[ Genç Kız Edebiyatı ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3s önce güncellendi
Kanunla Karanlık Arasında: Maskenin Altındaki Çığlık 4
@sondunya
Okuma
148
Oy
29
Takip
2
Yorum
6
Bölüm
41
Bazı kayıplar insanı yıkmaz.
Uyandırır.
Öykü bir kez daha her şeyi ardında bırakıyor.
Şehri, geçmişi, yarım kalmış cümleleri.
Ama bu gidiş bir kaçış değil.
Bu bir dönüş hazırlığı.
Bir zamanlar “Ceza” olarak korku salan kız geri dönüyor.
Fakat bu kez yalnız değil.
Bu kez içinde sakladığı başka bir kimlikle geliyor: Ateş.
Ceza aklı temsil ederdi.
Ateş ise yakmayı.
Kalbinin içindeki çığlık artık bastırılmayacak.
Maskenin altındaki gerçek ortaya çıkacak.
Onu karanlığa iten, hayatını bir kurşunla değiştiren kişi hâlâ özgür.
Ve Öykü özgürlükle pek iyi anlaşamaz.
Şehir yeniden nefes almaya çalışırken, o gölgelerin arasından yükseliyor.
Adaletin yerini bulmadığı yerde, bedel kesmeye hazır.
Ama bu sefer yalnız intikam yok.
Bu sefer hesaplaşma var.
Geçmişle.
Kendisiyle.
Ve kalbiyle.
Çünkü ne kadar kaçarsa kaçsın, bazı isimler insanın ruhuna kazınır.
Mert.
İhanetle kırılan bir sevgi, küllerinden doğabilir mi?
Yoksa bazı yaralar sonsuza kadar açık mı kalır?
Öykü bu kez iki kimlikle savaşıyor.
Ceza olmak kolay.
Ateş olmak tehlikeli.
İnsan kalmak ise en zoru.
Maskenin altında bir çığlık var.
Ve o çığlık artık susmayacak.
Adalet mi?
İntikam mı?
Yoksa aşk mı kazanacak?
Bu şehir bir efsanenin geri dönüşüne hazır değil.
Ama o zaten izin istemiyor.
devam ediyor 10s önce güncellendi
Yeşil Boncuk
@ranaalkan
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
6
Ailesini küçük yaşta kaybeden İncinin büyüdüğünde olduğu seri katilin geçmişini ve onu yakalamaya çalışan ajan Karanla olan aşk hikayesini konu alıyor aynı zamanda arkadaşları olan yan karakterler ve ana kötümüz olan Mustafa Aksoy var
devam ediyor 12s önce güncellendi
KADERİN SANCILI AĞI
@ayloris
Okuma
4.38k
Oy
753
Takip
172
Yorum
386
Bölüm
9
"Ben hep böyleydim. Hep camın arkasındaydım. İçeride bir hayat akarken, ben dışarıdan izliyordum. Dahil olmaya çalışıyor ama bir türlü içeri alınmıyordum. Aile dedikleri şeyin kapısı bana hep kapalıydı."
***
Yazgı, on sekiz yaşına bastığı günün hemen ertesi, nefret ettiği bir adamla; Özgür Soykan`la zorla nişanlandırılacağını öğrenir. Ardından da, istemediği bir evliliğe sürükleneceğini. Kaçmaktan başka çaresi kalmadığında soluğu, yıllardır uzağında kaldığı gerçek annesinin yanında alır.
Ancak onu orada bir kurtuluş değil, yeni bir hayal kırıklığı karşılar.
Adını bile bilmediği babasını bulmak için çıktığı yolculuk sonuçsuz kalır. Çünkü o adamın bir hayatı, bir ailesi ve zaten çocukları vardır. Ve Yazgı, o hayatın içinde yalnızca fazlalıktır.
Düğün günüyse kafasına sıkmayı çoktan planlamıştır. Ama herkesin ona sırtını döndüğü, umudun tamamen tükendiği o nişan gecesinde beklenmedik bir mucize olur:
"Ben Kürşat Zevher. Zorla nişanlandırmak istediğiniz bu kızın gerçek babasıyım!"
Bir cümleyle Yazgı`nın hayatı bir gecede altüst olur.
Ankara`dan İstanbul`a uzanan bu yeni yolculukta annesinin geçmişte yaptıkları, ailesinin dağılmasından onu sorumlu tutan kardeşleri ve peşini bırakmayan Özgür Soykan, genç kızın kaderine örülmüş sancılı ağın yalnızca başlangıcıdır.
Yazgı henüz başına geleceklerden habersizdir.
devam ediyor 12s önce güncellendi
TESADÜFLER BİR BAŞKADIR
@bynfrezya
Okuma
163
Oy
36
Takip
15
Yorum
19
Bölüm
4
Yıllardır kendisini istenmeyen çocuk sanıyordu Akça.
Bu bildiği yalan mahalleye yeni taşınan komşularıyla bir bir yıkılacaktı.
Gerçek ailesi ile tanışmasındaki yolculuk hem canını yakacak hem de tatlı bir anı olarak kalacaktı.
" Tesadüflere inanmazdım. Sonra bir gün, en beklemediğim zamanda, tam bittim derken karşıma sizi çıkarana kadar. Aslında tesadüfler bir başkaymış."
devam ediyor 12s önce güncellendi
Kesişim
@deniz34
Okuma
5.1k
Oy
351
Takip
45
Yorum
29
Bölüm
35
Arkamızdan sesler gelirken göz ucuyla bakmaya çalıştım. Daha bir şey görememişken "önüne odaklan, düşeceğiz şimdi." Dedi adam.
Tekrar fiti fiti koşmama odaklanırken olabildiğince hızlı koşmaya çalışıyordum. Daha fazla bacaklarım bu acıya dayanmazken "beni bırak, sen devam et." Dedim.
"Olmaz, zaten geldik." Dedi.
Kaşlarım çatılırken "nereye geldik?" Diye sordum.
"Evlendirme dairesine! Umarım bekarsındır." Dedi.
Şaka yapıyordu değil mi? Şaka. Kameralar neredeydi? Haha, güldük eğlendik, nereye el sallıyorduk?
"Alt tarafı seni dövülmekten kurtardım diye beni nikahına alacak halin yok ya!" Dedim.
-------
"Hangi baharı yaşıyorsun bilmem Demir ama dediğim gibi burada bitirelim." Dedim.
"Sonbahar Şura, Sonbahar." Diyip derin bir nefes verdi. Arkamı dönüp yoluma devam edecekken kolumdan tutup beni kendine çekti. Vücudum vücuduna yaslanırken nefeslerimiz birbirine karıştı. İrademi korumaya çalışırken "ne yaptığını sanıyorsun?" Dedim.
"Eğer bana bir şans daha vermezsen seni burada öperim." Dedi. Gözleri gözlerimin içinde dolaşıyordu.
"Deneme bile. Seni mahvederim Demir."
Yüzünde gülümseme oluşurken "beni mahvetmeni sabırsızlıkla bekliyor olacağım." Dedi.
-------
"Bundan sonra öpebileceğin tek kadın annen olur inşallah." Dedim.
"Kızımızı unutmamak gerek tabii." Dedi.
"Sen delisin bence."
"Delirten sensin."
"Hah, daha yarım saat öncesine kadar ev arkadaşı arayan adam bir anda bana aşk pozları kesiyor." Dedim.
-------
"Bu minik barlara akmak istiyor." Dedim üzgünce.
"Otur evinde yemeğini, temizliğini, bakımını yap yoksa abine söylerim."
"Bir idol bunları nasıl söyler, hih!" Dedim.
"Bu şekilde söyler, belanın ta kendisi." Dedi eğlenerek.
"Tatlı bela ama değil mi?" Dedim yeterince sevimli olamaya çalışarak.
"Hem de nasıl, şerbet misin bal mı?" Dedi kahkaha atarken.
"Ya abi! Zaten ihanete uğramış bir kızım."
"Hadi güzelim hadi, sen ona da bela olursun zaten."
devam ediyor 12s önce güncellendi
Kırınım
@deniz34
Okuma
70
Oy
25
Takip
8
Yorum
16
Bölüm
3
"Kızın başını yakıyorsun yani."
"Öyle de demeyelim be reis. Benim de ne kadar nazik, centilmen bir bey olduğumu biliyorsun." Dedi.
"Uzatma Cevdet. Benden ne istiyorsun?" Diye sordum.
"Akşama nikah şahidim ol. Vallahi senden başka düzgün insan tanımıyorum." Dedi.
"Hayatta olmaz. Ben oraya adım atmam." Dedim.
"Olur olur, benim için ya!"
-------
"Ömer nerede, dışarı mı çıktı?" Diye sordu Emir ekmeğini ısırırken.
Ben de ısırık alırken "o ne alaka?" Diye sordum.
"E evlenmişsin, abim öyle dedi." Dedi.
"Abin ne düşündüğünü bilmiyorum ama okyanusun ortasında bir gemide nikah kıyamayacağıma göre hala bekarım. Yine de bırak o öyle bilsin. Haddini fazla aştı dün akşam." Dedim.
-------
"Eğer düşersek paraşütümü açmaya yardım eder misin?" Diye sordum.
"Paraşütünü bile ben giydireceğim. Şimdi gözlerini açar mısın?"
Yavaşça gözlerimi açarken hafifçe bana eğilmiş yüzünde gezdirdim gözlerimi. Yüz ifadem komik olmalıydı ki gülümsemeden 1 saniye bile geçirmiyordu.
Gözlerinin içine bakarken "söz mü?" Diye sordum.
"Söz." Dedi.
"Kendini Anadolu`nun bağrında bir paraşütle süzülürken hayal edebiliyor musun? Şahsen ben edemiyorum. Çünkü bende öyle bir şans var ki iç Anadolu`da olmayan martı bile gelir beni bulup çarpar. Ve ben yine düşerim."
"Düşme esnasında paraşütünü benim giydireceğime inanıyorsun ama ölmeyeceğine mi inanmıyorsun?" Dedi şaşkınca.
-------
"Sorun çözüldüğüne göre ben kalkayım." Dedi Ömer.
"Bir şey yemedin." Dedim.
"Olsun, çok uykusuzum. Şu an daha ağır basıyor." Dedi Ömer.
"Araba süremezsin böyle. Bütün gece de uyumadın zaten. Biraz burada dinlen öyle gidersin." Dedim.
"Bütün geceyi nereden biliyorsun lan sen!" Dedi abim bağırarak.
"Bütün gece birlikte olduğumuzdan abi!" Dedim ben de sinirle. Gerçekten artık ben de sinirleniyordum.
"Oww." Dedi Emir. "İşte şimdi yandık."
-------
Kesişim adlı kitabımın devamıdır, bağımsız da okunabilir.
devam ediyor 15s önce güncellendi
BİR DİLEK TUT / YARI TEXTİNG DÜZENLENECEK
@karamelgibikalp
Okuma
2k
Oy
493
Takip
64
Yorum
481
Bölüm
16
Bir Dilek Tut/ YARI TEXTING
Ellerim onun ellerine temas edince nefes alamadığımı hissettim. Ben her seferinde biraz daha nefes almakta zorlanırken o bayık bakışlarla bana bakmaya devam ediyordu.
"lütfen" diye mırıldandı "lütfen sende beni yalnız bırakma, sende gitme onun gibi."
Sonra bakışları uzunca bir süre boşlukta dolaştı.
Gözlerimi ondan ayırmıyordum her hareketini izlemekten kendimi geri tutamyordum.
Ne zamandan beri konuşmamıştık böyle eskisi gibi? Dört hafta oldu mu ki?
Bir anda gözleri kapanınca ellerimi ondan çektim ve ayağa kalktım üzerine bir şey atmak için odalarda dolaşmaya ve aklımı kurcalayan sorularla ilerlemeye başladım.
Neden, neden konuştuğumuz süre boyunca bana anlatmamıştı? İç çektim bazı kişiler ebeveyn olmayı hak etmiyordu.
Geri döndüğümde elimde bir örtüyleydim. Bulduğum örtüyü üzerine attığım esnada bir anda elimi tuttu, tekrardan.
Yine aynı şey oluyordu. Yanaklarım kızarmaya başlayınca ismini zikrettim.
"Ne yapıyorsun?" gözleri kapalıydı ama konuştu.
"beni yalnız bırakmasan olur mu?"
Bir şey diyemedim, çünkü ona şuan karşı cıkamazdım. Ona karşı çıkılamayacak kadar savunmasızdı.
Gülümsedi, yanaklarındaki gamzeler belirginleştiken sonra konuştu. "seni seviyorum."
Genelde olsa bu dediğine cevap vermezdim ama o yarın uyandığında nasıl buraya geleceğini sorgulayacak ve bu yaşadıklarımızı hiçbir şekilde hatırlamayacaktı. Bunun verdiği cesaretle cevap vermek için ağzımı açtım.
"Bende seni seviyorum."
devam ediyor 15s önce güncellendi
Bataklıkta Bir Nilüfer(gerçek ailem)
@taira_yazarimsi
Okuma
39
Oy
11
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
5
"sen Nilüferin nasıl büyüdüğünü biliyormusun"
Dedi. Sesindeki o yabancı tını hiç hoşuma gitmemişti.
"Nerde büyürmüş nilüferler" dedim.
Cevabını bildiğim bir soruyu sormuştum.
"Bataklıkta, öyle güzel büyümüşsün ki bataklıkta değdiğin ilk çamurla çiçek açıvermişsin" sesinde ki bilmiş tavır sinir etmişti.
"Sen ne bilirsin ki nilüferleri" kin içinde cevap verdim.
"Nice nilüferler geçti bu diyardan tek yaşayan da sensin Asu"
Tek yaşayan bendim. Ben Asu adı gibi berrak kalmak isteyen asuyum. Bu hikayede sadece temiz kalmak isteyen bir nilüferdim.
Temiz kalan nilüfere çamur attılar. Bu nilüferler çamurdan doğdu. Bu nilüfer çamurda yaşamayı bildi...
devam ediyor 15s önce güncellendi
MAFYA'NIN AŞKO'SU (Yarı Texting)
@lavin_e_b
Okuma
1.25k
Oy
131
Takip
56
Yorum
126
Bölüm
7
Belinay deli dolu bir kız, bir sonraki hamlesini asla bilemezsiniz.
Bir günü İstanbul`un en sinirli ve ağır başlı yer altı adamı Demiralp ona yazar ve aşk başlar ama bir problem vardır
Belinay ve inadı....
Demiralp ile Belinay`ın inat, aşk ikilisini yenme savaşı hem bizi aşka hüzne ama bir yanda da kahkahalara doyuracak
Şimdiden iyi okumalarrr
devam ediyor 17s önce güncellendi
YAKAMOZ GÜZELİ
@erseel
Okuma
5.17k
Oy
606
Takip
64
Yorum
104
Bölüm
33
Kimsenin birbirinin arkasından konuşmadığı , herkesin birbirini kolladığı , birlikte eğlendiği, birlikte üzüldüğü , komşuluğun ölmediği, çocukların sabahtan akşama kadar sokakta oynadığı bir mahalle düşünün. Yakamoz Mahallesi .İşte bu güzel mahallenin birde güzel ruhlu bir tarih öğretmeni var : Ahu Yaman. Bu hikaye Ahu`nun hikayesi. Bize katılın, Ahu`nun hikayesini birlikte okuyalım.
____________________________________________________________________________________________________________
``Bize gelen belgeye göre, Ahu hocanız farklı bir okula tayin edilecektir. Daha fazla karmaşa çıkarmanızı, kargaşa koparmanızı istemiyorum. Lütfen sakin olun ve derslerinizi dinlemeye devam edin. ``
Burcu hocanın yaptığı açıklamadan sonra başımı önüme eğmiştim. Sınıfta ilk birkaç dakika süren sessizlik sonrasında Batuhan`ın gür sesi sınıfı doldurdu.
``Başka bir okula tayin edilecek öyle mi ? Ben zaten `` böyle bir hocayı bize nasıl verdiler? `` diye şaşırmıştım. Çünkü biz size göre iyi olan hiç bir şeyi hak etmiyoruz, değil mi? Biz kendilerinden hiç bir şey beklenmeyen çocuklarken o , bize istediğimiz her şey olabileceğini gösteren tek öğretmendi. Bizim için uğraştı. Siz ` liseyi bile bitiremeyecekler , nasılsa bunlardan bir şey olmaz. ` diye tüm kapıları kapatıp çıktığınızda , o bize ışığı gösterdi. `` Sizden de olur dedi. Şimdi bu öğretmeni bizden alacaklarını söylüyorsunuz ve diyorsunuz ki kargaşa çıkrtmayın, sakin kalın ; size inanan tek öğretmeni elinizden alıyoruz ama siz sessizce oturun diyorsunuz, öyle mi ? Öyle yağma YOK!
Batuhan`ın tüm sınıfı inleten sesiyle gözümden bir damla yaş aktı. Okulda kalayım ya da gideyim, fark etmezdi artık. Ben başarmıştım , ben bu çocuklara kendi yüreğimdeki umutla yol göstermiştim. Benim çocuklarım başarmıştı artık vazgeçmeyeceklerdi ; kendileri için çabalayacaklardı...
devam ediyor 17s önce güncellendi
Bir adım uzak
@inkedwhispers
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bir Adım Uzak…
Bazen en zor şey, birine yaklaşmak değil…
ondan uzak durabilmektir.
Yeşim, yıllardır kalbinde sakladığı bir gerçekle yaşıyordu.
En yakın arkadaşının abisine âşık olmak…
Sakladığı duygular, kaçtığı bakışlar ve her karşılaşmada biraz daha büyüyen bir şey…
Ta ki o geri dönene kadar…
Artık kaçmak eskisi kadar kolay değil.
Ayaz asker `den döndüğünde, Yeşim’in yıllardır kurduğu dengeler sarsılmaya başlar.
Çünkü bazı duygular ne kadar bastırılırsa bastırılsın…
bir gün kendini gösterir.
Ve bazen…
kaçtığın şey aslında kendindir.
devam ediyor 1g önce güncellendi
BERZAN AĞA
@mssemka
Okuma
1.63k
Oy
215
Takip
39
Yorum
49
Bölüm
11
İNTİKAMDAN DOĞAN BİR AŞK MASALI
...
Genç kadının gözlerinde derin bir yenilgi vardı. Yorgunluk ve bitkinlik bedenini esir almış, bakışları küçük ellerinin ortasında kızıla boyanmış lekeye takılmıştı. Yarın, hiç tanımadığı, hiç sevmediği bir adamın karısı olacaktı. Abisi için… Ne yaşadıysa, neye mecbur bırakıldıysa, hepsi abisi içindi. O ve onun bebeği için…
Korkuyordu. O adamın gözlerinin kahverengisi öylesine delice bakıyordu ki, sanki canının yanacağını bağırır gibiydi her göz süzüşü. Kardeşinin intikamını alacaktı elbet o kadın vesilesiyle. O ve onun ailesi düşmandı adama. Ve adam düşman sevmezdi...
Berzan BORAN. Canını yakacaktı… Ciğerini nasıl söktüyseler öyle solduracaktı o ailenin en kıymetli çiçeğini. Kabus olacaktı bir kere. Kardeşini ondan koparmanın bedelini ödetmek için yakacak, yanacak, kül olacaktı.
Ama bir şey vardı… Kalbi… Kalbi o çiçeği soldurmak istiyor muydu? Bunu billmiyordu işte Kadının gözlerinde ürkek ceylanlar saklıydı; hem korkusuz, hem de kaçmak ister gibiydi. Bakışları pusluydu; bir yanı bangır bangır adama nefretini haykırırken diğer yanı sanki hak veriyordu. Biliyordu ki sanki canı yanıyor.
O kadın değeri bir mücevher gibiydi… Ama adam farkında bile değildi elindeki servetin. Bir yanı delice kadından kaçmak isterken, diğer yanı da adını koyamadığı bir hisle yanıp kavruluyordu. Neydi bu yoğun duygunun adı?
Kıskançlık… Bariz kıskançlıktı...
“Hazır ol Civan Bey,” dedi genç adam. “Yarın gelip alacağım cevabını. Seçim senin; ya kardeşim, ya kardeşin.” Sözleri ağırdı. Ortama çaresizlik sinmişti. Kadının ürkek parıltılarla şekillenen harelerinden gözlerini alamıyordu.
Onlar, büyük bir intikamın kurbanıydı. Kadın, yanaklarından süzülen damlalarla teslim olmuştu adama. Peki ya adam?
Oysa o çoktan kendinin saymıştı kadını…
Geliyor… Büyük bir intikamın gölgesinde yeşerecek mucizevi bir destan.
Ya intikam bitecek, aşk kazanacaktı… Ya da intikam kazanacak, aşk hiç var olmayacaktı. Onlar, ancak birbirlerinin gölgelerinde nefes alabilecekti.
BERZAN ❤ GÜL BORAN
devam ediyor 1g önce güncellendi
Demirtaş(TÖRE)
@kitap.yazan_kiz
Okuma
2.43k
Oy
233
Takip
33
Yorum
65
Bölüm
17
Ahh Mardin, keşke görünüşün kadar törelerin ve kurallarına da bu kadar güzel olsaydı da kimse bu kadar çok zorluk çekmek zorunda kalmasaydı. Bu hikayede ailesine rağmen narin bir şekilde yetişmiş Gonca`nın ve şımartılmasına rağmen yine de düzgün yetişen azat`ın hikayesini anlatıyor.
devam ediyor 1g önce güncellendi
AZE
@kelebekleroldu1
Okuma
19.32k
Oy
1.41k
Takip
160
Yorum
191
Bölüm
43
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM.
***
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı.
"Behzat Kıvançlı`nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı.
"Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden.
Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..."
Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe.
"Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi?
Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi.
Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla.
Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim.
"Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona."
Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana.
***
BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
devam ediyor 1g önce güncellendi
MOLA POTADA
@okyanusbegonyasi
Okuma
1.64k
Oy
201
Takip
28
Yorum
648
Bölüm
19
Nil Tiryal üniversite ikinci sınıf bir organizatördür. Yaklaşan spor festivali için de birtakım hazırlıklara girişip yine kendi düzeniyle ilerleyeceğini düşünmektedir ama hayat aynı fikirde değildir ve okulun popüler basketbol kaptanı ile iş birliği yapması gerekir.