devam ediyor 4g önce güncellendi
Kaderin Hükmü
@gunesin_izi
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Eflal Lal Karamel, hayatının en güzel yıllarını geçirdiği mahallesinden ayrılmak zorunda kaldığında geride yalnızca bir ev bırakmamıştı. Çocukluğunu, anılarını, ilk mutluluklarını ve kendisini ait hissettiği o sıcak yuvasını da ardında bırakmıştı.
Çünkü Eflal, hiç ummadığı insanlardan gelen ağır bir ihanetle karşı karşıya kalmıştı.
Güvendiği insanların gerçek yüzlerini görmek, onun için yalnızca bir hayal kırıklığı değildi. Yıllarca inşa ettiği güven duygusunun paramparça olmasıydı. Ne kadar güçlü görünmeye çalışsa da yaşadıkları içindeki yarayı kapatmaya yetmiyordu.
Bu yüzden bir sabah hiçbir açıklama yapmadan, geçmişinden geriye bakmadan ve kimseye veda etmeden yurt dışına gitmeye karar verdi.
Kendisini tamamen değiştirecek yeni bir hayat kuracaktı.
Yeni bir şehir...
Yeni bir ev...
Yeni insanlar...
Ve geçmişinden hiçbir izin bulunmadığı yepyeni bir hayat...
Eflal yıllar boyunca kendisini işine verdi. Güzellik doktoru olarak başarılı bir kariyer kurdu. İnsanların dış görünüşlerindeki kusurları düzeltirken aslında kendi kalbindeki yaraları da iyileştirmeye çalıştı.
Gülümsemeyi öğrendi ama geçmişini unutamadı. Mahallesini özlediğini kendisine bile itiraf edemedi.
Ta ki bir gece kader onun karşısına hiç beklemediği bir yol çıkarana kadar...
Bir akşam iş çıkışında evine doğru yürürken çöp konteynerlerinin yanında gelen ince bir ağlama sesi duydu.
Önce yanıldığını düşündü.
Fakat ses tekrar geldi.
Eflal`in kalbi sıkıştı.
Sesin geldiği yere doğru ilerlediğinde, battaniyeye sarılmış küçücük bir bebek buldu. Bebeğin yanında onu kimin bıraktığını gösteren hiçbir iz yoktu. Ne bir not vardı ne de bir açıklama...
Sadece küçücük bir bebek ve yardım bekleyen masum gözler vardı.
Eflal`in bütün hayatı o anda değişti.
Polise haber vermek, bebeği yetkililere teslim etmek ve yoluna devam etmek en mantıklısıydı.
Fakat bebeği kucağına aldığı anda içinde tarif edemediği bir duygu oluştu. Sanki bu çocuk onu bulmak için oraya bırakılmıştı.
Onu bırakıp gidemedi.
O gece hayatına aldığı küçücük bebek, Eflal`in yıllardır kapattığı bütün kapıları yeniden açtı.
Artık yalnız değildi.
Artık vereceği karar yalnızca kendisini ilgilendirmiyordu.
Ve belki de en önemlisi, ilk kez bir yere ait olma isteğini yeniden hissetmişti.
Bebeğin geçmişini araştırmaya başladı. Kim olduğunu, neden terk edildiğini ve ailesinin nerede olduğunu öğrenmek istedi. Fakat araştırdıkça karşısına çıkan sorular cevaplardan daha fazlaydı.
Sonunda Eflal, yıllardır kaçtığı yere dönmeye karar verdi.
Çocukluğunun geçtiği mahalleye...
Yuvasına...
Ailesine...
Ve geçmişine...
Eflal mahalleye geri döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildi. Yıllardır görmediği insanlar onu karşılarında görünce şaşkına döndü. Kimileri onu özlemiş, kimileri neden gittiğini merak etmiş, kimileri ise geçmişte yaşananları unutamamıştı.
Fakat asıl dikkat çeken şey Eflal`in kendisi değildi.
Kucağındaki bebekti.
Mahallenin bütün gözleri kısa sürede Eflal`in üzerine çevrildi. Herkes aynı soruyu soruyordu:
“Bu bebek kimdi?”
Eflal ise kimseye cevap vermek istemiyordu.
Çünkü kendisi bile bu sorunun cevabını henüz bilmiyordu.
Mahalleye dönüşüyle birlikte eski hesaplar yeniden açılırken, yıllar önce yaşanan ihanetlerin gölgeleri de ortaya çıkmaya başladı. Eflal`in geçmişinden kaçtığını sananlar, onun geri dönüşünün bazı sırları yeniden gün yüzüne çıkaracağından habersizdi.
Tam da bu sırada mahalleye yeni bir aile taşındı.
Yeni insanlar...
Yeni hayatlar...
Yeni sırlar...
Ve Eflal`in hayatını hiç beklemediği bir şekilde değiştirecek insanlar...
Onlarla karşılaşması ise tamamen tesadüf eseri gerçekleşti.
Eflal, bebeğiyle birlikte sıradan bir gün geçireceğini düşünürken yaptığı küçük bir karşılaşmanın, hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri olacağından habersizdi.
Karşısındaki adam ise geçmişindeki yaralardan habersiz, Eflal`in hayatına sessizce girecekti.
İki yabancı...
İki farklı hayat...
İki ayrı geçmiş...
Ve ikisinin de farkında olmadığı ortak bir kader...
Eflal artık yalnızca terk edilmiş bir bebeğin sırrını çözmeye çalışmayacaktı. Mahalleye dönüşüyle birlikte eski dostluklar sınanacak, unutulmuş aşklar yeniden filizlenecek, aile bağları sorgulanacak ve yıllardır saklanan gerçekler birer birer ortaya çıkacaktı.
Bazıları Eflal`in dönüşünden memnun olmayacak...
Bazıları onun hayatına yeniden girmeye çalışacak...
Bazıları ise bebeğin sırrını öğrenmek için Eflal`in karşısına çıkacaktı.
Ama Eflal artık eski Eflal değildi.
Bir zamanlar ihanetten kaçıp giden genç kadın, şimdi kucağında bir bebeğin sorumluluğuyla geri dönmüştü.
Ve bu kez kaçmayacaktı.
Çünkü bazen insanın yuvasını terk etmesi, onu sonsuza kadar kaybettiği anlamına gelmez.
Bazen kader, insanı en çok kaçtığı yere geri götürür.
Ve bazen bir bebeğin küçücük elleri, yıllardır kapanmayan bir kalbin kapısını yeniden açar.
Eflal`in hikâyesi artık yeniden başlıyordu.
Bu kez geçmişinden kaçmak için değil...
Kaderinin hükmünü öğrenmek için.
“İnsan bazen kaderinden kaçtığını sanır; oysa kader, onu ait olduğu yere götürmek için peşinden geliyordur.”