devam ediyor 4s önce güncellendi
AÇILAN KAPI BATAN GÜNEŞ
@melenizim
Okuma
8
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
5
İnsan mı kaderi belirler, yoksa kader mi insanı?
Belki de en büyük yanılgımız, kaderi sadece başımıza gelen dışsal olaylardan ibaret sanmaktır. Oysa bir insanın kendi zihninde ördüğü duvarlar, korkularından inşa ettiği kaleler ve susturduğu cümleler de onun kaderine dönüşür.
Rabia, işte bu sorunun tam ortasında duran, bir yaranın insan biçimine bürünmüş hâlidir.
Kalemi ilk kez elime aldığımda, kelimelerin insanın içinden ne kadar ağır sökülebileceğini bilmiyordum. Zamanla öğrendim. Bazı cümleler yazılmaz; insan onları yıllarca içinde taşır, üzerini örter, sessizliğe gömer ve bir gün dayanamayınca kâğıda bırakır. Rabia’nın hikâyesi de böyledir: Gökyüzüne yükselip cevapsız kalmış bir yakarışın, "Çare bul Rabbim" diyen kırılgan ama çaresiz bir çığlığın yankısı...
O, kendisini herkesten iyi tanıdığını düşünürken kendi zihninin en karanlık odalarında kaybolan biridir. Karanlıktan kaçmaya çalışırken adım adım o karanlığın kendisine dönüşür. İnsanlara mesafeler koyar, sonra o mesafelerin içinde tek başına boğulur. Önünde duran hiçbir kapı güvenli görünmez ona; birinden içeri girse başka bir tarafının kırılacağını, diğerine yönelse kendisinden biraz daha uzaklaşacağını bilir.
Fakat kaçmak da bir seçimdir ve her seçim, insanın kendi elleriyle çizdiği o kaçınılmaz kaderdir.
Sen ise bütün bu yıkımı ve yeniden doğuşu uzaktan izleyen kişisin. Rabia’yı okurken belki kendinden sızlayan bir parça bulacak, belki de onun sığınaklarına kızacaksın. Ama kapağı kapattığında anlayacaksın ki; kelimeler yaraları iyileştirmez, onlar yalnızca yaranın yerini gösterir.
Bu kitap; kendi sessizliğiyle savaşan, kendi ördüğü surların ardında kaybolan ve eninde sonunda kaçtığı o aynayla yüzleşmek zorunda kalan herkes için yazıldı.
Çünkü insan bütün bir ömür kendisinden kaçabilir; kalabalıkların arkasına saklanabilir, sessizliğe sığınabilir. Fakat ne kadar uzağa giderse gitsin, çıktığı yolun sonunda yine kendisiyle karşılaşır.
Şimdi sor kendine: Sen kendi kaderini mi yazıyorsun, yoksa kaçtığın duvarların seni şekillendirmesine izin mi veriyorsun?