okumalar.
devam ediyor 14s önce güncellendi BEKLENMEDİK BİR ANDA
@ilaydaymiss_68
Okuma
307
Oy
38
Takip
13
Yorum
20
Bölüm
12
Nefretten aşka Mafyatik kurgu Mafya adam Doktor kadın
devam ediyor 14s önce güncellendi KARA MECLİS KIZIL TACIN GÖLGESİ 2
@tuana_mck
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
5
"Karanlıkta verilen kararlar, aydınlıkta kanla yazılır." Konağın duvarlarında yankılanan o son fısıltı, sadece bir ihaneti değil, Bursa sokaklarını küle çevirecek bir savaşın fitilini ateşlemişti. Kara Meclis’in kalbine sızan yılan maskesini düşürmüş; Mudanya Limanı’ndan yükselen alevler, şehri dipsiz bir karanlığa gömmüştü. Şah mat oldu sananlar, masayı tamamen devirecek olan asıl güçten habersizdi. Annesinin kurduğu meclisin yıkıntıları arasında dimdik duran Umay Kara ve gözlerindeki katille namlusunu ölüme doğrultan Karan... Onlar için oyun bitmedi, asıl savaş şimdi başlıyor. Kendi kanlarında boğulacağını sananlar, bu şehrin anahtarlarının kimin elinde olduğunu çok yakında en acı şekilde öğrenecekler. "Önce bu malikaneyi ona mezar yapacağız," diye mırıldandı Karan, gözlerini Umay’ın zifiri karanlık gözlerine mühürleyerek. "Sonra Bursa`yı onlardan geri alacağız." Bursa sokaklarında patlayan sirenler, dökülen taze kanlar ve gölgelerin arkasındaki o büyük sır... Kızıl Taç namlusunu doğrulttu, ama unuttukları bir şey vardı: Kara soyadı, hainlerin kanıyla temizlenirdi. Güç, intikam ve küllerinden doğan bir meclis... Savaşın ikinci perdesine hazır mısınız?
devam ediyor 14s önce güncellendi Koroleva Petrova (Kraliçe Petrova) +1&
@mericirem
Okuma
174
Oy
16
Takip
5
Yorum
6
Bölüm
15
"Seninle gürüItü yapmayı seviyorum, Kan Kraliçesi. Buna eklenecek her gürültüden de zevk alacağıma eminim." Onu tüm gücümle itekledim. "Yine puştluk peşindesin demi?" Kahkaha atarak "Ne kadar pis bir ağzın var Nadia... Ama olsun, O ağızdan dökülen her küfür bende onları susturma isteği uyandırıyor ve inan bana, benim yöntemlerim senin kelimelerinden çok daha etkili"      Nicholas`ın gözlerinin içine sanki bu cüretkârlığını deşmek ister gibi baktım. Bu bakışıma tek kaşını kaldırıp gözlerimin içine bakmakla karşılık verdi. Dudaklarımda alaycı bir tebessüm belirdi. Nicholas`ın omzuna elimi hafifçe koydum, ona doğru bir adım yaklaştım - öyle ki nefesim Nicholas`ın çene hattına değdi - ve fısıldadım.     "Ne o Nicholas? Kelimelerinle beni susturamayacağını anlayınca dudaklarınla mı susturacağını düşündün. Dikkat et o pis ağzım, seninkini de kirletmesin. Yoksa sonun olur. " Bratva`nın Pakhan`ının kızı yeni yönetici olmak için hazırlanıyordur. Tüm Bratvadaki adamlar onun gücünü hafife alsada onun adı, yeraltı dünyasının karanlık sularında sadece ölümle ve sarsılmaz bir otoriteyle yankılanıyor; Nadia Petrova, "Kan Kraliçesi" Geçmişin cehennemini bir zırh gibi kuşanıp duygularını buzdan bir kaleye hapseden Nadia, annesinin katiline ulaşmak için her şeyi yakmaya hazırken, karşısına en az kendisi kadar karanlık ve yaralı bir adam çıkıyor: Nicholas Russo. İtalya’nın "Karanlığın Çocuğu" ile masaya oturduğunda, bu sadece iki mafya devinin stratejik ortaklığı değil; iki vahşi ruhun birbirinin yaralarını tanıma ve kendi felaketlerine doğru sürüklenme hikayesine dönüşüyor. Zaafların ölümle eşdeğer olduğu bu dünyada, intikam ateşi mi daha yakıcı olacak, yoksa nefretin gölgesinde filizlenen o tehlikeli yakınlık mı?
devam ediyor 14s önce güncellendi Okyanus ve Güneşi
@selenofilim
Okuma
752
Oy
173
Takip
19
Yorum
183
Bölüm
12
"Bu evlilik... Gerçek bir evlilik mi olacak?" Sesim kısık çıkmıştı. Sorunun bu olduğunu anlayınca sırıtmaya başladı. "Sen nasıl olsun istersin?" Gözlerimi kırpıştırarak baktım ona. "Ciddi misin?" "Ciddiyim." "Bana bırakıyorsun her şeyi yani?" "Sana bırakıyorum her şeyi yani."
devam ediyor 15s önce güncellendi Gölgeyle Dans
@mevaben
Okuma
1.99k
Oy
1.29k
Takip
53
Yorum
787
Bölüm
22
"Bir dansa kalktık. Ne sen beni bıraktın, ne de gölgem seni..." Ajan Mila Tunca, geçmişi sırlarla dolu bir hayatın içinde büyümüştü. Güvenmek onun için bir zayıflıktı, hata yapmaksa lüks. Ta ki Kuzey Arman`la yolları kesişene kadar. Kuzey Arman, karanlığın içinden gelen bir adamdı. Kuralları yoktu, sınırları yoktu ve en önemlisi tek zaafı Mila Tunca`nın bizzat kendisiydi. Bir görevle başlayan bu karşılaşma, yalanların, saklanan gerçeklerin ve ölümcül hesaplaşmaların ortasında geri dönüşü olmayan bir oyuna çoktan dönüşmüştü. Mila ve Kuzey artık bir ajandan veya seri katilden çok daha fazlasıydı. Peki ya Mila`nın düşman sandığı kişi, düşmanı olmayan tek kişiyse? Karşınızda Ajan Mila Tunca ile Kuzey Arman`ın gölgelerle örülü hikâyesi...
devam ediyor 16s önce güncellendi MERHAMET
@a_76zr89
Okuma
42
Oy
30
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
15
Belkide sizin aradığınız hersey gözünüzün önünde gecerse dersem?Belkide hayat bir yalan.İsin sonu aska dönerse belki bu serüvenin?
devam ediyor 17s önce güncellendi Liseli aşıklar
@browniee_tbd
Okuma
1.4k
Oy
193
Takip
23
Yorum
127
Bölüm
42
Lisede okuyan 2 aşık ama arada ayrılık
devam ediyor 17s önce güncellendi Kordelen
@guzelinderdi_cok
Okuma
69
Oy
50
Takip
2
Yorum
34
Bölüm
8
Altı yaşındayken yaşanan bir trajedinin suçunu yıllardır sırtında taşıyan Kardelen, hem kendini affetmeye hem de onu suçlayan ailesinin parçalanmış bağlarıyla yüzleşmeye çalışır. Geçmişten kaçmaya çalıştıkça, yıllardır saklanan gerçekler birer birer ortaya çıkmaya başlar.
devam ediyor 17s önce güncellendi Gece Yarısı Sığınmacısı
@zey_books_44
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Yoğun baskıdan dolayı kardeşiyle birlikte dışarıda baygınlık geçiren Başak Yılmaz tanımadığı bir adamın evinde uyanmıştı. O günden sonra her şeyin değişeceğinden haberi yoktu..
devam ediyor 18s önce güncellendi Mühürlü Aşk
@elissss_53
Okuma
39.45k
Oy
4.01k
Takip
502
Yorum
542
Bölüm
35
Lavin Yücel, 22 yaşında Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü okuyan bir üniversite öğrencisidir. Lavin bir gün arkadaşlarının ısrarı üzerine Rüzgar Bayraktar`ın boks maçına gider. Fakat o günden sonra yollarının sürekli kesişeceğini ikiside bilmiyordur. Lavin Yücel ve Rüzgar Bayraktar`ın yakın oldukları bir fotoğraf magazin haberlerini süsleyince bu haber onları bir anlaşmalı evliliğe sürükler. Lavin bu anlaşmayı arkadaş olarak sürdürmeyi düşünürken Rüzgar`ın kalbi çoktan kararını vermiştir. Peki bir anlaşmadan aşk doğabilir miydi?
devam ediyor 18s önce güncellendi Sessizlikte Gizlenenler
@twosam
Okuma
11
Oy
4
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
5
Hayellerinin gerçekleşmesini ümit ederken aslında hayellerinde yaşamak
Loading...