[ skz ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2g önce güncellendi Spor kulübü / Taegyu
@hyunhowq69
Okuma
5
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
"Sayın öğrencilerim kendimizi biraz geliştirmek adına çabamı gostersek, yoksa yıl sonunda diğer takimlardan beş yiycez"
devam ediyor 3g önce güncellendi Ice's Ball
@eccriin
Okuma
34
Oy
11
Takip
4
Yorum
78
Bölüm
3
~Beni seversin düşersin beyaz melek. ~Ben buz pateni yapıyorum...
devam ediyor 4g önce güncellendi THE SÇ GANG(SÇ ÖRGÜTÜ)
@eccriin
Okuma
92
Oy
43
Takip
8
Yorum
175
Bölüm
7
~Sen bir felaketsin. ~Ama sende hep o felakete yürüyorsun, Han Jisung.
devam ediyor 4g önce güncellendi The Devil's Portrait
@olurenkler
Okuma
62
Oy
17
Takip
5
Yorum
57
Bölüm
6
Beş yıl önce Minho’nun Jeju Adası’na gelişiyle her şey değişmeye başlar Yıllar sonra adada yeniden bir araya gelen sekiz eski arkadaş, aşk ve saplantı arasında sıkışıp kalır. Gün yüzüne çıkan sırlar, ilişkileri zehirlerken; ihanet, yavaş yavaş aydınlığa kavuşur. Ve şeytanın kanatları altında gölgelenen iki genç… Acımasızlığın en karanlık yüzüyle baş başa kalacaktır.
devam ediyor 5g önce güncellendi Ay'a Fısıldayanlar|Minsung
@ikykwklk
Okuma
444
Oy
123
Takip
13
Yorum
1.61k
Bölüm
17
Annesi oldukten sonra her gun Ay Tanrisina dua eden Jisung ve Jisung`a asik olmus Ay Tanrisi Minho.
devam ediyor 5g önce güncellendi ~ Texting whit minsung ~
@straykids_stay_arm
Okuma
49
Oy
22
Takip
7
Yorum
55
Bölüm
3
~Minsung~ ~Chanmin~ ~Hyunlix~ ~Jeonbin~
devam ediyor 5g önce güncellendi Yanliştan Doğruya Gidelim- minsung
@hayatnesemsinjis
Okuma
432
Oy
83
Takip
7
Yorum
170
Bölüm
13
Han Jisung ve platonik olduğunu düşündüğü sınıf başkanı Lee knowun başlangıcı Han yıllardır platonik olduğunu düşünen biri Lee Minho ise hana açılmak için fırsat kollayan biri
devam ediyor 7g önce güncellendi Love & War (Minsung)
@leedontknow
Okuma
47
Oy
23
Takip
7
Yorum
49
Bölüm
4
bana işlediğin tüm korkunç günahları anlat, ve yine de seni sevmeme izin ver Minho.
devam ediyor 1h önce güncellendi Sunshine~hyunlix (Devam ediliyor)
@linoww
Okuma
272
Oy
61
Takip
10
Yorum
74
Bölüm
10
Çakıl taşları çıplak ayaklarıma temas ederken hissettiğim acı umurumda değildi. Bir elimi havaya kaldırıp başımı doğrulttum "Tıpkı Felix`inkiler gibi" Öyle miydi? Hayır, hayır diye geçirdim içimden "Hiç bir şey senin o Çillerinden parlak olamaz Felix."
devam ediyor 1h önce güncellendi Kıvılcım ve gölge # skz fic
@straykids_stay_arm
Okuma
164
Oy
104
Takip
6
Yorum
78
Bölüm
12
Felix Chan Han İ.n Lee know Changbin Seungmin Hyunjin Skz
devam ediyor 2h önce güncellendi Two Man But Which One?
@linoww
Okuma
501
Oy
275
Takip
16
Yorum
155
Bölüm
18
Git Yeo-soo. Git. Bebeğimize baba seçtiğin adama git. Chan ve Minho arasında kalan siz(yeo-san)
devam ediyor 2h önce güncellendi LYCORİS RADİATA / MinSung
@rainrainrinn
Okuma
497
Oy
131
Takip
16
Yorum
172
Bölüm
10
Odanın sol tarafından koyu tonlarda bir tane sandalye getirdim ve tam karşısına yerleştim. "Kendini tanıt, sarışın." Başını yerden kaldırıp saniyesinde, "Senin gibi katilllerin yakalanmasına yardımcı olan, bir dedektifim." diye yanıtladı. ꕥ ꕥ ꕥ Neden yapıyorsun bunları?" diye sordu. Sesi öfke ve çaresizlikle doluydu. "Sanat için, dedektif," diye yanıtladım sakin bir şekilde. "Her bir cinayet, karanlık ve güzelliğin eşsiz birleşimi. Sizler sadece birer araçsınız... Bu gösterinin bir parçasısınız." dediğimle gözlerini sıkıca yumdu. ... °Seul`ün en iyi dedektiflerinden, Han Jisung. Güney kore`nin acımasız seri katili, Lee Minho. °°Bu fic argo sözler, küfür, kışkırtıcı unsurlar ve 🔞 içerikler vb. İçermektedir. °°°dark romance (Lycoris Radiata, Japonya başta olmak üzere çoğu ülkede ölümü temsil eden çiçek olarak bilinir. Kırmızı örümcek zambağı veya Lycoris Radiata olarak bilinir.)
devam ediyor 2h önce güncellendi ★Ashes of us★ «Minho★Chan»
@linoww
Okuma
53
Oy
25
Takip
7
Yorum
94
Bölüm
3
Birlikte büyüdüler. Aynı sırada oturdular. Aynı gökyüzüne baktılar. Aynı yıldızları izlediler. Fakat Minho’nun kalbi Jisung’a döndüğünde, Chan’ın kalbinde sadece suskunluk kaldı.
devam ediyor 2h önce güncellendi Mafya
@straykids_stay_arm
Okuma
33
Oy
14
Takip
18
Yorum
13
Bölüm
2
Mafya bts Kim seokjin Park jimin Kim taehyung Neon jungkook Kim hana (jin`in kardeşi)
devam ediyor 3h önce güncellendi Gece Mızrağı, Minsung
@nvuusa
Okuma
637
Oy
164
Takip
30
Yorum
105
Bölüm
13
Polisin bile çözemediği bir tehtit ve o tehtiti çökertmeye çalışan devasa bir birlik. Minho ve Han lise yıllarında tanışan yakın arkadaşlardı. Bu arkadaşlık Minho`nun sırra kadem basması ile bir anda biter. Uzakta olan Han ise hayatına devam etmekten başka birşey yapamaz. Bir gece ise aniden evine giren 3 adam ile hayatı bir anda değişir. Minho`nun hayatını yakından görür. Neden gitmek zorunda kaldığını anlar ve olayların yani tehlikenin tam merkeze yerleşir. Minho ise onu korumak için herşeyi yapacaktır. Gerekirse hayatından gerçekten çıkacaktı. Peki sonunda ne olacak? Her hikaye gibi mutlu mu bitecekti yoksa farklı bir son mu olacaktı? • Sessizlik. Ev tamamen karanlık. O sırada dışarıdan ayak sesleri geldi. Düşman çok yakındı. Dışarıdaki sesler bir süre durmuştu ve sonra ses kesilmişti. Şimdilik güvendeydik ama o anda koridorda biri beliriyor. Elinde bir sopa vardı. Karanlıkta benimle göz göze geldi. Bir anlığına sopalı adam donup kalmıştı. Bu bir yabancı değildi ve şimdi silahımı doğrultmuş ona bakıyordum. Silahımı kaldırmıştım ama tetiğe basmayacaktım. Jisung`da elindeki sopayı daha sıkı kavramıştı. Sessizliği bozan ilk kişi bendim. "Sen." Jisung kaşlarını çatılmış bize bakıyordu. Belli ki bunu hayal bile etmemişti. Kim bilir kaç kez sohbet etmiştik ama bir gün aniden mesajlar kesilmişti. Bir anda ortadan kaybolmuştum. Şimdi ise onun evinin ortasında, kanlar içindeki adamlarımla duruyordum. Angst Değildir
devam ediyor 3h önce güncellendi VAMPİRMİ? SİKTİR!
@minhonuntekincisiy
Okuma
1.51k
Oy
752
Takip
25
Yorum
300
Bölüm
18
🌚🌚🌚🌚🌚🌚🌚🌚🌚🌚
devam ediyor 3h önce güncellendi Benimle Yarışma
@cc_staywqwilow
Okuma
24
Oy
13
Takip
5
Yorum
50
Bölüm
3
Ortaokulunun en çalışkanı , sevileni , iyi davranışlarıyla bilinen Han Jisung. Ve okulun en popüleri , haliyle zorbası , boksör olan Minho. HaN Jisung hastaydı... Astımı ve epilepsisi vardı. Okulda onlarca kez astım atağı ve epilepsi krizi geçirirdi. Minho`nun gözünde hastalığı yüzünden ve akıllı bir öğrenci olmasından erkek bile değildi ki Han Jisung. Jisung`un nedensizce sadece Minho`nun dediklerine içerlemiş ve 3 yıl boyunca çalışıp sağlığının izin verdiği raddede anca okçu olabilmişti. Fakat bunun hakkını vermiş olsa ki bulunduğu bölgenin en iyi okçusuydu. 3 yıl sonrasında şehirlerdeki belirli okullardan bir spor kampı kurulmuş çeşitli eğlenceler ve yarışmalar oluyor, öğrenciler kendi branşları arasında yarışıyordu. Ne tesadüftür ki Han ve Minho bu kampta tekrar karşılaşmıştı. Han Minho`yu ilk görüşte tanımıştı, nasıl unutabilirdi ki!
devam ediyor 3h önce güncellendi Waiting for you - Hyunho
@s3ungm1nlee_
Okuma
136
Oy
56
Takip
7
Yorum
93
Bölüm
7
Küçük, elindeki paslanmış oyuncak arabayı dizine koymuş, çenesini cam pervaza dayamıştı. Küçüğün gözleri dışarıya dikiliydi. Sanki her an gelecekmiş gibi... “Babam bugün gelecek,” dedi mırıldanarak, küçük gözlerini kırpmadan. “Çünkü dün rüyamda söz verdi.”
devam ediyor 3h önce güncellendi Sessizliğin bedeli(hyunlix)
@08_kitapperest_08
Okuma
141
Oy
43
Takip
12
Yorum
151
Bölüm
5
Bazı insanlar sessizlikte huzur bulur. Bazılarının ise tramvasıdır sessizlik. Bazı durumlarda sessiz kalmak en iyi seçenektir. Bazı durumlarda ise doğru gibi görünen bir bataklık...
tamamlandı 4h önce tamamlandı The Silent Contract
@linoww
Okuma
1.33k
Oy
670
Takip
15
Yorum
277
Bölüm
33
Lee know ile anlaşmalı evlilik "Bazı duvarlar korunmak için değil yıkılınca can acıtmaması için vardır soojin" (Smutsuz&angst)
devam ediyor 4h önce güncellendi ÇAĞLA~MİNSUNG
@minaileissizlik
Okuma
606
Oy
181
Takip
15
Yorum
535
Bölüm
12
"Abi cayla alıy mısın?" "Ne alır mıyım?" "Cayla" "He çağla, ver bakayım bir kilo çağla"
devam ediyor 4h önce güncellendi Camdan Hayaller
@gecekusud
Okuma
404
Oy
185
Takip
9
Yorum
353
Bölüm
30
Yine saat gece yarısı olduğu için kimsecikler yoktu ortada. Asansör için köşeye döneceğim sırada duyduğum seslerle korkarak hemen geri çekildim. Duvara yaslandım. Gece gece 2 erkek görmek korkutmuştu. Ah, oysa hastanedeyim. Neden korkuyorsam? Kendimi toplayıp çıkmak için hamle yaptım. Ancak bu sefer duymuş olduğum kelimelerin beni ilgilendirdiğini anlayarak yeniden duvara yapıştım. Kulaklarımı kabartıp onları dinlemeye başladım. Nefes nefese bir genç, sırtı bana dönük olan gencin önünde, elleri dizlerinde hem soluklanıyor hem de anlatıyordu. "Kameralara bakamadık. Bakamayız da. İçerideki güvenlikler sağlamlar. Koca hastanede nasıl arayacağız o kızı? Ben yüzünü de görmedim. Onu bir tek sen gördün." Sırtı bana dönük olan genç sinirlendi. "O kızı ne olursa olsun bulmalıyız. O defteri almamız lâzım." Karşısındaki onu onaylayarak başını salladı. O genç, bir kere daha söze girdi. "Bulduğunda yaşatma. Defterdekileri okumuş olma ihtimalini göz ardı edip kendimizi riske atamayız." Korku içerisinde gözlerimi irileştirdim. Boşta olan elimi ağzıma kapattım. Defter... Kız... Bahsettikleri kız bendim! Resmen öldürme emri vermişti bu manyak! Minho... Ya ona bir şey yapmaya kalkarlarsa? Defter odadaydı. Ya defteri bulurlarsa ve Minho`nun okuduğunu düşünüp onu öldürürlerse?Hayır! Arkama döndüm ve temkinlice çekilip bir müddet sonra hızla koştum. İlerideki merdivenlere yönelip birer birer çıkmaya başladım. Bacaklarım şimdiden iflas etmişti. Odanın olduğu kata çıktığımda artık bacaklarımı hissetmiyordum. Sadece burnumdan nefes almak yetmiyor, ağzımdan da nefes alıyordum. Kalbim ağzımda atıyordu. Az kaldı diye içimden kendimi tembihleyerek yine hızlandım. Odaya âdeta dalarak girince Minho yatağında hızla doğruldu. Beni, daha doğrusu hâlimi görünce yüzü düştü. "Jae Hee! Ne oldu?! İyi misin?!"diye sordu. Korkuyla yanına ilerledim. Yatağın başına gelerek dizlerimi kırdım. Ellerimle yatağın kenarını tutunup düşmemek için destek aldım. Minho endişeyle bana bakmayı sürdürüyor ve benden bir cevap bekliyordu. Panik yüzünden ağlamaklı çıkan sesimle anlatmaya başladım. "Minho polisi aramalıyız! Sanırım başımız dertte. Hatta ben! Benim başım dertte. Gitmeliyim buradan!" "Jae Hee sakin olup neler olduğunu anlatır mısın?" "Minho defter! Defterde her ne varsa hiç iyi şeyler değil! Beni ve defteri arıyorlar! Aşağıda onları konuşurken duydum. Beni... Defterdekileri okuma ihtimaline karşı öldüreceklerini duydum! Sadece beni hatırlıyorlar. Seni de riske atamam!" "N-ne diyorsun sen Ja Hee? Dur bekle! Kuzenim polis benim. Onu arıyorum hemen. Hiçbir yere gitmek yok. Seni bırakmam." Güzel gözleri bu sefer güven vermek istercesine bakıyordu gözlerime. Ayaklarını sarkıtacağını anladığım an ayağa kalktım. Ayaklarını sarkıttı ve terliğine ayaklarını geçirerek leptobunun yanında olan telefonunu eline aldı.  Hızla birini aradı. Çok geçmeden çağrısı cevaplandı ve konuşmaya başladı. "Hyunjin! Acilen hastaneye gelebilir misin? Ama çok acil. Ölüm kalım meselesi. Gelince görüşürüz. Tamam, bekliyorum. Lütfen çabuk ol." Telefonu kapatıp eski yerine koydu. Yavaş adımlar atarak karşıma geçti. Gözleri bu sefer âdeta yalvarıyordu. "Ağlama ne olur? Seni böyle görmek istemiyorum." Ağlıyor muydum? Ellerimi yanaklarıma attığımda hissettiğim ıslaklıkla ağladığımı fark ettim. Hemen ellerimin tersiyle yanaklarımı, gözlerimi sildim. Uzun koltuğun karşısındaki orta sehpanın üzerine koyduğum defteri elime aldım. Yeniden Minho`nun karşısına geçtim. "İçinde bu kadar önemli olan ne var bilmiyorum. Ama cebimden çıkan not şaka değildi. O çocuğa bir şey olmuş mudur Minho? Bana çarptıktan sonra gözlerime yalvarırcasına bakmıştı. O bakışlar... O not... Bunu nasıl şaka zannedebilirim ben? Ya ona bir şey olduysa?" "Korkma Jae Hee, hiçbir şey olmayacak." dediği anda kapı tıklatıldı. Korkuyla ikimiz de kapıya baktık. Kapının arkasından biri seslendi. "Müsait misiniz efendim, girebilir miyim?!" Bu ses aşağıda bana sırtı dönük olan, öldürülmem için emir veren kişinin sesiydi! ...
devam ediyor 4h önce güncellendi ༄𝘿𝙀𝘼𝙏𝙃'𝙎 𝙀𝘿𝙂𝙀:𝙆𝙄𝙎𝙎𝘼𝘽𝙇𝙀
@minhonuntekincisiy
Okuma
59
Oy
40
Takip
9
Yorum
33
Bölüm
1
🩷🩵🩷🩵🩷 "Öp beni" ٭﹏﹏٭٭﹏٭﹏٭٭٭﹏٭﹏﹏٭٭ "Hala buradayken öp beni" ٭﹏﹏٭٭﹏٭﹏٭٭٭﹏٭﹏﹏٭٭ "Hala birşeyler hissedebiliyorken öp beni" ٭٭﹏٭٭٭﹏﹏٭٭﹏﹏٭٭ "Öp beni" 🩵🩷🩵🩷🩵
tamamlandı 4h önce tamamlandı Asla Bırakmam
@gecekusud
Okuma
262
Oy
91
Takip
12
Yorum
234
Bölüm
10
Bangchan, beni tam arka bahçeye açılan sürgülü kapıya getirmişti ki odamın kapısının ardından şiddetli sesler gelmeye başladı. Kapıyı zorluyorlardı. Önündeki eşyalar ise hiçbir işe yaramıyordu. Kapı öne geldikçe ağır eşyalar bile oynuyordu resmen. Bu sefer dehşet içerisinde kendi kendime fısıldayarak: "Hayır," dedim. Hyunjin için deli gibi korkuyordum. Onun için delicesine endişeleniyordum. O benim bu dünyada hiç sahip olmadığım tek kardeşimdi. O benim ailemin en güzel parçalarından biriydi. Biz durunca Hyunjin de sesleri duyduğu yöne döndü. Sonra yeniden bize doğru dönüp endişe içerisinde bağırdı. "Gidin artık! Arka bahçeye de her an girebilirler! Onları bizim çıktığımız, gizli geçidimizden çıkar Bangchan! Acele edin! Durmayın! Yalvarırım durmayın." Yalvarırım durmayın, derken dudakları titremişti. O da bizim için çok korkuyordu. Gözleri dolmuş ve anında kızarmıştı. Bangchan, Hyunjin`i başıyla onaylayıp beni kuvvetli bir şekilde kolumdan çekiştirmeye devam etti. Bir ses duydum. Çok... ama çok yakından yükselen bir silah sesi. Bangchan da duymuş olmalı ki beni çekiştirmeyi bıraktı. Hemen arkasına dönüp baktı. Ama ben... bakmaya cesaret edemedim. Tahmin ettiğim şeyin gerçekleşmiş olmasından delicesine korktum. Kalbimde... çok derin bir sızı hissetmeye başladım. Nefes alamadığımı hissettim. Boğuluyor gibiydim. Boğazındaki yumru daha çok sertleşmişti ve daha çok canımı yakıyordu. Gözlerimden boncuk boncuk gözyaşlarım süzülmeye devam ederken ağır ağır arkama döndüm. Hyunjin... dizlerinin üzerine çökmüştü. O... Ona bir şey olmuştu! Kapı... Kapıda delik vardı! Kurşun deliği! Hayır! Hayır olamaz hayır! Hyunjin`in de gözlerinden boncuk boncuk gözyaşları bir bir süzülmeye başladı. Ağzı aralıktı. Zor... çok zor nefes alıyor gibiydi. Aralık olan ağzından yavaşça kırmızı bir sıvı süzülmeye başladı. Ka-ka-kan mıydı bu?! "Hyunjiiiin!" Dayanamadı. Öne doğru düşecekken ellerini yere koydu. Yerden destek alırken başını kaldırıp bize baktı. O kanlı, dolu dolu gözleriyle gözlerimin içine derin derin baktı. Son kez yüksek sesle bağırdı. "Gidin buradaaaaaann! Gidiiiin! Daha fazla oyalanmayın! Gidiiiin! Lanet olsun, gidin!" Son kelimelerini söylerken hıçkırdı. Hyunjin... Ağlamaya başladı. Sesli sesli ağlıyor, arada acısından olmalı inliyordu. Yine de hâlâ kapıyı zorlayanlara karşılık verebilmek için yerde ellerinden ve dizlerinden destek alarak süründü. Yatağımın arkasına geçti. Yüzünü acıyla buruştururken sesli sesli ağlamaya devam edip tabancasını sıkıca kavradı. Namlusunun ucunu kapıya yöneltti. Bangchan da ağlıyordu. Hyunjin`in bu hâli onun da yüreğini parçalıyordu ama ondan aldığı emri yerine getirmek zorundaydı. Bu sebeple beni çok daha kuvvetli bir şekilde çekti. Bahçeye çıktık. Belki bir işe yarar diye yalvarmayı sürdürdüm. "Yapma! Yapma lütfen yapma Bangchan! Ben giderim. Onu yalnız bırakma lütfen! Ona bir şey olursa dayanamam. Bangchan! Bangchan yalvarıyorum sana lütfen! Lütfen onu yalnız bırakma!" Beni hiç tınlamadı bile. O sessiz sessiz gözyaşı döküp ilerlerken ben de içli içli, yüksek sesle ağlamamı sürdürüyor ve devamlı arkama, Hyunjin`e bakıyordum. "Hyunjiiiin! Hwang Hyunjiiiin!" Bağırışımı duydu. Sadece gözleri değil, yüzü de kıpkırmızı olmuştu. Onun da ağlayışını hâlâ işitebiliyordum. Bana baktı. Buruk bir tebessüm etti. "Seni çok seviyorum Mina! Hem de çooook!" diye bağırdı. Ona karşılık bir cevap dahi veremedim. Gözlerim belki anlatmıştır ne hissettiğimi. Belki gözlerim konuşmuştur. Son anda Bangchan beni hiç bilmediğim bir yere çekti. Bahçemizi çevreleyen çalılardan biri meğersem kapıymış. O kapıyı açarak çıktık. Yeniden kapandı. Görünürde tamamen yeşil yapraklı çalıların bir parçasıymış gibi duruyordu. Bangchan, bir an olsun kolumu bırakmadı. Aklım da, kalbim de şu an sadece ailem dediğim insanlardaydı. İçimdeki yangını bu sesli ağlayışlarım ve görünüşteki yıkık hâlim dahi anlatamazdı.
Loading...