[ mafya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3s önce güncellendi
Sol Kurşun
@hmorlonoji
Okuma
7.5k
Oy
742
Takip
140
Yorum
183
Bölüm
24
Kaderin cilvesi mi, yoksa intikamın en tatlı tuzağı mı?
Onun adı, karanlığın en derinine kazınmış bir fısıltıydı. Karan , acımasızlığıyla nam salmış, merhameti sözlüğünden silmiş bir adam.
lavinia ise, hayatını çalan adamın, yani düşmanının kızıydı. Masumiyeti, tehlikeli bir intikam oyununun ortasına düşmüş, ölüm çiçeği .
Onları bir araya getiren şey ne aşktı, ne de tesadüf. Yalnızca yıkım vaat eden, kaçınılmaz bir kaderdi. Her dokunuş, yasak bir yemindi. Her bakış, en tehlikeli itiraf.
Onun kollarında, düşmanının kanlı gölgesinde, Lavinia ait olmadığı bir dünyaya tutsak kaldı. Peki, bu imkânsız aşk, etraflarındaki iki düşman aileyi de ateşe vermeye yeter mi?
devam ediyor 6s önce güncellendi
Sahte Direniş / Mafya
@melody.nora
Okuma
117.67k
Oy
6.53k
Takip
407
Yorum
862
Bölüm
40
Evin yangın alarmı çalmaya başladığında Çağla’nın sesini duydum.
“Bunu yapmış olamazsın...” dediğinde onlar da dışarı çıkmıştı. Az sonra görevliler yangınla ilgilenmek için gelirlerdi. Yürüyen merdivenlerden inerken Kayra elimi tutarken bir anda beni kendisine çekti.
“Gerçekten bu kadar ileri gitmene gerek var mıydı?” Başımı kaldırdım.
“Doğru söylüyorsun. Daha fazlasını yapmalıydım.” dediğimde güldü.
“Delirmişsin sen.”
“Delirtenler sağolsun.” dediğimde beni bir çırpıda kucağına aldı.
devam ediyor 7s önce güncellendi
MAFYANIN KÜÇÜK MİSAFİRİ(+𝟏8)
@lunariaa
Okuma
29.56k
Oy
1.43k
Takip
282
Yorum
594
Bölüm
19
Düşmanının kanını taşımak mı daha zordu, yoksa o kana aşık olmak mı?
Rüya, hayatı boyunca tek bir gerçeğe inandırıldı: O bir kurtarıcıydı. Ancak sığınağın kapıları açıldığında, karşısında sadece düşmanını değil, aynadaki yansımasını buldu.
Ivan Volkov. Acımasız, sarsılmaz ve Rüya’nın hayatını mahvetmek için yetiştirilmiş bir canavar. Ya da o, sadece Rüya’nın tahtına giden yoldaki en tehlikeli basamaktı.
İki düşman soyun birleştiği o lanetli sığınakta, nefret ile arzu arasındaki çizgi kanla siliniyor. Rüya, annesinin bıraktığı o karanlık mirası temizlemeye çalışırken, düşmanının gözlerinden süzülen o tek damla yaşta boğulmak üzere.
Güç, kontrol ve kimlik arasında sıkışan bu hikâyede soru nettir: Gerçek tehlike mafya mı, yoksa ondan kaçamayan kalp mi?
𝐾𝑎𝑟𝑎𝑛𝑙ı𝑘 𝑐𝑜𝑘𝑡𝑢𝑔𝑢𝑛𝑑𝑒, 𝑠𝑎𝑑𝑒𝑐𝑒 𝑒𝑛 𝑎𝑐ı𝑚𝑎𝑠ı𝑧 𝑜𝑙𝑎𝑛𝑙𝑎𝑟 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡𝑡𝑎 𝑘𝑎𝑙ı𝑟.
devam ediyor 7s önce güncellendi
ARAFTAKİ IZDIRAP
@benmarsel
Okuma
86
Oy
19
Takip
8
Yorum
2
Bölüm
6
Oda sıcaktı ama kimse rahat değildi.
Koyu renk ceviz masa, tavandan sarkan tek bir avizenin loş ışığında ağır bir gölge gibi duruyordu. Duvarlarda tablo yoktu. Pencereler kalın perdelerle kapatılmıştı. Dışarıda kar yağıyordu ama içerideki hava daha soğuktu.
Masada dört adam oturuyordu. Hiçbiri birbirine bakmıyordu.
Kapı açıldığında kimse dönüp bakmadı.
Onun geldiğini anlamak için bakmaya gerek yoktu.
Adımları ölçülüydü. Acele etmeyen, telaş tanımayan bir yürüyüş. Güç, bağırmaz. Sadece girer.
Sergei Aslan Vasilyev masanın başındaki sandalyeye oturduğunda odadaki herkes bilinçsizce dikleşti.
Ellerini masaya koymadı. Kollarını bağlamadı. Sadece geriye yaslanıp oturdu.
“Anlat.”
Sesi yüksek değildi. Ama itiraz kaldırmazdı.
Masadaki adamlardan biri boğazını temizledi.
“Vezir… öldürüldü.”
Oda bir anlığına daha da sessizleşti. Avizenin hafif uğultusu duyulabiliyordu.
Sergei’nin yüz ifadesi değişmedi.
“Nasıl?”
“Bir kadın.”
Bu kelime havada asılı kaldı.
Sergei hafifçe başını eğdi. Bir yandan öfkelense de bir kadının koca bir veziri öldürmesi ilgisini çekmişti.
“Kim?”
Adam önündeki dosyayı itti. Parmakları titriyordu.
“Adı Ada. Harvard mezunu. Psikoloji. Profil analizi uzmanı. Eski MİT ajanı.”
Sergei dosyayı açmadı.
“Devam et.”
“Teşkilattan ayrılmış. Son iki yıldır çocuk istismarcıları ve katilleri sistematik şekilde öldürüyor. Temiz çalışıyor. İz bırakmıyor. Vezir’in yerel ağını üç ay boyunca yukarı doğru takip etmiş. Sokak satıcısından bölge sorumlusuna… en sonunda doğrudan Vezir’e ulaşmış.”
Masadaki bir diğer adam araya girdi.
“Emre karşı geldi. Zinciri bozdu. Bu kabul edilemez.”
Sergei ilk kez gözlerini kaldırdı.
O bakış kısa sürdü.
Ama yeterliydi.
Adam sustu.
“Vezir,” dedi Sergei yavaşça, “emirlerime rağmen çocuk ticaretine göz yumdu.”
Odadaki hava değişti.
“Bu kadın,” diye devam etti, “benim emrime karşı gelmedi. Benim sistemimdeki bir çürüğü temizledi.”
Bir anlık sessizlik.
“Yine de bir Vezir öldü,” dedi içlerinden biri temkinle.
Sergei hafifçe arkasına yaslandı.
“Evet.”
Bu “evet” onay değildi.
Bir hesaplamaydı.
“Beni ilgilendiren,” dedi sakin bir sesle, “bir kadının üç ay boyunca ağımıza girip kimsenin fark etmemesi.”
Masadaki parmaklar gerildi.
“Öldürelim mi?” dedi içlerinden biri.
“Hayır.”
Sergei dosyayı nihayet eline aldı. Kapağını açıp baktı. Fotoğraftaki yüz sakindi. Soğuk değildi. Ama kararlıydı. Sergei’nin bakışı bu kez netti.
“Onu bana getirin.”
devam ediyor 8s önce güncellendi
MÂRAN: Çıkış Yok
@yarebay30
Okuma
3.09k
Oy
414
Takip
42
Yorum
1.17k
Bölüm
32
"Vesvâs: Son Yok" adlı kitabımdaki Zühre karakterinin hikayesidir.
(Kan gömleğine yapışmıştı.
Titreyen parmaklarımla kumaşın düğmelerini yırtarken, bir anlığına gözlerini açtı.
Bakışı, ölümün bile geri çekileceği türdendi.
“Dokunma!” dedi, sesi boğuk ama kesin.
Sanki her hece bıçak sırtındaydı.
“Yaran kötü.” dedim. “Eğer—”
“Elini çek!”
Bir an bile tereddüt etmeden söyledi.
Ama ben çektim mi? Hayır. Diğer eliyle beni itti. Geriye doğru sendeledim düşmemek adına...
Tam o anda gözüm, yırtılan gömleğin altından görünen tenine kaydı.Dövmeyle kaplı gövdesinden sanki nereye bakacağımı biliyormuşum gibi göğsündeki dövmeye takıldı gözlerim...
Karanlık tenine kazınmış bir yılan…
Ve o yılanın dişlerinin hemen altına kazınmış, kanla yazılmış gibi duran bir kelime:
MÂRAN.)
Herşey köyde, tek odalı bir evde o zamanlar bir çok yaşıtımın hayalini bile kurmaktan çekindiği üniversite hayatına atılımım ile başlamıştı...
Fakat işler hiçte istediğim gibi gitmemişti.
Okumak uğruna bir çok zorluktan geçtiğim, yıllardır hayalini kurduğum ve nihayetinde okumak için gittiğim o büyük şehirde, insan tacirlerinin eline düşeceğimi bilemezdim?
Bu da yetmezmiş gibi dünyanın bir diğer tarafında, koca bir şehri esir almış eli kanlı çete üyelerinin bir taht uğruna yaptıkları güç yarışlarının içine düşeceğimi de bilemezdim?
Brezilya...
` Çıkış Yok ` denilen labirenti andıran bu sokaklardan çıkmanın tek bir yolu vardı.
En güçlüyü bulmak ve onu yönetmek...
Söylendiği kadar kolay olmayacaktı.
Bulduğum gizemli kitap ve beraberinde yaptığım büyü ile ödemem gereken bir bedel olduğunu geç farketmiştim.
Başıma iyi şeyler gelmemişti. Bana hiç acımamışlardı.
Kimseye acımamıştım...
Öldürdüğüm insanlar ve uğruma öldürülenler...
Ben Zühre...
O kadının deyişiyle ansızın gökyüzünde belirip tüm dengeleri alt üst edecek; Kanlı Yıldız.
devam ediyor 8s önce güncellendi
AZE
@kelebekleroldu1
Okuma
1.29k
Oy
197
Takip
27
Yorum
20
Bölüm
25
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM.
***
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı.
"Behzat Kıvançlı`nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı.
"Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden.
Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..."
Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe.
"Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi?
Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi.
Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla.
Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim.
"Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona."
Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana.
***
BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
devam ediyor 9s önce güncellendi
On Yedi - Otuz Yedi (+)
@blueebs
Okuma
44.27k
Oy
5.63k
Takip
519
Yorum
8.03k
Bölüm
50
"Gördüğün her şeyin gerçekliğinden nasıl emin olabilirsin?"
Meyra, arkadaşlarıyla birlikte katıldığı bir yılbaşı partisinde kendini bir kavganın ortasında bulur ve bu kavganın sonucunda Meyra ikinci kattan düşer. Gözlerini araladığında olay günü de dahil son bir senesini hatırlamıyordur, üstelik onu bekleyen tek sürpriz bu olmayacaktır. Uyandığında zihninde beliren kişilerle başı derttedir.
***
Kapak Tasarımı: Büşra Yörük
Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 8s önce güncellendi
Dâr-ı Esrar
@odaminhayaleti
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
"Suçun da adaletin de bir yüzü vardı ama bazıları ikisi arasında kalmaya mahkûmdu."
...
Adalet ve suçun birbirine en çok yaklaştığı o yerde mücadele vermek, aşkın payitahtına suç ortağı olmak demekti. Bazı insanları mahkemede yargılayamazdın zira onlar kendi kurallarını yazan dünyalara aittiler...
devam ediyor 10s önce güncellendi
ZAMBAK
@msopia7
Okuma
20
Oy
3
Takip
29
Yorum
3
Bölüm
3
Üniversite de aşkını fark eden Neva doğru kararlar verip ilişkiye başlama cesareti gösterebilecek mi?Peki ya abisinin arkadaşı ile olan bu aşkı abisi ile olan ilişkisine nasıl yansıyacak?
devam ediyor 11s önce güncellendi
BİR ÇOCUKLUK AŞKI MESELESİ
@yazarististe
Okuma
1.93k
Oy
267
Takip
31
Yorum
162
Bölüm
23
Buğlem Çelik & Demir Uraz Taşkın
Yazar & Ceo
Başlamamış ya da yarım kalan aşklar tamamlanmak ister.
Bizim hikayemizde başlamamış-Daha doğrusa
başlayamamış bir aşk hikayesi... Bir sokakta başlayan ve yine aynı sokakta ayrılmak zorunda olanda bizdik.
Ben Buğlem Çelik yıllar sonra çocukluk aşkım Demir Uraz Taşkın ile bir davette karşılaşıp hayatı değişen kişiyim. Göz göze geldiğimiz o ilk an farkındaydım. Bu sefer ismediğimiz bir ayrılık söz konusu değildi. Artık ikimizde çoçuk değildik. İkimizde farkındaydık.
devam ediyor 12s önce güncellendi
ARAF
@balkiz01
Okuma
2.38k
Oy
446
Takip
37
Yorum
740
Bölüm
20
Mutlu sonlara inanır mısın?
Bu, aşkın bedelini anlatan bir hikâye.
Çünkü bazı gerçekler geç ortaya çıkar…
ve ortaya çıktığında geriye sadece kırık kalpler kalır.
“Zoraki bir evlilik. Gizli bir nikah. Geçmişten gelen bir adam…”
Eğer hazırsan,
Araf’a hoş geldin.
devam ediyor 12s önce güncellendi
KARASİNEK
@minkaizm
Okuma
162
Oy
116
Takip
13
Yorum
365
Bölüm
7
ZİHNİNE GÜVENİYOR MUSUN?
AŞK. SIRLAR. AKSİYON.
Ve gerçek sandığın her şeyin yalan olma ihtimali...
Bu hikâye aklı başındaki deliler içindir.
Lavin Kamer...
Kişilik bölünmesini reddeden bir avukat.
Ama gerçeklik onu reddediyor.
Kendini mafyaların, çetelerin ve yozlaşmış polislerin ortasında bulur.
Üstelik hayatına giren o gizemli adam...
Onu kurtarmaya mı geldi?
Yoksa gerçeği yok etmeye mi?
Öte yanda Aldo Lorenzo...
Kanla kurulan bir suç imparatorluğunun efendisi.
Güç, para ve korku onun silahları.
Ta ki geçmişi geri dönene kadar...
Ve kimliği kendi düşmanına dönüşene kadar.
Kötü barışlar daha büyük savaşlar doğurur.
Ve bu savaşta kimse masum değildir.
Ama asıl soru şu:
Sen kimsin?
Gerçekten bildiğin kişi misin...
Yoksa sana söylenen mi?
Haftada iki yeni bölüm:
👉 Salı 21:00
👉 Cumartesi 21:00
Yeni bölümler için takip etmeyi unutma.
⚠️ Psikolojik gerilim içerir.
Rahatsız edici sahneler ve karanlık temalar bulunabilir.