[ aşk ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 38dk önce güncellendi Ne oluyor ya?!
@ebrarkizginn
Okuma
12.3k
Oy
732
Takip
60
Yorum
53
Bölüm
47
Hayat`ın bir gün yanlışlıkla duyduğu telefon konuşmasının hayatını değiştirmesi..
devam ediyor 2s önce güncellendi ASKER Mİ ?
@hissizyazar
Okuma
29.31k
Oy
3.45k
Takip
582
Yorum
2.07k
Bölüm
11
" Bu hata ikimizi de yakar, yüzbaşı." dedim. "Hatamızda yanmaya hazırım, doktor hanım." Bu hatada yanacaktık; birimiz kurtulacak, diğerimizse küle dönecekti. Askeri , Platonik karışık gel oku pişman olmayacaksın. Kitabımın hakları tamamen bana aittir. Kitabımın kopyalanması , çalınması durumunda yasal işlem başlatılır.
devam ediyor 2s önce güncellendi KÜLLERİNDEN AYDINLIK
@velor_lamiaa
Okuma
206
Oy
19
Takip
3
Yorum
12
Bölüm
17
Hayat iki çizgi arasındaydı. Doğum ve ölüm. Başlangıç ve bitiş. Arada geçen süreye yaşam denirdi. Yaşamın hayat olması için iyi şeyler yaşamak gerekirdi. Geriye küllerin kalsa dahi küllerinden doğmak lazımdı. Küllerinden doğmak anka kuşuna özelse, anka kuşu olmak lazımdı… Ben küllerinden doğacaktım, küllerin karanlığına karşı aydınlık olacaktım. İçimdeki karanlık karadeliğe rağmen yaşayacaktım. Hayat buysa, ben seve seve göğüs gerecektim. Bu da benim karanlığımı aydınlığa çevirme hikayem…
devam ediyor 2s önce güncellendi Notalar ve Barut
@sazendeerke
Okuma
20
Oy
6
Takip
0
Yorum
4
Bölüm
5
"İnsan, en çok güvendiği notadan vurulduğunda anlar; hayatın aslında sessiz bir çığlıktan ibaret olduğunu." Maya için dünya, piyanosunun tuşları ve boynundaki kolyenin sessizliği arasındaydı. Hırçındı, mağrurdu ve kendi zirvesinde tek başınaydı. Ama bir gece, o pırıltılı sahneler karanlığa gömüldü. Alkışların yerini barut kokusu, duaların yerini ise namluların soğuk nefesi aldı. Şimdi perde kapandı ve sahne bitti. Maya artık sadece şarkı söyleyen o kadın değil; fırtınanın tam kalbinde, her biri birer gölgeye dönüşmüş adamların arasında kendi varlığını korumaya çalışan bir direniş. Kendi sesini silah seslerinin arasında bile kaybetmemeye kararlı bir ruhun hikayesi başlıyor. Peki sen, bu karanlıkta kaybolmadan Maya’nın hırçınlığına eşlik etmeye hazır mısın?
devam ediyor 2s önce güncellendi ÇİKOLATA KADAR AŞK: yarı texting
@raabiiscee
Okuma
156
Oy
39
Takip
7
Yorum
53
Bölüm
10
17 yaşında ki Nehir YKS senesinde ki bir öğrenci olarak kendini derslere kapatmış kalbini de hayatına zarar vermemesi adına çikolataya kaptırmıştı. Biraz da İnstagram var tabi. Okulunda ki popülerliği sayesinde instagram da tanınan Nehir’in hayatı ev-okul ve instagram arasında gidip geliyordu. Ta ki o güne kadar… Bir anda yabancı numaradan aldığı mesajla çakılan Nehir’in önünde iki seçenek vardı. Ya her zamanki gibi hemen abisine koşacaktı bu duruma karşı. Ya da bu sefer kendi çözecekti bu durumu… 05*********: Çikolata güzeli, istediğin kadar görüldü at mesajlarıma. Sen bana cevap verene kadar pes etmeyeceğim. *Bu kişiyi engellediniz*
devam ediyor 3s önce güncellendi Hayatımın Askeri
@maviyimmm
Okuma
430
Oy
34
Takip
16
Yorum
5
Bölüm
7
Doktor olan Aylin sönmez vurularak gelen yüzbaşı Alparslan Türk ün aneliyatını yapıp biteceğini zannederken aslında onun olur...
devam ediyor 3s önce güncellendi Kayıp Bağlar
@mavi_sonsuz210
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
Aşık olduğum kişiyi öldüre bilir misin? Onlar yapamadı. Ne Anka öldüre bildi. Ne de Doğu. Onlar yarı düşman yarı aşıktı. Ama birgün hiç beklenmeyen oldu. Anka öldü. Sonsuz uykusuna daldı dediler. İnanmadı Doğusu. "Gene gelip bende doğacak o! " Dedi herkese. Başardımı sizce Doğu, Ankası küllerinden yeniden doğdu mu? İlgini çektiyse biz "Kayıp Bağlar," Ailesiyiz armıza sende katıl.
devam ediyor 4s önce güncellendi Nereye Kadar? (Texting)
@narodik
Okuma
29.78k
Oy
3.24k
Takip
127
Yorum
1.92k
Bölüm
144
Sinan okulun asi ruhu. Kuralları hiçe sayan, kimseyle yakınlık kurmayan, kendi dünyasında kaybolmuş bir genç. Ve Çolpan , okulun onur listesinde adı yazılı olan birincisi. Dışarıdan kusursuz görünen ama içten içe bambaşka hayaller kuran bir kız. Aynı koridorda yolları kesiştiğinde, ikisinin de hayatı değişmeye başlar. Bir yanda düzen, disiplin ve beklentiler… Diğer yanda özgürlük, başkaldırı ve bilinmeyenler… Peki, kurallarla dolu bir dünyada hayallerine ne kadar tutunabilirsin? Ve bir kalp, görmezden gelmeye çalıştığı duygulara ne kadar karşı koyabilir?
devam ediyor 5s önce güncellendi GEÇMİŞİMİZ
@murathanhayrani
Okuma
2
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
ikimizinde geçmişiyle sorunları vardı ve o sorunlar elbet bir gün karşımıza tekrar çıkıcaktı
tamamlandı 5s önce tamamlandı KARANLIĞIMDAKİ DÜŞMAN
@bluedaisy.92
Okuma
349
Oy
101
Takip
13
Yorum
11
Bölüm
57
Hikaye Mardin de başlıyor. Kara ailesi birbirine düşman. Geçmişte yaşanan aşk büyüklerin yüzünden birbiriyle düşman oluyorlar. Sonra evlatları oluyor hikaye o zaman başlıyor. Birbirine aşık olan gençler düşman olduklarını bilmiyorlar düşman olduklarını öğrendiklerinde onlara ne olacak aşklarını etkileyecek mi? Aileler evlatları için düşmanlıklarından vazgeçecekler mi? Bartu ne gibi süpriz bekliyordu. Bartu alaz ın abisi olabilir mi? Öyle alaz ne yapacak. Bu durum alaz la efsunu nasıl etkileyecek Efsunla alaz kavuşabilcekler mi yoksa yarım mı kalacak Hayatlarına başkalarıyla mı devam edecek.
devam ediyor 5s önce güncellendi Aşk Bir Kavga Çeşididir
@amatoriceyazar
Okuma
17
Oy
14
Takip
0
Yorum
5
Bölüm
6
Aşk, bazen bir saç çekmesiyle nükseder; bazen olası hakaret sözcükleriyle... Beste ve Arda, aşkı hırpalayan iki gençtir. Bu hikayede aşkın da aslında bir kavga çeşidi olduğunu okuyacaksınız.
devam ediyor 5s önce güncellendi Ömrüm…
@_moonhealing_
Okuma
2.62k
Oy
344
Takip
12
Yorum
74
Bölüm
79
Bir aşk düşünün... Dünüm... Bugünüm... Yarınımdır... Bir aşk düşünün... Yakıp yıkmıştır uğruna... Kül etmiştir... Bir Melek vardır... Varlığıyla tüm karanlıkları aydınlatan... Tüm kötülükleri iyiliğiyle pir-ü pak eden... Sen safir gözlü güzel Meleğim... Benden vazgeçme... Fatih Koralp Sezin&Alara Çetinoğlu Bu onların hikayesi
devam ediyor 5s önce güncellendi Karam
@sadeceyaziuom
Okuma
898
Oy
137
Takip
36
Yorum
123
Bölüm
9
En yakın arkadaşımın yeni numarası hoşlandığım çocuğun çıkarsaa???
devam ediyor 5s önce güncellendi Döneceksin Diye Söz Ver
@melinogut
Okuma
312.89k
Oy
26.46k
Takip
3.12k
Yorum
9.03k
Bölüm
38
"Üsteğmen... Evlensen ya benle." Dört kelime. İki hayatı bilinmez bir oyuna sürükleyen dört kelime. Peri`nin sığınacak bir liman ararken tutunduğu tek adam. Ve Mahir`in aklını susturup kalbini dinlemek zorunda kaldığı tek kadın.
devam ediyor 5s önce güncellendi Başka Bir Hikaye
@brimadeks
Okuma
4
Oy
3
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
3
Aylin Amansız`ın kayboluşunun ardından iki yıl geçmişti. Onun tek ve en yakın arkadaşı Batı Kaymakçı hayatına devam etmeye çalışırken, kendisini davet eden büyülü bir ışık onu yuttu ve farklı bir diyarda geri tükürdü. Buraya ne ya da kim tarafından çağırıldığını bilmese de Batı`nın hedefi belliydi: Arkadaşının izlerini takip edecek ve halının altına süpürülmüş bir macerayı gün yüzüne çıkaracaktı. Depresif şövalyeler, kibirli büyücüler ve lanetlenmiş karanlık lordlar ise bu yolda karşılaşacağı şeylerden yalnızca birkaçıydı.
devam ediyor 5s önce güncellendi SIR KADAR YAKIN (TEXTİNG)
@lavin_e_b
Okuma
4.71k
Oy
741
Takip
55
Yorum
528
Bölüm
20
" Ben sevmeyi de sevilmeyi de senden öğrendim Meleğin Kızı..." Birce`ye aniden bir mesaj gelir Gelen mesaj anonimdir Hayatı değişir Bakalım bu değişikliğe sebep olan kim...
devam ediyor 5s önce güncellendi SON VURGUN
@mrs.senorite
Okuma
1.68k
Oy
102
Takip
20
Yorum
8
Bölüm
22
“Fısıltılar, en sessiz anlarda duyulur.Hayatın görünmeyen köşelerinde saklı duygular, beklenmedik karşılaşmalar ve kalbin sessiz çarpıntıları.. Cumhuriyet Savcısı ve Fısıltı Timi`nin birlikte yürüttüğü o görev. “O halde…” dedi, sesi bu sefer daha ciddi çıktı. “Hazır mısın?” “Hazırım,” dedim.
devam ediyor 6s önce güncellendi FUKAMİTE: Kanlı Geceler
@enetherion
Okuma
711
Oy
360
Takip
7
Yorum
60
Bölüm
24
Dayanamıyorum, bu ızdıraba artık dayanamıyorum. Kaç kez öldüm? Kaç kez geri döndüm? Her seferinde biraz daha fazla acı, biraz daha az insanlık. Adım Atilla. Bir sabah gözlerimi açtığımda kendimi tanımadığım bir dünyada, tanımadığım bir bedende buldum. Ölüm döngüsüne hapsolmuşum. Kılıçla kesiyorlar, yakıyorlar, boğuyorlar, parçalıyorlar… Ve ben her seferinde aynı yere, aynı ana geri dönüyorum. Ama bu kez farklı bir şey var: Hatırlıyorum. Her ölümü, her çığlığı, her damla kanı hatırlıyorum. Abim yanımda öldü. Alya beni kurtarmaya çalışırken gözlerimin önünde eridi. Felix… Felix artık insan değil. Ve ben? Ben her döngüde biraz daha karanlığa gömülüyorum. Bu dünya beni kırmaya çalışıyor. Jutsu, Lilith, kristaller, yasak kitaplar, lanetli kılıçlar… Hepsi benim için burada. Hepsi beni sonsuza dek bu cehennemde tutmak için. Ama çok yakında öğrenecekler: Ölüm artık benim lanetim değil. Silahım. “Bir daha öldüğümde, bu sefer gülerek öleceğim. Çünkü bu kez sıra onlarda.” ⚠️ Uyarı: Bu hikâye sizi rahatsız edecek. Bazı bölümler okurken nefesiniz tutulacak. Bazı ölümlerden sonra kitabı kapatıp bir süre bakmak istemeyeceksiniz. Ama kapatamayacaksınız. Çünkü Atilla bir kez daha gözlerini açtığında, siz de onunla birlikte geri döneceksiniz. #darkfantasy #ölümdöngüsü #isekai #acımasız #kanveintikam Hazırsan, döngü başlıyor. Hoş geldin. Bu sefer kim ölecek?
devam ediyor 6s önce güncellendi Çilekli Süt🌷{Texting}
@esmeryazarrrr
Okuma
4.44k
Oy
373
Takip
416
Yorum
205
Bölüm
2
Herkesin bilmesi gereken bir şey varsa o da her numara salladığınızda 1,95, yunan tanrısı, mafya ya da hayranlıkla baktığımız kaslı erkeklerin denk gelmediğidir!!
devam ediyor 6s önce güncellendi PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu)
@gunes16hayal
Okuma
3.84k
Oy
374
Takip
78
Yorum
72
Bölüm
26
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!"
devam ediyor 6s önce güncellendi SESSİZ KALP
@helinowys
Okuma
60
Oy
20
Takip
6
Yorum
63
Bölüm
3
Eflal, çocukluğunda babası yüzünden aile nedir bilmiyordu. Babasının demesi gibi; onun kalbi siyah, soğuktu. Bu kalp yalnızca çocuğu gibi gördüğü öğrencilerine açıktı. Öğretmenliğinin ilk dönemlerinde Hakkâri’ye atanmıştı Eflal. Şanslıydı; arkadaşı orada doktordu ve beraber kalıyorlardı. Fakat bilmedikleri başka bir şey de vardı: Hakkâri’de herkesin dilindeki o “Gölge Timi”… Sessizce, aynı bir gölgeymiş gibi hareket ederdi o timdeki herkes. Fakat kim bilebilirdi, teröristlerin onlara bir pusu kuracağını? İyi okumalar…
devam ediyor 6s önce güncellendi ZELDEM
@bitterimrjn
Okuma
54
Oy
12
Takip
15
Yorum
16
Bölüm
2
Töre ile Başlayan Aşk Gözlerim dolu, dudaklarımda bir titreme ve soluğum kısık bir şekilde Demir’in gözlerinin içine baktım. “Zelal!” Konuşmasına izin vermedim. Canım çok yanıyordu. Babamı kaybedeli daha üç ay olmuştu. Babam, benim bu dünyadaki tek zayıf noktamdı. Onun ölümüyle büyük bir boşluğa düştüm. Bu süreçte herkesten, her şeyden uzak kaldım. En çok da gözlerimin içine acı bir tebessümle bakan sevdiğim adamdan… “Yaklaşma, Demir… Kurbanın olayım, bırak beni. Görmüyor musun? En büyük acıyı sana çektiriyorum.” Dedim, acı içinde çıkan sesimle. Nefes alışım göğüs kafesime batıyordu. Benim gibi acı içinde kıvranıyordu. Yüzünde üzgün, bakışlarında kırgın bir kıyamazlık vardı. Bir iki adımda yanıma yaklaşıp kolları arasına alıp sıkıca sarıldı. Bu da en büyük yıkılışım oldu. Çığlıklarla ağlamaya başladım. Kollarımı sırtına dolayıp parmaklarımı ince gömleğinin üzerinde tenine batırdım. “Nasıl senden vazgeçmemi istersin? Gözümün önünde eriyip gitmene nasıl izin veririm? Senin bir gözyaşına canımı veririm. Mardin’i bırak, bütün dünyayı yok ederim.” Dedi, başımı göğsüne yasladı. Saçlarımı okşayıp en derin öpücüklerini bıraktı. Sevgisini her öpücükle mühürlüyor, acımı dindirip sevgisiyle sarmalıyordu. “Boşanalım.” Boğuk çıkan sesimle bana sarılan vücudu kaskatı kesildi. Göğüs kafesi şişti ama beni geri bırakmadı. Kollarından sıkıca sarılmış duruyordum. “Yanlış bir… yanlış duydum, değil mi?” Kendini duyduğu şeye ikna etmek istiyordu. Kollarını gevşetip bir adım geri çekildi. Bakışları yüzümde oyalandı. Gözlerime bakan kehribar gözleri büyük bir yıkımla bakıyordu. “Boşanalım mı dedin?” Sesi yüksek çıkmadı belki ama acı dolu bir haykırıştı.
devam ediyor 6s önce güncellendi AMADEYİ EMRİNE BERDEL
@aytengul
Okuma
11.48k
Oy
897
Takip
183
Yorum
96
Bölüm
18
"Bir kere ya, bir kere! Bir kere de ben dediğimi yapın lan! Bir kere! Dişimi kıracağım, sizin gibi lavuklar ancak bana rast gelir zaten. Şerefsizler." Asabım bozulmuştu. Neymiş efendim, şirket hisselerinin birçoğu evli ve çocukları olan abilerime verilecekmiş! Bok yerler... Ben sağ olduğum müddetçe, kimse benim olanı alamaz. O kadar! Sandalyeye daha da yayıldım, başımı ellerimin arasına alıp soluklandım. Daha şirketin yolunu bilmeyenler, bana ahbaplık kesilmekten başka bir şey bilmiyorlardı. Oysa ki ben canımı dişime takıp gece gündüz çalışmıştım. Onlar ortalıkta fink atarken, ben ter döküyordum. Onlar gece kulüplerinden çıkmazken, ben kendi çabamla yolumu çiziyordum. Onlar her gece bir kadının koynunda uyurken, ben iyi bir geleceğim olsun diye didiniyordum. Ben koskoca Kenan Azadoğlu’yum. Buraların hiçbirine yapmamıştım, yapmayacaktım da. Babam ağa olmasına rağmen, ben kendi şirketimi kurmuştum. Babamın şirketi iflas etmişken, benim şirketim her geçen gün biraz daha ihtişam kazanıyordu. İlaçlarımı içmeliydim. Doktor, ilaçlarımı ihmal edersem durumumun kötüye gideceğini açıkça söylemişti. Sakin olmalıydım. Daha 26 yaşındayken felç kalmak isteyeceğim son şeydi. Maazallah başıma bir şey gelse, beni ortadan kaldırmak için ellerinden geleni yaparlardı. Hele o Kezban cadısı... Kimseye fırsat vermeden, ilk o beni cehenneme yollar. Şeref yoksunu bir insandan farksızdı. Kimseye bir hayrı dokunmayan, aile dağıtan bir kadındı. Kadın demek bile kadınlara hakaretken, bu kadın, ortada namuslu rolü kesip göz boyamaktan başka bir bok bilmiyordu. Yedi aylık hamile annemi merdivenlerden itmiş, annemin ölümüne sebep olmuştu. Üstelik kardeşim de o olay yüzünden erken doğmuştu. Kezban yüzünden, güzeller güzeli can parçam Canan’ım tekerlekli sandalyeye mahkûm kalmıştı. Telefonum titrediğinde aramaya baktım. Can parçam arıyordu. Derin bir nefes alıp hızla kendime geldim. Onu üzmek, isteyeceğim son şeydi. Telefonu açtığımda Canan bıcır bıcır konuşmaya başlamıştı bile. Canan: Ağabeyim, nasılsın, iyi misin? Ben: Güzelim, can parçam, sen iyi misin? Canan: Abi, benim canım çiğköfte istedi. Geldikten sonra bana ellerinle çiğköfte yapıp yedirir misin? Ben: Can parçam, lafı mı olur? Ağabeyin değil miyim? Yaparım tabii. Sen iste, konağı ateşe bile veririm. Kıkırdadı Canan: Ağabeyim, sen iyi ki varsın yaa... Yine lafları uzatarak konuşuyordu. Biliyordu ki, en sevdiğim şeydi. Ben: Ağabeyin kurban olur kuzuma. Merak etmeyesin. Erken geleceğim. Sen şimdi git, bir iki bir şeyler ye. Aç kalma sakın. Canan: Ağabeyim, beni hiççç merak etmeyesin. Benim karnım yıla basa dolu. Sen gelene kadar da yerim. Ben: Yiyeceksin tabii. Ağabeyin boşuna çalışmıyor yaa. Canan: Canım ağabeyim, sen hiç merak etme. Ben senin kazandığın paraları çatır çutur yiyorum. Bugün de mağazaya gitmeyi düşünüyorum. Ben: Can parçam, hava sıcak. Sağlığın etkilenmesin. Canan: Ağabeyim, ben iyiyim. Hem tek çıkmayacağım. Korumalar da yanımda olacak. Ben: Elbette ki olacaklar. Boşuna para vermiyorum. Şöyle bir karı kız peşine düşmesinler de, yanında adam gibi dursunlar. Canan: Ağabeyim, sen hiç merak etme. Senin korkundan, bir milim bile benden uzak durmuyorlar. Ben: Can parçam, ben kartına para atacağım. Gönlünce harca, gez dolaş. Sağlığına dikkat et. Bu arada başka diyeceğin yoksa kapatmam lazım. Canan: Ağabeylerin bir tanesi, canım ağabeyim... Sen merak etme. Ben: Hadi sağlıcakla. Canan: Bye bye. Telefonu kapatır kapatmaz Cihan’ı aradım. Cihan ve Cahit… Aradığımda her zamanki gibi uzun süre çalmasını bekledim. Beşinci çalışta açılan telefonla bir an duraksadım. Normalde pezevenk onuncu çalıştan önce açmazdı, şaşırdım. Ben: Alo. Cihan: Buyur ağam, hayrola? Ben: Canan elbise falan alacak. Yanında durun. Cihan: Ağam etme eyleme... Canan Hanım mağazaya gitti mi çıkmıyor, bir de akşam olmadan dönmüyor, bilirsin. Ben: Cihan, oraya gelirsem topuklarından asar, yarım saatte bir kafanı suya sokarım. Dediğimi yap. Cihan: Ağam, emrin ola. Ben: Ha şöyle, adam ol. Ha bu arada, Cihan, kaşın gözün oynamasın. Cihan: Ağam, benim kaşım gözüm ne zamana oynamış? Tessüf ederim. Ben: Cihan, Cahit’i sana  düz getirip yan sokmadan dediğimi yap de. Cihan: Emrin olur ağam. Telefonu kapatıp işime odaklandım. Bu ayki kazançlar epey yükselmişti. Ancak boşa harcayacak zamanım hiç yoktu. Elimdeki dosyaları alıp teker teker okumaya ve imzalamaya başladım. Hiçbir evrakı gözüm kapalı imzalamazdım. Zamanında yaşadığım tatsız olaylar, bu konuda titiz davranmamın en büyük sebebiydi. Küçüklüğümden beri tek isteğim, biricik kız kardeşimin her isteğini yerine getirmekti. Annemin yokluğunda ona en iyi şekilde bakıp, iyi bir hayat yaşamasına olanak sağlamak için elimden geleni yapıyordum. Elimdeki dosyalara gömülüp projeyi incelemeye başladım. Dosyada, gelecek vadeden bir projeye gözüm takıldığında dudaklarımda hafif bir gülümseme oluştu. Tamamen doğa dostu ve düşük maliyetle hayata geçirilecek bu proje, epey para edecek gibiydi. Hemen önümdeki telefonu aldım ve asistanımı aradım. Sen: Alo, Sezin. Bana müdürü çağır. Sezin: Tamam efendim. Telefonu kapattım, gözümü tekrar dosyaya çevirdim. Kısa süre sonra Cemil Bey kapıyı tıklattı. "Gel," dedim. İçeri çekingen adımlarla girdiğinde, karşı koltuğu işaret ettim. "Fire Oranlarını Azaltma Projesi" başlıklı dosyayı önüne bıraktım. Gözümle “bak” der gibi işaret ettim. Dosyaya göz attığında ona döndüm. "Güzel iş," dedim. Bunu beklemiyor olacak ki, şaşırdı. "Efendim, beğenmenize sevindim," dediğinde, hafifçe güldüm. Yüzüne baktım. "Bir de sen açıkla bakalım projeyi," dedim. Bana bakıp hızla konuşmaya başladı: Cemil: “Bu çalışmanın amacı, üretim hattında meydana gelen firelerin sebeplerini analiz ederek, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve fire oranlarının düşürülmesine yönelik sistematik öneriler sunmaktır. Bu proje sayesinde: Maliyetler azaltılacak, Kaynak israfı önlenecek, Üretim verimliliği artırılacak ve Kalite standardı iyileştirilecektir.” Yüzüne baktım. "Aferin," dedim. "Efendim, beğenmenize çok sevindim. İnanın, güveninizi sarsmayacağım," dedi. "Bak," dedim, sesimi biraz alçaltıp sertleştirerek, "Bu proje iyi sonuç vermezse, bu belgeleri sana yediririm." Yutkundu. "Tamam efendim," deyip odadan çıktı. Saatler sonra gelen telefon aramasıyla hızla ayağa kalktım. Arayan Canan’dı ve sesi korkmuş gibiydi. Canan: Ağabey, hemen eve gel! Ben: Ne oldu canım? Bir şey mi oldu? Canan: Abi... Yaren Abla, Dağdelenlerin oğluyla kaçmış! O an yerimde donakaldım. "Osalak kızın böyle bir şey yapacağı belliydi," dedim dişlerimi sıkarak. Canan: Ağabey... Berdel kararı aldılar! Bu söz, kafamın içinde dönüp duruyordu. Bir an sustum. Canan’ın sesi beni kendime getirdi. Canan: Ağabey? Ben: Kime berdel istiyorlar?! Canan: Sana, ağabey... Boğazımdan öfkeyle gelen bir homurtu koptu. Ben: Nasıl olur bu?! Canan: Vallahi ağabey, Dağdelenlerden Burhan Ağa, kızını kolundan tutup evin önüne attı bile. Berdelin olmama gibi bir ihtimal kalmadı, herkes sus pus! Ben: Olmaz. Sertçe ve kararlı bir şekilde söyledim. Canan: Vallahi abim, gelmelisin. Hemen gel! Ortalık çok karıştı, çok! Hemen yerimden kalkıp hızlı adımlarla yürümeye başladım. Odadan çıkıp asansörün önüne geldiğimde, düğmeye bastım. Asansör hızla geldi. Biner binmez dakikalar içinde aşağı indim. "Hemen arabamı getirin!" dedim. Dakikalar sonra araba gelirken hızla kapısını açıp bindim. Emniyet kemerini bile takmadan aracı sürmeye başladım. Ellerim titriyordu. Birinin benim adıma karar vermesi, en nefret ettiğim şeydi. Böyle bir kararın da ancak Kezban cadısının başının altından çıkacağı belliydi. Trafik ışığının kırmızıda yanmasına aldırmadan geçtim. Çıkacak ceza, gram umurumda değildi. Konağın önüne geldiğimde, arabayı hızla kenara çektim ve indim. Koşar adımlarla konağa girdim. Yerde ağlayan bir kız, görüş alanıma girdi. Üstü başı toz toprak içindeydi. Üstelik giysilerinde kan lekeleri vardı...
devam ediyor 6s önce güncellendi RAKKASE
@probablymedusa
Okuma
3.54k
Oy
328
Takip
120
Yorum
67
Bölüm
15
Bir rakkase ve bir asker. Bazı aşklar sahneden izlenmez... yaşanır, yakar, tüketir. Meyhanenin loş ışıkları altında dans eden bir kadın... Her adımında geçmişin gölgeleri, her tebessümünde içi kanayan bir sır. Ve o gece, izleyen kalabalığın arasında gözlerini ondan alamayan bir adam... Bir asker. Ne dans planlıydı o gece, ne kader. ------- RAKKASE. All Rights Reserved
devam ediyor 6s önce güncellendi BÜCÜR (Tamamlandı)
@gotten_bacakli
Okuma
35.64k
Oy
4.2k
Takip
269
Yorum
1.77k
Bölüm
44
Siz: Allah belanı versin senin Siz: serçe parmağını masanın köşesine vurursun inşallah Siz: tuvaletteyken peçete kalmasında bokunu peçetenin kartonuyla silmek zorunda kal Siz: Dünya ters dönsünde everest dağı bir yerlerine montelensin Siz: O kadar boyun var zeka sıfır Çınar: Ne pluyo ln • Kantinde onu ezen çocuğa mesaj atan Zuhal, sonrasında Çınar`ın onu merak edeceğini nereden bilebilirdi? Not: Küfür ve argo içerir
Loading...