devam ediyor 30dk önce güncellendi
Lâl’in gölgesi
@yazarolmayolundabi
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bazı bağlar vardır; zamanla değil, kaderle kurulur.
Bu hikâye, beş yaşında başlayan bir dostluğun, yıllar içinde aşka, ayrılığa, kayba ve yeniden karşılaşmaya dönüşmesinin hikâyesidir.
Bir kız ve bir oğlan… Çocukluklarını birlikte geçirmiş, aynı evde büyümüş, hayatı yan yana öğrenmişlerdir. Yıllar geçtikçe dostlukları aşka dönüşür; henüz on yedi, on sekiz yaşlarındayken birbirlerine tutunurlar. Ancak bilmedikleri bir gerçek vardır: Oğlanın geçmişi, sandıklarından çok daha karanlık ve tehlikelidir.
Oğlanın ailesi bir aşirete mensuptur. Dedesi, onu kendisinden sonra aşiretin başına geçirmek istemektedir. Fakat anne ve baba, bu kaderi kabul etmez; çocuklarını korumak için her şeylerini geride bırakıp kaçarlar. İzlerini kaybettirirler, yıllarca aranırlar ama bulunamazlar. Ne var ki kader, kaçılan revealerden de güçlüdür.
Çocuk henüz on beş yaşındayken anne ve babasını kaybeder. Yalnız kalır. Yıllar sonra, okuldan mezun olduğu anda dedesi onu bulur ve zorla kaçırır. O andan itibaren oğlanın hayatı tamamen değişir: Soyadı silinir, kimliği yeniden yazılır, geçmişiyle olan tüm bağları koparılır. Arkadaşları onu arar ama bulamaz; o da onlara ulaşmak ister, ancak tehdit edilir. Sessiz kalmak zorunda kalır… sevdiklerini yaşatmak için.
On dokuz yaşında kaçırılır. Dört yıl sonra, dedesiyle birlikte karanlık işlerin içine sürüklenir. Bir çatışmada sekiz kurşunla vurulur. Kurşunlardan biri kafatasında kalır. Hayatta kalır ama bedeli ağırdır: Hafıza kaybı… iki yıl süren bir koma… ve geri dönülmesi tehlikeli bir geçmiş.
Kurşun çıkarılamaz. Geçmişini hatırlamaya çalışması, onu ölüme götürebilecek kadar risklidir.
Uyandığında artık eski o değildir. Zamanla, dedesinin ölümüyle aşiretin başına geçer. Gücü, parayı ve düzeni yönetmeyi öğrenir. Moda sektöründe faaliyet gösteren büyük bir şirketin başına geçer. Hayatını yeniden kurduğunu sanır…
Ta ki onu tekrar görene kadar.
Bir defilede.
Bir manken olarak.
Geçmişten gelen tek isim, tek yüz, tek his.
Ve hikâye…
İşte tam da burada başlar.