devam ediyor 4s önce güncellendi
Bungou Stray Dogs — SEVGİLİ KIZ KARDEŞİM (ANİME FANFİCTİON)
@marissashainna
Okuma
5
Oy
2
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
!!NOT!!: Sınırlı kaynaklar ve kişisel nedenlerden dolayı bu kitap tasarımı yapay zeka kullanılarak oluşturulmuştur. Mevcut durumum için anlayışınıza teşekkür ederim.
☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆
BU FAN KURGU`MU İNGİLİZCE OLARAK AO3`DE, WATTPAD`DE VE WEBNOVEL`DE UYGULAMALARINDA DA YAZDIM.
♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
Gözlerimi ilk kez tanımadığım bir yerde açtım.
Tavanlardan acımasız beyaz ışıklar yanıyordu. Soğuk metal duvarlar, karmakarışık kablolar ve bulanık sıvı dolu tuhaf kapsüller etrafımı sarmıştı. Çıplak tenime keskin bir soğukluk değiyordu ama korku hissetmiyordum.
Hiçbir şey hissetmiyordum.
Sanki duygularım daha oluşamadan çalınmıştı. Kaybolmuştum… ama o kadar boştum ki “kaybolmak”ın ne anlama geldiğini bile anlayamıyordum.
Gökyüzü neydi ki…? İlk gördüğümde o sonsuz derinliğini kavrayamamıştım. Ağaçlar, kuşlar, hayvanlar ve insanlar aynı engin mavinin altında yaşıyordu. Gülüyor, ağlıyor, korkuyor ve seviyorlardı. Gerçekten yaşıyorlardı.
Peki ya biz?
“Biz de onlar gibi olabilecek miyiz, abi?” diye bir keresinde sessizce sormuştum. “Onlar bizi diğerleri gibi ayırmayacaklar… değil mi?”
O zaman sesimin neden titrediğini anlayamamıştım.
Şimdi anlıyorum.
En küçük umut bile en çok acıtan şey olabiliyor.
Ne de olsa… biz daha en başından beri başarısızlıktık.
• ────── ● ────── •
**Özet:**
Marissa, Chuuya’nın küçük kardeşidir. İkisi de soğuk bir laboratuvarda doğup büyütüldü; insan olarak değil, deney olarak görüldüler. Özgürlük, aile ve normal bir hayat onlar için neredeyse yabancı kelimelerdi.
Bir gece zincirlerini kırmaya karar verdiler. Tek bildikleri dünyadan kaçtılar; kendi kaderlerini kendilerinin belirleyebileceği, gerçek bir insan gibi yaşayabilecekleri bir hayat için.
Ama dışarıdaki dünya hayal ettiklerinden çok daha acımasızdı. Geçmişlerinden gelen avcılar onları durmadan kovalarken, iki kardeş hayatta kalmak ve “insan” olmanın ne demek olduğunu anlamak için mücadele ediyordu.
Marissa için bu yolculuk bir kendini bulma hikâyesine dönüştü. Yolda dostluk, ihanet, kayıp, fedakârlık ve kardeş bağı gibi duyguları tattı. Ama bazı sırlar her şeyi paramparça edebilecek güce sahipti.
Kardeş sevgisi, acı gerçekler ve fedakârlık üzerine kurulu bu hikâyede Marissa ve Chuuya, kendilerine dayatılan kaderi kabul etmek yerine kendi yollarını çizmeye çalışıyorlar.
Çünkü kafesten kaçmak yetmez.
İnsanı insan yapan, doğduğu yer değil, nasıl yaşamayı seçtiğidir.