devam ediyor 2g önce güncellendi
HİLAL
@_asin_
Okuma
2.25k
Oy
781
Takip
39
Yorum
1.45k
Bölüm
31
"Herkesin yüzünü blurlu görürken seni nasıl bulacağım, Hilal`im?"
~
Ben bu kurguyu yaşayan ve şehit olan askerlerimizden de esinlenerek yazdım. Hepsini anıyor ve bu vatan için canlarını feda eden Mehmetçik`lere sonsuz saygım ve sevgimi sunuyorum.
🇹🇷
Güneş ve Ay...
Bir efsaneye göre Güneş tutulmasının ortaya çıkması, Ay ve Güneş`in asla birbirine dokunamamasından dolayıymış.
Bir zamanlar Ay, Dünya`nın etrafında dönerken parlak bir ışık görmüş. Bu ışık o kadar büyülemişki Ay`ı, oracıkta yörüngeden ayrılıp ışığı yakından görmek istemiş. Ay yıldızlardan öğrenmiş o parlak ve sıcak ışık sahibinin Güneş olduğunu. Adeta aşık olmuş Güneş`e.
Ay soğukmuş. Hatta o kadar soğukmuş ki bazen çok üşürmüş. Ama ne zaman Güneş`in önünden geçse ısınır, onun ışığı ve sıcaklığında kalmak için hareket etmeyi bırakırmış. Güneş, Ay`ı fark etmiş. Güneş hayran kalmış Ay`a. Çünkü Ay`ın soğukluğu canlıları ve yıldızları kendisine çekiyormuş. Güneş ise yapayanlızmış. O kadar yanlızmış ki bazen ağlarmış. Ama sıcak göz yaşları meteor olarak yörüngeye girer ve Ay`a çarparmış. Güneş bunu fark edince yanlızlıktan ağlamayı bırakmış. Ağlarsa Ay`ın yüzeyinde çukurlar oluşurmuş çünkü. Ve o kıyamazmış Ay`ın canını yakmaya. Güneş aşık olmuş Ay`a. Her seferinde onun yolunu gözlemiş yörüngede. Ama Ay batıdan geldiği gibi doğudan geri gidermiş. Dünya`nın etrafında dolanmak zorundaymış çünkü. Ama Ay bırakmak istemiyor, gözlerini Güneşten ayırmak istemiyormuş.
Bir gün Güneş daha fazla dayanamamış. Söylemek istiyormuş Ay`a. Onunla kalmasını, Dünya`yı bırakmasını istiyormuş. Yıldızlara emirler yağdırmış Güneş.
Aradan yüzyıllar geçmiş. Yıldızlar Ay`a Güneş`in aşkını ulaştırabilmek için hızla kayarmış atmosferde. Ama giden yıldızlar geri gelemezmiş. Güneş Ay`ın cevabını hiç bilemeyeceğini düşünerek umutsuzluğa kapılmış.
Ama bir gün... Ay tam karşısında durmuş Güneş`in. Aralarında kilometreler hatta yüzyıl mesafeler varmış. Ama Ay o gün gülümsemiş Güneş`e. Güneş ilanı aşkının Ay`a ulaştığını anlamış.
Ay sesini yıldızlarla iletmiş Güneş`e, Güneş ise hasret kaldığı sesi duyunca sevinç ve hüzünden ağlayacakmış az daha. Ay şöyle demiş; "Seni seviyorum, Güneş. Çünkü sen benim imkansızımsın."
Ve Güneş`de; "Bende seni seviyorum, Ay. Çünkü sen benim tek ışığımsın," demiş.
O gün bir araya gelmiş Ay ve Güneş. Dünya hayretle izlemiş bu uzaktan sevgiyi. Bütün evren biliyormuş asla birbirlerine dokunmayacaklarını.
Güneş kendi ışığını Ay`a vermiş parlaması için. Ay`da buluştukları gün şaşmaksızın Güneş`in tam karşısında durur aslında saniyeler geçen ama onlara bir ömür gibi gelen zamanda bakışırlar, birbirlerine şiirler okurlarmış. Güneş artık hiç ağlamamış. Ay ise hiç üşümemiş.
Ay, Güneş`e ne zaman gülümsese Güneş güzel rüyalar görür, Ay`a daha güzel şiirler okumak için yüzyılları beklermiş.
Ve hiç dokunmadan, yaklaşmadan, seslerini yakından dahi duyamadan sadece bakışarak ve şiirler okuyarak severler, aşık olurlarmış birbirlerine.
✨
Kurgumda ana karakterimi tüm duygularıyla yansıtmaya çalıştım. Askerlerin bile insan olduğunu hatırlatmak, üstlerinde sadece askeri formayı ve Türk armasını taşıyan piyadeler değil, aynı zamanda psikoloji durumlarında ele almaya çalıştım.
Okurken size saf bir aşk, birbirine bağlı arkadaşlar ve askerleri vaaddediyorum.
❗UYARI❗
Tetikleyici unsurlar içerir. Örneğin; ölüm, psikolojik çöküş, kan, vahşet, küfür.
Bunları göz önünde bulundurarak kitaba başlayınız.
~
Umarım hoşunuza gider.
Yüklenme tarihi 13.08.2025
İyi okumalar✨🤭