devam ediyor 9s önce güncellendi
Taş Şehirde Bir Nefes
@kelimelerin.gucu
Okuma
420
Oy
49
Takip
5
Yorum
2
Bölüm
15
Su, tayini çıktığında Mardin’in adını yalnızca haritada bir şehir olarak biliyordu.
Taş sokaklarını, gece sessizliğini, insanın içine işleyen sıcak rüzgârını bilmiyordu.
En önemlisi, orada bir kalple karşılaşacağını da…
Askeriyede hemşire olarak göreve başlayan Su için her gün disiplin, mesafe ve sorumluluk demekti.Beyaz önlüğünün ardında duygularını saklamayı öğrenmişti; çünkü bu şehirde zayıflık lüks sayılırdı.Hayat kurtarmak, sakin kalmak ve görevini eksiksiz yapmak zorundaydı.Pamir ise yıllardır görevdeydi.
Emir vermeye, beklemeye ve gerektiğinde susmaya alışkındı.Bir komutan olarak duygularını kontrol altında tutmayı öğrenmişti; çünkü savaş alanında kalbin sesi duyulmazdı.
Onların yolları bir kriz gecesinde kesişti.
Ameliyathane ışıkları altında, kapalı kapıların iki tarafında…Biri içeride hayat için savaşırken, diğeri dışarıda beklemenin en ağır hâlini yaşadı.Bu bir ilk görüşte aşk değildi.
Ne ani bir yakınlaşma ne de kolay bir itiraftı. Bu;bakışlarla başlayan,
sessizlikte büyüyen,
kahve molalarında nefes alan
ve görev çizgilerinin arasında sıkışıp kalan bir bağdı.Su ve Pamir için aşk,
yan yana ama temkinli durmaktı.
Hisleri inkâr etmeden ama acele etmeden tanımaktı.Taş bir şehirde,
iki güçlü insan,
aynı nefesi paylaşmayı yavaş yavaş öğreniyordu.Çünkü bazı aşklar bağırarak değil,sessizce yerleşir insanın içine.Ve bazen bir şehir,insana hem yarayı
hem de şifayı aynı anda sunar.