devam ediyor 2dk önce güncellendi
ADALET VE ASALET
@satirkatibi
Okuma
11
Oy
1
Takip
2
Yorum
5
Bölüm
7
"Güneş batıdan doğana dek, toprak suya doyana dek..."
Güneydoğu’nun kadim topraklarında, iki düşman aşiretin kaderi, on iki yaşındaki iki çocuğun masum yeminine mühürlenir. Şahmaran aşiretinin kızı Dildar ile Karadağ aşiretinin tek oğlu Boran, çocukluklarını ve kalplerini o gece bir incir ağacının altında bırakmak zorunda kalırlar. Boran’ın ailesi bir kan davası gölgesinde sürgüne gönderilirken; Dildar, babasının yasaklı çekmecesinden aldığı iki özel tasarım kolyeden altın olanı Boran’ın boynuna takar, gümüş olanı ise kendi kalbine saklar. Bir gün birbirlerini tanımazlarsa diye, sadece ikisinin bildiği o parolayı fısıldarlar:
“Güneş batıdan doğana dek...”
On üç yıl sonra...
Dildar, hukuk fakültesini bitirmiş, toprağına Adalet getirmek isteyen vakur bir kadın olarak geri döner. Boran ise, sürgün edildiği topraklardan, ailesinin sarsılmaz Asaletini ve gücünü temsil eden sert bir ağa olarak döner. Büyük bir aşiret konseyinde, yıllar süren düşmanlığı bitirmek ya da daha büyük bir savaşı başlatmak için karşı karşıya gelirler.
Bakışları birbirine değdiğinde ruhları titrer, kalpleri o çocukluk masalını hatırlar ama gözleri birbirini tanımaz. Dildar, karşısındaki bu sert bakışlı adamın, çocukken gözyaşlarını silen Boran olduğundan habersizdir. Boran ise, kafa tuttuğu bu inatçı kadının, boynuna altın kolyeyi takan o küçük kız olduğunu bilmez.
Ancak sırlar, o özel tasarım kolyelerin parıltısında ve bir gece yarısı kazara fısıldanan o parolada gizlidir. Törelerin, kan davalarının ve sarsılmaz aile gururunun ortasında; Adalet mi kazanacaktır, yoksa Asalet mi? Yoksa her ikisi de, güneş batıdan doğana dek sürecek bir aşkın içinde mi kül olacaktır?
Kitabın Sloganı: "Kader, bazen sustuğun o kelimede saklıdır."