[ Genç Kız Edebiyatı ] - Kitap Listesi
devam ediyor 5s önce güncellendi
Kanunla Karanlık Arasında: Maskenin Altındaki Çığlık 4
@sondunya
Okuma
91
Oy
27
Takip
2
Yorum
5
Bölüm
29
Bazı kayıplar insanı yıkmaz.
Uyandırır.
Öykü bir kez daha her şeyi ardında bırakıyor.
Şehri, geçmişi, yarım kalmış cümleleri.
Ama bu gidiş bir kaçış değil.
Bu bir dönüş hazırlığı.
Bir zamanlar “Ceza” olarak korku salan kız geri dönüyor.
Fakat bu kez yalnız değil.
Bu kez içinde sakladığı başka bir kimlikle geliyor: Ateş.
Ceza aklı temsil ederdi.
Ateş ise yakmayı.
Kalbinin içindeki çığlık artık bastırılmayacak.
Maskenin altındaki gerçek ortaya çıkacak.
Onu karanlığa iten, hayatını bir kurşunla değiştiren kişi hâlâ özgür.
Ve Öykü özgürlükle pek iyi anlaşamaz.
Şehir yeniden nefes almaya çalışırken, o gölgelerin arasından yükseliyor.
Adaletin yerini bulmadığı yerde, bedel kesmeye hazır.
Ama bu sefer yalnız intikam yok.
Bu sefer hesaplaşma var.
Geçmişle.
Kendisiyle.
Ve kalbiyle.
Çünkü ne kadar kaçarsa kaçsın, bazı isimler insanın ruhuna kazınır.
Mert.
İhanetle kırılan bir sevgi, küllerinden doğabilir mi?
Yoksa bazı yaralar sonsuza kadar açık mı kalır?
Öykü bu kez iki kimlikle savaşıyor.
Ceza olmak kolay.
Ateş olmak tehlikeli.
İnsan kalmak ise en zoru.
Maskenin altında bir çığlık var.
Ve o çığlık artık susmayacak.
Adalet mi?
İntikam mı?
Yoksa aşk mı kazanacak?
Bu şehir bir efsanenin geri dönüşüne hazır değil.
Ama o zaten izin istemiyor.
devam ediyor 11s önce güncellendi
AYNI EVREN
@incilune
Okuma
864
Oy
87
Takip
11
Yorum
47
Bölüm
15
Arslan kapının önünde durduğunda onun adımlarıyla birlikte içimde bir şeyler de durmaya hazırlandı.
Sanki dükkânın içindeki bütün sesler aynı anda sustu da, geriye sadece kalbimin atışı kaldı.
Başımı kaldırdığımda ona baktım her zamanki gibiydi sakin mesafeli olması gerektiği kadar yakın...
“Hoş geldin Arslan abi,” dedim.
Sesim bana ait değilmiş gibi çıktı.
“Bir şey isteyeceğim senden,” dedi.
İşte o an…her şeyin değişeceğini anladım.
Gözlerimi kaçırdım.
Bir şey olacak, dedim içimden.
Ve ben buna hazır değilim.
“Söz çiçeğini sen yapar mısın?” dedi.
“İnce işlerden anlamam ben.”
Kalbim, göğsümün içinde yanlış bir yerde atmaya başladı.
Sanki yerinden kaymış gibiydi.
Bir an yüzüne baktım.
Belki başka bir şey söyler diye.
Belki şaka yapıyordur diye.
Belki yanlış duymuşumdur diye.
Ama o sadece bana bakıyordu.
Hiçbir şey yoktu yüzünde.
Ne heyecan, ne mahcubiyet, ne fark ediş.
Benim içimde kopan fırtınadan haberi yoktu.
“Tamam,” diye fısıldadım.
Arkamı döndüm.
Tezgâhın üzerindeki çiçeklere uzandım ama ellerim titriyordu.
Gözlerimden süzülen damlalar yanaklarıma ulaştığında, onları durdurmaya çalışmadım bile.
Çünkü bazı acılar gizlenmez.
Sadece yaşanır.
Gülleri seçtim.
Her birini elime alırken içimden bir şey daha eksiliyordu.
Bu çiçek, onun mutluluğuna gidecekti.
Ve ben…
onu ilk kez gerçekten kaybediyordum.
O arkamda sessizce bekledi.
Ben ise onun için,
hayatımda yaptığım en zor çiçeği hazırlamaya başladım.
O an anladım ki,
bazen bir insanın kalbi kırılmaz;
sadece yavaş yavaş söner. Ama o gün henüz bilmiyordum…
insanın kalbi sönerken bile, başka bir yerde yeniden yanmaya başlayabilirmiş.
devam ediyor 13s önce güncellendi
Sevgili Lotus Çiçeği
@leddyasteria
Okuma
1.79k
Oy
156
Takip
168
Yorum
156
Bölüm
24
Eli poşete uzandı, bir çift spor ayakkabı çıkardı.
Sorgulayarak ona baktım.
"Ayağındaki ayakkabılar ile rahat koşamayacağını biliyorum." Yere eğildi, topuklunun kopçasını açtı.
"Ama..." Basına kaçamak bakışlar attım.
"Kameralar umrumda değil." Spor ayakkabıyı ayağıma giydirdi, nazikçe bağcığını bağladı.
Basına düşecekti...
Herkesin korktuğu mafya, sevgilisinin önünde diz çöküp ayakkabılarını giydirmişti...
---
"Bana anlatabilirdin," dedim kırgınca.
"Anlatmamamı istedi."
"Benimle konuşabilirdin." Kafasını iki yana salladı.
"Konuşamazdım."
"Bana yalan söylemeyebilirdin." Gözümden akan yaşı sildim. "Susabilirdin."
"Sorgulardın."
"Gitseydin o zaman!" diye avazım çıktığı kadar bağırdım. "Niye geri dönüyorsun? Canımı acıtmak sana keyif mi veriyor? Zevk mi alıyorsun?"
"Onu da ben istemedim..." Yutkundum. "Gidemezdim. Kalbimin izni yoktu."
---
"Niye Lotus?" diye mırıldandım.
"Güzel bir çiçek."
"Yeterli bir açıklama değil." Elim göğsündeydi.
"Seviyorum."
"Oflaz," dedim uykulu bir sesle.
"Lotus, bataklığın ortasında açar; temiz ortamlarda yaşamaz." Kafamı salladım. "Sen de öylesin mesela." Gözlerime baktı. "Hayatımda hiçbir güzel detay yoktu, bataklığın en ücra köşesindeydim." Gülümsedim. "Sonra sen geldin, hayatımdaki en güzel değil; tek güzel detay oldun."
"Bu... Çok anlamlı."
"Gözlerin gibi."
Yutkundum, içimdeki sevinçle ona daha da sarıldım.
---
İmkansızlığın sıcağından, cazibesinden doğacak bir güneş.
Adı aşk.
Bu güneşin ışınlarına yabancı olan iki birey.
Zamanla güneşin önüne geçmeye çalışacak bulutlar...
Fırtınaya ve kasvetli havaya rağmen beraberlerini koruyabilecek, mutlu olabilecekler miydi?
Onlar başkaydı. Onlar dengesizdi. Onlar absürttü.
Ama onlar çok sevmişlerdi.
Maalesef.
---
devam ediyor 51dk önce güncellendi
Yan Komşu: Mesaj Hattı (Texting)
@themelissa
Okuma
12
Oy
4
Takip
4
Yorum
4
Bölüm
2
"Anahtarım var ama o kapıyı açacak cesaretim yok..."
Eylül, ailesini kaybettiği o kazadan beri evine tek başına giremiyordu. Abisi evde yokken sığınağı ya bir park köşesi ya da apartman merdivenleriydi.
Ta ki yan komşusu ve abisinin en yakın arkadaşı olan o `ulaşılmaz` çocuktan gelen mesaja kadar...
Aras: "Yine mi merdivendesin bücür?"
Eylül: "Sadece... hava alıyorum."
Aras: "Yalan söyleme. Kapım açık, çay hazır. Geliyorsun."
Abisinden gizli bir numara, duvarların arkasından gelen bildirim sesleri ve kalbinin eşiğinde bekleyen bir aşk.
Bir mesaj her şeyi değiştirebilir miydi?
devam ediyor 14s önce güncellendi
HAYAL-İ GERÇEK
@merininkalemii
Okuma
3
Oy
3
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
"Esmer Güzelim" diye seslenmişti genç adam
Yıllar sonra duyduğu o ses tonuna ve hafızasından silmek için gecelerce uykusuz kaldığı o seslenişe kalbinin çarpıntısına engel olamadan bakmıştı Meyra.
Bileklerinden kuvvetin çekildiğini ise elinde tuttuğu çay bardakları ile dolu tepsinin bahçenin beton zeminine düştüğünde çıkardığı sesle fark edebilmişti.
"Altemur" diye fısıldarken kalbinin daha önce hiç bu kadar korku ve heyecan ile çarptığını hatırlamıyordu.
.
.
.
Ne kadar kaçarsan kaç, yakalandığın şey daima kendin olacaksın.
Üç yakın arkadaş, üç farklı geçmiş, üç farklı acı. Ve daima olduğu gibi üç farklı umut.
Meyra, Nida ve Güneş; Kiminin acısı çocukluğuna dayanırken kimisi birkaç yıl öncesinden kaçan üç öğretmen.
Acılarını, hayallerini,umutlarını kalplerine gömüp hayatın ilerlemesine ayak uydurmak zorunda kalarak ev ile okul arasında mekik dokuyan bu üç dostun hayatlarının rutinini bozacak olan şey ise tabiki hepsinin içten içe hayalini kurup asla yaşayamayacaklarına inandıkları, sadece filmlerde izleyip kitaplarda okudukları aşk olacaktır.
Gözyaşı dökerken kahkahalar atacağınız, okurken elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, pamuk şekeri tadında bu hikayeye dahil olmak için tek yapmanız gereken şey sayfaları çevirmek.
devam ediyor 15s önce güncellendi
Ansızın Sevdim Seni
@iki_okurbirdunya
Okuma
3
Oy
0
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
Kim isterdi ki abisinin arkadaşına âşık olmak. Elbette bende istememiştim ama kalbime söz geçirmem pek mümkün olmamıştı. Bazen bir şeyler planların dahilinde olmaya biliyormuş. Ben Beste, Beste Arslan. Arslan ailesinin tek kızı, bir abim bir erkek kardeşim var birde aynı anneden olmadığım ahretliğim Eflin ve onun abisi yani başta bahsettiğim çocukluk aşkım olan Asaf... işte bu da benim hikayem.
devam ediyor 15s önce güncellendi
ANLAŞMALI EVLİLİK
@perimia
Okuma
71.61k
Oy
4.15k
Takip
381
Yorum
1.21k
Bölüm
71
Bir imza, iki ayrı yabancıyı tek bir çatı altında birleştirdi.
Bir anlaşma ile başlayan evlilikleri, zamanla en büyük sınavlarına dönüştü.
Çünkü yatak odasının duvarları, hiçbir anlaşmayı tanımadı.
Bir bakış ve bir dokunuş bütün sınırları yok etti.
Leyla Öztay`ın ve Rüzgar Sancaktar`ın hikayesine hoşgeldiniz.
devam ediyor 20s önce güncellendi
İNTİKAMIN ARDI
@thayazar
Okuma
1.88k
Oy
234
Takip
73
Yorum
103
Bölüm
14
"Bazı Yalanlar Kalbi, Bazı Gerçekler İnsanlığı Yakar..."
Bir asker... Babasının tabutuna el basarken yemin etti: İntikamımı alacağım. Kanın yerde kalmayacak.
Bir masum... bir operasyonun kilit noktası
Kız, ilk kez birine gerçekten inandı.
Ama o gece bir yüzükle ortada kaldığında her şey bitti.
Vazgeçişler, pişmanlıklar..
Yıllar geçti. Ülkeler, kimlikler, yüzler değişti.
Ama gözlerde kalan o bir bakış, asla silinmedi.
Şimdi o asker, yıllar önce terk ettiği o kadının karşısında yeniden duruyor. Kadın eskisi gibi değil.
Ama bu kez bir görev değildi bu.
Bu kez gerçek olan sadece acı.
---
devam ediyor 21s önce güncellendi
Ay'ın Gerçek Yüzü
@merininkalemii
Okuma
8
Oy
4
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
2
Anne, herkesin sığındığı limanı, üzüldüğü zaman sarıp sarmalandığı şefkatli kucağı, saf bir sevgi ile sevildiği tek kişi. Peki bir anne ne kadar kötü olabilir? Kızının hayallerini elinden almak için mücadele edecek kadar mı? Tutunduğu her dalı kesecek kadar mı? Çukura itekleyip üzerine toprak atacak kadar mı? Ya da bunların hepsini yapacak kadar mı?
Kamer, herkes gibi hayalleri, bekleyişleri en çok da umutları olan bir lise öğrencisiydi. Ama annesi tüm umudu olan okulu da elinden alınca, oradan oraya çırpınan, acı içinde inleyen kanadı kırılmış bir kuş gibi kalmıştı ortada.
Şimdi ne yapacaktı? Umudu kalmayan bir insan ne kadar direnebilirdi? Kazananı hiçbir zaman olmayacak bu savaşta daha ne kadar mücadele edecekti?
devam ediyor 23s önce güncellendi
Kayıp Rütbe Aşk
@elifdidar_1
Okuma
952
Oy
92
Takip
47
Yorum
14
Bölüm
16
Bazı aşklar toprağa gömülmez... Bazı vedalar, sadece başlangıçtır.
Ayşe, ardında ailesini, geçmişini ve mecburiyetlerini bırakıp Ordu`ya gitti.
Ayşe`nin hayatı, doğduğu şehirde yazılmış bir kader masalından ibaretti: Sessiz kalması gereken bir kız, itaat etmesi gereken bir evlat ve evlenmesi gereken bir kadın. Ama onun kalbinde yalnızca bir kişi vardı vatan için canını veren, ama ruhunu onda bırakan bir asker: Merih.
İki yıl boyunca sustu. Acısını içine gömdü. Ta ki bir gün, parmağına Merih`e ait olmayan bir yüzük takılana kadar... İşte o gün, susmadı.
Merih`in doğduğu topraklara, onun mezarına, anılarına... ama orada sadece geçmişle değil, yeni sorularla, yeni bağlarla ve belki de yeni acılarla karşılaştı.
Peki, bir kadın hem yas tutup hem yeniden nefes alabilir mi? Aşk sadece iki kalp arasında mıdır, yoksa bazen bir mezarın başında, sessiz bir bekleyişte mi saklıdır?
Kayıp Rütbe: Aşk Sadece bir aşk romanı değil...
Kırık bir kalbin, bastırılmış bir haykırışın ve hiç unutulmayan bir sevdanın hikayesi
devam ediyor 1g önce güncellendi
YAKAMOZ GÜZELİ
@erseel
Okuma
4.13k
Oy
525
Takip
58
Yorum
99
Bölüm
30
Kimsenin birbirinin arkasından konuşmadığı , herkesin birbirini kolladığı , birlikte eğlendiği, birlikte üzüldüğü , komşuluğun ölmediği, çocukların sabahtan akşama kadar sokakta oynadığı bir mahalle düşünün. Yakamoz Mahallesi .İşte bu güzel mahallenin birde güzel ruhlu bir tarih öğretmeni var : Ahu Yaman. Bu hikaye Ahu`nun hikayesi. Bize katılın, Ahu`nun hikayesini birlikte okuyalım.
____________________________________________________________________________________________________________
``Bize gelen belgeye göre, Ahu hocanız farklı bir okula tayin edilecektir. Daha fazla karmaşa çıkarmanızı, kargaşa koparmanızı istemiyorum. Lütfen sakin olun ve derslerinizi dinlemeye devam edin. ``
Burcu hocanın yaptığı açıklamadan sonra başımı önüme eğmiştim. Sınıfta ilk birkaç dakika süren sessizlik sonrasında Batuhan`ın gür sesi sınıfı doldurdu.
``Başka bir okula tayin edilecek öyle mi ? Ben zaten `` böyle bir hocayı bize nasıl verdiler? `` diye şaşırmıştım. Çünkü biz size göre iyi olan hiç bir şeyi hak etmiyoruz, değil mi? Biz kendilerinden hiç bir şey beklenmeyen çocuklarken o , bize istediğimiz her şey olabileceğini gösteren tek öğretmendi. Bizim için uğraştı. Siz ` liseyi bile bitiremeyecekler , nasılsa bunlardan bir şey olmaz. ` diye tüm kapıları kapatıp çıktığınızda , o bize ışığı gösterdi. `` Sizden de olur dedi. Şimdi bu öğretmeni bizden alacaklarını söylüyorsunuz ve diyorsunuz ki kargaşa çıkrtmayın, sakin kalın ; size inanan tek öğretmeni elinizden alıyoruz ama siz sessizce oturun diyorsunuz, öyle mi ? Öyle yağma YOK!
Batuhan`ın tüm sınıfı inleten sesiyle gözümden bir damla yaş aktı. Okulda kalayım ya da gideyim, fark etmezdi artık. Ben başarmıştım , ben bu çocuklara kendi yüreğimdeki umutla yol göstermiştim. Benim çocuklarım başarmıştı artık vazgeçmeyeceklerdi ; kendileri için çabalayacaklardı...
devam ediyor 1g önce güncellendi
AZE
@kelebekleroldu1
Okuma
3.14k
Oy
421
Takip
37
Yorum
146
Bölüm
37
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM.
***
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı.
"Behzat Kıvançlı`nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı.
"Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden.
Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..."
Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe.
"Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi?
Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi.
Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla.
Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim.
"Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona."
Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana.
***
BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
devam ediyor 18s önce güncellendi
Gümüş Karanlığında Aşk(+1⁸)
@zeyzeyderlerr
Okuma
53
Oy
46
Takip
17
Yorum
67
Bölüm
4
Silver` ailesi ölmüş bir kızdı. Zengin bir aile onu zamanında evlat edinmişti. Şuanda ailesi ile birlikte İspanya`ya taşınmışlardı. Lise son sınıftı. Yeni okul hayatına başlayacaktı.(...) Okulun popüler çocuğu Adrian Castillo, Silver`a birşeyler hissetmeye başlıyor. İlk görüşte aşk. Silver`a karşı söyledikleri, Silver`ın ona karşı söyledikleri..
Bir aşk meselesi. Nefretten aşka..
~Gümüş Karanlığında Aşk~
devam ediyor 2g önce güncellendi
MAFYA'NIN AŞKO'SU (Yarı Texting)
@lavin_e_b
Okuma
532
Oy
82
Takip
33
Yorum
72
Bölüm
5
Belinay deli dolu bir kız, bir sonraki hamlesini asla bilemezsiniz.
Bir günü İstanbul`un en sinirli ve ağır başlı yer altı adamı Demiralp ona yazar ve aşk başlar ama bir problem vardır
Belinay ve inadı....
Demiralp ile Belinay`ın inat, aşk ikilisini yenme savaşı hem bizi aşka hüzne ama bir yanda da kahkahalara doyuracak
Şimdiden iyi okumalarrr