[ şehsuvar ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 5s önce güncellendi Şehsuvar Ve Arslan
@lav_an_ta
Okuma
2
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Akşam güneşi avluyu altın rengine boyarken, taşlar üzerinde hafif bir rüzgâr esiyordu. Şehsuvar, iki katlı konaklarının geniş avlusunda yürüyordu. Elinde eski bir kitap vardı, ama gözleri uzaklara dalmıştı. Gözlerindeki derinlik, artık sadece meraklı bir genç kızın değil, çevresinde sözünün dinlendiği, aklı ve zekâsıyla saygı kazanan bir kadının bakışıydı. Arslan, kırsaldaki evinden dönmüştü. Atını bağladıktan sonra avluya girdi. Mavi gözleri, Şehsuvar’ın bal rengi gözleriyle buluştu. Aralarında bir sessizlik vardı; bu sessizlik, yılların birikimi değil, yılların ortak anlayışı ve güveniyle oluşmuş bağın sessizliğiydi. “Akşam rüzgârı serin,” dedi Arslan, ağır ve ölçülü sesiyle. Şehsuvar gülümsedi; gülüşünde artık sadece gençlik heyecanı yoktu, hem zekâsını hem duygusunu yansıtan bir denge vardı. “Serin… ama güzel. Kitaplarımı okuyacak zaman bırakıyor bana,” diye yanıtladı. Arslan bir adım yaklaştı, gözleri Şehsuvar’ın gözlerinde gezindi. “Biliyor musun,” dedi, “senin bu bakışın beni hem düşündürüyor hem de cesaretlendiriyor.” Şehsuvar hafifçe başını eğdi. “Sen de öyle, Arslan… Herkesin yapamadığını yapıyorsun. Gizli projelerin, stratejilerin… benim asla cesaret edemeyeceğim şeyler.” Arslan dudaklarını kıpırdattı, hafifçe bıyığını düzeltti. “Belki de… biz birbirimizi bu yüzden tamamlıyoruz.” O an, avluda gölgeler uzarken, iki kişi sadece birbirine bakmıyordu; geleceklerini, çevrelerini ve hayatlarını birlikte inşa edeceklerini hissediyorlardı. Uzaklarda çocukların sesi geliyordu. Aniden bir gümbürtü koptu; dışarıdan bağırışmalar ve çığlıklar duyuldu. İkisi de şaşkınlıkla birbirine baktı. “Arslan… neler oluyor?” Şehsuvar nefes nefese sordu. Arslan’ın gözlerinde öfke belirdi. “Bodruma inip saklan, Şehsuvar! Hemen! Ben gelene kadar oradan ayrılma. Sana öğrettiklerimi unutma sakın!” Şehsuvar, kocasının dediğini yaptı; kalbi hızla çarpıyordu. Bodruma indi, kapıyı sessizce kapattı ve nefesini kontrol etmeye çalıştı. Avluda Arslan’nın sesi ve dışarıdaki kargaşa birbirine karışıyordu; ama o biliyordu ki, şimdi sadece beklemek ve güvenmek gerekiyordu.
Loading...