[ distopya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 56dk önce güncellendi ~𝒵𝓊̈𝓂𝓇𝓊̈𝒹𝓊̈𝒶𝓃𝓀𝒶~
@nil_olmayan_ay
Okuma
21
Oy
13
Takip
3
Yorum
52
Bölüm
4
2036 yılı. Üçüncü Yüz isimli bir grup insan ülke yönetimini yasal görünen ancak işin aslında bambaşka olaylar olan bir şekilde ele geçirir. {}{}{}{}{}{}{} Ülke adaletsiz ve bencilce yönetilirken, tüm bunlara şahit olan ve sessizliğini bozanlar vardır. ~~~ Sen de onlardan olacak mısın? Yoksa Zümrüt gibi onlara karşı mı çıkacaksın? Altay gibi güçlü durabilecek misin?
devam ediyor 16s önce güncellendi Hissiz
@svetlana
Okuma
1.52k
Oy
913
Takip
22
Yorum
1.56k
Bölüm
25
Belki herkesden nefret eden biri vardı, yada birileri. Ama herkes birinden nefret edebilir mi? Belki evet Belki bir lanet Belki de nefret Ama kim doğdu doğalı nefret edilecek kadar günah işlemiş olabilir ki? Deniz Ağcan herkes tarafından nefret edilen bir lise öğrencisidir. Herkesin ona nefret kusmasından bıkar ve hayatına son vermeye karar verir, atlar atlamasına bir çatıdan ama gözlerini tanımadığı üç adamın yanında açar. Bu adamalar ondan nefret etmiyordur hatta biri ona ilgilidir. Hissiz, adı sanı olmayan sarı gözlü eşsiz biri, ama günlerden bir gün Deniz Ağcan nefretinin yapay olduğunu öğrenir, nefreti yapaydır. Kimin yaptığını öğrenince yıkılır, kumar masasına oturmaya karar verir ve ortaya koyabileceği tek bahis hayatıdır. KİTAP ŞARKISI :-: BELKİ ODA ÜZGÜNDÜR (Anıl Emre Daldal) Deniz Ağcan`ın şarkısı ; Güneş - Suçlarlarımdan biri Yağız Eren Karakan`ın şarkısı ; Agoni - Gerçekten
devam ediyor 2g önce güncellendi 1000 Yıl... Ne değişmedi ki?
@zeyiaa
Okuma
691
Oy
266
Takip
9
Yorum
2
Bölüm
72
Sıradan novellerden, aynı senaryolardan veya kadınların obje olduğu eserlerden mi bıktın? Hoşgeldin:) * Ai yazımı değildir. Paylaşım, dağıtım için izine gerek yok, serbesttir * ~~~ Fotoğraf: Gemini ~~~ [HDKK;)]
devam ediyor 2g önce güncellendi Paralaks
@koala_99
Okuma
19
Oy
12
Takip
4
Yorum
0
Bölüm
6
Kaitlyn 20 yaşında güzel bir kızdı. Hep güler yüzlüydü ve güldüğünde açık yeşil gözleri parlardı. İnsanların düşüncelerinin kısıtlandığı bu dünyada, hayal kurulamaz, hissedilmez ve hatıralar silinirdi bunu az çok biliyordu. Ama o buna rağmen bazılarının özeneceği bazılarının şaşıracağı ve çoğunun da yargılayacağını bilmesine rağmen gülümserdi. Yaşamanın amaçsızlığını biliyor ve bu amaçsızlıkta somurtmaya değmez diyordu. Belki de somurtacağı bir şey yaşamamıştır. Ya da... Hatırlamıyordur...
devam ediyor 2g önce güncellendi Ölüm paradoksu (BL)
@wei_wuxian
Okuma
2.14k
Oy
985
Takip
29
Yorum
36
Bölüm
49
Gözlerini açtığında her şeyin, hatta bizzat kendisinin bir kitabın parçası olduğunu fark etti. Ona biçilen rol basitti: hikâyenin ilerlemesi için ölmesi gereken önemsiz bir figür. Ama Fatih bunu kabul etmedi. Başkasının yazdığı bir sonu yaşamaktansa, kendi kaderini kendi elleriyle yazmaya karar verdi.
devam ediyor 3g önce güncellendi ZAMAN KIRAN
@moonpiece.24
Okuma
132
Oy
1
Takip
66
Yorum
1
Bölüm
38
Zaman her şeyin ilacı olarak bilinir. Ancak her ilaç gibi bu ilacın da içileceği zamanı kendi belirler ... Annesini kaybeden Karmen birden bire kendisini öldüğünü zanettiği anneannesinin evinde bulur. Annesinden ona kalan gizemli kitap türlü bilmecelerle onu zamanı düzeltmek için geçmişe götürür. Hayatı yeterince karmaşık olan Karmen onu geçmişe götüren kitapla daha da karmaşık olur. Biz ayrı dünyaların değil,ayrı zamanların insanlarıydık...
devam ediyor 4g önce güncellendi BOTANİK
@yazarnilce
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Yedi cam fanus. Yedi kasaba. Yedi çiçek. Her fanus kendi içinde mükemmel ama aynı zamanda kendi içinde mahkum. Bir cinayet, bir ipucu, bir bela... Hayatta kalmak ve halkını yaşatmak zorundasın...
tamamlandı 4g önce tamamlandı LİSE GÜNLÜKLERİ I: ZOMBİ SEVGİLİM [DEVAM EDİYOR]
@yazar.metinbey
Okuma
614
Oy
384
Takip
17
Yorum
65
Bölüm
16
LİSE GÜNLÜKLERİ I: ZOMBİ SEVGİLİM Dışarıdaki dünyada nefes alan her şey bir hedefti; ta ki o hedef, avcısının gözlerine bakana dek. Kendi bedeni adım adım karanlık bir krallığa dönüşürken Lydia, onu yok etmek için eğitilmiş acımasız bir namlunun ucunda insanlığının son kırıntılarına tutunmaya çalışıyor. Peki, asıl tehlike dışarıda parçalanan dünya mı, yoksa derisinin altında usulca yayılan o siyah zehir mi? Bir tetiği çeken parmak, namlunun ucundaki `canavara` aşık olduğunda... avlanan kim olacak? Tür: Genç Kurgu / Zombi / Askeri / Karanlık Romantizm Tema: İmkansız Aşk, Psikolojik Gerilim, Hayatta Kalma
tamamlandı 4g önce tamamlandı GÜMÜŞ PROTOKOL KIYAMET BERDELİ [DEVAM EDİYOR]
@yazar.metinbey
Okuma
85
Oy
59
Takip
8
Yorum
51
Bölüm
8
"Küllerinden doğacak bir dünyanın kahramanları olacağımızı sanıyorduk... Ta ki o kan kokan, paslı Akademi`ye uyanana kadar." Yıl 2026. Nükleer kıyamet gökyüzünü yırtarken, insanlığın kusursuz genetiğe sahip 250 genci "Gümüş Protokol" yalanıyla yeraltına indirildi. Amaç, 500 yıllık bir uykunun ardından yeryüzüne çıkıp medeniyeti yeniden inşa etmeleriydi. Ancak 2526 yılına uyandıklarında, gerçek cehennemle yüzleştiler. Dışarısı ölümcül radyasyonun ve çorak toprakların hüküm sürdüğü bir mezarlıktı. Hayatta kalanlar ise insanlıklarını çoktan kaybetmiş; duvarların ardında "Sürü" psikolojisiyle hareket eden, kana susamış ve mutasyona uğramış acımasız elitlere, yani Alfalara dönüşmüştü. Ve Gümüş Protokol`ün çocukları birer kurtarıcı değil, bu vahşi Yeni Dünya`nın hastalıklı kanını temizlemek için dondurulmuş paha biçilemez "kölelerdi". Eski Dünya`nın gençleri, kendilerini ölümcül bir hiyerarşinin, akran zorbalığının ve vahşi kuralların işlediği karanlık bir Akademi`nin ortasında bulur. Radyasyonlu maden ocaklarında çürümekten kurtulmanın tek bir yolu vardır: Akademi`nin en üst düzey, en tehlikeli liderlerine safkan genetik bir kaynak olarak "mühürlenmek". Bu bir aşk veya evlilik değil; kanla yazılmış, psikolojik bir hayatta kalma anlaşmasıdır. Gündüzleri kana susamış muhafızların ve toksik bir liderin gölgesinde hayatta kalmaya çalışan gençler, geceleri eski dünyadan kalma kırık bir tabletin ekranında kimliklerini gizleyerek fısıldaşır. Texting mesajlarının arasına gizlenmiş şifreler, büyük bir isyanın kıvılcımını taşımaktadır. Bizi gerçekten yaşatmak için mi kurtardılar? Yoksa kendi cehennemlerine kurban etmek için mi? Hayatta kalmak için kuralları yık. Sürüyü alt et. Ve ne pahasına olursa olsun, seni esir alan o karanlığa aşık olma. Yazan: Metin Can Tığlı Kategoriler: Distopya, Psikolojik Gerilim, Karanlık Akademi (Genç Kurgu), Hayatta Kalma, Karanlık Romantizm
tamamlandı 4g önce tamamlandı PROTOKOL A KORUNMUŞLAR [DEVAM EDİYOR]
@yazar.metinbey
Okuma
5
Oy
4
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Dünyanın bittiğini söylediler. O lüks koridorlar, parlak gelecek planları ve sarı taksilerin gürültüsü... hepsi saniyeler içinde nükleer bir ateşle kavrulacaktı. Babamın "Gümüş Protokolü" devradaydı. Seçkinler dondurulacak, genetik kodlarımız yeraltının soğuk mezarlığına mühürlenecekti. Bize "kurtarıldınız" dendi. Radyasyon ve yıkım içinde uyanacağımız o gri kıyamet gününü beklememiz istendi. Yanıldık. Tam 500 yıl sonra, o bakırımsı radyasyon kokusunu teneffüs etmek için değil; dondurucu, asidik ve klor kokan bir vaftizden uyanmak için mühürlü kapılarımız açıldı. Ama dışarısı cehennem değildi. Küllerin, yıkık binaların ve acı çığlıkların yerine; kristal kubbelerle kaplı, yerçekimine meydan okuyan sarmal kulelerin, süzülen hava araçlarının ve saf, dondurucu bir mükemmelliğin uzandığı tanrısal bir ütopya bulduk. Hastalık yok. Savaş yok. Fakirlik yok. Her şey... mükemmel. İşte o an, asıl kıyametin koptuğunu anladık. Babanın o elitist protokolü bizi sadece yaşatmak için dondurmamıştı. Dışarıdaki milyonlar, bu sahte cennetin kusursuz hava filtrelerini tıkayacak birer "atık" olarak ezilip geçerken; biz, bu ruhsuz, hiçbir şey hissedemeyecek kadar mükemmelleşmiş dünyanın kafesindeki vahşi hayvanlar, antik çağ kalıntıları olarak korunmuştuk. Medeniyet ölmemişti. Sadece bizi, kendi hayvansal hayatta kalma güdümüzü bir deney ya da eğlence aracı olarak saklamak için mühürlemişti. Kıyamet hiç gelmedi. Asıl kıyamet, bu sahte cennetin parlayan camlarını aşağı indirmektir.
tamamlandı 6g önce tamamlandı KRİSTAL KAN
@melekmisali
Okuma
109
Oy
11
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
31
Neredeyse her gece aynı rüyayı gören Elisa gerçekle rüyayı karıştırmaya başladığı sırada alevlerin arasında gözlerini açar. En yakın arkadaşı Arden` in yardımı da işe yaramaz ve hayata gözlerini kapatır. Kendine tekrar geldiğinde paralel evrende bilinmezliğin içine hapsolduğunu anlaması fazla zaman almaz. Gece kadınlar için sokağa çıkma yasağının olduğu ve kadınların gizemli bir şekilde kaybolduğu, Başkan Hermes` in ülkesinde tüm kuralsızlıklara karşı mücadele ederken bulur kendini
devam ediyor 6g önce güncellendi Zalim Kraliçe
@handelendin
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Bu krallıkta düzen var ama adalet yoktur. Kurallar kesindir, hatalar affedilmez. Ve sadakat... korkuyla ölçülür. Thtta oturan kadın ise bir kurtarıcı değil, o merhameti zayıflık sayan bir kraliçe. Gülerken bile hesap yapar susarken bile hükmeder. Sarayın duvarları ve çevresinde enrikalar büyürken, her bakış bir tehdit her bir söz bir oyuna dönüşür. Çünkü bu krallıkta güç verilmez, alınır. Ve o gücü sadece taşımıyor.... Yönetiyor. Entrika, kaos ve saray olayları seviyorsanız tam yerine geldiniz bir kötünün ağzından dinleyip okuyacaksınız!!!!
devam ediyor 7g önce güncellendi Suul - Veylos
@sorkun
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Veylos’ta son kan suçu iki yüz otuz iki yıl önce işlendi. O günden sonra şehir değişti. İnsanlar isimlerini taşıdı. Ölümler kayıt altına alındı. Sessizlik düzen oldu. Sonra bir ceset bulundu. Ve bir Serath olay yerine geldi.
devam ediyor 1h önce güncellendi SONUN BAŞLANGICI
@green_sea
Okuma
44
Oy
9
Takip
5
Yorum
6
Bölüm
5
Karan kaçmayı seçmişti; Geçmişinden… Kendinden… Her şeyden… Asena ise asla kaçmazdı; Yüzleşir… Kırar… Gerekirse yok ederdi. Yan yana geldiklerinde tüm dengeler bozuldu; Çünkü biri yıkmayı biliyordu… Diğeri ise yıkılmamayı… İkisi de vazgeçmeyi bilmiyordu. İkisi de yanlış kişiydi… İkisi de tehlikeliydi… Ama asıl sorun bu değildi… Asıl sorun… Birbirlerinden uzak durmaları gerekirken, Bunu istememeleriydi…
devam ediyor 1h önce güncellendi ÖLÜ KEHANETLER
@eyekic
Okuma
15
Oy
6
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
7
Ölüm onların yaşamıydı. Dört kızın kaderi aynıydı; ruhları farklıydı. Doğdukları gün, ölüm kapılarını aynı anda çaldı ve onları hayatta tutan nefes aynı kişiden geldi. Yaşamlarıysa yirmi yıl sürecek bir emanetten ibaretti. O yirmi yıl dolduğunda gözlerini başka bir dünyada açtılar: ırkların, büyülerin, krallıkların ve savaşların hüküm sürdüğü Ophidya’da. Evlerine dönebilmek için kadim bir bilmeceyi çözmeleri ve adı konmamış bir görevi tamamlamaları gerekecek. Girdikleri Akademi’nin taş duvarları arasında dostluklar kuracak, aşkı bulacak ve en az büyüler kadar tehlikeli düşmanlar edinecekler. Çünkü bu dünyada her seçim bir büyü, her sır bir silah, her kalp bir savaş alanıydı. Onlar için Ophidya’daki yaşam ölümden zor olacaktı. “Ölümü karanlık son değildi sadece karanlık yaşama açılan bir kapıydı.”
devam ediyor 2h önce güncellendi ZAMANIN ÖTESİNDE BİR TAHT
@hagwaay
Okuma
52
Oy
12
Takip
4
Yorum
1
Bölüm
8
Artık modern zamanın bir parçası değildi. Sanki görünmez bir el, onu çağın ince camından tutup çekmiş; gürültülü ekranların, floresan ışıkların ve plastik kokulu dünyanın dışına fırlatmıştı. Ardında kalan hayat bir rüya kadar uzak, bir nabız kadar silikti artık. Çıplak ayaklarının altında uzanan halı, yalnızca bir halı değildi. Kalın İran yününden dokunmuş kırmızı lifler, yüzyılların sessizliğini emmiş gibiydi. Koyu lacivert ve altın ipliklerle işlenmiş sarmaşık desenleri, parmaklarının altında kıpırdanıyor; sanki ona eski bir dili, unutulmuş bir yemini hatırlatmaya çalışıyordu. Yünün sıcaklığı tenine işlerken, İsolde ilk kez gerçekten bir yere bastığını hissetti. Modern dünyanın pürüzsüz yüzeyleri hiçbir zaman bu kadar gerçek olmamıştı.
tamamlandı 2h önce tamamlandı YİTİRİLMİŞ
@sonsuzluksb
Okuma
6.08k
Oy
514
Takip
60
Yorum
560
Bölüm
42
Hafızasını kaybetmiş bir kadın gözlerini ormanda açar. Yabancı bir adamın özel mülkünün sınırları içerisindedir. Onu buraya getiren kaybettiği zihni midir yoksa yabancı adam aslında yabancı değil midir? "Her insan, onu tanıdığın zamandaki senden ibarettir."
devam ediyor 2h önce güncellendi Kan Kuğusu Resitali | Distopya
@blumengarten
Okuma
148
Oy
78
Takip
20
Yorum
454
Bölüm
3
İnsanların kanları yer yüzüne siner, gök ağlar; kanlar silinsin diye. Yeryüzüne yıldırımlar düşer, ölü insanların ahı silinir. Her bir yıldırım, binbir insanın ahı. Resitaller yapılır, kanlar akıtılır. Kaç kez kestin bileklerini? Kaç kez yok sayıldın da bu kadar kötü bir insana dönüştün? Çok canını yaktılar, ama umurlarında değil. Sen neden bu kadar çok düşünüyorsun başkasının açtığı yaraları? Kimse seni sandığın kadar düşünmüyor, sandığın gibi biri değilsin. Sen ölünce gök sana ağlamayacak, arkanda bıraktıklarına ağlayacak. Kar senin izlerini silmek için yağacak, yıldırımlar düşecek yer yüzüne çünkü insanlar senin sandığın kadar masum değil. Hepsinin alnında bir kan torbası var. O kan torbasını ancak Hephaistos yok edebilir. Halk ateşten bir katil yarattı; yüzü yanmış, kollarında zincirler ve elinde hançer. İnsanların kalbini oymaya hazır. Ona yaptıkları gibi, her insanı canice yakmaya hevesli. Onu zincire vurdukları gibi insanları zincirlemeye teşebbüs. Hephaistos, ateşler içinde yanmış; kül olmaya hazırken tekrar doğmuş insanların tanrısıdır. Hephaistos ölmez, ancak bir gün kendi ateşinde tekrar yanar; o an tekrar doğamayacak. Çünkü kendi ateşinde yanan herkes ölmeye mahkumdur.
devam ediyor 2h önce güncellendi Göktenar: Sessizliğin Ardındaki Dünya
@parotya
Okuma
43
Oy
5
Takip
10
Yorum
7
Bölüm
2
Göktenar, genç yaşında başarıya mahkûm edilmiş bir tıp öğrencisidir. İstanbul Üniversitesi`nin tarihî taş duvarlarının ardında, herkesin imrendiği bir hayata sahip gibi görünür; ancak zihninin derinliklerinde, kimliğini sarsan karanlıklar, bastırılmış bir hayalin yankılarını taşır. Ailesinin mükemmeliyetçi beklentileri, içinde büyüyen huzursuzluk ve giderek artan halüsinasyonlar, onu yavaşça gerçeklikten koparır. Bir gün, hayatının yönünü değiştirecek gizemli bir kazıya katılır. Toprağın derinliklerinden çıkan bir bulgu, geçmişiyle sandığından daha güçlü bir bağ kurar. Ancak bu bulgunun açtığı kapı, yalnızca arkeolojik bir sırrı değil; varoluşunun ardındaki büyük gerçeği de ortaya çıkaracaktır. Göktenar`ın, rüya ile gerçek, bilim ile büyü, geçmiş ile kader arasında gidip gelen yolculuğu başlar. Zihninde açılan bu dünya, yalnızca bir yanılsama mı, yoksa unuttuğu bir yaşamın yankısı mı? Bu roman; kim olduğunu arayan bir genç kadının, ruhunun köklerine, kayıp bir medeniyetin karanlıkta kalmış kaderine ve yazgısını bekleyen büyülü bir dünyaya uzanan hikâyesini anlatıyor.
devam ediyor 2h önce güncellendi Kibrit'in kızı
@satirarasify
Okuma
4
Oy
3
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
Evlerde yanan ışığın bile hükümet kontrolünde olduğu Castle Combe kasabasında yaşayan Louise Frost, çocukluğundan beri her gece tekrar tekrar okuduğu Kibritçi Kız hikâyesine derinden bağlıdır. Masalın hüzünlü sıcaklığı, karanlığa gömülmüş kasabasında ona nefes veren tek şeydir. Her yıl düzenlenen panayır günü geldiğinde ise her şey umduğu gibi gitmez. Kalabalığın arasında yaşadığı hayal kırıklığı, onu kendini en güvende hissettiği yere, ahşap dönme dolabın sergilendiği fakat yıllardır kapalı tutulan eski dükkâna sürükler. Hükümet arabalarından yükselen yeni kurallar, bir kesimin ayaklanmasına yol açarken Louise kendini karşıt bir grubun içinde bulur. Ve her şeyin ölümden önceki son olduğunu anlar.
devam ediyor 2h önce güncellendi Aradığım Işık Sensin
@asekg.n
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Her insanın doğduğu anda bir simgeyle mühürlendiği bu dünyada güç, kaderden daha değerlidir. Bazıları savaşmak için doğar. Bazıları hükmetmek için. Ve bazıları... felaketin kendisi olur. Yüzyıllar önce Tanrı Simgesi`nin taşıyıcısı Bohsan Karyel, dünyanın gördüğü en büyük yıkımın adı olmuştu. Onu durdurabilmek için Simge Muhafızları kendi elleriyle bir efsaneyi öldürdü. Ama bazı güçler ölmezdi. Sadece karanlığın içinde yeniden uyanmayı beklerdi. Işık Marsel, Güneş Simgesi`nin taşıyıcısı olarak büyüdü. Arındırıcı ve yakıcı gücüyle insanların kurtarıcısı olması gerekiyordu. Fakat ihanet, kalbindeki ışığı çoktan söndürmüştü. Artık kimseye güvenmiyor, kimseyi sevmiyor ve kalbinin kapılarını bir daha açmamaya ant içiyordu. Ta ki karşısına "Boşluk" çıkana kadar. Krallıkların korktuğu, kaosun içinden doğmuş o adamın tek bir amacı vardı: Deus`u çalmak. Ve Işık Marsel, onu durdurabilecek tek kişiydi. Fakat nefret ile çekim arasındaki çizgi kaybolmaya başladığında, Işık kendisini hiç beklemediği bir savaşın içinde buldu. Çünkü bazı düşmanlar kalbi parçalamadan önce ruhu ele geçirirdi. Şimdi yaklaşan felaketle birlikte herkes tarafını seçmek zorundaydı. Ya güneş karanlığı yok edecekti... Ya da karanlık, güneşi kendi içine çekecekti
devam ediyor 3h önce güncellendi PARALEL TUZAK
@sdkardor
Okuma
23
Oy
3
Takip
3
Yorum
4
Bölüm
9
Sisler arasından doğan bir gerçeklik, hiçbir kayıt düşülmemiş bir tarih... Burada geçmiş yalnızca fısıltılarla anlatılır ve gölgeler bile kendi sırlarını saklar. Güven, yalnızca bir kelime değil, bir sınavdır; hayatta kalmak ise keskin zekânın ve içgüdülerin dansıdır. Gözleri geçmişin karanlığıyla parlayan yabancı, bu dünyada hiçbir zaman var olmamıştı-ya da öyle olduğuna inanılıyordu. Ama şimdi, kaderin iplerini elinde tutuyor. Onun gelişinin yankıları, bu evrenin kırılma noktasını mı oluşturacak? Yoksa zaten yazılmış olan bir hikâyeyi mi yeniden yazacak? Gizlenmiş gerçekleri keşfetmeye cesaret edenler için burası kaçış değil, bir meydan okuma. Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlamak ise belirsizlikten doğan bir sanat. Bu yabancı için artık tek bir seçenek var: Ya bu dünyanın kurallarına teslim olacak, ya da onu kendi hikâyesiyle yeniden şekillendirecek. Çünkü burada kim olduğunu bilmek yeterli değil-kim olacağına karar vermesi gerekiyor.
devam ediyor 3h önce güncellendi GELECEKSİZ
@nursucugalir
Okuma
11
Oy
3
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
21
Dünya yıllar önce çöktü. Geriye kalanlar ya kurallara boyun eğdi ya da vahşiye dönüştü. Külkent hayatta kalmanın bedelinin ağır olduğu bir sığınaktı. Bulunup riske girmemek için gerekirse insan harcamaktan çekinmediler. Geri kalan herkesi gözden çıkarabilirlerdi. Ancak sonsuza dek saklanabilmeyi beceremediler. Kendi sonlarını kendileri yazdılar. Herkesin korktuğu bir halkın enselerine çökmesini izlediler. Düşmanı öldürmek kolaydı. Ama ona güvenmemek.. Her zaman mümkün değildi. "Onları gördün mü?" diye sordu Kira. "Göremezsin..." Maya bakışlarını kaçırdı. "Sadece geride bıraktıklarını görürsün."
devam ediyor 3h önce güncellendi ROMANOV: Korku ve Çağrı
@damiiii777
Okuma
12
Oy
1
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
6
Güç… bazen bir armağan değildir. Bazen bir lanettir. Siren ona Tanrı tarafından bahşedilen gücü yüzünden yıllarca bir kafeste tutulup işkenceye maruz kalmasına rağmen hayatta kalmayı başarmıştı. Çünkü insanlar onun yeteneğini bir Lütuf olarak değil, kullanılacak bir araç olarak görüyordu. Ta ki yolu Romanov İmparatorluğu ile kesişene kadar… Sargun Rostislav Romanov. Bir imparator. Bir stratejist. Ve insanların zayıflıklarını okumakta ustalaşmış bir adam. Romanov’un dünyasında sadakat kanla ölçülür, ihanet ise ölümle. Siren ise tam ortasında kaldığı bu karanlık oyunda hem gücünü saklamak hem de hayatta kalmak zorundadır. Ancak bazı sırlar sonsuza kadar saklanamaz. Ve bazı oyunlar… başladığında geri dönüş yoktur. Arenalar hazırlanıyor. Yeminler ediliyor. Maskeler takılıyor. Ama herkesin unuttuğu bir şey var: Korku bazen bir son değildir. Bazen… bir çağrıdır.
devam ediyor 4h önce güncellendi Kavanoz (Askıda kalan Yer)
@blackcatandcats
Okuma
1.21k
Oy
947
Takip
19
Yorum
500
Bölüm
27
Merhaba, Kitabım fantastik–distopik türde, özgün bir evren ve mitoloji üzerine kurulu. Hikâyede bazı insanlar gizemli biçimde kaçırılarak yapay bir evrene götürülür. Bu evrene geçen herkes, dünyadaki insanların hafızasından tamamen silinir. Kaçırılanların ruhları, kimliklerini ve tüm bilgilerini barındıran büyüyle mühürlenmiş kavanozlara hapsedilmiştir. Bu kavanozlar yalnızca güçlü bir büyüyle, belirli kurallar çerçevesinde açılabilir. Ana karakter, kendi kavanozunun çatlamasıyla bu evrenden kaçmayı başarır ve bunun bir kurtuluş olduğunu düşünür. Ancak çatlayan bir kavanoz, özgürlük değil; yavaş bir yok oluşun başlangıcıdır. Karakter dünyaya döndükten sonra zamanla bedensel ve zihinsel yan etkiler yaşamaya başlar: baş dönmeleri, mide bulantıları, fiziksel silikleşme ve açıklanamayan değişimler… Arafta kalmış gibi, iki evren arasında sıkıştığını fark eder. Bu süreçte, kendisi gibi kaçmayı başarmış başka insanlarla tanışır. Ancak onların durumu farklıdır; kavanozları çatlamamış, bir cadının yardımıyla büyü yoluyla açılmıştır. Bu fark, ana karakterin kaderini ve hayatta kalma ihtimalini sorgulamasına neden olur. Paylaşılma tarihi~24.04.2025
Loading...