[ hyunjin ] - Etiketin'de Kitap Listesi
tamamlandı 5g önce tamamlandı
Beni bırakma|Hyunlix
@blueskz_
Okuma
1.17k
Oy
247
Takip
12
Yorum
64
Bölüm
26
Bir adam düşünün özgüvensiz, kendini sevmeyen, doğduğu için hergün tanrıya isyan eden sürekli zorbalığa uğrayan...
Ve bir adam düşünün ona kendini sevdirecek, dünyasını güzelleştirecek, dünyaya geldiği için şükretmesine sebep olacak...🖤
**İNTERSEX KURGU**
semehyun&ukelix
devam ediyor 4h önce güncellendi
Düşmanlıktan Aşka
@staryywinter
Okuma
2
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Bir zamanlar aynı sahnede parlayan iki isimdi onlar..
şimdi ise birbirine bakmaya bile tahammül edemeyen iki yabancı.
Yanlış anlaşılmalar, kırılmış güvenler ve
bitmeyen rekabetin ortasında…
Felix ve Hyunjin, nefretle başladıkları bir
hikâyede, kalplerinin sesini duymaya mecbur kalacak.
Çünkü bazen nefret, sadece söylenmemiş bir sevginin sesidir.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Thunderous, Minchan
@nvuusa
Okuma
1.14k
Oy
230
Takip
41
Yorum
225
Bölüm
29
Eskiden devlete bağlı bir polis iken şimdi ülkesinin en büyük suç kralının hikayesi.
•
Bu operasyon bize çok para getirecekti. Kurallar basitti öldür ve kazan. Bize isim verilir ve biz de indirirdik. Bu kadar basitti. Ben ve Hyunjin önden Zoe ve Changbin arkadan sıkıştıracaktık. Şuanda bir alışverişin ortasındalardı.
"Dikkatli olun."
Araçtan çıkıp Peter`ın yerine geçmesini bekledik. Sinyal verince girişlerde durduk. Ses bombasını içeriye yollamıştı. İlk başta arkaki adamlarım herkesi arkasından vurmaya başladılar o anda bizde ön tarafın temizledik ve içeri geçtik.Kapana kısılmışlardı. Bu iş de bitmişti.
"Halatları getirin ve sadece Changbin kalsın siz parayı ve malı alın arabada bekleyin."
Yere kocaman bir B harfi çizdim. Fotoğraf çekip olay yerinden uzaklaştık. Lee Minho`yu bekleyen mükemmel bir olay vardı.
Temmuz 2023//
Angst
tamamlandı 2a önce tamamlandı
Koreli Arkadaşım Bir İdol // SKZ
@gecekusud
Okuma
4.73k
Oy
601
Takip
37
Yorum
181
Bölüm
54
Starlight⭐️:미안 해요.
Starlight⭐️:Özür dilerim.
Yonca🍀: 무엇 때문에?😄
Yonca🍀: Ne için?😄
Starlight⭐️:모든 것을 위해.
Starlight⭐️:Her şey için.
Yonca🍀: 너 나를 두려워하고있어.😓 그게 뭔가?
Yonca🍀: Korkutuyorsun beni.😓Bir şey mi oldu?
Starlight⭐️:사실은 ...
Starlight⭐️:Aslında...
Söyleyecek mi yoksa?! Gerçekten itiraf edecek mi bir idol olduğunu?! Ay,bir heyecan bastı.
Yonca🍀: 사실 ...😕
Yonca🍀: Aslında...
Starlight⭐️:어쨌든 잊어 버려.
Starlight⭐️:Her neyse,unut gitsin.
Starlight⭐️:나는 그 말을 할 준비가되지 않았다고 생각한다.😅
Starlight⭐️:Sanırım bunu söylemeye hazır değilim.😅
Çok az kalmıştı ama ya! Bu haksızlık. Söyleseydin ne olacaktı sanki?!
Yonca🍀: 그래서 확실한 것이 있습니다.😕
Yonca🍀: Yani kesin bir şey var.😕
Yonca🍀: 좋아, 준비 됐으면 말해줘.😊
Yonca🍀: Tamam,hazır olduğun zaman söyle.😊
Starlight⭐️:이해해 주셔서 감사합니다.😊
Starlight⭐️:Anlayışın için sağol.😊
Yonca🍀: 민 민...
Yonca🍀: MinMin...
Yonca🍀: 지치지 마십시오.
Yonca🍀: Çok yorma kendini.
Starlight⭐️:좋아, 성가신 공주님.💙
Starlight⭐️:Tamam,sinir bozucuların prensesi.💙
Yonca🍀: 너는 가장 힘든 감각이야, 너!😣
Yonca🍀: Asıl gıcık sensin,sen!😣
Starlight⭐️:알았어 ,알았어.😂 나에게 화를 내지 마라.😂
Starlight⭐️:Tamam,tamam.😂 Kızma bana.😂
Hem şimdi beni beklediklerinden hem de MinMin`i biraz korkutmak istediğimden bir yalan daha yazmaya başladım.
Yonca🍀: Bir grup videosu çevirisi yapıyorum MinMin. Gitmem gerek.Sonra görüşürüz.👐
Starlight⭐️:Yah! Bekle!
Starlight⭐️:Hangi grup?
Yonca🍀: Ödev olarak verdi hoca. Stray Kids`in videolarının çevirisi. Ama çevirirken ben de izleyip eğleniyorum. Muhteşem bir grup. Özellikle bir çocuk var. Görmen lazım MinMin... Bir çocuk bu kadar mı tatlı olur?😍
Starlight⭐️:Kimmiş o çocuk? Söylesene!
Yonca🍀: İsmi Lee Know. O kadar beğendim ki, bir ara kendisini muhakkak araştıracağım.
Starlight⭐️:아니, 연구하지 마라!😤
Starlight⭐️:Hayır,araştırma sakın!😤
Bir Korece,bir Türkçe konuşuyorduk şimdi. Onun bu hâli o kadar komikti ki. Keşke okuduğu zamanki yüzünü görebilseydim. Kendi ismini vererek şaşırtmıştım tabii çocuğu.
Yonca🍀: Nedenmiş o? Beğendim çocuğu, araştıracağım. Hatta şu an bile bakabilirim.
Starlight⭐️:보지 마!
Starlight⭐️:Bakma!
Starlight⭐️:그래서 ... 음 ...
Starlight⭐️:Yani... Şey...
Starlight⭐️:왜 손아귀를 찾으십니까?
Starlight⭐️:Neden bakacaksın ki elin çocuğuna?
Starlight⭐️:다리를 부러 뜨려 라.
Starlight⭐️:Bacaklarını kırarım.
Yonca🍀: 뭐야? 질투?😏
Yonca🍀: Ne o? Kıskandın mı?😏
Starlight⭐️:헛소리!
Starlight⭐️:Saçmalık!
Yonca🍀: Of MinMin,gidiyorum ben.👋
Yonca🍀: 잘가👐
Yonca🍀: Görüşürüz.
Starlight⭐️:가지마!😤
Starlight⭐️:Gitme!😤
Yonca🍀: Gittim bile😝
Starlight⭐️:그만!
Starlight⭐️:Dur!
Starlight⭐️:나는 너희에게 가지 말라고했다.
Starlight⭐️:Gitme demiştim sana.
Starlight⭐️:바보😣
Starlight⭐️:Aptal😣
Starlight⭐️:백치🙅
Starlight⭐️:Salak🙅
Starlight⭐️:İnsana ağzını bile bozdurtursun sen!
Starlight⭐️:Görüyorsun bunları değil mi?
Starlight⭐️:Sırf bana gıcıklık olsun diye,beni deli etmek için cevap vermiyorsun değil mi?
Starlight⭐️:Yah!
Starlight⭐️:Yonca!
Starlight⭐️:Bunun hesabını sonra dilimleyeceğim senden.
Yonca🍀: Keseceğim diyecektin her hâlde.😂
Starlight⭐️:Gıcığın önde gidenisin Yonca! 😤 Starlight⭐️:Biliyordum gördüğünü.
Starlight⭐️:Omo!
Starlight⭐️:Akıl mı bıraktın sanki insanda? Karıştırmışım. Olamaz mı yani?!😒
PL8013VW
tamamlandı 2a önce tamamlandı
Kore'ye Düşüş
@gecekusud
Okuma
4.06k
Oy
437
Takip
40
Yorum
341
Bölüm
62
🎤 Güney Kore`ye uçakla düşen bir Türk kızı.
🎶 Uçağı bulan,onu kurtaran bir K-pop grubu: Enhypen.
🎵 Uçağın düşüşündeki gizem ve bir türlü çözülemeyen sırlarla dolu hayatlar.
🎧 Türk kızının geçmişinde olan Stray Kids.
🎸Her şey kızımızın uçaktan düşmesiyle beraber hafızasını kaybetmiş olmasıyla başlıyor ve gizem asla peşimizi bırakmıyor.
Kurgumuza hepiniz hoş geldiniz.🫶🏻
CL4680LM
tamamlandı 2a önce tamamlandı
Asla Bırakmam
@gecekusud
Okuma
360
Oy
96
Takip
16
Yorum
236
Bölüm
11
Bangchan, beni tam arka bahçeye açılan sürgülü kapıya getirmişti ki odamın kapısının ardından şiddetli sesler gelmeye başladı.
Kapıyı zorluyorlardı. Önündeki eşyalar ise hiçbir işe yaramıyordu. Kapı öne geldikçe ağır eşyalar bile oynuyordu resmen.
Bu sefer dehşet içerisinde kendi kendime fısıldayarak:
"Hayır," dedim.
Hyunjin için deli gibi korkuyordum. Onun için delicesine endişeleniyordum. O benim bu dünyada hiç sahip olmadığım tek kardeşimdi. O benim ailemin en güzel parçalarından biriydi.
Biz durunca Hyunjin de sesleri duyduğu yöne döndü. Sonra yeniden bize doğru dönüp endişe içerisinde bağırdı.
"Gidin artık! Arka bahçeye de her an girebilirler! Onları bizim çıktığımız, gizli geçidimizden çıkar Bangchan! Acele edin! Durmayın! Yalvarırım durmayın."
Yalvarırım durmayın, derken dudakları titremişti. O da bizim için çok korkuyordu. Gözleri dolmuş ve anında kızarmıştı.
Bangchan, Hyunjin`i başıyla onaylayıp beni kuvvetli bir şekilde kolumdan çekiştirmeye devam etti.
Bir ses duydum. Çok... ama çok yakından yükselen bir silah sesi.
Bangchan da duymuş olmalı ki beni çekiştirmeyi bıraktı. Hemen arkasına dönüp baktı. Ama ben... bakmaya cesaret edemedim.
Tahmin ettiğim şeyin gerçekleşmiş olmasından delicesine korktum. Kalbimde... çok derin bir sızı hissetmeye başladım. Nefes alamadığımı hissettim. Boğuluyor gibiydim. Boğazındaki yumru daha çok sertleşmişti ve daha çok canımı yakıyordu.
Gözlerimden boncuk boncuk gözyaşlarım süzülmeye devam ederken ağır ağır arkama döndüm.
Hyunjin... dizlerinin üzerine çökmüştü.
O... Ona bir şey olmuştu!
Kapı...
Kapıda delik vardı!
Kurşun deliği!
Hayır!
Hayır olamaz hayır!
Hyunjin`in de gözlerinden boncuk boncuk gözyaşları bir bir süzülmeye başladı. Ağzı aralıktı. Zor... çok zor nefes alıyor gibiydi.
Aralık olan ağzından yavaşça kırmızı bir sıvı süzülmeye başladı. Ka-ka-kan mıydı bu?!
"Hyunjiiiin!"
Dayanamadı.
Öne doğru düşecekken ellerini yere koydu.
Yerden destek alırken başını kaldırıp bize baktı.
O kanlı, dolu dolu gözleriyle gözlerimin içine derin derin baktı. Son kez yüksek sesle bağırdı.
"Gidin buradaaaaaann! Gidiiiin! Daha fazla oyalanmayın! Gidiiiin! Lanet olsun, gidin!"
Son kelimelerini söylerken hıçkırdı.
Hyunjin... Ağlamaya başladı. Sesli sesli ağlıyor, arada acısından olmalı inliyordu.
Yine de hâlâ kapıyı zorlayanlara karşılık verebilmek için yerde ellerinden ve dizlerinden destek alarak süründü.
Yatağımın arkasına geçti.
Yüzünü acıyla buruştururken sesli sesli ağlamaya devam edip tabancasını sıkıca kavradı. Namlusunun ucunu kapıya yöneltti.
Bangchan da ağlıyordu. Hyunjin`in bu hâli onun da yüreğini parçalıyordu ama ondan aldığı emri yerine getirmek zorundaydı. Bu sebeple beni çok daha kuvvetli bir şekilde çekti. Bahçeye çıktık.
Belki bir işe yarar diye yalvarmayı sürdürdüm.
"Yapma! Yapma lütfen yapma Bangchan! Ben giderim. Onu yalnız bırakma lütfen! Ona bir şey olursa dayanamam. Bangchan! Bangchan yalvarıyorum sana lütfen! Lütfen onu yalnız bırakma!"
Beni hiç tınlamadı bile. O sessiz sessiz gözyaşı döküp ilerlerken ben de içli içli, yüksek sesle ağlamamı sürdürüyor ve devamlı arkama, Hyunjin`e bakıyordum.
"Hyunjiiiin! Hwang Hyunjiiiin!"
Bağırışımı duydu.
Sadece gözleri değil, yüzü de kıpkırmızı olmuştu.
Onun da ağlayışını hâlâ işitebiliyordum.
Bana baktı. Buruk bir tebessüm etti.
"Seni çok seviyorum Mina! Hem de çooook!" diye bağırdı.
Ona karşılık bir cevap dahi veremedim. Gözlerim belki anlatmıştır ne hissettiğimi. Belki gözlerim konuşmuştur.
Son anda Bangchan beni hiç bilmediğim bir yere çekti.
Bahçemizi çevreleyen çalılardan biri meğersem kapıymış. O kapıyı açarak çıktık. Yeniden kapandı. Görünürde tamamen yeşil yapraklı çalıların bir parçasıymış gibi duruyordu.
Bangchan, bir an olsun kolumu bırakmadı.
Aklım da, kalbim de şu an sadece ailem dediğim insanlardaydı.
İçimdeki yangını bu sesli ağlayışlarım ve görünüşteki yıkık hâlim dahi anlatamazdı.
TB4680MN
tamamlandı 2a önce tamamlandı
Camdan Hayaller
@gecekusud
Okuma
942
Oy
235
Takip
12
Yorum
449
Bölüm
31
Yine saat gece yarısı olduğu için kimsecikler yoktu ortada. Asansör için köşeye döneceğim sırada duyduğum seslerle korkarak hemen geri çekildim. Duvara yaslandım.
Gece gece 2 erkek görmek korkutmuştu. Ah, oysa hastanedeyim. Neden korkuyorsam? Kendimi toplayıp çıkmak için hamle yaptım. Ancak bu sefer duymuş olduğum kelimelerin beni ilgilendirdiğini anlayarak yeniden duvara yapıştım. Kulaklarımı kabartıp onları dinlemeye başladım.
Nefes nefese bir genç, sırtı bana dönük olan gencin önünde, elleri dizlerinde hem soluklanıyor hem de anlatıyordu.
"Kameralara bakamadık. Bakamayız da. İçerideki güvenlikler sağlamlar. Koca hastanede nasıl arayacağız o kızı? Ben yüzünü de görmedim. Onu bir tek sen gördün."
Sırtı bana dönük olan genç sinirlendi.
"O kızı ne olursa olsun bulmalıyız. O defteri almamız lâzım."
Karşısındaki onu onaylayarak başını salladı. O genç, bir kere daha söze girdi.
"Bulduğunda yaşatma. Defterdekileri okumuş olma ihtimalini göz ardı edip kendimizi riske atamayız."
Korku içerisinde gözlerimi irileştirdim. Boşta olan elimi ağzıma kapattım. Defter... Kız... Bahsettikleri kız bendim! Resmen öldürme emri vermişti bu manyak!
Minho... Ya ona bir şey yapmaya kalkarlarsa? Defter odadaydı. Ya defteri bulurlarsa ve Minho`nun okuduğunu düşünüp onu öldürürlerse?Hayır!
Arkama döndüm ve temkinlice çekilip bir müddet sonra hızla koştum. İlerideki merdivenlere yönelip birer birer çıkmaya başladım.
Bacaklarım şimdiden iflas etmişti. Odanın olduğu kata çıktığımda artık bacaklarımı hissetmiyordum. Sadece burnumdan nefes almak yetmiyor, ağzımdan da nefes alıyordum. Kalbim ağzımda atıyordu.
Az kaldı diye içimden kendimi tembihleyerek yine hızlandım. Odaya âdeta dalarak girince Minho yatağında hızla doğruldu.
Beni, daha doğrusu hâlimi görünce yüzü düştü.
"Jae Hee! Ne oldu?! İyi misin?!"diye sordu. Korkuyla yanına ilerledim.
Yatağın başına gelerek dizlerimi kırdım. Ellerimle yatağın kenarını tutunup düşmemek için destek aldım. Minho endişeyle bana bakmayı sürdürüyor ve benden bir cevap bekliyordu.
Panik yüzünden ağlamaklı çıkan sesimle anlatmaya başladım.
"Minho polisi aramalıyız! Sanırım başımız dertte. Hatta ben! Benim başım dertte. Gitmeliyim buradan!"
"Jae Hee sakin olup neler olduğunu anlatır mısın?"
"Minho defter! Defterde her ne varsa hiç iyi şeyler değil! Beni ve defteri arıyorlar! Aşağıda onları konuşurken duydum. Beni... Defterdekileri okuma ihtimaline karşı öldüreceklerini duydum! Sadece beni hatırlıyorlar. Seni de riske atamam!"
"N-ne diyorsun sen Ja Hee? Dur bekle! Kuzenim polis benim. Onu arıyorum hemen. Hiçbir yere gitmek yok. Seni bırakmam."
Güzel gözleri bu sefer güven vermek istercesine bakıyordu gözlerime. Ayaklarını sarkıtacağını anladığım an ayağa kalktım. Ayaklarını sarkıttı ve terliğine ayaklarını geçirerek leptobunun yanında olan telefonunu eline aldı. Hızla birini aradı. Çok geçmeden çağrısı cevaplandı ve konuşmaya başladı.
"Hyunjin! Acilen hastaneye gelebilir misin? Ama çok acil. Ölüm kalım meselesi. Gelince görüşürüz. Tamam, bekliyorum. Lütfen çabuk ol."
Telefonu kapatıp eski yerine koydu. Yavaş adımlar atarak karşıma geçti.
Gözleri bu sefer âdeta yalvarıyordu.
"Ağlama ne olur? Seni böyle görmek istemiyorum."
Ağlıyor muydum?
Ellerimi yanaklarıma attığımda hissettiğim ıslaklıkla ağladığımı fark ettim. Hemen ellerimin tersiyle yanaklarımı, gözlerimi sildim.
Uzun koltuğun karşısındaki orta sehpanın üzerine koyduğum defteri elime aldım. Yeniden Minho`nun karşısına geçtim.
"İçinde bu kadar önemli olan ne var bilmiyorum. Ama cebimden çıkan not şaka değildi. O çocuğa bir şey olmuş mudur Minho? Bana çarptıktan sonra gözlerime yalvarırcasına bakmıştı. O bakışlar... O not... Bunu nasıl şaka zannedebilirim ben? Ya ona bir şey olduysa?"
"Korkma Jae Hee, hiçbir şey olmayacak." dediği anda kapı tıklatıldı. Korkuyla ikimiz de kapıya baktık. Kapının arkasından biri seslendi.
"Müsait misiniz efendim, girebilir miyim?!"
Bu ses aşağıda bana sırtı dönük olan, öldürülmem için emir veren kişinin sesiydi!
...
SL6802VW
devam ediyor 2a önce güncellendi
LYCORİS RADİATA / MinSung
@rainrainrinn
Okuma
816
Oy
181
Takip
25
Yorum
230
Bölüm
11
Odanın sol tarafından koyu tonlarda bir tane sandalye getirdim ve tam karşısına yerleştim. "Kendini tanıt, sarışın."
Başını yerden kaldırıp saniyesinde, "Senin gibi katilllerin yakalanmasına yardımcı olan, bir dedektifim." diye yanıtladı.
ꕥ ꕥ ꕥ
Neden yapıyorsun bunları?" diye sordu. Sesi öfke ve çaresizlikle doluydu.
"Sanat için, dedektif," diye yanıtladım sakin bir şekilde. "Her bir cinayet, karanlık ve güzelliğin eşsiz birleşimi. Sizler sadece birer araçsınız... Bu gösterinin bir parçasısınız." dediğimle gözlerini sıkıca yumdu.
...
°Seul`ün en iyi dedektiflerinden, Han Jisung. Güney kore`nin acımasız seri katili, Lee Minho.
°°Bu fic argo sözler, küfür, kışkırtıcı unsurlar ve 🔞 içerikler vb. İçermektedir.
°°°dark romance
(Lycoris Radiata, Japonya başta olmak üzere çoğu ülkede ölümü temsil eden çiçek olarak bilinir. Kırmızı örümcek zambağı veya Lycoris Radiata olarak bilinir.)
tamamlandı 2a önce tamamlandı
Stray Kids
@gecekusud
Okuma
11.36k
Oy
1.14k
Takip
59
Yorum
271
Bölüm
85
Sırtım duvarla buluştuğunda çektiğim acıyla ağzımdan ufak bir inleme çıktı.
O ise tuttuğu kolumu bırakmayarak bir elini de duvara yasladı ve beni duvar ile arasına sıkıştırdı.
Daha çok yaklaştı.
"Ne yaptığını sanıyorsun?"
Başımı boyunun uzunluğundan dolayı hafif yukarı kaldırarak gözlerine baktım. Hâlâ gülümsüyordu.
Derin bir nefes alıp verdi.Daha sonra biraz daha eğilerek yaklaştı ve kalbim gümbür gümbür atmaya başlamışken kulağıma tek bir kelime fısıldadı.
"Bekliyordum."
Ürperdim.Resmen tüm vücuduma bir ürperti geldi.Onu benden uzaklaştırmaya çalıştım.Ancak kuvvetliydi ve bu göründüğü kadar kolay değildi.
"Hâlâ direniyorsun.Biliyor musun Yeon Soo?Gerçekten seni bekliyordum.Keşke diyordum... Keşke Yeon Soo gibi cesur,korkusuz,asî ve tabii güzel birisi karşıma çıkıp bana diklense de hedefim olsa. Onunla oynasam. Biliyordum böyle olacağını. Senin dayanamayacağını ve kendini bana yem edeceğini. Şu an ne kadar mutluyum bilemezsin."
Nefretle baktım gözlerine.
"Asla senin oyuncağın olmayacağım!Boş yere ümitlenme."
Bir kere daha kolumu tuttuğu elini bana doğru bastırdı ve sırtımı soğuk duvara sabitledi.
"Göreceğiz Yeon Soo. Ancak elime düştün ve kolay kolay kurtulamayacaksın.Tıpkı şu an olduğu gibi."
"Uzak dur benden!"
"Artık bunun imkânı yok."
Sabrımı taşırmayı başardı.
Boşta kalan elimle kuvvetli bir şekilde kolumu tuttuğu elini tuttum ve sertçe kaldırdım.Ardından onu duvara yapıştıran taraf bu sefer ben oldum.
O da bu hareketi beklemiyordu ve tıpkı az önce bende olduğu gibi hazırlıksız yakalandı.Rolleri değiştik.Az önce benim olduğum yerde Hyunjin,Hyunjin`in olduğu yerde de ben vardım.
Çekik gözleri irileşti.Daha bir şaşkın bakıyordu şimdi.Bunu yapabileceğimi tahmin etmiyordu sanırım.
"Ama kurtuldum Hyunjin.Tıpkı şu an olduğu gibi.Uzak dur benden..."
...