devam ediyor 2a önce güncellendi
YOL: hiçliğin ve varoluşun ortasında
@lethe.inthevoid
Okuma
9
Oy
5
Takip
0
Yorum
4
Bölüm
2
"Gördüğün şey bir hakikat mi, yoksa arkasındaki sırrı dökülmüş bir aynanın sana sunduğu kurgusal bir gölge mi?"
Alev için dünya, kusursuz bir mimarinin ve derin felsefi sorgulamaların güvenli sınırlarından ibaretti. Şehrin saygın duvarları arkasında, kendisine çizilen o pürüzsüz hayatı yaşarken; bir gece yarısı zamanın aniden durduğu o kilitli kapının ardına geçti.
Gözlerinin önünde gerçekleşen o tek dehşet anı ve masada bırakılan Kırmızı İplik, Alev’in sadece dünyasını değil, kendi varlığını da kökünden çatlattı.
Gördüğü şeyin ağırlığıyla haykırmaya çalıştığında ise sesini bastıran bir düşmanla karşılaşmadı. Aksine; ona şefkatle sarılan kollar, kaygıyla bakan gözler ve fısıldanan o zehirli soruyla kuşatıldı:
"Gerçekten gördün mü Alev, yoksa zihnin sana trajik bir oyun mu oynuyor?"
Adım adım örülen görünmez bir labirentin ortasında, Alev kendi hafızasıyla, gözleriyle ve akıl sağlığıyla baş başa bırakılır. Katran karası bir suskunluğa gömülen bir dost, harabelerin arasından kendi hakikatini doğrulamaya çalışan bir restoratör ve şefkatli bir maskeyle yanı başında duran gölgeler...
İnsan, herkesin bir yalanı yaşadığı bir şehirde tek başına kalırsa ne kadar direnebilir?
Peki ya zihnin sana ihanet ediyorsa, kaçacak tek bir sığınak bile kalmamışsa?
Alev, bir toplumun gözü önünde varlığı soyulup bir hiçliğe doğru itilirken, kaçamayacağı o karanlık soruyla yüzleşmek zorunda:
"Herkesin yalan söylediği bir dünyada, kendi zihninden bile şüphe ediyorsan... Sen gerçekte kimsin?"