devam ediyor 7g önce güncellendi
10 YIL SONRA
@yazarn_gunlugu60
Okuma
4
Oy
4
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
"Bazen tek bir söz, zamanın akışını bükmeye yeter."
İstanbul’un hırçın bir nisan gününde, Üsküdar sahilinde iki ayrı dünyanın yolları kesişti. Biri, hayatının ilk büyük ihanetiyle fırtınanın ortasında yapayalnız kalan 18 yaşındaki Pera... Diğeri ise zamanın, yaşlanmanın ve ölümün durdurulduğu yapay evren Athanasia’dan kaçıp, sırf insan gibi “hissedebilmek” için bu şehre sığınan zamansız bir adam: Suhan. Biri hayatın sarsıcı acılarıyla kavrulurken, diğeri hissizliğin soğuk kusursuzluğunda boğuluyordu. Yağmurun sırılsıklam ettiği o tek bankta, fırtınaya ve zamana direnen tek bir söz verildi: Tam 10 yıl sonra, aynı gün, aynı saatte, aynı bankta...
Pera’nın avucunda kristalleri yukarı doğru süzülen gizemli bir kum saati, omuzlarında ise Suhan’ın sıcaklığı kaldı. Ama dünya durmadı. Yıllar aktı, yaralar kabuk bağladı, Pera büyüdü ve şehir baştan aşağı değişti.
Şimdi, 10 yıllık o uzun ve karanlık gecenin sonunda saatler yeniden aynı anı göstermek üzere. Kadere meydan okuyan o sözün tutulup tutulmayacağı henüz belirsizliğini korurken, en büyük soru işareti sahilin sularına düşüyor: Pera; acısıyla, sevinciyle, yıkımıyla ve yeniden doğuşuyla gerçek olan kendi dünyasını geride bırakıp, zamansızlığın o soğuk cennetine Suhan’ın peşinden gitmeyi göze alabilecek mi?
Nisan Yağmurunda Bir Söz, zamanın sınırlarını zorlayan, insan olmanın ve gerçekten hissetmenin ne anlama geldiğini sorgulatan büyüleyici bir aşk ve dönüşüm romanı.
"Athanasia’nın kusursuz salonlarında sonsuzlaşmak mı, yoksa dünyada bir insanın kalbinde yaşlanmak mı?"