devam ediyor 22s önce güncellendi
Kozmik Dişil
@hamzaucar
Okuma
13
Oy
10
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
27
Bazı sözler insanın içinde uzun süre sessizce bekler, ne tam bir cümleye dönüşebilirler ne de tamamen susabilirler, bazen bir düşünce gibi gelip geçerler, bazen kalbin içinde yer ederler. Ve insan, kimi zaman bu sözlerin ne olduğunu bile tam olarak bilmez; sadece hisseder. Bir doluluk gibi, bir eksiklik gibi, bir arayış gibi… meselâ. Bu kitapta, o bekleyen sözlerden doğdu. Kimi zaman bir sesleniş gibi, kimi zaman bir iç konuşma, kimi zaman sadece duyguların bizde yarattığı etkilerin ortaya çıkışı... Bu metinler, evrene, doğaya, insana, sevgiye, varlığa, dokunmaya ve çıplaklığa dair de bir şeyler söylüyordu, bu yüzden yalnızca bir "şiir" değil, aynı zamanda bir varlığın bütününü teşkil eden de bir anlatım.
Burada karışılacağınız metinler tek bir yere ait değil... Aynı zaman da bütün ve her şeye ait. Çünkü insanın kurduğu bağlar ayrı değil, aynı varlığın katmanlarıdır, hepsi aynı kaynaktan doğar, çoğalır ve yeniden o kaynağa döner.
"Kozmik Dişil" yalnızca kadınlığı anlatan bir kavram değildir. O, yaşamın içinde var olan yaratıcı, dönüştürücü, sezgisel ve hisseden gücün ismidir. İnsanlık boyunca farklı kültürlerde, mitolojilerde ve spiritüel öğretilerde farklı isimlerle anılmıştır; kimi zaman bir tanrıça, kimi zaman doğa ana, kimi zaman ay, su, gece ya da bereket olarak görülmüştür... bazı spiritüel geleneklerde bu enerji; ayla, geceyle, suyla ve tanrıça figürleriyle ilişkilendirilirken ,bazı okült öğretilerde ise kozmik dişil, yaratımın kaynağı, dönüşümün kapısı ve insan ruhunun içsel bilgeliği olarak görülür, bu aynı zamanda insanın kendini bölmeden var olabilmesidir. Özü hep aynı yere dayanır: yaşamı taşıyan, dönüştüren ve birbirine bağlayan enerjiye.
Bazı şiirler daha sade ve kısa olurken, bazıları ise daha uzun ve derin akışlar halinde yer alıyor, her duygu aynı uzunlukta konuşmaz, bazıları bir cümlede söylenirken, bazıları ise uzun bir yolculukta kendini aşikâr eder. Bu satırları yazarken kusursuzluk aramadım, çünkü insanın içinden geçen şeyler kusursuz değildir... Bazen eksik kalır, bazen tekrar eder, bazen de tam anlatılamaz, yine de her şey gerçektir, hissedilir ve tanınabilir. İlhamını yer yer kadim öğretilerden, yer yer sevgiden, yer yer de insanın kendi iç dünyasından alan şiirler, tek bir anlamda sınırlı değildir, okuyan herkes, kendi kalbine ve düşüncesine göre başka bir anlam bulabilir. Belki bir ezgi gibi okunur, belki bir aşk gibi hissedilir, belki de sadece bir düşünce olarak kalır.
Eğer bu satırlar, bir anlığına da olsa seni durdurursa, kendi içindeki bir sesi hatırlatırsa, ya da sana ait bir duyguyu sana yeniden gösterirse… o zaman yerini bulmuş demektir. Bu kitabı eline alan herkesin, burada kendinden küçük de olsa bir parça bulabilmesi dileğiyle.