[ Genç Kurgu ] - Kitap Listesi
devam ediyor 20s önce güncellendi
Keskin Bıçak
@semolimm
Okuma
5
Oy
3
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
2
Biri, can dostunun ihanetiyle her şeyini kaybetmiş, intikam ateşiyle kavrulan bir delikanlı...
Diğeri, masumiyeti elinden alınmış, yedi yılını demir parmaklıklar ardında çürütmüş, özgürlüğe susamış bir genç kız...
Yolları, karanlık bir sırrın ve kanlı bir geçmişin düğümlendiği mezarlıkta kesişir.
Keskin bir bıçak gibi keskin bir nefretle başlayan bu karşılaşma, zamanla yerini fırtınalı bir aşka mı bırakacak, yoksa intikam hırsı her ikisini de felakete mi sürükleyecek?
devam ediyor 20s önce güncellendi
Lara Alin | Gerçek Ailem
@_melora_
Okuma
12.11k
Oy
1.15k
Takip
175
Yorum
683
Bölüm
18
Lara Alin…
Küçük yaşta kaçırılmış bir kızın, yıllar sonra hiç beklemediği bir anda öz abisinin hayatına geri dönüşünün hikayesi.
Duygusal, kırılgan…
Ama gerektiğinde kendini savunacak kadar güçlü.
Karşılaşma anı geliyor.
Onu ilk gördüğünde hiçbir şey hatırlamıyor;
Arin ise yıllardır özlemini çektiği kız kardeşine baktığını bilmiyor.
Ama aralarındaki bağ, kelimelerden önce geliyor.
O anda, yolu öz abisi ve dört yabancıyla kesişiyor:
koruyucu bir yüzbaşı abi,
duvar gibi duran soğukkanlı,
gürültücü ama sıcacık iki abi
ve baba gibi duran bir adam.
Onların yanında ilk kez güvende hissediyor.
İlk kez birinin “korkma, buradayım” deyişine inanıyor.Ve ilk kez “ev” kelimesinin ne demek olduğunu anlıyor.
Bu; kaybolmuş bir kızın
öz abisini bulma,
ailesini tanıma,
ve kendi gücünü keşfetme yolculuğu.
Lara Alin…
Bazen insanı hayata bağlayan, kan bağı değil; kalpten gelen bağlardır.
devam ediyor 21s önce güncellendi
Kalbimin Terapisi
@mavilicicek
Okuma
8
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
Nida Afra, çocukluğunda aldığı yaraları kendi kendine sarmayı öğrenmiş bir psikolog. Başkalarını iyileştirirken, aslında kendi içindeki kırık parçaları bir araya getirmeye çalışıyor.
Çalıştığı bakımevi ise yalnızca hastaların değil, geçmişlerin de sıkışıp kaldığı bir yer…
Unutamayanların, kabullenemeyenlerin, vazgeçemeyenlerin yeri.
Her gün başkalarının acısına dokunan Nida, bir gün kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalacak.
Ve belki de en zor soru şu olacak:
İnsan gerçekten başkalarını iyileştirirken kendini kurtarabilir mi?
devam ediyor 21s önce güncellendi
Aşkın Gecesi Mi Olurr?
@ecrinmiisimm
Okuma
6.29k
Oy
599
Takip
77
Yorum
270
Bölüm
19
⭐KİTABIMDAN ALINTI⭐
Arkama geçince ne yapacağını kestirmiştim salıncağı sallayacaktı beni hızlıca geriye çekip bıraktı ve itmeye devam etti çok mu hızlanmıştım ne çığlık atarak ayaklarımı kendime çekmeye çalışıyodum
Başaramayınca denemeyi bıraktım bora bikere daha salıncağın arkasını hızlıca ittiğin de ellerim demire değiyordu çok hızlıydı salıncak çığlık attım beni durdurmasını söyledim gülerek
"Korkma sevgilin burda" dedi ne hoş ama sevgilin bende altta kalmamak için
"Sevgilim sevgili olduğumuzdan belli bi halta yaramıyor ki " dedim gülerek beni durdurdu hemen indim
Bora önüme geldiğinden sıkıca sarıldım yanağıma öpücük kondurduğu an içimdeki kelebekler uçuşmaya başladı kafasını boyun girintime sokup derin derin nefes aldı
Asla bitmesini istemeyeceğim bir andı bora uzun olduğu için eğiliyordu bana sarılırken maşallah sevgilimdede iki metre boy var acaba gerçektende iki metremiydi şaşırmazdım açıkçası
"Bora" dedim merakla "hımm" halâ boynumdaydı kafası "senin boyun kaç" dediğimle kafasını kaldırıp ciddiyetimi ölçtü gayette ciddiydim
--------------------⭐--------------------
Bora ve Gece`nin hikayesii☄
devam ediyor 21s önce güncellendi
kar demeti | texting
@salwent
Okuma
976
Oy
153
Takip
21
Yorum
63
Bölüm
14
formaliteden bir evlilik, birbirine zıt giden iki karakter.
ela:
komik değilsin derman
elini üzerimden çek
bu zamana kadar nasıl yaptıysan öyle yapmaya devam et
derman:
ben elimi hiçbir zaman senin üzerinden çekmedim ela
her zaman gözüm, kulağım ve ellerim senin üzerindeydi
ela:
ben hissedemedim ya da göremedim ama
derman:
o kalkık, dik olan kalçaların daha çok dikleşmesin diye göstermemiş olabilirim
devam ediyor 22s önce güncellendi
• MÜFREDAT DIŞI • (ÖĞRETMEN ÖĞRENCİ)
@yagmursss_16
Okuma
130
Oy
7
Takip
6
Yorum
4
Bölüm
3
"Kalemim kağıda küstü Peri, çünkü seni yazmaya hiçbir kelimenin gücü yetmedi."
Peri, hayatının son üniversite yılına başlarken tek hedefi edebiyat fakültesinden mezun olup kendi hikayesini yazmaktı. Ancak kürsüye adımını atan yeni profesör Giray Taşkın tüm bildiği tanımları altüst etti.
Giray; keskin bakışlı, disiplinli ve kırklı yaşlarının getirdiği o soğuk karizmasıyla okulun en ulaşılamaz ismiydi. Peri için o, sadece analiz edilmesi gereken zor bir metindi; Giray için ise Peri, disiplinli dünyasında hesaplayamadığı tek değişkendi.
Edebiyatın tozlu rafları arasında başlayan bu tehlikeli yakınlaşma, kısa sürede akademik sınırları aşan bir tutkuya dönüşürken ikisi de aynı sorunun cevabını arıyordu..
Aşk, yasakları mı sever yoksa imkansızları mı?
devam ediyor 23s önce güncellendi
KURŞUNİ İZLER
@irenswan
Okuma
1.14k
Oy
122
Takip
45
Yorum
46
Bölüm
16
Karen Riyan, sevgilisi Fred Stuffer tarafından dolandırılır. Elindeki avucundaki her şeyi kaybeden Karen, sevgilisinin arkadaşı olan Vincent Moarlo Klein’den yardım ister. Aralarında anlaşma yaptıklarında, Vincent sonunda yardım talebini geri çevirmez.
Karen, dolandırıcı sevgilisinin peşine düşmeyi seçim sanır, kendi isteği ile gerçekleştirdiği bir ihtimal ama bir gün telefonuna gelen aramayla seçimleri zorundalıklara dönüşür.
‘Benimle oyun oynamak ister misin?’
devam ediyor 24s önce güncellendi
KUYU
@yazar15844
Okuma
5.17k
Oy
369
Takip
129
Yorum
66
Bölüm
15
"Dondurma istiyorum." Dedim büyük bir hevesle. O kadar uzun zaman olmuştu ki tatlarını bile unutmuşum. Yaz-kış, an farketmeksizin yiyebilirdim. Hatta Pamir`den sonra en çok sevdiğim şey dondurma olabilirdi. Göğsünde uzandığım beden kasılırken sertçe yutkunduğunu hissettim. Mırıldanırken belimdeki eli, kalçama doğru ilerledi. Pislik. Onun ne zannettiğini çok iyi biliyordum.
"Dondurma mı istiyorsun sen ?" Kalçama inen eliyle hafif etimi sıkıyordu.Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Onu biraz kıvrandırmaktan zarar gelmezdi. "Hımm." Diye mırıldandım. Beni bir anda yatakta döndürerek altına aldı.Küçük bir çığlığın dudaklarım arasından çıkmasına engel olamadım.Kehribarları koyulaşmıştı.İçlerindeki o arzu dolu kıvılcımları görebiliyordum. Dudaklarıma uzanacağı zaman başımı yana çevirerek göğsüne elimi yasladım. Dudakları yanağımın üstünde durdu. Onu durdurmam gerekiyordu.Çünkü bir kere başlarsa bu yataktan kalkamazdık.Dondurma krizim tutmuşken istediği iş olamazdı.Belki daha sonra ama şimdi değil.
"Pislik yapma Pamir ya ! Uzun süredir yemediğim için ateşim çıkmış gibi hissediyorum.Çikolata parçacıklı,fıstıklı ve vişneli istiyorum. Hepsini. Bütün çeşitlerinden istiyorum."
İçim gide gide çeşitleri sayarken sanki gözlerimin önünde canlanıyordu yiyeceğim an.Ağzımın suyunun akıyor olmasından korkuyorum.Sessiz kaldığında yüzüne baktım. Bozulmuş bir ifadesi vardı ama bunun sahte olduğunu biliyorum. Tatlı tatlı gülümseyip yanağına uzunca dudaklarımı bastırdıktan sonra gözlerimdeki çocuksu ifadeyle hâlâ kıvılcımlar saçan kehribarlarının içine baktım.
"Alacak mısın?"
Yüzümü birkaç saniye inceledikten sonra içli bir nefesi ciğerlerine çekerek dudaklarıma kısa ama etkisi büyük bir öpücük bıraktı. Başını ağır ağır salladı ardından.
"Peki alırım.Ama ateşini diğeri daha..."
devam ediyor 1g önce güncellendi
BİR SONBAHAR AKŞAMI
@adelinniee_
Okuma
3
Oy
1
Takip
0
Yorum
4
Bölüm
2
Arya, hayatı boyunca ağır sorumluluklar altında büyümüş, genç yaşına rağmen ruhu yorgun bir kızdır. Sonbaharın sessizliğinde sıradan bir gecede telefonuna bilinmeyen bir numaradan gelen gizemli bir mesaj, onun hayatını tamamen değiştirir. Mesajı atan kişi, Arya’yı tanıdığını ve onu geçmişinden bildiği şeylerle yüzleşmeye zorladığını ima eder. Başta bir tesadüf gibi görünen bu olay, zamanla Arya’nın unutmak istediği sırları, bastırdığı duyguları ve kim olduğunu yeniden sorgulamasına neden olur. Her yeni mesajla birlikte gerçekler biraz daha ortaya çıkarken, Arya hem kendi geçmişiyle hem de kalbine dokunan bu bilinmez kişiyle yüzleşmek zorunda kalır.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Sesim Kadar Sessizdin
@zeynnwps
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
“Bir telefon konuşması, insanın hayatını tek cümlede paramparça edebilir.”
Telefonun ucunda annem vardı. Sesinde bir acele yoktu.
Sadece… bir vedaya benzeyen bir durgunluk.
O an anladım.
Ama henüz neyi kaybettiğimi bilmiyordum.
Bazı anlar vardır; insan tam ortasındayken bile kendini dışarıdan izler. O anlardan birindeydim. Elim telefondaydı, kalbim olması gerekenden daha sakindi. Çünkü insan, başına gelecek olanı sezdiğinde önce hissizleşir.
Annem konuşuyordu. Cümleleri uzatmıyordu. Sanki kelimeler değil de, yıllardır söyleyemedikleri aramızdan geçiyordu.
“İyi misin?” dedi.
Bu soru, o güne kadar duyduğum bütün sorulardan daha ağırdı. Çünkü cevabımı değil, vedamı bekliyordu.
O an fark ettim:
Bazı ayrılıklar bağırarak gelmez. Bazıları, insanın içine yerleşir ve oradan ilerler.
O sessizlik, konuşmanın bittiğini değil, her şeyin başladığını söyledi.
Ben Bade Sancar. O gün, hayatım ikiye ayrıldı. Öncesini artık hatırlamak zor. Sonrasıysa, hâlâ tam olarak başlamadı.
Bildiğim tek şey şu:
Bazı oyunlar, oyuncusuna sorulmadan başlar. Ve insan, en çok bilmediği bir oyunda kaybolur.
Kartlar çoktan dağıtılmıştı. Ben masaya oturduğumda, kimin ne oynadığını bilmiyordum.
Oyun, ben olmadan başlamıştı.