[ karanlık ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3s önce güncellendi ARŞ’IN KATİPLERİ
@azazilinkabusu
Okuma
70
Oy
43
Takip
3
Yorum
3
Bölüm
11
Yaratılan cinlerden biri olan Azazil, ilahi hakikate en yakın duranlardan biriydi. Bir zamanlar “ışığın hizmetkârı”, makam sahibi ve sözle yeminliydi. Fakat verilen bir söz, gururla birleştiğinde; merhametin içindeki kibir, iman görüntüsündeki haset… onu yavaşça İblis makamından laine düşürdü. Ve düşüşü, yalnızca bir varlığın değil; iyilik ile kötülüğün, kader ile iradenin, merhamet ile fesadın yeryüzündeki savaşını başlattı. ARŞ’IN KATİPLERİ, şeytanın ortaya çıkışını anlatan basit bir hikâye değildir. Bu roman; ✔ kötülüğün doğduğu anı değil, ✔ iyiliğin ne zaman gevşediğini, ✔ merhametin sınırını unuttuğunda nasıl zarara dönüştüğünü, ✔ insanın iyilik uğruna bile kendi içinde nasıl savrulduğunu sorgular. Her bölümde, insan ve cinlerin kaderi iç içe geçerken okur; kaybettiği değerleri, koruyamadığı sınırları, affın içindeki zehri ve fedakârlığın ağırlığını kendi iç dünyasında yeniden tartar. Sürreal anlatım ile gerçek dünyanın acımasız doğruları; mitolojik sahneler ile modern insanın psikolojisi; epik savaşlar ile içsel yüzleşmeler yan yana durur. Bu kitap: — Kimseye öğüt veren bir kutsal kitap gibi değildir… — Ama her satırı, insanın içindeki karanlıkla yüzleşmesine kapı açar. Çünkü kötülük çoğu zaman dışarıdan gelmez; iyiliğin zayıfladığı bir anda içimizden doğar. ARŞ’IN KATİPLERİ, büyük savaşların gölgesinde aslında tek bir savaşı anlatır: İnsanın kendi içindeki savaşı. Ve okura şu soruyu fısıldar: “Işığın yanında durmak mı istiyorsun, yoksa gölgenin büyümesine sessiz mi kalacaksın?”
devam ediyor 5s önce güncellendi BORÇ
@belladeniz09
Okuma
1.66k
Oy
304
Takip
33
Yorum
21
Bölüm
35
Diana Keser`in hayatı, baştan sona kurgulanmış bir yalandı. Sicilya`nın en güçlü mafya ailesi Aslanlar`ın varisi Demir Aslan ile zorla evlendirildiğinde, tek bir amacı vardı: Michael`ın intikamını almak ve Keser ailesinin onurunu temizlemek. Kırmızı geceliğiyle Demir`in yatağına giren Diana, Michael`ın gölgesini silmek zorundaydı. Demir`e duyduğu nefret ve arzu arasında sıkışıp kalmışken, her anı stratejik bir hamleden ibaretti. Ancak Milano`dan gelen bir sır, Diana`nın inandığı her şeyi paramparça etti: Michael`ın abisi Richard masumdu. Diana`nın annesi Matilda`nın katili, kendi babası Ali Keser`di. Ve Demir, bu korkunç gerçeği Diana`yı korumak adına saklayarak en büyük ihaneti yapmıştı. Artık savaşın kuralları değişti. Diana, intikam rotasını Demir`den ve onun manipülatif babası Alparslan Aslan`dan çevirip, Chicago`daki babası Ali Keser`e yöneltti. Diana, Demir`in yatağında ihanetin bedelini öderken, iki imparatorluğun gücünü de sinsice ele geçirdi. Şimdi, o, Chicago`nun ıssız bir arazisinde, annesinin katili olan babası, onu kullanan kayınpederi Alparslan, yalan söyleyen kocası Demir ve hayatta kalan eski aşkı Michael ile karşı karşıya. Güç, intikam ve aşk üçgeninde sıkışan Diana, kime güvenecek? Bu savaş, sadece kurşunlarla değil, yasal belgelerle ve en keskin ihanetlerle kazanılacak. Diana, iki imparatorluğu da dize getirdi ama kalbi iki adam arasında kaldı. "İnsan gerçekten en büyük darbeyi, sevdiklerinden görürmüş." Final Seçim Kimin Olacak? Diana, her şeye rağmen yalan söyleyerek kendisini korumaya çalışan kocası ve yeni ortağı Demir’e mi dönecek? Yoksa kalbinin ait olduğu, uğruna ölmeyi göze aldığı Michael’a mı dönecek? Şimdi okumaya başla ve bu sırların içinde kaybol! 🔥
devam ediyor 19s önce güncellendi BULANTI
@ronesary
Okuma
5
Oy
1
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
"Maskenin içine senin kimliğini belirten bir kod işleyecek o adam." dedi Köse ama Sara onu dinlemiyordu sanki. Yalnızca karşısındaki duvara bakıyordu. Köse onun ilgisini çeken yazıya baktı. "Korkunç gelecek biliyorum ama bu yazı gerçek kanla yazıldı." Sara ürperdi. "Kimin kanıyla?" "Çok fazla insanın kanı." Bu yazıyı gördüğü ilk anı anımsayarak kısık bir sesle fısıldadı kutsal cümleyi. "Her yüz maske takar." "Bu ne demek?" Köse dudaklarında bir gülümsemeyle ona döndü. "Görmedin mi Sara?" dedi onun saçını okşarken. "Her yüz maske takıyordu."
devam ediyor 2g önce güncellendi YANGIN YERİ
@talewind
Okuma
557
Oy
79
Takip
6
Yorum
2
Bölüm
25
Mafya kurgudur. Aşk, işkence ve argo kelimeler bulunur.
tamamlandı 3g önce tamamlandı POSE ÇETESİ: TUTSAK
@redelf
Okuma
68.67k
Oy
2.03k
Takip
488
Yorum
403
Bölüm
53
Çete liderinin, öldürmek üzere yanlış kızı kaçırmasıyla başlayan ve herkesin kaderinin değişiminin hikayesi...
devam ediyor 4g önce güncellendi GÖLGENİN KALBİNDE
@golgeninkalbinde
Okuma
944
Oy
372
Takip
29
Yorum
242
Bölüm
11
“Gözlerinin karanlığı, geceden daha derindi. Benim masumiyetimle onun günahları bir araya geldiğinde, ortaya çıkan tek şey bir yıkımdı .Ve bu yıkımın ortasında ben vardım...” Doğunun kurallarıyla , Batının karanlık sokakları kesiştiğinde; aşk kanlı bir savaşa mı dönüşecek, yoksa kalplerdeki tek sığınak mı olacak? Aşkın en derin yaralarıyla birlikte, ihanetin gölgesi, tutkunun ateşi ve masumiyetle günah arasında sıkışıp kalmış ruhların hikâyesi...
devam ediyor 6g önce güncellendi KARANLIK İÇİNDE
@betulbasndrglu
Okuma
433
Oy
86
Takip
17
Yorum
217
Bölüm
26
Sen mi karanlığın içindesin? Yoksa karanlık mı senin içinde?
devam ediyor 1h önce güncellendi Yılanları Uyandır!
@mrs.lilith
Okuma
22
Oy
19
Takip
6
Yorum
3
Bölüm
3
Adal kelimelerin kadınıydı. Yazmak onun nefesiydi, ta ki bir dostun ölümü o nefesi kesene kadar. O günden sonra her sayfa bir mezara, her cümle bir ağıta dönüştü. Kelimeler ondan kaçtı; o ise bu kez yakalamaya bile çalışmadı. Günden güne sessizleşti. O sessizlik sadece kelimeleri değil, Adal’ın içindeki kadını da susturuyordu. Bir gün, o sessizliğin labirentine biri girdi. Alaz Merih Karan. Sıradan olmanın yanından bile geçemeyecek bir psikologdu Alaz. Sözleri sadece insan zihninin kapılarını açmıyor, aynı zamanda ruhun en karanlık dehlizlerini de aralıyordu. O kapıların ardında insanın değil, uyanışın sesi yankılanıyordu. Adal, Alaz’ın karanlığına çekildikçe bir dünyanın değil, kendi doğasının kapısını aralıyordu. Ve Alaz, o labirente girdiğinde yalnızca Adal’ı değil, kadim bir sırrı da uyandıracaktı. Sahra’nın Kliniği. Orada Tanrı’nın unuttuğu kadınlar nefes alıyordu. Hava, geçmişle bugünün arasına sıkışmış dualar kadar ağırdı. Hepsi bir hikâyenin, bir lanetin ve bir devrimin parçasıydı. Adal’ın dostunun ölümüyle çıktığı bu yol, onu insanlığın unutulmuş köklerine, ateşin efendisine ve yılanların diline götürdü. Orada öğrendi: Kadın yasla değil, ateşle arınır. Bu sadece bir kadının değil, bütün kadınların uyanışının hikayesidir. Adal’ın doğumu sancılı, uyanışı unutulmaz olacaktı. Ve o gece, hiçbir dua işe yaramayacaktı. Dolunay yükseldiğinde, tüm dünya tek bir cümleyi hatırlayacaktı: “Yılanları Uyandır.”
devam ediyor 1h önce güncellendi ORFEUS'UN 47. Sfrangısı
@hayat_huzur_ruh_
Okuma
4
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Ayliz gözlerini açtığında Barlas’ı tanımıyordu… Ama kalbi tanıyordu. Adını hatırlamayan bir kadının, bir adamın kokusuyla titremesi… Dokunuşuna nefesi kesilmesi… Onu görür görmez içindeki o tuhaf “tamamlanma hissi”— mantıklı değildi. Barlas ise her şeyi biliyor gibi bakıyor, ama hiçbir şey söylemiyordu. Ayliz her “Biz kimdik?” dediğinde Barlas sadece gülümsüyordu: “Önemli olan… yanımdasın.” Ama bazı geceler Barlas’ın fısıltılarını duyuyordu: “Henüz hatırlamıyor.” Ayliz kaçtıkça Barlas’ın koluna çekildi, Barlas sustukça Ayliz’in kalbi bağlandı. Ve Ayliz fark etti: Bilmediği bir geçmiş, Barlas’a her dokunduğunda bedeninde kıvılcım oluyor; anlam veremediği bir sıcaklık kabarıyordu. Sanki Barlas bir zamanlar ona “ev” olmuştu. Sanki ruhu, onunkini daha önce bulmuştu. Sanki unuttuğu bir söz, hâlâ göğsünde atıyordu. Ama anılar geri döndükçe… Ayliz’in hissettiği aşk kadar güçlü başka bir şey daha vardı: Karanlık. Geceleri gözlerinin önüne gelen yabancı ışıklar… Fısıltılar… Ve bir çocuğun çığlığı. Ayliz her “Bu neydi?” dediğinde Barlas’ın yüzü biraz daha soluyor, gözlerindeki o korku biraz daha büyüyordu. Sanki Ayliz hatırlarsa… sadece kalbi değil, kaderi de değişecekti. Belki de unutmak, bir korunmaydı. Belki de aşk, en tehlikeli hafızaydı. Belki de Ayliz ve Barlas’ın hikâyesi… çoktan yarım kalmış bir yerden yeniden başlıyordu. Ve tek bir gerçek vardı: Ayliz, Barlas’tan uzaklaştıkça nefes alamıyordu. Barlas’a yaklaştıkça ise… gölgeler uyanıyordu.
devam ediyor 2h önce güncellendi BEYAZ KARANLIK
@c0nstellati0n_1
Okuma
25
Oy
1
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
9
🤍🌑 "Adalet bazen hakla bazen kanla yazılır." ... "O avukat sendin." dedi, maskesinin altından bakarak. Evet, en başından beri bendim. "Sende o hakimsin, dimi?" dedim, maskemin altından. ... Yolda yürürken, markette alışveriş yaparken, arabada, trafikte, tatilde... insanları her yerde görürüz, değil mi? Peki bu insanları ne kadar tanırız? Gündüz güneşinde adliyede adaleti sağlamakla yükümlü iki insan, gece ay yükseldiğinde karanlık işlere bulaşan iki kişi. Avukat Liana Lazavera. Hakim Hadeon Sokolov. Tanrıça. Ölüm meleği. Beyazın içinde gizlenen karanlık, en parlak yüzlerin ardında saklanır. Ve o karanlık seni içine çekmek için bekler... ... KİTABIN TÜM HAKLARI BANA AİTTİR. ÇALINMASI HALİNDE GEREKLİ YERLERE BAŞVURULACAKTIR!
devam ediyor 2h önce güncellendi BENİM İÇİN AĞLA Kİ
@vagicinaes
Okuma
579
Oy
327
Takip
23
Yorum
146
Bölüm
27
Kadınların yok edilmeye başlandığı bir dünya burası. Masallar yok, acı var. 30 yıl önce kadınlar tek tek öldürüldüğünde küçükken onu kurtaran, gündüz bile gölge oluşturabilen gizemli bir örgüt tarafından bir seri katile dönüştürüldü. Lakabı Tenebris oldu. Görevlerinden birinde yolları bir adamla kesişdi. Düşmanlıkla başlayan ilişkileri zamanla aynı safta yer almalarıyla değişti fakat Tenebris aşkın düşmanca olduğunun farkındaydı. En büyük örneği öz annesinde görmüştü. Amacı kadınları tekrar hayata kazandırmak ve kız çocuklarının öldürüldüğü bu sisteme son vermek olan Tenebris, her kadının içinde umutla, sabırla yaşamayı dilediği bir aşka sahip olacağını nereden bilebilirdi? ... Bu hikayede geçen olay, kişi, yer ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup hikaye tamamen ütopik bir dünyada geçer.
devam ediyor 2h önce güncellendi ARDIL EJDERİN YAKUTU
@belkibaskayasamda
Okuma
21
Oy
21
Takip
7
Yorum
44
Bölüm
5
O, Karasoy imparatorluğunun gömdüğü kızdı lakin ölü olarak bilinen ama şimdi babası Şerif Karasoy`dan hem annesinin hem de ablasının intikamını almak için yetistirilen Yakut`un kusursuz intikam planı, yolunun tehlikeli, acımasız ve bir o kadar da çekici düşmanı Ejder`le kesişmesiyle alt üst olur.
devam ediyor 2h önce güncellendi MÜREKKEP VE KÜL
@salakmisincemilegh
Okuma
31
Oy
15
Takip
3
Yorum
8
Bölüm
3
Mürekkep, Kaderi Mühürler. Yeraltı dünyasının en asi dövme sanatçısı Aras, Konsey`in acımasız kurallarına karşı kaçar. Bileğindeki dövme, onu hem av hem de avcı yaparken, altın gözlü bir sır, onu karanlık tünellerde beklemektedir. Ya kuralı kabul edip Mühürleyici olacak, ya da bu şehirde kül olup kaybolacak. > Ne kaçış ne de pazarlık vardı. Sadece savaş…
devam ediyor 2h önce güncellendi Aykara
@fsnmsnfnfn
Okuma
68
Oy
4
Takip
9
Yorum
0
Bölüm
4
Yitip, giden canlar. Akıp, Albayrağı süsleyen kanlar... Yıllar önce aileleriyle beraber şehadet şerbetini içen bir tim. Göktürk timi. Çevirdik sayfaları. Geldik bugüne. Tim Göktürk. Abilerini, ablalarının izinde. Onların savaştıkları ile savaşmak için kuruldu. Operasyon adı: Bozkurt. Kurtuluşun destanı. Bu sefer masal değil kanla yazılacak olan bir gerçek. Bir operasyon hangi gerçekleri ortaya çıkarabilirdi? Tim Göktürk`ün ilk baskını kafalarında ki soru işaretlerini arttırmıştı. Gizem DALKILIÇ. Göz renginin huzurlu yeşili vardı. Vardı ama gözlerinde huzur yoktu. Güneşin parlak sarı rengini taşıyordu saçlarının her bir tutamında. Ama hayatında ışık namına bir şey yoktu. İstediği tek şey ölmekti. Çünkü kendi masumiyetinin yükü omuzlarına ağır geliyordu. Bu tamamıyla timin görevini anlatan bir yazım değil. Bir kız çocuğunun kurtuluşunu yazacak bir destan.
devam ediyor 3h önce güncellendi DALYA
@lefila
Okuma
81
Oy
35
Takip
6
Yorum
4
Bölüm
16
Korku en büyük silahtır ve herkes bu silahı bir gün kendine sıkmak zorundadır. Çünkü ilkler her zaman korkuyu,korku acıyı acı ise hüsranlar çıkarır ortaya. "İlk darbe herzaman ilke atılır." "Zamanla ise o ilk hep çürük kalır" "Arkadaki ise sadece izleyici kalır" Normal bir hayatı olan Eliz Erber bir gün ansızın çiçek ve not alması ile hayatının düzeni yavaş yavaş değişmeye başlar ve ortaya yeni sırlar çıkmaya başlar ama çıkan sırlar,yaşanılan olaylar bazı duygulara engel olamaz . "Güneş yıldızlar görünsün diye batar. Karanlık ışığın olsun yolun hep aydınlık olsun yıldız çiçeği"
devam ediyor 3h önce güncellendi VÂVEYLÂ: AÇIK YARALAR | ASKERÎ DİSTOPYA
@nedenkineeee
Okuma
118
Oy
37
Takip
17
Yorum
172
Bölüm
2
Rusya ile olan bir savaş esnasında esir düşen yüzbaşı ve getirildiği krallık tesisi. Krallığa, yıllardır esir olmasına rağmen başkaldırır; çünkü bir sebebi vardır: Hedefindeki her şeyi ve herkesi elde etmek. Bazen dış bir güçle, bazense kendi iç gücüyle savaşırdı insan. İki savaş da bizi bir harabeden çıkmışızcasına yorar; hatta bazen üzer, ağlatır, diri diri gömerdi. Savaşlar hiçbir zaman mutlu son yazmazdı. Savaş, yalnızca ölümden önce bize verilen son haberlerdi. Hayatım savaşlarla, çöküntülerle, harabelerin içinde yaşamaya çalışarak geçmişti. On sekiz yaşından küçük, reşit olmayan bir kızın içmesi yanlış görülürken kimse, daha o reşit dahi olmadan içen kızın ne yaşadığını, yıllardır annesiz babasız büyüdüğünü; daha da kötüsü, anne babasının kim olduğunu bilmeden yaşayan bir kızın on sekiz yaşına girmeden bu kadar acıyı, yükü taşımasının ne kadar doğru olduğunu sorgulamıyordu. Demiştim ya, benim hayatım hep hapisti. Bir gün ise o karanlık zindanların birinde attığım acı dolu çığlık, birinin beni yıllar sonra duymasını sağlamıştı. Belki bu yüzden bir daha asla konuşamayacak, sesli gülemeyecektim; fakat sesimi birisi duymuştu. Geride kalan her şey gereksizdi... O asker, hayatıma iyi ki girmişti. ✈︎ "Bir şeyler anlatsana," dedi, yanan ateşi izlerken. Alevler odada titrek gölgeler oluşturuyor, yüzünü hem aydınlatıyor hem de karanlık bir sır gibi saklıyordu. Gözlerinde fırtınalı bir sessizlik vardı; canı yanıyordu belki de. Kemikli yüzüne kaçamak bir bakış attım, parmaklarım titrekçe birbirine dolandı. Ona dokunmak istedim, yapamadım. Çaresizlik içimi kavurdu. Ağır ağır başımı kaldırdım, kaşlarımı çattım ama dudaklarım istemsizce büzüldü. "Neden ki?" dedim, kendi sesim kendi içimde yankılanıyordu. "Hem hep ben anlatıyorum, hiç susmuyorum. Biraz da sen anlat." Gülümsedi ama bu gülümsemesi sahici bir tonda değildi. "Kafamdaki sesleri susturmaya ihtiyacım var," dedi, sesi yarı alçak, yarı ciddi. "Konuş o yüzden, sürekli konuş. Sen konuşunca susuyor herkes." Duraksadım, içimde bir boşluk hissiyle. Ateşin dans eden hareleri, kalbimdeki karmaşayı yansıtıyordu. Kelimeler boğazımda düğümlenmişti. Onun yüzünden oluyordu fakat onu da görmekten vazgeçemiyordum. "Konuşacak bir şeyim de kalmadı ki artık, K," diye fısıldadım, nefesim kesiliyordu. "Olsun," dedi, yumuşak bir mırıldanışla. "Sen ne bulduysan anlat bana. Susma yeter ki, V." Uyarı: Bu kitap yoğun gerilim, korku ve dramatik olaylar içerir. Bazı sahneler tedirgin edici, tetikleyici olabilir. Küçük yaş grupları arkadaşlarımızın okuması kesinlikle tavsiye edilmez.
devam ediyor 3h önce güncellendi IŞIK VE KARANLIK
@yagzeliiiiwww
Okuma
5.64k
Oy
780
Takip
199
Yorum
585
Bölüm
12
Bizim yaşadığımız, sıradan sandığımız bu dünyada… anlam verilemeyen, tüyler ürpertici olaylar yaşanmaya başlar. Karanlık Orman’da, bedenleri paramparça olmuş, üzerlerinde tuhaf ısırık izleri taşıyan insanlar art arda bulunur. Herkes panik içindedir. Uzmanlar, yetkililer ve halkın büyük bir kısmı, bunun doğaüstü bir varlık belki de bir vampir saldırısı olduğuna inanmaya başlar. Ancak toplum ikiye bölünür: Bazıları bunun gerçek olduğunu savunurken, bazıları da bunun geçen yıl yaşanan benzer olaylar gibi bir kurmaca, bir dikkat dağıtma planı olduğuna inanır. Onlara göre bu dehşet senaryosu, ülkede büyüyen kaosu perdelemek için hazırlanmış bir oyundur. Fakat insanlar gerçeğin tamamını bilmektedir. Çünkü ormanın içinde sadece dişler değil, pençeler de kol gezmektedir. Isırıklar sadece vampirlerden değil… Ay ışığında şekil değiştiren, kurt adamlardan da kalmıştır. Ve asıl gerçek... çok yakında, herkesin gözlerinin önünde ortaya çıkacaktır.
devam ediyor 3h önce güncellendi Karanlığın Ülkesi
@halye_tan
Okuma
15
Oy
6
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
5
“Yeni bir ülkede, güçlü ailelerin gölgesinde olan Alya, sırlarla dolu bu dünyada kendi yolunu bulmak zorunda.”
devam ediyor 3h önce güncellendi SİSLER SARAYI
@lonelevia
Okuma
3
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Karanlığın ve sisin esiri olan Kuzey topraklarında güç Romanov ailesinin lanetlenen soyuna geçmişti. Artık güç Çar ailesinde değildi. Ülkede ve kıtada hakkında sayısız dedikodu olan lanetli Romanov ailesi, lanetini bir güç gibi kullanıyordu. Kuzey ile savaşa giren herkes lanetli Romanov ailesinin ne kadar güçlü olduğunu biliyordu ama bilmedikleri şey; güney topraklarından bir kızı anlaşmalı evlilik için neden istediğiydi. Hem de hanedan kanı taşıyan bir Paşa kızını.
devam ediyor 3h önce güncellendi Karanlığın Öbür Yüzü
@thetuana
Okuma
2
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Geçmişiyle geleceği arasına sıkışıp kalmış bir kadın. Rüya Kara. Hayır. Hayal Akdağ. O şimdi kararlı, güçlü bir kadındı. Yazgısını silmiş yeni bir kalem alıp sil baştan yazmıştı. Geçmişini silmiş ve intikam uğruna her şeyi yapabilecek kadar gözünü karartmıştı. Yıllarını vermişti bir intikam uğruna. Çocukluğunun faili için. Ama bu savaşta masum kalmaya yer yoktu. Ya Rüya, Hayal`i öldürecekti. Ya da Hayal, Rüya`nın masum ruhuna baskın gelecekti. Ya ölecekti ya öldürecekti. Rüya ölmeyi, Hayal öldürmeyi seçti. "Vedalar her zaman masallardaki gibi kötü sonlanmaz. Tam tersine her şeyin başlangıcı olur belki de..."
devam ediyor 4h önce güncellendi VEZA
@lilufer
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
Yeraltının iki yüzü vardı: Biri karanlığın efendisi Gölge… Diğeri kanın sessiz hükmedicisi Kara Leydi… Veza… Kanla kurulan bir dengeydi. İhanet ise teraziyi bozan tek gerçek. Denge bozuldu. Artık herkes bedelini kanla ödeyecek
devam ediyor 1a önce güncellendi Bir sabah güneşi
@kelebekolamayantir
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Aybüke üniversiteyi bitirip hemşire olmuştur.Aybüke geçmişini unutmaya çalışarak yaşamına devam etmeye çalışırken bir gün hastaneye yarasına pansuman yaptırmaya gelen Yaman,Aybüke`nin unutamadığı ve hala sevdiği eski sevgilisidir.Yaman`da Aybüke ile geçirdiği ayrı zamanların suçlusu olarak kendini görmektedir ve Aybükeyi görünce onu hala sevdiğini fark eder. Yaman her ne kadar Aybüke ile eskisi gibi olmayı istese de bir yandan da Aybükeyi karanlık geçmişine çekmek istememektedir. Aybüke`de ise bazen gururu aşkının önüne geçer ve artık ikisininde bir karar vermesi gerekir.
devam ediyor 4g önce güncellendi Onun Adı Ölüm | Mafya & Katil
@dauphine
Okuma
33
Oy
11
Takip
6
Yorum
76
Bölüm
1
Öleceği güne kadar, hep savaşacaktı. O ölemezdi, ama öldürebilirdi. Kan için savaşacaktı. Karanlık yuvasıydı. Karanlık onun savaş zırhıydı. Karanlık ölürse, o da ölürdü... Karanlığı yaşatacağına yemin etmişti. Karanlığı yaşatacak, ölümü gösterecekti herkese. Angerona, ölümü tattıracaktı herkese. Lanetini herkese sürecekti. Bu dünyanın adaleti Angerona`ydı. Angerona, dünyaya adaleti getirecek. Kötülere lanetini sürecek, karanlığı büyütecekti. En sonunda adı ölüm ile anılacak. Bu dünyadan kıyamet olarak geçecekti. Angerona, tahta karanlığın meleği olarak geçecekti. Ares, öldü. Angerona, lanetlendi. Dünya yıkıldı. Herkes öldü. Dünyayı ayakta tutanlar lanetlendi. Bu lanet bir ömür sürecekti. Lanetin bittiği gün, Angerona tekrar dünyaya hükmedecekti. Kızıllığın içindeki ölüm, karanlığın içindeki mezar; lanetli kadın, Valeria His.
devam ediyor 1a önce güncellendi GECE KUŞU
@imsevvald
Okuma
2k
Oy
576
Takip
39
Yorum
286
Bölüm
27
|SERİ KATİL KURGUSU| Yükselen ay kendini sana verince karanlığın ışık kaynaklı olmadığını anlayacaksın. Erdem, ailesine bakabilmek için üniversitesini dondurmuş bir kızdır. Hayatını kazanmak için, bir marketin gece vardiyasında çalışmaya başlar. Ancak her şey, devamlı müşterilerinden birisinin alışverişlerine kayıtsız kalmasıyla, farklı bir yönde ilerler.
devam ediyor 1a önce güncellendi NYXARA (GECENİN TANRIÇASI)
@asekya
Okuma
15
Oy
6
Takip
2
Yorum
8
Bölüm
5
Karanlığın hüküm sürdüğü bir evrende, zaman neredeyse unutulmuş bir efsane gibi akar. Gecenin hiç sona ermediği bu topraklarda, ne güneş doğar ne de sabahın serinliği hissedilir. Burada ışık bir hayaldir; gökyüzü, ebedi bir geceyle mühürlenmiştir. Ay yalnızca gözlemlenir, asla gülümsenmez. Yıldızlar ise fısıltılarla konuşur, görenin değil, duyanın kalbine dokunur. Bu hikâyenin kalbinde bir tanrıça vardır — ama bildiğiniz tanrıçalardan değil. Onun gelişiyle çiçekler açmaz, dualar kabul edilmez. O bir lütuf değil, bir yankıdır; geçmişin, pişmanlığın ve kadim gücün yankısı... Gece onunla nefes alır, karanlık onunla vücut bulur. Güzelliği büyüleyici, ama yaklaşanı sarıp sarmalayan bir keder de taşır. Ne tam bir kurtarıcıdır, ne de bir yok edici. O, sınırda duran bir denge; hem yaratır, hem tüketir. Yanında bir koruyucu vardır. Onunla yeminle bağlı, ama içinde hâlâ insanlıktan bir kıvılcım taşıyan biri. Belki bir zamanlar sıradan bir ölümlüydü; belki bir sözle, bir bakışla sonsuza dek değişti kaderi. Ama şimdi, gözlerinde hâlâ bir geçmiş saklı. Tanrıçanın gölgesinde yürürken, aslında en çok kendi iç karanlığıyla savaşıyor. Ve bu dünya... Suskun şehirler, zamanın unuttuğu sokaklar, taş duvarlara hapsedilmiş anılarla dolu. Her kapı ardında başka bir sır saklar. Bu evrende hiçbir şey göründüğü gibi değil. Ve bazen, en parlak parıltılar bile en derin karanlığın içinden gelir. Bu hikâye orada başlıyor. Karanlığın kalbinde. Unutulan bir evrende. Ve belki... seni de içine alacak.
Loading...