[ Askeri ] - Kitap Listesi
devam ediyor 2a önce güncellendi Başımın belası orgeneral-ChanChang
@skzdiyeolmusm_143
Okuma
533
Oy
140
Takip
8
Yorum
87
Bölüm
17
Emir vermeye alışmış bir adam Bu kez kalbi itaatsiz..
devam ediyor 2a önce güncellendi GÖLGEDEKİ BİRLİK
@elif_nisa5678okruo
Okuma
10
Oy
0
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
3
Yeni asker olmuş Asya Girdiği timdeki olayları anlatan bir kitap iyi okumalar dilerim
devam ediyor 2a önce güncellendi OPERASYON: MERCEK
@aykizibenimadim
Okuma
2.38k
Oy
332
Takip
41
Yorum
136
Bölüm
17
Görev için bir köye sızıp, orada yakalansaydın?
devam ediyor 2a önce güncellendi ARAF
@feyzasarcadesemm
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
8
Bölüm
2
Bir insan doğar büyür ve ölür. İnançlara göre ise cennet veya cehenneme gider. Peki insan Araf`ta kalabilir mi? Umay ve onun kaderi tam olarak bunu başarmış ve Araf`ta kalmıştı. Umay Cennete mi gidecekti Cehenneme mi?
tamamlandı 2a önce tamamlandı Gölge'nin himayesindeki şehit kızı
@cevsenelif.4
Okuma
3.18k
Oy
874
Takip
32
Yorum
234
Bölüm
30
Kendi halinde yaşıyan gölge ajanı olan Atlas ve hayatına bi anda giren şehit kızı Ayça
devam ediyor 2a önce güncellendi VATAN UĞRUNA
@aylinmis
Okuma
8
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
üslerden gelen emirle yeni bir tim kuruldu bu time kara denildi.
devam ediyor 2a önce güncellendi ZOR GÖREV
@marciyyx0
Okuma
17.39k
Oy
1.14k
Takip
78
Yorum
18
Bölüm
91
(Düzenlenecek) Bir ateşti beni kül eden ve bir ateşti yine beni canlandıran... Dünya ne kadar kirli bir yerdi,ne kadar vefasız. Acı hep vardı insanın hayatında,acı diri tutar derlerdi ama zordu herşey çok zordu.sevgi acı getirmişti Aile acı getirmişti Dost acı getirmişti,tutunacak bağlanacak her şeyim acıdan ibaretti...
devam ediyor 2a önce güncellendi KIRMIZI KOD
@ervakyldrm__7
Okuma
8
Oy
1
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
2
insanları tek bir sözle hayata geri getirebilirsiniz ama unutmayın ne dilediğinize dikkat edin çünkü dilediğiniz şeylerin gerçekleşmesi kısa sürmez hemen de olabilir yıllarda ala bilir ama illaki gerçekleşecek dir.
tamamlandı 2a önce tamamlandı Son Kurşun
@zeynomelodyy
Okuma
3.13k
Oy
72
Takip
24
Yorum
8
Bölüm
52
SON KURŞUN ​Bir tarafta adaleti temsil eden Savcı Güneş Sancaktar, diğer tarafta adaleti namlusuyla koruyan Üsteğmen Kuzey Soykan. Kanunların sustuğu o karanlık baskın anında, Kuzey onu sadece ölümden değil, kendi yalnızlığından da çekip alır. Harabelerin ortasında, barut kokusu ve el ele bir kaçışın içinde filizlenen imkansız bir aşk: Güneş’in adaleti, Kuzey’in son kurşununa emanet.
devam ediyor 2a önce güncellendi Mermi timi
@esraser2
Okuma
70
Oy
20
Takip
6
Yorum
12
Bölüm
3
Asker kurgusudur. Kızımız ilkten başka timde olcak ama sonradan şehir değiştirip yeni karargahta mermi timinde komutan yardımcısı olucak. İyi okumalar.
devam ediyor 2a önce güncellendi ÇIĞLIK
@nisany
Okuma
596
Oy
62
Takip
30
Yorum
32
Bölüm
8
Geçmişinden kaçarak gelecek inşa eden kadın komutanın çığlıkları. Ama bundan sonra çığlıklar ona ait değil… Çığlıkların sebebi bu sefer ya kadın bir komutana aitse?
devam ediyor 2a önce güncellendi YILDIZLARIN GECESİ
@aygunestendahaguze
Okuma
11
Oy
3
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
1
bir asker ile askeriyedeki bir doktorun hikayesi
devam ediyor 2a önce güncellendi Zor Sevda
@evdekiyazar
Okuma
5.35k
Oy
564
Takip
97
Yorum
27
Bölüm
19
42.09k okunan yayından kaldırılan zor sevda kitabım tekrar sizler karşısında sunulacaktır.
devam ediyor 2a önce güncellendi GÖKYILDIZ
@ilknur.galatasaray
Okuma
508
Oy
51
Takip
17
Yorum
2
Bölüm
13
Üsteğmen Umay Çukurca yıllar önce aynı mahallede yaşadığı birlikte oynağı zayıf çocuk şimdi Pilot Yüzbaşı Batuhan Yıldırım olmuştur. İlk tanışmaları eskiye dayanan bu ikili birbirlerini hatırlamıyordur. Ama Batuhanın kaçırılmasıyla işler değişir. Ve birbirlerine zamanla aşık olurlar.
devam ediyor 2a önce güncellendi Kara Alev
@ayisigininkizi
Okuma
552
Oy
184
Takip
14
Yorum
70
Bölüm
14
İlk kitabımm Umarım beğenirsiniz **
devam ediyor 2a önce güncellendi Askerim(gerçek ailem)
@e_2429
Okuma
13k
Oy
739
Takip
93
Yorum
77
Bölüm
35
Bir çift kara göze vurgun
devam ediyor 2a önce güncellendi Sensiz Ben
@tukenmez.kalem
Okuma
23
Oy
16
Takip
3
Yorum
5
Bölüm
1
Delfin`in tek umut ışığı Pusat olmuştu. Pusat Yaman Şafak...
devam ediyor 2a önce güncellendi OPERASYON:NAVEL
@adakepez
Okuma
1.69k
Oy
104
Takip
22
Yorum
15
Bölüm
17
Navel oldukça başarılı bir askerdir. Yine bir gün askeriyedeyken yeni bir operasyon bilgisi alır. Bir tim tutsak düşmüştür. Navel tek başına timi kurtarmaya gider. Timi başarı ile tutsak oldukları yerden kurtarır. Ama bilmediği şey , kurtardığı timin abisinin timi olmasıdır. Ulu timi. Ve sonrasında olaylar iyice karışır…
devam ediyor 2a önce güncellendi Evin gizli katı
@mafya_seven_askerm
Okuma
465
Oy
66
Takip
8
Yorum
11
Bölüm
17
Oysa bana inandırdıkları her iyilik yalanmış bunuda ilk komutanımdan öğrendim
devam ediyor 2a önce güncellendi Askermiş
@tekirler_birligi
Okuma
626
Oy
46
Takip
6
Yorum
4
Bölüm
9
Asker olan kızımız biriyle evlenmek istiyo ve görücü üsulü biriyle tanışıyı
devam ediyor 2a önce güncellendi Aslancık ve Kuzusu
@bakkaldakicocuk
Okuma
37
Oy
9
Takip
3
Yorum
12
Bölüm
5
"Nasılmış aslancığın kuzusu? Artık iyiymiş kuzucuk" Üç kurşun üç kardeş. Uluhan Kardeşleri zor bir yol bekliyordur,bu yol uğruna nelerden vazgeçeceklerdir yada ne kadar ileri gidebileceklerdir?Geçmiş ve şimdi bu üç kardeşi kapana kıstırmışken geleceklerini kurtarmaya çalışacaklardır... Bu kitapta yer alan kurum,kuruluş,olay ve kişilerin herhangi gerçek bir olay veya durum ile alakası yoktur.Her şey kurgudur. Türk ordusu,şehitlerimiz,gazilerimiz ve ailelerine ithaf edilmiştir.
devam ediyor 2a önce güncellendi DÖNENCE
@safirsayfa
Okuma
52
Oy
13
Takip
6
Yorum
5
Bölüm
3
Deliriyo muydum? yoksa çoktan tertemiz delirmişmiydim acaba diye düşünüyordum. Karşımda gördüğüm yüzle olduğum yere mıhlanıp kalmıştım.
devam ediyor 2a önce güncellendi SON KURŞUN
@fatma_14
Okuma
9
Oy
4
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
    1. BÖLÜM Şans Diye Birşey Yoktur!  “ Oğulcay !" diye bağırdı Tugay  sondaki ‘y`harfini uzatarak gözümü açasım hiç yoktu , olucakları zaten tahmin ediyordum. “ Aaaa vallahi şakaydı, Timur Selçuk yardım etsenize lannn ." diye bağıran aptal da Oğulcay`dı  .“Valla hakettin adama yapmadığın kalmadı ,kuklaya çevirdin. "diyen Timur `du . “ Bu sefer gebertirim lan seni  " diye bağırıyordu Tugay  “ uykumu siktiniz şurda rahat uyuyamayacak mıyım? " diyerek  yataktan doğruldum ,karşımda  savaş alanı gibi bir alan vardı .Her  yer birbirine girmiş Tugay  Oğulcay`ın boğazına yapışmış  Timur `da   benim yattığım ranzanın altında oturmuş gülerek  Oğulcay`la Tugay`ı izliyordu  ranzadan atladım  . Timur bu anı inişimden korkmuş olacak ki  kalbini tutarak bana bakıyordu  hayırdır  der gibi kafamı salladım .Timur “ ruhumu teslim ettim abicim." dedi. Oğulcay`ın “ lan geberiyorum, asıl ruhu giden benim. Ruhumu tavada biber ve tuzla kavurup yiyecek bu. " gelen boğuk sesle başımı arkaya çevirdim  Oğulcay`ın yüzü morarıyordu Tugay `ın sırtı bana dönüktü ve yaklaştığımı görmemişti  omzuna elimi  koydum ve hafifçe sıkmamla irkildi . Bana döndü ve  siyah kalemle burnunun altına bıyık ve çenesinede sakal çizilmişti .Gülmemek için kendini sıktım  “yakışmış" dedim . Omzuna iki kere vurdum ve “hadi git yıka 12.27 de  binbaşı bizi  toplantıya çağırdı " dedim .Tugay kafasını iki yana olumsuz hava salıyarak“Çıkmıyor." dedi nerdeyse duyulmıyacak bir sesle .Oğulcay`a döndüm pis pis sırıtıyordu   ona baktığımı bile farketmemişti “Kaç gün sonra geçicek bu ." dedim Oğulcay  da kalbini tutarak  yerinden sıçradı  “b- be- beş " dedi çok  korkmuş gibi ama o benden bile korkmıyacak bir aklı var,  saatte baktım ve  12.13 `dü    dolaba ilerledim içinden yeşil tişörtümü aldım “ hadi,  127 tur koşmak istiyorsunuz sanırım " dedim,   üzerimdeki buluzu çıkartırken  kapı açıldı  .Tabiki kapıyı çalmadan içeri giren benim avanak kardeşim  “hadi sizi bekliyorum iki saattir  " dedi Eylül  .Tişörtümü  giymem bitince  “kapıyı çal Eylül , hadi diğerleri üzerlerini deyiştiriyor olsa "dedim  Oğulcay arkadan  “merhaba eylülümmm benim " diyen sesi çok heycanlı çıkmıştı.Ben ona omzumun üzerinden bakmamla “ yani şey öyle azımdan kaçtı ." dedi ,bana yavru köpek bakışlarıyla  “ çok çirkin oluyorsun yapma  ve eyer o çeneni kapatmışsın ben kapatıcam"  dedim. “Tamam ben bekliyorum kapının önünde o zaman  "dedi Eylül ve kapıyı kapattı .  Diğerleri daha yeni giyinmeye başlarken ben siyah botlarımı giyiyordum bile  . Lojmandan çıkınça  Eylül hemen yanıma geldi  “abi bu tim çok iyi ya iyiki asker olmuşum" dedi “ abicim askerlik kolay değil bakma sen bizimkilere  onlar her şeyi eğlenceye çevirir hele Oğulcay" dedim. Eylül bana yetişmek için koşar gibi yürüyordu   “ bence Oğulcay çok komik  ve yakışıklı " demesiyle durdum  Eylül`de durunca   ona baktım  kafamı omzuma yatırdım kaşlarımı  çattım “ komik ve yakışıklı  " dedim  sakin bir sesle “ abi çatma kaşlarını zaten çatık erkenden kırışacaksın bak.   " dedi konuyu değiştirmek için “ konuyu değiştirme!"   dedim  ama beni duymamış gibi  yürümeye devam etti.  Toplantı başlamıştı. Tugah hala gelmemişti umarım ceza almazdı .binbaşının açtığı görselde arşımızda kocaman bir harita vardı . Haritanın bir noktasında  kırmızı noktalar artmıştı  Ahmet binbaşı  sonunda konuştu “ Bu gördüğünüz harita Teretüstlerin  kaldıkları yerler , gördüğünüz kırmızı noktaların artığı yer ise kaldıkları yer olarak düşünüyoruz .15 gün önce bir askerimizi o bölgeyi gözetleme için göndermiştik ama   son 24 saattir haber alamıyoruz  bize verdiği son bilgi birsürü sivil getiriyorlarmış maraya  teröristler baya bir kalabalık  . " dedi harita da ki kırmızı noktaların birleştiği yerlere bakarak  Tugay gelmemişti daha  yüzündeki boyayı çıkarmakla uğraşıyordu . Kapı çaldı binbaşı “gir" demesiyle içeri girdi bu Tugay `dı  . Binbaşı Tugay`ın yüzüne baktı çizil bıyık ve sakalı  çıkaramamıştı Oğulcay  gülmemek için kendini zor tutuyordu “ kim yaptı bu aptalca şakayı " dedi binbaşından beklenmeyecek bir sakinlikle  Oğulcay  elini teredütle havaya kaldırdı. “ tabi Oğulcay yapar başka aptal yok zaten " dedi binbaşı  Timur   gülmemek için büyük bir çaba gösteriyordu  bunu kızaran yüzünden anlamak elbette kolaydı  .  Tugay yerine oturdu Eylül de Timur gibi gülmemeye çalışıyordu   . Binbaşı başka bir görsel açtı bu fotoğrafta sarışın bir kadın vardı  mavi gözlü “ Bu Rüya  az önce bahsettiğim asker   bize bayağı bir bilgi verdi ama sanırım yakalandı  onu ve sivilleri kurtaracaksınız  bu askeriyede en eğitimli ve başarılı tim bu tim  bu yüzden sizi seçtik     bu gün akşam oraya baskın yapılacak. İlk siz  gideceksiniz destek ekip arkadan gelicek  destek ekip gelene kadar bir çılgınlık yapıp sivillerin ve askerin hayatını tehlikeye atmayın  " dedi kapıya ilerledi “ Selçuk gel buraya" dedi  . Yerimden kalkıp binbaşı ile dışarı çıktım  “ Selçuk  bu operasyonu sen yöneticeksin   sana güvenebilir miyim? " dedi   “ Herzaman komutanım " dedim   hafif yüksek bir tonda    . Yüzünü bana döndü  “ aferin asker baban gibi yiğit bir asker olucağından şüphem yok  " dedi. Babam son çıktığı görevde bir bomba  nedeniyle hafızasını ve aklı dengesini kaybetmişti  şuan kesin  hastane odasında mışıl mışıl uyuyordu  o çok başarılı bir askerdi herkez beni ona benzetir onun gibi başarılı bir asker olucağımdan bahsederlerdi. Binbaşı yürümeye devam edince peşinden gittim  “ bu görevi  hiç kayıp vermeden bitirmeye çalış asker. İyi geceler. " dedi ve uzaklaşmaya başladı bense “ Sağolun binbaşım " dedim hazır olda. Toplantı odasına geri döndüğümde ortalık birbirine girmişti   etrafta koşturan Oğulcay onu kovalayan Tugay gülme kırizine giren Timur ve Eylül.  Oğulcay masanın etrafında bir o yana bir bu yana koşuyordu en sonki durak noktası ben olmuştum . Oğulcay kafasını benim gögsüme çarptı  ve geri sendelenerek Tugay ın üzerine düştü  “ Lan ayı yavaş   " diye bağırdı Tugay Oğulcay ise  bana bakıyordu gözlerindeki parıltıdan koymuştum aşık gibi bakıyordu adam resmen . “ Ne bakıyorsun lan " dedim. Oğulcay aya kalktı ve bana sarıldı “kahramanım" dedi büyük bir sevinçle  . Timur “ooo abicim namus gidiyo " dedi gülerek  Tugay da hayretle  bakıyordu  “ hayatımı kurtardın bikerecik öpiyim" dedi   ayağının üzerinde yükseldi uzundu ama ben daha uzun olduğum için anca  ulaştığı yanağıma  tam öpecekken Oğulcay` ı  ittim “ Höst lan ! "dedim . Oğulcay yine Tugay`ın üzerine düştü   “ ya abicim ne istiyorsun  bikerecik ölseydim hayatımı kurtardın " dedi Oğulcay çok alınmış gibi. “Bak hala  öpiyim diyor alın şunu işimiz başımızdan aşkın  zaten  Geberticek kendini bana " dedim  masaya ilerlerken  az önce binbaşının baktığı dosyaya baktım    baya zorlu bir görev olucaktı .     Saat baya bir geç olmuştu ama sonunda marayı bulmuş ve gözetliyorduk destek ekip sabaha yakın gelecekti. Şu an sadece beş kişiydik ben, Eylül, Oğulcay, Tugay ve Timur  vardık. Eylül`e gelme tehlikeli desemde inat etmiş ve gelmişti bu kız beni çıldırtacaktı kesinlikle  . Yarım saattir marayı izliyorduk   giren çıkan beli olmuyordu çok kalabalıklardı  destek ekip gelmeden saldırırsak hayatta kalmamız imkansızdı  bunu düşünmek bana acı verdi    imkansız kelimesini babam asla kullanmazdı  , hafızasını kaybetmeden önce  bana ‘ imkansız diye birşey yoktur  oğlum  ` derdi  onu düşünmek içimde büyük bir acıyı ve ateşi harladıki  beni içten içten bitiriyordu bu his  . “ Abi,abiiii" Kardeşimin sesi ile ona döndüm anneme çok benziyordu  annemi yıllar önce teröristler tarafından kaçırılmıştı çeşitli işkencelere öldürmüşlerdi  .          “ Ooooo bu yine dalıp gitti hu hu  Selçuk  " dedi Oğulcay  ona döndüğümde  bakışlarım sertleşmişti  “ sanırım hala kızgın  aaa olmuyor  öpiyim dedim sadece sense beni itin ben orda kafamı masaya vursam  da kan kaybından gebersem ‘ kardeşim ` diye üzülürdün .  asıl benim sana sinirli olmam lazım da kıyamıyorum sana koca ayı " dedi   son cümlesine kadar yüzüne buş boş bakıyordum ama koca ayı lafını duyunca  şalterler attı . “ ben sana göstereceğim koca ayıyı"  dedim tehditkar bir sesle.  “ abicim vallahi şakaydı   hani bi tane çizgi film var ya  maşa ile koca ayı diye ordakinden bahsettim ben . " dedi. “ seni o çizgi film in içine sokmamı istemiyorsan kapa o kırık çeneni   yoksa ben bi kapatırım birdaha asla açılmaz " dedim ve maraya baktım hareketlilik vardı . Operasyonu farketmişlerdi     aramızda hain vardı  bu benim timimden  değildi  kesin toplantı odasına ses kayıt cihazı yerleştirilmişti. Şimdi saldırmazsak  teretüstler sivilleri ve askeri alıp gidecekti    “ salsırıyoruz , plan  sızdırılmış destek ekip gelesiye kadar çatışmamız lazım . " dedim bizimkilere onlar bunu nasıl anladığımı sorgularken  ben telsizimi çıkarmış binbaşına  bağlanıyordum. “  Binbaşım  plan sızdırılmış destek ekip gelesiye kadar  siviller ve asker kaçırırlar  . Saldırı için izin veriyor musunuz ? "  dedim  . Bir süre sesizlik oldu “ Ölürseniz    sizi Şehit diye andırmam  birer aptal olarak anarız " dedi bu  saldırın ama ölmeyin demekti. Hafif bir sırıtışla “baş üstüne  " dedim ve  telsizi yerine koydum . Hepsi hazır olda benim komutu beklerken  “ başlıyoruz. Timur sen  arka taraftan dolaş  ikinci bir çıkış olabilir "  dedim   tamam dercesine başını salladı ve  hızla dediğim yere koşmaya  başladı   .Tugay`a   döndüm “ Tugay sen sağ taraftaki yamaçtan  bana destek vericeksin . " Oda onayladı ve belirttiğim yere doğru koştu.Oğulcaya döndüm “ Oğulcay ve  Eylül siz sol  taraftaki yamaçtan bana destek olucaksınız " dedim Eylül ve Oğulcay dediğim yere gidecekken Oğulcay`ın omzunu tutum ve durdurdum “ kardeşim sana emanet " dedim  normalde ne kadar şakacı olsada  aslında çok ciddi  olduğu zamanlar vardı  kardeşime aşık olduğunu biliyordum . Tamam dercesine başını salladı ve sol yamaca doğru Eylül ` le koşmaya başladı bende silahı  elime mühürledikten sonra    maranın yakınına  ilerledim Tugay , Eylül ve Oğulcay`ı gördüm benim ateş etmemi bekliyorlardı. Mağranın önündeki kayaya geçtim ve dışardaki ilk tererüstte sıktım .                                  💣💣💣     Mağranın önündeki ilk terörist yere yığıldığı an ortalık cehenneme döndü. Silah sesleri dağlarda yankılandı. Tugay sağ yamacın üzerinden seri atışlarla destek veriyor, Eylül ve Oğulcay sol taraftan kontrollü ilerliyordu. Timur’dan henüz ses yoktu ama arka çıkışı kontrol ettiğini biliyordum. “Sol temiz!” diye bağırdı Oğulcay. “Temiz deme lan daha!” diye homurdandı Tugay, bir kayanın arkasına siper alırken. Maranın içinden üç kişi daha çıktı. İkisini indirdim, üçüncüsü geri kaçtı. İçeri giriyorlardı. Bu iyi değildi. Siviller içerideyse canlı kalkan yapabilirlerdi. Telsizi kulağıma götürdüm. “Timur, durum?” “Arka tarafta iki nöbetçi vardı, indirdim. Küçük bir çıkış var Selçuk, ama içeriden hareket var. Kaçış hazırlığındalar.” Demek ki gerçekten plan sızmıştı. Biz gelmeden toparlanmaya başlamışlardı. “Kimse içeri dalmıyor!” dedim sertçe. “Kontrollü ilerliyoruz.” Eylül’ün sesi titrek ama kararlı geldi: “Abi içeriden kadın sesi geliyor.” Kalbim bir an durur gibi oldu. Rüya. Derin bir nefes aldım. Babamın sesi kulaklarımda yankılandı: “İmkansız diye bir şey yoktur oğlum.” El işaretiyle Tugay’a yaklaşmasını söyledim. Oğulcay ve Eylül de kayaların arasından sürünerek yanımıza geldi. “Plan değişti,” dedim alçak sesle. “Ben önden giriyorum. Tugay sağ koridoru tutacak. Oğulcay sol tarafa kayacak. Eylül arkamda kalacak. Timur arka çıkışı kapatsın. Sivilleri görmeden el tetikte ama ateş yok.” Oğulcay ciddi bir ifadeyle başını salladı. “Tamam komutanım,” dedi bu kez şakasız. Mağaranın ağzına yaklaştık. İçerisi karanlıktı, sadece derinden gelen loş bir ışık vardı. Duvarlara yaslanarak ilerledim. Kalbim göğsümü kıracak gibiydi ama ellerim sabitti. Bir dönemeçten sonra gördük. Beş sivil diz çökmüş, elleri bağlı. Başlarında iki silahlı adam. Biraz ileride, elleri arkadan bağlı, başı kanlı ama dimdik duran bir kadın… Rüya. Göz göze geldik. Beni tanımadı belki ama asker olduğumu anlamıştı. Bakışlarında korkudan çok öfke vardı. Tam o anda içeriden biri bağırdı: “Arka çıkış kapalı! Baskın var!” İşler saniyeler içinde karıştı. “Şimdi!” diye fısıldadım. Tugay sağdakini indirdi. Ben soldakine ateş ettim. Oğulcay hızla ileri atılıp sivillerin önüne geçti. Eylül bağları çözmeye başladı. Ama derinlerden ağır adım sesleri geliyordu. “Selçuk!” diye bağırdı Timur telsizden. “Kalabalık geliyor, en az sekiz kişi!” Sekiz kişi. Destek ekip henüz gelmemişti. Geri çekilemezdik. “Eylül sivilleri çıkışa götür!” dedim. “Oğulcay sen eşlik et!” “Ya sen?” dedi Eylül. “Ben geliyorum.” Yalan söyledim. Tugay yanıma geçti. “Yine kahramanlık yapma lan,” dedi dişlerinin arasından. Hafifçe sırıttım. “Çıkmayan boyayı düşün sen.” Bir patlama sesi mağarayı sarstı. Taşlar üzerimize döküldü. İçeriden ağır silah sesi gelmeye başladı. Bu artık küçük bir baskın değildi. Bu savaşın ta kendisiydi. Silahımı kavradım. “Timur,” dedim sakin bir sesle, “arka çıkışı bırakma. Kimse kaçmayacak.” Derin bir nefes aldım. “Hazır mısın Tugay?” “Doğduğumdan beri.” Ayak sesleri yaklaştı. Ve karanlığın içinden gölgeler belirmeye başladıAyak sesleri yaklaştıkça mağaranın içi uğultuyla doldu. Timur’un sesi telsizden sert ve net geldi: “Selçuk! Sayı sandığımızdan fazla. En az elli kişi var. Ağır silahları var!” Elli mi? Bu bir baskın değil, bildiğin yuva olmuştu burası. “Pozisyon al!” dedim Tugay’a. İlk dalga köşeden döndü. Kurşunlar kayalara çarparken kıvılcımlar saçıldı. Tugay sağdan bastırıyor, ben önden gelenleri indiriyordum. Ama arkası kesilmiyordu. Sanki mağaranın içi insan kaynıyordu. Tam o sırada Timur arka geçitten içeri daldı. Üzerine taş tozu sinmişti, nefes nefeseydi ama gözleri netti. “Arka çıkışta da yirmiden fazla var. Çevirmişler bizi!” Eylül sivilleri dışarı çıkarmaya çalışıyordu. Oğulcay onlara siper olmuştu. Bir patlama daha oldu. Tavan sarsıldı. Taşlar kopmaya başladı. “Çöküyor burası!” diye bağırdı Tugay. Rüya dizlerinin üzerinde sendeledi. Başı dönüyordu. Ayağa kalkmaya çalıştı ama düşecekti. Timur hiç düşünmeden koştu. Silahını omzuna astı, Rüya’yı kucağına aldı. “Çıkışa gidiyorum!” dedi. Rüya bayılacak gibiydi ama gözleri yarı açıktı. Timur’un omzuna tutundu. “Koş!” dedim. Oğulcay ve Eylül sivillerle birlikte çıkışa yöneldi. Timur onların arkasından, Rüya kucağında, mermilerin arasından geçti. Tam o sırada dev bir kaya parçası tavanın ortasından kopup düştü. GÜM! Yer sarsıldı. Tugay refleksle geri sıçradı. Ben öndeydim. Aramıza taşlar düştü. “SELÇUK!” diye bağırdı Tugay. Toz bulutu yükseldi. Önümü zar zor görüyordum. Aramızda dev kaya blokları vardı artık. Geçiş kapanmıştı. “Geri çekil!” dedim ona. “Saçmalama lan! Gel buraya!” Arkamdan bağırışlar geliyordu. Teröristler yeniden toparlanmıştı. En az kırk kişi önümdeydi şimdi. Çıkış Tugay’ın olduğu taraftaydı. Ben ise onların arasında kalmıştım. Bir an göz göze geldik. Tugay çıkış tarafında, ben içeride. Yüzünde ilk defa gerçek korku gördüm. “Çık!” dedim sertçe. “Siviller dışarı çıktı mı kontrol et!” “Sen ne olacaksın?!” diye bağırdı. Arkamdan kurşunlar kayaya çarptı. Şarjörümü değiştirdim. “Komutan benim,” dedim. “Emir veriyorum. Çık!” Tugay dişlerini sıktı.  Geri çekildi. Tam o sırada  tekrar kayalar düştü ve artık çıkış tamamen kapanmıştı. Ben ise karanlığın içinde yalnız kalmıştım. Elli kişiden fazlaydılar. Mağara daralıyordu. Toz, barut kokusu, bağırışlar… Birini indirdim. Sonra birini daha. Ama bitmiyorlardı. Babamın sesi yine kulaklarımdaydı: “İmkansız diye bir şey yoktur oğlum.” Kan omzumdan süzülüyordu. Ne zaman isabet aldığımı bile fark etmemiştim.                                      💣💣💣     Yorumlarınızı ve fikirlerinizi okumaktan zevk duyarım . Kitabın ismini ve içeriğini umarım seversiniz .
devam ediyor 2a önce güncellendi Küllerden Kalan
@zerooss
Okuma
128
Oy
14
Takip
5
Yorum
2
Bölüm
9
Küllerden Kalan, susturulmuş bir çocukluktan hayata tutunmaya çalışan bir kadının hikâyesi. Berra için tıp okumak bir meslek değil, hayatta kalma biçimidir. Mecburi görevle yolu Doğu’nun sert coğrafyasına düştüğünde, dağların sessizliği geçmişiyle yüzleşmesini kaçınılmaz kılar. Bir askerle kesişen hayatlar, ona iyileşmenin sadece bedenle değil, güvenle mümkün olduğunu hatırlatır. Bu kitap, yanıp küle dönen bir hayattan geriye ne kaldığını sorar. Ve bazen hayatta kalmak, yeniden doğmak değil; yandıktan sonra ayakta kalabilmektir.
devam ediyor 2a önce güncellendi Alev
@hayaletyazarimiz
Okuma
2.74k
Oy
267
Takip
119
Yorum
448
Bölüm
19
Savaşın ortasında
Önceki
202/24
Sonraki
Loading...