[ Fantastik ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3g önce güncellendi Kayıp Aetheria
@hayatbosbenimlecos
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Kayıp Aetheria: Gölgelerin Uyanışı ​I. BÖLÜM: RÜZGÂRIN GETİRDİĞİ MÜHÜR

​Gecenin karanlığı, Sisli Kayalıklar kasabasının üzerine ağır bir yorgan gibi çökmüştü. Fırtına, Kadim Deniz’in dev dalgalarını falezlere çarpıyor, tuzlu su damlalarını gökyüzüne fırlatıyordu. Rüzgâr, kütüphanenin yüksek tavanlı ahşap kulesinde esip geçerken, kırık panjurlar ritmik bir gıcırtıyla duvarları dövüyordu.

​Sahra, önündeki masaya serilmiş devasa parşömenin üzerine eğilmişti. Elindeki pirinç mercekle haritanın üzerindeki parlayan ince gümüş hatları inceliyordu. Bu alelade bir harita değildi. Yüzeyindeki çizgiler, Sahra parmağını dokundurduğunda cıva gibi akıyor, şekil değiştiriyordu. Üzerindeki runik yazılar, dünyadan binlerce yıl önce silindiği düşünülen Aetheria dilindeydi.

​Aetheria... Büyünün ve gökyüzü adalarının çağı.

​Sahra, henüz beş yaşındayken bu kütüphanenin kapısına bırakılmıştı. Kim olduğunu, nereden geldiğini bilmiyordu; bildiği tek şey, zihninde yankılanan tuhaf fısıltılar ve sol bileğinde doğuştan var olan, parlayan bir pusulayı andıran morumsu lekeydi.

​Aniden haritadaki gümüş çizgiler kızıla döndü.

​Masa şiddetle titredi. Mürekkep hokkaları devrildi, siyah sıvı ahşaba yayıldı ama haritaya dokunduğu anda buharlaşıp kayboldu. Kütüphanenin alt katından, ağır demir kapının zorlandığını hissettiren tok bir darbe sesi geldi.

​Güm.

​Sahra nefesini tuttu. Merceğini masaya bıraktı. Kasaba halkı gece çöktükten sonra kütüphanenin yakınından bile geçmezdi. Bu saatte gelen bir ziyaretçi, iyiye işaret olamazdı.

​Güm!

​İkinci darbeyle birlikte kulenin vitray camları çatırdadı. Sahra hızla hareket etti. Masadaki canlı haritayı özel deri kılıfına sokup sırt çantasına attı. Belindeki küçük gümüş hançeri kınından çıkardı. Bu hançer, kabzasında küçük bir Köz Taşı barındıran, basit ama büyülü bir silahtı.

​Aşağı giden döner merdivenlere doğru adım attığı sırada, kütüphanenin devasa meşe kapısı büyük bir gürültüyle patladı. Ahşap kıymıkları havada uçuştu.

​İçeriye fırtınayla birlikte siyah, dumanı andıran kütleler süzüldü. Bunlar insan değildi. Gölgelerden beslenen, Kül Avcıları olarak bilinen kadim yaratıklardı. Yüzleri yoktu; dumanlı bedenlerinin ortasında sadece kor gibi yanan iki kırmızılık göze çarpıyordu.

​"Kız..." dedi yaratıklardan biri. Sesi, birbirine sürtünen kuru kemiklerin çıkardığı sese benziyordu. "Mühürlü kanı taşıyan kız... Haritayı ver."

​Sahra merdivenlerin başında durdu, hançerini sıktı. "Bu kütüphaneye girmek yasaktır," dedi, sesinin titrememesine gayret ederek. "Ve aradığınız şey burada değil!"

​Yaratıklar sinsi bir kahkaha attı. Gölgeler merdivenlere doğru süzülmeye başladı. Sahra tam hançerindeki Köz Taşını tetikleyip bir ateş dalgası püskürtmeye hazırlanıyordu ki kütüphanenin kırık kapısından içeri mavi bir şimşek çaktı.

​Görkemli bir ışık huzmesi ilk Kül Avcısı’nı delip geçti. Yaratık, çığlık bile atamadan çatırdayan mavi kıvılcımlar arasında küle dönüştü.

​Işığın arkasından uzun bir pelerin giymiş, sırtında devasa bir runik kılıç taşıyan genç bir adam içeri daldı. Yüzünde eski savaşlardan kalma küçük bir yara izi vardı, gözleri ise fırtınalı denizler gibi masmavi parlıyordu.

​"Yine geç kaldın Aron!" diye bağırdı Sahra, şaşkınlığını gizleyemeyerek.

​Aron, kılıcını kınından çıkarırken sırıttı. Kılıcın üzerindeki oymalar mavi bir alevle parlamaya başladı. "Girişte biraz trafik vardı diyelim Sahra! Şimdilik çeneni kapalı tut ve arkama geç!"

​Kalan iki Kül Avcısı aynı anda Aron’a saldırdı. Aron, kılıcını ustaca bir dairesel hareketle savurdu. Büyülü çelik, havadaki nemi anında buza dönüştürerek yaratıklardan birinin kolunu dondurdu ve ardından tek bir tekmeyle kırıp attı.

​Ancak diğer yaratık Aron’un savunmasını aştı ve doğrudan yukarıya, Sahra’ya doğru fırladı. Dumanlı pençeleri Sahra’nın boğazına yaklaşırken Sahra geri adım atmadı. Hançerini ileri uzattı ve içindeki Köz Taşına tüm iradesiyle odaklandı.

​"Geri çekil!" diye haykırdı Sahra.

​Hançerin ucundan fırlayan koni şeklindeki kızgın ateş dalgası, gölge yaratığı tam göğsünden vurdu. Yaratık tiz bir çığlıkla geriye doğru savruldu ve kütüphanenin raf dolu duvarlarına çarparak yok oldu. Yüzlerce yıllık kitaplar tutuşmaya başlamıştı.

​Aron hızla merdivenleri tırmandı, Sahra’nın kolundan tuttu. "Burası yanacak! Haritayı aldın mı?"

​"Sırtımda!" dedi Sahra. "Ama bunlar da neydi böyle? Kül Avcıları burayı nasıl buldu?"

​"Haritanın uyanışı gökyüzünde bir mana dalgalanması yarattı," dedi Aron, kütüphanenin arka penceresine doğru koşarken. "Karanlık Lord Astral’ın gözcüleri her yerde. Aetheria’nın kapısı açılmak üzere ve sen... Sen o kapının tek anahtarısın."

​Aron, sırtındaki kılıcı kınına soktu ve kütüphanenin deniz kayalıklarına bakan büyük vitray penceresine doğru koştu.

​"Ne yapıyorsun?" diye bağırdı Sahra. "Orası elli metre yükseklikteki uçurum!"

​Aron dönüp Sahra’ya elini uzattı, gözlerinde tehlikeli ama güven veren bir tebessüm vardı. "Aetheria’ya giden yol, yürüyerek aşılmaz Sahra. Bize güvenmeyi öğrenmelisin!"

​Sahra arkasına baktı. Kütüphane alevler içindeydi ve kapıdan onlarca yeni gölge silueti süzülüyordu. Başka seçeneği yoktu. Aron’un elini tuttu.

​İkili, chatan camları parçalayarak kendilerini fırtınalı gecenin ve elli metrelik uçurumun karanlığına bıraktılar.

​Tam dalgalara çakılmak üzerelerken, Aron cebinden çıkardığı gümüş bir ıslığı çaldı. Karanlık gökyüzünden, kanat açıklığı on metreyi bulan, tüyleri fırtına bulutları gibi parlayan devasa bir Gök-Gryphon’u süzülerek aşağı daldı.

​İkili, yaratığın geniş sırtına tam zamanında düştü. Yaratık, güçlü kanat çırpışlarıyla dev dalgaların sıçrayan sularını sıyırarak bulutlara doğru tırmanmaya başladı.

​Sahra, arkasında alevler içinde kalan kütüphaneye ve küçülen kasabaya baktı. Yıllardır sığındığı güvenli liman artık yoktu. Şimdi önlerinde; gökyüzünün ötesinde saklanan yüzen adalar, kadim canavarlar ve unuttuğu geçmişiyle dolu bir macera duruyordu.

​Bileğindeki mühür, gökyüzüne yükseldikçe daha da parlak bir mor ışık saçmaya başladı.
devam ediyor 1h önce güncellendi küllerin akademisi
@belamiknatisi
Okuma
180
Oy
140
Takip
0
Yorum
24
Bölüm
9
bazen her büyü olayları etkilemez kalbide etkiler...
devam ediyor 1h önce güncellendi Kehanet
@ayssedef
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Kötülüğü kendine zırh yapmış insanlar en sonunda parçalanmaya mecbur kalırlardı. Sustukları yüzünden dağılan bir grup arkadaşı birleştiren ölüm onlar bilmeden hedefini belirlemişti.
devam ediyor 1h önce güncellendi Alfaların Savaşı (+18)
@kezbanarcheron
Okuma
1.49k
Oy
2
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
9
Masum bir kız, üç mafya alfa erkek… Uğruna kanlar dökülen bir aşk ve ihanet hikayesi. (+18)
devam ediyor 1h önce güncellendi VERENA
@rania_rivers
Okuma
12
Oy
2
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
3
"Bir Evigheden asla eğilmez Verena!"
devam ediyor 1h önce güncellendi İnançların Savaşı
@siirizmp
Okuma
317
Oy
257
Takip
7
Yorum
34
Bölüm
26
MS 900/1000 arası Ruan Krallığı Ramiz Komutan önderliğinde boz topraklarına gelir büyük bir ordu ile.

Gece nehrin yanında konaklar büyük ordu sabah yola çıkmak için. O zaman ki Boz Beyliği beyi gece baskını ile orduyu tarumar eder.

Yıllar sonra aynı topraklara başka bir bela gelir Kara Davut. Boz beyi gece ani saldırı ile o orduyu da yok eder.
devam ediyor 1h önce güncellendi Kalplerin Katilleri
@darkoo
Okuma
16
Oy
3
Takip
0
Yorum
14
Bölüm
3
O: “Cadılardan nefret ediyorum.” N: “Ne tesadüf. Ben de avcılardan.” O: “Bir gün seni öldüreceğim, Naila.” N: “Önce yakalamayı başar, Owen.” O: “Benimle oyun oynama.” N: “Ya da ne olacak? Bana âşık mı olacaksın?” Owen güldü. Ama gözleri gülmüyordu. O: “Bir cadıya mı? Katiyen.” N: “Güzel. Çünkü ben de sana âşık olmaktansa ölmeyi tercih ederim.” Ne yazık ki ikisi de bir şeyi unutuyordu: İnsan, asla yapmayacağına yemin ettiği şeyin tam ortasında bulabilir kendini.
devam ediyor 1h önce güncellendi Küller ve Sarmaşıklar
@kitappseverizz
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Küllerin arasından doğan bir taç, zehirle örülmüş bir zihin ve sınır tanımayan karanlık bir aşk.
devam ediyor 1h önce güncellendi Aetheryn
@lilithdraws
Okuma
34
Oy
19
Takip
0
Yorum
4
Bölüm
16
Yüzyıllar boyunca Aetheryn`in krallıkları, kırılgan bir denge içinde varlığını sürdürdü. Eldervale`in kutsal ormanlarından Pyraxis`in alevlerle kavrulan topraklarına, Glaciera`nın sonsuz buzlarına ve Stormrend`in öfkeli denizlerine kadar uzanan bu dünya, elementlerin gücü sayesinde ayakta kaldı. Herkes bu dengenin sonsuza dek süreceğine inanıyordu. Yanılıyorlardı. Önce yaşam solmaya başladı. Ardından anılar silikleşti. Ve karanlığın derinliklerinden yükselen fısıltılar, unutulması gereken bir gerçeği yeniden uyandırdı. Geçmişin küllerinden doğan o güç, yalnızca krallıkları değil; insanların inançlarını, dostluklarını ve kaderlerini de parçalamaya hazırlanıyordu. Şimdi ise birbirinden tamamen farklı beş genç, hiç bilmeden aynı kaderin iplerine bağlanıyor. Kimi doğuştan sahip olduğu güç yüzünden yargılanacak. Kimi sevdiklerini korumak uğruna her şeyinden vazgeçecek. Kimi ise, kurtuluş sandığı şeyin aslında felaketin ta kendisi olduğunu çok geç anlayacak. Çünkü bazen bir dünyayı yok oluşa sürükleyen en büyük tehdit karanlığın kendisi değildir. Kaybedileni, ne pahasına olursa olsun geri getirme arzusudur.
devam ediyor 1h önce güncellendi GİZLİ VARİS
@ghostofremus
Okuma
52
Oy
7
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
6
"Leia Catelyn, ismi bu." Ruh kraliçesi gülerek ellerindeki bebeğe son kez baktı. Dayanamıyordu, Ruh Krallığı ve Buz Krallığı yıkılıyordu yavaş, yavaş... "Lütfen ona iyi bak Anabeth..." Anabeth kraliçesini emrine karşı göz yaşlarını döktü. "Gidin hemen! Zamanı geldiğinde her şeyi öğrenecek." Dışarıdaki sesler çok gürültülüydü. İnsanların çığlıkları ve ölen askerlerin bağırışları her yerden duyuluyordu. "Kızınıza iyi bakacağım kraliçem." Anabeth bebeği kraliçenin elinden aldı ve karşısında can çekişen kadına yeniden baktı. Saray yıkılıyordu... Minas Anor ve Ripthorne yıkılıyordu. Hızlı adımlarla saraydan ayrıldı. Leia Catelyn, Ruh ile Buz Krallıklarının varisi ve prensesi. Her şey ortaya çıkana kadar kimliği gizli kalacaktı.
devam ediyor 1h önce güncellendi MAHŞER
@huruyalim
Okuma
6
Oy
4
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Sevgi nedir?

Koşulsuz sevgiyihiç tatmamış bir kadına onu sevdiğinisöylemek tam bir aptallık olur...
devam ediyor 1h önce güncellendi NYXOS: YARA
@ruavena
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
4
Üç yıldır aynı kâbusun esiri olan Venüs, her gece kendisini karanlık bir mahzende, zincirlenmiş hâlde bulur. Ancak bir sabah uyandığında, rüyasında gördüğü kanın gerçek hayatta da bileklerinde belirmesiyle kâbuslar ve gerçeklik arasındaki sınır giderek bulanıklaşır.

Venüs, yaşadıklarının ardındaki sırrı çözmeye çalışırken karanlığın derinliklerinde bambaşka bir hikâye şekillenmektedir. Karanlık tanrısı Zifir'e, uykuda kalan gece tanrıçasını bulması söylenir. Onu daha önce hiç görmemiş olsa da aralarındaki bağ, zamanın ve hafızanın ötesine uzanmaktadır.

Bazı sırlar unutulsa da bazı bağlar kopmaz. Karanlık uyanırken kaderleri birbirine bağlanan iki varlık, geçmişin gölgeleriyle ve saklı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Bazı rüyalar, uyanmak için değil, seni esir almak için vardır.
devam ediyor 1h önce güncellendi Gökkuşağı Sır Avcıları
@canduran12
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Gizemli ve bir o kadar da ürkütücü bir macera...
devam ediyor 1h önce güncellendi Gölgelerin Sınırlarında ki kıvılcım
@okur_f4b94a083cbf
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
1. Bölüm: Sıradanlığın Çatlağı

Gözlerimi açtığımda saat tam 03.33’tü. Komodinin üzerindeki dijital saatin kırmızı rakamları, tıpkı son bir haftadır her gece olduğu gibi ritmik bir şekilde yanıp sönüyordu. Ancak bu gece farklı bir şey vardı: Odamın havası çekilemeyecek kadar soğuktu ve pencere camındaki buğu iç taraftan çözünüyordu.

Parmaklarımla buğulu cama uzandım. Camın öteki tarafında değil, tam üzerinde şekillenen ince bir harf dizilimi duruyordu: “Zaman tükeniyor, Arya.”

Sıradan bir lise son sınıf öğrencisinin gece yarısı karşılaşmayı bekleyeceği türden bir şaka değildi bu. Kalbim göğüs kafesimi döverken derin bir nefes aldım. Birkaç saniye sonra yazılar titreyerek eridi ve yerini küçük, altın rengi bir parıltıya bıraktı. Işık hüzmesi bir an havada süzüldü, ardından doğrudan cebimdeki eski köstekli saate doğru çekildi.

Bu saat, geçen ay ortadan kaybolan dedemden kalan tek şeydi. İç mekanizması çalışmıyordu; akrep ve yelkovan yıllardır 12’nin üzerinde çakılı kalmıştı. Fakat ışık hüzmesi saate dokunduğu an, odanın içine belirgin bir tıkırtı sesi yayıldı.

Tık. Tık. Tık.

Yelkovan geriye doğru dönmeye başladı.

Tam o sırada penceremin dışındaki karanlıkta devasa bir gölge belirdi. Geceye ait olamayacak kadar koyu, formu sürekli değişen bir siluet... Kanat çırpışına benzeyen ama hiçbir rüzgar yaratmayan derin bir uğultu odayı doldurdu. Cam kırılmadı, ancak gölge sanki katı bir engel yokmuş gibi camın içinden içeri süzüldü. Odanın sıcaklığı bir anda sıfırın altına düştü.

"Onu henüz çalıştırmamalıydın," dedi gölgenin içinden yükselen, yankılı ve buz gibi bir ses.

Korkudan donakalmış halde geri çekildim, sırtım duvara çarptı. Cebimdeki saat ise çıldırmış gibi ısınmaya başlamıştı. Avucumu yakan metali sıkıca kavradım. Gölge üzerime doğru atıldığında gözlerimi kapattım ve içgüdüsel olarak elimi ileri doğru uzattım.

O an odada ne bir çığlık ne de bir çarpışma sesi duyuldu. Sadece avcumdan taşan, geceyi gündüze çeviren altın sarısı bir ışık patlaması gerçekleşti.

Gözlerimi açtığımda gölge yok olmuştu. Odamın ortasında ise garip kıyafetler giymiş, elinde gümüş bir asa tutan ve bana şaşkınlıkla bakan benim yaşlarımda bir çocuk duruyordu.

"Demek kapıyı açan sensin," dedi çocuk, derin bir nefes alarak. "Eşyalarını topla Arya. Sizi avlayanlar yerini öğrendi."
tamamlandı 1h önce tamamlandı AY KUŞAĞI IV : TERRITER
@buseyaren95
Okuma
130
Oy
11
Takip
3
Yorum
20
Bölüm
5
Kıyameti engellemek ve yaşama tutunmak için Kara Kurt’u arkasında bırakan Helena, döndüğünde karşılaşacağı manzaradan habersizdi. Giderken sevdiği adamın kalbini de alıp götürmüştü ve... Kalpsiz bir kara kurt, kıyametten de beterdi. Kıyametin ilk eşiği aşılmış, ölümle yaşam arasındaki perde sarsılmıştı. şimdi tek bir seçenek vardı... Kıyameti tamamen durdurmak. Ama bunu nefret dolu bir aşıkla yapmak hiç de kolay olmayacaktı. “O benim sevdigim kadın degil. Helena... Beni ölse de terk etmezdi.” ••• 5 kitaptan oluşan AY KUŞAĞI serisinin ilk üç kitabı TEMPERSİTAR, METALLUM ve IGNISER yayında! AY KUŞAĞI SERİSİ DÖRDÜNCÜ KİTABIDIR, TEMPERSİTAR`I METALLUM`U VE IGNISER`I OKUDUKTAN SONRA OKUMANIZ ÖNERİLİR. Bu isimle yayınlanan ilk ve tek kurgudur, tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 1h önce güncellendi Sex Hikayeleri +18
@cery09
Okuma
1.58k
Oy
18
Takip
0
Yorum
9
Bölüm
1
Birbirinden farklı sex hikayelerini okumak için tıkla.
devam ediyor 2h önce güncellendi VAMPİR OKULU
@lostsouls
Okuma
15
Oy
5
Takip
0
Yorum
6
Bölüm
2
Dört vampir kızın hikayesi...

Rosalia ,Lilith ,Raquelle ,Dyanne

Ailelelerinin uzun yılllar süren arkadaşlıklarının eserleri olan dört genç vampir için yeni bir dönem başlıyor.

güçlerini kullanmayı öğrenmek, kendini kontrol edebılmek ve zayıflıklarıyla savaşmak gibi uzun soluklu bir okul hayatı onları bekliyor.

tiktok : thevampireacademy
devam ediyor 3g önce güncellendi GOLDKAN
@elf_beyza
Okuma
176
Oy
73
Takip
7
Yorum
70
Bölüm
10
İnsanlar 3 sınıfa ayrılmaktadır. Bir: Yüceler yani kendisine hizmet edilenler İki: Araftakiler yani Yücelere hizmet edenler Ve son Yücelerden bile önemli olan Goldkanlar. Onların kanı dünya üzerindeki en kıymetli şey ve eğer içlerinden biri ifşa olursa o kişi için bu ölüm demektir. Vera ise yıllarca bunu saklayabilmiş olsa bile hükümdarlığın içinden ve aynı zamanda Yücelerden biri olan Darius bunu fark eder. O günden sonra artık Vera, sadece kanı alınmak için zindanlara kapatılan Goldkanların aksine sadece ve sadece Darius`un esiri olur.
devam ediyor 2h önce güncellendi Arazi
@may350
Okuma
3.06k
Oy
777
Takip
64
Yorum
132
Bölüm
38
Uzun yıllardır içinde birçok cadının , büyücünün yaşadığı bir kasaba. Arazi. Yıllar önce bir cadı tarafından yapılmış bir büyü sonucu , bir takım güçler kazanmış olan altı kişi. Onlar kendilerini keşfetmeye başlamışken , bir yandan da onları bekleyen tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Ölüm tehlikesi.
devam ediyor 2h önce güncellendi Estella Zamanın Peşinde
@sahbazova
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Gözlerini küçüklüğünden beri babalığı Frank'ın yanında açan Estella'yı hangi sürprizler bekliyordu?
devam ediyor 2h önce güncellendi YILDIZLARA BAK
@okur_c88e34df9bf5
Okuma
11
Oy
2
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Arkadaşının ölümüyle birlikte onun gibi yıldızlarla bağ kuran ve yıldızlara baktıkça onu gören Ela...
devam ediyor 2h önce güncellendi Karanlıktaki Işık Huzmesi
@okur_ce1594e7b09a
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
İliklerine kadar işlemiş dondurucu sızıdan ürpererek gözlerini açtı. Ağaç dallarının arasından süzülen gün ışığı yüzüne vurduğu gibi göz kapakları daha tam açılamadan kapandı. Şaşkınlık içinde gözlerini tekrar açmayı başardığında bakışlarını ışığın kaynağına çevirdi. O an beynideki ve gözlerindeki her siniri sızlatan korkunç bir acı duydu, görüşü karardı. Gözlerini ovuşturmak için elini hareket ettirmeye çalışsa da parmakları kımıldatamayacağı kadar donmuştu.

Geçmişi, anıları, bulunduğu an ve hatta kimliği…Her şey bulanık bir sisin ardındaki bir siluetten farksızdı. Hâla bilincine bütünüyle kavuşabilmiş değildi…
devam ediyor 2h önce güncellendi Gücün Asıl Sahibi
@gofik_fzt
Okuma
128
Oy
18
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
28
Zelara çok küçük yaşlardan beri ailesi tarafından yaşamadığı şey bırakılmamış bir prensestir. buna rağmen çoğu kişi tarafından sevilen birisidir lakin hayatı boyunca sadece birisi ona şiddetli bir düşmanlık yapmıştır. O kişi ise Dört Element Dünya`sının Başaskeri olan Daren`dir. Fakat bu düşmanlık yılların etkisiyle Daren`in açısından son bulur fakat Zelara`nın bundan haberi yoktur. Zelara daha fazla o kalede kalmamak için idam edileceği gün kaçar ve Daren`de onun peşinden gider. Acaba bu ikisinin sonu nasıl olacaktı veya Zelara`nın Daren`e karşı olan görüşü değişecek miydi? Ya da zelara istediği o tahta oturabilecek miydi?
devam ediyor 2h önce güncellendi 4x4
@papyalia16
Okuma
31
Oy
6
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
6
Su, ateş, hava ve toprak bu dört genç dört elementi simgeliyorlardı ve bunu onlara gönderilen mektupla öğreniyorlardı...
Loading...