[ straykids ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 5g önce güncellendi
Sunshine~Hyunlix
@linoww
Okuma
2.47k
Oy
427
Takip
59
Yorum
144
Bölüm
20
Çakıl taşları çıplak ayaklarıma temas ederken hissettiğim acı umurumda değildi. Bir elimi havaya kaldırıp başımı doğrulttum
"Tıpkı Felix`inkiler gibi" Öyle miydi?
Hayır, hayır diye geçirdim içimden
"Hiç bir şey senin o Çillerinden parlak olamaz Felix."
devam ediyor 1h önce güncellendi
B.
@jisngxty
Okuma
18
Oy
6
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
3
1950 yılında Güney Kore ve Kuzey Kore arasında gerçekleşen soğuk savaşın kurbanı olan iki genç:
4.kolordu komutanı Yüzbaşı Lee Minho
Doktor Onbaşı Han Jisung.
tamamlandı 1h önce tamamlandı
Son Kan Damlası/ Chanmin
@_matilda_
Okuma
231
Oy
39
Takip
9
Yorum
17
Bölüm
16
Çift yaratılır insan...
Biri Ay biri Güneş`te olsa,
Biri sıcak biri soğukta olsa.
Ve en önemlisi, biri siyah biri beyaz da olsa.
Chan siyahtı. İçinde herkesin girmek isteyeceği beyaz bir merhamet olmasına rağmen.
Ve Seungmin beyazdı. İçinde kimsenin görmek istemeyeceği bir karanlık varken.
(İlk yayinlandiğinda silindi ama admin tekrar yayinliyor cunku neden olmasın😽)
devam ediyor 2h önce güncellendi
-Siktir Lan–(minsung)🎸
@elfuppaa
Okuma
3.16k
Oy
599
Takip
54
Yorum
810
Bölüm
26
Geçmiş geçmişte kalmıştı ama Minho geçmişte kalmamıştı, o şuan yanımdaydı ve gözümün içine baka baka sırıtıyordu beynimin içindeki kaos sanki tüm vücudumu titretiyor gibiydi, Changbine döndüm ve sadece onun duyabileceği şekilde bir küfür savurdum.
"Siktir.."
|-------------------------------------------------------------------|
Okurken keyif alırsanız lütfen yorum yapmayı ve oy vermeyi ihmal etmeyin!!🫶🏻
tamamlandı 3h önce tamamlandı
pure imagination • minsung
@leedontknow
Okuma
1.29k
Oy
283
Takip
34
Yorum
275
Bölüm
25
"Minho, gözlerin her zaman gökyüzünün en güzel yıldızlarını saklıyor gibiler, hep parıldıyorlar."
"gözlerimde kendini görüyorsun sevgilim. seni izlerken gözlerimde gökyüzündeki tüm yıldızların yansıması beliriyor sanki. bu gözlerin parıltısının hiçbir zaman sönmeyeceğine yemin et, Ji."
"neden ben ediyormuşum?"
"sebep sensin de ondan, yemin et."
tamamlandı 1a önce tamamlandı
Asla Bırakmam
@gecekusud
Okuma
471
Oy
114
Takip
17
Yorum
236
Bölüm
11
Bangchan, beni tam arka bahçeye açılan sürgülü kapıya getirmişti ki odamın kapısının ardından şiddetli sesler gelmeye başladı.
Kapıyı zorluyorlardı. Önündeki eşyalar ise hiçbir işe yaramıyordu. Kapı öne geldikçe ağır eşyalar bile oynuyordu resmen.
Bu sefer dehşet içerisinde kendi kendime fısıldayarak:
"Hayır," dedim.
Hyunjin için deli gibi korkuyordum. Onun için delicesine endişeleniyordum. O benim bu dünyada hiç sahip olmadığım tek kardeşimdi. O benim ailemin en güzel parçalarından biriydi.
Biz durunca Hyunjin de sesleri duyduğu yöne döndü. Sonra yeniden bize doğru dönüp endişe içerisinde bağırdı.
"Gidin artık! Arka bahçeye de her an girebilirler! Onları bizim çıktığımız, gizli geçidimizden çıkar Bangchan! Acele edin! Durmayın! Yalvarırım durmayın."
Yalvarırım durmayın, derken dudakları titremişti. O da bizim için çok korkuyordu. Gözleri dolmuş ve anında kızarmıştı.
Bangchan, Hyunjin`i başıyla onaylayıp beni kuvvetli bir şekilde kolumdan çekiştirmeye devam etti.
Bir ses duydum. Çok... ama çok yakından yükselen bir silah sesi.
Bangchan da duymuş olmalı ki beni çekiştirmeyi bıraktı. Hemen arkasına dönüp baktı. Ama ben... bakmaya cesaret edemedim.
Tahmin ettiğim şeyin gerçekleşmiş olmasından delicesine korktum. Kalbimde... çok derin bir sızı hissetmeye başladım. Nefes alamadığımı hissettim. Boğuluyor gibiydim. Boğazındaki yumru daha çok sertleşmişti ve daha çok canımı yakıyordu.
Gözlerimden boncuk boncuk gözyaşlarım süzülmeye devam ederken ağır ağır arkama döndüm.
Hyunjin... dizlerinin üzerine çökmüştü.
O... Ona bir şey olmuştu!
Kapı...
Kapıda delik vardı!
Kurşun deliği!
Hayır!
Hayır olamaz hayır!
Hyunjin`in de gözlerinden boncuk boncuk gözyaşları bir bir süzülmeye başladı. Ağzı aralıktı. Zor... çok zor nefes alıyor gibiydi.
Aralık olan ağzından yavaşça kırmızı bir sıvı süzülmeye başladı. Ka-ka-kan mıydı bu?!
"Hyunjiiiin!"
Dayanamadı.
Öne doğru düşecekken ellerini yere koydu.
Yerden destek alırken başını kaldırıp bize baktı.
O kanlı, dolu dolu gözleriyle gözlerimin içine derin derin baktı. Son kez yüksek sesle bağırdı.
"Gidin buradaaaaaann! Gidiiiin! Daha fazla oyalanmayın! Gidiiiin! Lanet olsun, gidin!"
Son kelimelerini söylerken hıçkırdı.
Hyunjin... Ağlamaya başladı. Sesli sesli ağlıyor, arada acısından olmalı inliyordu.
Yine de hâlâ kapıyı zorlayanlara karşılık verebilmek için yerde ellerinden ve dizlerinden destek alarak süründü.
Yatağımın arkasına geçti.
Yüzünü acıyla buruştururken sesli sesli ağlamaya devam edip tabancasını sıkıca kavradı. Namlusunun ucunu kapıya yöneltti.
Bangchan da ağlıyordu. Hyunjin`in bu hâli onun da yüreğini parçalıyordu ama ondan aldığı emri yerine getirmek zorundaydı. Bu sebeple beni çok daha kuvvetli bir şekilde çekti. Bahçeye çıktık.
Belki bir işe yarar diye yalvarmayı sürdürdüm.
"Yapma! Yapma lütfen yapma Bangchan! Ben giderim. Onu yalnız bırakma lütfen! Ona bir şey olursa dayanamam. Bangchan! Bangchan yalvarıyorum sana lütfen! Lütfen onu yalnız bırakma!"
Beni hiç tınlamadı bile. O sessiz sessiz gözyaşı döküp ilerlerken ben de içli içli, yüksek sesle ağlamamı sürdürüyor ve devamlı arkama, Hyunjin`e bakıyordum.
"Hyunjiiiin! Hwang Hyunjiiiin!"
Bağırışımı duydu.
Sadece gözleri değil, yüzü de kıpkırmızı olmuştu.
Onun da ağlayışını hâlâ işitebiliyordum.
Bana baktı. Buruk bir tebessüm etti.
"Seni çok seviyorum Mina! Hem de çooook!" diye bağırdı.
Ona karşılık bir cevap dahi veremedim. Gözlerim belki anlatmıştır ne hissettiğimi. Belki gözlerim konuşmuştur.
Son anda Bangchan beni hiç bilmediğim bir yere çekti.
Bahçemizi çevreleyen çalılardan biri meğersem kapıymış. O kapıyı açarak çıktık. Yeniden kapandı. Görünürde tamamen yeşil yapraklı çalıların bir parçasıymış gibi duruyordu.
Bangchan, bir an olsun kolumu bırakmadı.
Aklım da, kalbim de şu an sadece ailem dediğim insanlardaydı.
İçimdeki yangını bu sesli ağlayışlarım ve görünüşteki yıkık hâlim dahi anlatamazdı.
TB4680MN