[ mafya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 15dk önce güncellendi
BOLKA (Mafya)
@okyanuss_s
Okuma
577
Oy
72
Takip
22
Yorum
8
Bölüm
5
"Bir daha karşıma çıkmadığından emin ol, Sofinka. Yoksa yemin ederim gördüğün son gözler benimkiler olur.”
Hayatımda gördüğüm en soğuk grilere sahipti. Sanki gözlerinin içinde buzla kaplı bir gece saklıydı. Her bakışı, her dokunuşu bana meydan okuyor; beni karanlığından uzak durmam için uyarıyordu. Ama sözlerinin tam tersine, her seferinde beni kendi dipsizliğine çekmekten asla vazgeçmiyordu.
Onun söyledikleri yıllarca zihnimde dolanıp durdu.Ve bir gün, karanlık sırlarını sakladığı o kuleye gittiğimde kendimi uçurumun kenarında bulmuştum.
O canavardan kurtarmaya çalıştığım o can, hiç tereddüt etmeden beni sırtımdan bıçaklamıştı.
Bir el beni karanlığa ittiğinde gördüğüm son şey onun gri gözleriydi. Belki de haklıydı; onun yoluna çıkarsam göreceğim en son şey onun soğuk grileri olacaktı. Öyle de olmuştu.
Ama bu kez beni öldüren değil, kurtaran taraf gibiydi. Bu kurtuluşun onun sonunu da beraberinde getireceğindense habersizdi.
Gözlerimi tekrar açtığımda ise hafızam susmuştu. Geçmişin tüm izleri, tüm çığlıkları, tüm kanı… hepsi kaybolmuştu.
Ve şimdi…
Zamanında düşmanım olan o adam, karşıma geçip nişanlım olduğunu söylüyordu.
Sanki beni ölümle tehdit eden kendisi değilmiş gibi.
Sanki onu vuran ben değilmişim gibi.
Sanki bu hikâyenin bir sonu yokmuş gibi.
devam ediyor 3s önce güncellendi
Kral'ın Kraliçesi
@polulu
Okuma
56
Oy
11
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
11
Geçmiş bir yük gibi hep omuzlarındaydı insanın. Davranışlarımız amel defterimize yazıldığı gibi ruhumuza da yazılırdı. Lakin ruhumuza sadece davranışlarımız değil; hissedişimiz, bakışımız veya bakışlar...
Bunların hepsi yüktü bize. Bazımız ağzında altın kaşıklı doğarken bazımız doğuştan kaybederdi her şeyi. Bazılarının doğuşu lütufken bazılarınınki lanetti. Bu bir aşk hikayesinin başlangıcı değil, bu lütuf ile lanetin savaş hikayesi. Bu dünyaya kendini kanıtlama tanıtma savaşı. Bu savaş asla bitmeyecek bir döngü. Bu hikâye biterken lanet ile lütufun meşalesini kim alır bilemeyeceğiz. Tek bildiğimiz lanetin meşalesinin aslen kime ait olduğu ve onun kime devredileceği.
devam ediyor 6s önce güncellendi
MAFYANIN KÜÇÜK MİSAFİRİ/ 𝑌𝑎𝑟ı 𝑇𝑒𝑥𝑡𝑖𝑛𝑔(+𝟷8)
@lunariaa
Okuma
184
Oy
24
Takip
9
Yorum
12
Bölüm
3
Rüya, sıradan bir hayat yaşadığını sanırken bir gecede Rus mafyasının korunaklı duvarları arasına çekilir. Ona misafir denir; korunur, izlenir, sınırları çizilir.
Ancak bilmediği bir şey vardır: Bu evde misafirlik diye bir şey yoktur.
Ivan, kontrol etmeye alışık olduğu dünyasında Rüya’yı bir tehdit değil, saplantı hâline getirir. Onu öldüremeyecek kadar bağlı, serbest bırakamayacak kadar sahiplenicidir.
Takıntılı bir mafya lideri tarafından adım adım şekillendirilen kız, zamanla gerçeği fark eder—kendisini esir alan adam, onu yok edemeyecek kadar saplantılıdır.
Güç, kontrol ve kimlik arasında sıkışan bu hikâyede soru nettir: Gerçek tehlike mafya mı, yoksa ondan kaçamayan kalp mi?
devam ediyor 8s önce güncellendi
LEYLAK BAHARI
@tuvbaae
Okuma
6
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
1930-1940
Savaştan yeni çıkan bir ülkenin en kökülü iki ailesi...
Zamanın kendi içinde verdiği savaşa aşk karıştı...
"Dünya karşında boyun eğsin istiyorsun leylak çiçeği!"
"Ben sana boyun eğmişim bu sana yetmez mi?"
Cevat Haldun AKÇORA
Karanlığın prensi silah ticaretinin yöneten AKÇORA ailesinin en büyük oğlu yenilmez sarsılmaz ve doğuştan asil bir adam. Korkusuzca girdiği bu savaşta kana kan dişe diş istiyor. Ailesi için savaşmaktan çekinmez.
Füruzan Lilas GÖKTAY
Leylak çiçeği. Kara yollarına hakiim olan GÖKTAY ailesinin tek çocuğu. Babasının ipek böceği. Narin zarif ve asil bir kadın. Tek varis. Kanından aldığı güç ile erkek egemen bir yönetime kafa tutabilecek kadar cesur.
Bir çiçeğin eline silah yakışmazdı...
Füruzan eline aldığı silah ile bir intikam savaşı başlattığında kalbinin bu savaşta ona zırh olacağından emindi.
Ancak aşk beklenmedik bir zamanda kalbinin rotasıyla oynayacak ve kim olduğunu nerede duracağını yeniden seçmek zorunda kalacaktı.
Acıya acı kana kan dediği bu intikam savaşı göğsünde bir yangın olup ciğerlerini yakacak ve ya bu acıya teslim olup ölecek ya da sevdiği adamı öldürüp intikamını alacak ama yine o adamla birlikte ölecekti...
Savaşta aşka yer yoktu...
Cevat doğduğu ilk anda babasının ona doğum hediyesi olarak verdiği silahla koyun koyuna yatarak büyümüştü.
Ailen uğruna gözün kapalı savaşa gireceğin tek şeydir.
Babasının bu sözü çıktığı yolda yolunu aydınlatan ışıktı.
Fakat bir intikam savaşında karşısında bulduğu kadın
Ailesine verdiği sözün köklerinden sarsılmasına neden olmuştu. Cevat leylak kokan bu kadının gözlerini gördüğü ilk andan beri kalbi ona itaat etmeyi bırakmıştı.
Ya ailesiyle savaşacaktı ya da sevdiği kadınla her iki durumda da ölen tek bir kişi olacaktı...
HİKAYE TAMAMEN KURGUSALDIR GERÇEK TARİHLE YADA KİŞİLERLE HİÇ BİR ALAKASI YOKTUR!
devam ediyor 9s önce güncellendi
Ölümün kıyısında;Zemheri
@golgenin_yazar
Okuma
6
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Bazı sırlar mürekkeple yazılır, bazıları ise kanla mühürlenir."
Elif, Eski Şehir Kütüphanesi’nin tozlu rafları arasında yarı zamanlı çalışan, kendi halinde bir genç kadındır. Ancak gece yarısına on dakika kala bulduğu isimsiz, lacivert ciltli bir günlük, onun sıradan hayatını bir kabusa çevirir. 20 yıl öncesinden gelen bir uyarı, kendi adıyla son bulan bir not ve karanlıkta parlayan bir fener... Elif için oyun başlamıştır: Koordinatları bulmak için sadece 24 saati vardır.
Diğer yanda, hayatını insanları yaşatmaya adamış hırslı bir cerrah: Asel Erdem. Babasının karanlık geçmişinin bedelini, düşmanları Baran Karahan ile evlenmek zorunda kalarak öder. Beyaz önlüğünü çıkarıp siyah gelinliğini giydiği o gece, Asel için bir düğün değil, bir esir takasıdır.
Baran Karahan; yıkmayı ve yok etmeyi bilen, merhameti olmayan bir adam. "Uçmayı seven kuşların kanatlarını kırmayı severim," diyecek kadar karanlık, ama yaralarını sadece "doktorunun" iyileştirmesine izin verecek kadar karmaşık.
Bir kütüphanede başlayan gizemli kovalamaca, bir mafya malikanesindeki kanlı taht kavgasıyla nerede kesişiyor?
Asel, bir yandan babasını kurtarmaya çalışırken bir yandan da Baran’ın buzdan kalbindeki çatlaklara sızabilecek mi? Yoksa o meşhur Karahan cehenneminde küle mi dönüşecek?
devam ediyor 10s önce güncellendi
MÂRAN: Çıkış Yok
@yarebay30
Okuma
2.12k
Oy
305
Takip
35
Yorum
960
Bölüm
27
"Vesvâs: Son Yok" adlı kitabımdaki Zühre karakterinin hikayesidir.
(Kan gömleğine yapışmıştı.
Titreyen parmaklarımla kumaşın düğmelerini yırtarken, bir anlığına gözlerini açtı.
Bakışı, ölümün bile geri çekileceği türdendi.
“Dokunma!” dedi, sesi boğuk ama kesin.
Sanki her hece bıçak sırtındaydı.
“Yaran kötü.” dedim. “Eğer—”
“Elini çek!”
Bir an bile tereddüt etmeden söyledi.
Ama ben çektim mi? Hayır. Diğer eliyle beni itti. Geriye doğru sendeledim düşmemek adına...
Tam o anda gözüm, yırtılan gömleğin altından görünen tenine kaydı.Dövmeyle kaplı gövdesinden sanki nereye bakacağımı biliyormuşum gibi göğsündeki dövmeye takıldı gözlerim...
Karanlık tenine kazınmış bir yılan…
Ve o yılanın dişlerinin hemen altına kazınmış, kanla yazılmış gibi duran bir kelime:
MÂRAN.)
Herşey köyde, tek odalı bir evde o zamanlar bir çok yaşıtımın hayalini bile kurmaktan çekindiği üniversite hayatına atılımım ile başlamıştı...
Fakat işler hiçte istediğim gibi gitmemişti.
Okumak uğruna bir çok zorluktan geçtiğim, yıllardır hayalini kurduğum ve nihayetinde okumak için gittiğim o büyük şehirde, insan tacirlerinin eline düşeceğimi bilemezdim?
Bu da yetmezmiş gibi dünyanın bir diğer tarafında, koca bir şehri esir almış eli kanlı çete üyelerinin bir taht uğruna yaptıkları güç yarışlarının içine düşeceğimi de bilemezdim?
Brezilya...
` Çıkış Yok ` denilen labirenti andıran bu sokaklardan çıkmanın tek bir yolu vardı.
En güçlüyü bulmak ve onu yönetmek...
Söylendiği kadar kolay olmayacaktı.
Bulduğum gizemli kitap ve beraberinde yaptığım büyü ile ödemem gereken bir bedel olduğunu geç farketmiştim.
Başıma iyi şeyler gelmemişti. Bana hiç acımamışlardı.
Kimseye acımamıştım...
Öldürdüğüm insanlar ve uğruma öldürülenler...
Ben Zühre...
O kadının deyişiyle ansızın gökyüzünde belirip tüm dengeleri alt üst edecek; Kanlı Yıldız.
devam ediyor 12s önce güncellendi
Ruhun Duymaz (Erkek Versiyon G.A.)
@firdevskubrabati
Okuma
65
Oy
14
Takip
3
Yorum
4
Bölüm
4
"Artık korkmana gerek yok Mavi çünkü seni koruyacak 6 tane aslan gibi abilerin var."
Kayra Kaya... Yanındaki altı oğluyla birlikte, kış yağmuru kadar sessiz ama bir o kadar ölümcül bir imparatorluk yönetiyor. Ellerindeki kanın haddi hesabı yok.
Mavi yıllar önce aklını yitirmiş bir anne tarafından kaçırılıp koparıldı bu hayattan. Kaya ailesinin döktüğü her damla kan, aslında tek bir cevapsız sorunun peşinde akıyor: "O nerede?"
Onlar her yerde onu ararken Mavi daracık bir apartman dairesinde, aç kalmanın ve sessizliğin iyi bir çocuk olmanın tek yolu olduğuna inanarak hayatta kalmaya çalışıyor.
Zavallı çocuk bir gün annesinin eve gelmesini bekliyor gerçek ailesinin onu kollarına alıp şefkatle sarmalamak için dünyayı yakmaya hazır olduğundan habersiz...
devam ediyor 12s önce güncellendi
Siyah'dan Mavi'ye Doğan Aşk +1& (Ara verilmiştir)
@helin_isteaq
Okuma
7.96k
Oy
488
Takip
61
Yorum
367
Bölüm
41
Yazmayı kısa bir süreliğine bıraktım ama geri yazacağım. Kızımız Helin`in doktorluk hayatına başlamasıyla bazı gerçekleri öğrenir. Ailesinin yıllardır zengin ve varlıklı olmasının tek nedeninin holding ve şirketleri olmadığını öğrenir. Babasından annesinin ölümüne neden olmasından dolayı nefret dolu olsada kız kardeşi Ecem için yanında olmak zorunda kalır. Ama öğrendiği gerçekle beraber hayatı tamamen değişir. Babası ve abisinin mafya olduğu gerçeğiyle yüzleştikten sonra ise babasının yerini abisi değil onun alması gerektiğini öğrenip doktorluk kariyerinin yanı sıra Türkiye`nin en büyük Mafya masasına geçmesi gerekmektedir. Nedenini öğrendiğinde ise aslında onu daha büyük bir sürpriz ve yeni bir hayat bekler. Abisinin yakın arkadaşı ve masanin başı olan Kara ise onun en büyük sürprizlerinden biridir...
Arkadaşlar Gökçen ve Sokak Nöbertçileri okurlarına minik sürprizler içerebilir. İyi okumalar dilerim. Destek olan herkese şimdiden teşekkür ederim.
devam ediyor 12s önce güncellendi
Viraha | Final Oldu
@kalopsia
Okuma
29.19k
Oy
1.56k
Takip
482
Yorum
875
Bölüm
53
Karanlığın içinden bir ses yükseliyor…
“Gerçek bazen en tehlikeli yalandır.”
Bir adım atılıyor.
Bir silah doğruluyor.
Bir isim fısıldanıyor.
Ve bütün sırlar, tek bir kurşunla dağılmaya hazır.
Aybüke’nin adımları, artık geri dönülmez bir yolun taşlarına vuruyor.
Dost bildikleri, düşmana dönüşüyor.
Gölgelerden çıkan her yüz, yeni bir ihanetin habercisi.
Dost ile düşman arasındaki çizgi bulanıklaşırken, en yakınında duranların bile yüzleri maskelerle gizlenir. Bir karar, bir adım, bir söz…
Her şeyin kaderi değişir.
Bu defa sadece hayatlar değil; gerçekler de ölümle sınanacak.
Ve gerçeğe en çok yaklaşan, en çok kaybedecek.
İhanetin gölgesinde, aşkın sınavında, ölümle yüzleşirken…
Bir tek soru kalır:
Kime güveneceksin?
“Benim yolumdan gel, seni en büyük kralları bile yöneten bir soytarı yapayım. Tüm dünyayı da senin şaklabanın.”
Zaman daralıyor…
Her şey yanıyor…
Bir çığlık.
Bir dua.
Bir kahkaha…
Ve gerçek, herkesin kanını akıtacak kadar keskin.
“Burası başlangıç değil.
Burası sonun doğduğu yer.”
Sonra yalnızca o cümle kalıyor:
“Öldürsene beni, Elmas. Hadi, öldür.”
Bu defa sadece bir timin değil, bir milletin kaderi yazılacak.
Ve kaderin adı: Vazgeçtiklerimiz.
devam ediyor 15s önce güncellendi
Anicca
@begalya
Okuma
285
Oy
38
Takip
6
Yorum
8
Bölüm
30
Anicca; Her şeyin hatta hayatın ve duyguların bile geçici olduğu ve değişime tabii olduğu anlamını taşır. Peki aşk; geçici ve değişime açık mıdır? Ya da hayat ve duygular gelip geçici midir?
Bir bilinmeyen numara, bir platonik aşk ve sürekli bir kaçış... Genç adam; yalnızlığının, korkularının ve kaybolmuş kalbinin peşinden sürüklenirken, sırlar yüzeye çıkacak.
Aşk, duyguların en karmaşık hissiydi. Duyguların en saf haliyle birleştiği yerdi. Kalbinin en derinlerinde küf tutmuş, bazen korkarak, bazen umutla beklediğin bir duyguydu.
Bu kitap, gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek yazılmıştır. Ancak isimler, mekanlar, tarihler ve bazı olaylar gerçeği tamamen yansıtmamaktadır.
Bu isimle çıkan ilk kitaptır. Tüm hakları saklıdır!
devam ediyor 15s önce güncellendi
Kumar borcu
@haatice.acaar
Okuma
1.88k
Oy
290
Takip
218
Yorum
82
Bölüm
14
Babama kumar borcu yüzünden işkence ediliyordu. Buna nasıl göz yumardım?
"Yalvarırım, bırakın babamı! Lütfen... Söz veriyorum ben çalışır öderim..."
"Paranı istemiyorum!"
"Ne istiyorsun o zaman Allah`ın cezası!"
"Karım ol, karım ol ki babanın canını bağışlayayım..."
devam ediyor 1g önce güncellendi
DELİ MAFYA
@aylin_600177
Okuma
9
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
Karanlığın ortasında, herkesin korkuyla sustuğu yerde o kahkahasıyla yükseliyordu. Bir deli kadar umursamaz, bir mafya kadar acımasızdı. Düşmanlarının aklına bile gelmeyen oyunları kuruyor, zekâsıyla herkesi bir hamlede dize getiriyordu. Deliliğiyle alay edenler, onun gölgesinde kaybolup gitmişti. Çünkü o, kurşunların konuştuğu dünyada aklıyla hükmeden tek adamdı.Ve bütün bu kaosun içinde, karşısına bir kadın çıktı.O kadın ya onun sonu olcaktı, yada yeniden varoluşu.. Bu adam ressam değildi ama ilk defa çizdiği gözler bir kadının ona bıraktığı hatıraydı. Bir ressam size aşık ise sonsuza dek yaşarsınız ta ki sadece sizin gözlerinize sadık kalana dek...
devam ediyor 1g önce güncellendi
Sol Kurşun
@hmorlonoji
Okuma
4.77k
Oy
457
Takip
98
Yorum
96
Bölüm
18
Kaderin cilvesi mi, yoksa intikamın en tatlı tuzağı mı?
Onun adı, karanlığın en derinine kazınmış bir fısıltıydı. Karan , acımasızlığıyla nam salmış, merhameti sözlüğünden silmiş bir adam.
lavinia ise, hayatını çalan adamın, yani düşmanının kızıydı. Masumiyeti, tehlikeli bir intikam oyununun ortasına düşmüş, ölüm çiçeği .
Onları bir araya getiren şey ne aşktı, ne de tesadüf. Yalnızca yıkım vaat eden, kaçınılmaz bir kaderdi. Her dokunuş, yasak bir yemindi. Her bakış, en tehlikeli itiraf.
Onun kollarında, düşmanının kanlı gölgesinde, Lavinia ait olmadığı bir dünyaya tutsak kaldı. Peki, bu imkânsız aşk, etraflarındaki iki düşman aileyi de ateşe vermeye yeter mi?
devam ediyor 1g önce güncellendi
ÖTÜKEN
@hilal_demir
Okuma
1.55k
Oy
192
Takip
25
Yorum
92
Bölüm
17
“Boşuyorum seni! Boş ol!…”
Durdum kaşları çatıldı ama tek kelime etmedi.
İçimde bir kaos vardı uyutmaya çalışıyordum lakin izin vermiyorlardı ne zaman şarkılar söyleyip dindirsem acımı uyandırıyorlardı…
Sonra da sen delisin derlerdi…insan hiç mi unutmaz diyorlardı…unutmazdım unutmayacaktım niye unutacaktım!