devam ediyor 6s önce güncellendi
Ege'nin İnci'si
@mlsyazars
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
1. Bölüm
Hiç beklemediğin bir anda bulursun ruh eşini,
Bakarsın ki tam bir Dünya güzeli...
Ege, artık 21 yaşına gelmişti. Ve asker olacaktı, abisi, ablası kısacası ailesi hem gururlu hem üzgündü. Ablası bir anda Ege`ye seslendi. "Huu. Hadi çabuk geç kalacaksın," hızlıca lafa karıştı Ege."Abla, tamam kurtulacaksın benden." Tekrar memnuniyetsiz memnuniyetsiz konuşmaya başladı ablası. "Eksik kaldı tamamlayayım. Sadece senden değil çıkardığın olağanüstü seslerden de kurtulacağım." Derin bir of çekip, valizini aldı. Kapının dışına doğru sürdü. Abisi zaten onbaşıydı ve tamda Ege`nin gideceği yerdeydi. Trabzon da. Bunları boşverip tren garına vardı. Annesiyle sıkı sıkı sarıldı Ege. Babası ise sürekli "Ne ara büyüdün de asker oldun?" diyip duruyordu. Trene binip son kez el salladı.
Yeşil gözleri, sarıya kaçan kumral saçları, buğday teni ve asker traşı adeta üstündeki haki kazağa uyum sağlıyordu, altındaki uzun beyaz bir kot pantolon. Onun altında ise beyaz ve yeşil tonlarının olduğu, hafif yüksek tabanlı spor bir ayakkabı, hepsinin üstünde ise karizmasını ve giyimini çok gizleyemeyen siyah uzun bir kaban vardı.
Yavaşça yerine doğru adımladı 12- E yani cam kenarına oturdu. Yanında birinin olmadığını görünce biraz rahatladı. Çünkü yanında car car konuşan birini sevmezdi yolculuk zaten yedi saatti. Muhtemelen öyle biri bu koskoca treni Ege`ye dar ederdi.
Tren tam hareket edecekken biri daha bindi. Bir kız. Asker üniformalı, şapkalı. Uzun at kuyruğu saçları sanki bir ipek gibi dalgalınıyordu. Güneş adeta sadece kahveregi olan saçlarına vuruyor, ve onunla da kalmayıp saç rengini daha da güzelleştiriyordu. Gözlerinin o kahve ışıltısı ise Ege`yi Ege`den almaya yetmişti. Ayaklarında dizinin aşağısında kalan siyah bir çizme vardı. Açıkçası çizmelerini görmek Ege için zor değildi, karşısındaki kızın boyu en az 175 kadar vardı.
"Biraz daha uzun olsaydın kızım." büyülenerek bakmaya devam etti. Yüzüne dikkatli bakınca yeni nesil gibi makyaj yoktu, doğal güzelliği vardı. Her anlamda. "Ne kadar da güzelsin" dedi. Ve o an kızın o güzel sesini duydu. "Affedersiniz, bana mı dediniz." Ege hala büyülenerek bakarken kendisine dendiğini anladı ve "Şe- şeyy pardon ben telefon bakıyordum da oradan gelmiş ses. " Diye toparladığını düşünürken, daha da batırdığını fark etti, çünkü ne elinde ne de kucağında bir telefon göremiyordu. Çünkü yoktu.
Kız gülümseyerek arkasında ki adama seslendi. "Abii koltuk burası ama birileri oturuyor." Oturan teyze bir anda söylenmeye başladı, "Ula utanmaz musun sen? Yaşlı nenene bu denir mi ula, bu yeni nesil baya kot kafalii yanduk biz." Kız ise sakince "Teyzeciğim sanırım gözünüz görmedi, biletinize birde ben bakabilir miyim?" Teyze ise bir yağ gibi yukarı çıkmaya devam ediyordu. Açıkçası kızın yerinde Ege olsaydı çoktan sövebilirdi "Dedim ya ula burası benum koltuğum benum biletum." Ege anladı ki teyze kalmayacaktı.
Elini kaldırıp, "Buyrun burası boş üç kişilik yer var. Dilerseniz gelebilirsiniz." Kızın abisi bir anda Ege`ye baktı ve süzmeye başladı. Baktı ki abisi, Ege`nin şık ve kaliteli giyinen efendi bir çocuk olduğunu gördü ve kardeşiyle oturdular.
Abisi "Merhaba sizde mi Trabzon da askerlik yapmaya gidiyorsunuz?" dedi sevecen bir tavırla. "Evet, Maçka ilçesine gidiyorum. Siz?"
Ya oğlum ayıp, siz denir mi? Daha adını bile bilmiyorsun.
"Evet bizde Maçkaya gidiyoruz kardeşim İnci askerlik yapacak bende Yüzbaşı Gökhan."
Ne dedi, ne dedi? Şimdiden yüzbaşının kardeşine aşık mı oldun oğlum? İşin çooook uzun. Ay birde İnci mi dedi o? Ege`nin İnci`si çok yakıştı ula. Amann şimdiden şivem Trabzon`a teslim olduysa, sıra ruhumun İnci`ye teslim olmasında. Diye düşündü Ege
"Memnun oldum. Bende Ege Tufan Köse. Ege adını kullanıyorum."
İnci`nin Ege`si, Ege`nin İnci`si.
Bir anda tekrar o huzurlu sesi duyuldu. İnci`nin sesi. "Bende kendimi kendim tanıtmak isterim. İnci Duru Sert. Ayrıca ne kadar da uyumlu bir adımız varmış, öyle değil mi abi? Ege`nin İnci`si gib-" Abisi hemen araya girdi. "Öhöm, abicim su verir misin? " Tabii Ege`de tanımadığı birinin böyle demesini beklemiyordu.