[ mafya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2s önce güncellendi
Soğuk Nabız | Mahalle | DRAM | POLISIYE
@bozkurt.pencesi
Okuma
4.19k
Oy
493
Takip
59
Yorum
449
Bölüm
19
“Adalet mi önce gelir, aşk mı? Ya kalp ikisine de dayanmazsa?”
Adaletin zulmüne teslim edilmiş bir kalp...
Komiser Varkan Eren Erel, disiplinli, zeki ve görevine sadık bir polis. Onun için hiçbir dosya kişisel değildir, ta ki Beliz Türkmen’in adı bir suçun ortasında geçene dek…
Beliz, kalp rahatsızlığıyla yaşamaya çalışan genç bir kadın. Sessizdir ama içine attığı çığlıklar büyüktür. Tek bir yanlış adım, onun sadece özgürlüğünü değil, canını da alabilir.
Ve o adım, bir sabah sorgu odasında atılır.
Yasa dışı örgütlere para aktarımıyla suçlanan Beliz, aslında masumdur. Ama gerçek ortaya çıkmadan kalbi durmak üzeredir.
Varkan Eren için artık her şey değişmiştir. Bu bir görev değil; bir kurtarma savaşıdır.
____
Kitap Yazım Tarihi : 09.06.2025
Tüm Telif Hakları saklıdır. Soğuk Nabız adında yazılan ilk eserdir. Benzeri ve kopyalanması durumunda yasal işlem yapılacaktır.
devam ediyor 4s önce güncellendi
Yanlış Numara
@wildlilyy
Okuma
63
Oy
3
Takip
1
Yorum
25
Bölüm
4
Bilinmeyen Numara: Limandaki nöbetçileri indirin, kamyonlar girmeden önce kameraları tamamen devre dışı bırakın. Sıkıntı istemiyorum.
Lavin: Limandaki nöbetçilere benden birer oralet söyledim, kameralara da el salladık canım. Sıkıntı çıkmaz, rahat ol. Kamyonlar bende.
Bilinmeyen Numara: Erdem? Ağzını topla ve işini yap. Kameralar hala açık görünüyor sistemde. Beni delirtme.
Lavin: Ah, patron... Kameralar açık çünkü arkada çok güzel bir fon müziği çalıyor, ortamı bozmak istemedim. Hem kamyonların rengi kırmızıysa geçirmiyorum, benim kırmızı takıntım var biliyorsun.
Bilinmeyen Numara: Kırmızı takıntısı olan bir Erdem... Çok yaratıcı. Kimsin sen ve Erdem nerede?
Lavin: Erdem şu an limanda oraletinin dibini sıyırıyor, telsizi de bana bıraktı. Telsiz nöbetçisiyim ben. Telsiz başında kırmızı kamyon bekliyorum.
Bilinmeyen Numara: Güzel oyun. Ama kötü haber; Erdem şu an tam karşımda duruyor ve telefonu elinde. Bu gece benimle kimin eğlendiğini bulduğumda, o kırmızı kamyonun arkasına ilk seni bindireceğim.
devam ediyor 4s önce güncellendi
ŞEYTAN'IN İKİ YÜZÜ (KOİ NO YOKAN) +1
@judgementlane
Okuma
10.21k
Oy
593
Takip
86
Yorum
94
Bölüm
57
"Bunları sen benim için ağla diye değil, benim gözümde kendi değerini anla diye anlattım birtanem. Bir şey başarmadığını düşündüğün her an, bana bak. Senin en büyük eserin, benim."
Bu sözleri onun dudaklarından; her dinleyişimde kalbimin var olduğundan bile habersiz olduğum noktalarında birer kıvılcım alevlendiren sesinden duymak, kaç yıl geçerse geçsin hala gerçekmiş, sahiciymiş gibi hissettiriyor.
Sanki ellerine hiç ailemin kanı bulaşmamış ve bu kanı içinde gizlediği Şeytan`ın İki Yüzü`nün ardına saklamamış gibi.
Kitabın bütün hakları tamamiyle şahsıma aittir. Ve herhangi bir çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 6s önce güncellendi
MÜHÜR
@ineffable3107
Okuma
3.32k
Oy
437
Takip
55
Yorum
60
Bölüm
18
"Sen benim karım olamazsın," dedi, sesimi çıkarmadım. Çıkarmayacaktım da. "Bana yalan söyle, inkar et, bir şey yap ama o olmadığını söyle..."
Kafamı bile kaldıramadım. Gözlerimdeki yaşlar akmaya devam ederken hıçkıramadım bile. "Sana hiçbir zaman yalan söylemedim, söylemem de."
"Bana ihanet ettin," demesiyle kafamı kaldırırken hızla iki yana salladım. "Beni geç, sen bize ihanet ettin." Hayır, ihanet yoktu. "Ben bu kapıdan çıktıktan sonra bir daha senin yüzüne bakar mıyım sanıyorsun?"
Ellerimi masaya vurduğumda benim bile canım yanarken gözlerini kırpıştırdı, canımın yandığını biliyordu. "Sen, kendine bakmadan beni suçlayamazsın. Benim bir açıklamam var, dinlemiyorsun bile!"
"Bitti," dediğinde ağlamam da durmuştu, gözyaşlarımda. "Hani demiştin ya bana, her şey bitti, diye..." Yerinden kalktığında bunu yapmamasını diledim, dönüşü yoktu. "Asıl her şey şimdi bitti, bizim için oluşturduğum tüm köprüleri yıktın. Yolları yaktın."
Yanıma eğildi. "Sen. Beni. Öldürdün."
Ona hiçbir şey olmamıştı.
Olan her şey banaydı.
Ölmüş olan da ölecek olan da bendim, her zaman.
devam ediyor 6s önce güncellendi
Steril Günahlar
@darmadumanolmusuz
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Ben insanların kalbini onları yaşatmak için açardım; o ise tek bir kurşunla durdurmak için.
Bembeyaz doktor önlüğümün üzerine sıçrayan kanı temizlemek kolaydı da, ruhuma bulaşan o yeraltı karanlığını ne yapacaktım, bilmiyordum...
devam ediyor 8s önce güncellendi
AFRODİT(Yarı Texting)
@aster12
Okuma
46.92k
Oy
1.55k
Takip
262
Yorum
994
Bölüm
22
Üniversite amfisinde başını felsefe kitaplarına gömmüş olan Helia’nın sessizliği, ekrana düşen bir bildirimle bozulur. Kendi telefonu yerine yanlışlıkla annesinin telefonunu yanına aldığını o an fark eden Helia için asıl tehlike mesajın sahibidir Annesinin patronu açar
APOLLO IRONSTARKOV...
devam ediyor 8s önce güncellendi
Karanlık Bağlar
@karaningolgesi
Okuma
11
Oy
4
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
3
Yeraltı dünyasının kendi kuralları vardır ve bu kuralları ihlal edenlerin ödeyeceği bedel her zaman ağırdır.
Karanlık Bağlar, güç savaşlarının, sarsılmaz sadakatlerin ve geçmişten gelen büyük sırların tam ortasında geçen bir mafya dramasını anlatıyor. Kendi krallıklarını kuran ve birbirlerine görünmez zincirlerle bağlı olan üç adamın dünyası, hain bir pusuyla tamamen sarsılır. Bu pusu, sadece silahların değil, yıllardır saklanan aile bağlarının ve gizemli geçmişin de fitilini ateşler.
İki farklı ailenin yolları, tehlikeli kararların ve namlunun ucundaki hayatların gölgesinde kaçınılmaz bir şekilde kesişecektir.
"Güvenin bir lüks, sadakatin ise ölümcül bir zorunluluk olduğu bu dünyada; ya bağlarınız sizi korur ya da o bağlar sonunuz olur."
devam ediyor 9s önce güncellendi
Hezeyan (Shinkirō) +1
@judgementlane
Okuma
1.78k
Oy
107
Takip
30
Yorum
185
Bölüm
17
En büyük sırları, ölü adamlar saklar.
---
"Bu ev… İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak."
"Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum."
Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam… Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal… Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek.
Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla.
Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı.
İçeri girmeye cesaretin var mı ?
Uyarı ! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir.
Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 9s önce güncellendi
Farklı Kalplerde Aynı İzler
@cilayleyal
Okuma
2
Oy
2
Takip
0
Yorum
6
Bölüm
2
Kanla atılmış iki imza, kaç insanın canına mal olabilirdi? Bir evlilik, kaç hayatı geri dönülemez bir karanlığa sonsuza dek gömebilirdi?
Peki ya bir sır? Nereye kadar saklanırdı? Saklanan her sır, bir gün mutlaka gün yüzüne çıkar mıydı?
Kanla atılan bu imzalar, küllerinden bir aşkı doğurabilir miydi?"
Bir insan kaç kere yanarsa o kadar yanmış, küllerimin oluşmasına izin vermiş, ardından da Anka kuşları misali küllerimden tekrar tekrar dirilmiştim.
Beni yakmak için can atan düşmanlarımsa bunu hala anlayamamışlardı. Ateş saçan mermiler diledikleri kadar bedenimi delip geçebilirdi. Ben Anka kuşuydum ölmezdim. Zümrüdüankaydım ölsem bile tekrar dirilmesini bilirdim. Ben Simurg kuşuydum. Beni yakmaya çalışanları diri diri yakar küllerini de koleksiyonuma eklerdim.
Tüm Hakları Saklıdır
Keyifli okumalar
devam ediyor 10s önce güncellendi
MAT
@missyazarr
Okuma
13.67k
Oy
709
Takip
58
Yorum
63
Bölüm
53
"Üç haftalık kayboluşun ardından Defne Aydın`ın nasıl, ne şekilde Türkiye`ye döndüğü ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Genç şarkıcının kaçırıldığı mı, yoksa kendi isteğiyle mi ortadan kaybolduğu soruları sosyal medyada gündem oldu. Ünlü ismin, Devran Arıkan ile ne tür bir ilişki yaşadığı ise henüz netlik kazanmış değil..."
.
.
.
Defne Aydın, hayallerini sahne ışıklarıyla büyüten genç bir şarkıcıydı. Hayatında yalnızca iki arkadaşı ve onu seven dinleyicileri vardı. Bir gecede alkışlardan kelepçelere, özgürlükten karanlığa sürüklendi.
Defne Aydın, yabancı bir ülkede alıkonuldu, öldürülmek istendi.
Devran Arıkan. Güçlü, tehlikeli, kaçışı olmayan bir adam. Defne`yi kurtardı ama aynı zamanda onu kendine bağladı. O bir kurtarıcı mıydı, yoksa hayatına giren en büyük felaket mi?
Bu, minnetle başlayan bir yakınlık. Korkuyla büyüyen bir tutku. Ve gitmek istedikçe daha çok çekildiği bir aşktı.
Devran onun kalkanıydı. Ama aynı zamanda kafesiydi.
Ve aralarında, her nefeste hissedilen bir gölge vardı: Akdeniz belası.
Bu hikâyede aşk, güven kadar tehlikeli.
devam ediyor 11s önce güncellendi
KÖR NOKTA +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
21.14k
Oy
1.41k
Takip
212
Yorum
1.08k
Bölüm
44
Kör Nokta`nı bulduklarında, artık kaçacak yerin kalmaz. Çünkü Kör Nokta`n, ölümündür...
Annesinin ölümüne karşılık İspanya`nın en büyük mafya ailesi olan Morozov`ların en büyük erkek çocuğunu öldüren Valeska Arsen, asla tek bir intikam ile yetinmez.
Öldürdüğü adamın erkek kardeşi Adrian Morozov, onun yeni avıdır.
Ama Valeska avlayacak mı? Yoksa ava giderken avlanacak mı?
devam ediyor 12s önce güncellendi
Gecenin Kalıntısı
@ennur
Okuma
132
Oy
26
Takip
7
Yorum
250
Bölüm
11
" Sahte sevgiler gerçeklere tutulan bir aynadır. "
" Toz bulutu gibiydi insanın içi. Işıltılı ve bir yörünge
içerisinde. Ama her toz bulutu görünmez değildir. Bazıları
için siyah bir nesneyi beyaza çevirecek kadar göz çarpıcıdır. "
Kaybolmak istiyor insan, her şeyi geride bırakmak istiyor. Tüm bu zorlukların arasında yaslanabileceği bir omuz, bağlanabileceği bir kişi arıyor. Gerçekten sevilmek istiyorum. Oyunlar olmadan, yalanlar olmadan, sahtelikten uzak bir yaşam istiyorum. Güvenmek zor geliyor bazen. Yıllardır uyutulup gerçeklerle yüzleştiğin an en çok kırılıyormuş insan. Geçmişi unutmak istersin hatta geleceğine odaklanmak en büyük amacın olur. Ama bazı insanlar vardır ki, sen ne kadar geleceğine baksan da onlardan gelen geçmişin izleri geleceğine kalıntılar bırakır.
" Bu gece birileri anlatacak birileri ise susacak altın ayaz kızı. Bil ki eğer susarsan araya bıraktığın boşluklardan ışık illaki dışarı sızar. İçinden taşacak onca şey varken kusurlarını gizlemen imkânsız. "
Altın ayaz demişti bana. Nedendi?
...
" Kusur gibi gördüklerin diyorum. Kafanda açtığın bir başkaları
için savaşların sonucunda ortaya çıkan o leken. Hikâyen nasıldır bilemiyorum. Ama şunu unutma ki; her iz bir dokunuş, her dokunuş ise bir yeniden doğuştur. "
...
" Seni burada kalıcı tutan nedir? " bir süre dövmesine baktıktan
sonra bana başını kaldırırken hiç beklemediğim bir cevapla elini
cebine atıp bir kolye çıkarmıştı. Ardından sol elimi kaldırarak
kolyeyi avucumun içine bırakmıştı. Ve o sözleri kurmuştu bana.
" Belki bir gün yine karşılaşırsak kendi içimdeki tutsaklığımı sana kırmak isterim. O yüzden bu kolyeyi o güne kadar boynunda sakla. Kolyeyi hiç çıkarma ki o gün geldiğinde seni kolyeden tanıyabileyim. "
" Şimdilik kendine iyi bak ve kimseye bağlı kalma. " demişti...
devam ediyor 13s önce güncellendi
ÖRÜMCEĞİN AĞIDI
@zeynepizem
Okuma
315.2k
Oy
31.23k
Takip
3.79k
Yorum
17.86k
Bölüm
34
"Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun, küçük köstebek." Yutkundum. O, Eymir Valen`di. Aynı otelde, yan yana odalarda kalmıştık ve ben ona yakalanmıştım. Beni bir köstebek olarak görmesinin sebebi buydu çünkü hakkında bilgi toplamaya çalıştığımı sanıyordu. Oysa benim amacımın Eymir`le hiçbir ilgisi yoktu.
"Peki ya sen, benim hakkımda ne biliyorsun?"
"Bir köstebek olduğunu." Kendi söylediği cümleyi düzeltti. "Güzel bir köstebek."
Dudaklarım iki yana kıvrıldı. Belki harekete geçip varlığını ifşa etmem gerekirdi ama ben genelde kuralları çiğnerdim. "Burada olmamalıydın." Dedim, net bir şekilde. Abimler onu fark ederse cesedini çıkartırlardı.
"Burada olmasaydım yarattığım şaheseri görme imkanını nasıl bulacaktım?" Bence benden bahsetmiyordu, elbiseden bahsediyordu. "Şaheserini bana göndermek yerine evinde muhafaza da edebilirdin."
"Seni evimde muhafaza etme fikrini sevdim."
🕸
Mafya▪︎Düşman Aileler▪︎Anlaşmalı Evlilik
Yayım tarihi: 22.08.2025
devam ediyor 13s önce güncellendi
Küllerden Doğan Aşk
@elossssss14
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Yıllar önce küçük bir kızken her şeyini kaybeden Arya Demir, babasının ölümünü bir kaza sanarak büyümüştü. Ama 22 yaşına geldiğinde öğrendiği gerçek, hayatını tamamen değiştirdi: Babası öldürülmüştü… ve bu cinayetin arkasında ülkenin en güçlü mafya ailesi olan Karacalar vardı.
İntikam ateşiyle yanan Arya, yıllar sonra İstanbul’a geri döner. Tek amacı Karaca ailesine yaklaşmak ve babasının kanını yerde bırakmamaktır. Planı kusursuzdur: onların güvenini kazanacak, sırlarını öğrenecek ve zamanı geldiğinde her şeyi yıkacaktır.
Fakat hesaba katmadığı biri vardır: Miran Karaca.
Miran, Karaca ailesinin veliahtıdır. Karanlık dünyanın içinde büyümüş, ihanetin ne demek olduğunu çok küçük yaşta öğrenmiştir. Güvenmeyi unutmuş, kalbini tamamen kapatmıştır. Arya’yı ilk gördüğü an ondan şüphelenir ama bir yandan da ona karşı açıklayamadığı güçlü bir çekim hisseder.
Arya, Miran’a yaklaştıkça nefretle aşk arasında sıkışıp kalır. Çünkü Miran sandığı kadar kötü biri değildir. O da kendi babasının gölgesinde yaşamaya zorlanan, özgürlüğü elinden alınmış bir adamdır.
Ancak gerçekler ortaya çıktıkça her şey daha karmaşık hale gelir:
Arya’nın babasının ölüm emrini veren kişi sandığı gibi Aslan Karaca değildir. Asıl düşman çok daha yakındadır. Ve Arya’nın geçmişinde saklanan büyük sır, Miran’ın hayatını da altüst edecektir.
Bir yanda intikam, bir yanda imkânsız bir aşk…
Arya, sevdiği adamın ailesini yok etmek isterken kendi kalbini kaybetmeye başlar. Miran ise Arya’nın gerçek kimliğini öğrendiğinde onu düşman mı yoksa kaderi mi olarak göreceğini bilemez.
Silahların konuştuğu, ihanetlerin gölgede büyüdüğü bu dünyada tek bir soru vardır:
Aşk, küllerinden yeniden doğabilir mi… yoksa her şeyi yakıp yok mu eder?...
devam ediyor 14s önce güncellendi
Kayıp Pusula:Safir ve Gölge
@ayse_erezli
Okuma
192
Oy
145
Takip
9
Yorum
243
Bölüm
17
"Geçmişin kanla yazıldığı bir dünyada, masumiyet bizim için yok olsada masumiyetini kaybetmeyenleri korumak asli görevimdir."
Yedi yaşında bir ara sokakta, babasının kollarında can verişiyle çocukluğu çalınan Heja, küllerinden bir kuruluş lideri ve adalet savaşçısı olarak doğdu. İnandığı değerler uğruna gözünü kırpmadan ölüme yürüyen bu genç kadın için hayat, dost ve düşmanın net olduğu bir operasyondan ibaretti. Ta ki o karanlık mafya yapılanmasının tam kalbindeki o adamla, Aral ile karşı karşıya gelene kadar.
Aral... Geçmişin gölgeleri arasından sıyrılıp siyah takım elbisesiyle Heja’nın namlusunun ucunda duran, acımasız ve gizemli bir lider. Heja’nın çocukluk anılarında kalan o masum çocuk, şimdi yeraltı dünyasının en tehlikeli, en iradesiz görünen ama en güçlü piyonuna dönüşmüştü.
İki eski dost, şimdi iki azılı düşman olarak karşı karşıya. Bir tarafta intikam ateşiyle yanan bir ajan, diğer tarafta geçmişini karanlığa gömmüş bir gölge.
Heja, namlusunu Aral’a doğrulttuğunda sadece düşmanını değil, kendi kayıp çocukluğunu da vuracağını biliyordu. Ama bilmediği, bu tehlikeli zihin oyununun arkasında, ikisinin de hayatını kökten değiştirecek çok daha büyük ve karanlık bir sırrın saklandığıydı.
Namlunun iki ucu da aynı geçmişe çıkarken, kanla kirlenmiş bir dünyada masumiyet yeniden kazanılabilir mi?
"Buraya adım attığımda üstümde kırmızı bir elbise vardı, çıkışımın da kırmızılar içinde olmasını dilerim..."
devam ediyor 15s önce güncellendi
Acının Eseri
@larelin
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
Hayatın onu sürüklemiş olduğu bir yer vardı yer altı dünyası,o acıların kadınıydı ama acırdı elbet ,elvin gece kılınç doğar doğmaz yalnızlığa mahkum edilmiş bir bebekti çöp konteynırının yanındaydı bir tane cocuk onun ağlama sesini duyup çıkmıştı dışarıya yetimhanenin hemen dibindeydi konteynır çocuk onu alıp girdi içeri ve müdüre selginin yanına gitti merhametli kadındı aldı yurda besledi onu bulan çocuksa kardeşi gibi görmüştü onu fersah kılınç bir gün bile ayrı kalamıyordu kardeşinden elvin koymuştu adını ama kaderin ağları elvine ikinci bir isimde sunmuştu asıl hikaye şimdi başlıyordu işte….