devam ediyor 4s önce güncellendi
Eski zorbam patronum mu?
@nese_kaynagibiri
Okuma
16.38k
Oy
2.14k
Takip
161
Yorum
1.51k
Bölüm
32
Yine taş atıldı ve yine! Hangi gerizkali atıyor demiyecektim çünkü kapımda bir gerizekalı vardı e oda Yağız gerizekalısıydı.
Anlaşılan bir kere ıslanmak yaramamış kıçıma. Sinirle muhteşem düşümden gerçek hayata dönmenin siniriyle camı açtım. Bir de ne göreyim!
Bu gerizekalı Yağız ATEŞLERLE
AFFET BENİ, SEVİYORUM SENİ
YAZMIŞ!!
Çılgın bilemem neleri yüksek! Kesinlikle delirmişti. Ben cama çıkınca şarkı başladı.
Gülden Karaböcek; senden özür diliyorum
Ellerine uzanarak,
Dizlerine kapanarak,
Ben affını sığınarak,
Senden özür diliyorum.
Ellerine uzanarak,
Dizlerine kapanarak,
Ben affına sığınarak,
Senden özür diliyorum.
Küçük çaplı bir şok geçirirken bütün mahalle inliyordu ayrıca eşlik de ediyordu deli herif! Eğer yanlış görmüyorsam ağlıyordu.
Senden özür diliyorum..
Senden özür diliyorum,
Senden özür diliyorum...
Ve yeni bir şarkı açıldı. Ama sanırım müzik listesi vardı.
İbrahim Tatlıses; özür diliyorum senden
Açıldı. Bu ne kadar arabesk ve doksanlar biliyormuş ha..
Ne kötülük gördün benden?
Ölürüm, vazgeçmem senden,
Suçum neydi söyle zalim?
Özür diliyorum senden.
Ve şarkı devam ederken o da söylemeye devam ediyordu. Babam bu sefer evdeydi ve kesinlikle Yağız`ı vuracaktı.
Buna asla izin vermezdim. Katiyyen, asla olmazdı. Kesinlikle olmayacaktı çünkü izin vermiyorum. Babamın hapse girmesi ve benim babasız kalmam için daha erkendi. Ya da çok gençtim. Her halde Yağız tek çizik alsa sülalemizin soyunu sopunu sikerlerdi. Babası her ne kadar bizim yanımızda ponçik olsa da az çok onun nasıl bir adam olduğunu biliyordum.
Artık bütün mahalle kalkmış ya camdan sövüyor, birşeyler fırlatıp duruyor, ya da bana şu deliyi alıp gitmem için yalvarıyorlardı. Çiğdem abla ve kızı kuduz ısırmış gibi kıpkırmızı olmuşlardı.
Acaba gidip baksa mıydım? Hayır kurumu değildim ama onların kesinlikle salça kıvamına gelmesi iyiye işaret değildi.
Bu sırada öldürücü bakışlarıma rağmen, gözlerini gözlerimden ayırmayarak şarkısını söylemeye devam ediyordu. Kimseyi de siklemiyordu.
"Deli misin sen!? Kapat su sesi ve söndürün, Yağız söndürün ba-" derken şarkı değişti.
Söndürün kalbimi,
Gidiyor gönlümün efendisi,
Durdurun onsuz yapamam artık
Harbi psikolojik sorunları vardı!
"Deliyim ama sadece sana! Bu ateş de sönmeyecek; benim kalbim nasıl yanıyorsa ben de bu mahalleyi yakarım ulan!!" Diye bağırdı aklı dengesi yerinde olmayan oksijen israfı.
O sözlerini bitirince bir anda kolunda ki saate baktı ve aynı saniyelerde havai fişekler patladı. Birbiri ardına patlayan havai fişekleri yetmezmiş gibi evimizin tam karşısı oldukça geniş boş arazinin tepesinde ise jet geçti yazıyla!
AFFET BENİ SEVGİLİM, NEFESLERİM HARAM OLDU
yazıyordu. Romantik falan değildi bu düpedüz salaklıktı! O jet havai fişeklerin arasında kalp çizdi ve arkasında ki dumanı ile imzasını bıraktı.
Artık gözüm seğiriyordu, babam nerdeydi! Lan yoksa... Bu babama bir şey yapmış olmasın! Sikerdim ecdadını. -Yalan. Slaak, mal, orangutan demek disinda bir bok yapamazdım-
"Kapat şunu, gerizekali!!" Diye çığırdım. Zaten herkes uyanmıştı, ben de bağırsam sorun olmazdı herhalde.
"Aşağı gelirsen kapatırım. N`olursun sadece bir kere dinle, giderim buradan."