[ soğukerkek ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3a önce güncellendi İki Kalbin Kıyameti
@_sekerkizcandy_
Okuma
6
Oy
3
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
1
Her kalbin taşıdığı bir ağırlık vardır. Ama bazı kalpler… Bir canın ağırlığını taşır. Sayra, hayatı boyunca hep susmuştu. Suskunluğu, abisinin yokluğunda daha da derinleşti. Abisi… hayattaki tek sığınağı, en yakın dostu, koruyucusuydu. Ta ki bir gece, o lanetli gecede, onu elinden alan bir kurşunla yıkılana kadar. Ve o kurşunun sahibi… Ilgaz’dı. Ilgaz, karanlığın içinden çıkıp gelen, geçmişi sırlarla örülü bir adam. Soğuk, sessiz ve ölüm kadar sert. Hayatı boyunca ne sevgiye yer verdi, ne merhamete. Yaşadıkları onu bir caniye dönüştürmedi belki… ama bir şeyleri öldürdü içinde. İnsanlığı, vicdanı, kalbinin sesi… Ve şimdi, geçmişinde bıraktığını sandığı o suç, karşısında bir çift gözle yeniden hayat buluyor: Sayra. Sayra, Ilgaz’ın bir zamanlar canını aldığı abisinin kardeşi olduğunu bilmiyor. Ilgaz ise onun gözlerinde kaybettiği masumiyetin gölgesini görüyor. Ve kader, ikisini aynı çatı altına, aynı sırların, aynı yaraların ortasına fırlatıyor. Sayra, abisinin katilini bulmaya ant içmiş bir kadın. Ilgaz, geçmişinden kaçamayacak kadar derinlere gömülmüş bir adam. İkisi de acıyı tanıyor, ama birbirlerini tanıdıklarında… başka bir savaşı başlatıyorlar. Bir bakış, bir dokunuş, bir gece… Hepsi yeni bir hikâyeyi doğuruyor. Ama bu hikâyenin içinde aşk yok. En azından başta. Başta sadece nefret var. Güvensizlik, yıkım, ve tarifsiz bir çekim… Kalbin kabul etmediği ama ruhun inkâr edemediği bir bağ. Ilgaz, Sayra’ya yaklaşmaya başladıkça… içindeki canavarı susturmakta zorlanıyor. Sayra, Ilgaz’a düştükçe… kalbini suçluluk ve kinle boğuyor. Ama gerçekler ortaya çıktığında, artık geri dönülecek bir yol kalmıyor. Çünkü Sayra’nın aradığı katil, çoktan onun kalbine sızmış oluyor. İntikam mı? Yoksa aşk mı? Birini seçmek zorundalar. Ama seçecekleri her yol… kalplerini kanatacak. Ve işte o zaman, “Gerçekler ortaya çıktığında aşk artık bir seçim değil, bir kıyamet olacaktı. Ama ikisi de bunun bir kıyamet olduğunu bilmiyorlardı. Çünkü onlar ne kalplerine söz geçirebiliyorlardı, ne de kalplerini birbirlerinden uzak tutabiliyorlardı.”
devam ediyor 4h önce güncellendi BAKIŞLAR VE BAŞLANGIÇLAR(Yarı Texting.)
@_sekerkizcandy_
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Sera… Küçüklüğünden beri inatçı, tatlı, bir o kadar da duygusal ve minnoş halleriyle herkese kendini sevdiren ama kolay kolay kimseye kalbini açmayan genç bir kadın. 27 yaşında, stil sahibi, gözleriyle gülen, trip atmadan duramayan ama bir o kadar da haklı olduğu noktada geri adım atmayan biri. Ailesiyle birlikte uzun yıllar önce şehir değiştirmiş, arkasında çocukluğunu, anılarını ve birini bırakmış: Toprak. Toprak… 28 yaşında, cool, bazen kaba, bazen romantik, dışarıdan ketum ama içten içe duygularını derin yaşayan biri. Kimi zaman ani çıkışlarıyla tanınsa da gönül almasını bilen bir tarafı var. Çocukluğunu paylaştığı, birlikte büyüdüğü, bazen kavga edip bazen gizlice koruduğu biri var geçmişinde: Sera. Yıllar sonra yolları İstanbul’da kesişiyor. Sera, abisinin yanına kısa süreliğine taşındığında abisinin yakın arkadaşıyla tanışıyor. Tanışıyor ama... Tanıyamıyor. Toprak çok değişmiştir. Kestane rengi dağınık saçları, kehribar gözleri, o hafif gamzesi ve soğukkanlı duruşuyla bambaşka biridir şimdi. Sera ise gök mavisi etekli takımı, açık yeşil gözleri ve kendi tarzıyla adeta bir yaz rüzgârı gibi... Ama bir şey olur. Bir hareket, bir bakış, bir cümle... Ve Sera’nın içindeki çanlar çalmaya başlar: “Bu o mu?” İlk başta Toprak da onun Sera olduğunu fark etmez. Ancak zamanla çocukluk anıları, eski lakaplar, saklanan mektuplar ve hatırlanmaya başlayan detaylar hikâyeyi şekillendirir. En büyük problem? Sera’nın abisi. Kuralcı, prensip sahibi, korumacı bir abi. Ve Toprak onun en yakın arkadaşı. Sera ile Toprak arasındaki çekim gittikçe artarken, birbirlerini yeniden tanıma süreci de başlar. Tripler, inatlaşmalar, tatlı sürtüşmeler, geçmişin hesaplaşmaları ve günümüzün karmaşası arasında ikili, yaz güneşi gibi bir aşkın içinde bulur kendini. Ama aşkın da sınavları vardır… Saklanan duygular, karşılıklı inatlar, abiden gizli yürütülen bir ilişki ve geçmişte yarım kalan hikâyeler tekrar su yüzüne çıkınca… Bu yaz herkesin kalbi biraz yanacak. Ama belki de bu defa, gerçekten “yeniden başlayabilecekler.” Bu kitap; yaz rüzgarı gibi tatlı, pamuk şeker gibi yumuşak ama aynı zamanda iç burkan bir özlemin, kavuşmanın ve yeniden tanışmanın hikâyesi. İçinde bolca: -Minnoş tripler. -Romantik ama karşılıklı laf sokmalar. -Sera’nın pastel renkli dünyasıyla Toprak’ın koyu gölgeleri. -Abiden gizli, gizli buluşmalar. -Çocukluk anılarının izleri. -Beklenmedik bir yüzleşme sahnesi. Ve tabii ki dolu dolu yaz vibe olacak! Siper alın hazırsanız başlıyoruz💥
Loading...