[ Gerilim ] - Kitap Listesi
devam ediyor 9s önce güncellendi MASKELENMİŞ SESSİZLİK
@sessizyazar241208
Okuma
21
Oy
6
Takip
2
Yorum
12
Bölüm
3
Kadınlardan nefret eden bir katil.... Ünlü oyuncu Aras Budağın katil yolculuğuna hazır mısınız?
devam ediyor 9s önce güncellendi Ayık Mıyım? |Texting|
@vixenileyasa
Okuma
146
Oy
42
Takip
18
Yorum
554
Bölüm
4
Kitabın şarkısı: Aşkı harcamının seksen yolu. 𓇢𓆸 Altı çocuk altı aynı kader Aynı uygulama aynı alışkanlıklar Ve çocukluklarından beri yanlarında olan bir gölge; Gölge kim mi? Gölge hayatını kendi kendine öldüren çocukların zihnini yönelten zihinsel bir baskı. Eğer onu gözüsünüzde kötü görürseniz beyniniz ona inanmaz ve sonuç olarak iyi yola çıkamazsınız. Unutmayın! Gölgeden kaçış yok. Sizde onlarla aynı kaderi yaşamak istemezsiniz.. Değil mi?
devam ediyor 10s önce güncellendi MAFYA
@busra_200
Okuma
916
Oy
43
Takip
12
Yorum
15
Bölüm
21
#ATEŞ VE MİRA # " Babamın borcu benim esaretim oldu. Ateş`in karanlığında kaybolurken, Yaman`ın ışığına tutunmaya çalıştım. Ama bu dünyada kural basitti: Ya av olurdun ya da avcı. Ben Mira... Kendi hikayemde başrol müydüm, yoksa devlerin oyununda bir piyon mu? Aşkın nefretle, sadakatin ihanetle sınandığı o noktadayız."
devam ediyor 13s önce güncellendi KANLI HANÇER
@mavisinci
Okuma
45
Oy
14
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
8
Kitapa başlama tarihi : 07.12.25 💫 Ben de hızlıca başımı salladım. Uraz`ın yüzünde aynı gülümseme peyda olunca"Peki... hadi sana bir ödül. Nerenden vurmama sen karar vereceksin." dedi. Bu adamın bir psikopat olduğunu gerçekten kabul edecektim. Cevap vermeyince Uraz sinirlenmiş olacak ki"Tam 10 saniyen var! Ya cevap verirsin ya da ben senin beynini dağıtırım!" dedi. Hemen başımı sallayıp onu onayladım. Vücudumun neresini seçsem daha az canım acırdı ki.Ben bunları düşünürken Uraz geriye doğru saymaya başladı "10... 9... 8..." diyerek devam ediyordu. Sanki çok normal bir şeymiş gibi bunu benden istiyordu. Aslında buna şükredebilirdim; beynimin dağıtılmasındansa daha iyi bir yer bulabilirdim. En son Uraz "3, 2, 1" dediğinde, ben de hızlıca verdiğim kararı söyledim "Kolumdan... kolumdan vur!" Sesimi duyması için iki kat daha yüksek söylemiştim. Uraz alaycı bir şekilde "Kolundan biraz sıkıcı ama madem kolundan istiyorsun, tamam." dedi. Silahı koluma dayadığında gözlerimi sıkıca kapatıp kurşunu bekledim. Kolumu sıkarak acının gelmesini bekledim ama silah patladığında acı kolumda değildi. Bacağımdaydı! O keskin acıyla birlikte kendimi yerde buldum. Soğuk kar artık tüm tenimdeydi ve beni gerçek anlamda üşütüyordu. Bacağımdan çıkan sıcak kırmızı kan, beyaz karın üzerinde bir leke gibi duruyordu. Ve bana üstten bakan Azrail`im.Beni böyle görmek intikam ateşini harlıyordu; bana daha kötü acılar çektirmek istiyordu. Uraz, tek dizi üzerinde dururken kulağıma yaklaştı"Unutma küçük tavşan kurttan dost olmaz." Son duyduğum şey bu olmuştu. Sonrası zifiri karanlık ve acıydı.
devam ediyor 16s önce güncellendi Geri Sayım Sessizliği
@miusa123
Okuma
508
Oy
352
Takip
30
Yorum
326
Bölüm
7
Suskunluğun zayıflık olduğunu sananlara, o onun silahıydı. Adli tıp uzmanı Ahsen Göksu işinde kusursuzdu. Duygusuz değil, kontrollüydü. Soğuk, değil hesaplıydı. En azından herkes öyle sanıyordu. Altı ay önce işlenen dört farklı cinayete bir yenisi daha eklenince bunun bir tesadüf olmadığını anlamışlardı. Dava baş komiser Bora Yaman Arasın önüne düştü. Ve orada dikkatini bir şey çekmişti. Hepsinin bileğinde tek bir sembol, hepsi tek bir hamle ile ölmüş ve hepsini tek bir kişi öldürmüştü. Ama bunu herkesten önce biri fark etmişti. Bazen sessizlik bir zayıflık değil, bir korunma buçimiydi.
devam ediyor 16s önce güncellendi CAMDAN KAFES (MAFYA/BERDEL KURGU)
@melenizim
Okuma
10
Oy
7
Takip
2
Yorum
15
Bölüm
1
"Bazı hapishanelerin parmaklıkları yoktur; sadece şeffaf, soğuk ve kırılması imkansız bir camdan ibarettirler." Sera için hayat, kontrol edilebildiği sürece katlanılabilirdi. Ağır ilaçların uyuşturduğu zihni, aslında bir satranç ustasından daha hızlı çalışıyor; çevresindeki her insanı birer zayıflık abidesi olarak kodluyordu. Ancak bir sabah, bu camdan dünyası sarsıldı. Yıllardır süren kan davasının bedeli olarak, rakip ailenin tek varisi olan Yekta’ya "berdel" olarak verildiği açıklandı. Yekta; adı gibi tek, kuralları gibi sert ve karanlık bir adamdı. O, bu evliliği sadece toprağını ve gücünü korumak için kabul etmişti. Karşısında boyun eğecek bir kurban beklerken; elinde ilaç şişeleriyle malikanesine giren, daha ilk dakikadan itibaren evdeki herkesin sırlarını bir bir dökerek otoritesini sarsan Sera’yla tanıştı. Sera bu eve teslim olmaya gelmemişti. O, Yekta’nın inşa ettiği bu karanlık imparatorluğu, en küçük tuğlasından başlayarak analiz edip yıkmaya gelmişti. Camdan bir kafesin içinde, iki yırtıcı; biri zekasıyla zehirliyor, diğeri gücüyle kuşatıyor. Kim önce kırılacak? Cam mı, yoksa kalpler mi?
devam ediyor 18s önce güncellendi KÜLLERDEN KALAN
@nissx_
Okuma
0
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Alara, beş yaşında her şeyini kaybettiğini sandı. Bir kaza… bir sessizlik… ve geride kalan cevaplanmamış sorular. Yıllar sonra gerçeğin peşine düşen bir ajan oldu. Ama bazı gerçekler, bulunmak için değil saklanmak içindir. Geçmişin izini sürerken, onu gölgelerden izleyen biri vardı. Çocukluğundan kalan tek şey bir hatıra değil… aynı zamanda bir sırdı. Ve bu sır, hayatını tamamen değiştirecekti.
devam ediyor 18s önce güncellendi SAPLANTI
@mc_dlr
Okuma
926
Oy
600
Takip
7
Yorum
5
Bölüm
30
Kardeşinin ölümüyle parçalanan Jenna’nın hayatı, maskeli bir gecede tamamen değişir. En yakın arkadaşı Sisi’nin gölgesi her geçen gün daha da büyürken, geçmişten kalan sırlar birer birer ortaya çıkar.
devam ediyor 19s önce güncellendi RESIDENT EVIL: KANATLI GÖLGE
@ardakumru
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
3
"Umbrella yıkıldı ama unutulmadı. Onun küllerinden yeni bir kâbus doğdu." 2028, Güneydoğu Asya. Bir biyo-teknoloji şirketi olan Sulong Corporation, Umbrella`nın çalınan verilerini kullanarak yeni bir virüs geliştirir: Lepidoptera-Virüsü (L-Virüsü). Kurbanları önce koza içinde uyur, sonra kanatlı, böcek benzeri mutantlara dönüşür. Filipinler`in uzak bir adasında, eski bir ABD askeri olan Marcus Reyes, karantina altındaki kasabasında mahsur kalır. Karısı L-Virüsü ile enfekte olmuş, kızı ise kaybolmuştur. Marcus`un tek umudu, adaya gizlice giren BSAA ajanı Sofia Rivera ile işbirliği yapmaktır. Ancak Sofia`nın bir sırrı vardır: O da bir zamanlar Sulong için çalışmıştır. Ve adanın altındaki laboratuvarda, L-Virüsü`nün gerçek amacını keşfedeceklerdir: İnsanlığı yok etmek değil, onu yeniden şekillendirmek. --- ANA KARAKTERLER Karakter Yaş Rol Kişisel Çatışması Marcus Reyes 39 Eski Navy SEAL, şimdi balıkçı Karısını kurtarmak mı, yoksa onu öldürmek mi? Sofia Rivera 28 BSAA ajanı, eski Sulong çalışanı Geçmişteki suçlarını affedebilecek mi? Dr. Hiroshi Tanaka 62 L-Virüsü`nün yaratıcısı "Evrim kaçınılmazdır" felsefesiyle hareket eder Luna Reyes 9 Marcus`un kızı Özel bir antikor taşıdığı için hedef alınır General Salvador Cruz 54 Filipinler ordusu komutanı Adanın bombalanması için emir bekliyor
devam ediyor 21s önce güncellendi kaçış yok
@yazar.goksu
Okuma
12
Oy
5
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
5
Jung woojin karanlık tarafından yakalanacak mı
devam ediyor 1g önce güncellendi For Gloria
@quaaresmaa
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
Frank Master, şiddet dolu bir evde yaşayan lise öğrencisidir. Babasının alkol problemi ve ev içindeki sürekli kaos, onun çocukluğunu karanlık ve zor bir hale getirmiştir. Buna rağmen Frank, dışarıdan sessiz, içine kapanık ve sıradan biri gibi görünür; ancak içinde sürekli hayatta kalmaya çalışan güçlü ama yorgun bir genç vardır. Okul hayatı Frank için evine göre daha “katlanılabilir” bir dünyadır. En yakın arkadaşları Jack ve Ryan ile birlikte ayakta kalmaya çalışır. Fakat okulda karşılaştığı zorbalık, özellikle agresif ve baskın karakterli Michael yüzünden giderek artar. Frank’in hayatındaki tek “ışık” Gloria’dır. Başta sadece uzaktan tanıdığı bir kız olan Gloria, zamanla Frank’in kalbinde özel bir yer edinir. Aralarında karşılıklı bir bağ oluşmaya başlar ve Frank ilk kez gerçekten birine bağlandığını hisseder. Ancak bu durum Michael’ın dikkatini çeker. Gloria’dan hoşlanan Michael, Frank’i sürekli zorbalamaya başlar ve onu Gloria’dan uzaklaştırmaya çalışır. İki genç arasındaki gerilim giderek büyür.
devam ediyor 2g önce güncellendi Kuğunun Gölgesi
@4morvella1
Okuma
50
Oy
38
Takip
1
Yorum
22
Bölüm
4
Tshina… bir örgüt mü, yoksa herkesi yöneten tek bir zihin mi?
devam ediyor 2g önce güncellendi "Fayın Fısıldadıkları"(Whispers of the Fault)
@black_011
Okuma
21
Oy
9
Takip
1
Yorum
5
Bölüm
9
Dünyayı sarsacak büyük bir deprem...Peki ya her şey bir anda dümdüz olduğunda gerçek manada kurtulabilecek miydin?
devam ediyor 2g önce güncellendi Katil Mi? Avukat Mı?
@rubysoyaae57
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Sene 2032 Kim babasına acımadan idam eder? işte onunla tanışın; Ekim Türkler asi, saldırgan ve koruma iç güdüsü olduğu kadarda başarılı bir kızdır. Bir gün bir dava ile babasından nefret etmeye başlar. Hiç aşık olmayacağını düşünüyordu. Ta ki o güne kadar...
devam ediyor 2g önce güncellendi SINIRSIZ TAKINTI / SELENE
@thellotus
Okuma
575
Oy
2
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
41
Hiçbir güzelleme yapılmamıştır. Çocuklar için uygun değildir. Karanlık bir yaz kurgusudur. 🌊 Her kirli zihnin, zehir gibi çalışan bir aklı vardır; eğer düşünceleri aklını ele geçirmemişse, onun gerçekte kim olduğunu asla anlayamazsın. Tıpkı arkadaşlarıyla birlikte çıktığı bu tatilde gizli bir takipçi tarafından 7/24 izlenildiğini bilmediği gibi. 🌠 Her karanlık benimseyişi aşk zannedenler, takıntının ne kadar tehlikeli bir şey olduğundan aslında bihaberler. Tıpkı takipçisinin dikkatini çekebilmek için telefonunu saklayıp kaybettim diyerek herkesi suçlaması gibi.
devam ediyor 2g önce güncellendi MAFYA TUTSAĞI MI?
@queenhira
Okuma
21.67k
Oy
1.06k
Takip
129
Yorum
127
Bölüm
35
İntikam için yanlış kişiyi kaçıran "Ares karahan"
devam ediyor 2g önce güncellendi Gecemin Zehri (+)
@rabiayazars
Okuma
30.38k
Oy
2.15k
Takip
436
Yorum
2.56k
Bölüm
35
ilk yazım tarihi 28 Ocak 2022. Revize tarihi ise 9 Ocak 2026. Bir gecede hayatı altüst olan Leyal, kanlı ellerinin ardındaki gerçeği hatırlamaya çalışırken, bilinmeyen birinden gelen tehditkâr mesajlarla daha da karanlığa sürüklenir. Masumiyetle suçluluk arasında sıkışıp kalan Leyal, kimin kurduğu bu tuzağın içinde nefes almaya çalışırken en büyük düşmanının kendi zihni olup olmadığını sorgular. Gecenin zehri bir kez bedenine işledi… Peki, kurtuluş mümkün mü? `Bu bir sır olarak kalacak, merak etme.` `Mesajıma nereye kadar cevap vermeyeceksin, Leyal?` `Katilsin; bunu artık kafana yerleştir.` `Sessizliğe bürünmeye devam et.` `Yarın seni Galata Kulesi`nin orada bekliyor olacağım.` `Bu gece neler yaptığını tekrar gözden geçir :)`
devam ediyor 2g önce güncellendi Dönüş
@nefiseyes
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Efkar Karam hayattaki mücadelesi onu bilmediği dönüşe bıraktı. Düşmanımı yoksa dostumu veya hayattaki duyguları yaşamayan ama o dönüşte Karhan Sarp Duman ile aşk yaşar Efkar Karam bir boksör maçına giderken yolda araba kazası yapar ve çarptığı araba karşı rakibi Karhan Sarp Duman. İşte Dönüş hikayesi
devam ediyor 2g önce güncellendi Karanlığın Merhameti
@yazaresra
Okuma
28
Oy
11
Takip
1
Yorum
6
Bölüm
6
“Defne’nin kırılan hayatı, Aras’ın karanlık dünyasıyla kesiştiğinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.” “Unutmayın… en karanlık insanlar bile bir zamanlar yaralanmış olanlardır.” “İki Hayat, Tek Kader: Defne Yıldırım & Aras Karaca”
devam ediyor 2g önce güncellendi CİNAYET
@_yagmurrrrr_
Okuma
96
Oy
39
Takip
5
Yorum
88
Bölüm
11
Bazı insanlar suçludur. Bazıları ise kurbandır. Ama nadiren biri... Hem katil, hem kurban, hem de tanık olur.
devam ediyor 2g önce güncellendi HAYAT KIRIKLIĞI / ÖLÜ RUHLAR
@karamelgibikalp
Okuma
7
Oy
6
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
2
HAYAT KIRIKLIĞI/ÖLÜ RUHLAR Geleceklerini inşa edecekleri bir okul projesi için yola çıkan sekiz lise öğrencisi, bu yolculuğun hayatlarını temelinden sarsacağından habersizdi. Konakladıkları otelin tuhaf atmosferi, onları merakla heyecan arasındaki o ince çizgide yürütürken, bir gece yarısı sadece bir efsane sandıkları Asansör Oyunu`nu bir deli cesareti ile oynamaya kara verdiler. Katlar arasında ritmik bir kaosla ilerleyen bu oyun, fiziksel dünyayı geride bırakıp zihnin en karanlık köşelerine açılan tekinsiz bir geçide dönüştü. Gece yarısı asansörün metal kapıları son kez açıldığında, gerçeklik kaybolmuş ve ekip parçalara ayrılmıştı . O boyutu gören üç kişiden ikisi, gördükleri dehşeti ruhlarına mühürleyerek geri dönmeyi başardı. Ancak içlerinden biri, asansörün aynalarında yansıyan o boşluğa hapsoldu. Onun hapsolduğu yer; yaşarken nefesi kesilenlerin, dünyaya haykıramadıkları bir ah ile bağlı kalanların ve sönmeyen bir kinle beslenen Ölü Ruhlar’ın diyarıydı. Geri dönenler için artık ne o proje ne de gelecekleri eski anlamını taşıyor. Şimdi hayatları, hapsolan arkadaşlarının feryadı ve peşlerine takılan "lanetli" gölgelerin sessizliğiyle ikiye bölünmüş durumda. Kurtarılması gereken bir can mı, yoksa yüzleşilmesi gereken bir intikam oyunu mu bu? Bazı oyunlar bittiğinde, oyuncular artık aynı kişiler değildir.
devam ediyor 2g önce güncellendi KOLPA
@xzulalxz
Okuma
48
Oy
17
Takip
5
Yorum
19
Bölüm
8
Arkadaşının ölümünden sonra, Kolpa bir karar verir. Aslan adındaki gizemli adamı öldürmek zorunda kalacaktır. Nazlı’nın en yakın arkadaşının ölümünden sonra hayatı değişir. Nazlı birden kendini bambaşka bir hayatın pençesinde bulur.Onu takıntı hâline getiren Can peşini bırakmaz ve Nazlı`nın hayatını zindan eder. Onu elde etmek için her yolu deneyecektir.
devam ediyor 3g önce güncellendi SİYAH ZİFİR
@mingsar
Okuma
11
Oy
7
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
1
Feryal Karza, tam on üç yıl önce gece yarısı Diyarbakır’dan kaçmıştı. Arkasında töre baskısını, kan davalarını ve kendi kanından insanların soğuk nefesini bırakarak. O gece abisi Tayfun’un yardımıyla sınırdan geçti, önce İstanbul’a, oradan Zürih’e uzandı. Yeni bir kimlik değil belki ama yeni bir hayat kurdu. Okudu. Avukat oldu. Sonra yazmaya başladı. Kitaplarında hep o coğrafyayı, karanlık odaları, sessizliğe mahkûm edilmiş kadınların çığlıklarını anlattı. Kimse bilmedi ama onun ilk romanı “Zifir”, kendi hikâyesinin perdelere bölünmüş haliydi. Feryal artık Avrupa’nın dingin sokaklarında yürüyor, töre cinayetleri üzerine makaleler yazıyor, kadın derneklerine danışmanlık yapıyordu. Geçmiş onun için bir dosyaydı – ara sıra açıp baktığı, sonra kilitlediği. Ta ki bir sabah telefon çalana kadar. “Tayfun abin trafik kazasında öldü.” Cenazeye gitmek zorundaydı. Çünkü Tayfun, onun kaçmasına yardım eden tek kişiydi. Ona bir şey olduğunda yanında olacağına dair söz vermişti. Sözünü tutacaktı. Uçağa bindiğinde henüz bilmiyordu: Diyarbakır’a ineceği an, hayatının ikinci kez çalınacağını. Konak. Töre. Zifir. Diyarbakır Havaalanı’ndan çıkar çıkmaz, siyah bir araç yanaştı yanına. İçinden dört adam indi. Feryal ne bağırabildi ne kaçabildi. Bir el ağzını kapadı, bir başka kol beline dolandı. Onu tanıyorlardı. Adını biliyorlardı. “Feryal Karza, hoş geldin. Çelik Demir Bey seni bekliyor.” Çelik Demir Soykırımlı. Diyarbakır’ın en güçlü aşiretlerinden birinin varisi. Sert, acımasız ve törenin demirden yumruğu. Onunla bir kan davası vardı Karza ailesiyle. Tayfun’un ölümü bu davayı bitirmemiş, aksine kanı tazelemişti. Şimdi sıra borcu kapatmaya gelmişti. Ve borç, Feryal’ın bedeniyle ödenecekti. Zorla imam nikahı kıyıldı. Mürekkep parmaklarına sürüldü, imza attırıldı. Feryal’ın “hayır”ı, taş duvarlarda yankılanıp söndü. Birkaç saat içinde avukat, yazar, özgür kadın – hepsi silinip yerine “Çelik Demir’in karısı” yazıldı. Kapatıldığı yer bir malikane değildi. Daha eski, daha karanlık, daha ağırdı. Bir konak. Diyarbakır taşının soğukluğu, avlularındaki ölü ağaçlar, koridorlarına sinmiş yüz yıllık zulmün kokusu. Burası Soykırımlı ailesinin konağıydı. Her taşı, her oyması, her kilidi bir kadının feryadını saklıyordu. Feryal, bu konağın en yeni mahkûmu oldu. Konak, sadece taştan değil, kemikten ve dişten de örülmüştü. Feryal’ın etrafı, düşmanlarla dolu bir orkestra gibiydi. Asude Soykırımlı, Çelik Demir’in annesi. Ellerinde tesbih, dilinde dua, gözlerinde taş kesilmiş bir merhametsizlik. Oğlunun namusunu korumak için kadını ezecek, söndürecek, yok edecek. Feryal’ın saçlarını kendi elleriyle kesecek, suratına tükürecek, “Bu evin gelini susar” diye fısıldayacak. Neslihan Soykırımlı, elti. Yani Çelik Demir’in abisi Cebrail’in karısı. Konağın en sinsisi. Güleryüzlü, tatlı dilli, ama arkasından hançeri çeken. Feryal’a ilk gün yardım edecek gibi görünecek, sonra onu ele verecek. Alaz, Ferah, Lâl – üç yeğen. Alaz, Çelik Demir’in öz yeğeni, babasının izinden giden küçük bir kurt. Ferah, daha genç, daha korkak, içindeki iyiliği bastırmaya çalışan bir kız. Ve Lâl – dilsiz. Konuşamıyor. Ama gözleri her şeyi anlatıyor. Lâl, Feryal’ın konaktaki tek ışığı olacak. Notlar yazıp fırlatacak. “Tayfun öldürüldü” diye fısıldayacak. “Katil evin içinde.” Feryal’ın kendi ailesinden de kimseler konaktan uzak değildi. Mercan Karza, annesi, konağın hemen dışında yaşıyor ama sesini çıkaramıyor. Derya Karza, kuzeni – kıskanç, zehirli. Feryal’ın Avrupa’da okumasını, özgür olmasını hiç affetmemiş. Şimdi intikam vakti. Suat Amca ise farklı: Gözlerinde eski bir suçluluk, belki de kurtuluşun anahtarı. Ve Çetin Karza. Tayfun’un ikizi. Aynı yüz, aynı ses, ama bambaşka bir ruh. Çetin, Feryal’ın kaçmasına engel olan, belki de Tayfun’un ölümüne sessiz kalan o kardeş. Onun konağa gelişi, Feryal’ın kanını donduracak. Feryal konağın karanlık odalarında çürürken, dışarıda üç kadın nefesini tutmuş bekliyordu. Define Yıldırım, Feryal’ın avukatı. Aynı zamanda onun en yakın arkadaşı. İstanbul’da ofisi var, parası var, gücü var. Ama töreyle baş etmek, avukatlık diplomasından daha büyük bir savaş. Define, Feryal’ın kaçırıldığını öğrendiğinde soluğu Diyarbakır’da alacak, kapıları zorlayacak, mahkemelere koşacak. Ama Soykırımlıların avukatı Koray Sondemir karşısına dikilecek – taş gibi, duygusuz, sadece parayı ve gücü tanıyan biri. Ela Karahan, Feryal’ın çocukluk arkadaşı. Diyarbakır’da yaşıyor, konağın nabzını tutabiliyor. Define ile Melek arasında köprü olacak, karanlık sokaklarda not taşıyacak, konağın bahçe duvarına ip bırakacak. Melek Vuslat, gazeteci. Kadın cinayetlerini, töre baskınlarını, zorla evlendirmeleri yıllardır yazan yürekli bir kalem. Feryal’ın haber ağı. Onun sayesinde konağın kapılarına basın çullanacak, televizyonlar konuşacak, belki bir umut doğacak. Ama dışarıdaki en büyük umut, Serhat Akgün adında bir aşiret ağası. Tarafsız mı, kendi çıkarına mı, yoksa gerçekten adaleti mi istiyor? Feryal’ın kaderi onun bir telefonuna bağlı. Feryal konağa kapatıldığı ilk günlerde sadece hayatta kalmaya çalışıyordu. Ama Lâl’in attığı notlar, Tayfun’un ölümünün bir kaza olmadığını fısıldıyordu. Bir gece, Lâl ona Tayfun’un yazdığı bir mektubu ulaştırdı. Mektup, konağın taşları arasına sıkıştırılmış, yıllardır orada bekliyormuş. Tayfun, mektubunda şöyle diyordu: “Feryal, eğer bu mektubu okuyorsan, ben artık yokum demektir. Beni öldüren kazaymış gibi gösterecekler. Ama bil ki, ölümümün tek sorumlusu Çetin’dir. İkizim olabilir ama o bir cani. Feryal’ı geri getirmek için töre kurbanı istiyor. Ben engel oldum. Bedelini canımla ödedim.” Çetin. Kendi ikizi. Kendi kanı. Feryal, mektubu okurken elleri titredi. Çetin, Tayfun’u öldürtmüştü. Sırf Feryal’ın kaçmasına yardım ettiği için. Töre, bir kardeşi diğerine kıydırmıştı. Artık Feryal’ın mücadelesi sadece kurtulmak değildi. Aynı zamanda abisinin katilini adalete teslim etmekti. Feryal, Lâl ve Ferah’la birlikte bir kaçış planı yaptı. Konağın altındaki gizli tünel – Lâl’in çocukluğunda keşfettiği, kimsenin bilmediği bir yol – özgürlüğe çıkıyordu. Gece yarısı yürüyeceklerdi. Ama ihanet her köşedeydi. Derya Karza, kıskanç kuzen, planı Çelik Demir’e sattı. Kaçış gecesi, tünelin ağzında Çelik Demir ve adamları bekliyordu. Feryal’ı dövdüler, sürüklediler, konağın en karanlık odasına kapattılar. Ve ceza olarak – töre usulü – sağ elinin serçe parmağını kestiler. “Bir daha kaçmaya kalkarsan, dilini keseriz. Sonra gözlerini. Töre böyle, Feryal. Sen bunu unutmuşsun.” Feryal’ın çığlığı konağın taşlarında yankılandı. Ama o çığlık, bir uyanışın da habercisiydi. O gece Feryal’ın içindeki “Siyah Zifir” uyandı. Zifir, onun kitaplarında hep karanlığın adıydı. Ama aslında Zifir, bir kadının içindeki hesap soran, yıkmaya hazır, intikam ateşiydi. Artık Feryal kaçmayacaktı. O, konağı yıkacaktı. Konağın içinde Feryal, sessizce yeni bir plan kurmaya başladı. Bu kez tek başına değildi. Ferah, korkusunu yendi. Lâl, konuşamasa da her şeyi anlatıyordu. Hatta yaşlı Suat Amca, yıllar sonra ilk kez konuştu: “Ben tanıklık ederim. Tayfun’u Çetin öldürttü.” Dışarıda Define, Ela ve Melek basını ayağa kaldırdı. “Töre evliliği” haberi ulusal kanallara düştü. Serhat Akgün, aşiret ağası, köşeye sıkıştı. Ya Feryal’ı kurtaracaktı ya da itibarını kaybedecekti. Ve sonunda o gece geldi. Polis baskını, konağın avlusunda Çelik Demir’i kelepçeledi. Asude, Neslihan, Alaz – hepsi gözaltına alındı. Feryal, hastaneye kaldırıldı. Parmağının kesik yerine bakarken ilk kez gülümsedi. Ama en büyük hesaplaşma mahkemede olacaktı.
devam ediyor 3g önce güncellendi DÜZENEĞİN DÖRT YÜZÜ
@seyma_ozkul
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Aysal Çetin için hayat, on yıllık ağır bir depresyonun ardından bir imza ile değişti. İyileşme umuduyla girdiği `Düzenek`, ona huzur yerine ensesine takılan bir çip ve vahşi bir av simülasyonu sundu. Kurallar basit: İtaat et ya da zemin altındaki ızgaralara düşerek parçalan. Ancak "Dört Yüz" lakabıyla uyanan Aysal, sadece bir av olmayı reddediyor. Sis`in tekinsiz varlığı, geçmişten gelen kanlı mektuplar ve bir geri sayımla açılan o ahşap kutu... Oyun başladı. Peki, senin yüzün hangisi?
devam ediyor 3g önce güncellendi Yaşayan Bir Ölünün Hikayesi
@saturnun_halkasi
Okuma
7
Oy
7
Takip
4
Yorum
10
Bölüm
1
☆Bu kitaptaki kişi, olay ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.☆ Laden Karun dışarıdan kusursuz bir hayatın içinde doğmuştu. Her şey normaldi, ta ki 14 yaşında akıl hastanesine kapatılana kadar. Tam 2 yıl orada kaldı ve iyileşti. Yani en azından o iyileştiğini sandı. Ama asıl olan tamamen yaşayan bir ölünün hikâyesiydi. Herkes ölmek ister, hayat dar gelir bazen. Ama bilmezler ki yaşayan bir ölü olmak daha zordur. Yaşayan bir ölünün hikâyesi en ağırıydı.
Loading...