[ Tarih ] - Kitap Listesi
devam ediyor 9a önce güncellendi
Köstekli Saat
@lilawt
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Dikkatlice inceliyordum. Halime`de benden farksızdı. Diğerlerine nazaran en çok dikkat çekici olan yerdeki saatti. Halime`de yanıma gelip saati yerden aldı. "Ne garip bir saat, eski köstekli saat ama sanki biraz daha teknolojik." dedim.
"Katılıyorum, ama çalışmıyor baksana." diye akrep ve yelkovanı gösterdi. Elimi Halime`nin koluna koyup saati daha yakın inceledim. Halime üstünde ki tuşuna bastığı an zaman durmuş gibi oldu. Sanki etraf yavaşlamış, gök gürüldüyordu. Gözlerimin karardığını ve etrafın sallandığını hissettim.
Halime`ye bile bakamadan dünyam tepetaklak olmuştu. Sonsuz bir karanlığa mahkum olmuştum.
devam ediyor 2y önce güncellendi
Ortaçağ
@serenit
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Saira`nın annesi arkeda imparatorluğunun imparoticesidir.fakat babası namı çok bilinen tehlikeli bir korsandır. Annesi Saira` ya hamile kaldığında henüz bir cariye olduğu için bu durum farkedilmez fakat annesiyle çok büyük bir benzerliği vardır. Annesinin ihaneti ortaya çıkmadığından imparotice olur. Saira babasıyla büyür ve dünyayla ilgili bir çok efsaneye ve mitolojiye hakimdir. Öyle ki bu durum pembe elması koruma iç güdüsünü arttırmaktadır çünkü bahsedilen pembe elmas dünyanın en özel ve değerli taşıdır. Fakat bi gün düşman koloniler tarafından saldırıya uğrayınca taş çalınır. Taşın izini uzun süre takip ettikten sonra Arkeda imparatorluğuna satıldığını öğrenirler ve babası Saira`yı içeri sızmaya gönderir. Tesadüfe bakılırsa Saira Arkeda krallığında sadece taşı değil öldü sandığı annesini de bulacak.
---------------------------------
devam ediyor 7a önce güncellendi
~ Kaçış ~
@son_yildiz
Okuma
0
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
0
"Ama âşık olmak sevmek demek değildir.
Nefret ederken de aşık olmak mümkündür."
- Instagram: son_ruzgar2
- Wattpad: son_ruzgar
- Romanika: son_ruzgar
- Vaveyla: son_ruzgar
- WriterUp: son_ruzgar
devam ediyor 7a önce güncellendi
~ Kalbimin Sancağı ~
@son_yildiz
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Tarih, sadece savaşların ve fetihlerin değil; kalplerin, sevdaların, gözyaşlarının da hikâyesidir.
Bu satırlar, Anadolu`nun bereketli topraklarında, Yakup Bey`in oğlu Mehmet Bey ile Osman Bey`in kızı Fatma Hatun arasında yeşeren sevdanın izlerini taşır.
Ancak her sevda da olduğu gibi, onların yolu da imtihanlarla doluydu. Aşkları, sadece iki gönlün değil, iki beylik arasındaki kaderin de yönünü değiştirecekti.
Bu kitapta okuyacağınız; siyasetle değil sevdayla başlayan, ancak zamanla kaderin rüzgârına kapılan iki gönlün hikâyesidir.
Belki bir zamanlar gerçekten yaşandı, belki de tarih onları unuttu. Ama her satırda hissedeceğiniz şey, aşkın yüzyıllar boyu değişmeyen kudretidir.
------
- Instagram: son_ruzgar2
- Wattpad: son_ruzgar
- Romanika: son_ruzgar
- Vaveyla: son_ruzgar
- WriterUp: son_ruzgar
devam ediyor 9a önce güncellendi
Kanadını Arayan Turna
@nur.ek
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Rüyalarının izinde Konya’dan Karadeniz’in dağlarına şifacılık için yürürken kendini bir erin hatunu olarak buldu Turna. Kimsesizdi, yabancıydı. Şimdi ise bir beye hatun, bir evlada ana olması bekleniyordu ondan.
devam ediyor 2y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.
devam ediyor 2y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.
devam ediyor 1y önce güncellendi
KAPININ ARDINDA
@fatma_betul
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Başına gelenlerin rüya olmasını umdu.
Gerçekler ortadayken inkar etti durdu.
Kapının iç gıdıklayan sesiyle başlamıştı merakı.
Dolunayın ışığıyla devam etmişti hülyası.
...
"Yanıltıcı bir dünya ve kaybolmuş bir rüya. Can mı değerli canan mı? En çok kaybetmek mi yoksa suçluluk mu kavurur kalpleri?"
Bu gibi bir çok sorunun cevabını merak edenler zamanın içinde mistik bir yolculuğa hazır olun.
...
Copyright © All rights reserved.
devam ediyor 1y önce güncellendi
Gizem
@tugcenazyazar
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Henüz 21 yaşındaydı,hayata son verdi...
Bir fotoğraf yüzünden tartışmışlardı ,üç saat sonra hayata son verdi.Cansız bedeni Rusya`da Trans Sibirya istasyonunda bulunmuştu.16.05.2021 Tarihi ölüm tarihiydi.
ölüm
cinayet
gizem
macera
devam ediyor 10a önce güncellendi
Kırık Sancak
@ahmetbelen
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Bir halkın suskunluğundan doğan bir çığlık, aşkın, ihanete ve fedakârlığa dönüştüğü sancılı bir yolculuk... Osmanlı`nın çöküşünden Cumhuriyet`in doğuşuna uzanan bu epik hikâye, doğunun tozlu topraklarında büyüyen Ahmet`in, bir halkın umudu olma mücadelesini anlatıyor. Aşkı Zeynep, ihaneti kaderi, özgürlük ise en büyük hayali. Ahmet`in gözünden bir dönemin kırılma anları, isyanlar, direnişler, dostluklar ve kayıplar bu romanın satırlarında hayat buluyor.
Tarihle duyguların harmanlandığı bu eser, geçmişe bir ağıt, geleceğe ise bir umut çağrısıdır."
devam ediyor 2y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.