[ Askeri ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3a önce güncellendi Korkusuzlar Serisi - Savaşın Gölgesinde
@yazarcerenoktay
Okuma
129
Oy
23
Takip
8
Yorum
4
Bölüm
6
"Durum ve şartlar ne olursa olsun, teslim olmak ya da esarete düşmek asla kabul edilemez. Şehadet esastır!" Fırtına Birliği, zorlu bir görevi başarıyla tamamlayarak üsse döner. Ancak daha istedikleri gibi dinlenmeye bile fırsat bulamadan, üsse düzenlenen ani bir saldırıyla sarsılırlar. Bu kaosun ortasında, öldü sanılan birinin aniden ortaya çıkışı, yalnızca ülkelerini değil, tüm dünyayı tehdit eden ölümcül bir teknolojinin varlığını gözler önüne serer. Binbaşı Emre’nin liderliğindeki Fırtına Birliği, bu karanlık teknolojiyi durdurmak ve ülkelerini savunmak için harekete geçer. Ancak işler, emekli bir generalin bu ölümcül sistemin merkezinde yer aldığının keşfedilmesiyle daha da karmaşık bir hâl alır. Peki ya dostlar? Gerçekten dost mudur? Düşman içteyse kime güvenebilirler? Fırtına Birliği, ölümün her an enselerinde olduğu bu mücadelede, hem hayatta kalmaya hem de insanlığı kurtarmaya çalışırken sınırlarını zorlayacak. Bu savaşı kazanmak için ne kadar ileri gidebilecekleri ve hangi bedelleri ödeyecekleri, sadece zamanla ortaya çıkacaktır. Gerilim, ihanet ve fedakârlıklarla örülü bu hikâyede, insanlığın kaderi bir avuç cesur askerin elinde şekillenecek.
devam ediyor 3a önce güncellendi Zoraki Kocam
@yildizligeceninkar
Okuma
2.65k
Oy
762
Takip
28
Yorum
156
Bölüm
17
"Evlenmeniz lazım." Duyduğum cümleye karşı dondum kaldım o ise düz bir ifadeyle başkana bakıyordu. "Neyden bahsediyorsun." Şu anda sesimi düz tutmak için verdiğim çabayı bir Allah bir ben biliyordum. Arkasına rahatça yaslandı. "Ülkenin bekası için bu gerek." Bir elini masaya koydu. "Düğününüz Rusya`da olacak." Siktir Ahsa! Evet iç ses gerçekten siktir.
devam ediyor 3h önce güncellendi KÖR ZİNCİR
@yazarimssii
Okuma
35
Oy
7
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
4
Bu vatan biz olduğumuz sürece var olacaktı. Biz ise bir öldükçe bin doğacaktık. Ve bu vatan hiç yok olmayacaktı. Çünkü her karış toprağında alın terimiz, her taşında hatıralarımız vardı. Dağlar sessizliğimiz, nehirler direncimizdi.

Çünkü düşen her can, toprağa umut olarak karışacak; anaların gözyaşı, bu toprakları daha da kutsal kılacaktı. Biz gittikçe çoğalan bir inançtık.

Bizden öncekilerin bıraktığı emaneti, biz bizden sonrakilere taşıyacaktık. Adımız silinse bile duruşumuz kalacaktı; zaman bizi aşsa da ruhumuz aşılmazdı.

Çünkü biz, yıkıldıkça güçlenen bir hikâyeydik. Küllerimizden doğmayı bilen, karanlığa alışmayan bir ışıktık.
devam ediyor 3a önce güncellendi Tacitus:Sessizliğin Kaydı
@simsimasevgisi
Okuma
5.95k
Oy
528
Takip
208
Yorum
111
Bölüm
9
Gözlerini saklamak için lens kullanan kadın ve gözlerini yıllarca hayal eden adam. Çocukluğundan beri bir çok travmayla büyüyen Üstegmen Asel Keskin ve lisede gördüğü kızın yıllarca gözlerini unutamayan Yüzbaşı Boz Ateşoğlu bir gün hiç ummadıkları bir şekilde karşılaşırlar. İnsanlara karşı duvarları olan Aselin ön yargılarını Boz yıkabilecekmi? Anlatılmayan ve söylenmeye her şey insanın ruhunda bir iz bırakmaya mahkumdur. Kendini bu mahkumiyyete teslim etmekse insanın en büyük yanlışıdır. Asel bu yanlışı düzelte bilecekmi? Vatan, aile,arkadaşlık,aşk kurgusudur. (NOT):HİKAYEDE GEÇEN KURUM,KURULUŞ VE KİŞİLERİN GERÇEK HAYATLA ALAKASI YOKTUR.HEPSİ HAYAL ÜRÜNÜDÜR.
devam ediyor 3a önce güncellendi " KURŞUNDAN AĞIR"
@geceninbuyusu
Okuma
1.08k
Oy
68
Takip
18
Yorum
20
Bölüm
16
"Neyin var evlat ?" Ela şaşkınlıkla başını kaldırdı. "Bir şey yok komutanım." Mehmet Albay`ın yüzü ciddileşti. "Yapma, Gözlerin başka bakıyor." Ela`nın boğazı düğümlendi. "Kalbim gibi bakıyordur komutanım."
devam ediyor 3a önce güncellendi Sinenz
@kartanesigibisoguk
Okuma
10
Oy
8
Takip
0
Yorum
17
Bölüm
2
Sinenzâr, eski sözlükte “göğse varan su” diye geçerdi. Ne yüzmeye elverirdi ne de geri dönmeye. İnsan tam ortasında kalırdı. Bir adım ötesi uçurum, bir adım gerisi pişmanlık.

O çizgide duranlar, ya en çok sevenlerdir ya da en çok yananlar.

Sert, disiplinli, kusursuz olan Yüzbaşı Özen Akkurt’un bir hatasıyla başladı her şey. Özen, ona yardım etmesi için gönderilen, komik, umursamaz Yüzbaşı Azer Kırım’ı sadece onu küçük düşüren bir varlık olarak görüyodu. Ama her hikaye aynı değildi.

Sinenzârda kaldılar.

Ya en çok sevenler olacaklardı, ya da en çok yananlar.
devam ediyor 3a önce güncellendi KARANLIĞIN İÇİNDE BİR İHTİMAL
@mirayyuyarr_1903
Okuma
10
Oy
1
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
2
Rize`ye yeni taşınan öğretmen Lara Soyer`in hayatı, görevleri ve disiplinli karakteriyle dikkat çeken Yüzbaşı Batu Sarp Sancak`la tanışmasıyla değişmeye başlar. Yağmurlu Rize sokaklarında başlayan bu beklenmedik yakınlık, ikisinin de hayatına hiç planlamadıkları bir fırtına getirir.
devam ediyor 3a önce güncellendi Albeyaz Yeminler
@s3ymmaa
Okuma
48.86k
Oy
2.6k
Takip
347
Yorum
687
Bölüm
57
"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." -Gazi Mustafa Kemal Atatürk Albeyaz Yeminler Ceylan Savaş, 28 yaşında bir terörle mücadele savcısı ve geçmişin acılarıyla şekillenen bir kadındır. 1998`de terkedilen küçük bir kız olarak, Türk konsolosluğunun yardımıyla ülkesine döner ve onu büyüten kişi, evlat edindiği babası Albay Kaan Savaş`tır. Albay Kaan, sevgiyle büyüttüğü kızının ülkesine adanmış bir kadına dönüşmesine tanıklık eder. Alpkan Aslan, 29 yaşında Özel Kuvvetler Kıdemli Üsteğmeni, küçük yaşta ailesini kaybetmiş ve devletin kollarında büyümüştür. Zorlu görevleriyle tanınan Alpkan, Cizre`deki "Savaşçı" timinin komutanıdır. 2018`de bir kaza sonucu tanışan Alpkan ve Ceylan, yıllar sonra, 2025`te Cizre`de tekrar karşılaşır. Ceylan, babasının komutanlık yaptığı timle çalışmak için Cizre`ye gelir ve burada Alpkan ile yolları kesişir. "Albeyaz Yeminler", bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda bir kahramanlık destanıdır. Cesaret, kayıplar ve yeminlerle dolu bu yolculuk, onları yalnızca birbirlerine değil, ülkenin geleceğine ve büyük bir savaşa da sürükleyecektir. Eğer hoşunuza gitmişse kitabıma göz atmayı unutmayınn ❤️
devam ediyor 3a önce güncellendi SON KURŞUN -İntikam-
@anlasskuuummm
Okuma
464
Oy
14
Takip
10
Yorum
0
Bölüm
9
"Zaaflar, insanın en sevdiği yıkımdır... Ta ki yıkılan, o olana kadar." Ruhun yılanı salındığında ortaya çıkan güç, güç degildir... Katıksız bir yıkımdır. Sınırın ötesinde, kayalıkların ve zifiri ayazın ortasındaki o derme çatma kışla odası, barut ve soğuk demir kokuyordu. Masanın üzerinde yanan tek bir gaz lambasının titrek ışığı, haritaların ve askeri mühimmatların üzerine gölgeler düşürüyordu. Yüzbaşı Pamir, nasırlı parmaklarının arasında tuttuğu o küçük, köşeleri hafifçe yıpranmış vesikalık fotoğrafa bakıyordu. Fotoğraftaki kızıl saçlı, çilli yüz; karanlığın, kanın ve intikamın ortasında hapsedilmiş bir kor parçası gibi parlıyordu. Alçin... Yıllar önce hayatını karartacağım o kirli düzenin, emniyet koridorlarında hak yiyen o adamın en masum, üzerine titredigi biricik kızı. Pamir`in şakaklarındaki yara izi, zihninden geçen o karanlık planların gerilimiyle hafifçe segirdi. O henüz İstanbul`a inmemiști. Henüz kütüphanedeki o loş rafların arasına sızmamış, o kızıl saçlara dokunmamış, o duru zihni kendi cehennemine çekmemişti. Her şey bu küçük fotoğrafla, bu masadaki o zifiri planla başlıyordu. "Seni bulacağım küçük kırlangıç," diye fısıldadı Pamir, fırtınanın camları dövdügü o kışla odasinda. "Babanın hesabını senin o lekesiz ruhunla kapatacağım. Sen benim en güzel günahım, en kaçınılmaz yıkımım olacaksın."
tamamlandı 3a önce tamamlandı Gizemin Karanlığı
@zeynepasyasevilay
Okuma
68
Oy
27
Takip
6
Yorum
2
Bölüm
15
Karanlığın en zifiri anında, durdurulamaz bir tren dik bir yokusa doğru hızla tırmanıyor. içindekiler va o karanlığa gömülecek ya da alevlerin içinden küllerini toplayacak. Türkiye`nin en başarılı, en tehlikeli ajanı Lavinya Arslar için Zaman tam bir yıl önce, kalbini ve geçmişini gömdüğü o lanetli günde durmuştu. Teşkilattaki son gününde, istifa dilekçesini masaya bıraktığında, hayatının en büyük oyunu başlayacaktı. Aynı gün kapısına bırakılan gizemli mektup, tek bir şeyi fisildıyordu. "Hoş geldin. Unutacaksın." Sokaklar bir canavarın ayak sesleriyle sarsılıyordu. Ates Çetesi. Çetenin başında, masum kurbanlarının arkasında kanlı iz|er birakan, zekasıvla devlete mevdan okuyan gizemli bir katil vardı. Bir tarafta adaleti temsil eden ve öfke problemleriyle savaşan bir ajan, diğer tarafta geçmişin kirli intikamını karanlıkta arayan bir katil.. Yalanların gerçeğe, düşmanların aileye, en büyük sadakatlerin ise kanlı bir ihanete dönüstüğü bu karanlık dünyada Lavinya kendi adının lanetiyle yüzleşmek zorunda kalacak. Birbirlerine yalanlarla bağlanan altı kişi, alevlerle kaplı o dik yokuştan sağ çıkabilecek mi? Yoksa her şey, adını kader koydukları o ölümcül ovunun bir parçası mi? "Git ve onların kaderi ol. Çünkü bundan sonra kader, Lavinva Arslan`di."
devam ediyor 3a önce güncellendi UMAY ( İlk bölümler kısa ama sonraki bölümler uzundur)
@kaunis
Okuma
28.39k
Oy
1.68k
Takip
118
Yorum
484
Bölüm
62
" Ben size ümit verecek bir şey mi yaptım?" Dedi yiğit. Gözleri hala kapalıydı. Ben bu sözü duyduktan sonra elektirik çarpmış gibi irkildim. Gözlerim dehşet içinde açılmıştı. Ne diyordu ya?! Siz mi? Yanlış mı? Ha?! " Ne?" Dedim fısıldar bir biçimde. Yiğit gözlerini açtı ve baktı. Ama hâlâ aynı soğukluk vardı gözlerinde. Sanki gözlerinden kovulmuş gibi hissettim kendimi. O gözlerindeki sıcaklıktan kovulmuş gibiydim. İçim bir kez daha üşüdü. " Eğer böyle bir şey yaptıysam özür dilerim. Yemek zaten hataydı bu yüzden gelmedim zaten. Siz sadece komutanımın kız kardeşisiniz. Başka bir şey olmaz. Zaten bir şey yoktu. Bundan sonra da asla biz diye bir şey olamaz zaten. Kendiniz kendinizi mi umutlandırdınız?" Dedi. ..... Umay asla ayak basmam dediği şehire gidiyordu. Babası şehit olmuştu o şehirde.Ama görev görevdi. Bakalım o şehirde neler olacak , neler yaşayacaktı? 🇹🇷BU VATAN İÇİN ŞEHİT DÜŞENLERİ UNUTMAYACAĞIZ! UNUTTURMAYACAĞIZ!!!!!🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷 (Her türlü kopyalama işleminde işlem başlatılacağını söylemek isterim. )
devam ediyor 3a önce güncellendi Lavinya
@kubraq
Okuma
9.28k
Oy
823
Takip
89
Yorum
185
Bölüm
45
İşte tam şuan bittiğimi hissediyorum, nefes almak bile bir insana bu kadar zor gelmemeli. Açlığa, susuzluğa, uykusuzluğa, akıl almaz işkencelere dayanan, dik durup yıkılmayan ben şuan geçmişim karşısında diz çöküyordum. Bana söylenen yalanlara bu kadar kolay kanmam benim aptallığımdı. Bugünden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Bugünü herkes not alsın, bugün benim ihtilâlimin ilk günü. Bugün Kıdemli Yüzbaşı İris Tanyelinin öldüğü gün... ☘️ Yayınlanma Tarihi: 15.10.2024 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür.
devam ediyor 2a önce güncellendi Son Nöbet (+18)
@yarenimmiste
Okuma
3.99k
Oy
15
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
4
Bir hemşire ve bir askerin, görev ile kalpleri arasında sıkışan imkânsız aşkı… Derin Aksoy, görev yaptığı sahra revirinde herkesin hayatını kurtarmaya alışmış genç bir hemşiredir. Kaan Demir ise duygularını yıllar önce geride bırakmış, sert ve disiplinli bir askerdir. İlk karşılaşmaları hiç de romantik değildir; Kaan, Derin’i küçümseyen ve zorlayan tavırlarıyla onu kendisinden uzaklaştırır. Derin ise ona boyun eğmek yerine her seferinde karşısına dikilir. Aralarındaki nefret zamanla yerini inkâr edemedikleri bir çekime bırakırken, geçmişte saklanan sırlar ve yaklaşan bir görev ikisini zor bir seçimin içine sürükler. Çünkü bazı aşklar yaşanmak için değil, uğruna savaşılmak için gelir. Ve bazı nöbetler sabaha kadar değil, bir ömür sürer.
devam ediyor 3a önce güncellendi NEFES PAYI
@silinen640300
Okuma
24
Oy
2
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Bir keskin nişancı hedefini kaçırabilir. Ama geçmişinden asla kaçamaz. Herkes silahın sesini duyar. Kimse tetiği çeken sessizliği duyar mı? Üsteğmen İdil Aydoğdu, Türk Silahlı Kuvvetleri`nin en başarılı keskin nişancılarından biridir. Kusursuz atışlarıyla "Ayaz" kod adını almış, duygularını görev emrinin gerisinde bırakmayı öğrenmiştir. Binbaşı Yalın Erensoy ise başarısızlığa tahammülü olmayan, disipliniyle tanınan seçkin bir özel tim komutanıdır. Yeni timine katılan tek kadın personelin, emir dinlemekten çok yalnız hareket etmeye alışkın olduğunu ilk günden fark eder. Birbirlerine güvenmeyen iki asker... Tek bir tim... Her operasyonda kendilerinden bir adım önde olan görünmez bir düşman. Sınır ötesinde başlayan mücadele, içeriden sızdırılan bilgilerle bambaşka bir savaşa dönüşürken; İdil ve Yalın yalnızca düşmanla değil, yıllardır sakladıkları gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalacaktır. Çünkü bazen en ölümcül kurşun, karşındaki düşmandan değil... Yanında yürüdüğünle gelir.
devam ediyor 3a önce güncellendi BÜRKÜT
@iskambilfali
Okuma
1.08k
Oy
77
Takip
16
Yorum
1
Bölüm
20
Asker-Öğretmen
devam ediyor 1a önce güncellendi Leza’da Bir Nar -Gerçek Ailem-
@suofficial24
Okuma
72
Oy
2
Takip
9
Yorum
0
Bölüm
2
“Vatanından koparılmış tazecik bir çiçeğin, bambaşka bir toprağa gömülüp yeniden kök salmasını beklediklerini, günden güne solup çürümesine göz yummalarını dinlediğimi bilemezdim. “
devam ediyor 3a önce güncellendi PUSULA 🧭
@merih_00_25
Okuma
454
Oy
62
Takip
8
Yorum
17
Bölüm
7
Onların yolları bir tesadüf eseri kesişmedi; kader, bu iki farklı dünyanın insanını aynı gökyüzünün altında sınamak için çok önceden ağlarını örmüştü. Bu hikâyede sadece ilk görüşte filizlenen naif bir aşkı değil; savaşın soğuk nefesini, ayrılıkların kavurduğu yürekleri, gözyaşının tebessüme karıştığı anları, köyün bitmek bilmez entrikalarını ve hayatın onlara sunduğu o tuhaf, trajikomik sürprizleri okuyacaksınız. Şimdi, derin bir nefes alın ve sarp dağların eteklerinde, tozlu köy yollarında başlayan bu serüvene adım atın. Pusulanız kalbiniz olsun. 🧭
devam ediyor 3a önce güncellendi İsimsizler Timi
@zeynebin.hayalduny
Okuma
1.12k
Oy
81
Takip
31
Yorum
17
Bölüm
12
Bu hikâye bir kurgu olabilir. Ama içindeki acı, bekleyiş ve yarım kalan hayatlar gerçektir. Her şey bir emirle başlar. Bir görev verilir, bir tim hazırlanır. Ama hiçbir emir, geride kalanların yükünü anlatamaz. Bazı insanlar vardır… isimleri bilinmez, yüzleri hatırlanmaz. Ama onlar, birilerinin hayatı yarım kalmasın diye kendi hayatlarını yarım bırakır. Bu satırları yazarken şunu anladım: Kahramanlık, her zaman zaferle ölçülmez. Bazen en büyük kahramanlık… geri dönememektir. Onlar görevlerini yaptı. Kimisi döndü. Kimisi yarım kaldı. Eğer bu hikâyede bir yerde durup nefes aldıysan, bir karakterin acısını içinde hissettiysen… artık sen de bu yükü biliyorsun. Çünkü bazı hikâyeler mutlu sonla bitmez. Ama asla unutulmaz...
devam ediyor 3a önce güncellendi Ateş ve küler
@salcali
Okuma
5
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
K:Evet çeyrek komutan timin seni bekliyor A: çeyrek komutan ha Rakabetli gülüş
devam ediyor 3a önce güncellendi Hesaplaşma
@yasin2006
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bölüm 1: Panik ve Gizemli Kayboluş Sabahın ilk ışıklarında, karargah binasının koridorlarında koşuşturma başlar. Koruma Subayı, telefonda bir yandan Albay Erdem`i aramaya çalışırken, diğer yandan telaşla Tuğgeneral İnci`nin odasına dalar. "Komutanım, Erdem Albay`ı gördünüz mü?" diye soluk soluğa sorar. Tuğgeneral İnci, masasının başından sakince, "Hayır, ne oldu ki?" diye cevap verir. Subay, endişeli bir sesle durumu anlatır: "Komutanım, sabahtan beri Albay Erdem`i arıyorum. Telefonları kapalı. Evine baktım, yoktu. Eşini aradım, o da açmıyor." Tuğgeneral İnci`nin kaşları çatılır. "Teğmen Çiğdem Ülgen`i aradın mı?" diye sorar. Subay, "Evet komutanım, o da açmıyor" diye yanıtlar. Bu durum, yalnızca Albay`ın değil, Teğmen`in de kayıp olduğunu ortaya koyar. Tuğgeneral İnci, subaya bir daha bakmasını emreder, ancak ikisi de içten içe bir şeylerin ters gittiğini anlamıştır. Bölüm 2: Gergin Yüzleşme ve Acımasız Hesaplaşma Bu sırada, terk edilmiş bir deponun karanlık köşesinde, Albay Erdem ve Celal karşı karşıyadır. Ortamdaki gerilim, Albay Erdem`in kesin bir ses tonuyla Celal`e seslenmesiyle doruğa ulaşır: "Bu iş ikimizin arasında bitecek, Celal." Celal, alaycı bir gülümsemeyle Albay`ı sınar: "Emin misin, Erdem?" Albay Erdem`in cevabı sert ve nettir: "Eminim, Celal. Ya sen, ya da ben." Bu sözler, ikisi arasındaki mücadelenin kişisel ve ölümcül olduğunu gösterir. Bölüm 3: Çaresizlikten Umuda Doğru Aynı anda, deponun başka bir yerinde, Albay Erdem ve Teğmen Çiğdem köşeye sıkışmıştır. Kurşun sesleri yankılanırken, Teğmen Çiğdem fısıldar: "Erdem, ne yapacağız? Mühimmatımız azalıyor." Albay Erdem, soğukkanlılığını koruyarak yanıt verir: "Sakin ol meleğim, buradan çıkacağız." Çiğdem`in sesi umutsuzlukla titrer: "Bunu nasıl yapacağız? Şarjörüm de azaldı. İki şarjörüm kaldı, ama herifler üç kişi!" Albay Erdem, hızlıca bir plan yapar: "Sen ikisini indir, sonuncuyu bana bırak." Tam bu sırada dışarıdan bir ses duyulur: "Erdem komutanım! Geldik! Dayanın!" Bu ses, Koruma Subayı`na aittir. Albay Erdem`in yüzünde bir gülümseme belirir ve hafifçe Teğmen`in omzuna dokunur: "İşte bu! Benim aslanlarım geldi!" Bölüm 4: Sona Doğru Kovalamaca ve Zafer Çatışma bittiğinde, Koruma Subayı ve ekibi, Albay ve Teğmen`in yanına koşar. Subay endişeyle sorar: "Erdem Albayım, iyi misiniz?" Albay Erdem ve Teğmen Çiğdem, "İyiyiz, iyiyiz," diye yanıtlar. Ancak Teğmen, zaferin tadını çıkarmadan durumu özetler: "Celal kaçıyor, peşinden gidin!" Albay Erdem, hemen harekete geçer: "Hadi, koşun! Bu adamı hemen buraya getirin!" Kovalamaca başlar. Celal, bir arkadaşına "Hadi heval, gidelim buradan!" diye seslenir. Albay Erdem ise öfkeyle haykırır: "Buraya gel lan şerefsiz! Karı gibi Kaçma lan! Erkek gibi dövüş benimle Celal, yakalanamayacağına inanarak meydan okur: "Kolaysa yakala Albay!" Albay Erdem, telsizden emri verir: "İkinci ekip, önünü kesin!" Bu hamleyle kaçış yolu kalmayan Celal`in sesi duyulur: "Lan hayır!" Albay Erdem son sözünü söyler: "Teslim ol, Celal! Kaçacak yerin kalmadı!" Celal`in mağlup sesi duyulur: "Tamam, teslim oluyorum... Sen kazandın. Bölüm 5: Kaçırılma SAHNE: Terk edilmiş bir deponun içi, loş ve kirli bir ortam. da başlar (Teğmen Çiğdem, ağzı kapalı, elleri bağlı bir şekilde sandalyede oturmaktadır. Ömer Faruk, alaycı bir gülümsemeyle karşısında durur.) TEĞMEN ÇİĞDEM: (Mücadele ederek) Ne yapıyorsunuz, bırakın beni! ÖMER FARUK: (Sakin bir şekilde) Sakin ol teğmen, sana zarar vermeyeceğiz. Bizim derdimiz senle değil, albayla. (Çiğdem`in gözleri şaşkınlıkla açılır.) TEĞMEN ÇİĞDEM: Benim kocamla ne derdiniz olabilir? (Ömer Faruk, şaşkınlıkla arkadaşına bakar, sonra tekrar Çiğdem`e döner. Yüzündeki alaycı ifade daha da belirginleşir.) ÖMER FARUK: Vay, demek Albay Erdem senin kocan. Bak bu bilgi işimize çok yarayacak. Demek ikimizin de kurbanı aynı, ha? TEĞMEN ÇİĞDEM: (Sert ve tehditkâr bir sesle) Bakın bana zarar verirseniz, Erdem sizi yaşatmaz. Kendi ölüm fermanınızı imzalamış olursunuz. ÖMER FARUK: (Gülerek) Bize bir şey olmaz. Celal abimi bırakırsanız, seni de bırakırız. (Çiğdem`in yüzünde şok ve tiksinti dolu bir ifade belirir. Aklında bir şimşek çakar.) TEĞMEN ÇİĞDEM: He, demek meşhur o şerefsiz Celal`in kardeşi Ömer Faruk sensin. (Ömer Faruk`un yüzündeki gülümseme anında silinir. Gözleri tehlikeyle parlar.) ÖMER FARUK: Adımı nereden biliyorsun? Neyse... (Yüzüne tekrar alaycı bir ifade yerleştirir.) Şimdi albay Erdem`i ara ve kaçırıldığını söyle. Bölüm 6: Tehlikeli Müzakere SAHNE: Karargah, Albay Erdem`in ofisi. (Erdem, masasındaki evrakları incelerken telefonu çalar. Arayan Çiğdem`dir. Yüzünde bir gülümseme belirir.) ERDEM ALBAY: Alo, hayatım, duyuyor musun beni? TEĞMEN ÇİĞDEM: (Titreyen bir sesle) Erdem, hemen bana yardım etmelisin! (Erdem`in yüzündeki gülümseme anında kaybolur. Endişeyle ayağa kalkar.) ERDEM ALBAY: Hayatım, ne oldu? Neredesin? (Telefon el değiştirir. Ömer Faruk`un sesi duyulur.) ÖMER FARUK: (Kaba bir sesle) Ver şu telefonu! Bana bak albay, eşin elimde. Abim Celal`i getirmezsen, eşin ölecek! (Erdem`in gözleri öfkeyle kararır. Masaya yumruğunu vurur.) ERDEM ALBAY: Ulan Ömer Faruk, bittin oğlum sen! Abini getireceğim, ama eşimi bana sağ salim teslim edeceksin. ÖMER FARUK: (Ciddiyetle) Kabul. Bölüm 7: Son Dakika Kararı SAHNE: Karargah, Tuğgeneral İnci`nin ofisi. (Erdem, nefes nefese Tuğgeneral İnci`nin odasına dalar.) ERDEM ALBAY: Komutanım! TUĞGENERAL İNCİ: (Sakin bir sesle) Erdem, ne oldu? Bi sakin ol, yavaş. ERDEM ALBAY: Zaman yok komutanım! Eşimi rehin almışlar! (Tuğgeneral İnci`nin kaşları çatılır. Yüzü ciddileşir.) TUĞGENERAL İNCİ: Nasıl yani? Çiğdem Teğmen`i mi? ERDEM ALBAY: Evet komutanım! Celal`i götürmezsem eşimi öldürecekler! (İnci, derin bir nefes alır. Zor bir karar vermesi gerektiğini anlar.) TUĞGENERAL İNCİ: (Masasındaki telsizi eline alır.) Herkes dinlesin! Tüm birimler alarma geçsin! Önceliğimiz rehin kurtarma! Erdem Albay`ın emirlerini uygulayın! ERDEM ALBAY: (Hızlıca) komutanım. Teşekkürler. Telsizdeki Askerler: emredersiniz komutanım (Erdem ofisten hızla çıkar. Yüzünde kararlılık ve öfke dolu bir ifade vardır. Bu savaş kişisel bir hal almıştır ve Erdem, eşi için her şeyi yapmaya hazırdır.) Bölüm 8: Anlaşma ve Gergin Değişim SAHNE: Terk edilmiş bir deponun dışında, gece karanlığında. Gergin bir bekleyiş hakimdir. Askerler, pozisyonlarını almış, teçhizatları kuşanmış bir halde beklemektedir. (Albay Erdem, telsizini kulağına götürür, gözleri deponun girişindedir.) ALBAY ERDEM: (Kısık sesle) Hazır mısınız beyler? ASKERLER: (Telsizden, aynı anda) Hazırız komutanım! ALBAY ERDEM: (Nişancıya seslenerek) Nişancı, yerini aldın mı? KESKİN NİŞANCI: (Telsizden) Evet komutanım, yerimi aldım. Görüş alanı net. ALBAY ERDEM: Tamamdır, benden haber bekle. NİŞANCI: Anlaşıldı. (Albay Erdem, Celal`in tutulduğu araca doğru ilerler. Askerler, arkasında tetikte bekler.) ALBAY ERDEM: (Sesini yükselterek) Oğlum, Celal`i getirin! (İki asker, elleri bağlı olan Celal`i Albay Erdem`in yanına getirir.) CELAL: (Alaycı bir gülümsemeyle) Ne oldu? Sana gününü göstereceğimi söylemiştim. Şu anda eşin, kardeşimin elinde! ALBAY ERDEM: (Öfkeyle Celal`in yüzüne doğru eğilir) Konuşma lan, konuşma! Yürü hadi! (Ömer Faruk, Teğmen Çiğdem`i depodan dışarıya, yanlarına doğru iter. Teğmen`in yüzü bitkin ve korkuludur.) ÖMER FARUK: Abi, hoş geldin! CELAL: (Rahatlamış bir şekilde) Hoş bulduk kardeşim. ALBAY ERDEM: (Gözleri Çiğdem`de) Kavuşmanızı sonraya bırakın! Ömer Faruk, eşim nerede? ÖMER FARUK: (Yanıltıcı bir sakinlikle) Sakin ol albay, eşin burada. Al bakalım. (Ömer Faruk, Teğmen Çiğdem`i bir adım öne iter. Çiğdem korkuyla titrerken, Albay Erdem hızla ona doğru koşar.) ALBAY ERDEM: (Çiğdem`e sarılarak) Hayatım, iyi misin? TEĞMEN ÇİĞDEM: (Albay`a sarılırken fısıldar) İyiyim hayatım, lütfen buradan gidelim. (Erdem, Çiğdem`in yüzüne dokunur, rahatlamıştır.) ALBAY ERDEM: Tamam hayatım, gidelim hadi. (Askerlere döner) Tim, toparlanın, dönüyoruz! (Askerler, Celal ve Ömer Faruk`u gözaltına alırken, Albay Erdem ve Teğmen Çiğdem yavaşça olay yerinden uzaklaşırlar. Bu, bir çatışmanın sonu ve yeni bir başlangıcın habercisidir.)
devam ediyor 3a önce güncellendi KOD ADI:AŞK
@esogeliinn
Okuma
108
Oy
23
Takip
5
Yorum
26
Bölüm
5
16 yıl önce yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Gece Soydemir ve Kerem Kurt`un yıllar sonra doktor ve yüzbaşı olarak karşılaşması... "Yüzbaşı Bey." & "Doktor Hanım" 🤍&🖤
devam ediyor 3h önce güncellendi VATAN UĞRUNA
@golgedekifirtina
Okuma
9.59k
Oy
1.11k
Takip
72
Yorum
503
Bölüm
43
Mardin’in savaşla iç içe geçmiş topraklarında, Yaz öğretmen bir yandan öğrencilerine umut aşılamaya çalışırken, diğer yandan komutanın kızı olarak askeri dünyanın karanlık gerçekleriyle yüzleşir.Yaz’ın dünyası, Yüzbaşı Yağız Demir İlkan’ın varlığıyla altüst olur.Aşk ve savaşın arasında sıkışmış, fedakarlık ve vatan sevgisiyle sınanmış bir ilişki onları beklemektedir. Gölge Timi’nin komutanı olan Yağız, hem askerlerine hem de vatanına sorumluluk taşır.Yaz ise, vatan sevgisini ve bağlılığını öğretmen olarak kendi yöntemleri ile yaşar…
devam ediyor 1a önce güncellendi Zincir
@aysuu_uu
Okuma
31
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
5
zincir timi ve Derin Sezar.
devam ediyor 2a önce güncellendi Deli Ve Zır deli
@balli_turtam
Okuma
3.54k
Oy
345
Takip
32
Yorum
75
Bölüm
32
Yade babasını ve eski Tim arkadaşı Çağlar`ı bir bina patlatarak şehit düşürür...

6 Ay boyunca askeriyeye gitmez ve bir sabah Albay Selçuk Ertem onu arar ve onu askeriyeye gelmesini söyler.

Üsteğmen Yade Korkmaz o gün yeni timi olan Pençe Timiyle tanışır ve sonrasında ise Pençe Timi komutanı Yüzbaşı Yamaç Yılmaz ile operasyon gereği evlenmek zorunda kalır ve yeni bir aşk filizlenmeye başlar

Biri deliydi fakat öbürü Zır deliydi....Ve onların aşkı herkese illallah ettirmişti....
devam ediyor 3a önce güncellendi TİM-7 ANKA
@sena_simsek
Okuma
214
Oy
5
Takip
7
Yorum
4
Bölüm
8
Hakkâri`nin sert dağlarında görev yapan bir Komando Timi... Görevle şekillenmiş hayatlar, söylenmeyen korkular ve dağların ortasında sessizce filizlenen beklenmedik bir bağ. Yüzbaşı Tolga, sınır hattında görev yaparken disiplinin dışına çıkmamayı öğrenmiş bir subaydır. Onun dünyasında duygular, ertelenmesi gereken ayrıntılardır. Ta ki yolu, çocuk seslerinin azaldığı bir köyde görev yapan öğretmen Zehra ile kesişene kadar.Bir yanda operasyonlar, sorumluluk ve askerî gerçekler vardır. Diğer yanda tebeşir tozu, umut ve hayata tutunma çabası. Bu hikâye; Hakkâri`nin sertliğinde sınanan bir timin, yarım kalmış hayatların ve görevle kalp arasında kurulmaya çalışılan kırılgan bir dengenin hikâyesi. Bir tim. Bir yüzbaşı. Bir öğretmen.
Önceki
220/19
Sonraki
Loading...