[ Genç Kız Edebiyatı ] - Kitap Listesi
devam ediyor 6dk önce güncellendi
Kesişim
@deniz34
Okuma
2.3k
Oy
161
Takip
23
Yorum
9
Bölüm
23
Arkamızdan sesler gelirken göz ucuyla bakmaya çalıştım. Daha bir şey görememişken "önüne odaklan, düşeceğiz şimdi." Dedi adam.
Tekrar fiti fiti koşmama odaklanırken olabildiğince hızlı koşmaya çalışıyordum. Daha fazla bacaklarım bu acıya dayanmazken "beni bırak, sen devam et." Dedim.
"Olmaz, zaten geldik." Dedi.
Kaşlarım çatılırken "nereye geldik?" Diye sordum.
"Evlendirme dairesine! Umarım bekarsındır." Dedi.
Şaka yapıyordu değil mi? Şaka. Kameralar neredeydi? Haha, güldük eğlendik, nereye el sallıyorduk?
"Alt tarafı seni dövülmekten kurtardım diye beni nikahına alacak halin yok ya!" Dedim.
-------
"Hangi baharı yaşıyorsun bilmem Demir ama dediğim gibi burada bitirelim." Dedim.
"Sonbahar Şura, Sonbahar." Diyip derin bir nefes verdi. Arkamı dönüp yoluma devam edecekken kolumdan tutup beni kendine çekti. Vücudum vücuduna yaslanırken nefeslerimiz birbirine karıştı. İrademi korumaya çalışırken "ne yaptığını sanıyorsun?" Dedim.
"Eğer bana bir şans daha vermezsen seni burada öperim." Dedi. Gözleri gözlerimin içinde dolaşıyordu.
"Deneme bile. Seni mahvederim Demir."
Yüzünde gülümseme oluşurken "beni mahvetmeni sabırsızlıkla bekliyor olacağım." Dedi.
-------
"Bundan sonra öpebileceğin tek kadın annen olur inşallah." Dedim.
"Kızımızı unutmamak gerek tabii." Dedi.
"Sen delisin bence."
"Delirten sensin."
"Hah, daha yarım saat öncesine kadar ev arkadaşı arayan adam bir anda bana aşk pozları kesiyor." Dedim.
-------
"Bu minik barlara akmak istiyor." Dedim üzgünce.
"Otur evinde yemeğini, temizliğini, bakımını yap yoksa abine söylerim."
"Bir idol bunları nasıl söyler, hih!" Dedim.
"Bu şekilde söyler, belanın ta kendisi." Dedi eğlenerek.
"Tatlı bela ama değil mi?" Dedim yeterince sevimli olamaya çalışarak.
"Hem de nasıl, şerbet misin bal mı?" Dedi kahkaha atarken.
"Ya abi! Zaten ihanete uğramış bir kızım."
"Hadi güzelim hadi, sen ona da bela olursun zaten."
devam ediyor 5s önce güncellendi
ÇATI KATI'NA MEKTUPLAR
@penofhelena
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
4
Bir ilk görüşte aşk hikayesi...
Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi Yasemen Karaca, telaşlı bir günde asansörde karşılaştığı adama aşık olur. O günden sonra, kim olduğunu öğrendiği adama anonim mektuplar göndermeye başlar. Ali Mustafa Dağlı ise ona bu mektupları yollayan kadının kim olduğunu merak etse de bunun için büyük bir uğraş içinde değildir çünkü Ali Mustafa zaten aşkın kendisine fazlasıyla uzak bir adamdır.
devam ediyor 17s önce güncellendi
AZE
@kelebekleroldu1
Okuma
7.43k
Oy
673
Takip
98
Yorum
159
Bölüm
42
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM.
***
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı.
"Behzat Kıvançlı`nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı.
"Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden.
Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..."
Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe.
"Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi?
Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi.
Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla.
Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim.
"Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona."
Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana.
***
BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
devam ediyor 21s önce güncellendi
TUTSAK
@meralyildiz
Okuma
16.32k
Oy
1.24k
Takip
129
Yorum
355
Bölüm
26
Adımlarımı hızlandırdım.
Dar bir sokağa girip etrafa baktım sokak ışıkları etrafı korkunç gösteriyordu.
Derin bir nefes alıp sakin olmaya çalıştım ev gözüme göründüğü an rahatlamıştım , adımlarımı yavaşlatıp eve doğru ilerledim sokağın diyer tarafından cam kırılma sesi gelmişti ürküp o tarafa baktım kimse cikler yoktu tam gidicektim ki
,Arkamdan bir nefes hissettim.Elim ayağım buz kesmişti. Donmuştum.Arkama bir cesaretle dönücektim ki burnuma tutulan bir bez parçasını koklamamla ayaklarım yerden kesildi.
kendimi geri çekmeme rağmen hiç bir şey yapmadım.
En son hatırladığım boğuk bir erkek sesiydi
"İşte burdasın sevgili tutsağım "...
NOT: KİTABIM İLE İLGİLİ KONU ÇALAN KİŞİYİ HİÇ UYARMA`DAN DİREKT YASAL İŞLEM BAŞLATIRIM....
•UYGUNSUZ BÖLÜMLER İÇERİR!!
devam ediyor 21s önce güncellendi
ÖĞRETMENİM
@meralyildiz
Okuma
29.69k
Oy
1.77k
Takip
178
Yorum
671
Bölüm
24
En güzel hatalarımdan biriydi öğretmenime aşık olmak.
"Aşkda imkansız bir şey yokmuş Savaş bunu seninle yaşarken öğrendim"
NOT: KİTABIM İLE İLGİLİ KONU ÇALAN KİŞİYİ HİÇ UYARMA`DAN DİREKT YASAL İŞLEM BAŞLATIRIM...
•UYGUNSUZ BÖLÜMLER İÇERE BİLİR!!
devam ediyor 21s önce güncellendi
Mafyanın Gölgesinde
@zemherininruzgari
Okuma
230
Oy
23
Takip
19
Yorum
7
Bölüm
3
Elini geceliğimin kuşağına götürdüğünde refleksle tuttum. Parmaklarım onun bileğini sıkıca kavradı.
"Yapma," dedim ağlayarak. Sesim titriyordu.Bu sefer gururum falan kalmamıştı. Sadece durmasını istiyordum.
Savaş eli hâlâ elimin altındayken yüzüme baktı. Gözleri bir anlığına ellerimize kaydı, sonra tekrar gözlerime döndü. İfadesi değişmemişti ama bakışlarında kısa bir duraksama vardı.
"Şşş ağlama artık," dedi ve yavaşça elimi kenara çekti. Direnmek istedim ama gücüm kalmamıştı. Parmaklarım gevşedi.
Usulca ipi çözdü. Geceliğin önü açılırken sanki içimde bir şey de parçalanıyordu. Utanç tüm bedenimde dolaşmaya başladı. Hızla elimle kapatmaya çalıştım.
Savaş derince yutkundu. Bu sefer bunu net gördüm. Gözleri bir anlığına üzerimde gezindi ama sonra başını kaldırıp yüzüme baktı.
"Yüzüme bak," dedi boğuk bir sesle.
Başımı olumsuz anlamda salladım. Yapamıyordum. Gözlerimi kaldırmaya cesaretim yoktu.
Eli tekrar çeneme geldi. Bu sefer daha kararlıydı. Başımı kaldırdı ve bakışlarımızı sabitledi.
Gözlerim çaresizce gözlerine kilitlendi.
"Utanıyor musun?" diye sordu.
Cevap verecek gücü bulamadım. Sadece başımı hafifçe salladım.
Savaş bir an sustu. Gözleri yüzümde dolaştı.
"Ben senin kocanım artık," dedi daha düşük bir sesle. Önceki sertliğinden biraz uzak, ama hâlâ kesin. "Benden utanma."
Kaçırıldığı gece hayatı ikiye bölündü..
öncesi ve sonrası.
Ailesini doğru düzgün bilmeyen Mercan, onların günahlarıyla yüzleşmek zorunda kaldı.
Onun için bu bir esaretti, Savaş içinse intikamın başlangıcıydı...
Peki aşk en karanlık planları bile bozmaya yeter mi?
***************
Kitap ... unsurlar şiddet ve küfür içerir.
Açıklama kısmını okuyup başlayınız. Konunun ne olduğunu bile bile okuyup şahsıma hakaret edenler engellenecektir. (Daha önce yaşadım).
Şimdiden iyi okumalarrr :)
devam ediyor 22s önce güncellendi
YASAK AŞKIN GÖLGESİNDE
@meralyildiz
Okuma
1.47k
Oy
191
Takip
60
Yorum
67
Bölüm
5
" Kıraç Abi" dedim onu biraz sinirlendirerek, boynunda ki damarları belirginleşmişti.İstediği mi aldığım için zevkle gülümseyip bana sinir ile bakan Kıraça baktım.
"Bakalım altımda inlerken abi dicekmisin"
NOT: KİTABIMA BENZER BİR ŞEKİLDE YAZIPTA ÇALAN KİŞİYİ HİÇ UYARMA`DAN DİREKT YASAL İŞLEM BAŞLATIRIM....
•UYGUNSUZ BÖLÜMLER İÇERMEKTEDİR!!!
devam ediyor 22s önce güncellendi
BERDEL
@meralyildiz
Okuma
16.81k
Oy
1.42k
Takip
192
Yorum
540
Bölüm
20
Bir berdel başladı Diyarbakır`ın kanlı toprağında,Bu Rezan Şahmeran ile Azra Demirşah `ın hikâyesidir ...
🍁🍁
NOT: KİTABIM İLE İLGİLİ KONU ÇALAN KİŞİYİ HİÇ UYARMA`DAN DİREKT YASAL İŞLEM BAŞLATIRIM...
•UYGUNSUZ BÖLÜMLER İÇERİR!!
devam ediyor 23s önce güncellendi
Kayıp izler
@alessira
Okuma
3.38k
Oy
446
Takip
67
Yorum
377
Bölüm
20
Her hikâye bir suskunluktan doğar; söylenmeyen, saklanan ya da ertelenen şeylerden… Benim hikâyem de işte orada başladı: küçük bir kızın kalbinde, dile gelmeyen kelimelerin gölgesinde. Bazen bir bakış ömür boyu hatırlanır, bazen de bir kayıtsızlık… Benim payıma düşen, hiç fark edilmeyen bakışlar ve sessizce atıp duran kalp çarpıntılarıydı. O, başkasının hayatına koşarken ben sustum. Sustukça içimde büyüyen yangını kimse bilmedi. Ve ben, o yangınla büyüdüm.”
devam ediyor 23s önce güncellendi
Amber veil
@samiramss
Okuma
19
Oy
0
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
8
“Bazı hayatlar kurtarılmak için değil, mahkûm edilmek için yazılır.”
BEYAZ ZAMBAK: GÖLGELERİN HÜKMÜ
Bir beyin cerrahı zihnindeki gölgeleri silebilir mi?
Dr. Serel, her sabah yatağının başucunda bulduğu bembeyaz bir zambakla uyanmaya başladığında, bunun masum bir hayranlık ifadesi değil, ruhuna sızan karanlık bir kuşatma olduğunu anlamıştı. Kaçtığı her köşe, sığındığı her anı, tarçın rengi gözlerin sahibi tarafından önceden parsellenmişti.
Bir savcı, adaleti kendi elleriyle kana bulayabilir mi?
Zack için kanun, sadece masumu korumak değil; sahip olduğu tek şeyi dünyadan saklamaktır. O, bir kurtarıcı kılığında Serel’in hayatına sızarken, ardında bıraktığı kanlı zambaklar mülkiyetinin sessiz imzasıdır.
devam ediyor 1g önce güncellendi
KADERİN SANCILI AĞI
@ayloris
Okuma
329
Oy
76
Takip
52
Yorum
62
Bölüm
2
"Ben hep böyleydim. Hep camın arkasındaydım. İçeride bir hayat akarken, ben dışarıdan izliyordum. Dahil olmaya çalışıyor ama bir türlü içeri alınmıyordum. Aile dedikleri şeyin kapısı bana hep kapalıydı."
***
Yazgı, on sekiz yaşına bastığı günün hemen ertesi, nefret ettiği bir adamla; Özgür Soykan`la zorla nişanlandırılacağını öğrenir. Ardından da, istemediği bir evliliğe sürükleneceğini. Kaçmaktan başka çaresi kalmadığında soluğu, yıllardır uzağında kaldığı gerçek annesinin yanında alır.
Ancak onu orada bir kurtuluş değil, yeni bir hayal kırıklığı karşılar.
Adını bile bilmediği babasını bulmak için çıktığı yolculuk sonuçsuz kalır. Çünkü o adamın bir hayatı, bir ailesi ve zaten çocukları vardır. Ve Yazgı, o hayatın içinde yalnızca fazlalıktır.
Düğün günüyse kafasına sıkmayı çoktan planlamıştır. Ama herkesin ona sırtını döndüğü, umudun tamamen tükendiği o nişan gecesinde beklenmedik bir mucize olur:
"Ben Kürşat Zevher. Zorla nişanlandırmak istediğiniz bu kızın gerçek babasıyım!"
Bir cümleyle Yazgı`nın hayatı bir gecede altüst olur.
Ankara`dan İstanbul`a uzanan bu yeni yolculukta annesinin geçmişte yaptıkları, ailesinin dağılmasından onu sorumlu tutan kardeşleri ve peşini bırakmayan Özgür Soykan, genç kızın kaderine örülmüş sancılı ağın yalnızca başlangıcıdır.
Yazgı henüz başına geleceklerden habersizdir.
devam ediyor 2g önce güncellendi
AYNI EVREN
@incilune
Okuma
1.2k
Oy
98
Takip
11
Yorum
55
Bölüm
16
Arslan kapının önünde durduğunda onun adımlarıyla birlikte içimde bir şeyler de durmaya hazırlandı.
Sanki dükkânın içindeki bütün sesler aynı anda sustu da, geriye sadece kalbimin atışı kaldı.
Başımı kaldırdığımda ona baktım her zamanki gibiydi sakin mesafeli olması gerektiği kadar yakın...
“Hoş geldin Arslan abi,” dedim.
Sesim bana ait değilmiş gibi çıktı.
“Bir şey isteyeceğim senden,” dedi.
İşte o an…her şeyin değişeceğini anladım.
Gözlerimi kaçırdım.
Bir şey olacak, dedim içimden.
Ve ben buna hazır değilim.
“Söz çiçeğini sen yapar mısın?” dedi.
“İnce işlerden anlamam ben.”
Kalbim, göğsümün içinde yanlış bir yerde atmaya başladı.
Sanki yerinden kaymış gibiydi.
Bir an yüzüne baktım.
Belki başka bir şey söyler diye.
Belki şaka yapıyordur diye.
Belki yanlış duymuşumdur diye.
Ama o sadece bana bakıyordu.
Hiçbir şey yoktu yüzünde.
Ne heyecan, ne mahcubiyet, ne fark ediş.
Benim içimde kopan fırtınadan haberi yoktu.
“Tamam,” diye fısıldadım.
Arkamı döndüm.
Tezgâhın üzerindeki çiçeklere uzandım ama ellerim titriyordu.
Gözlerimden süzülen damlalar yanaklarıma ulaştığında, onları durdurmaya çalışmadım bile.
Çünkü bazı acılar gizlenmez.
Sadece yaşanır.
Gülleri seçtim.
Her birini elime alırken içimden bir şey daha eksiliyordu.
Bu çiçek, onun mutluluğuna gidecekti.
Ve ben…
onu ilk kez gerçekten kaybediyordum.
O arkamda sessizce bekledi.
Ben ise onun için,
hayatımda yaptığım en zor çiçeği hazırlamaya başladım.
O an anladım ki,
bazen bir insanın kalbi kırılmaz;
sadece yavaş yavaş söner. Ama o gün henüz bilmiyordum…
insanın kalbi sönerken bile, başka bir yerde yeniden yanmaya başlayabilirmiş.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Kanunla Karanlık Arasında: Maskenin Altındaki Çığlık 4
@sondunya
Okuma
96
Oy
27
Takip
2
Yorum
5
Bölüm
31
Bazı kayıplar insanı yıkmaz.
Uyandırır.
Öykü bir kez daha her şeyi ardında bırakıyor.
Şehri, geçmişi, yarım kalmış cümleleri.
Ama bu gidiş bir kaçış değil.
Bu bir dönüş hazırlığı.
Bir zamanlar “Ceza” olarak korku salan kız geri dönüyor.
Fakat bu kez yalnız değil.
Bu kez içinde sakladığı başka bir kimlikle geliyor: Ateş.
Ceza aklı temsil ederdi.
Ateş ise yakmayı.
Kalbinin içindeki çığlık artık bastırılmayacak.
Maskenin altındaki gerçek ortaya çıkacak.
Onu karanlığa iten, hayatını bir kurşunla değiştiren kişi hâlâ özgür.
Ve Öykü özgürlükle pek iyi anlaşamaz.
Şehir yeniden nefes almaya çalışırken, o gölgelerin arasından yükseliyor.
Adaletin yerini bulmadığı yerde, bedel kesmeye hazır.
Ama bu sefer yalnız intikam yok.
Bu sefer hesaplaşma var.
Geçmişle.
Kendisiyle.
Ve kalbiyle.
Çünkü ne kadar kaçarsa kaçsın, bazı isimler insanın ruhuna kazınır.
Mert.
İhanetle kırılan bir sevgi, küllerinden doğabilir mi?
Yoksa bazı yaralar sonsuza kadar açık mı kalır?
Öykü bu kez iki kimlikle savaşıyor.
Ceza olmak kolay.
Ateş olmak tehlikeli.
İnsan kalmak ise en zoru.
Maskenin altında bir çığlık var.
Ve o çığlık artık susmayacak.
Adalet mi?
İntikam mı?
Yoksa aşk mı kazanacak?
Bu şehir bir efsanenin geri dönüşüne hazır değil.
Ama o zaten izin istemiyor.